?>
?>
Vize başvurularına ilişkin kararların ve işlem sürelerinin yalnızca ilgili hükümet otoriteleri tarafından belirlendiğinin hatırlatıldığı açıklamada VFS Global Türkiye, Rusya ve Baltıklar Bölge Başkanı Nishant Bhatia şunları söyledi: “VFS Global gibi şirketleri taklit ederek, açılan sahte çevrimiçi platformlar aracılığıyla dolandırıcılık yapan kişi ve kuruluşların sayısında artış görüyoruz. Bu dolandırıcılık yönteminde genellikle başvuru sahiplerine ücret karşılığında hızlandırılmış randevu teklifleri sunuluyor. Vize başvuru sahiplerine çağrım: Bilinçli ve dikkatli olun lütfen, Vize başvurunuzun sonucu ve işlem süresi tamamen ilgili hükümetlerin kararına bağlıdır. Vize başvuru onaylarınızın hızlandıracağını iddia eden dolandırıcılardan uzak durun.”
Vize başvuru süreçlerinde VFS Global’in yalnızca ön idari görevleri yürüttüğü belirtilerek, hizmet kapsamıyla ilgili detayların aktarıldığı açıklamada; Yalnızca başvuru formlarının ve belgelerin ilgili elçilik veya konsolosluk tarafından belirlenen kontrol listesine uygun olarak toplanması, gerekli durumlarda biyometrik verilerin alınması ve ilgili elçilik veya konsolosluk tarafından sürdürülen karar sürecinin ardından pasaportların güvenli bir şekilde başvuru sahibine iade edilmesinden sorumlu olduğunun, vize başvurularının işlem süresi, vizenin verilmesi ya da reddedilmesi kararında herhangi bir rolü olmadığının, bu kararların tamamen ilgili elçiliklerin/konsoloslukların yetkisinde olduğunun altı çizildi.
Açıklamada ayrıca VFS Global’in 68 hükümetin güvenilir iş ortağı olarak ön vize başvuru süreçlerinde etik iş uygulamaları, şeffaflık ve mevzuata uyum konularına bağlı kalarak çalışmalarını sürdürdüğü, teknolojiyi ve insan uzmanlığını bir araya getirerek sorunsuz ve verimli bir vize başvuru deneyimi sunmaya odaklandığı belirtildi.
VFS Global, Türk vatandaşları için oluşturduğu yurt dışı seyahat rehberinde ise şu noktalara dikkat çekti:
Erken Başvurun
Uçuş ve konaklama rezervasyonları yapıldığında vize başvurularının da yapılmasının tavsiye edildiği rehberde, çoğu ülkenin, seyahat tarihinden 90 gün (3 ay) öncesine kadar vize başvurularını kabul ettiğini belirtildi. 9 Şubat 2020 itibarıyla yürürlüğe giren güncellenmiş Schengen Vize Kodu’na göre, seyahatten 6 ay öncesine kadar Schengen vizesine başvuru yapılabildiğinin aktarıldığı rehberde özellikle bu yıl artan talep ve sınırlı randevu imkanı nedeniyle başvuru sahiplerinin vize başvurularını mümkün olan en erken tarihte yapmaları önerildi.
Dolandırıcılığa Kanmayın
Açıklamada, vize başvuru sahiplerini VFS Global’in adını kullanarak veya bağımsız olarak randevu planlamak veya başka herhangi bir hizmet sağlama bahanesiyle ücret talep eden sahte kişi ve kuruluşlara karşı da dikkatli olmaları yönünde uyardı. Açıklamada, sistemi kötüye kullanan dolandırıcılığı önlemek amacıyla randevu alma işlemi için VFS Global’in resmi web sitesi olan www.vfsglobal.com adresinde herhangi bir ücret talep edilmediği, yalnızca gerçek yolcuların randevu rezervasyonunu kullanmasını ve sistemin dolandırıcı kuruluşlar tarafından kötüye kullanılmasına karşı güvende tutulmasını sağlamak için olduğu vurgulandı.
VFS Global Hakkında:Dünyanın önde gelen dış kaynak kullanımı ve teknoloji hizmetleri uzmanı olan VFS Global, hükümetler ve diplomatik misyonlara hizmet sunmak amacıyla yenilikçi teknolojiler, özellikle de Üretken Yapay Zeka (Generative AI) çözümlerini benimsemektedir. Şirket, vize, pasaport ve konsolosluk hizmetlerine ilişkin tarafsız ve idari görevleri yöneterek, müşteri hükümetlerin değerlendirme sürecine tam olarak odaklanabilmelerini sağlamaktadır.
