?>
?>
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ana desteğinde Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), 10. İstanbul Karbon Zirvesi’nde iş dünyası, resmi erk, yerel yönetim, akademi, öğrenci,sivil toplum ve medyayı Karbonsuz Karbon Zirvesi’nde 14-15 Nisan 2025 tarihlerinde bir araya getirirken SÜT-D 2025 Düşük Karbon Kahramanı Ödülü sahiplerini bulacak.
Karbonsuz karbon zirvesinde karbonsuzlaşma yolu irdelenecek
İTÜ Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof.Dr.Filiz Karaosmanoğlu konusunun ilki ve teki, ST Climate desteğinde “Karbon Nötr” gerçekleştireceğimiz “Karbonsuzlaşma Yolunda Sürdürülebilir Çözümler ve Yeşil Akçenin Gücü” temalı etkinliğimizin açılış konuşmasını İTÜ Rektörü Prof.Dr. Hasan Mandal yapacak. “Karbonsuzlaşan Ekonomi ve Yeşil Akçe” başlıklı oturumda iklim finansmanı ile bankalarımızın karbon yönetimi üst yönetici konuşmacılarıyla masada olurken “Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yolu” oturumunda bugün ve yarını resmi erkten dinleyeceğiz. “Karbon Yönetimi ve Endüstri” ile “Karbon Yönetimi ve Enerji” oturumlarımızda ise iş dünyası farklı sektörlerinin lider kuruluşları karbon yönetimi duruşları ve yarınlarını anlatacak. Çok çalıştık. Programımız güçlü. Delegelerimizde yüksek değer yaratmak için hazırız bilgisini vererek 2024 UI GreenMetric sıralamasında “Dünyanın En Sürdürülebilir 38.; Avrupa’da 22.; ülkemizin sekiz yıldır hep birincisi kampüs” olan İTÜ Ayazağa Yerleşkesi’ne davetini sundu.
Ödüllü SÜT-D’nin ödülleri
Eylül 2013’te kurulan SÜT-D’nin faaliyetlerinde ülkemizin karbon yönetimi kapasitesini artırmanın öncelikli olduğunu vurgulayan Prof. Karaosmanoğlu, yaygın toplum etkimiz için gerçekleştirdiğimiz İstanbul Karbon Zirvesi ile sunduğumuz SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’nün, ödüllü olduğunu belirterek sürdürülebilir kalkınmaya destek hedefli verilen Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği Geleceğe Yatırım Ödülleri-Sivil Toplum Etkinlik kategorisinde 2021’de SÜT-D Küçük Karbon Kahramanı Ödülü’müz, 2023’te İstanbul Karbon Zirve’miz birincilikle ödüllendirildi. Ödüllerimiz gururumuz. Bilfen’li İklim Dedektifleri Takımı’nın SÜT-D 2025 Küçük Karbon Ödülü Gösterisi ve SÜT-D 2025 Düşük Karbon Kahramanı Ödül Töreni için alkışlarımız etkinliğimizde yankı bulacak dedi.
Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği(SÜT-D): SÜT-D sürdürülebilir üretim ve tüketim konusunda toplumda güçlü etki yaratmak için faaliyetler yaparak, en iyi enerji, su, atık yönetimi ile kaynak verimli, mevcut en iyi teknolojilerin kullanılması; çevre kirliliği, iklim değişikliği ve biyoçeşitlilik kaybı ile mücadele edilmesi; insan ve doğa dostu sürdürülebilir yaşam kültürü ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığının artırılması için çalışarak bilgi ve kapasite oluşturmak hedefi ile 2013 yılında kamu, iş ve akademi temsilcilerince kuruldu. SÜT-D etkinliklerinde resmi erk, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve medya ile yakın işbirliğinde olma, “Sürdürülebilirlik Yönetimi” sosyal ve teknik yönleriyle uğraş vermeyi öncelikli görmekte, bugün ve yarında insanoğlunun refah ve konforu için sivil toplum yeşil ve mavi gücünü sunmaktadır.
Bilgi: [email protected]; 0532 286 21 55; https://www.karbonzirvesi.com
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Karbonsuz karbon Zirvesinde Düşük Karbon Kahramanı Ödülleri Sahiplerini Bulacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
AKADEMİK MİRASI CANLANDIRMAK,
Alevi ve Bektaşi inancının bilimsel araştırmalarla gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefleyen ödül töreninin bu yıl üçüncü kez düzenlendiğini belirten Federasyon Başkanı Dr. Haydar Baki Doğan; “2021 yılından itibaren her yıl Alevilik ve Bektaşilik alanında uluslararası üniversitelerde yayımlanan doktora tezleri, yüksek lisans tezleri ve hakemli dergilerdeki makaleleri değerlendirdikleri” ifade etti. “Amacımız, bu kültürel mirasın akademide daha görünür olması ve genç araştırmacıları teşvik etmek” dedi.
İNANÇ İLE BİLİM BULUŞUYOR
Ödül programının uluslararası katılıma açık olduğunu vurgulayan Doğan, “Alevilik ve Bektaşilik yalnızca Anadolu’nun değil, dünya kültür mirasının bir parçası. Bu alanda çalışan akademisyenlerin emeklerini takdir etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kategoriler ve Değerlendirme Süreci Yarışma, üç ana kategoride düzenlendi.
Doktora Tezleri, Yüksek Lisans Tezleri, Hakemli Dergi Makaleleri, Başvurular, alanında uzman akademisyenlerden oluşan ön değerlendirme kurulu tarafından incelendi. Çalışmaların orijinalliği, metodolojik yaklaşımı ve kültürel mirasa katkısı gibi ölçütler ön planda tutuldu. Dereceye girenlere ödülleri törenle verildi.
HEDEF: KALICI BİR AKADEMİK PLATFORM
Alevi Vakıfları Federasyonu, ödül programını önümüzdeki yıllarda genişletmeyi planlıyor. 2026’dan itibaren uluslararası üniversitelerle iş birliği yaparak sempozyum ve workshoplar düzenlemek, ödül kapsamını kitaplara da taşımak hedefleniyor.
Dr. Doğan, “Amacımız, bu alanda çalışanlar için sürdürülebilir bir akademik platform oluşturmak. YÖK ile yaptığımız görüşmelerle bu ödülleri Doçentlik ölçütlerine uygun hale getirmeye çalışıyoruz. Alevilik ve Bektaşilik üzerine yapılan araştırmalar, küresel bir perspektifle ele alınmalı” çağrısında bulundu.
ÖDÜL ALAN AKADEMİSYENLER
Doktora Dalı: 1. İsmail Güngör, 2. Mehmet Şahin, 3. Satı Sarıaslan Atlı
Yüksek Lisans Dalı: 1. Sultan Yıldız Aydınlıoğlu, 2. Adem Şen, 3. Rahmi Can Gür
Makale Dalı: 1. Emine Yüksel, 2. İbrahim Çiftçi, 3. Melisa Öztürk
“Bilim Hizmet Onur Ödülü” Millî Eğitim Bakanı Dr. Yusuf Tekin tarafından Prof. Dr. Cemal Kafadar’a verildi.
TÖRENE KATILAN İSİMLER
Ödül törenine, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Millî Eğitim Bakanı Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Vali Yardımcısı Yücel Gemici, DEVA Partisi Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Fener Rum Patriği I. Bartholomeos, AKP MYKY Üyesi Veli Arslan, Almanya İstanbul Başkonsolosu Regine Grienberger, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ahmad Mohammadi ve İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Bilal Erdoğan katıldı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen törende, Alevilik ve Bektaşilik alanında yapılan akademik çalışmalara verilen destek vvurgulandı.
İLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR HACI BEKTAŞ VELİ
Bakan Ersoy sözlerine başlamadan önce tören sonrasında konser verecek olan Grup Abdal’ın 23 yaşındaki kemancısı Cem Gülgel’in erken yaştaki vefatının derin üzüntüsünü yaşadığını söyleyerek genç sanatçıya Allahtan rahmet diledi.
Bakan Ersoy, Alevilik ve Bektaşiliğin Anadolu’nun kültürel mirasının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Yüzyıllar boyunca Anadolu’nun mayasını yoğuran, insan sevgisini, hoşgörüyü ve bilimi ön planda tutan bu değerler, bugün de toplumumuzun ortak vicdanını şekillendirmeye devam etmektedir. Büyük düşünür ve mutasavvıf Hacı Bektaş Veli’nin ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ sözü, bizlere bilginin ve ilimin ışığında ilerlememiz gerektiğini hatırlatmaktadır. Akademisyenlerimizin yaptığı araştırmalar, bizlere köklü tarihimiz hakkında daha fazla bilgi sunarken, aynı zamanda toplumsal barış ve hoşgörünün güçlenmesine de katkıda bulunmaktadır” şeklinde konuştu.
Gönül Bağını Güçlendirdiğimizi Görmekten Memnuniyet Duyuyorum
Alevi Bektaşi toplumuyla devlet arasındaki gönül bağının daha da güçlendiğini görmekten büyük bir mutluluk duyduğunu anlatan Ersoy, “Devletimiz, vatandaşlarımızın gönlündeki yerini sağlamlaştırmış, karşılıklı teveccühü artırmıştır. Aradaki engelleri birer birer kaldırarak, kardeşliğimizi pekiştiren adımlar atmış bulunuyoruz. Bu birlikteliğin, toplumsal barışımıza ve ortak geleceğimize katkı sağlamaya devam edeceğine inanıyorum” dedi.
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cem evi Başkanlığı Çalışmalarına Devam Ediyor
Amacımız; “2022 yılında kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cem evi Başkanlığı Türkiye genelinde cem evlerimizin ihtiyaçlarını tespit etmek ve bu ihtiyaçlara yönelik çözümler üretmektir. Aynı zamanda sosyal, kültürel ve bilimsel çalışmalar yapmak amacıyla çalışmalarına hız kesmeden devam etmektedir” diyen Ersoy, 2024 yılı içerisinde toplam 364 cem evinin bakım, onarım ve tefrişat taleplerinin işleme alındığı bilgisini verdi.
Kültür Bakanı Ersoy, “Bu yıl 500’den fazla cem evinin bakım-onarım ve tefrişat taleplerini planladık ve gerekli işlemlere başladık” dedi.
Deprem bölgesinde 13 yeni cem evi inşa edilmesi için gerekli hazırlıkların tamamlandığını ve ihale aşamasına gelindiğini duyuran Ersoy, bu çalışmaların Alevi-Bektaşi toplumunun taleplerine duyarlılıkla yaklaşıldığını gösterdiğini vurguladı.
Alevi-Bektaşi inanç ve kültürüne dair çalışmalara verdikleri önemin devam edeceğini belirten Ersoy, 2025 yılında bu alanda çalışacak akademisyen sayısının 400’ü aşacağını öngördüklerini söyledi. Ersoy, “2024 yılında 15 kadar bilimsel toplantı yapmış ve bu toplantılarda 200’den fazla akademisyen ile Alevi-Bektaşi inanç ve kanaat önderinden istifade etmiştir. Bu vesileyle tüm akademisyenlerimizi ve araştırmacılarımızı çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum” ifadelerini kullandı. Bakan Ersoy, ödül alan akademisyenleri tebrik ederek başarılarının devamını diledi.
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise Alevilik ve Bektaşiliğin, Anadolu’nun derin kültürel mirasının hoşgörü anlayışının barış ve kardeşlik temelinde şekillenen felsefesinin en önemli değerleri arasında yer alan bir toplumsal değer olduğunu belirtti.
İNANÇLARINI ADALET VE DAYANIŞMA İLKELERİYLE YAŞAMAK
“Alevilik ve Bektaşilik yüzyıllar boyunca bu topraklarda adalet ve dayanışma ilkeleriyle yaşamış inançlarını, sanatlarını, müziklerini ve edebi birikimlerini nesilden nesile aktarmışlardır. Bu zengin mirası bilimsel bir bakış açısıyla ele almak, akademik çalışmalarla desteklemek ve yeni nesillere doğru bir şekilde aktarımda bulunmak hepimizin sorumluluğudur. Toplumsal huzur ve kalkınma fertlerinin birlik ve beraberliğiyle doğrudan ilişkili bir kavramdır. Birlik ve beraberliğimize dayalı bir barış ortamı ise diyalog, anlayış ve kuşkusuz adaletten geçer. Bu ilişki ağının sağlıklı bir zeminde yürümesi için bu buluşmayı gerçekten çok önemli buluyorum.” dedi.
Tören sonunda Alevilik ve Bektaşilik üzerine yaptıkları akademik çalışmalarla ödüle layık görülen bilim insanlarına ödülleri takdim edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
3.Uluslararası Alevilik ve Bektaşilik Çalışmaları Bilim Ödülleri Sahiplerine Verildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri, 2024 yılının en iyi tekil görüntülerini ödüllendiren 2025 Açık yarışmasının 10 kategori kazananını ve kısa listesini açıkladı. Açık yarışmasında yılın fotoğrafçısı seçilen isim 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek özel bir gala töreninde açıklanacak. Kazanan ve kısa listeye kalan görüntülerden oluşan 2025 sergisi ise 17 Nisan – 5 Mayıs 2025 tarihleri arasında Somerset House’da sergilenecek.
Dünya Fotoğraf Organizasyonu, 2024 yılında dünyanın dört bir yanından en iyi görüntüleri ödüllendiren herkesin katılımına açık Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri 2025’in kategori kazananlarını ve kısa listesini açıkladı. 18. yılını kutlayan Açık yarışması, tek bir fotoğrafın tekil bir anı yakalayıp, daha geniş bir anlatıyı çağrıştırma yeteneğini kutluyor. Katılımcılar 2024 yılına ait en güçlü tekil fotoğraflarını göndermeye davet edildi ve kazananlar ile kısa listeye kalanlar geçtiğimiz yılın en çarpıcı fotoğraflarından bazılarını temsil ediyor.
Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri 2025’e 200’den fazla ülke ve bölgeden 419.000’in üzerinde fotoğraf ile katılım gösterildi.
Açık yarışmasında yılın fotoğrafçısı seçilen isim 16 Nisan’da Londra’da düzenlenecek ödül töreninde açıklanacak ve 5.000 ABD doları (USD) nakit para ödülü ile çeşitli Sony dijital görüntüleme ekipmanlarının sahibi olacak. Kazanan ve kısa listeye kalan görüntüler, 17 Nisan – 5 Mayıs 2025 tarihleri arasında Somerset House’da Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri sergisinin bir parçası olarak gösterilecek ve daha sonra başka yerlere seyahat edecek.
Kategoriler ve Kazananları
MİMARİ
Xuecheng Liu (Çin Anakarası), Center of the Cosmos adlı fotoğrafında w York’un ikonik Times Meydanı’nı yukarıdan gösterirken, kullandığı geniş açı ile şehrin genişliğini vurguluyor.
