?> ?> önlemler arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Thu, 06 Feb 2025 10:10:50 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png önlemler arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Volkan patlamasına karşı neler yapılmalı? Ne gibi önlemler alabiliriz? https://kocaelibasin.com.tr/volkan-patlamasina-karsi-neler-yapilmali-ne-gibi-onlemler-alabiliriz/ Thu, 06 Feb 2025 10:10:49 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/volkan-patlamasina-karsi-neler-yapilmali-ne-gibi-onlemler-alabiliriz/ Son günlerde Ege Denizi'nde artan sismik aktiviteler ve Santorini Adası'ndaki volkanik hareketlilik, bölgemizde olası volkanik patlamalarının etkileri konusunda farkındalığın artırılmasını gerekli kılıyor.

Volkan patlamasına karşı neler yapılmalı? Ne gibi önlemler alabiliriz? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Son günlerde Ege Denizi’nde artan sismik aktiviteler ve Santorini Adası’ndaki volkanik hareketlilik, bölgemizde olası volkanik patlamalarının etkileri konusunda farkındalığın artırılmasını gerekli kılıyor. Erdem Hastanesi’nde görev yapan Uzman Doktor Hatice Anıktar; fazla deneyim sahibi olmadığımız volkan patlamaları konusunda toplum sağlığını korumak adına alınabilecek önlemlere ilişkin bilgiler paylaştı.

 

Volkanik Patlamaların Hava ve Sudaki Olası Etkileri

Volkan patlamaları oluştukları bölgede yol açtıkları hasarın yanı sıra çevre bölgelere de hava ve su yoluyla ulaşabilen çeşitli zararlar verebiliyor.

 

Solunum Problemleri: Volkanik küllerin solunması, ciddi ani nefes darlığı ile seyreden solunumsal alerjik reaksiyonları (bronkospazm, vb.) oluşturabiliyor. Astım ve KOAH gibi kronik akciğer hastalıklarının alevlenmesini tetikliyor. Dolayısıyla, bu durum hastane ve yoğun bakım yatışlarına kadar giden akut solunum yetmezliği ile sonuçlanabiliyor.

 

Göz Tahrişi: Kül partikülleri gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve tahrişe neden olabiliyor.

 

Cilt Tahrişi: Kül partikülleri ciltle temas ettiğinde zarar verebiliyor.

 

Su Kaynaklarının Kirlenmesi: Kül yağışları, suyun kirlenmesine ya da su tesisatlarının tıkanıp hasar görmesine neden olabiliyor.

 

Hangi Önlemleri Alabiliriz?

 

İç Mekânlarda Kalın: Kül yağışı riski varsa önemli ihtiyaçlarınızı öncesinde tedarik edin. Yağış başladıktan sonra mümkünse evde kalın ve kapı ile pencereleri kapalı tutun. Mecbur kalmadıkça dışarı çıkmayın ve temastan kaçının. Havalandırma ve klima sistemlerini mümkünse kapatın.

 

Havanın Nemlendirilmesi: Evin içinde bir miktar nem sağlamak (örneğin, nemlendirici kullanmak veya su dolu kaplar koymak) havadaki kül partiküllerini azaltabilir.

 

Koruyucu Ekipman Kullanın: Dışarı çıkmanız gerekiyorsa, partikül filtreli maskeler ve koruyucu gözlükler kullanın.

 

Su Kaynaklarını Koruyun: Yağmur suyu topluyorsanız, kül yağışı öncesinde su depolarınızın girişlerini kapatın. İçme suyu olarak, en az bir hafta yetecek miktarda suyu (kişi başına günde 3-4 litre) önceden depolayın.

 

Araç Kullanımına Dikkat Edin: Kül birikintileri yolları kayganlaştırabilir ve görüş mesafesini azaltabilir. Mecbur kalmadıkça araç kullanmaktan kaçının.