Teknolojiyi sorumlu bir şekilde geliştirip entegre etmeye önem veren VFS Global, etik uygulamalar ve sürdürülebilirliği ön planda tutmaktadır. 68 hükümetin güvenilir iş ortağı olan VFS Global, 153 ülkede 3.500’den fazla Başvuru Merkezi işletmektedir. Firma, 2001 yılından bu yana 305 milyondan fazla başvuru işlemiştir. VFS Global, tüm paydaşlarına değer yaratma ve kamu hizmetlerini daha etkili ve verimli kılmak için sorumlu, yenilikçi çözümler sunma konusunda lider olmayı taahhüt etmektedir.
Merkezi Zürih ve Dubai’de bulunan şirketin çoğunluk hissesi, Blackstone Inc. tarafından yönetilen yatırım fonları ve İsviçre merkezli Kuoni ve Hugentobler Vakfı gibi azınlık hissedarlara aittir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
VFS Global, Yurtdışına Seyahat Edecek Türk Vatandaşları İçin Seyahat Rehberi Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’nin içinde olduğu enerji dönüşümünün özel sektördeki öncüsü olan Enerjisa Enerji, 15 Nisan 2025 tarihinde düzenlediği Yatırımcı ve Analist Günü kapsamında, iş kollarının işleyişini ve itici güçlerini katılımcılara aktardı. Lider pozisyonunda olduğu elektrik dağıtım, perakende satış ve müşteri çözümleri alanları ile ilgili bilgilendirici oturumları gerçekleştirdi.
Şirket, Analist ve Yatırımcı Günü kapsamında operasyonel mükemmellik ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımıyla yatırımcı güvenini pekiştirirken, aynı zamanda faaliyetlerinin işleyiş detaylarıyla ilgili akıllarda kalan soru işaretlerini giderdi. Etkinliğe aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketlerinden 70’e yakın yatırımcı ve analist katıldı.
Açılış konuşmalarında Enerjisa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler ve CEO Murat Pınar, küresel enerji dönüşümünde Türkiye’nin rolüne ve şirketin bu alandaki stratejik liderliğine dikkat çekti. CFO Dr. Philipp Ulbrich, uzun vadeli değer yaratma potansiyeli ve stratejisini katılımcılarla paylaşırken; Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci ve Perakende Satış Şirketleri Genel Müdürü Ersin Esentürk de kendi iş kollarındaki gelişmeleri aktardı. Toplantının sonunda yöneticiler, katılımcıların sorularını da yanıtladı.
Pınar: Yalnızca bugünü değil, geleceği de yönetiyoruz
Toplantıda açılış konuşmasını yapan Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Enerji sektörü, küresel dönüşümün merkezinde yer alıyor. Sektördeki bu yapısal değişim; dijitalleşme, altyapı modernizasyonu ve regülasyonlara uyum ekseninde yeniden tanımlanıyor. Türkiye, enerji dönüşümünün hızlandığı bu dönemde ciddi bir yatırım potansiyeline sahip. Enerjisa Enerji olarak biz de bu süreci güçlü insan kaynağımız ve çok iş kollarına yayılan entegre yapımızla bir büyüme fırsatına çeviriyoruz.Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi yeni nesil uygulamalar, enerji altyapısının dönüşümünü hızlandırırken, verimli, dijital ve çevik çözümler sunabilen oyuncuları farklılaştırıyor. Müşteri çözümleri iş kolumuzda sunduğumuz dijital enerji yönetimi uygulamaları ve dağıtım altyapısına yaptığımız yatırımlar sayesinde hem uyumu sağlıyor hem de yeni iş modelleri geliştiriyoruz. ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuzla yalnızca bugünü değil, geleceği de yönetiyoruz. Bu vizyon, Enerjisa Enerji’yi yalnızca uyum sağlayan değil, dönüşüme yön veren bir şirket haline getiriyor” dedi.
