?>
?>
Dünya’da en sık görülen ve ilişki sırasında ağrı, alışılmışın dışında renk ve kokudaki akıntı, pelvik bölgede sızı, ağrı ve bacaklarda şişlik gibi bulgularla kendini gösteren rahim ağzı kanserine erken evrede tanı konulması durumunda, erken tedavi ile olumlu sonuçlar alınabiliyor. En önemli basamak olan rutin doktor kontrollerini ertelememek hastalığın öncesi ve sonrasında uygulanacak tedavi gidişatına olumlu yön veriyor. Rahim ağzı ve diğer kadın kanserlerinden korunma veya erken evrede tanı alınabilmesi için kadınların adet düzenlerini kontrol etmeleri, adet dönemlerinde gerçekleşebilen değişimleri gözlemlemeleri, varsa vajinal akıntılarını da sık sık kontrol etmeleri ve bu durumu uzman bir doktor ile paylaşmaları oldukça önemli olabiliyor. Rahim Ağzı Kanseri açısından düzenli olarak HPV testi veya Pap Smear testini yaptıran kadınlarda erken teşhis ile başarılı sonuçlar sağlanabiliyor. Memorial Diyarbakır Hastanesi Doç. Dr. Mehmet Şükrü Budak, rahim ağzı kanseri ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi.
Görülme sıklığı artan lezyonlar asosyalliğe neden olabiliyor
Ülkemizde yapılan ulusal rahim ağzı kanseri tarama programı sayesinde, her geçen gün daha fazla sayıda tarama testi sonucu pozitif çıkan hasta kolposkopiye yönlendirilmektedir. Rahim ağzındaki lezyonlara 20’li yaşlardan itibaren tanı konulmaktadır. Rahim ağzı lezyonlarında bakılan önemli faktörler; hastanın yaşı, lezyonun derecesi, çocuk sahibi olup olmama isteği ve düzenli kontrollerin hangi sıklıkla gerçekleştirildiği olabilmektedir. Kişi açısından oldukça yıpratıcı olabilen bu süreçler hem psikolojik olarak hem de sosyal açıdan kadınları etkileyebilmektedir. Vajinal kanama, vajinal akıntı, akıntıya eşlik eden kötü koku gibi belirtileri taşıyan kadınlar bazen sosyal ortamlardan uzaklaşma isteği taşımaktadır. Genellikle bu şikayetlere sahip kadınlarda doktor kontrollerini ihmal etmelerinden dolayı var olan bir kanser ilerleyebilmektedir. Bu durumda ilerleyen kanser diğer organlara da yayılıp, tedavi şansı azalabilmektedir.
Belirtiler evre hakkında bilgi verebiliyor
Rahim ağzı kanserinde, kanserin evresine göre belirtiler değişebilmektedir. Erken evrede geçemeyen vajinal akıntı, kötü koku, vajinal akıntı, ara kanama, ilişki sonrası kanama, uzamış kanamalar gibi şikayetler olabilirken, ilerleyen hastalık evresinde ise karın alt bölgesinde ağrı, sırta vuran ağrı, akıntı ve kokuda artış, vajinal kanamada artış, işeme ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik, bacaklarda şişlik ve ağrı olabiliyor. Tüm kanserlerde olduğu gibi, kadın kanserlerinde de erken evrede tanı konulması durumunda tedavi ile iyi sonuçlar elde etmek mümkün olabilemektedir. Düzenli olarak yıllık kadın doğum muayenesini olmak erken tanı ve tedavi süreçlerinin başlatılmasında hayati önem arz etmektedir. Bu nedenle düzenli kontrollerin yapılması kadın sağlığı açısından gereklidir.
Erken teşhis ile tedavi şansı çok yüksek
Rahim ağzı kanseri genellikle orta yaşlardan sonra ortaya çıkabilmekte, erken evrelerde tanı konulup tedavi edilmesi durumunda yüksek iyileşme oranları göstermektedir. Rutin kontrol veya olağan dışı şikayetler sonucunda, doktora başvuran kadınlarda rahim ağzı görsel olarak değerlendirilmekte, tarama amaçlı Smear veya HPV testi alınmaktadır. Smear veya HPV testinin pozitif çıkması, rahim ağzında görsel şüpheli alan olması durumunda Rahim Ağzı Kolposkopi cihazıyla ile incelenmektedir. Kolposkopi işlemi esnasında gerekli görülürse rahim ağzındaki şüpheli alanlardan biyopsi alınmaktadır. Biyopsilerin patolojik olarak incelenmesiyle, erken evrede teşhis edilebilen kanserlerde genellikle cerrahi tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Bu nedenle erken teşhis oldukça önemlidir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Jinekolojik muayene olmayan kadınlar dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ebeveynlerin bilgisayar oyunlarında yaş sınırlamalarının ihlal edilmesi sorununu abartma eğiliminde olmaları veya çocukların bu sınırlamaların her zaman farkında olmamaları da mümkün. Türkiye’deki çocuklara göre, sadece %31’i yaşlarına uygun olmayan bilgisayar oyunları oynuyor ve bu oran ankete katılan ebeveynlerin ifade ettiğinden çok daha az.
Bilgisayar oyunları oynamak, gençlerin boş zamanlarını geçirmelerinin yaygın bir yoluna karşılık geliyor. Ankete göre, Türkiye’deki çocukların %32’si haftada 1-3 kez birkaç saat bilgisayar oyunu oynarken, bundan biraz daha fazlası (%33) günde 1-2 saat oyun oynuyor.
Kaspersky META Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi, şunları söylüyor: “Ebeveynler genellikle çocuklarının bilgisayar oyunları oynayarak çok fazla zaman geçirmesinden endişe duyarlar. Elbette çocuğun bir rutine uymasını, yeterince uyumasını, ekrana ara vermesini ve fiziksel olarak aktif olmasını sağlamak önemlidir. Ancak ebeveynler her şey için bilgisayar oyunlarını suçlamamalı. Ebeveynler bu alanda proaktif bir tutum sergilemeli, video oyun endüstrisi tarafından sunulan en yeni ürünlerle ilgilenmeli, çocuklarının oyun tercihlerini anlamalı ve işaretlenen yaş sınırlarına dikkat etmelidir. Günümüzde birçoğu eğitim materyalleri içeren çok çeşitli oyunların da sunulduğunu belirtmekte fayda var. Bu nedenle bu tür boş zamanları yasaklamamanızı, bunun yerine bir uzlaşma aramanızı öneririz.”
Kaspersky, çocukları çevrimiçi ortamda güvende tutmak için ebeveynlere şunları öneriyor:
*”Growing Up Online” başlıklı anket, Kaspersky’nin talebi üzerine Toluna araştırma ajansı tarafından 2023-2024 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi, Türkiye, Güney Afrika, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE olmak üzere 5 ülkede 10 bin çevrimiçi görüşmeyi (3 ila 17 yaş arası çocukları olan 5 bin ebeveyn-çocuk çifti) içermektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’deki çocukların %24’ü yaşlarına uygun olmayan bilgisayar oyunları oynuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>