?>
?>
100. yılına yeni güç birlikleriyle ilerleyen Kâmil Koç, seyahat ağını yeni duraklarla genişletmeye devam ediyor. Global iş ortağı Flix ile birlikte vizyonunu küreselleştiren firma, yeni güç birliğiyle bu kez hizmet kalitesini Şırnak, Cizre ve Silopi’ye taşıdı. Nisan ayı itibariyle her üç noktadan Türkiye’nin farklı noktalarına karşılıklı seferlere başlayan Kâmil Koç, ayrıca yoğun talep üzerine Mardin’in yanı sıra Midyat, Nusaybin, Kızıltepe ve Viranşehir’e olan sefer sayılarını da artırdı.
“Bir asırdır Türk halkının seyahatteki ilk tercihiyiz”
Kâmil Koç Otobüsleri İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, yeni güç birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Yüz yıllık tecrübemizle sektörde standartları belirlemeye ve seyahat ağımıza yeni duraklar ekleme devam ediyoruz. Hizmet kalitemizi ülkemizin her köşesine taşıma hedefimiz doğrultusunda ise bu kez Doğu Anadolu bölgemizin önemli şehirlerinden Şırnak, Cizre ve Silopi’deyiz. Buradaki güç birliğimiz sayesinde yolcularımız İstanbul, Ankara ve İzmir gibi şehirlerimize artık Kâmil Koç’un hizmet kalitesiyle seyahat edebilecekler. Bu yolda bizlere güç katan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, yeni seferlerimizin tüm yolcularımız için hayırlı olmasını diliyoruz.
Bununla birlikte 2023’ün sonlarına doğru seferlere başladığımız Mardin’de de insanlarımızın markamıza yoğun bir talepleri var. Bu talepler doğrultusunda da ülkemizin kültür ve tarih turizminin en önemli duraklarından biri olan Mardin’in yanı sıra Midyat, Nusaybin, Kızıltepe ve Viranşehir seferlerimizi artırma kararı aldık. 100. yılına güçlü adımlar ilerleyen bir firma olarak, bu dönemde de yine Türkiye’de konforlu seyahatin adresi olmaya ve yol arkadaşlarımızla yeni yol hikayeleri yazmaya devam edeceğiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kâmil Koç, öncü hizmet kalitesiyle Şırnak, Cizre ve Silopi’de yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hızlı ve güvenilir yurt içi ve yurt dışı lojistik çözümleriyle 100 yılı aşkın süredir müşterilerinin gönderi ihtiyaçlarını karşılamaya ve deneyimlerini iyileştirmeye devam eden UPS, Türkiye’nin ihracatçıları için geliştirdiği benzersiz lojistik çözümleri ile sektöre yön vermeye devam ediyor. Müşteri deneyimini mükemmelleştirmeyi hedefleyen UPS, inovasyonlarıyla lojistikte standartları yeniden tanımlıyor. Cumartesi günü tamamlanan Basitleştirilmiş Gümrük Beyanı (BGB) işlemleri sayesinde Pazar uçuşuyla paketlerin hızla gönderilmesini sağlayan bu hizmet, özellikle acil gönderiler ve sürekli teslimat gereksinimleri için büyük bir avantaj sunuyor. UPS Türkiye, gecikmeleri ortadan kaldırarak ihracatçılara zaman kazandırıyor ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırıyor. Bu hizmetle UPS, büyük şirketlerden KOBİ’lere, gıda ve ilaç sektörü gibi zaman hassasiyeti yüksek gönderilere kadar geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyor.
Yerel Etki için Küresel Güçten Yararlanma
UPS, dünyada 200’den fazla ülkeye, Avrupa’da ise 35’ten fazla ülkeye hizmet sunuyor. Avrupa merkezi tarafından desteklenen, UPS’in Köln’deki kapsamlı küresel ağı, saatte 190 bin paketi işleme kapasitesiyle hızlı ve güvenilir lojistik çözümler sunuyor. Ancak Basitleştirilmiş Gümrük Beyanı hizmeti yalnızca Avrupa ile sınırlı değil. Amerika Birleşik Devletleri operasyonları ve Köln Hub ile güçlü lojistik altyapısı sayesinde UPS, işletmelere tam zamanında teslimat avantajı sunarak her ölçekte şirketin lojistikte rekabet üstünlüğü kazanmasına olanak tanıyor. Basitleştirilmiş Gümrük Beyanı (BGB) sistemi gibi gelişmiş araçların entegrasyonu sayesinde, gümrük süreçleri kolaylaştırılarak engeller azaltılıyor ve verimlilik en üst düzeye çıkarılıyor.
“İhracatçılarımıza değer katıyor ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz”
Zaman hassasiyeti yüksek gönderilerde müşterilerine rakipsiz bir avantaj sunduklarını vurgulayan UPS Türkiye, Orta Doğu ve Afrika (MEA) Ülke Müdürü Tolga Biga, “Bu girişim, Türkiye’deki ihracatçılara küresel ekonomide etkin bir şekilde rekabet etmelerini sağlama konusundaki yenilikçi lojistik çözümler üretme kararlılığımızı yansıtıyor. UPS olarak Basitleştirilmiş Gümrük Beyanı (BGB) işlemlerimizi Cumartesi günü tamamlayarak Pazar günü uçuşu gerçekleştirerek, ihracatçılarımıza zaman kazandırıyor ve uluslararası ticaretteki engelleri ortadan kaldırıyoruz. UPS’in Köln merkezli Avrupa merkezi gibi güçlü küresel altyapımız, sektör standartlarını yeniden tanımlayarak müşterilerimize hızlı, güvenilir ve verimli çözümler sunmamıza olanak tanıyor. İnovasyon odaklı yaklaşımımızla, lojistik süreçlerini kolaylaştırıyor, ihracatçılarımıza değer katıyor ve sürdürülebilir büyümelerini destekliyoruz.” dedi.