Ulbrich: Finansal dayanıklılığımız büyümenin teminatıdır
Gerçekleştirdiği sunum ile tüm detaylara tek tek değinen ve katılımcıların sorularını yanıtlayan Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, “Enerjisa Enerji olarak, iş modelimizin temelinde yer alan öngörülebilir ve regüle gelir yapısı sayesinde, belirsizlikler yaşandığında dahi güçlü ve dayanıklı bir finansal performans sunuyoruz. Bu istikrar, yatırımcılarımız için hem güvenli bir zemin hem de uzun vadeli değer yaratımı açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Finansal stratejimiz, yalnızca sağlam maliyet ve bilanço yönetimi ve değişmeyen temettü politikamızla değil, aynı zamanda Türkiye’nin uzun vadeli büyüme potansiyeliyle kurduğu güçlü uyumla da dikkat çekiyor. Dağıtım ve perakende satış iş kollarımızdan elde ettiğimiz istikrarlı nakit akışları ile bu potansiyeli desteklerken, müşteri çözümleri iş kolumuzla sunduğumuz dijital enerji yönetimi hizmetleri ve e-mobilite yatırımlarında da tüm fırsatları değerlendiriyoruz. Ayrıca enerji dönüşümünde kritik rol oynayan yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği uygulamalarıyla hem çevresel hem de finansal sürdürülebilirliğe katkı sağlıyoruz. Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca bir sorumluluk değil; kalıcı finansal değer yaratmanın temeli olarak faaliyet gösterdiğimizin iş kollarının merkezinde yer alıyor. Enerjisa’nın yatırım tezi dört temel unsurla öne çıkıyor: faaliyet gösterdiğimiz pazarlardaki güçlü büyüme potansiyeli, enflasyona karşı korumalı ve düzenlemeye tabi gelir yapısı, sürdürülebilirliği stratejik odağımıza yerleştirmiş olmamız ve cazip hisse getirileri. Bu unsurlar sayesinde, Türkiye’nin mevcut ortamında güçlü bir yatırım hikayesi olmaya devam ediyoruz” dedi.
Yatırımlarda öncelik: Altyapı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik
Enerjisa Enerji, lider dağıtım şirketleri Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ ile bugün itibarıyla 14 ilde 10,8 milyon müşteriye kesintisiz, kaliteli ve sürdürülebilir elektrik dağıtım hizmeti sunarken, 22 milyonu aşkın kullanıcıya elektrik enerjisi sağlıyor. ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla hareket eden şirket; dijitalleşme, altyapı modernizasyonu ve sürdürülebilirlik odağında gerçekleştirdiği yatırımlarla, Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik etmeye devam ediyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerjisa Enerji, ‘Yatırımcı ve Analist Günü’nde uzun vadeli stratejilerini paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye İstanbul’da brokerları ve kurumsal acenteleriyle bir araya geldi. 2024 yılına dair değerlendirmelerle birlikte önümüzdeki dönem hedef ve stratejilerinin paylaşıldığı Kurumsal Kanallar Strateji Toplantısı’nda, değişen dinamikler ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik de karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu.
Toplantının açılış konuşmasında Allianz Türkiye’nin sektördeki konumunu değerlendiren Satış ve Dağıtım Kanalları Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Yücenur, “Dünyanın önde gelen sigorta şirketlerinden Allianz Grubu’nun bir parçası olarak faaliyet gösteren Allianz Türkiye, 2008’den bu yana gerçekleştirdiği 1 milyar euroluk yatırım ile sektörde öne çıkıyor ve geniş ekosistemi ve paydaşlarıyla birlikte toplamda 8,3 milyon müşterisine hizmet veriyor. Ülkemizde yapılan yatırımların bir kısmı Allianz Teknik, Allianz Kampüs gibi bu ülkeye değer katan yatırımlar olmakla birlikte müşteri ve satış kanallarımızın dijitalleşme sürecine yaptığımız ciddi yatırımlarla da sektörümüzde fark yaratıyoruz. Değişen müşteri beklentilerini karşılayabilmek ve her türlü koşulda hizmet vermeye devam edebilmek için son 5 yılda 200 milyon euroluk teknoloji yatırımı yaptık ve dijital altyapımızla tüm kanallarımızda müşteri isteklerini uçtan uca karşılar hale geldik” dedi. Yücenur, önümüzdeki dönemde de güvenilir, mali açıdan güçlü ve istikrarlı bir partner olarak kurumsal müşterilerine uzun vadeli değer, teknik uzmanlık ve inovatif çözümler sunmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Hem güncel uygulamalar hem de geleceğe yönelik stratejik planlamalar üzerine merak edilen konuların ele alındığı toplantı, katılımcıların sorularını doğrudan yöneltebildiği interaktif bir soru-cevap oturumuyla sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Allianz Türkiye kurumsal sigortalarda 2025 hedeflerini paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kadın girişimciliğini destekleyerek kadınların ekonomik hayatta güçlenmesini amaçlayan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER), BM Kadının Statüsü Komisyonu toplantıları kapsamında New York’ta önemli bir etkinliğe Sanofi Türkiye ile ev sahipliği yaptı. 11 Mart 2025’te gerçekleştirilen etkinlikte, genç kadınların iş dünyasında daha güçlü bir yer edinmesi için yürütülen çalışmalar ele alındı. KAGİDER ve Sanofi Türkiye iş birliğiyle 15 yıldır sürdürülen “Geleceğin Kadın Liderleri” programının etkileri ve kazanımlarının da paylaşıldığı etkinliğin onur konuğu ise T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş oldu.
