?> ?> önemini arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sat, 19 Apr 2025 13:49:53 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png önemini arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Rosatom, 10. Karbon Zirvesi Kapsamında Yeşil Dönüşümde Nükleer Enerjinin Önemini Anlattı https://kocaelibasin.com.tr/rosatom-10-karbon-zirvesi-kapsaminda-yesil-donusumde-nukleer-enerjinin-onemini-anlatti/ Sat, 19 Apr 2025 13:49:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/rosatom-10-karbon-zirvesi-kapsaminda-yesil-donusumde-nukleer-enerjinin-onemini-anlatti/ Etkinlikte, Türkiye’nin Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmasında nükleer enerjinin rolüne dikkat çekildi   Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, İstanbul’da bu yıl 10’uncusu düzenlenen Karbon Zirvesi’ne katıldı.

Rosatom, 10. Karbon Zirvesi Kapsamında Yeşil Dönüşümde Nükleer Enerjinin Önemini Anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Etkinlikte, Türkiye’nin Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmasında nükleer enerjinin rolüne dikkat çekildi

 

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom, İstanbul’da bu yıl 10’uncusu düzenlenen Karbon Zirvesi’ne katıldı. Temiz enerji ve çevre konularının etkileşiminde önemli bir platform olan ve 100’den fazla şirkete bağlı 1000’in üzerinde katılımcıyı bir araya getiren zirvenin ana ortaklarından olan Rosatom, iş programlarında aktif olarak yer aldı. 

 

Etkinlik kapsamında Rosatom Sürdürülebilir Kalkınma Departmanı Direktörü Polina Lion, yeşil enerji dönüşümünde nükleer enerjinin rolüne ilişkin bir sunum yaptı. Lion sunumunda, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına önemli katkılar sağlayan Rosatom’un nükleer enerji çözümlerini aktardı. Bu çözümler arasında bulunan 3+ nesil VVER-1200 reaktörlerine sahip nükleer güç santralleri ve küçük modüler reaktör projeleri hakkında bilgi veren Lion, sunumunda ayrıca  nükleer enerjinin sürdürülebilirlik kriterleri açısından değerlendirilmesi ve yeşil düzenlemelere uygunluğu konularında da bilgi verdi. Lion, nükleer enerjinin ‘yeşil’ niteliklerinden en yüksek düzeyde yararlanılabilmesi için dikkate alınması gereken yeşil ve iklim odaklı finansal araçlara da değindi.

 

Enerji sektörünün sera gazı emisyonlarının yaklaşık %70’inden sorumlu olduğunu belirterek düşük karbonlu enerji çözümlerinin her ülkenin enerji dönüşüm sürecinde merkezi bir rol oynadığını vurgulayan Lion, nükleer enerjinin “yeşil” doğasını kanıtlayan birçok kriter olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu kriterlerden ilki, nükleer santrallerin yaşam döngüsü boyunca sera gazı emisyonlarının son derece düşük olması, ikincisi ise çevre üzerinde olumsuz bir etkisinin bulunmamasıdır. Bu kapsamda ayrıca nükleer santrallerin güvenli işletilmesi, nükleer yakıtın güvenilirliği, minimum düzeyde nükleer atık üretme kapasitesi, bu atıkların işlenmesi ve depolanmasına yönelik açık bir mekanizmanın bulunması, ayrıca nükleer santrallerin hizmetten çıkarılmasının güvence altına alınması gibi unsurlar da yer alıyor. Rosatom olarak tüm bu kriterleri ayrıntılı şekilde çalıştık ve nükleer enerji çözümlerimizin ‘yeşil’ gerekliliklerle tam uyum içinde olduğunu teyit ediyoruz.” 