YARATICI
Jonell Francisco (Filipinler), Kem the Unstoppable adlı kolaj portresiyle Rönesans portre geleneklerine zarifçe gönderme yapıyor.
PEYZAJ
Ng Guang Ze (Singapur), Wenhai, Lijiang’da çektiği, otlaklardan geçerek uzaktaki bir göle doğru kıvrılan bir derenin büyüleyici siyah-beyaz fotoğrafıyla ödüle layık görüldü.
YAŞAM TARZI
Hajime Hirano (Japonya), 1950’lerin sonundaki hızlı ekonomik büyüme döneminin ardından bir zamanlar Japonya’nın en büyük elektronik kenti olan Akihabara’da elektronik parçalar satan bir sokak satıcısını titizlikle bizlere sunuyor.
HAREKET
Olivier Unia (Fransa) Tbourida La Chute için çektiği fotoğrafta, Fas’ın geleneksel atlı gösterisi olan ‘tbourida’ sırasında bir binicinin bineğinden fırladığı anın tehlike ve heyecanını yakalıyor.
DOĞA VE VAHŞİ YAŞAM
Estebane Rezkallah (Fransa), The Whale Raft adlı çalışmasıyla Grönland’ın doğusunda bir balina leşiyle ziyafet çeken bir grup kutup ayısını sunuyor.
NESNE
Sussi Charlotte Alminde (Danimarka) Gökyüzündeki Ahtapotlar için, dünyanın en büyük uçurtma uçurma etkinliklerinden biri olan Fanø Uluslararası Uçurtmacılar Buluşması’nda özenle hazırlanmış el yapımı uçurtmaları sergiliyor.
PORTRE
Yeintze Boutamba (Gabon) Encounter için, bir yatak odasının mahremiyetinde çekilen iki kişinin hassas bir portresi. Fotoğrafçı oturanlar için bu anı ölümsüzleştirmek istemiş.
SOKAK FOTOĞRAFÇILIĞI
Khairizal Maris (Endonezya), Futbol Kulüplerinin Galibiyetini Kutlama eserinde Batı Java, Bandung’da yerel futbol kulüplerinin galibiyetini işaret fişekleri yakarak kutlayan taraftarların sevincini resmediyor.
SEYAHAT
Matjaž Šimic (Slovenya), Şamana Sor adlı eserinde Bolivya’nın La Paz kentinde, Bolivya’nın geleneksel kültüründe önemli bir rol oynayan bir grup şamanı resmediyor.
Bu yılki Açık yarışmanın jüri üyeliğini Getty Images Yeni Yaratıcı Stratejisi Kıdemli Müdürü Claudia Grimaldi Marks üstlendi.
Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri 2025’in Öğrenci, Genç, Açık ve Profesyonel yarışmalarının genel kazananları 16 Nisan 2025 tarihinde açıklanacak. Yaklaşan duyurular ve kazananlar hakkında daha fazla bilgi için worldphoto.org adresini ziyaret edebilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sony dünya fotoğraf ödülleri: açık yarışma kategori kazananları ve kısa listeler belirlendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 25’incisi düzenlenen Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri törenle sahiplerini buldu. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, Barış Selçuk’un ailesi ve basın temsilcileri katıldı.
Tugay: Adlarını yaşatmak bizim boynumuzun borcudur
Törenin açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, gazetecilik mesleğinin zorluklarına dikkat çekerek “Gazetecilik savaş meydanlarında, çatışmalı alanlarda, kışın soğuğunda, yazın sıcağında, herkes uyurken, tatil yaparken geceyi gündüze bağlayarak, uzun çalışma saatlerine razı olarak, evden, aileden uzak kalarak, hak edilenden daha düşük ücretlerin alındığı zor bir meslek. Üstelik hepsinin ötesinde hayati risk de taşıyor. Gerçekleri ortaya çıkarmanın bedeli bazen parmaklıklar ardına atılmak oluyor, bazen öldürülmek, bazen de göreve giderken canından olmak da olabiliyor. Tıpkı bugün burada bizi, onurlu ismi adı altında bir araya toplayan gazeteci Barış Selçuk gibi. Saygıyla andığımız Barış Selçuk, haber takibi sırasında hayatını kaybedeli 30 yılı geçti. İzmir’de yetişen, Ankara’ya transfer olan başarılı bir gazeteciydi. 5 Ağustos 1994’te haber için çıktıkları bir gezide ekipçe trafik kazası geçirdiler. Muhabir Hande Mumcu, kameraman Salih Peker ve araç sürücüsü Hacı Ali Er ile birlikte hayatını kaybetti. Gazetecilik onurunu, çabasını, etiğini gazetecilere miras bıraktılar. Onların adlarını yaşatmak bizim boynumuzun borcudur. Barış Selçuk ve Hande Mumcu’nun anısını yaşatmak, genç gazetecileri teşvik etmek ve başarılarını ödüllendirmek amacıyla çeyrek asırlık bir gazetecilik geleneğini sürdürmekten onur duyuyorum” diye konuştu.
“Gazeteciliği ödüllendirmeye ve kutlamaya devam edeceğiz”
10 Ocak’ın 1960 Anayasası’nın özgürlükçü ortamı sonucu 1961 yılında, basın çalışanlarına haklar ve yasal güvence tanıyan 212 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinin yıl dönümü olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, “1962 ile 1971 yılları arasında bayram olarak kutlanacak kadar önemli haklar tanıyan kanun, 12 Mart 1971 Muhtırası’ndan sonra tırpanlandı, verilen kimi haklar geri alındı. 1971 yılından bu yana “Çalışan Gazeteciler Günü” olarak anılıyor. Gazeteciler bu günü kutlamayı içlerine pek sindiremiyor. Barış Selçuk Ödülleri törenini 10 Ocak öncesinde düzenlememiz bu nedenle büyük önem taşıyor. İstiyoruz ki gazetecilerin kutlanacak sebepleri ellerinden alınmasın. Onurlandırılsınlar, teşvik edilsinler, basın özgürlüğü mücadelesinde yalnız kalmasınlar. 10 Ocak’lar tekrar bayrama dönsün. Toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir meslek, toplumun tüm kesimlerinden destek görmeyi hak ediyor. Gazetecilik sabır ister, azim ister, adanmışlık ister, cesaret ister. Bu mesleğin özgürlüğünü kutlamak ve ödüllendirmek de cesaret ister. Biz o cesareti gösteriyoruz. Gazeteciliği ödüllendirmek, hayatı ve özgürlüğü pahasına gerçeğin peşinde koşanların safında durmak demektir. Basın özgürlüğünden, ifade özgürlüğünden yana olmak demektir. Demokrasiden taraf olmak demektir ki bir ülkede ancak basın özgürse demokrasi vardır. Biz basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün, demokrasinin tarafındayız. Her ne pahasına olursa olsun kamu yararını her şeyin, her türlü çıkarın önünde tutan, meslek etiğine sarılarak çalışan gazetecilerin yanındayız. Gazeteciliği ödüllendirmeye, kutlamaya devam edeceğiz. Ta ki bu meslek, hakkını geri alana, 10 Ocak’lar yeniden bayram olana dek taleplerinizi sizinle birlikte dile getireceğiz” şeklinde konuştu.
