?> ?> olmalı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Fri, 14 Mar 2025 19:42:31 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png olmalı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 “Kadın emeği görünür olmalı” https://kocaelibasin.com.tr/kadin-emegi-gorunur-olmali/ Fri, 14 Mar 2025 19:42:26 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kadin-emegi-gorunur-olmali/ Büyükşehir Üreten Kadınlar Çalıştayı düzenledi   “Kadın emeği görünür olmalı”   Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ‘Üreten Kadınlar Çalıştayı’ düzenlendi.

“Kadın emeği görünür olmalı” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Büyükşehir Üreten Kadınlar Çalıştayı düzenledi

 

“Kadın emeği görünür olmalı”

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ‘Üreten Kadınlar Çalıştayı’ düzenlendi. Çalıştay kapsamında kadınların daha fazla istihdama katılabilmesi, kadın emeğinin görünür olması ve kadınların mikro düzeyde ürettikleri ürünlerin bireysel kalkınmalarına etkisi gibi konular ele alındı.

 

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından Üreten Kadınlar Çalıştayı düzenlendi.

Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında gerçekleşen çalıştaya Akdeniz Üniversitesi KATCAM Müdürü Doç. Dr. İlkay Kutlar, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Serap Kocaoğlu,  Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürü Nazlı Küçüksarı,  Antalya Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Şube Müdürü Asaf Özalp, Antalya Köy Pazarı Kadın Kooperatifi Başkanı İkbal Yalın, 7K Kadın Kooperatif Ortağı Melike Kalem ve Pamfilya Kadın Kooperatifi Başkanı Ece Damar konuşmacı olarak katıldı.

KADIN İSTİHDAMI ARTMALI

Moderatörlüğünü Dr. Güngör Çabuk’un yaptığı Üreten Kadınlar Çalıştayı’nın panel bölümü Akdeniz Üniversitesi KATCAM Müdürü Doç. Dr. İlkay Kutlar’ın konuşmasıyla başladı. Kutlar, “Antalya’da kadınların hem eğitim seviyesi hem de istihdam açısından dezavantajlı olduğunu görüyoruz. Boşanma oranlarında da Türkiye’deki ilk 4 il içerisinde. Boşanmış kadınların istihdamda yer alma oranı ise %43 civarında. Bu da kadınların kendi ayakları üzerinde durabilmesi açısında önemli. Kadınların istihdamda kendilerini en rahat hissettikleri yer kooperatifçilik diyebiliriz. Tarımda kadınlar ücretiz aile işçisi konumunda. Pandemi döneminde

kadınlar evde ürettikleri ürünleri internet ortamında satma fırsatı buldular. Böylece girişimci kadın kooperatif sayısı da arttı.

MARKALAŞMA VE PAZARLAMA ÖNEMLİ

TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Serap Kocaoğlu da

girişimciyi başarıya götüren kişisel özellikler, markalaşma, pazarlama iletişimi, ürünün pazar değeri yaratılması konularında konuştu.

BÜYÜKŞEHİR KADINLARIN YANINDA

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürü Nazlı Küçüksarı da

konuşmasında belediyenin kadınlara verdiği desteklerden bahsetti. Küçüksarı, “Belediyemiz kadınların güçlenerek, sosyal ve iş hayatına daha fazla katılması adına, kadınlara yönelik birçok çalışma yürütüyor. Kadınların, bireysel farklılıklarının artırılarak hayata karşı daha güçlü hissetmeleri, kaliteli zaman geçirmeleri konusunda destek olmak amacıyla hayata geçirilen Kadın Danışma Merkezi’nde hobi atölye çalışmaları ve eğitimler düzenliyoruz. Amacımız kadınların gündelik yaşamdaki yüklerini aza indirgeyerek onların etkinlerle ve eğitimlerle sosyalleşmelerini sağlamak” diye konuştu.   

ÜRETEN KADINLARA DESTEK

Antalya Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Şube Müdürü Asaf Özalp da yapı kooperatiflerinin başarısızlığından dolayı toplumdaki algının kooperatiflere bakış açısının olumsuz yönde olduğuna dikkat çekerek, “Biz bunu nasıl kırabilir değiştirebiliriz. Kooperatiflerin temel amacı yardımlaşarak büyümektir. Kooperatifleri kurarken bir hedef ve projeniz olmalıdır. Büyükşehir olarak kadın kooperatiflerine ciddi destek veriyoruz. Eğitim, danışmanlık ve makine teçhizatı konularında destekler sürüyor” dedi.   