 

Şu anda Türkiye’de ‘yeşil taksonomi’ hazırlıklarının yürütüldüğünün altını çizen Lion, “Nükleer enerjinin bu belgeye ‘yeşil’ ve sürdürülebilir bir kaynak olarak dahil edilmesini umuyoruz. Bu adım, Türkiye’nin 2053 yılına kadar karbon nötr olma yönündeki uluslararası taahhütlerini hayata geçirmesi açısından büyük bir fırsat yaratacaktır” ifadelerini kullandı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Rosatom, 10. Karbon Zirvesi Kapsamında Yeşil Dönüşümde Nükleer Enerjinin Önemini Anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Egeli genç ziraatçılar, miniklere ata tohumlarının önemini anlattı https://kocaelibasin.com.tr/egeli-genc-ziraatcilar-miniklere-ata-tohumlarinin-onemini-anlatti/ Thu, 13 Mar 2025 09:20:45 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/egeli-genc-ziraatcilar-miniklere-ata-tohumlarinin-onemini-anlatti/ Ege Üniversitesi öğrencileri hazırladıkları projelerle bilimi toplumla buluşturmaya devam ediyor  Egeli genç ziraatçılar, miniklere ata tohumlarının önemini anlattı  Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan Türkiye’deki 201 üniversitenin analiz edildiği  ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’te ‘Öğrencilerin Yaptığı Sosyal Sorumluluk Projeleri’ sayısında Ege Üniversitesi, Türkiye birincisi olarak yer aldı.

Egeli genç ziraatçılar, miniklere ata tohumlarının önemini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi öğrencileri hazırladıkları projelerle bilimi toplumla buluşturmaya devam ediyor 

Egeli genç ziraatçılar, miniklere ata tohumlarının önemini anlattı

 Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yayımlanan Türkiye’deki 201 üniversitenin analiz edildiği  ‘Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu-2024’te ‘Öğrencilerin Yaptığı Sosyal Sorumluluk Projeleri’ sayısında Ege Üniversitesi, Türkiye birincisi olarak yer aldı. Bu kapsamda Ege Üniversitesi Ege Tarım Topluluğu tarafından Ege Kampüs Anaokulu öğrencilerine “Tohum Ekme Atölyesi” etkinliği gerçekleştirildi. Çocuklara tohumun önemini uygulamalı anlatarak farkındalık kazandırmak amacıyla düzenlenen atölye kapsamında tohumun bir atık değil, ata mirası kıymetli bir hazine olduğu fikri kazandırıldı. Atölye kapsamında 5-6 yaş grubu çocuklara hem tohumlar tanıtıldı hem tohum ekme eğitim verildi hem de çevre bilinci ve doğa sevgisi aşılandı.

Etkinliğin çocuklar üzerindeki olumlu etkisine vurgu yapan Ege Kampüs Anaokulu Sorumlu Müdürü Nagehan Tunalı, “Etkinliğimiz, öğrencilerimize doğa ile daha derin bir bağ kurma fırsatı sunmaktadır. Bu etkinlik, çocukların doğa sevgisini aşılamak ve çevre bilincini geliştirmek adına büyük önem taşımaktadır. Aynı zamanda tohum ekme süreci, sorumluluk, sabır ve dikkat gibi değerleri öğretirken, doğal kaynakların korunmasının önemini de vurguluyor. Öğrencilerimiz bu etkinlik sayesinde hem eğlenceli bir deneyim yaşayacak hem de tarım ve doğa ile ilgili önemli bilgiler edineceklerdir” diye konuştu.

Ata mirasının önemine vurgu yapan Ege Tarım Topluluğu Yönetim Kurulu Başkanı Sıla Koru, “Öncelikle ilk ziraat kökenli rektör olan Prof. Dr. Necdet Budak hocamıza, topluluğumuza ve sosyal sorumluluk projelerimize her zaman destek vermesinden ötürü katkıları ve liderliği için teşekkür ederiz. Ata mirası, geçmişteki atalarımızdan kalan kültürel, tarihsel ve doğal değerlerin tümüdür. Bu miras, bir toplumun geçmişini, geleneklerini, inançlarını, dilini, sanatını, tarımını ve daha pek çok yönünü içerir. Ata mirası, yalnızca somut öğelerden ibaret değil, aynı zamanda toplumun bir arada yaşama biçimi ve yaşam felsefelerini de kapsar. Geçmişin bu izleri, toplumların kimliklerini koruması ve kültürel sürekliliği sağlaması açısından büyük bir öneme sahiptir. Öğrencilerimize ata mirasının öğretilmesi, onların tarih ve kültürle bağ kurmalarını sağlamak açısından büyük önem taşıyor. Bu amaçla düzenlenen etkinliğimizde, çocuklara doğa ile ilişki kurma, çevreye duyarlı olma ve tarımın önemini anlatma fırsatı sunuyor. Atölye, öğrencilere tohum ekmenin, büyütmenin ve doğanın döngüsüne katkı sağlamanın değerini erken yaşta öğretmeyi amaçlar. Bu tür çalışmalar, çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerine katkıda bulunur” dedi.