 

Gıda Güvenliği: Bahçenizde yetiştirdiğiniz sebze ve meyveleri tüketmeden önce temiz suyla iyice yıkayın.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Volkan patlamasına karşı neler yapılmalı? Ne gibi önlemler alabiliriz? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çocukları Enfeksiyonlardan Korumak İçin Alınması Gereken Önlemler https://kocaelibasin.com.tr/cocuklari-enfeksiyonlardan-korumak-icin-alinmasi-gereken-onlemler/ Thu, 06 Feb 2025 09:40:31 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/cocuklari-enfeksiyonlardan-korumak-icin-alinmasi-gereken-onlemler/ Özellikle son günlerde çevremizdeki çocuklarda da gördüğümüz üst solunum yolu enfeksiyonları, okullarda alarm zillerini çaldırırken aileleri de endişelendiriyor.

Çocukları Enfeksiyonlardan Korumak İçin Alınması Gereken Önlemler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Özellikle son günlerde çevremizdeki çocuklarda da gördüğümüz üst solunum yolu enfeksiyonları, okullarda alarm zillerini çaldırırken aileleri de endişelendiriyor. Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Monolya Kara, çocukların hastalıkları çevrelerine yaymaları açısından da ayrı bir önem taşıdığına işaret etti. Burun tıkanıklığı, öksürük ve boğaz ağrısının yanı sıra yüksek ateşle kendini gösteren bu hastalıkların hızla yayılan diğer virüslerle birleşince hastalıklı gün sayısının giderek arttığını ve çocukların bir türlü iyileşemediğini anlatan Doç. Dr. Kara, çocuklarda en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla mücadele ederken alınması gereken önlemleri anlattı.   

 

İçinde bulunduğumuz günlerde başta RSV ve influenza olmak üzere çeşitli virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü söyleyen Doç. Dr. Manolya Kara, “RSV özellikle 6 aydan küçük çocuklar için ciddi bir solunum yolu enfeksiyonu olarak karşımıza çıkarken, daha büyük ve okul çağındaki çocuklarda influenza, ateş, kas ağrısı, eklem ağrısı, burun tıkanıklığı, hatta zatürreye neden olarak solunum sıkıntısına neden olabiliyor” diye konuştu. 

Üst solunum yolu enfeksiyonlarının çocuklar arasında en sık görülen hastalıkların başında geldiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Manolya Kara, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı, öksürük ve hafif ateş gibi belirtilerle kendini gösteren bu hastalıkların genellikle viral enfeksiyonlar olduğunu söyledi. Özellikle rinovirüs, mevsimsel grip ve parainfluenza gibi virüslerin, kış aylarında daha yoğun şekilde görüldüğünü anlattı. 

ÇOCUĞUM NEDEN SÜREKLİ HASTA OLUYOR?

 “Çocuklar için bir başka sorun da bir virüsün neden olduğu hastalığı atlatmadan diğeriyle enfekte olabilmesi” diyen Doç. Dr. Kara, okulların bunun için çok uygun bir ortam olduğuna işaret ederek sözlerine şöyle devam etti: “Okul çağındaki çocukların sık hastalanmasının birkaç nedeni vardır. Kreş veya okul ortamlarında, henüz bağışıklık sistemleri tam gelişmemiş olan çocuklar, bir enfeksiyonu atlattıktan hemen sonra yeni bir virüsle karşılaşabilirler. Bu durum, çocukların yılda 6-8 kez enfeksiyon geçirmelerine neden olabilir. Neyse ki çocuğumuzun yaşı büyüdükçe bağışıklık sistemi artık bu virüsleri daha kolay tanır ve buna bağlı olarak hastalık sıklığı ve süresi kısalır.”