Etkinliğin ana tema konuşmacıları BM Kadın Birimi Orta Avrupa ve Asya Direktörü Belen Sanz Luque ve Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komite Başkanı Oliver Röpke’ydi. Panelin moderatörlüğünü KAGİDER Başkan Yardımcısı Şila Gök üstlenirken, KAGİDER Yönetim Kurulu Üyesi Kıvılcım Pınar Kocabıyık, Sanofi Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Kaya, Sanofi Avrasya Bölgesi İnsan ve Kültür Direktörü Raziye Baysal ve Geleceğin Kadın Liderleri 2014 yılı mezunu Meltem Dere Kartal panelist olarak yer aldı.
Etkinlikte bir konuşma gerçekleştiren T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, “Kadınların gücü, sürdürülebilir bir geleceğin temel taşıdır. Kadınların karar alma mekanizmalarına eşit katılımı ve liderliği yönünde atılan her adım, küresel ekonomik refaha şüphesiz katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda, kadınların liderlik ve karar alma süreçlerinde sürdürülebilir ilerlemesinin, dünya çapında daha sağlıklı, dengeli ve uzun vadeli bir gelecek için temel olduğuna inanıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Kadınların Ekonomik Güçlenmesi, Sürdürülebilir Bir Dünya İçin Temel Şart”
KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, 2011 yılından bu yana BM ECOSOC Özel Danışmanlık Statüsü’ne sahip olan KAGİDER’in, 2012’den itibaren BM Kadının Statüsü Komisyonu (CSW) toplantılarında Türkiye’de hayata geçirilen başarılı projeleri uluslararası alana taşıdığını belirtti. Kadınların iş hayatına güçlü bir başlangıç yapmalarını destekleyen ve iş dünyasında daha güçlü bir yer edinmelerine yardımcı olan “Geleceğin Kadın Liderleri” programını BM’ye taşıdıklarını vurgulayan Bezircioğlu, proje için iş birliği yaptıkları Sanofi Türkiye’ye ve katkılarından dolayı BM Kadın Birimi’ne teşekkür etti.
Konuşmasında, KAGİDER’in kadın girişimciliği, kadınların ekonomik güçlenme ve sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarına değinen Bezircioğlu, programın etkilerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “İş hayatına güçlü başlangıç yapan kadınlar, yalnızca kendi kariyerlerini inşa etmekle kalmaz, aynı zamanda çevrelerindeki kadınlara da ilham verir ve onlara yol gösterir. Bu anlayışla 15 yıl önce başlattığımız ‘’Geleceğin Kadın Liderleri’’ programıyla genç kadınların iş dünyasında sağlam bir yer edinmelerini sağlamak için somut çözümler üretmeye devam ediyoruz. Kadınların ekonomik olarak güçlenmesi, sürdürülebilir bir dünya inşa etmenin temel taşlarından biridir. 22 yıllık bir sivil toplum kuruluşu olarak, kadınların ekonomiye katılımını arttırmaya ve özellikle girişimcilik yoluyla güçlenmelerini sağlamaya yönelik birçok proje hayata geçirdik. KAGİDER Sürdürülebilirlik Raporu 2024 ile bu taahhüdümüzü somut verilerle ortaya koyuyoruz. Bugüne kadar 162 kurum ile 80 projeyi hayata geçirerek doğrudan 170.000 kadına ulaştık. “Geleceğin Kadın Liderleri” programımız fırsat eşitliği, ekonomik büyüme, eğitim ve çevresel sorumluluk gibi alanları kapsıyor; böylece 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı’nın 9’una doğrudan katkı sağlıyoruz’’ dedi.
