?>
?>
KONFORLU VE GÜVENLİ ULAŞIM İÇİN
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, İzmit ile Sabiha Gökçen Havaalanı arasında kullanılmak üzere filoya dahil edilen 27 yeni otobüsün tanıtımını gerçekleştirdi. Büyükşehir, şehirlerarası ulaşım hizmetlerine değer katmaya devam ederek vatandaşların konforlu ve güvenli yolculuk yapabilmesi için yeni otobüsleri envanterine ekledi. Başkan Büyükakın’ın katılımı ile Kocaeli Kongre Merkezi otoparkında gerçekleşen programa ayrıca; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AK Parti Kocaeli Milletvekili Prof.Dr.Sadettin Hülagü, AK Parti İl Başkanı Dr.Şahin Talus, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr.Hayri Baraçlı, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, Büyük Birlik Partisi İl Koordinatörü Metehan Küpçü, FSM Demirtaş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Demirbaş, siyasi parti ve STK temsilcileri katıldı.
FİLONUN TOPLAM SAYISI 671’E ÇIKTI
Başkan Büyükakın, 27 yeni aracın ve 18 körüklü aracın da ilk kez törenle halkın kullanımına sunulduğunu duyurdu. Yeni araçların toplam yatırım bütçesinin 194 milyon TL olduğunu belirten Büyükakın, “Toplu taşımayla ulaşım sağlama oranı Avrupa’da yüzde 30 civarındayken, Kocaeli’de bu oran yüzde 7 idi. Biz bunu yüzde 16’ya çıkarmak için mücadele ediyorduk ve şu anda bu hedefe hızlı adımlarla ilerliyoruz” dedi. Kocaeli’deki toplu taşıma filo sayısının 671’e çıktığını belirten Başkan Büyükakın, 342 aracın 2021 yılından itibaren alındığını ve bu yatırımlar için 1 milyar 904 milyon lira harcandığını söyledi.
KADIN SÜRÜCÜLERİN SAYISI ARTIYOR
Toplu taşımada kadın sürücülerinin sayısının artırılması gerektiğini belirten Başkan Büyükakın, “3 kadın otobüs sürücümüz var, sayısının artmasını istiyoruz. Kadınlar, toplu taşıma sektöründe çok önemli bir yere sahip. 2 tane de kadın vatmanımız var. Kadın sürücülerimizin sayısı arttıkça kalitenin de geleceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
RAYLI SİSTEM YATIRIMLARI DEVAM EDİYOR
Raylı sistemin genişletilmesi adına önemli yatırımlar yapıldığını belirten Büyükakın şöyle devam etti: “Gebze’de yapımına devam edilen Metro hattının otonom sürüş denemelerini gerçekleştirdik. Bu araçlar, bildiğiniz üzere sürücüsüz ve kumanda ile çalışıyor. 11 istasyondan oluşan bu Metro hattı, yıllık yaklaşık 55 bin aracın trafikten çekilmesine katkı sağlayacak. Bu, karbon emisyonunun azalması ve küresel ısınma ile mücadele açısından şehrimize büyük katkı sağlayacak. Araçlarımızı doğalgazla çalışacak şekilde tercih ediyoruz. Raylı sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte, inşallah şehrin küresel ısınma ve hava kalitesi standartlarını da yükseltmiş olacağız.
TRAMVAYLARIN KAPASİTESİ 2’YE KATLANACAK
Hemen arka tarafımızda şantiyesi kurulmaya başlanan Kuzey Metro istasyonumuz da hızlı bir şekilde ilerliyor. Nasip olursa sayın bakanımızla konuştuk, Nisan ayı gibi orada da bir temel atma töreni yapacağız. Bir taraftan şantiye kuruluyor. 18 istasyondan oluşan, yatırım bütçesi yaklaşık 100 milyar lira olan çok devasa bir proje. Alikahya tramvay hattının da hızlı bir şekilde yapımı devam ediyor. Duraklarımızın çiftlenmesini, kuplaj işlemini de gerçekleştireceğiz. Böylelikle mevcut tramvayımızın taşıma kapasitesini 2’ye katlamış olacağız.”
