?>
?>
Çilingir Seçerken Nelere Bakmalı?
İlk olarak, hizmet alınacak kişinin gerçekten kocaeli çilingir olarak bölgede faaliyette bulunduğundan emin olmak gerekiyor. Çünkü internette yapılan aramalarda farklı şehirlerden yönlendirme yapan numaralar da çıkabiliyor. Yerel, tanınan bir izmit çilingir firması ile çalışmak hem zamandan tasarruf sağlar hem de fiyat açısından avantaj sunar.
Fiyatlandırma da önemli bir detay. İşleme başlamadan önce alınacak hizmetin bedelini öğrenmek ve olası ek ücretleri sormak gerekir. Gece saatlerinde ya da tatil günlerinde bazı çilingirler ekstra ücret talep edebilir. Bu yüzden hizmet öncesi fiyat konusunda net olmak fayda sağlar. Şeffaf fiyatlandırma sunan bir çilingir ile sürpriz masrafların önüne geçmek mümkündür.
Güvenlik ise en önemli konuların başında geliyor. Gelen kişinin oda kaydı, kimlik belgesi veya işyeri kartı olup olmadığı sorulmalı. Ayrıca, açık adresi ve sabit iletişim numarası bulunan bir izmit çilingir ile çalışmak, hem hizmet sonrası destek almak hem de olası sorunlarda tekrar ulaşmak için avantaj sağlar.
Hangi Durumlarda Çilingir Desteği Gerekir?
Anahtar kaybolduğunda, kapıda kalındığında ya da yeni bir eve taşınıldığında çilingir desteği hayat kurtarır. Özellikle yeni eve taşınanların tüm kilitlerini değiştirmesi tavsiye edilir. Çünkü eski anahtarların kimde olduğu çoğu zaman bilinmez ve bu durum güvenlik riski oluşturur. Profesyonel bir izmit anahtarcı, kapı açma, kilit değişimi ve yedek anahtar yapımı gibi konularda hızlı ve pratik çözümler sunar.
Günümüzde birçok araç anahtarı elektronik ve immobilizer sistemli olduğu için, oto anahtarlarının çoğaltılması veya kaybolan anahtarın yerine yenisinin yapılması da uzmanlık gerektirir. Böyle bir durumda güvenilir bir çilingir ile iletişime geçmek avantaj sağlar. Kasa açma ve güvenlik kamerası montajı gibi ek ihtiyaçlarda da bölgedeki deneyimli bir anahtarcı hizmet verebilir.
Sonuç ve Tavsiyeler
Çilingir hizmeti alırken hızlı ulaşılabilirlik, şeffaf fiyat politikası, kaliteli malzeme kullanımı ve güvenilirlik ön planda tutulmalı. Hizmet sonrası fatura veya servis fişi almak, ileride yaşanabilecek sorunlara karşı güvence sağlar. Kocaeli’nde çilingir desteğine ihtiyaç duyduğunuzda, deneyimli ve referans sahibi Kocaeli Anahtar ile çalışmak hem zamandan kazandırır hem de güvenliğinizi artırır.
Çilingir Hizmeti Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İnsanı ve gezegeni korumaya yönelik bir yaklaşımla gıdayı her yerde güvenli ve erişilebilir hale getirmeyi taahhüt eden Tetra Pak, gıda güvenliği konusunda günümüzün en önemli başlıklarından biri haline gelen temiz etiket kavramına dair hem üreticilere hem de tüketicilere yönelik önerilerini paylaştı.
Temiz etiket nedir ve neden önemlidir?
Tüketici trendleri, gıda üreticileri için sürekli fırsatlar yaratırken aynı zamanda üretimle ilgili zorluklar da doğuruyor. Günümüzde tüketiciler, giderek daha fazla tanınabilir ve doğal malzemelerden oluşan basit bir içerik listesine sahip ürünler talep ediyor. Bu da daha az veya hiç yapay katkı maddesi ya da sentetik kimyasal kullanılmaması anlamına geliyor ve böylece “temiz etiket” kavramı ortaya çıkıyor.