Basitleştirilmiş Gümrük Beyanı hizmeti, ihracatçılara esneklik sunarken belirli sınırlara da tabi. Tek bir gönderi için maksimum değer 15.000 Euro ve ağırlık sınırı ise 300 kg olarak belirlendi. Bu limitler dahilinde, gönderiler en hızlı ve en etkin şekilde yurt dışına ulaştırılıyor.
Dijital Araçlarla Verimlilik Artırılıyor
UPS Türkiye, lojistik süreçlerini kolaylaştırmak ve müşteri deneyimini iyileştirmek için yenilikçi dijital çözümler sunuyor. Operasyonel mükemmelliğin ötesinde, işletmeleri gerçek zamanlı gönderi takibi ve esnek teslimat seçenekleri için UPS My Choice gibi gelişmiş dijital araçlarla donatıyor. Gümrük süreçlerini daha da hızlandırmak için geliştirilen dijital sistemlerle, ihracatçıların yüklerini hızlı ve sorunsuz bir şekilde hedef pazarlara ulaştırması sağlanıyor.
Türkiye genelinde 9 işlem merkezi ve dünya çapında 500 binden fazla çalışanı ile UPS, ihracatçılara hız, güvenilirlik ve yenilik sunma konusunda güvenilir bir ortak olarak hizmet veriyor. Zamana duyarlı gönderilerden sürdürülebilir uluslararası büyümeye kadar UPS Türkiye, ihracatçıların büyüyen pazar taleplerini yanıtlama konusunda kritik bir iş ortağı olma rolünü güçlendiriyor ve lojistik alanında bu başarının tek sağlayıcısı olmaya devam ediyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
UPS Türkiye, Kesintisiz Teslimatla İhracatta Öncü Çözümler Sunuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Okuyan Çocuk”
İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin manevi değerlerini güçlendirmek ve kültürel
mirasımızı gelecek nesillere aktarmak amacıyla “Okuyan Çocuk” adlı özel bir dijital dergi
hazırladı. Mart 2025 sayısıyla yayın hayatına başlayan dergi, Ramazan ayının ruhunu
çocuklara ve gençlere interaktif içeriklerle yaşatmayı hedefliyor.
Ramazan’ın İzinde Eğitim ve Kültür Buluşması yaşatacak olan ve Türkiye Yüzyılı Maarif
Modeli kapsamında erdem değer ahlak ilkesiyle oluşturulan
Dergide; peygamberlerin örnek hayatları, Ramazan gelenekleri, iftar ve sahurun anlamı ,
çocuklar için etkinlik önerileri, sıcacık animasyonlu öyküler, Dünyadaki Ramazan
Gelenekleri, interaktif dijital içerikler ve akademik projeler yer alıyor. Öğrencilerin hem
eğlenerek hem öğrenmesini hem de kendi kültürel kodlarını özümsemesini sağlayan içerikler
arasında Karagöz ve Hacivat diyalogları, bilimsel makaleler, geleneksel yemek tarifleri ve
öğrenci çalışmaları dikkat çekiyor. Ayrıca, okullarımızdan yenilikçi çalışmalara; meslek
liseleri öğrencilerimizden videolu yemek tariflerine de yer verilerek hem öğrencilerin sosyal
sorumluluk bilinci destekleniyor hem de meslek liselerimizin güzel çalışmaları gözler önüne
seriliyor.
Etkileşimli İçerikler ve Eğitimde Yenilik anlayışıyla oluşturulan
Dergide, çocukların dijital okuryazarlık becerilerini geliştirmek için etkileşimli oyunlar, kes-
yapıştır etkinlikleri ve hedef takvimleri gibi materyaller sunuyor. “Değişiyorum ve
Gelişiyorum” bölümüyle öğrencilerin kişisel gelişimlerini takip etmeleri, “Kadir Gecesi”
yazısıyla da manevi bilinç kazanmaları amaçlanıyor. Ayrıca, geleneksel Ramazan
lezzetlerinin tarifleri ve tarihsel kökenleri anlatılarak kültürel süreklilik vurgulanıyor.
Nasıl Erişim Sağlanır?
“Okuyan Çocuk” dergisine ücretsiz olarak https://izmir.meb.gov.tr/okuyancocuk/1/
adresinden ulaşılabiliyor.
Dergi, öğrencilerin yanı sıra veliler ve eğitimciler için de rehber niteliği taşıyor. Bu derginin
bir başka önemli yönü ise derginin görme engelli çocuklarımıza da ulaşılabilmesi için lise
öğrencileri ve öğretmenleri tarafından seslendirilmiş olması böylece dergi özel eğitim
öğrencilerine de erişerek bir ilke imza atıyor.
İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, “Bu dergiyle çocuklarımızın hem kültürel
köklerini keşfetmelerini sağladık hem de yapay zekanın kasıp kavurduğu bir çağda dijital
içerikleri manevi değerler çerçevesine oturtarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli erdem değer
ahlak ilkesiyle çocuklarımızın buluşmasını sağladık . Bizim için çok önemli olan özel
eğitim öğrencilerimizin de bu dergiye ulaşabilmeleri için özel seslendirmelerle sahifeleri
seslendirdik. Emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz.” dedi.
