?>
?>
Beylikdüzü Belediyesi, organ bağışının önemini vurgulamak için “Benim Bir Hikayem Var” isimli bir söyleşi düzenledi. Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, kalp yetmezliğiyle savaşan oğlu Kartal için verdiği mücadeleyle Türkiye’ye ilham olan, Canıma Can Kat Derneği Başkanı Ahu Kahraman Yıldırım yaşadıkları tüm süreçleri anlattı.
“Organ bağışı eğer çoğalmazsa nakil bekleyen çocukları kaybedeceğiz”
Oğlu Kartal’ın henüz 20 günlükken başlayan ve Türkiye’den Almanya’ya kadar uzanan kalp yetmezliği mücadelesini paylaşan Ahu Kahraman Yıldırım, organ bağışının hayati bir öneme sahip olduğunu belirtti. Yıldırım, “Organ naklinin sadece yaşlılarda yapıldığına dair bir algı var. Ülkemizde bu kadar çok çocuğun organ beklerken vefat ettiğini kimse bilmiyordu. Biz eğer oğlum 9 aylıkken Almanya’ya gitmeseydik nakil olamayacaktı. Doktorlar, Türkiye tarihinde bu kadar ufak bir bebeğe kalp nakli yapılmadığından bahsetti. Bu durum tamamıyla organ bağışçısının azlığından kaynaklanıyor. Sistemimiz maalesef insanları bilinçlendirmek üzerine kurulmamış. Organ bağışı eğer çoğalmazsa nakil bekleyen çocukları kaybedeceğiz. O yüzden bilinçlenmek çok önemli” şeklinde konuştu.
“Umarım organ bağışının daha bilinçli bir şekilde yürütüldüğü süreçleri görürüz”
Etkinliğin ardından kurulan organ bağışı masasına giderek organlarını bağışlayan Zehra Çalık, “Canıma Can Kat Derneği Başkanı Ahu Kahraman Yıldırım’a katılımı için teşekkür ediyorum. Hikâyesini içtenlikle ve samimiyetle bize aktarması çok etkileyici oldu. Bir yandan gülerken bir yandan da hüzünlendik. Hala devam eden yolculuğunun üzerine bir dernek kurarak gerçekten organ bağışının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha vurgulamış oldu. Umarım bizim ülkemizde de bu süreç gerçekten daha iyi bir seviyeye gelir. Umarım organ bağışının daha bilinçli ve sağlıklı bir şekilde yürütüldüğü süreçleri görürüz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Beylikdüzü’nde Organ Bağışı Farkındalığı Artırıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Son Dönem Kalp Yetersizliğinde Ventriküler Destek Cihazları” başlıklı sunumunu gerçekleştiren EÜ Kalp Damar Cerrahisi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ümit Kahraman, “Kalp yetmezliği görülme oranları ülkeden ülkeye değişiyor. Yetişkinlerde daha çok koroner arter hastalığı olarak ya da hipertansiyon gibi nedenlerle görülürken çocuklarda konjestif kalp hastalıkları daha ağırlıkta. Bizim amacımız; hastayı hayatta tutmak, hastaneye yatışı azaltmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmak” dedi.
Süreçte en son çözümün kalp nakli olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Kahraman, “Bu süreçte nihai çözüm kalp nakli. Fakat yeterli donör sayısı hem yetişkinlerde hem de çocuklarda oldukça az. Kalp nakli bekleme listeleri çocuklarda yetişkinlere göre yaklaşık iki, iki buçuk kat daha fazla. Tedavi için kullanılabilecek en iyi yöntemlerden biri ‘Ventriküler Destek Cihazları’. Bu nedenle ventriküler destek cihazlarını kullanmamız gerekiyor. Ventriküler destek cihazlarının farklı çeşitlerde ve farklı boyutlarda olduğunu söyleyebilirim” diye konuştu.