Tetra Pak Türkiye, İran, Kafkaslar ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Gaye Atakan, “Temiz etiket, bir ürünün içerik listesindeki malzemelerin doğal ve tanınabilir olması anlamına gelir. Bu, katkı maddeleri, koruyucular ve yapay kimyasallardan arındırılmış, doğal ve sağlıklı bir profil sunar,” diyerek modern tüketicilerin bu konudaki hassasiyetinin arttığına dikkat çekti. Atakan, “Tüketiciler sadece kendileri için değil, gezegen için de daha bilinçli kararlar alıyor. Temiz etiket hem bireysel sağlığa hem de çevresel sorumluluğa katkı sağlayan bir anlayıştır” diye de ekledi.
Temiz etiket konusunda üreticilere düşen görevler
Atakan, üreticilerin temiz etiket trendini benimsemelerinin hem zorluklar hem de fırsatlar sunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Tüketiciler, gıdalarının sağlıklı ve güvenli olmasını bekler. Tüketicilerin giderek daha fazla geleceği düşünen üretim yöntemleriyle ve daha az katkı maddesi kullanılarak üretilmiş yiyecekleri önceliklendirdiklerini gözlemliyoruz. Üreticiler için ise temiz etiket trendi, tariflerinde değişiklik yapmayı, bazen yeni yatırımlar gerektiren üretim süreçlerini gözden geçirmeyi ifade ediyor. Ancak bu yatırımların, üreticiler için potansiyel pazar payı artışları, daha yüksek gelir ve hatta daha iyi kâr marjları getirebileceği söylenebilir. Daha temiz bir üretim süreci, potansiyel atıkları azaltarak hem çevresel hem de ekonomik faydalar sağlar. Temiz etiketli gıda ürünleri üretmek, tüketicilerin doğal, katkı maddesi içermeyen ürünlere yönelik taleplerini; güvenlikten, lezzetten veya raf ömründen ödün vermeden karşılamak için dikkatli planlama ve uygulama gerektirir. Gıda üreticileri hedef pazarlarını tanımlayarak, temiz etiket beklentilerini anlayarak ve gerekli tarif veya süreç değişikliklerini değerlendirerek başlayabilirler. Yüksek hijyen standartları sağlamak ve uygun ısı eşanjörlerini kullanmak, koruyucu maddeler olmadan mikrobiyal riskleri en aza indirir. Son olarak doldurma, depolama ve dağıtım süreçlerini temiz etiket standartlarıyla uyumlu hale getirmek, katkı maddelerini azaltabilir, aynı zamanda ürün stabilitesini sağlayabilir, şeffaflık ve sürdürülebilirliğe yönelik tüketici tercihlerini karşılayabilir.”
Atakan, ayrıca, “Benzersiz olmak ve piyasadaki rekabetten sıyrılmak, yatırımınızı geri kazanmanızı sağlayabilir. Daha temiz bir üretim süreci, aynı zamanda potansiyel ürün atıklarını azaltacak ve bu da veriminizi artıracaktır” diye de ekledi.
Tüketiciler temiz etiket konusunda nelere dikkat etmelidir?
“Tüketicilerin temiz etiket yönünde bir tercihleri varsa aldıkları ürünün etiketini çok iyi incelemelidirler. Az sayıda ve tanınabilir içeriklere sahip, organik, GDO içermeyen veya doğal içerikli olarak işaretlenmiş ürünleri tercih edebilirler. Ayrıca etikette yer alan etik ve iklim dostu iddialara da dikkat edilmelidir” diyen Atakan, bilinçli bir tüketim alışkanlığının temiz etiket çabasını destekleyeceğine vurgu yaptı.
Geleceğin temiz etiket trendleri
Atakan, ayrıca temiz etiket kavramının gelecekte sadece içerik listesiyle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda üretim, paketleme ve tedarik zinciri gibi alanlarda da şeffaflığın önem kazanacağını belirterek “Üçüncü nesil temiz etiket ürünler, doğal içeriklerin yanında, etik, sürdürülebilir ve iklim dostu iddialarla daha fazla tüketici dikkatini çekecektir” dedi.