ÜRETEN KADINLAR DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI

Çalıştay kapsamında Antalya Köy Pazarı Kadın Kooperatifi Başkanı İkbal Yalın, 7K Kadın Kooperatif Ortağı Melike Kalem, Pamfilya Kadın Kooperatifi Başkanı Ece Damar da kooperatifçilikte yaşadıkları deneyimlerini paylaştı.  Antalya Büyükşehir Belediyesi Kadın Sığınma Evi ve Kadın Danışma Merkezi’nde görev yapan personeller tamamlamış oldukları vaka süpervizyonu eğitimi sertifikalarını aldı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Kadın emeği görünür olmalı” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Binalarda yangın sistemi nasıl olmalı, yangınlara nasıl müdahale edilmeli! https://kocaelibasin.com.tr/binalarda-yangin-sistemi-nasil-olmali-yanginlara-nasil-mudahale-edilmeli/ Wed, 22 Jan 2025 11:49:57 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/binalarda-yangin-sistemi-nasil-olmali-yanginlara-nasil-mudahale-edilmeli/ Yangın söndürme tüplerinden kaçış yollarına kadar birçok kritik detaya dikkat çeken Uçan, “Her binada en az iki yangın merdiveni bulunması gereklidir.

Binalarda yangın sistemi nasıl olmalı, yangınlara nasıl müdahale edilmeli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yangın söndürme tüplerinden kaçış yollarına kadar birçok kritik detaya dikkat çeken Uçan, “Her binada en az iki yangın merdiveni bulunması gereklidir. Katlarda kat planı yer almalı. Bu plan, her kattaki kişilerin nasıl tahliye olacağını ve hangi yollardan kurtulacaklarını göstermeli.” diye konuştu. 

4 katlı ve üzeri binalarda yangın önlemlerin zorunlu olduğunu ifade eden Dr. Uçan, “Yangın anında tüm bu sistemlerin eksiksiz çalışması şart.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, yangına karşı nasıl önlem alınması gerektiğini anlattı.

Koridor uzunluğu 25 metreyi geçiyorsa, 2 veya 3 tüp yerleştirilebilir

Bir binada yangına karşı nasıl önlem alınması gerektiğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Öncelikle, 4 katlı veya daha yüksek binalarda alınması gereken yangın önlemlerine bir örnek üzerinden bakalım. İlk olarak, binalarda yangın tüplerinin bulunması gerekiyor. Yangın tüpleri, her 25 metrede bir yerleştirilmelidir. Bu tüpler, yerden 30-40 cm yukarıda, duvara asılı bir şekilde bulunmalıdır ve düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Eğer koridor uzunluğu 25 metreyi geçiyorsa, 2 veya 3 tüp yerleştirilebilir. Bu durum, binanın büyüklüğüne ve yapısına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.” dedi.

Her binada en az iki yangın merdiveni bulunması gerekli

Yangın merdivenlerinin önemine dikkat çeken Uçan, “Her binada en az iki yangın merdiveni bulunması gereklidir. Binanın büyüklüğüne bağlı olarak bu sayı artabilir; örneğin, bazı binalarda üç yangın merdiveni bulunabilir. Katlarda kat planı yer almalı. Bu plan, her kattaki kişilerin nasıl tahliye olacağını ve hangi yollardan kurtulacaklarını göstermeli. Bir binaya, otele ya da hastaneye gittiğimizde bu tür bilgilendirmeleri mutlaka incelemeliyiz. Bu bilgiler, yangın anında nasıl hareket edeceğimizi bilmemiz açısından oldukça önemlidir.” diye konuştu.

Acil yardım butonu ve yangın dolabı bulunmalı!

Acil durum butonuna da dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, şöyle devam etti:

“Bu buton kırılarak yangın başladığına dair uyarı verilmeli. Bu uyarı, yüksek sesle duyulabilir ve böylece hızlı bir şekilde harekete geçilmiş olur. Türkiye’deki en büyük sorunlardan biri de olay anında, özellikle karanlıkta, bu tür talimatları okumanın mümkün olmaması. Acil çıkış ışığı olmalı ve elektrikler kesildiği anda akü, jeneratör, batarya…gibi sistemlerle beslenerek çıkış yönünü göstermeli. Binalarda yangın dolabı bulunmalı. Yangın dolabının içinde genellikle 25 metre uzunluğunda bir alana erişim sağlayan hortum olmalı.”