“Yaşasın basın özgürlüğü”
Gazetecilerin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayan Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı:
“25. Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri’ni kazananları ve yarışmaya eser gönderen tüm gazetecileri kutluyorum. Değerli jüri üyelerimize mesleki birikimlerini ortaya koyarak, kılı kırk yararak yaptıkları seçimlerden, verdikleri emekten dolayı teşekkür ediyorum. Sevgili Barış Selçuk’a, Hande Mumcu’ya, Salih Peker’e ve Hacı Ali Er’e Allah’tan rahmet diliyor, ailelerinin acısını paylaşıyorum. Adlarıyla, anılarıyla yaşasınlar. Ve yaşasın basın özgürlüğü!”
Gappi: Bu değerli yarışma bizim umutlarımızı yeşertiyor
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, “İfade özgürlüğünün sürekli darbe aldığı ülkemizde gerçekleri yazmak, ateşten gömleği giymekle eşdeğer. Kurgulanmış gerçekliklerin değil, objektif haberciliğin peşinden giderseniz başınıza gelebileceklerin sınırları kalmadı. Barış Selçuk yarışması eve arkadaşımızı anmak, araştırmacı gazeteciliği yaşatmak ama bunun da ötesinde; nitelikli haberciliğin en güzel tezahürüdür. Onların anısını yaşattığı için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Her ne kadar zor zamanlar geçirsek de, 25 yıldır süren böyle bir yarışmayı yaşatmak kolay değildir. Bu değerli yarışma bizim umutlarımızı yeşertiyor” dedi.
Selçuk: Özgür gazetecilik çok anlamlı
Ödül takdim etmek için sahneye gelen Barış Selçuk’ın ağabeyi Dr. Savaş Selçuk, “Bizler için, yurttaşlar için basın, medya ve gazetecilik çok önemli. Özgür gazetecilik çok anlamlı. Hep onun yanındayız” ifadelerini kullandı.
Ödüller sahiplerini buldu
25. Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri’nde “İzmir Kent Haberi” dalında birinci olan Yenigün Gazetesi muhabiri Sıla Arabacıoğlu ödülünü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın elinden aldı. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü’nü İz Gazete’de yayımlanan haberiyle Yağız Barut aldı. Yağız Barut’a ödülünü İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan verdi.
“Ulusal Haber” dalında birincilik kazanan Sözcü Gazetesi’nden Özgür Cebe’ye ödülünü Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu verdi. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan haberiyle Mehmet İnmez’in oldu. İnmez’e ödülünü Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık takdim etti.
“İzmir Kent TV Haberi” dalında birinci olan ANKA Haber Ajansı muhabiri Fatih Özkılınç ile kameraman Özgür Şengül’e ödülünü İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi takdim etti. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü’nü İhlas Haber Ajansı’ndan Hakan Gözalan ile Sinan Yeniçeri kazandı. Ödülü Barış Selçuk’ın ağabeyi Dr. Savaş Selçuk verdi.
“Haber Fotoğrafı” dalında birinci olan Anadolu Ajansı’ndan Mehmet Emin Mengüarslan ödülünü Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkan Yardımcısı ve Ege Bölgesi Temsilcisi Şükrü Akın’dan aldı. Hande Mumcu Özendirme Ödülü’nü “TBMM’de kavga” başlığıyla servis edilen fotoğrafıyla Agence France Press ‘den (AFP) Adem Altan kazandı.
Jüride usta gazeteciler yer aldı
Barış Selçuk Gazetecilik Yarışması’nın Seçici Kurulu’nda, Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı ve NOW TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkan Yardımcısı ve Ege Bölgesi Temsilcisi Şükrü Akın, NTV İzmir Temsilcisi Merih Ak, gazeteci-yazar Faruk Bildirici, Deniz Zeyrek, Ali Ekber Yıldırım, Mehmet Karabel, Gazeteci Göksel Göksu ve E.Ü İletişim Fakültesi Basın Yayın Tekniği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Dirik yer aldı.
Barış Selçuk kimdir?
21 Eylül 1961’de Aydın’da doğan Barış Selçuk, ilköğretimi 1972’de Anamur’da, ortaöğrenimi Eskişehir Devrim Ortaokulu’nda, liseyi Trabzon Lisesi’nde tamamladı. 1978 yılında girdiği Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden 1983 yılında mezun oldu. Askerliğini 1984-1986 yıllarında Kırklareli Piyade Alayı’nda Asteğmen olarak yaptı. 1986 yılında Yeni Asır Gazetesi’nde “ekonomi”, 1989–1990 yıllarında Günaydın Gazetesi’nde “politika”, 1991 yılında ise Hürriyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda “Parlamento muhabirliği” yaptı. 5 Ağustos 1994’te Tansu Çiller ve Murat Karayalçın’ın Giresun’da fındık taban fiyatını açıklamalarını izlemeye giderken, trafik kazasında, muhabir arkadaşı Hande Mumcu, kameraman Salih Peker ve araç sürücüsü ile yaşamını yitirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Turizm ve etkinlik sektörünün devleri ACE of MICE kapsamında 22. buluşmasını gerçekleştirdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, sektörün en büyük organizasyonuna üçüncü kez ev sahipliği yaptı.
Yaklaşık 14 milyar dolarlık ticaret hacmine sahip MICE sektörünün “Oscar”ları olarak bilinen Masters of Events by ACE of M.I.C.E. Awards, dev bir organizasyonla gerçekleşti. Dream Project tarafından bu yıl 22’nci kez düzenlenen organizasyon, 3500’ün üzerinde B2B toplantısıyla KKTC’nin ticari hacmine katkı sağladı. Gala gecesinde, 26 ayrı kategoride kongre, toplantı, etkinlik ve turizm sektörünün en iyileri ödüllendirildi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı himayelerinde; Elexus Hotel & Convention ev sahipliğinde ve Cyprus Royal Turizm’in destekleriyle düzenlenen organizasyonda, ulusal ve uluslararası kurumsal firmalar, etkinlik ajansları, oteller, acenteler ile turizm ve etkinlik sektörü profesyonelleri ACE of MICE çatısı altında bir araya geldi.
4-5 Ocak tarihleri arasında iki gün boyunca süren ve 3500’ün üzerinde B2B toplantısıyla KKTC’nin ticari hacmine katkı sağlayan organizasyonun sonunda, MICE alanındaki en başarılı marka ve projeler görkemli bir ödül töreniyle sahiplerini buldu.”
Ercüment Şansal’ın kırmızı halıda gerçekleştirdiği röportajlarla mekana giriş yapan misafirler, Ritim Türkiye Karnaval Ekibi’nin muhteşem şovu ile geceye başladı. Başak Koç’un sunuculuğunu üstlendiği ödül töreninde sevilen sanatçı Simge Eğrilmez sahne alırken, gecede ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, Cyprus Royal kurucu ortaklarından Nusret Polat, KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, Swissôtel The Bosphorus İstanbul Genel Müdürü Utkan Gülaçtı, Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Dream Project Yönetim Kurulu üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, tanınmış sunucular Özlem Yıldız ve İlker Ayrık gibi iş dünyası ve sanat camiasından ünlü isimler de yer aldı.