Tetra Pak gelişmiş çözümleri ile temiz etiketi destekliyor
Dünyanın lider gıda işleme ve paketleme çözümleri şirketi Tetra Pak, doğal ve katkı maddesi içermeyen ürünleri de destekleyen işleme, doldurma ve depolamaya yönelik gelişmiş çözümler sunarak üreticilerin temiz etiketli gıda üretimini tercih etmeleri durumunda onlara destek oluyor. Tetra Pak’ın ısı eşanjörleri ve nitrojenle işlenmiş soğuk depolama sistemleri gibi ekipmanları, koruyucu maddelere ihtiyaç duymadan içerik kalitesinin optimize edilmesine, raf ömrünün uzatılmasına ve gıda güvenliğinin korunmasına yardımcı oluyor. Ayrıca Tetra Pak’ın hijyenik tasarımları ve hassas proses kontrolleri, tadı ve dokuyu korurken kontaminasyon riskinin minimum düzeyde olmasını sağlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tetra Pak’tan ‘temiz etiket’ rehberi: Üreticiler ve tüketiciler nelere dikkat etmelidir? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sanaz Sadry, şeffaf plak tedavisi ve tedavi sırasında dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin değerlendirmede bulundu.
Şeffaf plakları, “Dişlere kuvvet uygulayıp hareket ettirebilen, yaklaşık 1 milimetre kalınlığında, takıp çıkartılabilen ortodontik apareyler” olarak tanımlayan Sadry, “Şeffaf plaklar, biyolojik olarak uyumlu plastik materyallerden üretilirler. Dişler bilgisayar destekli bir planlama ile hareket ettirilir ve her bir plak belirli bir aşamayı temsil eder. Hastanın ihtiyacına göre toplam şeffaf plak sayısı değişkendir” diye konuştu.
Şeffaf plaklar, yaşamı kolaylaştırıyor
Şeffaf plak tedavisinin diğer tedavi yöntemlerine göre avantajlara sahip olduğunu belirten Sadry, “Plaklar yemek yerken veya dişlerinizi fırçalarken çıkarılabilir, bu da günlük yaşamı kolaylaştırır. Ortodontik tedavi sırasında hasta bir kısıtlama olmadan istediği şekilde beslenebilir. Şeffaf plak ağızdayken, özellikle metal braketler gibi kendini belli etmez. Fark edilmesi kolay değildir. Bazı ortodontik hareketleri diğer sistemlere göre daha hızlı ve öngörülebilir biçimde gerçekleştirebilir. Hasta, diş hekimi koltuğunda daha az vakit geçirir” diye konuştu.
Her hasta şeffaf plak tedavisine uygun değil
Şeffaf plak tedavisinin her hastaya uygun olmayabileceğini kaydeden Sadry, “Bu sistemin belirli sınırları vardır. Her hasta şeffaf plak tedavisine uygun değildir. Özellikle basit diş hareketlerinde (hafif rotasyonlar, küçük düzeltmeler) plaklar kontrollü ve öngörülebilir hareket sağlayarak daha hızlı sonuç verebilir. Ancak örneğin büyük çapraşıklıkların düzeltilmesi veya kök hareketleri gibi karmaşık hareketler için geleneksel yöntemler daha etkili olabilir. Şeffaf plak tedavisine uygunluğu öğrenmek için ortodonti uzmanına başvurulmalıdır” diye konuştu.
Şeffaf plaklar her gün ortalama 22 saat takılmalı
Doç. Dr. Sanaz Sadry, şeffaf plak tedavisinde dikkat edilmesi gerekenleri de şöyle sıraladı:
• Plakların kullanım süresi çok önemlidir. Plaklar her gün ortalama 22 saat takılmalıdır.
• Yemek yerken plaklar mutlaka çıkarılmalıdır.