Yangın merdivenlerinin bulunduğu alanlara eşya konulmamalı

Yangın merdivenlerinin kapısının kilitli olmamasının önemine vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yangın merdivenleri binanın dışında çelikten yapılmış olabilir ya da içeride konumlandırılmış olabilir. Bu merdivenler, acil durumlarda insanların tahliye edilmesi için çok önemlidir. Ancak ne yazık ki apartmanlarda yangın merdivenlerinin bulunduğu alanlara eşya koyuluyor. Bu kesinlikle yapılmamalıdır. Yangın planının uygulandığı bu alanlar tamamen boş bırakılmalıdır, çünkü kaçış anında bu eşyalar ciddi engeller oluşturabilir. Ayrıca her katta, o katın kaçıncı kat olduğunu belirten bir işaret bulunmalıdır.” dedi.

Fıskiye sistemleri ve duman dedektörleri erken müdahale için kritik!

Normal apartmanlarda sprink (fıskiye) sistemlerinin gerekmeyebileceğini ancak birçok kişinin bulunduğu binalarda sprinklerin de olması gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, “Yangın anında alarm devreye girdiğinde ya da duman algılandığında bu sistemler otomatik olarak çalışır. İçlerindeki cam bir güvenlik mekanizmasıyla kırılır ve su püskürterek yangını bastırır. Bu sayede yangının yayılması önlenmiş olur. Bu sistemler, yangın güvenliği açısından oldukça önemlidir. Duman dedektörü de olmalıdır. Bu dedektörler, dumanı algıladığı anda alarm veriyor ve sistem devreye giriyor. Bu da yangın anında erken müdahale için kritik bir role sahip.” şeklinde konuştu.

Düzenli kontrol ve bakım şart!

Yangın pompasının aylık olarak test edilmesi ve yılda bir kez kapsamlı bakımdan geçirilmesi, yangın algılama sisitemlerinde duman ve ısı sensörlerinin 6 ayda bir kontrol edilmesi ve gerektiğinde kalibrasyon yapılması, yangın alarm panosunun da aylık olarak kontrol edilerek sistemin çalışır durumda olduğunun raporlanması gerektiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, sprink sistemlerinin yılda bir kez uzman ekiplerce kontrol edilerek test edilmesi gerektiğini ve kaçış yolları ile merdivenlerin de haftalık olarak denetlenmesi, kapıların açık ve engellerden arındırılmış olduğundan emin olunmasının önemini vurguladı.

Jeneratör devreye girerek yangın pompaları hemen çalışmalı!

Yangına müdahalede yangın pompalarının çok önemli olduğunu vurgulayan Uçan, “Yangın söndürme ve elektrik kesintisi durumunda hızlıca jeneratör devreye giriyor. Pompa fıskiyelerden yangın alanına su püskürtüyor. Elektriğin kesilmesiyle sistemin çalışmaması söz konusu olmamalı. Elektrikli jeneratörü yedekleyen dizel yakıtlı sistemler olmalı. Zaten yangın anında güvenlik protokolleri gereği elektrikler otomatik olarak kesiliyor. Elektrik kesildiği anda jeneratör devreye giriyor ve yangın pompaları hemen çalışmaya başlıyor. Büyük binalarda çok büyük su depoları bulunuyor. Bu depolarda yangın durumunda kullanılmak üzere özel bir alan var. Depolardaki su tamamen bitse bile, yangına özel ayrılan su miktarı bu durumu telafi ediyor. Bu sistemler, suyun kesintisiz bir şekilde kullanılmasını sağlıyor. Sprink sistemi çalışmaya başladığında, yangını bastırmak için su püskürtüyor. Ayrıca itfaiye ekipleri geldiğinde bu sistemler, itfaiyeye de destek sağlıyor.” dedi.

Tatbikatlar önemli!

Dr. Uçan belirli periyotlarda tatbikatların da çok önemli olduğunu söyledi ve sistem denetim periyotlarını şu şekilde ifade etti:

Sprink Sistemleri:

Sprink sistemleri yılda bir kez uzman ekiplerce kontrol edilmeli ve test edilmelidir.