Gelecek sayılarda farklı temalarla zenginleştirilmesi planlanan dergi, eğitimde dijitalleşme ve
kültürel mirasın korunması konularında öncü bir adım olarak öne çıkıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Gelecek sayılarda farklı temalarla zenginleştirilmesi planlanan dergi, eğitimde dijitalleşme ve kültürel mirasın korunması konularında öncü bir adım olarak öne çıkıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kadının Gücü ve Sanatın Bütünleştirici Etkisi
Kadın, geçmişin aynasında geleceği gören bir ışıktır. Afife Jale’nin sahnesinde yankılanan cesareti, Cahide Sonku’nun sinemada açtığı yollar, Keriman Halis’in zarafetiyle dünyaya duyurduğu kudreti, Mihri Müşfik’in fırçasından taşan devrimci ruhu, Suat Derviş’in kelimelerle işlediği hakikati, Sabiha Gökçen’in gökyüzüne yazdığı özgürlüğü, Seniha Sami’nin tarihe ışık tutan çalışmaları ve Süreyya Ağaoğlu’nun hukuku adaletle yoğuran dirayeti bu sergide sanatçının yüzünde buluşuyor.
Sanatçının yüzü, onların yüzüyle birleşirken, her bir fırça darbesi şu güçlü mesajı fısıldıyor: “Ben senim. Sen de ben olabilirsin.”
Eserleri seslendirenler arasında başta Hande Ataizi’de olmak üzere, sahne sanatları, tıp, edebiyat gibi alanlardan da pek çok isim bulunmakta. Ayrıca eserlerin satışından elde edilecek gelirden Genç İnciler derneğine de katkı sağlanacak olan sergi 8 Mart-8 Nisan tarihleri arasında Nevmekan Sahil Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor olacak.
Sanatçı Ceyda Erinç Kimdir?
1978 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Ana Dalından derece ile mezun olmuş, yüksek lisans eğitimini tamamlamış ve halen Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesinde doktora eğitimini sürdürmektedir. Türkiye’nin en önemli ressamlarından Bahri Genç ile çalışmalarına devam eden Erinç, yurt içi ve yurt dışında çok sayıda karma sergiye katılmıştır. Cumhuriyetin 100. yılı onuruna yaptığı 2023 tarihli Atatürk Portresi, özel davet ile Miami Türk Başkonsolosluğu ve Florida Üniversitesi’nde sergilenmiştir.
Genç İnciler Derneği ile İş Birliği Sergi, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Genç İnciler Derneği ile ortak bir bilinç çerçevesinde desteklenmektedir. Dernek, gençlerin güçlü yanlarını fark etmelerine ve potansiyellerini açığa çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlamakta; burs, mentörlük ve kariyer planlama programları ile gençlerin eğitim hayatına katkı sağlamaktadır.
Sanatseverleri Geleceğin Öncüleriyle Buluşmaya Davet Ediyoruz! Bu sergi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; kadınların geçmişten geleceğe uzanan mücadelesine bir saygı duruşudur. 8, yalnızca bir sayı değil; sınırları aşan, yolları açan, geçmişten geleceğe uzanan sonsuzluğu simgeleyen bir döngüdür.
Sergi Açılışı: Nevmekan Sahil Galeri Tarih: 8 Mart 2025
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ceyda Erinç’in; Sekiz – Cumhuriyet Tarihinin Öncü Türk Kadınları Sergisi 8 Mart’ta açılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yükseköğretim Kurulu’nun Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu 2024 göre, ‘Ulusal Seviyede Endüstri ile Ortak Yürütülen Ar-Ge Proje Sayısı’nın en yüksek olduğu üniversiteler arasında ikinci sırada yer alan Ege Üniversitesi, başta İzmir ve Ege Bölgesi olmak üzere ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayan projeler üretiyor.
Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ülkemizin dördüncü, bölgemizin ilk yükseköğretim kurumu olan Ege Üniversitesinin, eğitim öğretim, araştırma geliştirme, bilim ve teknolojide 70 yıllık bir birikimi bulunuyor. Göreve başlarken istişareye ve ortak akla dayanan bir vizyon oluşturduk. Kurum içi ve kurum dışı paydaşlarla fikir teatisinde bulunduk. Hedeflerimizi belirledik. Çok çalıştık. Üniversitemizde, ulusal ve küresel sorunlara duyarlı, üniversite- sektör iş birliğini özendiren, rekabetçi, girişimci ve yenilikçi bir yapı kurduk. Kalite odaklı, akademik performansa dayalı bir yönetişim ekosistemi oluşturduk. Her alanda tarihi başarılara imza attık. YÖK Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporunda, endüstri ile ortak yürütülen ar-ge proje sayısının en yüksek olduğu üniversiteler arasında ikinci sırada yer aldık” diye konuştu.