“Ata mirasının korunması geleceğe aktarılması gerekiyor”

Ata mirasının korunmasında Türk Milleti olarak sorumlu olduklarını belirten proje yürütücüsü Taha Kutay Alptekin, “Türk milleti olarak, ata mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak, hem kültürel kimliğimizi yaşatmak hem de tarihsel sorumluluğumuzu yerine getirmek adına bizlerin ortak görevidir. Ata mirasının korunması, yalnızca geçmişi hatırlamakla kalmaz, aynı zamanda geleceğin daha sağlıklı bir şekilde inşa edilmesine katkı sağlar. Toplumların kültürel değerlerini kaybetmeden varlıklarını sürdürebilmeleri için ata mirasının korunması şarttır. Ayrıca, doğa ile uyumlu bir yaşam biçiminin ve sürdürülebilir tarım yöntemlerinin benimsenmesi de ata mirasının önemli bir parçasıdır. Bu mirası koruyarak, geleceğe daha bilinçli, sürdürülebilir ve zengin bir kültürel miras bırakabiliriz. Her birey, geçmişinden gelen değerleri öğrenmeli ve onları hem kendisi hem de toplum için yaşatmalıdır” diye konuştu.

“Miniklere çevre bilinci ve doğa sevgisi aşılandı”

Ege Üniversitesi Tarım Topluluğu “Tohum Ekme Atölyesi” etkinliği kapsamında 5-6 yaş grup çocuklarına ziraat mesleğini hem teorik hem de pratikte tohum tanıtımı ve ekimi spesifiğinde tanıtarak çevre bilinci ve doğa sevgisini kazandırırken pet şişe atıklarını kullanarak oluşturulan saksılar ile geri dönüşüm bilincini kazandırıp sürdürülebilir bir atmosfer bilincini aşılamayı amaçlanıyor. Etkinlik sonunda anaokulu öğrencilerine hediyeler verilip fotoğraf çekildi.

Atölye, Ege Tarım Topluluğu üyeleri Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencileri, Sıla Koru, Süha Erkutoğlu, Taha Kutay Alptekin, Sinan Poyraz, Yağmur Önkol, Giray Göğüş, Mert Aydar, Nisanur Çavuşoğlu, İbrahim Tuna Tekin, Kıymet Bozkır, Enes Kerim Varol, Ahmet Fatih Tuncel, Emre İlik, Umut Yıldırım, Ömer Pala öncülüğünde gerçekleştirildi. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Egeli genç ziraatçılar, miniklere ata tohumlarının önemini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
EÜ Rektörü Prof. Dr. Budak, MTÜ’de tarımın önemini anlattı https://kocaelibasin.com.tr/eu-rektoru-prof-dr-budak-mtude-tarimin-onemini-anlatti/ Fri, 10 Jan 2025 12:39:55 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/eu-rektoru-prof-dr-budak-mtude-tarimin-onemini-anlatti/ Ege Üniversitesi Rektörü ve Ziraat, Orman ve Su Ürünleri Eğitim Konseyi Başkanı Prof.

EÜ Rektörü Prof. Dr. Budak, MTÜ’de tarımın önemini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi Rektörü ve Ziraat, Orman ve Su Ürünleri Eğitim Konseyi Başkanı Prof. Dr. Necdet Budak, Türkiye’de tarımsal öğretimin başlamasının 179’uncu yıl dönümü dolayısıyla Malatya Turgut Özal Üniversitesi (MTÜ) tarafından düzenlenen Tarım Bayramı etkinliğinde konferans verdi.  