• Sıcak su, kahve, çay gibi içecekler plakları deforme eder.
• Plaklar ağızdayken yalnızca su içilmesi önerilir. Meyve suları ve gazlı içecekler gibi bazı içecekler nedeniyle plak leke tutabilir, boyanabilir.
• Her plak 7-14 gün arası kullanılacaktır, plakların temizliğine önem verilmelidir. Her öğün ve ara öğün sonrası dişler fırçalandıktan sonra plaklar takılmalıdır.
• Şeffaf plaklar su, sıvı sabun ve yumuşak bir fırça ile kolayca temizlenebilir.
Düzenli kontroller aksatılmamalı
• Plaklar ağızdan çıkarıldıklarında özel kutularında saklanmalıdır.
• Plaklar kaybedilmemeli ve kontrollere gelirken önceki ve sonraki plaklarla birlikte gelinmelidir.
• Tedavi sırasında diş hareketlerini desteklemek için hastalardan lastik gibi ek aparatlar kullanmaları istenebilir. Bu durumda hastaların tedaviye tam olarak uyum göstermeleri beklenir.
• Tedavinin aksamaması için kontrol randevularına düzenli olarak gelinmelidir.
• Tedavi sırasında hafif ağrı ve rahatsızlık hissedilebilir.
• Bir sonraki aşama plaklarına, akşam yatmadan önce geçilmesi önerilmektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Şeffaf plakların temizlik ve bakımında nelere dikkat edilmeli? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümünden Dr. Berat Dağ, sosyal medyada şiddet içerikli olayların canlı yayınlanmasının toplumda nasıl bir etki oluşturduğunu değerlendirdi.
Sosyal medya ve toplum arasındaki ilişki karmaşık
Sosyal medya ve toplum arasındaki ilişkinin oldukça karmaşık olduğunun söylenebileceğini ifade eden Dr. Dağ, “Bu ilişki göz önünde bulundurulduğunda sosyal medyanın toplumsal olaylara nötr, olumsuz veya olumlu bir etkisi olabileceği düşünülebilir. Dolayısıyla sosyal medya, şiddet içerikli toplumsal olayların teşhisi ve çözüm sürecine etkide bulunabildiği gibi, yine belirtilen bu olayların normalleşmesi ve yaygınlaşmasında da etkili olabilir. Bu noktada karşılaşılan sosyal medya içeriklerinin nasıl değerlendirildiği sorusu önem kazanıyor. Bireylerin sosyal medyada karşılaştığı şiddet içerikli olayları eleştirel bir farkındalıkla birlikte ele alamadığı durumlarda endişe, korku ve dehşet içinde toplumsal yaşamdan kopma ihtimali artıyor. Diğer taraftan bireyler, bu tür içeriklerin olumsuz etkilerine açık olan bir bilinç düzeyinde kaldığında mevcut şiddet ortamının öznesi haline de gelebiliyor.” dedi.
Toplumsal duyarsızlık ve şiddetin normalleşmesi
Sosyal medyada şiddet içerikli olaylara maruz kalmanın, toplumsal bir duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Dağ, şöyle devam etti:
“Bireylerin sosyal medyada sürekli olarak şiddet odaklı içeriklere maruz kalması, şiddete karşı toplumsal bir duyarsızlaşmayı da tetikleyebilir. Yani bireylerin sosyal medyada sıklıkla bu tür içeriklerle karşılaşması, söz gelimi, alelade bir çizgi film ile bir yaralama, cinayet veya katliam haberinin arasındaki farkı fark edememesine neden olabilir. Bu bağlamda şiddetin sıradan ve hatta güzel bir şey olarak gösterilmesine tepkisiz kalan veya rıza gösteren bireylerin iyi ve doğru olana ilişkin algısı değişecektir. Bugün sosyal medyanın katkısıyla birlikte dünya ölçeğinde toplumsal bir duyarsızlığın süreklileştiği ölçüde şiddetin öznesi haline gelen kitlelerin de ortaya çıkmaya başladığından söz etmek mümkündür.”