Birleşmiş Milletler etkinliğinde konuşan Sanofi Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Pınar Kaya ise cinsiyet eşitsizliğinin dünyada ve Türkiye’de hem sosyal hem ekonomik sorunların başında geldiğinin altını çizerek “Dünya Ekonomik Forumu’nun 2024 Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre, dünyada cinsiyet eşitliğine ulaşmak için 134 yıl daha gerekiyor. Yolumuz uzun, bugün atacağımız adımlar geleceği şekillendirecek. Sanofi olarak, güçlü kurumsal sosyal sorumluluk politikamız her zaman küresel stratejimizin merkezinde yer aldı. Çeşitliliğe verdiğimiz önemin ve toplumsal sorumluluk bilincimizin en güzel örneklerinden biri ise KAGİDER ile 15 yıldır uyum içinde yürüttüğümüz Geleceğin Kadın Liderleri projesi. Bu proje sayesinde Türkiye’nin dört bir yanında, geleceğe yön verecek genç kadın liderlerin yetişmesine katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz. Mezunlarımızın %92’si kariyer hayatlarına başarıyla devam ederken, %22’si üst düzey pozisyonlarda görev alıyor. Sosyal Etki Analizi sonuçları da bu başarının altını çiziyor: Geleceğin Kadın Liderleri’ne yapılan her yatırım, topluma 6 kat değer olarak geri dönüyor. Bu güçlü etki ve başarı tablosu, bizim için büyük bir gurur kaynağı” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
KAGİDER ve Sanofi Türkiye, “Geleceğin Kadın Liderleri” Programını ve Etki Analiz Sonuçlarını Birleşmiş Milletler’de Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İsa (Ata Demirer), babasından miras kalan tahmin yeteneğiyle gazetede spor bahisleri yazarken, tutturamadığı tahminleri yüzünden hayatı altüst olur. Hem işini hem de peşine düşen mafyanın parasını kaybeden İsa, kaçmaya çalışırken kendini Refik Argun (Uğur Yücel)’un gizemli cinayetinin içinde, memleketi Urla’da bulur. Cinayeti çözebilecek tek kişi odur, ancak küçük bir sorun vardır: Refik’in hayaleti yalnızca İsa’ya görünmektedir. Altüst olmuş hayatına giren Refik’in ruhu İsa’ya bir çıkış yolu sunarken İsa, Refik’i kimin öldürdüğünü bulmalı ve ölümünün ardındaki gerçeği açığa çıkarmalıdır.
Deniz Akçay’ın yazıp, Hakan Algül’ün yönettiği, yapımı BKM imzası taşıyan, başrollerin yanı sıra Hakan Salınmış, Sezin Akbaşoğulları, Beyti Engin, Ümit Kantarcılar, Cihan Ercan, Tuna Orhan, Murat Kılıç, Ediz Akşehir ve Altan Erkekli’nin etkileyici performanslarıyla renklenen Bir İhtimal Daha Var, 20 Mart’ta sadece Netflix’te izleyiciyle buluşacak.
Bir İhtimal Daha Var Hakkında:
Biri bu dünyada diğeri öteki dünyada kaybolmuş iki ruhun tuhaf ve trajikomik yolculuğu…
Bir gazetede spor bahisleri yazarı olarak çalışan İsa, babasından miras kalan yeteneği sayesinde bir zamanlar fırtınalar estirmiş, bahis dünyasının bir numaralı ismi haline gelmiştir. Ancak son zamanlarda tahminleri tutmamaya başlar, bu da onun işini kaybetmesine ve düşman kazanmasına sebep olur. İsa tüm umutlarını kaybetmişken, karşısına ünlü iş adamı Refik çıkar. Refik onu tüm dertlerinden kurtarabilecek tek kişidir ama ortada ufak bir sorun vardır: Refik’in ölü olması. Altüst olmuş hayatına giren Refik’in ruhu İsa’ya bir çıkış yolu sunarken İsa, Refik’i kimin öldürdüğünü bulmalı ve ölümünün ardındaki gerçeği açığa çıkarmalıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Netflix, Ata Demirer Uğur Yücel’in 20 Mart’ta Yayınlanacak Bir İhtimal Daha Var’ın Fragmanını Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yandex Search Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy, etkinlikte gerçekleştirdiği sunum ile Yandex’in Türkiye pazarındaki yatırımları ve geleceğe yönelik teknolojik çözümlerini katılımcılarla paylaştı. Aynı zamanda, Habertürk TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile gerçekleştirdiği söyleşide, Yandex’in Türkiye pazarına yönelik stratejik yatırımlarını ve yenilikçi çözümleri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Etkinliğe, önde gelen dijital, finansal ve endüstriyel şirketlerden 50’den fazla C-level yönetici, kamu sektörü ve STK temsilcileri katıldı.
Popovskiy, sunumu sırasında Yazeka ile Yandex Arama Arama da dahil olmak üzere Yandex’in geniş kapsamlı çözümlerinin altını çizdi. Şirketin son teknoloji ürünü yeni çözümü Yazeka’nın güvenilir referanslarla kesin, bağlam temelli yanıtlar sağlayarak arama sürecini basitleştirmekle kalmadığını, aynı zamanda geleneksel arama motoru modelinden niteliksel olarak farklı bir yaklaşıma doğru bir paradigma değişimini temsil ettiğini belirtti. Cevapları bulmaya dayalı yeni nesil yapay zeka arama aracı Yazeka ile Yandex, düzinelerce arama sonuç bağlantılarını eleme ihtiyacını ortadan kaldırarak en alakalı, kişiselleştirilmiş ve zamana duyarlı sonuçları anında sunuyor.