Malatya ziyareti kapsamında Malatya Valisi Seddar Yavuz’u ve İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’ı makamlarında ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Budak, sekizinci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’a ait fotoğrafların ve kişisel eşyaların sergilendiği “Turgut Özal Müzesini” de gezerek incelemelerde bulundu.

Türkiye’de tarımsal öğretimin başlamasının 179’uncu yıl dönümü dolayısıyla MTÜ Battalgazi Konferans Salonunda düzenlenen “Tarım Bayramı” etkinliğine katılan Rektör Prof. Dr. Budak, yaptığı sunumla tarımın önemini anlattı. Programa; MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, Malatya İl Protokolü, MTÜ Ziraat Fakültesi üst yönetimi, üniversite personeli ve öğrenciler katıldı.

Etkinlikte “Tarıma Genel Bakış” başlıklı bir sunum gerçekleştiren EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tarımın yapılabilmesi için en önemli unsurlar toprak,  su ve tohumdur. Ülkemiz, toprak verimliliği açısından orta verimli bir toprak yapısına sahiptir. Düşünüldüğü gibi toprak yapısı zengin bir ülke değildir. İnsanlık tarihinin en önemli buluşu olan tarımsal üretim, ilk kez Anadolu topraklarında gerçekleşmiştir. Yani toprak yapımız sabanla, pullukla ilk işlenen topraklardır. Ziraat Fakülteleri başta olmak üzere Tarım Bakanlığı, TAGEM Genel Müdürlüğü gibi birçok birim, ülkemiz toprağının ıslahına yönelik çok sayıda ar-ge projeleri yapmaktadır. Daha da ileri boyutta ülkemizdeki toprakla tarım sektörü ile birlikte bilimsel üretim de yapılmaktadır” dedi.

Suyun, tarımdaki önemine değinen Prof. Dr. Budak, “Bitkisel üretim için su olmazsa olmazdır. Ülkemiz tarımsal üretimini etkileyen su faktörü, ülkemize düşen yıllık bazda düşen yağış miktarı rejimi ile yakın ilişkilidir. Ülkemizde yağış rejimi düzensiz olması nedeniyle su zengini bir ülke değildir. Türkiye, 12. Kalkınma Planı dahil bugüne kadar Cumhuriyet tarihinde yapılan kalkınma planlarında tarımsal kalkınmayı en çok etkileyen su sıkıntısını aşabilmek için devlet su işlerine ve yatırımlarına her zaman özel bir önem vermiştir. Yapılan çalışmalarla Türkiye’de sulanabilir alan miktarı yüzde 81,9’a çıkmıştır” dedi.

“Tohum, uluslararası arenada stratejik bir ürün”

Tarımsal üretimin verimliliğini ve kalitesini belirleyen ana unsurun tohum olduğunu dile getiren Prof. Dr. Budak, “Tohum, uluslararası arenada stratejik bir üründür. Tohum konusunda ülkemizde Tarım Bakanlığı başta olmak üzere üniversitelerimizde ziraat fakültelerimizin tarla ve bahçe bitkileri bölümünde bitki ıslahı ve genetik kürsüsünde çeşit geliştirme yeni tohum çeşitleri geliştirmek adına çok sayıda ar-ge projesi yapılmaktadır. Türkiye tohum anlamında ciddi bir mesafe kat etmiştir. Özellikle tohum çeşit ıslahı konusunda buğday, çeltik, patates, mısır gibi ülkemizin stratejik ürünlerinde yeterli denebilecek düzeye gelmiştir” dedi.