Yangın Pompa Grubu:

Yangın pompaları aylık olarak test edilmeli, yılda bir kez kapsamlı bakımdan geçirilmeli.

Yangın Algılama Sistemi:

Duman ve ısı sensörleri 6 ayda 1 kontrol edilmeli ve gerektiğinde kalibrasyon yapılmalı. Yangın alarm panosu, aylık olarak kontrol edilmeli, sistemin çalışır durumda olduğu raporlanmalı.

Kaçış Yolları ve Merdivenleri:

Haftalık olarak denetlenmeli, kapıların açık ve engellerden arındırılmış olduğundan emin olunmalıdır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Binalarda yangın sistemi nasıl olmalı, yangınlara nasıl müdahale edilmeli! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Şadi Özdemir: Kentsel dönüşümde belediyeler sürecin merkezinde olmalı https://kocaelibasin.com.tr/sadi-ozdemir-kentsel-donusumde-belediyeler-surecin-merkezinde-olmali/ Sun, 19 Jan 2025 12:09:56 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sadi-ozdemir-kentsel-donusumde-belediyeler-surecin-merkezinde-olmali/ Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İMSİAD’ın düzenlediği “Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi”nde, kentsel dönüşümün sorunsuz, kentin ve insanların faydasına olması için belediyelerin sürecin merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı.

Şadi Özdemir: Kentsel dönüşümde belediyeler sürecin merkezinde olmalı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İMSİAD’ın düzenlediği “Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi”nde, kentsel dönüşümün sorunsuz, kentin ve insanların faydasına olması için belediyelerin sürecin merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı. 

 

 

 Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, İnşaat Müteahhitleri Sanayici ve İş İnsaları Derneği (İMSİAD) tarafından düzenlenen “Her Yönüyle Kentsel Dönüşüm Zirvesi”ne katıldı. Moderatörlüğünü Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Başkanı Dr. Haldun Ersen’in yaptığı Başkanlar Oturumu’nda, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç da yer aldı. 

Tüm Bursa’nın deprem risk altında olduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Bölgemizde birçok yapının sağlıklı inşa edilmemiş olması, kentsel dönüşümü kaçınılmaz hale getiriyor. Ancak kentsel dönüşüm, yalnızca bina yıkıp yapmakla sınırlı kalmamalı; iyi bir şehir planlaması ve bütüncül bakış açısıyla ele alınmalı” dedi. 

Nilüfer’in yüksek yaşam standartları nedeniyle yoğun göç aldığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “6-7 sanayi bölgesi Nilüfer’de. İyi okullar, hastaneler ve sosyal yaşam alanları burada yoğunlaştığı için herkes Nilüfer’de yaşamak istiyor. Ancak bu talebin planlama olmadan karşılanması mümkün değil. Aksi halde hem tarım alanları tehdit altında kalıyor hem de çarpık yapılaşma derinleşiyor” diye konuştu.  

 

“KAPASİTE ARTIŞI YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR” 

Nilüfer’deki konut değerinin yüksek olması nedeniyle müteahhitlerin bu bölgeye yoğunlaştığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Bu durum projelerde usülsüz kat artışı gibi sorunlara neden olabiliyor. Sonuçta kentin sosyal ve fiziki altyapısı, planlanandan çok daha fazla yük taşıyor. Ataevler Mahallesi’nde olduğu gibi, donatı alanları ve altyapı kapasitesi artırılmadan nüfusun üç katına çıkarılması, kentsel yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor” şeklinde konuştu. 

Başkan Şadi Özdemir, çözüm önerisi olarak Ankara’daki Portakal Çiçeği Vadisi projesini işaret ederek, “Belediyenin aktif rol aldığı, hak sahiplerinin kooperatif çatısı altında birleştiği ve bölgesel planlamanın yapıldığı bir model uygulanmalı. Parsel bazlı münferit dönüşümler yerine, 5-6 mahalleyi kapsayan bütüncül projeler geliştirilmeli. Nilüfer’de aynı modeli örnek alarak büyük ölçekli ve bütüncül bir dönüşüm yapmak lazım” ifadelerini kullandı. 