“Ar-Ge projelerimizi sürdürülebilir konsepte taşıdık”
Üniversite-sanayi iş birliği alanında rol model olduklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, milli yenilik ödüllü, sağlık temalı, öncü bir araştırma üniversitesi olarak, bilimsel gücümüzü sanayi ile bir araya getirmeye devam ediyoruz. Endüstri ile ortak hazırladığımız projelerle akademik bilginin pratik hayata dönüştürülmesinde önemli rol üstleniyoruz. Hem ulusal hem de küresel düzeyde sanayi ile iş birliği yaparak bölgemizin ve ülkemizin inovasyon ekosistemini güçlendirmek için ortak Ar-Ge projeleri hayata geçiriyoruz. Bu çalışmalarımızla bir yandan yeni ürünler geliştirirken diğer yandan da proje hazırlama kültürünün tabana yayılmasına özel ehemmiyet gösteriyoruz. Araştırmanın bir kültür olduğu bilinciyle üniversitemize kaydını yaptıran her öğrenciye ilk günden itibaren bu sürecin bir parçası yapıyoruz. Girişimcilik, Ar-Ge ve inovasyon alanlarına özel önem veren üniversitemiz, üniversite-sanayi iş birliği alanında rol model olabilecek çalışmalara da imza atıyor. Son yedi yılda endüstri ile ortak yürütülen Ar-Ge projelerinde üniversitemiz büyük bir ilerleme kaydetti. Şunu rahatlıkla ifade etmek isterim ki bölge sanayinin lokomotifi oldu. Sürdürülebilir bir konsepte taşıdığımız Ar-Ge projelerimizi daha nitelikli hale getirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Araştırmalarımızı küresel protokoller doğrultusunda yeniden şekillendiriyoruz. Üniversitemizi multidisipliner bir vizyonla daha ileri noktalara taşımak için yeni stratejiler belirliyoruz. Cumhuriyetin ikinci asrını Türk bilim yüzyılı yapmak için Ar-ge’de lider, bölgesine ve ülkesine yaptığı bilimsel çalışmalarla katkı sağlayan, uluslararası arenada marka üniversite olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi endüstri ile ortak yürütülen Ar-Ge projelerindeki öncü konumunu sürdürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Proje ekibini makamında ağırlayarak tebrik eden Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklı, araştırma üniversitemiz TÜBİTAK’ın farklı programlarında liderliğini sürdürüyor. Ege Üniversitesi olarak, en çok proje üreten ve projesi TÜBİTAK tarafından en çok kabul edilen üniversiteler arasında zirvede yer alıyoruz. Kabul alan bu projelerimizden birisi de EÜ Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Kara’nın yürütücülüğünü yaptığı bilim ekibi tarafından hazırlanan proje oldu. Projede destek alan hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.
Proje ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Pınar Kara, “ Projemiz kapsamında 3 boyutlu baskı teknolojisi kullanılarak tasarlanıp geliştirilecek olan üçlü elektrot sistemi ile mutasyonların, genetik ve mikrobiyolojik kökenli hastalıkların tanısına yönelik biyosensör teknolojisinde önemli bir adım atılacaktır. Bu da bir biyosensörün ana hedeflerinden biri olan hasta başı analiz (POC-Point of Care) sistemlerinin tasarımının önünü açmış olacaktır. Projede geliştirilmesi ve üretilmesi amaçlanan bu 3B baskılı üçlü elektrot sisteminin hedefi; mevcut kullan-at elektrotlara göre uygun maliyetli, kullanımı ve üretimi kolay, hızlı üretilebilen, çalışma alanı aşısından kontrol edilebilir bir alternatif geliştirmektir. Ayrıca bir diğer hedefimiz prototipimizi hasta takibi gerektiren, başta enfeksiyonlardan kaynaklı klinik hastalıkların hızlı ve hasta başı analizlerine yönelik piyasaya sürülebilir bir ürün haline getirmektir. Hem akademik çalışmalarda hem de biyoteknolojik firmalar tarafından kullanılabilecek bu ürünün önemli bir ulusal kazanım olacağı düşünülmektedir” diye konuştu.
Yürütücülüğünü Prof. Dr. Pınar Kara’nın yaptığı projede, Doç. Dr. F. Ferda Yılmaz, Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet Ali Ege, Dr. Marina Serin, Sezin Yüksel, Fatma Selen Günden görev alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Egeli bilim ekibi, 3 boyutlu baskı ile biyosensör teknolojisinde öncü bir çalışma geliştirecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Yüzde100 QNB Türkiye’nin iştiraki olarak QNB’nin global vizyonunu daha iyi yansıtmak adına ismimizi QNB eSolutions olarak değiştirdik. Bugüne kadar e-Dönüşüm sektöründe sunduğumuz hizmet kalitesi ve inovatif çözümlerimizle adımızdan sıkça söz ettirdik. Yaptığımız çalışmalar son beş yılda Avrupa’da da en iyi e-Fatura çözüm sağlayıcıları arasına girmemizi sağladı. Bu bilinirliğimizi gelecek dönemde fırsata çevirmeyi arzu ediyoruz.
Bu sene ürün ailemize kattığımız son ürünlerden e-Sigorta Komisyon Gider Belgesi ile sigorta sektöründeki firmaların yüzde 40’tan fazlası ile çalışma fırsatı bulduk. Türkiye’deki geleneksel bankalara, dijital bankalara ve diğer finansal kuruluşlara hizmet vermek üzere e-Dekont ürününü de hayata geçirdik. Yeni ürünlerle müşterilerimize farklı alanlarda çözüm sunmaya hız kesmeden devam edeceğiz.
QNB eSolutions olarak yeni dönemde hem Türkiye’deki hem de Körfez bölgesi ve Avrupa başta olmak üzere globaldeki projeleri yakından takip ederek teknolojik alt yapımıza da yatırım yapacağız. Yıllardır bizimle çalışan 120 bini aşkın müşterimize söylemek isterim ki; QNB eSolutions olarak müşterilerimizin dijitalleşme yolculuğuna çözüm sunma misyonumuzu, hizmet kalitemizi artırarak aynı şekilde sürdüreceğiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
e-Dönüşümün öncü firması QNB eFinans, adını QNB eSolutions olarak değiştirdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Muğla Büyükşehir Belediyesi, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı aracılığıyla kadınlara yönelik çalışmalarına devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, yalnızca açıklamalar ve protokollerle değil somut çalışmalarla da kadınların yaşam haklarına sahip çıkıyor.