Yüzlerce kurumsal markanın etkinlik satın alıcılarının yanı sıra kongre, acente ve etkinlik firmalarının üst düzey yöneticilerinin, iki gün boyunca hosted buyer olarak ağırlandığı Masters of Events by ACE of M.I.C.E. Awards gala gecesinin açılış konuşmasını yapan Dream Project Yönetim Kurulu üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, 55 sektörle etkileşim halinde olan, ülke tanıtımındaki rolü ve 14 milyar dolarlık ticari hacmi ile ekonomiye önemli katkılar sağlayan MICE sektörünün, Masters of Events ACE of M.I.C.E. Awards açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Sözlerini şöyle sürdüren Ataman: “Fuar ve ödül organizasyonlarımızla birlikte bugüne kadar toplamda 22’nci kez düzenlediğimiz ACE of M.I.C.E. etkinliğimizin Kıbrıs ayağında birlikte çok keyifli üç gün geçirdik. B2B sayımız 3.500’ü aşarak yeni iş birliklerinin tohumlarını attık ve yeni dostluklara vesile olduk. Ayrıca etkinliğimiz, Kıbrıs’ın MICE destinasyonu olarak gelişimine büyük katkılar sunuyor. Birçok önemli organizasyona ev sahipliği yapan Kıbrıs, muhteşem doğası, denizi, lezzetleri, üst düzey hizmet sunan mükemmel tesisleri, yeni hatların eklenmesiyle büyüyen uçuş ağı ve yeni havalimanı ile MICE alanında daha da güçlenerek yoluna devam ediyor.Bu etkinliğin gerçekleşmesinde büyük emeği olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı’na, Elexus Hotel’e ve Cyprus Royal Turizm’e teşekkürlerimi sunuyorum.”
ÖDÜL KAZANANLAR LİSTESİ
Konuşmaların ardından, 26 farklı kategoride projelerin değerlendirildiği gecede; en iyi etkinlik prodüksiyonundan en iyi dijital etkinliğe, en iyi incentive etkinliğinden en iyi spor etkinliğine kadar pek çok ödül sahiplerini buldu. 22. ACE of M.I.C.E. Awards Başarı Ödülleri, Skal İzmir, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği ve Onur Altunay’a takdim edilirken, Özel Ödül Kategorisinde ise Cyper Drone “En İyi Drone Firması” ödülüne layık görüldü. Ayrıca, KKTC En İyi Teknik ve Dekor Firması ödülü de MMT Cyprus’a takdim edildi.
Gecede ödül kazanan diğer marka ve projeler ise şu şekilde oldu:
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
MICE Dünyasının En Prestijli Ödülleri Sahiplerini Buldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Haber için göreve giderken 1994 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden gazeteci Barış Selçuk’un anısını yaşatmak ve genç gazetecileri teşvik etmek amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl 25’incisini düzenlediği Barış Selçuk Gazetecilik Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu.
Barış Selçuk Gazetecilik Yarışması’nın Seçici Kurulu, Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı ve NOW TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Başkan Yardımcısı ve Ege Bölgesi Temsilcisi Şükrü Akın, NTV İzmir Temsilcisi Merih Ak, gazeteci-yazar Faruk Bildirici, Deniz Zeyrek, Ali Ekber Yıldırım, Mehmet Karabel, Gazeteci Göksel Göksu ve E.Ü İletişim Fakültesi Basın Yayın Tekniği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Dirik’in katılımıyla toplandı. Jüri Başkanlığını Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç’in yaptığı değerlendirme toplantısında, Ulusal Haber, İzmir Kent Haberi, İzmir Kent TV, Haber Fotoğrafı dallarında birincilik ödülleri ve Hande Mumcu Özendirme ödülleri belirlendi.
Gazetecilik meydan okumadır
Toplantının açılışında konuşan Basın Konseyi Başkanı Pınar Türenç, Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri’nin türlü zorluklara rağmen onuruyla ayakta durmaya çalışan basın çalışanlarının desteklenmesi açısından çok önemli olduğunu belirtti. Bu yarışmaya ev sahipliği yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür eden Türenç, “Yarışmaya meslektaşlarımızın büyük ilgi göstermesi bizi ayrıca çok mutlu etti. Hepsi birbirinden değerli eserler. Ödül alsın almasın her birini tebrik ediyorum. Özgürlüklerin kısıtlandığı böyle dönemlerde gazetecilik yapmak bir meydan okumadır. Gazeteciligin yok edilmeye çalışıldığı ve gerçek gazetecilerin habercilik aşkıyla görevlerini yapmakta zorlandığı bu süreçte, tum engellemelere rağmen gerçeği halka ileten tüm meslektaşlarımı kutluyorum” dedi.
Medya tüm dirençlere rağmen güçleniyor
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi de, İzmir’de 9 günlük gazete, 52 internet sitesi ve 4 iletişim fakültesinin ve ulusal kanalların etkili temsilciliklerinin bulunduğunu belirtti. Türk basınına bakıldığında İzmir’i kale gibi nitelendirdiklerini aktaran Gappi, “Şuan kadrolar da genişledi. Son bir yılda istihdam yüzde 40 oranında arttı. Sizlerin ve Barış Selçuk Ödülleri’nin de katkılarıyla güzel bir güçbirliği oluşturduk. Gösterilen tüm dirençlere ve karartmalara rağmen medya son birkaç yıldır daha da güçleniyor, büyüyor” dedi.
Seçici kurul toplantısı sonucu ödül alan eserler şöyle belirlendi:
“İzmir Kent Haberi” dalında Yenigün Gazetesi’nden Sıla Arabacıoğlu’nun “Boşluğa ışık sızdı” haberi birinci oldu. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü’nü İz Gazete’de yayımlanan “İzmir Şehir Hastanesi’nde telefon böyle açılıyor: Sizi müşteri temsilcimize aktarıyorum” başlıklı haberi ile Yağız Barut kazandı.
“Ulusal Haber” dalında Sözcü Gazetesi’nden Özgür Cebe’nin “45 yıl cezası olan katilin polis koruması varmış. Üstelik yakalanınca da polisin elinden kaçmış” başlıklı haberi birinciliğe layık görüldü. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlanan “Bebeklerini satıyorlar” başlıklı haberiyle Mehmet İnmez’in oldu.
“İzmir Kent TV Haberi” dalında ANKA Haber Ajansı’ndan Fatih Özkılınç ile Özgür Şengül’ün “İhale tarihinden önce tabelası asıldı. Menemen Belediyesi’nin satışa çıkardığı arsaya ihalesi yapılmadan konut görselli “Proje Alanı” yazılı levha dikildi” haberi birinciliğe layık görüldü. Bu dalda Hande Mumcu Özendirme Ödülü’nü İhlas Haber Ajansı’ndan Hakan Gözalan ile Sinan Yeniçeri’nin “Karantina Adası’na 155 yıl sonra ilk restorasyon” haberi aldı.
“Haber Fotoğrafı” dalında Anadolu Ajansı’ndan Mehmet Emin Mengüarslan’ın “Başkana darbe” başlıklı haberde yayımlanan fotoğrafı birinciliğe layık görüldü. Hande Mumcu Özendirme Ödülü’nü “TBMM’de kavga” başlığıyla servis edilen fotoğrafıyla Agence France Press ‘den (AFP) Adem Altan kazandı.
Barış Selçuk kimdir?
21 Eylül 1961’de Aydın’da doğan Barış Selçuk, ilköğretimi 1972’de Anamur’da, ortaöğrenimi Eskişehir Devrim Ortaokulu’nda, liseyi Trabzon Lisesi’nde tamamladı. 1978 yılında girdiği Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden 1983 yılında mezun oldu. Askerliğini 1984-1986 yıllarında Kırklareli Piyade Alayı’nda Asteğmen olarak yaptı. 1986 yılında Yeni Asır Gazetesi’nde “ekonomi”, 1989–1990 yıllarında Günaydın Gazetesi’nde “politika”, 1991 yılında ise Hürriyet Gazetesi Ankara Bürosu’nda “Parlamento muhabirliği” yaptı. 5 Ağustos 1994’te Tansu Çiller ve Murat Karayalçın’ın Giresun’da fındık taban fiyatını açıklamalarını izlemeye giderken, trafik kazasında, muhabir arkadaşı Hande Mumcu, kameraman Salih Peker ve araç sürücüsü ile yaşamını yitirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Barış Selçuk Gazetecilik Ödülleri sahiplerini buldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tasek Başkanı Koray Bozat ve BHS grup başkanı Atakan Taşur organizatörlüğünde Türk Dünyası İstanbulda buluştu.