“ULAŞIMPARK 2024’TE 51,7 MİLYON YOLCU TAŞIDI”
Ulaşımda yapılan tüm yatırımların şehir halkına önemli kolaylıklar getireceğini aktaran Başkan Büyükakın, toplu taşıma sisteminin günlük taşıma kapasitesinin arttığını ve 2024 yılında lastik tekerlekli sistemde Ulaşımpark’ın 51,7 milyon yolcu taşıdığını belirtti. Büyükakın, raylı sistemin devreye girmesiyle tramvay hattının 17 milyon yolcu taşıdığını ve Metro sisteminin tamamlandığında günlük 300 bin yolcu taşıma kapasitesine ulaşacağını dile getirdi.
“BÜYÜK BİR GURUR KAYNAĞIMIZ OLDU”
AK Parti Kocaeli Milletvekili Prof.Dr.Sadettin Hülagü, “Bugün sabah, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Gebze’deki otonom sürüş denemesine katıldık. Bugün geldiğimiz noktada, elektrikli sistemin yazılım mühendislik alanında yüzde 75-80’lere varan bir ilerleme kaydettiğini görmek büyük bir gurur kaynağı oldu. Cumhurbaşkanımızın kararlı tutumunun sonucunda bu noktaya gelindi” diyerek Dip Çamuru projesi kapsamında yapılan çalışmalardan ötürü Başkan Doç.Dr.Tahir Büyükakın ve ekibine teşekkür etti.
“HİZMETLER, HALKIMIZ İÇİN YAPILIYOR”
Vali İlhami Aktaş ise şunları söyledi: “Bu araçların şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Kazasız, belasız yolculuklar temenni ediyorum. Toplu taşıma arttıkça trafik sıkışıklığının da azalacağına inanıyorum. Bu anlamda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Sabah, gururla izlediğimiz otonom deneme sürüşünü gerçekleştirdik. Bugün de yerli, milli ve çevre dostu araçların hizmete alım törenindeyiz. İki gün önce, Hızır 41’in açılış törenine katıldık ve ‘Çalışınca Oluyor’ sloganının boş bir ifade olmadığını bir kez daha gördük. Cumhurbaşkanımızın belirlediği hizmetler, halkımız için yapılıyor. Büyük bir devletin mensubu olmaktan sadece bir vatandaş olarak da gurur duyuyorum.” Konuşmaların ardından Başkan Doç.Dr.Tahir Büyükakın bir otobüsün şoför koltuğuna oturarak protokol mensupları ile alanda tur attı.
KONFORLU YOLCULUK, SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK
Öte yandan yeni alınan 2023 model IVECO Crossway otobüsleri, 13 metrelik uzunlukları ve toplamda 76 yolcu taşıma kapasiteleriyle üstün bir yolculuk konforu sunuyor. 56 koltuk ve 20 ayakta yolcu kapasitesiyle hem kısa hem de uzun mesafe yolculukları için ideal bir seçenek sunan bu araçlar, özellikle yoğun saatlerde büyük kolaylık sağlayacak. Büyükşehir Belediyesi’nin kendi öz kaynaklarıyla alınan 27 modern otobüsler, çevreye olan katkıları ve yüksek performanslarıyla da dikkat çekiyor.
ÇEVRE DOSTU EURO 6 MOTOR TEKNOLOJİSİ
Yeni otobüslerde bulunan Euro 6 çevre dostu motor teknolojisi, sadece performans değil, çevreye duyarlı bir yaklaşım da sunuyor. Egzoz emisyonlarını sınırlandırarak hava kirliliğini en aza indiren bu motorlar, Avrupa Birliği’nin belirlediği yüksek çevre standartlarına uygun şekilde tasarlandı. Bu sayede, Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım politikası, çevreyi koruma noktasında önemli bir adım atıyor. Hem şehir içi hem de şehirlerarası ulaşımda çevre kirliğimi azaltmak amacıyla yapılan bu yatırım, sürdürülebilir bir ulaşım sisteminin temellerini atıyor.