2024 yılı, Türkiye’de kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin endişe verici boyutlara ulaştığı bir dönem olarak kaydedildi. Resmî verilere göre, 394 kadın cinayeti ve 258 şüpheli kadın ölümü yaşanmış, toplamda 652 kadın hayatını kaybetmiştir. Bu vahim tablo, kadına yönelik şiddetle mücadelede tüm kurumların, özellikle yerel yönetimlerin, sorumluluğunu daha da önemli hale getirdi. Muğla Büyükşehir Belediyesi bu kapsamda, geçtiğimiz Nisan ayında gerçekleşen İlknur Çetin’in öldürülmesine ilişkin davaya müdahillik talebinde bulunarak, kadına yönelik şiddetle mücadelede kararlılıklarını somut bir şekilde ortaya koydu. Ancak Büyükşehir’in bu talebi mahkeme tarafından reddedildi. Buna karşılık Büyükşehir Belediyesi mahkemenin kararına itiraz etti.
İlknur Çetin Davasına Müdahillik Talebi
Geçtiğimiz Nisan ayında Muğla’da öldürülen İlknur Çetin davası, bu kararlı duruşun somut bir örneği oldu. İlknur Çetin’in öldürülmesiyle ilgili davanın ilk duruşması 8 Ocak 2025 tarihinde Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Muğla Büyükşehir Belediyesi, kadın cinayetlerine ilişkin bir davaya müdahillik talebinde bulunan ilk belediye olarak tarihe geçti. Belediye, bu talebiyle kadın cinayetlerinde adaletin sağlanması ve cezasızlık politikalarının önlenmesi adına güçlü bir mesaj verdi.
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Önemli Çalışmalar
Muğla Büyükşehir Belediyesi, kurum içindeki şiddet, taciz ve mobbinge karşı taviz vermediğini Şiddet Tutum Belgesi’ni imzalayarak resmî olarak ortaya koydu. Ayrıca, bir ilçede kadın sığınmaevini açtı ve iki ilçede daha sığınmaevi açılması için çalışmalarını sürdürüyor. Muğla’daki kurumlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliğini güçlendirmek amacıyla geniş katılımlı bir çalıştay düzenledi ve Avrupa Yerel Yaşamda Kadın Erkek Eşitliği Şartnamesi’ni imzalayarak bu çerçevede Yerel Eşitlik Eylem Planı hazırlıklarını başlattı.
“Şiddetsiz ve Özgürlükçü Bir Muğla” Hedefi
Kadın cinayetlerinin önlenmesi için tüm yasal ve toplumsal mekanizmaların etkin şekilde işlemesi gerektiğine inandığını belirten Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Aras, “Her yıl hayattan koparılan yüzlerce kadın, sadece birer istatistik, birer haber başlığı olarak kalıyorlar. Bu acıyı yok sayan, şiddeti önleyecek adımlar atmaktan geri duran, kadınları koruyacak güvenceleri ortadan kaldıran her karara karşı sesimizi yükseltmeye kararlıyız. Kadınların hak mücadelesinin destekçisi değil savunucusu olacağız. Omuz omuza hep beraber mücadele edeceğiz. Eşit ve şiddetsiz bir toplum için var gücümüzle çalışacağız.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir’den Kadın Cinayetlerine Karşı Öncü Adım yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 2025 yılının gelişi vesilesiyle bir mesaj yayımladı.
Başkan Altay’ın mesajı şöyle:
“2024 yılını geride bırakırken, yeni umutlarla ve hedeflerle yeni bir yıla daha eriştik. Konya Modeli Belediyecilik anlayışıyla her yıl hedeflerimizi daha da yukarı çıkarıyoruz. 2024 yılı da bu anlamda şehrimizin çok daha müreffeh yarınlara kavuşması için yoğun gayret verdiğimiz bir yıl oldu.
Hemşehrilerimizin teveccühü ile yeniden Konya Büyükşehir Başkanı seçildik. Sorumluluğumuz daha da arttı. İnşallah ilk günkü aşkla 31 ilçemizde hizmet gayesiyle çalışmayı sürdüreceğiz. Bizlere her zaman büyük destek olan, gönül birliği yaptığımız tüm Konyalı hemşehrilerime bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.
Konya Modeli Belediyecilik anlayışıyla 31 ilçemizi nakış nakış işliyoruz. 2024 yılına oldukça yoğun bir başlangıç yaptık. Şubat ve Mart aylarında şehir merkezinde ve 28 ilçemizde 49 açılış ve temel atma programı gerçekleştirdik.
Şehir konakları, İlçe Tarım Müdürlükleri, spor tesisleri, halı sahalar, atıksu arıtma tesisleri, mezbahalar, pazar yerleri, cephe sağlıklaştırma projeleri, KOMEK, Bilgehane ve Lise Medeniyet Akademileri gibi sayısız hizmetlerle ilçelerimize katkı sağladık.
Konya’mızın çehresini kadim tarihinin ihtişamına yaraşır şekilde yenileyeceğimiz Dârülmülk Projesi kapsamında 2024 yılında da çalışmalarımız hızla devam etti.
Tarihi şehir merkezindeki 20 farklı kentsel dönüşüm, yenileme ve restorasyon çalışmasını kapsayan Türkiye’nin en büyük ihya projesi Dârülmülk Projesi kapsamında Büyük Larende Dönüşümü devam ediyor. Bölgede faaliyet gösteren esnaflarımızı Adana Yolu üzerindeki 9.445 metrekare alandaki çok daha işlevsel dükkânlara taşıdık.
Kılıçarslan Meydanı’nda Meydan Evleri olarak tabir edilen 13 evin restorasyonu ve Velesbit Müzesi çalışmalarımızı tamamladık. Karatay Belediyemizle birlikte yapacağımız Mevlana Arkası Kentsel Yenileme Projemizin tanıtımını gerçekleştirdik.