HANGİ VİRÜS HANGİ BELİRTİLERİ GÖSTERİYOR

Bu virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonları sırasında bazı bulguların zaman zaman daha baskın hale gelebildiğini anlatan Doç. Dr. Manolya Kara, hangi virüslerin hangi belirtileri gösterdiğini şöyle özetledi: “Örneğin rinovirüs enfeksiyonlarında burun tıkanıklığı, burun akıntısı, geniz akıntısı gibi bulgular daha ön planda iken, parainfluenza virüs enfeksiyonları sırasında ses kısıklığı ve havlar tarzda öksürük atakları ile karakterize krup tablosu daha sık gözlenir. Benzer şekilde adenovirüs enfeksiyonları sırasında çocuklarda boğaz ağrısı, farenjite eşlik eden kusma ve ishal saptanabilir. Çocuklarda göz enfeksiyonu (konjuktivit) gelişebilir. Bununla birlikte COVID virüsünün varyantlarına bağlı olarak klinik bulgular çeşitlilik göstermekle birlikte, şuan için en sık karşılaştığımız klinik tablo diğer virüslerden çok da ayırt edilemeyen, boğaz ağrısı, ses kısıklığı, burun tıkanıklığı ve kas ağrısı ile kendini gösteren gribal semptomlar şeklindedir.”

TEDAVİDE AMAÇ SEMPTOMLARI AZALTMAK

Çocuklar için özellikle grip dışında, virüs kaynaklı enfeksiyonlara özgü bir tedavi bulunmadığını ve bu tür enfeksiyonların tedavisinde amaçların semptomları hafifletmek ve çocukların iyileşmesini hızlandırmak olduğunu anlatan Doç. Dr. Manolya Kara, tedavi konusunda şu bilgileri verdi: “Çocukluk döneminde rutin olarak  grip (influenza) virüsü dışında diğer virüslere ilişkin özgül bir tedavi yoktur. Tedavi yaklaşımımız çocukların şikayetlerinin geçmesi ve klinik iyileşmeye yönelik olmaktadır. Ateş nedeniyle sıvı kaybı artan çocukların sıvı alımının sağlanması, ateş ve ağrıya yönelik uygun dozlarda ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçların kullanılması, burun tıkanıklığının giderilmesi ve istirahat tedavinin ana unsurlarıdır.”

 ÇOCUKLARIN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI?

Güçlü bağışıklık sisteminin hem hastalıklardan korunmada hem de hastalıkları kısa sürede atlatmada çok önemli bir yeri olduğunun altını çizen Doç. Dr. Kara, çocukların bağışıklık sistemini güçlendirecek önerilerini sıraladı; “Çocuklarda bağışıklık sisteminin desteklenmesinde ana unsurlar dengeli beslenme, yeterli ve kaliteli bir uyku, eksiksiz aşılama ile düzenli fiziksel aktivite olarak düşünülebilir. Sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlamak, gelişmiş bilişsel işlev ile ilişkili bulunmuştur. 6-17 yaş arası gençler her gün en az 60 dakika fiziksel aktiviteye katılmalıdır. Araştırmalar, fiziksel aktivitenin bilişsel becerilere, konsantrasyona, dikkate yardımcı olabileceğini ve bağışıklık sistemini desteklediğini göstermektedir. Çocuk hekimi tarafından okul öncesi dönemde ve sürecinde çocukların muayene edilerek, büyüme gelişmesinin değerlendirilmesi, gerekli olgulara destek tedavi ve çocukların aşı takvimine uygunluğunun kontrolü önemlidir.”

OKULLARDA DA ÖNLEM ALINMASI ŞART!