Yandex, Türkiye için uzun vadeli güvenilir bir partner olmayı hedefliyor
Yandex Search Türkiye Genel Müdürü Popovskiy, şunları söyledi: “Yandex, en ileri teknolojiyi geliştirmek ve altyapıyı iyileştirmek için büyük ölçekli yatırımlar yaparak Türkiye için uzun vadeli güvenilir bir partner olmayı hedefliyor. Ürünlerimizin güncel ve her şeyden önce kullanışlı kalmasını sağlamak amacıyla Türk kullanıcılara yönelik rafine edilmiş çözümler oluşturmak için yerel yeteneklerden yararlanmaya kararlıyız. Arama teknolojisi ve yapay zeka alanındaki uzmanlığımızın, kullanıcı odaklı yerelleştirilmiş hizmetlerimizin Türkiye’deki konumumuzu daha da güçlendireceğine inanıyoruz.”
Etkinlik kapsamında Mehmet Akif Ersoy ile gerçekleştirilen söyleşide, yabancı yatırımcıları cezbedecek altyapının oluşturulması ve Türkiye’deki dijital ortamın iyileştirilmesi konuları ele alındı. Tartışmada sağlıklı yüksek teknoloji ekosistemlerinin teşvik edilmesinde adil rekabetin kritik rolüne de değinilirken, Rekabet Kurumu’nun açık ve rekabetçi bir pazar sağlamak için sürdürdüğü çabaların desteklendiği belirtildi. Bu yaklaşım, inovasyonu teşvik etmek ve hem tüketicilere hem de işletmelere daha geniş bir yelpazede üstün kaliteli dijital çözümler sunmak için önem taşıyor.
Alexander Popovskiy, Yandex’in vizyonunun sadece Türkiye’nin dijital dönüşümüne katılmanın ötesine geçtiğini tekrar vurguladı. Yandex, ülkenin kültürel mirasını ve tarihini göz önünde bulundurarak Türk kullanıcılarının benzersiz ihtiyaçlarına göre uyarlanmış çığır açan yapay zeka destekli çözümler sunarak bu evrimi aktif bir şekilde yönlendirmeyi hedefliyor. Şirketin Türkiye’ye olan bağlılığı ve devam eden yatırımları, yeni ortaklıklar kurma çabalarıyla birleşerek web arama endüstrisinin hem içinde hem ötesinde yeni bir teknolojik ilerleme çağına zemin hazırlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yandex Türkiye, Dijital Geleceği Şekillendiren Stratejilerini Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Vatandaşları çeşitli kültür ve sanat etkinlikleriyle buluşturan Bakırköy Belediyesi, hafızalardan silinmeyecek bir konser programına imza attı. Sevgi, hoşgörü ve kardeşlik duygularını pekiştiren eserleriyle dikkati çeken Antakya Medeniyetler Korosu, Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde Bakırköylülerle buluştu. Üç semavi dine mensup ve altı farklı mezhepten kişilerin bir araya gelmesiyle oluşturulan Şef Yılmaz Özfırat yönetimindeki koro, “Yaradılanı sev, Yaradandan ötürü” felsefesiyle sahnedeydi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremde 7 sanatçısını kaybeden koro, hayatını kaybeden vatandaşları duygu dolu ezgilerle andı. Türkiye’nin 11 ilini derinden sarsan büyük felaketin yıl dönümünde, acılar dayanışma ruhu ve müziğin birleştirici gücüyle paylaşıldı.
“Bize burada evimizde olduğumuzu hissettirdiler”
Korosuyla birlikte gerçekleştirdiği eşsiz performansıyla hafızalara kazınacak bir gece yaşatan Şef Yılmaz Özfırat, Bakırköy’de hissettiği birlik ve beraberlik ruhuna vurgu yaparak, “Bize burada gerçekten evimizde olduğumuzu hissettirdiler. 6 Şubat depreminin üzerinden uzun bir zaman geçmiş gibi gözükse de aslında bizler için kısa bir zaman geçti. Fakat birilerinin bizi unutmaması, bize tekrar sahip çıkması umudumuzun artmasına sebep oluyor. Bugün bir kadim şehirden bir kadim şehre geldik aslında. Hatay’da her milletten herkes varken, Bakırköy’de de her milletten herkes var. O yüzden burada kendimizi evimizde hissediyoruz. Duygusal bir konserdi çünkü depremin yıl dönümünü yaşıyoruz, ister istemez bundan etkileniyoruz. Birileri de size sahip çıkınca biraz daha duygusal oluyorsunuz. Başta Ayşegül Başkanım olmak üzere Bakırköy Belediyesi’ne, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Antakya Medeniyetler Korosu Depremin Acısını Bakırköy’de Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Beylikdüzü Belediyesi Şubat ayı Meclis Toplantısı’nın 1.birleşimi, Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleşti. Konuşmasına, ocak ayında şehit düşen polis ve askerleri anarak başlayan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, önemli gün ve haftalara da değindi. Bolu Kartalkaya’da meydana gelen yangın faciasında hayatını kaybedenlere de rahmet dileyen Çalık, “Kartalkaya’da çıkan yangında ne yazık ki 78 insanımız, yarıyıl tatilinde çocuklarıyla birlikte güzel zaman geçirmek isterken çok acı bir şekilde hayata veda etti. O gün hayatını kaybedenlerin 36’sı çocuktu. Hepimizin yüreği yandı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Sorumlular hukuk önünde hesap vermeli” ifadelerini kullandı.