“Çocuklar kalp destek cihazlarını üzerlerinde taşıyabiliyor, hastaneye bağlı kalmadan yaşamlarını sürdürebiliyor, okullarına gidebiliyor ”
Kalp destek cihazı implantasyonu ve kalp nakli klinik deneyimlerinden bahseden EÜ Kalp Destek Cihazı ve Kalp Nakil Polikliniği Koordinatörü Hemşire Derya Kayıhan, “Kliniğimizde 1998 yılından itibaren 300’ü bulan kalp nakil sayımız var. Bunların 34’ünü çocuk hastalarımız oluşturmakta. Kalp nakil bekleme sürecinde de toplamda 706 hastaya kalp destek cihazlarını implante etmiştik, bunların 42’sini yine çocuk hastalar oluşturuyor. Bu süreç hala devam ediyor. İleri evre kalp yetmezliğinin en etkin tedavisi kalp nakli ancak donör azlığı, bazı hastaların donör olamamaları gibi nedenlerden dolayı kalp destek cihazlarının kullanımı oldukça artmıştır. Geçmişte implante edilen kalp destek cihazları oldukça büyük mekanik aparatlara sahipken yeni nesilde artık çocuklar; üzerlerinde taşıyabiliyor, taburcu olabiliyor, okula gidebiliyor, günlük işlerini gerçekleştirebiliyorlar. Kalp yetmezliği hastaları multidisipliner bir yaklaşımla değerlendiriyorlar; ilk olarak kardiyologlar tarafından tanılandıktan sonra göğüs hastalıkları gibi pek çok branş tarafından değerlendirildikten sonra kalp akciğer nakil konseyine hazırlanıyor. Bu noktada da yetişkin ve çocuk bölümünde psikiyatri hekimlerin değerlendirmesine geçildikten sonra konseye çıkarılıyorlar. Konseyde çıkacak kararlar ile ilgili de aileyi ve çocuğu bilgilendiriyoruz” diye konuştu.
Organ naklini geniş bir çerçeveden anlatan EÜ Organ Nakli Uygulama ve Araştırma Merkezi Koordinatörü Hemşire Sinem Aras, “Organ bağışı, toplumda başlayıp toplumda biten kompleks bir yapı. Organ bağışını, yalnızca tıp olarak düşünemiyoruz; etiği, dini, sosyolojiyi de kapsayan bir yapı bu. Organ bağışında kişi, hayattayken kendi serbest iradesiyle organ bağışlama formu doldurursa bir nevi bunu vasiyet etmiş oluyor. Ailelerin organlarını bağışlamak istediklerini bilmeleri çok önemli çünkü aile, beyin ölümü gerçekleştiğinde bu konudaki karar merci oluyor” dedi.
“İzmir organ bağışı konusunda ülke ortalamasının üzerinde”
Organ nakli bekleyen hasta sayıları ile ilgili bilgilendirme yapan Aras, “2023 yılındaki istatistiğe göre organ nakli bekleyen hasta sayıları 32 binlerde. Biz canlı da olsa kadavra da olsa organ bulmaya çalışsak bile bu oranı maalesef kapatamıyoruz. Yılda yaklaşık iki bin kişiyi organ nakli beklerken kaybediyoruz. Bekleme listelerindeki sayılar artarken biz bunun sadece yaklaşık yüzde 18’ine kadar organ bulabiliyoruz. Genel olarak Avrupa’da kadavra donör oranında biz 52’nci sıradayız, kadavra donörlerin kullanımı konusunda da organları çeşitli nedenlerle kullanamadığımız oluyor. Sadece kadavradan nakil yapılacağında sayılar aşağılardayken toplam nakil oranlarında daha iyi sayılara ulaşıyoruz. Bu açığı canlı donörlerle kapatıyoruz. İzmir sayılarına bakıldığında da bağış oranları Türkiye genelinde beşte bir olurken İzmir’de üçte bir oranında oluyor. İzmir bu konuda Türkiye oranına göre her zaman daha iyi konumda” diye konuştu.
Konuşmaların ardından panelistler, katılımcılardan gelen soruları yanıtladılar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yılda yaklaşık iki bin kişi organ nakli beklerken hayatını kaybediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>