GÜVENLİK VE KONFOR BİR ARADA
Büyükşehir’in yeni otobüsleri, yolcularına sadece konfor değil, aynı zamanda güvenlik de sağlıyor. Yüksek güvenlik standartlarıyla donatılmış bu araçlar, modern ikaz sistemleri ve sürücü destek teknolojileriyle donatıldı. Ayrıca, ergonomik tasarımlı koltuklar ve geniş iç hacmiyle uzun yolculukları daha keyifli hale getiren otobüsler, konforlu bir seyahat deneyimi vadediyor.
ULAŞIM FİLOSU GÜÇLENİYOR: 671 ARAÇ
Diğer yandan, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi 2024 yılında da ulaşım filosunu güçlendirmeye devam ederek 95 yeni otobüsü filosuna katmıştı. Temmuz ayında, 50 adet 12 metre (BMC CNG), 31 adet körüklü (BMC CNG) olmak üzere toplamda 81 yeni otobüs alınmıştı. Yıl boyunca alınan 50 adet 12 metre (BMC CNG), 31 adet 18 metre (BMC CNG) ve 14 adet 12 metre (BMC dizel) otobüs ile birlikte, toplamda 95 yeni otobüs filoya katıldı. Yeni alınan 27 adet IVECO Crossway otobüs ile birlikte, ulaşım filosu toplamda 671 araca ulaşmış oldu. Bu önemli alımlar belediyenin ulaşımda kaliteyi artırma ve çevre dostu çözümler sunma yönündeki kararlılığını bir kez daha gösterdi. Kocaeli halkına daha konforlu ve sürdürülebilir ulaşım hizmetleri sunan bu otobüsler, Büyükşehir Belediyesi’nin ulaşım alanındaki güçlü vizyonunun bir parçası olarak büyük takdir topladı. Törende, 27 yeni otobüsün yanı sıra daha önce töreni yapılamayan körüklü araçlar da sergilendi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Büyükakın öncülüğünde şehre değer katan bir adım daha Büyükşehir’den ulaşıma 27 yeni otobüs yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Elim Sende Farkındalık Projesi” kapsamında düzenlediği “Fark Edil, Fark Ettir” adlı Eğitim Kampı, 100. Yıl Özdere Gençlik ve Spor Yerleşkesi’nde yapıldı. Gençler üç gün boyunca çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam, engellilik, kapsayıcılık ve çeşitlilik gibi konularda bilgi edinmenin yanı sıra yaratıcı atölyelere katıldı, ortak projeler geliştirdi ve geleceğe yönelik dayanışma temelli çalışmaların yol haritasının belirlenmesine katkı sundu. Üniversite toplulukları ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra gönüllü gençlerin de aralarında bulunduğu 130 genç ile gerçekleştirilen kamp sonunda kurulan ağ, projenin devam edecek diğer etkinlikleri için de temel oluşturdu.
Elim Sende Farkındalık Projesi
İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gençlik Çalışmaları Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Genç İzmir’in paydaşı olduğu Elim Sende Farkındalık Projesi, İzmir Engelsiz Sanat Derneği iş birliğiyle yapılıyor. Projenin amaçları arasında yaşamın iyileşmesine destek sağlamak, farkındalık çalışmalarının görünürlüğünü artırmak öne çıkıyor.
Projenin ana hedef kitlesini ilköğretim birinci kademesinden başlayarak, lise ve üniversitelerde eğitim ve öğrenim görmekte olan gençler ile farklı sebeplerle eğitim sürecinde yer almayan gençler oluşturuyor. Elim Sende Farkındalık Projesi’nin 2024-2025 teması Fark Edil, Fark Ettir ve Sanat Destekli Sürdürülebilir Çözüm Önerileri olarak seçildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir öncülüğünde farkındalık adımı İzmirli gençler “fark edil-fark ettir” diyerek buluştu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Bir Ömür Maden Suyu” temasıyla hayata geçirilen kongrede, maden suyunun toplum sağlığına katkıları ve ekonomik değerini artırmaya yönelik iş birliği imkanları ele alındı.
Türkiye Maden Suyu Üreticileri Derneği (Masuder) tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Uluslararası Maden Suyu Kongresi’nin ilk günü sona erdi. İlk ikisi Kızılay Doğal Maden Suları tarafından organize edilen kongre, bu yıl “Bir Ömür Maden Suyu” temasıyla hem fiziki hem de çevrim içi oturumlarla katılımcıları bir araya getiriyor.