Enfeksiyonların özellikle okullarda çok daha hızlı yayılabildiğine işaret eden Doç. Dr. Kara, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı: “Okul ortamında çocukların sağlığını korumak için öncelikle öğretmenlerin, çocukların yerleşim düzenini ve sınıfın havalandırmasını gözden geçirmeleri gerekli. El hijyeni enfeksiyonları önlemede çok önemlidir. Bu nedenle çocukların sık sık ellerini yıkamaları sağlanmalı. Tuvaletlerden önce ve sonra ellerin en az 40 saniye boyunca yıkanması, enfeksiyon riskini azaltır. Bunun için gerekli yönlendirme ve hatırlatmalar yapılmalı. Öğle yemeği, oyun saatleri gibi toplu aktivitelerin yapıldığı alanlarda çocuklar ekstra dikkatli olmalıdır. Ebeveynler de hasta ya da hasta hissettiklerini söylediklerinde çocukları okula göndermemeli. İnfluenza aşısı olunmadıysa sezonun ortası olmasına karşın aşışınızı olunmalı.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Çocukları Enfeksiyonlardan Korumak İçin Alınması Gereken Önlemler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tedbirler gevşetildi, salgın hastalıklar arttı… Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için hijyen ve önlemler şart! https://kocaelibasin.com.tr/tedbirler-gevsetildi-salgin-hastaliklar-artti-bulasici-hastaliklardan-korunmak-icin-hijyen-ve-onlemler-sart/ Fri, 24 Jan 2025 18:40:27 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tedbirler-gevsetildi-salgin-hastaliklar-artti-bulasici-hastaliklardan-korunmak-icin-hijyen-ve-onlemler-sart/ Son haftalarda hastanelerdeki yoğunluğa dikkat çeken uzmanlar, pandemi döneminde benimsenen korunma kurallarının gevşetilmesiyle damlacık ve solunum yolu ile bulaşan hastalıkların daha hızlı yayıldığını söylüyor.

Tedbirler gevşetildi, salgın hastalıklar arttı… Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için hijyen ve önlemler şart! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Son haftalarda hastanelerdeki yoğunluğa dikkat çeken uzmanlar, pandemi döneminde benimsenen korunma kurallarının gevşetilmesiyle damlacık ve solunum yolu ile bulaşan hastalıkların daha hızlı yayıldığını söylüyor.

Soğuk algınlığı veya grip belirtileri olan kişilerin maske takmasının, virüs parçacıklarının maskede kalmasını sağlayacağını aktaran Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Özellikle hasta kişilerin kalabalık ortamlarda maske takması gerektiği, bunun toplumsal bir sorumluluk olduğu unutulmamalı.” dedi. El yıkama alışkanlıklarında doğru tekniklerin uygulanmasının enfeksiyon riskini azalttığına vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, kapalı alanların saat başı havalandırılması ve yüzeylerin düzenli dezenfekte edilmesi gerektiğini aktardı. 

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, son dönemde artan salgın hastalıklar hakkında bilgi verdi ve koruyucu önlemleri hatırlattı.

Soğuk algınlığı ve grip gibi belirtileri olanlar toplu alanlarda maske kullanmalı!

Toplu taşıma araçlarında maske kullanımının, özellikle solunum yolu ile bulaşan virüslerinin yayılmasını önlemek için son derece önemli olduğuna dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Toplu taşımalarda sosyal mesafenin korunması zor olduğundan, maske takmak ek bir koruma sağlar. Soğuk algınlığı veya grip belirtileri olan kişilerin maske takması, konuşma, öksürük, hapşırık esnasında ağız ve burundan çıkan virüs parçacıklarının maskede tutulmasını sağlayarak başkalarına bulaşmayı engeller.” dedi.

COVID-19 pandemisi süresince maske kullanımı yaygınlaşmış olsa da, tedbirlerin gevşetilmesi ve maske kullanımının bırakılmasının damlacık ve solunum yolu ile bulaşan hastalıkların yayılmasını arttırdığını ifade eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Halen Dünya Sağlık Örgütü ve yerel sağlık otoriteleri tarafından paylaşılan herhangi bir salgın bilgisi yok. Ancak, kış aylarında daha çok kapalı ortamlarda zaman geçirildiği için hastalıklar kolayca yayılıp çok sayıda insanı etkileyebiliyor. Özellikle hasta kişilerin kalabalık ortamlarda maske takması gerektiği, bunun toplumsal bir sorumluluk olduğu unutulmamalı.” açıklamasını yaptı.

Elleri yıkamadan önce aksesuarlar çıkarılmalı! 

El hijyeni konusunda en sık yapılan hatalara değinen Dr. Dilek Leyla Mamçu, şunları söyledi:

“Enfeksiyonları önlemede en fazla etkinliği kanıtlanan yöntem el yıkamadır. Etkili bir el hijyeni ancak doğru bir el yıkama ile sağlanır.  Bu konudaki tüm bilgilendirmelere ve  ayrıca su-sabun- kağıt havlu gibi olanaklara çoğu yerde sahip olmamıza rağmen ne yazık ki hala el yıkamada bazı yaygın hatalar yapılıyor. 