Silahlı kavgaların canlı yayınlanması…
Sosyal medyanın, tek başına toplumsal değerlerin geldiği konumun bir göstergesi olmadığına işaret eden Dr. Berat Dağ, “Çünkü toplumsal yaşam, sosyal medyanın doğrudan yansıtamayacağı ölçüde çoğul ve karmaşık yönler içerir. Bu nedenle toplumsal düzlemde dayanışmacı, rekabetçi ve çatışmacı ilişkilerin eşzamanlı bir biçimde süreklileştiği savunulabilir. Buna rağmen artık izlenebilir hale gelen bu tür şiddet olaylarının çoğalması, toplumsal sürekliliğin geleceği için açık bir riske de işaret etmektedir. Şayet bu tür olayları önleyecek çözüm önerileri geliştirilemezse gelecekte şiddeti sıradan, iyi, doğru ve güzel olarak değerlendiren kitlelerle karşılaşmak muhtemeldir.” diye konuştu.
TikTok şiddet içeriklerinin hızla yayılmasını nasıl kolaylaştırıyor?
TikTok gibi platformların, bireylerin birbiriyle saniyeler içinde çoklu etkileşimlere girebilmesini sağlayan bir niteliğe sahip olduğunu dile getiren Dağ, “Dolayısıyla bu platformlar çok kısa bir sürede herhangi bir içeriğin yayılmasını sağlayabilir. Buradaki asıl sorun, bu içeriklerin hızla yayılması bağlamında belirli bir temel, kural ve kontrole tâbi olmamasıyla ilişkilidir. Yani bu ve benzeri platformlardan hızla yayılan içeriklerin ne ölçüde güvenilir olduğu önemli bir soru konusudur. Bu nedenle sosyal medyadan yayılan şiddet bombardımanına alternatif oluşturan bir teknoloji üretimi ve tüketimi üzerine düşünmek her zaman için önemini korumaktadır.” şeklinde konuştu.
Ahlaki değerleri etkiliyor mu?
Dr. Berat Dağ, sözlerini şöyle tamamladı:
“Şiddet içerikli olayların sosyal medyada yayınlanmasının ahlaki açıdan birçok sonucu olabilir. Bu çerçevede şiddet içeriklerine maruz kalan bireyler, etken veya edilgen bir şekilde sadece kendi çıkarlarına gömüldüğü bireyci bir teamüle yönelebilir. Daha somut bir ifadeyle bireyler, bu içeriklerin desteğiyle şiddete duyarsız kalan veya bizatihi şiddet uygulamaktan kaçınmayan bir konuma gelebilir. Diğer taraftan aynı bireyler, bu içeriklerin eleştirel bir okumasını yaparak şiddet olaylarının engellenmesi için toplumsal hareketlere de yönelebilir. Yani bireyler, bu tür olayların önlenmesi adına sosyal medyayı da kullanarak daha adil, eşit, özgür ve dayanışmacı bir toplumsal yaşamın imkânlarını aramaya başlayabilir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sosyal medyada şiddetin canlı yayınlanması nelere yol açıyor? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Besin takviyelerinin fazlaca olduğu bir pazarda, kaliteli ürünlerin nasıl seçileceğini bilmenin çok önemli olduğunu ifade eden Tıbbi Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, en iyi seçimleri yapmaya yardımcı olacak 10 ipucu verdi.
Beslenme rejimine yeni besin takviyeleri eklemeden önce, bir sağlık uzmanına danışmanın önemine de işaret eden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Herhangi bir yeni diyet takviyesine başlamadan önce bir sağlık uzmanına danışmak, güvenliğinizi ve ürünlerin etkinliğini sağlamak için önemli bir adımdır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi (İngilizce) Tıbbi Biyokimya Bölümünden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, besin takviyesi seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusuna dikkat çekti.
Yüksek kaliteli besin takviyeleri seçmek için 10 ipucu!
Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, besin takviyelerinin fazlaca olduğu bir pazarda, kaliteli ürünlerin nasıl seçileceğini bilmenin çok önemli olduğunu ifade ederek, en iyi seçimleri yapmaya yardımcı olacak 10 ipucunu şöyle sıraladı:
– Ürün etiketlerini kontrol edin,
– Saygın markaları seçin,
– Güvenilir kaynaklara danışın,
– Doğal içeriklere öncelik verin,
– Kalite sertifikalarını ve etiketlerini doğrulayın,
– Bir sağlık uzmanına danışın,
– İncelemeleri ve referansları okuyun,
– Fiyatları karşılaştırın,
– Yanıltıcı iddialara karşı dikkatli olun,
– Çok fazla içerik içeren takviyelerden kaçının.
Ürün etiketlerini kontrol edin!
Diyet takviyesi etiketlerini kontrol etmenin kaliteli ürünler tüketildiğinden emin olmak için önemli bir adım olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Bu bilgileri okumak ve anlamak için zaman ayırarak, daha bilinçli seçimler yapabilir ve sonuçlarınızı güvenli bir şekilde optimize edebilirsiniz. Besin takviyesi etiketlerinde etkin madde kesin dozajlarıyla açıkça tanımlanmalıdır. GMP (İyi Üretim Uygulamaları), organik veya GDO’suz gibi sertifikaları arayın. Ürünün hala etkili ve tüketilmesi güvenli olduğundan emin olmak için her zaman son kullanma tarihini kontrol edin.” dedi.
Saygın markaları seçin!
Pazarda uzun süredir var olan markaların genellikle kanıtlanmış bir kalite ve güvenilirlik geçmişi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Diyet takviyeleriniz için saygın markaları seçmek, tükettiğiniz ürünlerin kalitesini, güvenliğini ve etkinliğini garantilemek için önemli bir adımdır. Kaliteye bağlı, şeffaf ve köklü markaları tercih ederek, en iyi sonuçları elde etme şansınızı en üst düzeye çıkarırsınız.” diye konuştu.
Güvenilir kaynaklara danışın!
Diyet takviyeleri hakkında bilgi ararken, bilinçli kararlar almak için güvenilir kaynaklara güvenmenin esas olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, şöyle devam etti:
“Saygın sağlık web siteleri bir diğer değerli bilgi kaynağıdır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) veya Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) gibi büyük sağlık kurumlarının web sitelerine başvurun.” dedi.
Doğal içeriklere öncelik verin!
Doğal içerikler genellikle vücut tarafından daha iyi emilir, bu da avantajlarından daha etkili bir şekilde yararlanabileceğiniz anlamına gelir. Sentetik içerikler bazen tahrişe veya alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Doğal içerikler genellikle sentetik içeriklere kıyasla daha az yan etki riski taşır. Renklendiriciler, tatlandırıcılar ve koruyucular gibi yapay katkı maddeleri sağlık üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. ‘Katkı Maddesi Yok’ etiketine sahip ürünleri tercih edin.”
Kalite sertifikalarını ve etiketlerini doğrulayın!
Diyet takviyeleri seçerken, güvenli ve etkili ürünler tüketildiğinde emin olmak için kalite sertifikalarını ve etiketlerini kontrol etmek gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, şunları kaydetti:
“Diyet takviyelerinde aramanız gereken bazı sertifikalar ve kalite etiketleri şunlardır: GMP (İyi Üretim Uygulamaları): Bu sertifika, ürünlerin katı kalite kontrol, saflık ve tutarlılık standartlarına göre üretildiğini garanti eder. GMP sertifikalı tesisler, kontaminasyonu önlemek ve ürün etkinliğini garanti altına almak için sıkı protokolleri takip eder. ISO 9001, ISO 22000: Bu uluslararası kalite yönetim standartları, şirketin üretim süreci boyunca yüksek kalite yönetimi ve kontrol standartlarına uymasını sağlar. NSF International: Bu sertifika, ürünün kirleticilerden arınmış olarak test edildiğini ve sertifikalandırıldığını ve etikette belirtilen miktarlarda listelenen bileşenleri içerdiğini gösterir.
