?>
?>
Genellikle işletmeler reaktif bir yaklaşım benimseyerek siber saldırıları ancak meydana geldikten sonra tespit etmeye ve bunlara yanıt vermeye odaklanırlar. Tespit çok önemli olsa da bu yaklaşım işletmeleri giderek daha sofistike hale gelen tehditlere karşı mücadele etmek zorunda bırakabilir. “Önce Önleme” kampanyası bu anlatıyı değiştirmek için tasarlandı. İşletmeler saldırı yüzeylerini azaltmaya, sağlam savunmalara yatırım yapmaya ve siber güvenlik konusunda proaktif bir duruş benimsemeye teşvik etmeye yönlendiriliyorlar.
ESET Pazarlama Müdürü Mária Trnková, “Önleme, doğru araçlarla başarılabilir” diyerek şunları söyledi: “Bu kampanyayı, kurumların tehditleri daha ağlarına girmeden durdurmalarına yardımcı olmak için oluşturduk. Amacımız, günümüzün dijital dünyasında işletmelerin kendilerini korumak için ihtiyaç duydukları sadece bilgiyi değil, eyleme geçirilebilir içgörüleri de sağlamak. Kampanyanın kilit unsurlarından biri siber güvenliğin kodlarının çözülmesinde yatıyor ve karmaşık önleme kavramlarını net, eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürmeyi amaçlıyor. İşletmelerin, saldırı yüzeylerini en aza indirmekten karmaşıklığı azaltmaya, daha iyi siber hijyen elde etmeye ve uyumlu kalmaya kadar bütünsel bir güvenlik stratejisinin kritik bileşenlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olacak.”
2025 yılında ESET’in dünya çapındaki ofislerinde yaygınlaştırılacak olan kampanya, siber güvenliğin karmaşıklığını çözmeye ve yenilikçi önleyici tedbirler uygulamaya yardımcı olacak eğitim içerikleri, görsel araçlar ve bir sosyal medya uzantısı içerecek.
ESET, 30 yılı aşkın bir süredir kendini kurumları gelişen dijital tehditlerden korumaya adamıştır. Yapay zekâ, makine öğrenimi, insan uzmanlığı ve önce önleme yaklaşımıyla desteklenen gelişmiş güvenlik çözümleriyle ESET, inovasyona ve kapsamlı koruma sağlamaya olan bağlılığını sürdürüyor. ESET’in “Önce Önleme (Decoding to Protect Business)” kampanyası, kurumları proaktif bir duruş sergilemeleri için güçlendiriyor ve yarının dijital dünyasının zorluklarına hazır olmalarını sağlıyor. ESET, karmaşık siber güvenlik konularının şifrelerini çözerek ve işletmelere önleyici tedbirleri uygulamak için doğru araçları sağlayarak, kurumların dayanıklılık oluşturmalarına ve giderek dijitalleşen bir dünyada güvende kalmalarına yardımcı oluyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Siber güvenlikte öncelik önleme ile başlar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstinye Üniversitesi’nin 21 Kasım Dünya Basınç Yaralanmalarını Önleme Günü kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği “Basınç Yaralanmalarını Önleme ve Farkındalık Sergisi” Topkapı Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yemliha Yıldız’ın açılışını yaptığı sergide, Ameliyathane Hizmetleri Programı öğrencileri tarafından hazırlanan posterler sergilendi. Sağlık hizmetlerinde kalitenin ve nitelikli bakımın önemini vurgulayan farkındalık sergisinin, toplumsal bilinci ve sağlık okuryazarlığını artırma konusunda etkin bir adım olduğu ifade edildi. Öğrenciler, sergiyi ziyaret edenlere posterler eşliğinde basınç yaralanmalarının önemi, risk faktörleri ve basit önleme yöntemleri konularında interaktif sunumlar gerçekleştirdiler. Etkinlik kapsamında, basınç noktalarına dikkat çekmek amacıyla öğrencilerin kendileri üzerinde yaptıkları işaretlemeler ilgiyle karşılandı. Sağlık hizmetlerinde kalitenin ve nitelikli bakımın önemini vurgulayan farkındalık sergisi, disiplinler arası katılımla desteklenerek bilimsel ve profesyonel iş birliklerine zemin hazırladı.
Basınç yaralanmaları ile oluşan doku hasarı hastalarda enfeksiyon riskini arttırıyor
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Yemliha Yıldız açılış konuşmasında, serginin hazırlanmasına öncülük eden Öğr. Gör. Nurten Tosun’a ve emeği geçen tüm öğrencilere teşekkür etti. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. Nurten Tosun, katılımcıları basınç yaralanmaları ile ilgili bilgilendirdi:
“Basınç yarası (yatak yarası veya dekübit ülseri), yatağa bağımlı olan, tekerlekli sandalye kullanan, ameliyat veya kronik hastalıklar sebebiyle uzun süre hareketsiz kalan bireylerde görülür. Genellikle kemik çıkıntılarının üzerindeki yumuşak dokunun uzun süreli basınca maruz kalması ile ortaya çıkan lokalize doku hasarıdır. Basınç, kan akışını engelleyerek, cildin oksijen almasını ve beslenmesini zorlaştırır, bu da dokuların hasar görmesine yaralanmaya yol açar. Yaralanma, sağlam deride ya da bir açık ülser olarak görülebilir ve ağrılı olabilir. Farklı derinlik ve genişlikte olabilen bu yaralar, morbidite ve mortalite oranlarının artmasına, enfeksiyon, ağrı ve depresyon gibi sorunlara, bireyin hastanede kalış süresinin uzamasına, ek tedavi ve bakım maliyetine neden olan ciddi bir sağlık problemidir.”
Basınç yaralarının önlenmesi için nitelikli hasta bakımı önem taşıyor
Basınç yaralarının enfeksiyon riski taşıması, açık yaraların mikroplara, bakterilere ve diğer patojenlere kapı aralaması nedeniyle büyük bir sağlık tehdidi oluşturduğu biliniyor. Erken tedavi edilmezse, bu yaraların daha derinleşebileceği, kan ve kemik dokusuna ulaşabileceği, sepsis gibi ciddi, hayatı tehdit eden durumlara yol açabileceği vurgulanıyor. Basınç yaralarının önlenmesi ve tedavisi için, hastaların pozisyonunun iki saat aralıklarla değiştirilmesi, aktif pasif hareketler yaptırılması, basıncı dağıtan yataklar, destek yüzeyler kullanılması ve riskli bölgelerin (kemik çıkıntılarının olduğu basınç noktaları) desteklenmesi önemli taşıyor. Ayrıca, cilt bakımı, hijyen ve beslenme gibi faktörler de iyileşme sürecini destekliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi’nde “Basınç Yaralanmalarını Önleme ve Farkındalık” sergisi gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>