“Dilde, Fikirde ve İşte Birlik” anlayışıyla Türk Dünyasının birlik beraberliğine temas edildi .
Tasek başkanı Koray Bozat yaptığı açıklamada; “Türk Birliğine giden yolda böyle büyük ve anlamlı geceler yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu. BHS group başkanı Atakan Taşur’sa, “Türk Dünyası büyümeye devam edecek Turan kurulacaktır” dedi.
Ödül törenine Mustafa Ceceli, Furkan Andıç gibi isimlerin yanı sıra sanat, spor, medya ve siyaset dünyasından çok sayıda davetli katıldı
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk Dünyası Kızıl Elma Ödülleri sahiplerini buldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Cam Piramit’te başarılı oyuncu Şebnem Dönmez’in sunuculuğundaki ödül töreni, oyuncular Serkan Keskin ve Taner Ölmez’in kurduğu Barabar Grubu’nun konseriyle başladı. Altın Portakal’la geçen bir haftanın görüntüleri izlendikten sonra sahneye gelen, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve festival başkanı Muhittin Böcek festivalin gerçekleşmesi için emek veren herkese teşekkür etti ve bu yılki festivalden ilk müjdeyi paylaştı: Böcek, “Bu yıl festivalimizde ilk kez gerçekleştirilen Sinema Çalıştayı’nda sektörün tüm paydaşlarıyla bir karar aldık. Sinema Eser Sahipleri Federasyonu’yla yaptığımız görüşme neticesinde festivalde gösterilen tüm filmlerin telif haklarını ödeyeceğiz” dedi. 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali için de 7 Kasım 2025 tarihini veren Böcek, sözlerini “Yaşasın sinema, yaşasın Altın Portakal! Sevgiyle, cumhuriyetle, Atatürk’le kalın” diye noktaladı.
Gecenin ilk ödülü olan aynı zamanda festivalde ilk kez gerçekleştirilen Öğrenci Filmleri Yarışması’nın ödüllerini, yönetmen Handan İpekçi, yapımcı Aycan Çetin ve Sinema ve Televizyon Eserleri Meslek Birliği (SETEM) Başkanı Mehmet Güleryüz’den oluşan jüri sahiplerine verdi. Öğrenci Filmleri Jüri Özel Ödülü “Döngü” ile Kastamonu Üniversitesi’nden Ramazan Yakut’un olurken En İyi Film ödülünü, “Sistem” ile Maltepe Üniversitesi’nden Abdülhalim Erez kazandı.
Oyuncu-yönetmen Derya Durmaz ile yönetmenler Pınar Göktaş ve Erdem Tepegöz’den oluşan Ulusal Kısa Film Jürisi ise Ece Dizdar’ın yönettiği “Mükemmel”i, Jüri Özel Ödülü, Cansu Bayrak’ın yönettiği “Neredeyse Kesinlikle Yanlış”ı ise En İyi Kısa Film ödülüyle ödüllendirdi. Dizdar, anne ve babasına adadığı ödülünü alırken şöyle konuştu: “Meslekteki 23. yılımda yazıp yönettiğim ilk filmle Altın Portakal almak asla aklıma gelmezdi. Baba, ben Altın Portakal aldım!” Bayrak ise “Bugüne kadar sansüre direnmiş herkesi saygıyla selamlıyorum. Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.
Yönetmen- akademisyen Nurdan Tümbek ile yönetmenler Jale İncekol ve Ahmet Yeşiltepe’den oluşan Ulusal Belgesel Film Jürisi ise Jüri Özel ödülüne, Ali Kemal Pasiner’in yönettiği “Bedri Rahmi Eyüboğlu: Toprağın Sırrına Erenler”i, En İyi Belgesel ödülüne ise Fatma Karakuş Kaçmaz’ın yönettiği “Kadranı Olmayan Saat”i layık gördü.
Bu yıl 18 ülkeden 12 filmin yarıştığı Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nın sonuçları ise İranlı sinemacı Mahmud Kalhari başkanlığında yönetmen Ayşe Polat, İtalyan senarist- yazar Ludovica Rampoldi, sinema eleştirmeni Selin Gürel ve görüntü yönetmeni Mehmet Aksın’dan oluşan jüri tarafından açıklandı. Yönettiği “Şahit” (Witness) filmiyle Jüri Özel Ödülü’nü kazanan Nadir Seivar, ödülünü, “Bu ödül benim değil; İran’da soğaka çıkan, bin 500’ü öldürülen, genç kızlarındır. Bende emanet, bir gün İran özgürlüğüne kavuşunca onlara vereceğim” sözleriyle aldı. Filmin yapımcılarından Emre Oskay da “Bir film çok zor şartlar altında, polisten gizli olarak çekildi” dedi. Uluslararası Jüri; “Şişli Kız” (The Girl Eith The Needle) filmindeki rolüyle Vic Carmen Sonne’yi En İyi Kadın Oyuncu, “Köpek Hırsızı” (The Dog Thief) filmiyle Franklin Aro Huasco’yu, En İyi Erkek Oyuncu, yine “Köpek Hırsızı” (The Dog Thief) ile Vinko Tomicic’i En İyi Yönetmen seçti. Uluslararası Yarışma En İyi Film ödülünün sahibi ise Ana Guevera ve Leticia Jorge’nin birlikte yönettiği “Beni Sakın Bırakma” (Don’t You Let Me Go) oldu.
Altın Portakallar “Ayşe” ve “Mukadderat”ın
61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Nadim Güç’ün yönettiği “Mukadderat”, En İyi Filmseçilirken En İyi Yönetmen Ödülü’nün sahibi, “Ayşe” ile Necmi Sancak oldu.
Oyuncu Hatice Aslan’ın sunduğu Cahide Sonku Ödülü’nün sahibi, “Gülizar” filmiyle Yağmur Ergül oldu. Törene katılamayan Ergül adına ödülü, Elif Kararslan aldı.
Ulusal Jüri Başkanı Ferzan Özpetek’in açıkladığı En İyi Senaryo Ödülü ise “Evcilik” filmiyle Ümit Ünal’ın oldu. Ünal, “Bir senaryoya inanan yüzlerce insan lazım hayata geçmesi için. Başta Nejat olmak üzere bana inanan herkese teşekkür ederim” diye konuştu.
“Balinanın Bilgisi” ile En İyi Müzik Ödülü’nü kazanan Serkan Polat, Özgür Alper ve Pınar Bayrak ise ödüllerini, Ulusal Jüri üyesi, müzisyen Mercan Dede’nin elinden aldı.
“Sanatın, sinemanın, medyanın baskı ve sansürden kurtulduğu ve arkadaşımız, belgeselci Çiğdem Mater’le buluşacağımız günlere” diyen, Ulusal Jüri üyesi akademisyen- sinema yazarı Melis Behlil, En İyi Kurgu Ödülü’nü, “Fidan” filmindeki çalışmasıyla Melike Kasaplar’a sundu. Gecede En İyi Sanat Yönetimi ödülü ise “Gülizar” ile Meral Aktan’ın oldu. Törene katılamayan Aktan’ın ödülünü, filmin yapımcısı Murat Yaşar Bayrak aldı. En İyi Görüntü Yönetmeni ödülünün sahibi ise “Balinanın Bilgisi” ile Murat Has oldu.