HACCP (Tehlike Analizi Kritik Kontrol Noktası): HACCP sertifikası, uluslararası alanda tanınan bir gıda güvenliği yönetim sistemidir. Üretim sürecinin her aşamasında tüm potansiyel kontaminasyon tehlikelerinin belirlenmesini ve kontrol edilmesini sağlar. Buna, biyolojik, kimyasal veya fiziksel tehlikelerin önlenmesi, ortadan kaldırılması veya kabul edilebilir bir düzeye indirilmesi dahildir.”
Bir sağlık uzmanına danışın…
Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, beslenme rejimine yeni besin takviyeleri eklemeden önce, bir sağlık uzmanına danışmanın önemine de işaret ederek, “Bir doktor veya beslenme uzmanı sonuçlarınızı optimize etmek için kişiselleştirilmiş ve güvenli tavsiyelerde bulunabilir. Aldığınız takviyelere güvenebilirsiniz, çünkü bunların özel ihtiyaçlarınıza göre uyarlandığını bilirsiniz. Herhangi bir yeni diyet takviyesine başlamadan önce bir sağlık uzmanına danışmak, güvenliğinizi ve ürünlerin etkinliğini sağlamak için önemli bir adımdır. Bir doktor veya beslenme uzmanı, vücudunuzun özel ihtiyaçlarını belirlemenize, uygun dozajlar konusunda tavsiyelerde bulunmanıza ve etkileşimleri ve yan etkileri önlemenize yardımcı olabilir.” ifadesinde bulundu.
İncelemeleri ve referansları okuyun!
Tüketici incelemeleri ve referanslarının diyet takviyelerinin etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmek için değerli bir kaynak olabileceğini de anlatan Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Diğer tüketicilerin incelemelerini ve referanslarını okumak, diyet takviyelerinin etkinliğini ve güvenliğini değerlendirmede önemli bir adımdır. Bağımsız ve güvenilir sitelerde incelemeler arayarak ve bu incelemeleri eleştirel bir şekilde analiz ederek, bilinçli seçimler yapmak için değerli bilgiler elde edebilirsiniz.” dedi.
Fiyatları karşılaştırın!
Diyet takviyeleri seçerken, fiyatları karşılaştırmanın paranızın karşılığında en iyi değeri aldığınızdan emin olmak için önemli bir adım olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Yüksek bir fiyat her zaman daha iyi kalite anlamına gelmezken, aşırı ucuz ürünler daha düşük kaliteli bileşenler içerebilir. Farklı markalar arasındaki fiyatları karşılaştırmak, paranın karşılığında en iyi değeri sunan ürünleri belirlemenize yardımcı olabilir.” diye konuştu.
Yanıltıcı iddialara karşı dikkatli olun…
Diyet takviyelerinin birçok sağlık faydası sunabildiğini ancak yanıltıcı iddialara karşı dikkatli olmak önemli olduğunu da ifade eden Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, “Mucizevi sonuçlar sunduğunu iddia eden ürünlere şüpheyle yaklaşılmalıdır. Yanıltıcı iddiaların bazı belirtilerinin hızlı iyileşme vaatleri, belirli tedavi iddiaları, abartılı pazarlama dilidir. ‘Mucize’, ‘devrim niteliğinde’ veya ‘gizli çare’ gibi ifadeler genellikle abartılı pazarlamanın göstergeleridir. Açık ve gerçekçi açıklamalara sahip ürünleri arayın.” şeklinde konuştu.
Çok fazla içerik içeren takviyelerden kaçının!
Tıbbi Biyokimya Uzmanı Prof. Dr. Nilgün Tekkeşin, diyet takviyeleri seçerken, genellikle uzun bir içerik listesine sahip ürünlerden kaçınmanın daha iyi olduğunu da sözlerine ekledi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnternetten besin takviyesi alırken nelere dikkat etmelisiniz? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>