Bilim ve Sektör Temsilcileri Bir Araya Geldi
Kongrenin İstanbul Bosphorus’ta düzenlenen ilk günü, Kızılay Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Masuder Başkanı Ömer Kızıl ve Bilim Kurulu Başkanı Muhammet Emin Çam’ın açılış konuşmaları ile başladı. Uzman konukların ve yetkili isimlerin katıldığı panellerde ise maden suyunun üretim süreçlerinden pazarlamaya, beslenmeden gastronomiye, sürdürülebilirlikten sağlık ve güzellik uygulamalarına kadar birçok konu ele alındı.
Gazeteci Özlem Aktay’ın moderatörlüğündeki “Ulusal ve Küresel Maden Suyu Politikaları” ilk panelin konukları; MTA Genel Müdürlüğü Genel Müdür Eski Yardımcısı Nizamettin Şentürk, Avrupa Doğal Mineral Suları Genel Sekreteri Patricia Fosselard, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Şenol Yücel ve Akademisyen Dr. Ecz. Metin Uyar idi. Tartışmalarda maden suyunun kaynak yönetimi, uluslararası standartlar ve sektörün gelecekteki politikaları detaylı bir şekilde ele alınarak, yerel ve küresel iş birliklerinin önemine dikkat çekildi.
NielsenIQ Takım Lideri Esra Doyduk Yalçın’ın “İçecek Kategorisi Ekonomisi” başlıklı sunumunun ardından ise TÜBİTAK MAM, Ar-Ge Direktörü Prof. Dr. Mehmet Pala’nın “Maden Suyunun Sağlık Yararları ve Kullanım Alanları” isimli panel geçekleşti. Panelin konukları; Kaizen Class Academy Gıda Mühendisi Tuğba Parıltı, Türkiye Voleybol Federasyonu Eğitim Kurulu Koordinatörü Prof. Dr. Selda Bereket Yücel, İstanbul Kent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gamze Akbulut ve İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Alagözlü idi. Oturumda, maden suyunun sağlık üzerindeki olumlu etkileri, sporcular ve bireyler için beslenmedeki önemi, farklı kullanım alanları ve bilimsel çalışmalardan elde edilen güncel veriler ışığında değerlendirildi.
Kongrenin öğleden sonraki seanslarında ise ilk olarak Kantar Türkiye Genel Müdürü Hande Beceren “Ulusal ve Küresel Tüketici Eğilimleri” isimli sunumunu gerçekleştirdi. Ardından, Gazeteci, Gıda Mühendisi ve Su Someliyesi Ebru Erke’nin moderatörlüğündeki “İçecek Dünyasında İnovasyon, Trend ve Pazarlama” başlıklı oturum, Beslenme Uzmanı Elvan Odabaşı, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Itır Erhart, Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ve DSM Firmenich Yaratım ve İnovasyon Başkan Yardımcısı Harish Babu’nun katılımıyla düzenlendi. Panelde, içecek sektöründeki yenilikçi yaklaşımlar, tüketici beklentilerindeki değişimler ve geleceğin pazar dinamiklerine yön verecek stratejiler kapsamlı bir şekilde ele alındı.
Gazeteci Celal Toprak’ın modere ettiği “Maden Suyu Ekonomisi ve Sektör Geleceği” başlıklı oturum ise, Yemeksepeti Market Ticari Direktörü Melis Erel Onay, Bizim Toptan Satış Mağazaları Kategori Müdürü Ali Güven, Şişecam Bölge Satış Kıdemli Direktörü Başar Tırpancı ve Döhler Bölge Satış Direktörü Hakan Şen’in katılımı ile düzenlendi. Panelde, maden suyu sektörünün ekonomik katkıları, tüketici alışkanlıklarındaki değişimler ve sürdürülebilirlik odaklı yenilikçi uygulamalar tartışmaya açıldı.