Asrın felaketinin ardından “Konya-Hatay kardeşliği adına Habib-i Neccar Cami’sinin restorasyonuna devam ediyoruz. Deprem sonrası Hatay’da yaptığımız Türkiye’ye örnek çalışmalar dolayısıyla Mustafa Kemal Üniversitesi tarafından şahsıma verilen Fahri Doktora ünvanı tüm Konyalılar adına aldım. İnşallah bu kardeşlik ilelebet sürecektir.
Ülkemizdeki en önemli kentsel dönüşüm projelerinden biri olan Sille Cephaneliğini, Çumra’da 8,5 milyon metrekarelik alan üzerine yapacağımız yeni cephaneliğe taşıma projemizi tamamladık.
Şehrin önemli markalarından biri olan Konyaspor’umuz için Yeni Kayacık Tesisleri’ni inşa ettik.
Şehir merkezinde trafiğinin yükünü çeken caddeleri rahatlatmak ve alternatif ulaşım güzergâhları oluşturmak için; bisiklet yolları, geniş yaya kaldırımları ve yeşil alanları bulanan yeni caddeler inşa ediyoruz. Bu kapsamda daha önce tamamladığımız Abdülhamid Han, Alparslan Türkeş, Kazakistan ve Karabağ Caddelerinin ardından, Necmettin Erbakan Caddemizi de hizmete sunduk.
Şehrimizin ulaşım ve trafik kalitesini en yüksek seviyelere taşımak için Sedirler Köprülü Kavşağı, Fırat Caddesi Köprülü Kavşağı, Şehir Hastanesi Köprülü Kavşağı ve Taşköprü Altgeçidi çalışmalarımızı tamamladık.
11.’si düzenlenen Konya Kitap Günleri’nde Konya’dan ve Konya dışından yüz binlerce ziyaretçiyi ağırladık.
Fenni Fırın markasıyla şehre kazandırdığımız ekmek fabrikasının üretim kapasitesini yeni alınan makinelerle birlikte 150 bine çıkardık. Konya kültür hayatına katkı sağlamak için 2024 yılında 21 eserin basımını gerçekleştirdik.
Akyokuş Kasrı’nda şehre yakışan bir tesisi tamamlayarak hemşehrilerimizin ve misafirlerimizin hizmetine sunduk.
ASELSAN iş birliğiyle hayata geçireceğimiz Konya’nın 2030 Akıllı Şehirler vizyonunu ortaya koyan projeleri kamuoyuyla paylaştık. Akıllı Şehir konusunda bugüne kadar 200’e yakın vizyon projeyi hizmetine sunduk. İnşallah 2030 yılına kadar hep birlikte 142 projemizi hizmete sunacak ve 2030 Akıllı Şehir Konya’sını inşa etmiş olacağız.
Eski Sanayi ve Karatay Sanayi Kentsel Dönüşümü kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla yürüttüğümüz Yeni Sanayi Sitesi’nde son aşamaya geldik. Ağır Bakım Kentsel Dönüşümü ve 56. Bakım Fabrika Müdürlüğü, Akyokuş Palye Düzenleme çalışması, Buzlukbaşı Taşkın Koruma Tesisi, Yeni Şehir Kütüphanesi gibi projelerimiz sürüyor.
Ulaşımda şehrimizi dünya standartlarına taşımak için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte 27 kilometre olan mevcut raylı sistem ağımızı 105 kilometreye çıkaracağız.
Büyükşehir Belediyesi olarak bu projenin önemli bir parçası olan Adliye – Şehir Hastanesi-Stadyum Hattı’nın 11.2 kilometrelik birinci etabının yapımını sürdürüyoruz. Hattın ikinci etabı olan Yeni Sanayi-Stadyum hattını için de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla için devir protokolü imzaladık.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla birlikte hayata geçireceğimiz bir diğer raylı sistem projemiz olan KONYARAY Banliyö hattında çalışmalar sürüyor. Otobüs filomuzu doğalgazlı, çevreci 53 yeni otobüsle daha da güçlendirdik.
KAPSÜL Teknoloji Platformu, Sosyal İnovasyon Ajansı, Genç Kültür Kart, Gençlik Meclisi,Genç KOMEK, Bilgehaneler, Lise Medeniyet Akademileri ve Spor Okullarımızla on binlerce öğrencimize katkı sunduk.
Sosyal desteklere, eğitim desteğine, 31 ilçemizdeki çiftçilerimize yönelik fidan, fide ve tohum desteğine devam ediyoruz.
Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığı ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği vazifesi ile dünyanın birçok şehrinde dünya gündemine yön vermenin gayretini gösterdik. Başta İsrail’in Gazze’deki katliamları olmak üzere, dünyamızı etkileyen birçok meselede, şehrimizden aldığımız ilhamla, tüm dünyada farkındalık oluşturduk. Mazlum insanların sesi olmanın çabasını verdik.
İnşallah 2025 yılında çok daha güzel ve çok daha müreffeh bir Konya için gayretimizi sürdürürken; daha adil, daha huzurlu bir dünyanın inşası için de çalışmaya devam edeceğiz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Konya’mızı ülkemizin ve dünyanın incisi haline getirmeyi sürdüreceğiz. Bu yolda bizlere gönüllerini açan, destek olan, dua eden tüm hemşehrilerimize şükranlarımı sunuyorum.