Eller genellikle yetersiz süre yıkanıyor. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve su ile yıkanmalı. Sabun kullanılmıyor. Ellerin bütün yüzeyleri yıkanmıyor. Avuç içleri, parmak araları ve bilekler iyice ovulmalı. El yıkama öncesinde yüzük, saat gibi aksesuarlar çıkarılmalı. Özellikle tuvalet sonrası, yemek hazırlamadan önce, yemek yemeye başlamadan önce veya dışarıdan geldikten sonra eller yıkanmalı. El yıkamanın yapılamadığı yerlerde, acil durumlarda, alkol bazlı el dezenfektanı ile el ovalama yapılabilir. Ancak sonrasında mutlaka eller usulüne uygun şekilde yıkanmalı.”

Kapalı ortamlar saat başı havalandırılmalı, yüzeyler dezenfekte edilmeli…

Bulunulan ortamın kalabalık ve havasız olmasının, hasta kişilerin konuşma, öksürük ve hapşırık yoluyla ortam havasına saldığı enfeksiyon etkenlerinin bulaşma olasılığını arttırdığına vurgu yapan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ev, iş yeri gibi kapalı ortamlar mevcut insan sayısı ile orantılı olarak sık sık havalandırılmalı. Saat başı beş dakika havalandırma yeterli.” dedi.

Hastalık etkeni olan mikroorganizmaların, öksürme, hapşırma, konuşma sırasında havaya karışabildiğini ve oradan da ortamdaki yüzeylere bulaşabildiğini yineleyen Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Ayrıca tuvalet sonrası iyi yıkanmayan veya kirli yüzeylere temas eden eller yoluyla da bakteri ve virüsler yüzeylere bulaşıp burada uzun süre canlılıklarını koruyabiliyorlar. Bulaşıcı hastalıklar bunların deri, burun veya ağız yoluyla vücuda girmesiyle oluşuyor. Kapı kolu, musluklar, elektrik düğmeleri gibi birçok kişinin temas edebildiği yüzeylerin yanında masa gibi yüzeylerin de temiz ve dezenfekte edilmiş olması bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için son derece önemli.” uyarısında bulundu.

Risk grubundaki bireylerin sağlığı öncelikli olmalı!

Risk grubu olarak tanımlanan 5 yaş altı veya 65 yaş üstü bireyler ile gebeler, böbrek, kalp, akciğer, karaciğer hastalığı veya diyabet gibi kronik hastalığı olanlar ve immün sistemi zayıflatan kronik hastalığı olanların bulaşıcı hastalıklara karşı diğer kişilere oranla daha fazla risk altında olduklarını hatırlatan Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Risk gruplarının yaşı ve sağlık durumuna göre hekim tarafından önerilen aşılarla aşılanması ve toplumda sağlıklarının öncelenmesi son derece önemli.” dedi.

Hijyen alışkanlıkları eğitim, bilinçlendirme ve farkındalığın artırılması ile sürdürülebilir…

Kalabalık etkinliklerde toplumun hastalık riskine karşı daha bilinçli hareket etmesi için çeşitli stratejiler ve önlemler uygulanabileceğini dile getiren Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu stratejiler, bireylerin sağlıklarını korumalarını sağlarken aynı zamanda toplum sağlığını da destekler. Sosyal mesafeyi destekleyen yerleşim planı yapmak, maske kullanmak , ortamın havalandırılması,  uzun süre kapalı ortamda kalmama  gibi önlemler alınabilir.” dedi.