3.Uluslararası Maden Suyu Kongresi’nin ikinci günü ise çevrimiçi bir şekilde “kongre.madensuyu.org” adresi aracılığıyla paylaşılacak link üzerinden takip edilebilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Masuder Öncülüğünde Düzenlenen 3. Uluslararası Maden Suyu Kongresi’nde İlk Gün Sona Erdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sabancı Üniversitesi, Türkiye’nin önemli sorunlarından kadına yönelik şiddet konusunda önemli bir etkinliğe imza attı. “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı Şirketler Ağı’nın organize ettiği ve Unilever Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen “İş Dünyasında Şiddetle Mücadelenin Kurumsallaşması” paneli 19 Kasım’da gerçekleşti.
PANEL, AÇILIŞ KONUŞMALARIYLA BAŞLADI
Panelin açılış konuşmalarını; Unilever Türkiye, Kuzey Afrika ve Orta Doğu Kurumsal İlişkiler ve İletişim Başkanı Ebru Şenel Erim, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Direktörü Ata Can Bertay, Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, UNFPA Türkiye Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Program Koordinatörü Yasemin Akis Kalaylıoğlu ve TÜSİAD Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu Başkanı Billur Barlın yaptı.
PANELİSTLERDEN ÖNEMLİ ve DİKKAT ÇEKİCİ MESAJLAR
Etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu’ndan İş Dünyası Ev İçi Şiddet Karşı (Business Against Domestic Violence – BADV) Proje Koordinatörü Esen Özdemir, iş dünyasında şiddetle mücadelede, farkındalığın ve bireysel çabaların ötesine geçerek somut kurumsal adımlar atmanın gerekliliğini vurguladı. Özdemir, şiddetsiz bir çalışma hayatının ancak toplumdaki yapısal eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefleyen bir perspektifle ve özel sektör, sivil toplum ve akademinin iş birliği içinde yürütülen çalışmalarla mümkün olabileceğini söyledi. Özdemir, “Biz ne mutlu ki, Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu olarak BADV projemiz kapsamında iş dünyasında şiddetle mücadelenin bireysel çabaların ve duyarlılıkların ötesine geçip şirket kültürü haline gelmesi için çalışmalar yürütüyoruz, iş dünyasına bu konuda rehberlik ediyoruz” dedi.
Panelde söz alan konuşmacılar ise “İş Dünyasında Şiddetle Mücadelenin Kurumsallaşması” hedefi doğrultusunda iş dünyasına yol gösterici paylaşımlarda bulundu.
Özen Tümer “Şiddet, şirketlerde hukuksal süreçlere neden oluyor ve büyük bir maliyet yaratıyor”
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ekonomik Kapsayıcılık Türkiye Lideri Özen Tümer, EBRD’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik kapsayıcılık perspektifini aktardığı konuşmasında, finansman sağlama koşullarından birinin şiddetle mücadelenin kurum kültürünün parçası olması gerektiğini aktardı. Tümer, cinsiyet eşitliği kapsamında finansman sağladıkları şirketlerin ürün ve hizmetlerine, müşterilerine, tedarikçilerine, altyüklenicileri de dahil olmak üzere tüm ekosistemine, dahi baktıklarını ifade ettiği konuşmasında; “Şiddet ve taciz, şirketlerde hukuksal süreçlere neden oluyor ve büyük bir maliyet yaratıyor. Bunun dışında itibar kaybı, ürün ve hizmetlere duyulan güven kaybını da beraberinde getiriyor. Şirket içinde yaşanan şiddet ve tacizin bir başka sonucu da yatırımcıların güven kaybı” dedi.
Pınar Özcan, şiddete karşı sıfır toleransın altını çizdi
Sendikal hareketin, iş yerinde ve ev içi şiddetle mücadelede öncü rolünü örneklerle açıklayan Öz İplik İş Sendikası Uluslararası İlişkiler ve Kadın Komitesi Başkanı Fulya Pınar Özcan da konuşmasında; “Şiddete sıfır tolerans politikasını benimseyen ve bunu temel önceliği hâline getiren bir sendikayız. Bu anlamda da kadına yönelik şiddete ve tacize son vermek, yalnızca yasal bir düzenleme değil, aynı zamanda zihinsel bir dönüşüm ve kültürel bir değişim de gerektiriyor. Bunun da sosyal taraflarla birlikte başarılabileceği bilinciyle hareket ediyoruz” dedi. Özcan ayrıca, yaptıkları araştırmalarda birçok kadının şiddete maruz kaldığının farkında olmadığını, ancak tacizin ve şiddetin tanımını yaptıktan sonra kadınların bunun farkına varmaya başladıklarını da vurguladı.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, “Ön yargıları kırmak için birlikte çalışmalıyız.”