“Evcilik” filmindeki performansıyla Nejat İşler, En İyi Erkek Oyuncu seçilirken, En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü, “Ayşe” filmindeki rolüyle Binnur Kaya ve “Mukadderat” filmindeki rolüyle Nur Sürer paylaştı. Teşekkür konuşmasında “Bu ödülü, çoğunlukla değersizleştirilmek istenen, 40 yıl önce Paris’te yaşamını yitiren en ustamız Yılmaz Güney içn alıyorum” diyen Sürer, sözlerini, “Kadınlardan, çocuklardan, hayvanlardan, ağaçlardan elinizi çekin!” diyerek noktaladı. Binnur Kaya ise şöyle konuştu: “Nur Sürer gibi hayranı olduğum bir sanatçıyla bu ödülü paylaşmak onore edici. Hayatını sevdiklerine adayan ve hayatını göz göre göre kaybeden tüm kadınlar adına almak isterim bu ödülü. Kadınlar bağırdı, ses çıkardı, sokaklara çıktı; bunlar duyuldu, görüldü. Kadınlar yapmaları gerekeni yaptı, şimdi eyleme geçme zamanı. Yapılması gerekenleri, yapması gerekenlerden bekliyoruz acil olarak!” Ödül sahibi iki oyuncu, sözlerini ise birlikte “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” diye noktaladı.
“Fidan” filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü, yönetmen Cengiz Bozkurt’tan alan Ayça Bingöl, “Samimi söylüyorum; ödülü hiç beklemiyordum” derken tüm ekibe teşekkür etti ve konuşmasını, “Kızlarım Aylin ve Leyla, size el sallıyorum” diyerek bitirdi. “Mukadderat” filmiyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu seçilen Osman Sonant da “Bu ödülü, yaşamak ve var olmak için mücadele eden kadınlara armağan ediyorum” diye konuştu.
Behlül Dal İlk Film Ödülü, Mehmet Aslantuğ tarafından “Ayşe” filminin yönetmeni Necmi Sancak’a verildi. Necmi Sancak, Ulusal Jüri başkanı Ferzan Özpetek’in elinden de En İyi Yönetmen ödülünü aldı. Sancak, “İlk filmle bu ödülü hem de Ferzan Özpetek’in elinden almak çok anlamlı benim için” dedi.
Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen “Gülizar” filminin yönetmeni Belkıs Bayrak, teşekkür konuşmasında şunları söyledi: “Filmde cinsel taciz sonrası yaşanan bir travmayı ele alıyoruz. Bu ödülü; kendi alanına sahip çıkmaya çalışan, çaresiz bir öğreti altında susmayan ülkemin kadınları ve dünyada mücadele veren bütün kadınlara adamak istiyorum”
Geceden En İyi Film Ödülü’yle ayrılan yönetmen Nadim Güç, ödülü almak üzere sahneye küçük kızıyla çıktı ve ilk olarak onunla birlikte tüm kız çocuklarının, dünkü, Dünya Kız Çocukları Günü’nü kutladı. Güç, “Bu hikayenin bana ulaşmasını sağlayan Erdi Işık’a çok teşekkür ederim. Bütün ekibe çok teşekkür ederim. Üretmeye devam edeceğiz” derken senarist Erdi Işık da “Bu filmdeki karakterler annemi, ablamı temsil ediyor. Bu ödülü, başta annem ve ablam olmak üzere, el alem ne der demeden mücadelesine devam eden tüm güçlü kadınlara ithaf ediyorum” diye konuştu.
61. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Ödülleri
– En İyi Film: Mukadderat (Yapımcı: Rodi Kayım, Erdi Işık Yönetmen: Nadim Güç)
– Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü: Gülizar (Belkıs Bayrak)
– Behlül Dal En İyi İlk Film Ödülü: Ayşe (Necmi Sancak)
– En İyi Yönetmen: Necmi Sancak (Ayşe)
– Cahide Sonku Ödülü: Yağmur Ergül (Gülizar)
– En İyi Senaryo: Ümit Ünal (Evcilik)
– En İyi Görüntü Yönetmeni: Murat Has (Balinanın Bilgisi)
– En İyi Müzik: Serkan Polat, Özgür Alper, Pınar Bayrak (Balinanın Bilgisi)
– En İyi Kurgu: Melike Kasaplar (Fidan)
– En İyi Sanat Yönetmeni: Meral Aktan (Gülizar)
– En İyi Kadın Oyuncu: Binnur Kaya (Ayşe) & Nur Sürer (Mukadderat)
– En İyi Erkek Oyuncu: Nejat İşler (Evcilik)
– En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Ayça Bingöl (Fidan)
– En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Osman Sonant (Mukadderat)
– Film- Yön En İyi Yönetmen Ödülü: Necmi Sancak (Ayşe)
– Uluslararası Yarışma Jüri Özel Ödülü: Şahit (Yön: Nadir Saeivar)
– Uluslararası Yarışma En İyi Kadın Oyuncu: Vic Carmen Sonne (Şişli Kız/ The Girl Eith The Needle)
– Uluslararası Yarışma En İyi Erkek Oyuncu: Franklin Aro Huasco (Köpek Hırsızı/ The Dog Thief)
– Uluslararası Yarışma En İyi Yönetmen: Vinko Tomicic (Köpek Hırsızı/ The Dog Thief
– Uluslararası Yarışma En İyi Film: Beni Sakın Bırakma (Don’t You Let Me Go)
– En İyi Kısa Film: Neredeyse Kesinlikle Yanlış (Cansu Baydar)
– Kısa Film Jüri Özel Ödülü: Mükemmel (Ece Dizdar)
– En İyi Belgesel: Kadranı Olmayan Saat (Fatma Karakuş Kaçmaz)
– Belgesel Jüri Özel Ödülü: Bedri Rahmi Eyüboğlu-Toprağın Sırrına Erenler (Ali Kemal Pasiner)
– En İyi Öğrenci Filmi: Sistem (Abdülhalim Erez/ Maltepe Üniversitesi)
– Öğrenci Filmi Jüri Özel Ödülü: Döngü (Ramazan Yakut/ Kastamonu Üniversitesi)
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Altın Portakal Ödülleri sahiplerini buldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Hüseyin Can Güner: “Çankaya Cumhuriyet’in kalesi olarak var oldukça Ahmet Say’ın adı da Çankaya’da yaşayacaktır.”
Çankaya Belediyesi 1. Ahmet Say Müzik ve Edebiyat ödülleri Ankara MEB Şura Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Bu yıl ilk kez verilen ödüllerde edebiyat alanında şair, yazar ve düşün insanı Ahmet Telli ve müzik alanında ise genç piyanist Can Çakmur, ödüllerini Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in elinden aldı. Ödül törenine, salonu dolduran Başkentlilerin yanı sıra sanat, medya ve siyaset camiasından pek çok isim de katıldı.
CHP LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL’İN MESAJI OKUNDU
Sunuculuğunu Yekta Kopan’ın yaptığı ödül töreninde ilk olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Ahmet Say, Türk müziğinde ve edebiyatında yeri doldurulamayacak bir isim. Dünya müzik literatürüne çok değerli eserler katan bir aydın, sol-sosyalist düşünce için mücadele etmiş bir vatanseverdi. Yetiştirdiği öğrenciler ve bıraktığı eserlerle Türk aydınlanmasına ve müzik kültürüne çok büyük katkılar yapmış bir fikir insanıydı. Ahmet Say’ı saygı, sevgi ve özlemle anıyorum” ifadelerini içeren mesajı okundu.