Bu stratejilerin entegre bir biçimde uygulanmasının, kalabalık etkinliklerde salgın riskinin azaltılmasına büyük katkı sağlayacağını ve toplumun genel sağlığını koruyacağını aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, hijyen alışkanlıklarının uzun vadede sürdürülebilirliğinin eğitim, bilinçlendirme ve toplumun farkındalığının arttırılmasına yönelik çalışmalarla sağlanabileceğini söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Hastalananların maske takması, hasta kişilerin evde kalmasına yönelik iş ve okul düzenlemeleri yapılması, hastaneye doğru zamanda başvurulması ve bağışıklığın yüksek tutulması toplumda  bulaşıcı hastalıkları kontrol altında tutmaya yardımcı olur. Risk gruplarının aşılanması, bu sayede toplumsal bağışıklığın artırılması da hedeflenmelidir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tedbirler gevşetildi, salgın hastalıklar arttı… Bulaşıcı hastalıklardan korunmak için hijyen ve önlemler şart! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yılbaşında İBB’den ücretsiz ulaşım ve özel önlemler https://kocaelibasin.com.tr/yilbasinda-ibbden-ucretsiz-ulasim-ve-ozel-onlemler/ Mon, 30 Dec 2024 11:09:56 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yilbasinda-ibbden-ucretsiz-ulasim-ve-ozel-onlemler/ 1 Ocak’ta İBB’ye ait toplu taşıma araçları ücretsiz olacak! İBB, İstanbulluların yılbaşı gecesini huzur ve güven içinde geçirmesi için ek seferler, 7/24 hizmet veren ekipler ve kapsamlı denetimlerle hazırlıklarını tamamladı.

Yılbaşında İBB’den ücretsiz ulaşım ve özel önlemler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
1 Ocak’ta İBB’ye ait toplu taşıma araçları ücretsiz olacak! İBB, İstanbulluların yılbaşı gecesini huzur ve güven içinde geçirmesi için ek seferler, 7/24 hizmet veren ekipler ve kapsamlı denetimlerle hazırlıklarını tamamladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yılbaşı gecesi ve yeni yılın ilk gününde İstanbulluların rahat ve güvenli bir deneyim yaşaması için kapsamlı bir plan hazırladı. Bu kapsamda, 1 Ocak’ta toplu taşıma araçları kişiselleştirilmiş İstanbulkart sahiplerine ücretsiz olacak. Şehir genelinde ulaşım, güvenlik ve olası acil durumlara karşı tüm önlemler alındı.

TOPLU ULAŞIMDA EK SEFERLER VE ÜCRETSİZ HİZMET

İBB’ye bağlı toplu taşıma araçları, yılbaşı gecesi ve 1 Ocak Çarşamba günü yoğun talebi karşılamak için ek seferlerle hizmet verecek. İETT, 31 Aralık gecesi 25 hatta 304 ek sefer düzenleyecek, metrobüs sisteminde ise 221 ek sefer planlandı. Metro hatlarının büyük bir kısmı 24 saat hizmet verecek. Ayrıca, tramvay ve füniküler hatları 1 Ocak saat 02.00’ye kadar çalışmaya devam edecek. Şehir Hatları da yoğunluk durumuna göre ek seferler düzenleyecek.

İBB, 1 Ocak günü resmi tatil kapsamında, toplu taşıma hizmetlerini kişiselleştirilmiş İstanbulkart sahiplerine ücretsiz olarak sunacak. Bu uygulama, vatandaşların yılbaşı tatilini keyifle geçirmesini hedefliyor.

ZABITA VE GÜVENLİK EKİPLERİ GÖREV BAŞINDA

Yılbaşı gecesi boyunca İBB Zabıta Ekipleri, meydanlar, ana arterler ve sahillerde denetimlerini sıkılaştıracak. Tüketici hakları ihlalleri, dilencilik, izinsiz ilan ve reklamlar gibi olumsuz durumlara karşı müdahale edilecek. Kamera sistemleriyle şehir izlenerek gerektiğinde ekipler yönlendirilecek.

Toplu taşıma araçları, taksiler ve otogarlar da denetim kapsamında olacak. Özellikle Bayrampaşa ve Ataşehir Meyve Sebze Halleri ile Gürpınar Su Ürünleri Hali’nde sıkı denetimler gerçekleştirilecek.