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü de iş dünyasında şiddetle mücadelede özel sektör ile iş birliğinin yarattığı etki sayesinde ortaya çıkan iyi uygulama örneklerini paylaştı. Güllü, “Özel sektörde kaynak doğru yerde, doğru zamanda kullanıldığında şiddeti önleyici tedbirleri almak mümkün oluyor. Biz TKDF; yani sivil toplum olarak sendikalarla, belediyelerle, BADV şirketleri başta olmak üzere özel sektör ile iş birliklerini önemsiyoruz ve bu sayede güzel işler hayata geçiriyoruz. Sivil toplum örgütü olarak bizim sıfır kaynağımız var. Acı bir deprem yaşadık ve yardım mı yapalım, insan kaynağı mı sağlayalım derken, bir telefonumuzla sahadan gelen yardım taleplerine yanıt veren şirketlerimiz oldu ve insanların çok sayıda acil ihtiyacına bu iş birliği sayesinde yanıt verebildik. Şiddete karşı önyargıları yıkmak için hep birlikte çalışmalıyız” dedi.
Prof. Dr. Yakın Ertürk, “Şiddet birçoklarınca kabul görüyor”
Panelin kapanış konuşmasını gerçekleştiren BM Kadına Yönelik Şiddet Eski Özel Raportörü Prof. Dr. Yakın Ertürk ise kadına yönelik şiddetle mücadelenin ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin anaakımlaştırılmasına ve tarihsel bağlamına ışık tuttu. Prof. Dr. Ertürk, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şiddet, birçoklarınca kabul gören, tolere edilen ve hatta mağdurun suçlandığı toplumsal bir olgu. Ev içinde herkes şiddete maruz kalabilir ancak kadına yönelik ev içi şiddet ataerkinin eşitsiz cinsiyet rejimini sürdürme veya kalıcılaştırma eğilimiyle ilgilidir. Bu da modern toplumun kurumsal alt yapısı olan kamusal alan / özel alan bölünmüşlüğü içinde kadının özel alanda değersizleştirilen bakımdan, erkeğin ise kamusal alanda geçimden sorumlu tutulduğu cinsiyetçi iş bölümünün bir parçasıdır.” Toplumsal cinsiyet anaakımlaştırma stratejisinde kadının var olan sisteme dahil edilmesinin hedeflenmesinin kadınların toplumdaki ikincil konumlarını değiştirmediğini belirten Ertürk, bu değişimin ancak var olan sistem içinde sunulan çözüm önerileri yerine bakımın etik değer ve hak olarak tanımlandığı yeni bir anaakım vizyonuyla, yani sistemin dışına çıkan bir bakış açısıyla mümkün olduğuna dikkat çekti.
Panelde öne çıkan mesajlar
Panelde; iş dünyasının şiddetle mücadelede nasıl liderlik edebileceğine dair verilen mesajlardan öne çıkanlar ise şunlar oldu:
Şiddete sıfır tolerans, iş dünyasının temel ilkelerinden biri haline gelmeli.
Ev içi şiddetin iş yaşamına etkileri, şirket politikalarında daha görünür hale getirilmeli.
Şirketler, iş yerinde şiddetle ve ev içi şiddetle ilgili politika belgeleri oluşturmalı
Şirketler, çalışanlarının şiddetsiz hayatlar kurmaları için kurumsal destek mekanizmaları oluşturmalı
Sivil toplum-özel sektör-akademi iş birlikleri, kalıcı çözümler için güçlendirilmeli.
Etkinlik, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddet karşıtlığına odaklanan projeler için fikir alışverişi ve iş birliklerini teşvik ederek, bu alandaki çalışmalara önemli katkılar sundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sabancı Üniversitesi öncülüğünde ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne özel panel yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>