AHMET SAY ‘BEN TÜRKÇECİYİM’ DİYEN KIYMETLİ BİR EDEBİYATÇI
Törene ev sahipliği yapan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner de bu özel gecede bir konuşma yaptı. Başkan Güner, konuşmasına şehir dışında olduğu için ödül törenine katılamayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın selamlarını ve sevgilerini ileterek şunları söyledi:
“Göreve geldiğimiz günden bu yana pek çok proje ve etkinlik için çalışma yürütüyoruz ama şüphesiz bunların en önemlilerinden birini gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Çok heyecanlı ve çok gururluyuz. Bugün burada ülkesini ve insanlığı çok seven, çok değerli bir düşünür, müzik ve edebiyat insanı olan Ahmet Say’ı anmak ve ona vefa borcumuzu ödemek için toplandık. Ahmet Say, ülkemizin yetiştirdiği en önemli müzik yazarlarından biriydi ve ‘Ben Türkçeciyim’ diyen kıymetli bir edebiyatçı, eşsiz bir piyanistti. Ama sadece bunlardan ibaret değildi Ahmet Say. İnsan olmanın haysiyetini ömrü boyunca taşıyan birisiydi, onuru için yaşadı. Fikirlerini korkmadan söyledi, düşüncelerinin arkasında dimdik durdu. Yeri geldi hapis yatmaktan çekinmedi, çünkü biliyordu fikirler hapsedilemezdi. Tüm haksızlıkların ve hukuksuzlukların karşısındaydı. Böylesi doğru bir insan olmanın bedeli neyse onu ödemekten de elbette çekinmedi.
Başkan Güner, Ahmet Say’ın iyi bir yurtsever ve aydın olduğunun altını çizerek “Ahmet Say aynı zamanda iyi bir babaydı. Ülkemizin en kıymetli sanatçılarından Fazıl Say’ı yetiştirdi. Ülkesine, insanlığa adanmış bu ömrün, kıymetli Ahmet Say’ın hatırası önünde bir kez daha saygıyla, hürmetle eğiliyorum” dedi.
AHMET SAY’IN ADI ÇANKAYA’DA YAŞAYACAKTIR
Ahmet Say’ın Çankaya’da yaşamayı da çok sevdiğini hatırlatan Hüseyin Can Güner, “Ahmet Say’ın bugün burada adının yaşaması, bizlerin, kişilerin de ötesinde aslında bunun Cumhuriyet değerleriyle, aydınlanma devrimiyle ve Çankaya’nın tarihsel önemi ve sembolleriyle de özdeş olmasından ileri gelmektedir. Buradaki hassasiyet ve katkılarından dolayı Fazıl Say’a ayrıca teşekkür ediyorum. Çankaya, Cumhuriyet’in kalesi olarak var oldukça Ahmet Say’ın adı da Çankaya’da yaşayacaktır” dedi.
ADELETİN VE VİCDANIN SESİ AHMET TELLİ
Başkan Güner, ilk kez düzenlenen ödüllerin edebiyat seçici kurulu jüri üyeleri Aydın Çubukçu, Ali Cengizkan, Oğuz Demiralp, Yekta Kopan ve Fahri Özdemir’e müzik alanının seçici kurulu; Fazıl Say, Görgün Taner, Kadir Dursun, Bülent Evcil ve Çağatay Akyol’a teşekkür etti. Güner, ilk ödül sahipleri Ahmet Telli ve Can Çakmur için ise, “1. Ahmet Say Edebiyat Ödülüne layık görülen yaşayan en büyük şairlerimizden her daim özgürlüğün, adaletin ve vicdanın sesi, kelimelerle anlatamadığımız duyguların tercümanı olan Ahmet Telli’ye ve çok küçük yaşta başladığı müziğe kendini adayan, Ahmet Say’ın da yakından takip ettiğini bildiğimiz disipliniyle, özgünlüğüyle eserleriyle dünyada bizleri çok güzel şekilde temsil eden 1. Ahmet Say Müzik Ödülünün sahibi olan Can Çakmur’u tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.
İNSANLIKTAN YANA OLAN SAVAŞI YILMADAN SÜRDÜRECEĞİZ
Ülkenin zor ve karanlık günlerden geçtiğini dile getiren Başkan Güner, “Çocuklarımız istismar ediliyor, kadınlar öldürülüyor, yastan bir elbise giymiş gibi dolaşıyoruz; kalabalıklar içinde. İnsanlarımız kaygılı biliyorum, biliyoruz ama bir şey daha biliyoruz, gelecek güzel günler için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz. Bu nedenle yine bir mücadele insanı olan Ahmet Say’ın bir söyleşisinde söylediği bizlere güç ve umut olacak şu sözleriyle konuşmamı bitirmek istiyorum; ‘Ben iyimserim. Çünkü iyimser olmak zorundayız. Kötümserlik ya da karamsarlık işi oluruna bırakmak demektir. Başa geleni ve başa geleceği kabullenmek demektir. Soruna böyle bakınca ileri insanlıktan yana savaşı yılmadan sürdürmek zorundayız. İnsanlığa güvenmeliyiz. İnsanoğlu eskiyle yetinmeyip yeniyi yaratan değil midir? Sanatın ve sanatçının tanımında yeniyi yaratmak yok mudur? Dünyayı ve Türkiye’yi ileri, güzel ve mutlu günler bekliyor. Hiç kuşkunuz olmasın’ Bizler de insana güveneceğiz, sanata güveneceğiz insanlıktan yana olan savaşı yılmadan sürdüreceğiz. Bugünleri hep beraber aşacağız” dedi.
FAZIL SAY: YIKILMADAN DURMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ GÜNLER GELDİ
Müzik alanında ödüle layık görülen Çakmur’a ödülünü veren ünlü piyanist ve besteci Fasıl Say da, “Hepimiz çok gururluyuz, onur duyduk bu kadar güzel bir şekilde başlamasına. Herkese çok teşekkür ediyorum. Tüm emeği geçenlere ve Çankaya Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin muhtemelen en zor günlerine geldiğini belirten Say, “Yıkılmadan durmaya çalıştığımız günler geldi. Ahmet Say iyimserliğiyle çok zor günler geçirmişti, o bir örnektir hepimiz için, sadece yetiştirdiği oğlunu değil, çok insanı yetiştirdi, o yüzden onların hepsini burada görmek benim için büyük mutluluk” diye konuştu.
FAZIL SAY VE SEDA KIRANKAYA’DAN UNUTULMAZ KONSER
Bu yıl ilk kez verilen ödüller için 1 Ekim’de Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi Gülten Akın Salonunda toplanan seçici kurul; edebiyat alanında şair Ahmet Telli’yi, müzik alanında ise genç piyanist Can Çakmur’u ödüle layık buldu. Telli ve Çakmur, heykeltıraş Metin Yurdanur’un tasarladığı ödül heykelciklerini Başkan Güner’in elinden aldı. Ödüllerin sahiplerine sunulmasının ardından ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say ile mezzo-soprano Seda Kırankaya dinleyecilere unutulmaz bir gece yaşattı. Konserde Say, Ahmet Erhan’ın “Yaşlılık” şiirine özel olarak bestelediği yeni eserini Kırankaya’nın sesiyle buluşturarak dünya prömiyerini gerçekleştirmiş oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
1. Ahmet Say Müzik ve Edebiyat Ödülleri Sahiplerini Buldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>