ACİL DURUM VE HAVA KOŞULLARINA KARŞI TEDBİRLER

Kış şartlarına karşı hazırlık yapan Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Ekipleri, olumsuz hava koşullarına müdahale için görev başında olacak. Sokakta kalan vatandaşlar için konaklama imkânları sağlanacak. İtfaiye ve sağlık ekipleri, olası acil durumlara karşı tam kadro hazır bekleyecek.

İSKİ ekipleri ise su ve kanalizasyon arızalarına anında müdahale edebilmek için teyakkuzda olacak. Kentin temizliği için görev yapan Atık Yönetim ekipleri de nöbet usulü çalışacak.

153 ÇÖZÜM MERKEZİ 7/24 HİZMETTE

İstanbullular, ihtiyaç ve şikâyetlerini iletmek için İBB’nin 153 Çözüm Merkezi’ni yılbaşı gecesi boyunca arayabilecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yılbaşında İBB’den ücretsiz ulaşım ve özel önlemler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Diş eti sağlığını korumada bu önlemler etkili oluyor https://kocaelibasin.com.tr/dis-eti-sagligini-korumada-bu-onlemler-etkili-oluyor/ Sat, 23 Nov 2024 13:00:04 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dis-eti-sagligini-korumada-bu-onlemler-etkili-oluyor/ “Dişleri tutan çene kemiğini örten ve dişleri destekleyen yumuşak doku” olarak tanımlanan diş etlerinin sağlığı ve bakımı, diş ve ağız sağlığının korunmasında önemli bir role sahip.

Diş eti sağlığını korumada bu önlemler etkili oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Dişleri tutan çene kemiğini örten ve dişleri destekleyen yumuşak doku” olarak tanımlanan diş etlerinin sağlığı ve bakımı, diş ve ağız sağlığının korunmasında önemli bir role sahip. İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Gamze Kavuncu, diş eti sağlığının korunmasına ilişkin önemli tavsiyelerde bulundu. 

İstanbul Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğretim Üyesi Gamze Kavuncu, diş eti sağlığını korumak için yapılması gerekenlerle ilgili tavsiyelerde bulundu.

Diş etinin dişleri tutan çene kemiğini örten ve dişleri destekleyen yumuşak doku olduğunu kaydeden Kavuncu, “Diş ve ağız sağlığını, diş eti sağlığından ayrı düşünmek mümkün değildir. Diş eti hastalıkları, sıklıkla kronik iltihabi süreçlerle ilerlemektedir” dedi. 

Diş eti sağlığını korumak için alınabilecek önlemlere işaret eden Kavuncu, bunları düzenli fırçalama, diş ipi veya arayüz fırçası kullanma, düzenli diş hekimi kontrolü, sigara ve alkol tüketiminden kaçınma olarak sıraladı.

Düzenli fırçalama: Günde en az iki kez diş fırçalamak gereklidir. Fırçalama sırasında diş fırçası diş ve dişeti birleşimine 45 derece açıyla yerleştirilerek, dairesel hareketler kullanılmalı ve ardından dişetinden dişe doğru (pembeden beyaza) süpürme hareketiyle fırçalama sonlandırılmalıdır. Fırçalama süresi 2 dakikadan az olmamalıdır. Diş macunu, diş fırçası kuru iken fırçaya nohut büyüklüğünde uygulanmalıdır. Fırçalama sırasında, dişlerin iç kısımları ve çiğneme yüzeylerinin de fırçalanmasına dikkat edilmelidir. 

Diş ipi veya arayüz fırçası kullanımı: Sadece fırçalama ağız hijyeninin sağlanması için yeterli değildir. Dişlerin ara yüzeylerinin de plak birikim alanları olduğu unutulmamalıdır. Diş aralarının temizlenmesi, diş eti sağlığı kadar çürük oluşumunun önlenmesi açısından da önem arz etmektedir. 

Bu amaçla diş aralarının temizlenmesi için kişiye özel olarak diş ipi veya arayüz fırçası kullanımı günde en az bir kez, ideal olarak akşamları yatmadan önce önerilir. Diş ipi, düzgün dizilimli veya sıkı dizilimli diş aralarını temizlemek için önerilirken; arayüz fırçası dişlerin aralıklı olduğu veya daha önceden geçirilmiş dişeti hastalığı durumlarında uygun ebatta arayüz fırçası seçilerek kullanılması etkin ara yüz temizliği sağlar.