Yeni bir yıla adım atarken, Gazze başta olmak üzere coğrafyamızda ve dünyada katliamlara maruz kalan tüm mazlumların refaha kavuşmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyor, 2025 yılının barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum. Tüm İslam âleminin ve hemşehrilerimizin mübarek üç aylarını tebrik ediyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu yarınlar temenni ediyorum.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay: “Konya Olarak 2025 Yılında da Her Alanda Öncü ve Önder Olmaya Devam Edeceğiz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tuz Gölü, Meke Gölü ve Beyşehir Gölü’nün kurtarılmasıyla ilgili yaptıkları çalışmaları anlatan; çevre ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda örnek çalışmalar yaptıklarını kaydeden Başkan Altay, “Konya Büyükşehir olarak bu konuda duyarlılığımız çok üst seviyede. İnşallah Konya yine bu manada öncü ve önder olmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Doç. Dr. Oğuz Göksu’nun yaptığı forumda, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, “Sevgili gençler öncelikle doğruyu arayacağız. Özellikle gerçeğin bu kadar değerli olduğu günümüzde daha fazla arayacağız” ifadelerini kullandı. Program Yapımcısı Güven İslamoğlu, “Ben doğa aktivisitiyim. Ben doğayı ortaya koyarım. İnsan bizde bir zincirdir. Doğayı korursan insanı korursun” dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Konya Büyükşehir Belediyesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi iş birliğiyle 1.5 Derece-Gençler İçin İklim Okuryazarlığı ve Haberciliği programı kapsamında 3. İklim Yayıncılığı Forumu yapıldı.
Konya Büyükşehir Belediyesi Sosyal İnovasyon Ajansı yürütücülüğünde Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen forumun moderatörlüğünü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Basın ve Yayın Dairesi Başkanı Doç. Dr. Oğuz Göksu yaptı. Doç. Dr. Göksu, forumun düzenlemesine katkı sağlayan Konya Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
“FARKINDA OLMADIĞIMIZ BİR ŞEYİ DE DEĞİŞTİREMEYİZ”
Program Yapımcısı Güven İslamoğlu, son dönemde iklim mühendisliği diye yeni bir durumun başladığını ifade ederek, “İklim artık çöpten, böcekten, plastikten çıktı başka bir yere gidiyor. Ben artık onlarla ilgilenmiyorum. Sanki iklim değişikliğinin sorumlusu plastik gibi görünüyor. Bazı ülkeler camdan çıkmaya çalışıyor. Biz plastiğe takılmışız. Çünkü farkında değiliz. Farkında olmadığımız bir şeyi de değiştiremeyiz” diye konuştu.
“DOĞAYI KORURSAN İNSANI KORURSUN”
İslamoğlu, bir iklim krizinde nükleer kış yaşanması halinde rüzgar santrallerinin, güneş panellerinin işe yaramayacağını anlatarak, “Neye ihtiyacımız var. Nükleer santrale. Nükleer santral kurmalıyız dedim kıyamet koptu. Vay efendim sen nasıl çevrecisin, nükleer santral kurulmasını istiyorsun. Dedim ki; Fransa’da 15 tane var, Türkiye’de 1 tane yok. İleride iklim krizinde, eğer öyle bir kriz yaşarsak rüzgar türbinleri bir işe yaramaz, güneş santralleri bir işe yaramaz. Enerjiyi nereden alacaksınız. Demek ki 2-3 tane kurmak lazım. Sen nasıl çevrecisin? Ben çevreci değilim. Çevreci, insanı odağına koyar. Ben doğa aktivisitiyim. Ben doğayı ortaya koyarım. İnsan bizde bir zincirdir. Doğayı korursan insanı korursun” ifadelerini kullandı.
“DEZENFORMASYON YAPILMAMASI İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPIYORUZ”
RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin de, 1.5 Derece-Gençler İçin İklim Okuryazarlığı ve Haberciliği programını düzenli olarak üç yıldır düzenlemesini sağladığı için Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür ederek konuşmasına başladı. Şahin, “Dezenformasyon yapılmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Bunları yaparken de sosyal farkındalık projeleri ve bilgilendirme projelerine yer vermeye çalışıyoruz. Doğruya rağbet azaldı. Doğru yapılana rağbet azaldı. Ben bazen ‘reyting şehvetine kapılıp da lütfen çocuklarımızı heba etmeyelim, gençlerimizi heba etmeyelim’ diye yayıncılarımıza söylüyorum. Biraz ağır geliyor onlara. Ama paylaşılma, görülme veya takdir edilme, beğenilme kötü de olsa beğenilme şehveti belki artık prim yapmakta. Bu anlamda biz aslında belki de ne yapabiliriz diye konuşmamız lazım. Bunun için buradayız. Bir yerel aktör, dünya çapında ülkemizi temsil eden Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız burada. İletişimdeki görevleri, hocalık vasıflarıyla Oğuz hocamız burada. Yıllardır kendisini bu işe adamış bir yayıncı burada. Ben naçizane yıllardır bu alanda çalışma yapan bir kurumun başındayım. Sevgili gençler öncelikle doğruyu arayacağız. Özellikle gerçeğin bu kadar değerli olduğu günümüzde daha fazla arayacağız” cümlelerini kullandı.
“GENÇLERİMİZE GÜVENİYORUM”
Program kapsamından insanların aklında iklim bilinci oluşturmuş olma temennisinde bulunan Şahin, “Hem Cumhurbaşkanımız, hem eşleri Emine Erdoğan Hanımefendi hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı’mız Murat Kurum hem de yerel yöneticilerimiz çevreci. Bizler de elimizden geleni yapıyoruz. Önemli olan bunun duyurulması. İletişim Fakültesindeki genç kardeşlerimiz çok güzel gidiyorlar ben onlara güveniyorum. Lütfen unutmayın, basit olarak gördüğünüz medya okuryazarlığı bu alanda çok önemli. Dezenformasyonla mücadele bütün dünyanın sorunu. Eğer sizin farkındalığınız yoksa sizi etkileyemeyiz” diye konuştu.