Tarımda iklim değişikliğinin önemli bir faktör olduğunu söyleyen Prof. Dr. Budak, “İklim değişikliği, gerek Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarında gerekse ülkemiz 12. Kalkınma Planında çok ciddi şekilde yer verilen bir durumdur. Tarımın, insanın pek fazla kontrol edemeyeceği su gibi, toprak gibi, çevresel iklim değişikliği gibi konular nedeniyle tarımsal üretimden insanoğlu uzaklaşmaktadır. Küresel iklim değişikliği başta olmak üzere çeşitli kısıtlar nedeniyle insanoğlu dijitalleşen, şehirleşen ve bilgi teknolojilerinin hızla geliştiği bu çağda sosyal yaşamı da dikkatine alarak çiftçilikten uzaklaşmaktadır. Ülkemizde çiftçilerin yaş ortalaması 55’tir. Özellikle genç nüfus çiftçilikten uzaklaşmaktadır. Bütün bu zorluklara rağmen devletler vatandaşlarının gıda güvenliğini temin etmek, sağlıklı gıdaya ve yüksek miktarda gıdaya erişebilmeyi sağlamak adına tarım politikalarını özel önem vermektedir. Bu anlamda da Tarım Bakanlığı birçok destekleme politikasıyla çiftçiyi desteklemektedir” dedi.

“Dünya nüfusunun sağlıklı beslenmesi tarımsal üretime bağlıdır”

Artan dünya nüfusunun sağlıklı yaşam sürmesinin tarımsal üretime bağlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Budak, “Artan dünya nüfusunun sağlıklı, dengeli beslenmesi  tarımsal üretime bağlıdır. Bir taraftan 1 milyon insan obezite ile mücadele ederken diğer bir kısmı açlıkla mücadele ediyor. Bu nedenle FAO gibi uluslararası örgütler dünyada tarımın gelişmesi ve insanların sağlıklı gıdaya ulaşması için çeşitli faaliyetlerde bulunmaktadır. Özellikle Covid pandemisinden sonra  dünyada maddi durumu iyi olan aileler gıda masraflarına çok yüksek miktarda para harcamaya başlamıştır. Dünyanın en zengin olarak belirtilen insanları toprak ve tarlaya yatırım yapmaya başlamıştır. Sağlıklı gıdaya talep her geçen gün artmıştır. Hem zengin hem de yoksul kesimde kırsalda yaşama isteğinde artış görülmüştür” diye konuştu.

“Koruyucu hekimlik, tarım ve gıdandan geçer”

Sağlık ve tarım ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Budak, “İnsan ömrünün uzamasında sağlık hizmetlerinin çok büyük önemi ve katkısı var. Ama bunun yanı sıra sağlık hizmeti dolayısıyla ortaya çıkan harcamalar bir devlet için önemli gider kalemlerinden birisi. Gelişmiş ülkeler, sağlık harcamalarını azaltmak adına tarım politikalarına özel bir önem atfediyorlar. Tarladan, bahçeden, ahırdan sofraya kadar oluşan gider zincirindeki doğru ilaçlama, doğru gübreleme, doğru muhafaza ve depolama, doğru pişirmeye kadar bilinçli bir toplum oluşturur ve bunu denetleyebilirseniz sağlıklı bir toplum oluşur, böylelikle sağlık harcamaları azalır. Koruyucu hekimlik, tarım ve gıdandan geçer. Bu politikanın doğru yöntemi de özellikle insan sağlığını bozacak tarımsal uygulamaları denetlemek ve doğru yöntemleri üreticilere sunmak ve bunları desteklemekten geçer. Ülkemiz, Anadolu makro ve mikro klimaları ile her bir köşesi ayrı bir değer. Toprağıyla, suyuyla, tohumuyla ayrı bir değer. Bunun kıymetini bilip geliştirilecek politikaların uygulanmasıyla sağlık kurumlarını azaltan, devlete daha az yük olan, ama aynı zamanda daha sağlıklı bir toplum oluşturma imkanımız var” dedi.