Diş ipi kullanırken nelere dikkat edilmeli?

Doğru diş ipi seçimi: Diş ipi seçerken, ihtiyaçlarınıza uygun bir tür seçmeye özen gösterin. İnce, balmumu diş ipleri dar aralıklar için idealdir, daha kalın veya dokulu ipler ise geniş aralıklar için daha etkilidir.

Uygun uzunlukta kesim: Yaklaşık 30-45 cm (yaklaşık bir cetvel boyu) uzunluğunda bir diş ipi kesin. Bu, diş ipini her kullanımda temiz bir bölümünü kullanmanızı sağlar.

İpi parmaklarınıza sarın: Diş ipini, orta parmaklarınızın etrafına sarın ve sadece 2-3 cm’lik bir kısmını gerin. İpi germe işlemini baş ve işaret parmaklarınızı kullanarak yapabilirsiniz.

İpi dişler arasına yerleştirme: İpi, dişlerinizin arasından nazikçe kaydırın. İpi zorlamadan, yavaşça dişlerinizin arasına sokun.

Her diş için temiz bir bölüm kullanın: Dişlerinizin her birini temizledikçe, kullandığınız ipi ilerletin ve temiz bir kısmını kullanmaya devam edin.

 

Arayüz fırçası kimler için uygundur?

Arayüz fırçası (interdental fırça), dişler arasındaki boşlukları temizlemek için tasarlanmış bir ağız bakım aracıdır. Bu fırçalar, özellikle diş telleri olanlar veya dişler arası daha geniş boşlukları olan kişiler için oldukça faydalıdır. 

Arayüz fırçası kullanımında nelere dikkat edilmelidir? 

Doğru boyutu seçme: Arayüz fırçaları çeşitli boyutlarda gelir, bu yüzden dişlerinizin arasına uygun boyutta bir fırça seçmek önemlidir. Çok büyük bir fırça diş etlerinize zarar verebilir, çok küçük olanı ise yeterince temizleme yapmayabilir.

 

Fırçayı hazırlama: Arayüz fırçası genellikle bükülebilir bir yapıdadır, kullanımınıza uygun şekilde fırça bükülerek kullanım rahatlığı sağlanmalıdır.

 

Fırçayı yerleştirme: Fırçayı dişlerinizin arasına nazikçe yerleştirilir. Fırça dişler arasından rahatça geçmelidir; zorlanıyorsa boyutu büyük olabilir.

 

Nazikçe fırçalama: Fırçayı dişlerinizin arasında ileri geri hareket ettirilir. Fırçayı her iki dişin yüzeyine de temas ettirmeye çalışmak gerekir.

 

Her kullanımdan sonra temizleme: Fırçayı her kullanımdan sonra suyla iyice yıkayın. Fırçanın temiz ve kuru kalmasına özen gösterilmelidir.

 

Düzenli değiştirme: Arayüz fırçası, zamanla yıpranabilir. Fırçanın başlığı eğilmiş, aşınmış veya hasar görmüşse yeni bir başlıkla değiştirilmelidir.

 

Diş hekiminizi düzenli ziyaret edin

Dr. Öğretim Üyesi Gamze Kavuncu, diş eti sağlığının korunmasında düzenli diş hekimi ziyaretlerinin önemli olduğunu vurgulayarak “Diş hekiminizi düzenli olarak ziyaret ederek profesyonel diş temizliği yaptırmak, diş taşı temizliği ve muayene ile olası problemlerin erken teşhisini sağlar” dedi.

Sigara kullanımının diş eti hastalıkları açısından önemli bir risk faktörü olduğunu vurgulayan Kavuncu, “Sigara ve alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Bu alışkanlıklardan kaçınmak genel ağız sağlığınız için önemlidir” diye konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Diş eti sağlığını korumada bu önlemler etkili oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>