Kentsel dönüşümün sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için kamu denetimlerinin artırılmasının ve bölgesel planlamaların şart olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer’e olan ilgiyi anlayabiliyoruz; ancak tarım alanlarımızı koruyarak, yüksek kalite standardında yapılaşma modelini benimseyerek bu süreci sürdürülebilir hale getirmeliyiz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şadi Özdemir: Kentsel dönüşümde belediyeler sürecin merkezinde olmalı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Her Bireyin Şehrimizle İlgili Bir Fikri Olmalı” https://kocaelibasin.com.tr/her-bireyin-sehrimizle-ilgili-bir-fikri-olmali/ Fri, 10 Jan 2025 18:00:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/her-bireyin-sehrimizle-ilgili-bir-fikri-olmali/ Genç Bakış programları kapsamında Zeki Konukoğlu Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya gelen Belediye Başkanı Alper Taban, “Ben bu şehirde yaşayan her bireyin şehir adına bir fikri olmasını, o fikirlerini, varsa eleştirilerini, öneri ve tavsiyelerini de bizlere ulaştırmasını istiyorum” dedi.

“Her Bireyin Şehrimizle İlgili Bir Fikri Olmalı” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>

Genç Bakış programları kapsamında Zeki Konukoğlu Anadolu Lisesi öğrencileriyle bir araya gelen Belediye Başkanı Alper Taban, “Ben bu şehirde yaşayan her bireyin şehir adına bir fikri olmasını, o fikirlerini, varsa eleştirilerini, öneri ve tavsiyelerini de bizlere ulaştırmasını istiyorum” dedi.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, gençlerin şehre dair fikir ve beklentilerini dinleme adına düzenlenen Genç Bakış programları kapsamında bu sabah Zeki Konukoğlu Anadolu Lisesine konuk oldu. Okulun çok amaçlı salonunda yapılan buluşmada öğrencilere seslenen Başkan Taban, her bireyin şehre dair bir fikri, talep ve beklentisi olması gerektiğini söyledi. Okul Müdürü Sabit Taş’ın açılış konuşmasıyla başlayan programda Müdür Taş “Başkanımız gençlerle buluşma programında bugün okulumuzda. Kendilerinin ilgisinden dolayı mutlu olduk” dedi.

HERKESİN BİR FİKRİ OLMALI

Belediye Başkanı Alper Taban ise Genç Bakış buluşmalarının amacından söz ederek konuşmaya değil, dinlemeye geldiğini söyledi. Başkan Taban, “Genç Bakış programlarımız öğretmen ve öğrencilerimizi dinlemek için yaptığımız buluşmalar. Burada ben çok fazla konuşmak istemiyorum. Ben bu şehirde yaşayan her bireyin şehir adına bir fikri olmasını, o fikirlerini, varsa eleştirilerini, öneri ve tavsiyelerini de bizlere ulaştırmasını istiyorum. Bunu da sadece yanlarında geldiğimizde değil, her zaman yapmalarını istiyorum. Güncel kalmak istiyoruz. Bizim ne gibi problemlerimiz var, ulaşmak istediğimiz yer neresi bunları tam olarak öğrenmek istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

BİLDİRİMDE BULUNMANIZI İSTİYORUZ

Öğrencilere bildirimde bulunmaları yönünde çağrıda bulunan Başkan Taban, “Kurduğumuz iletişim altyapılarıyla bizlere her an her şeyi bildirebilirsiniz. Belediyeciliği ilgilendiren, şehri ilgilendiren konularda lütfen bu şehre dair öngörülerinizi, tavsiyelerinizi, eleştirilerinizi bizlere iletin istiyoruz. Bu bizim için değerli” diye konuştu. Konuşma sonrası sözü öğrencilere bırakan Başkan Alper Taban, gençlerin sorunlarını dinleyip talep ve önerilerini tek tek not aldı. Fikirler ve beklentiler üzerinden istişareler yapıldı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“Her Bireyin Şehrimizle İlgili Bir Fikri Olmalı” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çocuklar için güvenli diş tedavisi nasıl olmalı? Anestezi kullanımı hafife alınmamalı! https://kocaelibasin.com.tr/cocuklar-icin-guvenli-dis-tedavisi-nasil-olmali-anestezi-kullanimi-hafife-alinmamali/ Wed, 08 Jan 2025 11:00:10 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/cocuklar-icin-guvenli-dis-tedavisi-nasil-olmali-anestezi-kullanimi-hafife-alinmamali/ Genel anestezi ve sedasyon yöntemlerinin özellikle diş hekimi korkusu olan, uzun süreli tedavi gerektiren veya özel gereksinimli çocuklar için ideal olduğunu dile getiren Doç.