“Topraklarımızın kıymetini bilelim”

Prof. Dr. Budak, “Sanayi devrimi, bilgi çağı, yapay zeka çağı gibi birçok alan, ekonomik kazanç anlamında tarımın önüne geçmiş durumda. Ancak gıdanın ve tarımın insan için ve bir ülke için ne kadar stratejik olduğunu asla ve asla unutmamalıyız. Bilgiye dayalı üretim olmadığı sürece uluslararası rekabette yol alamayız. Toprak olmadan bitki, bitki olmadan hayvan, hayvan olmadan gıda olmaz. Topraklarımızın kıymetini bilelim. Toprağa yönelik politikaları yerelden genele birlikte hazırlamalıyız. Bunu yapabilecek akademik güce, üniversitelere ve insan kaynağına sahibiz. Bugün geçmişimizi unutmadan bilimin ışığında çalışarak 85 milyon için üreterek daha güçlü bir ekonomiye sahip olabileceğimize inanıyorum. Sözlerime son verirken bugünkü programa bizleri davet eden Rektörümüz Prof. Dr. Recep Bentli başta olmak üzere MTÜ Ziraat Fakültemize teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Etkinlik sonunda MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, günün anlamına istinaden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’a hediye takdiminde bulundu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

EÜ Rektörü Prof. Dr. Budak, MTÜ’de tarımın önemini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Öğr. Gör. Daşdemir, “Cumhuriyet’in önemini daima hatırlamamız gerekiyor” https://kocaelibasin.com.tr/ogr-gor-dasdemir-cumhuriyetin-onemini-daima-hatirlamamiz-gerekiyor/ Fri, 01 Nov 2024 10:30:28 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ogr-gor-dasdemir-cumhuriyetin-onemini-daima-hatirlamamiz-gerekiyor/ Ege Üniversitesinde gerçekleştirilen  “Cumhuriyet ve Atatürk Günleri” etkinlikleri kapsamında Su Ürünleri Fakültesinde “Atatürk’ün  Cumhuriyet Anlayışı” konulu söyleşi gerçekleştirildi.

Öğr. Gör. Daşdemir, “Cumhuriyet’in önemini daima hatırlamamız gerekiyor” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesinde gerçekleştirilen  “Cumhuriyet ve Atatürk Günleri” etkinlikleri kapsamında Su Ürünleri Fakültesinde “Atatürk’ün  Cumhuriyet Anlayışı” konulu söyleşi gerçekleştirildi. Konuşmacı olarak EÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü Öğr. Gör. Latif Daşdemir’in yer aldığı söyleşiye; Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. M. Tolga Dinçer, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Programın açılışında konuşan Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tolga Dinçer, sözlerine Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını anarak başladı. Prof. Dr. Dinçer, “Öğrenci odaklı, tam akredite, araştırma üniversitemizin bir geleneği hâline gelen ‘Cumhuriyet ve Atatürk Günleri’ etkinlikleri kapsamında Cumhuriyetimizi ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamak, gelecek nesillere anlatmak için bu tür etkinlikleri düzenliyoruz” dedi.

“Atatürk her zaman cumhuriyeti hedefledi”

Öğr. Gör. Latif Daşdemir, sözlerine Cumhuriyet’in 101’inci yıl dönümünü  kutlayarak başladı. Daşdemir, “Ülkemizin yönetim şekli olan Cumhuriyet’in önemini daima hatırlamamız gerekiyor. Bu dönemleri hatırlayan veya önemini kavramış Türk aydınlarının bu konudaki hatırlatmalarına daha fazla ihtiyacımız vardır” dedi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, cumhuriyetçi fikirlere, Cumhuriyet’in ilanından çok daha önce sahip olduğunu dile getiren Öğr. Gör. Daşdemir, “Henüz Şam`a gitmeden önce arkadaşlarıyla gerçekleştirdiği sohbetlerde, Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyet vurgularını görebiliyoruz. Atatürk, İttihat ve Terakki’den farklı olarak cumhuriyetçi ve inkılapçı görüşlere sahipti. Daha 1905 yılında Osmanlının yıkılışını görmüştü, onun küllerinden yeni ve modern bir Türk devleti çıkarmak istiyordu. Atatürk, her zaman cumhuriyeti hedefledi, bu uğurda mücadele etti. Şayet sarf ettiği ‘Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan yönetim, cumhuriyet yönetimidir’ sözleri de bunun bir göstergesiydi” diye konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Öğr. Gör. Daşdemir, “Cumhuriyet’in önemini daima hatırlamamız gerekiyor” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>