BAŞKAN ALTAY GELECEK İÇİN UMUTSUZ OLMADIĞINI SÖYLEDİ
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ise, gelecek için umutsuz olmadığını vurgulayarak, “Bu kadar gencin birçok şey yapma imkanı varken burada bizi dinlemek için geliyor olması çok kıymetli” dedi.
Dünyayı kirleten ülkelerin bu konuda en duyarsız ülkeler olduğuna paylaşan Başkan Altay konuşmasına şöyle devam etti:
“İklim değişikliğine en fazla etki eden iki ülke var. Çin ve Amerika. Maalesef kendilerini değiştirmek ve dönüştürmek için de çok bir çabanın içinde değiller. Bölgesel bir etkiye maruz değiliz tüm dünya bir sarmalın içinde. Kelebek etkisi denen şeyin aslında en doğal sonucunu iklim değişikliğinde görüyoruz. Siz bir şey yapıyorsanız dünyadaki diğer insanlar da bunun etkilerinden mutlaka payına düşen hisseyi alıyor. Dolayısıyla biz bir taraftan uluslararası görevlerimiz neticesinde belediyelerin, yerel yönetimlerin bu konuda masada olmasının, taraf olmasının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bir taraftan da şehrimizde yaşayan insanları afetlere karşı dirençli hale getirmek için ne yapabiliriz diye büyük bir çabanın içindeyiz.”
“DUYARLILIĞIMIZ ÇOK ÜST SEVİYEDE”
Bu konuda ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini vurgulayan Başkan Altay, “Şuna emin olabilirsiniz ki Konya Büyükşehir olarak bu konuda duyarlılığımız çok üst seviyede. Biz sosyal medya ve popüler belediyecilik yapmamaya gayret ediyoruz. Çünkü emanet ettiğiniz bu şehirde biz de yaşamaya devam edeceğiz. Ben 2009’da belediye başkanlığına başladığımda yağmur suyu drenajı diye bir gündem hayatımızda yoktu. Ama şu anda KOSKİ’nin en önemli gündemi yağmur suyu ve taşkınlardan şehri korumak. Niye? Yağış rejimi değişti. Suyun yağış rejimi değiştiği için suyun aşırı yağışlarda acaba bunu kullanmakla ilgili ne yapabiliriz diye tartışmak zorunda kaldık. Gelip akıp gidiyor. Suyu tutamadığınız için kullanamıyorsunuz. Gölleri korumamız gerektiğinin farkına vardık, yaşamı korumamız gerektiğinin farkına vardık. Yeşil alanları artırmamız gerektiğinin farkına vardık. Doğalgaz kullanımını artırmamız gerektiğinin farkına vardık. Bunları artırmak için büyük bir çaba içindeyiz. İnşallah Konya yine bu manada öncü ve önder olmaya devam edecektir” diye konuştu.
TUZ GÖLÜ, MEKE GÖLÜ VE BEYŞEHİR GÖLÜ’NÜN KURTARILMASI ÇALIŞMALARI
Büyükşehir Belediyesi olarak Tuz Gölü, Meke Gölü ve Beyşehir Gölü’nün kurtarılmasıyla ilgili yaptıkları çalışmaları anlatan Başkan Altay, “Tuz Gölü’nde, Konya kısmındaki atık suların arıtılmadan göle deşarjını engellemek için sadece son 3 yılda yaptığımız yatırımın maliyeti 300 milyon lira. Kimse bunu bize zorlamıyor, gündem de olmuyor, kimse Tuz Gölü’ndeki bu arıtmaları yaptınız diye bize ödül de vermiyor. İkincisi Meke Gölü; ‘Dünyanın Nazar Boncuğu’ diye tabir edilen bir gölümüz var Karapınar’da, kurumuş durumda. Dünyaya örnek olacak bir şekilde atık su arıtma tesisinden çıkan suyu arıtarak Meke Gölü’ne pompalamak ve etrafındaki bir milyon ağacı sulamakla ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Çünkü öğrendik ki; atık su arıtma tesislerinden çıkan su çok kıymetli. Çünkü şehre su getirmek zorundasınız, getirdiğiniz suyu arıtmak zorundasınız. Yağmur yağsa da yağmasa da biz Konya’da merkezde yaşayan 1 milyon 400 bin insana su getirmek zorundayız. Dolayısıyla arıttığımız suyu tarımda nasıl kullanabiliriz diye çalışıyoruz. Üçüncü olarak Beyşehir Gölü; insan kaynaklı göle deşarj edilen suların arıtmayla yürütülmesiyle ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Göle kıyı 76 mahallede çalışmalar yaptık. İnşallah 2028 yılına kadar buradaki suların tamamını da arıtarak göle deşarj edeceğiz” dedi.
“PAYLAŞILAN BİLGİYİ TEYİT ETMEK ÇOK ÖNEMLİ VE KIYMETLİ”
Toplumun önündeki en büyük problemlerden birinin teyit edilmeyen bilgilerle dezenformasyon yapılması olduğunu kaydeden Başkan Altay, “Onun için bu konuda duyarlılık çok önemli, takip ettiğiniz kişilerde seçici olmanız çok önemli ve kıymetli. Paylaşılan bilgiyi teyit etmek çok önemli ve kıymetli. Bu manada bu tür programlar buna çok büyük katkı sağlıyor” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Programa; Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri ile Necmettin Erbakan Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü öğrencileri katıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay: “Çevre ve İklim Değişikliğine Yönelik Çalışmalarda Öncü ve Önder Olmaya Devam Edeceğiz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>