Çocuklar için güvenli diş tedavisi nasıl olmalı? Anestezi kullanımı hafife alınmamalı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Genel anestezi ve sedasyon yöntemlerinin özellikle diş hekimi korkusu olan, uzun süreli tedavi gerektiren veya özel gereksinimli çocuklar için ideal olduğunu dile getiren Doç. Dr. Barış Karabulut, “Bir merkezde çocuk ya da yetişkin hastaların uyutularak tedavi edilebilmesi için A tipi ağız diş sağlığı merkezi lisansı ve ruhsatının alınmış olması ve tam teşekküllü bir ameliyathaneye sahip olması şarttır.” dedi. Doç. Dr. Barış Karabulut ayrıca, komplikasyon riskini en aza indirmek için işlem öncesi tıbbi tetkiklerin yapılması ve hastaların tıbbi geçmişlerinin bilinmesinin de şart olduğuna vurgu yaptı.

Üsküdar Diş Hastanesi Çocuk Diş Hekimi Doç. Dr. Barış Karabulut, çocuklarda genel anestezi ve sedasyon ile yapılan diş tedavileri hakkında bilgi verdi.

Anestezi işlemleri esnasında ve sonrasında pek çok komplikasyon görülebilir!

Genel anestezi ve sedasyon işlemleri için herhangi bir yaş sınırı bulunmadığını dile getiren Doç. Dr. Barış Karabulut, “Önemli olan işlem öncesi gerekli tüm tıbbi ve radyolojik tetkiklerin yapılması, tam teşekküllü bir ameliyathane ortamında ehil bir anestezi ekibinin olmasıdır.” dedi.

Anestezi işlemleri esnasında ve sonrasında hafiften şiddetliye pek çok komplikasyon görülebildiğini ifade eden Doç. Dr. Barış Karabulut, bu komplikasyonların kolaylıkla ortadan kaldırıldığını söyledi. Doç. Dr. Barış Karabulut, “Önemli olan yeterli tecrübede ameliyathane ekibinin ve sağlık alt yapısı üst düzeyde olan bir kurumun seçilmesidir.” diye konuştu.

“Anestezi bazen çok hafife alınıyor!” 

Diş uygulamalarında anestezinin bazen çok hafife alındığını kaydeden Doç. Dr. Karabulut, öncelikle hangi çocuklara genel anestezi altında tedavi uygulanacağının belirlenmesinin önemine vurgu yaptı. Doç. Dr. Barış Karabulut, şunları anlattı:

“Genel anestezi ve sedasyon diye iki başlık var aslında. Sedasyon anestezinin daha hafif hali. Tıbbın tüm dallarında olduğu gibi her zaman basitten zora doğru gitmek ana hedefimizdir. Öncelikle mümkün olan hastalarda sedasyon yöntemi denenmeli. Sedasyonla genel anestezi arasında önemli farklar bulunuyor. Sedasyonda entübasyon yapılmasına gerek kalmadan basit ve kısa süreli işlemler kolaylıkla yapılabilir. Kişinin bilinci yerinde olabilir. Hafif uyaranlara cevap verir sadece. Buna bilinçli sedasyon diyoruz. Daha uzun süreli ve komplike işlemler için derin sedasyon tercih edilir. Derin sedasyonda hasta tam uyku halindedir ancak kendi kendine soluk alıp verebilir.”

Diş tedavisinde anestezi kullanımı için tam teşekküllü bir ameliyathane şart!

Bir merkezde çocuk ya da yetişkin hastaların uyutularak tedavi edilebilmesi için A tipi ağız diş sağlığı merkezi lisansı ve ruhsatının alınmış olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Barış Karabulut, “Tam teşekküllü bir ameliyathane olması şarttır. Anestezi cihazları, anestezi teknisyeni, hemşiresi, tüm ilaçları, yani olası komplikasyonlarda müdahale edecek anestezi ekibi, tekrar hayata döndürecek ekibin hazır bulunması gerekir. Genel anesteziden sonra en az 4 saat hasta gözlem altında tutulmalı, her şeyin normal olduğuna emin olunduktan sonra taburcu edilmelidir.” dedi.