“Ortaya koyduğumuz belediyecilik felsefesini ve hizmetlerimizi bir adım öteye taşıdık”
Görev süresinde neredeyse 6.yılı tamamladıklarını ifade eden Başkan Çalık, göreve geldikleri ilk günden bu yana kadar yaptıkları hizmet ve projeleri meclis kürsüsünden kamuoyu ile paylaştı. Çalık, “Biz çalıştıkça Beylikdüzü güzelleşecek, Beylikdüzü güzelleştikçe biz daha çok çalışacağız demiştik. Her yeni gün çalışma isteğimiz ve arzumuz Beylikdüzü’nü güzelleştirmek, daha yaşanılabilir bir kent haline dönüştürmekti. Öyle de oldu. Her geçen yıl, ortaya koyduğumuz belediyecilik felsefesini ve hizmetlerimizi bir adım öteye taşıdık. Geride bıraktığımız yaklaşık 6 yılda insan, doğa ve çevreyi merkeze alarak, kadınları, çocukları, gençleri ve kent yoksulluğunu önceleyen çalışmalara ağırlık verdik” dedi.
“Tüm hizmetlerimizi kesintisiz sürdürmeye devam edeceğiz”
Başkan Çalık konuşmasının devamında, “Beylikdüzü’ne tam 11 yeni kreş ve 2 anne – çocuk merkezi kazandırdık. Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Fedai Altun Kapalı Spor Tesisi ve Koral Berkin Kutlu Spor Tesislerini hayata geçirdik. Aziz Sancar Bilim ve Sanat Merkezi’ni tamamladık. Beslenme Saati uygulamasıyla 600 bini aşkın beslenme paketini çocuklarımıza ulaştırdık. 160 km yağmur suyu, atık su ve içme suyu hattını tamamladık. 60 km yeni yol açtık. 420 bin ton asfalt çalışması gerçekleştirdik. Yeşil alan miktarımızı 4 milyon 354 bin metrekareye çıkardık. Tam 83 yeni park yaptık, 235 parkı yeniledik. Yaşam Bahçemizden 300 tona yakın mahsul elde ettik. 76 bin vatandaşımıza 228 bin sağlık hizmeti ulaştırdık. 192 bin kişilik taziye yemek desteği verdik. 628 bin kişilik düzenli sıcak yemeği desteği verdik. 8 bin sokak canlısını tedavi ettik. Spordan kültür-sanata, sağlıktan sosyal yardımlara kadar tüm hizmetlerimizi kesintisiz sürdürmeye devam edeceğiz. Her yaştan ve her kesimden vatandaşlarımız için geliştirdiğimiz projeleri yeni dönemde de sürdüreceğiz. Afetlere hazır, çocukların ve gençlerin mutlu olduğu bir Beylikdüzü hedefimizden sapmadan ilerlemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
“Beylikdüzü metrosunu bekliyor”
Konuşmasını 6.kez Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı’na alınmayan Beylikdüzü metrosu projesine değinerek noktalayan Çalık, “Her yıl Şubat ayında Cumhurbaşkanlığı Yatırım Programı çıkar ve biz de bu programa girmeyen Beylikdüzü Metrosu’nu konuşuruz. Hala imzalanmadı. 2022 yılının Şubat ayında, “İş bir imzaya kaldı ve bu imza bir türlü atılmıyor, metromuza engel olmayın” demiştim. “Beylikdüzü’nde metro 21 yıllık bir hayaldi” demiştim, bugün 23 yıl oldu. Beylikdüzü metrosunu bekliyor. Bu mesele siyaset üstü bir meseledir” dedi. Şubat ayı meclis toplantısının 2. birleşiminin ise 6 Şubat Perşembe günü saat 10.00’da yapılması kararlaştırıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Çalık Hizmetle Dolu 6 Yılı Kamuoyu ile Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
ICS tahminleri, siber güvenlik dünyasındaki önemli değişimler hakkında yıllık tahminler ve analitik raporlar serisi olan Kaspersky Security Bulletin’in (KSB) bir parçası olarak paylaşılıyor. Bir yıl önce Kaspersky, 2024 yılı için birden fazla ICS tehdit gelişmesi öngörmüştü ve bu öngörüler gerçekleşmişti. Bu dönemde fidye yazılımları endüstriyel işletmeler için ciddi bir tehdit haline geldi ve siber suçlular yüksek değerli kuruluşları, benzersiz ürün tedarikçilerini ve büyük lojistik şirketlerini hedef aldı. Buna ek olarak, jeopolitik anlamda motive olan hacktivizm faaliyetleri devam etti ve tehdit ortamı daha da karmaşık hale geldi.