Anestezi öncesinde hastalara her zaman belli tahlillerin yapılması gerektiğini ve tüm tıbbi geçmişin de bilinmesinin önemli olduğunu kaydeden Doç. Dr. Karabulut, “Hasta, eski hastalıkları, geçirmiş olduğu ameliyatları, kullandığı ilaçları anestezi uzmanıyla paylaşmalı. Operasyondan hemen önce tekrar bir muayene ile operasyona uygunluk değerlendirilir. Operasyon esnasında çok dikkatli çalışmak, kanama kontrollerinin iyi yapılması olası komplikasyonları önlemede son derece önemlidir.” şeklinde konuştu.

Sedasyon, hastanın çok kısa sürede normal hayatına dönmesini sağlıyor

Sedasyonun genel anesteziden en önemli avantajının çoğunlukla hava yoluyla hasta uyutulduğu için sedasyon bittiği anda vücutta ilacın kalmaması olduğunu söyleyen Doç. Dr. Barış Karabulut bu sebeple hastanın taburcu olması ve normal hayatına dönmesinin çok kısa sürdüğünü söyledi.

Genel anestezi sırasında sıklıkla nazal entübasyon yapılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Barış Karabulut Karabulut, burun mukozasının çok duyarlı olduğunu ve mutlaka kanama kontrolünün çok dikkatli yapılması gerektiğini vurguladı.

Diş hekimlerinin ağız ortamında çalıştığı için genelde nazal entübasyon yapılmasını istediklerini anlatan Doç. Dr. Karabulut, “Burunda deviasyon, polip veya aşırı darlık durumunda ısrarcı olmayıp ağızdan entübasyonla da çalışabiliriz.” dedi.

Korkulmamalı ancak ciddiye alınmalı

Anestezi ile diş tedavisi konusunda hastalara ‘gözünüzde büyütecek kadar korkulacak bir olay da değil, ama çok hafife alınacak bir olay da değil’ dediklerini kaydeden Doç. Dr. Barış Karabulut, “Bu işlemlerin doğru bir yerde, doğru bir hekimle, yetkin bir ekip ve yeterli altyapının olduğu bir hastane ortamında yapılması şart.” şeklinde konuştu.

Özel gereksinimli çocukların da anestezi uygulamalarıyla tedavi edildiğini kaydeden Doç. Dr. Karabulut, burada da sedasyon veya anestezi arasındaki ayrımı, yapılacak işlemlerin süresinin belirlediğini aktardı.

Genel anestezi, yapılan işlemlerin kalite ve başarısını artıran bir avantaj sağlıyor…

Diş hekiminden çok korkan yetişkin hastalara da genellikle sedasyonun uygulandığını anlatan Doç. Dr. Barış Karabulut, sözlerini şöyle tamamladı:

“Yaş sınırı yok. Yeni doğandan yetişkinlere kadar her yaş grubu hastaya, özellikle yetişkinler için söylüyorum, diş hekimi korkusu olan, öğürme refleksi olanlara da uyguluyoruz. Bu tip hastalar ağızlarını belli bir seviyeden fazla açınca veya ağıza ayna dahi girdiğinde öğürmeye başlarlar ve tedavileri neredeyse imkansız hale gelir. Ayrıca çok fazla seans gerektiren, koltukta uzun süre tedavi zamanı gerektiren işlemler tek seferde bitirilmiş olur. Mesela ağır diş çekimleri, implant uygulamaları, ölçü aldırma…Yabancı hastalarda da sağlık turizmi kapsamında kısa zaman diliminde işlemlerinin bitmesi gerekiyor. Genel anestezi altında bütün diş çekimleri, kanal tedavileri, dolgular, implantlar yapılıyor. Ölçüleri alınıyor, hemen geçici protezleri yapılıp hastaya uygulanıyor. Bu da hastalar ve klinikler için zamandan tasarrufun yanında yapılan işlemlerin kalite ve başarısını artıran bir avantaj sağlıyor.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocuklar için güvenli diş tedavisi nasıl olmalı? Anestezi kullanımı hafife alınmamalı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>