Tüm bu riskler geçerliliğini korurken Kaspersky, endüstriyel işletmelerin 2025 yılında dikkat etmesi gereken altı yeni gelişmeyi vurguladı.
İnovasyon işletmeleri dönüştürürken ve yeni teknolojik devrimlere yol açarken, bu artış aynı zamanda değerli teknik bilgileri çalmak için araştırma kurumlarını ve teknoloji lideri işletmeleri hedef alan siber suçluları da cezbediyor. Hassas veriler genellikle araştırma laboratuvarlarından ziyade “üretim katlarında” veya tedarik zincirlerinde risk altında bulunduğundan, endüstriyel işletmeler özellikle savunmasız bir profil çiziyor. Önümüzdeki yıl bu gibi artan tehditlere karşı operasyonel teknoloji (OT) varlıklarını korumak için daha fazla farkındalık ve sağlam siber güvenlik önlemleri gerekecek.
Jeopolitik gerilimler, yaptırımlar ve ileri teknolojiye erişimin önüne koyulan engeller fikri mülkiyet haklarının ihlal edilmesine neden oluyor. Bu durum OT geliştiricileri ve tedarikçileri için güvenlik riskleri yaratıyor, çünkü ürünlerinde yerleşik olarak bulunan koruma önlemleri fikri mülkiyetlerini yeterince koruyamayabilir. Öte yandan kırılmış yazılımlar, üçüncü taraf yamaları ve geçici lisans çözümleri, OT ortamlarını ek tehditlere maruz bırakarak müşterileri için siber güvenlik risklerini daha da artırıyor.
Endüstriyel işletmeler, verimliliği artırmak için yapay zeka / makine öğrenimi, artırılmış gerçeklik ve kuantum bilişim gibi inovasyonları giderek daha fazla uyguluyor. Yapay zeka destekli süreç kontrolü, demir dışı metalürji gibi sektörlerde şimdiden milyar dolarlık kazançlar sağlamaya başladı bile. Bu sistemler vazgeçilmez üretim varlıkları haline geliyor, ancak aynı zamanda yeni siber güvenlik zorluklarını da beraberinde getiriyor. Yapay zekanın yanlış kullanımı, istenmeyen veri ifşalarına ve tahmin edilmesi zor diğer güvenlik risklerine yol açabilir. Hem yapay zeka sistemleri hem dayandıkları benzersiz kurumsal veriler, siber saldırılar için yüksek değerli hedefler haline gelebilir. Bunun sonucunda da kalıcı veri kaybı ve üretim verimliliğinin azalması gibi potansiyel sonuçlar doğurabilir. Bu arada, saldırganlar da kötü niyetli araçlar geliştirmek ve sosyal mühendislik taktiklerini iyileştirmek için yapay zekadan yararlanmaktan geri durmuyor.
2025 ve sonrasında, telekom ekipmanları ve endüstriyel IoT cihazları gibi zaman içinde test edilmiş sistemler, eski güvenlik önlemleri nedeniyle siber saldırıların hedefi haline gelebilir. Ucuz ağ ekipmanlarına dayanan uzak tesisler özellikle istismara açık olacaktır. Ayrıca OT ortamlarında Linux sistemlerinin yükselişi, olgun güvenlik çözümlerinden yoksun olabileceğinden ve piyasada bunları düzgün bir şekilde koruyacak daha az sayıda yetenekli Linux siber güvenlik uzmanı bulunduğundan, yeni zorluklar ortaya çıkacaktır. Sonuç olarak, eski ve zaman içinde test edilmiş teknolojiler için siber güvenlik önlemlerinin gözden geçirilmesi bir zorunluluk olacak.
Siber güvenliğe yeterince yatırım yapmayan satıcılar, müşterilerini önemli risklere maruz bırakıyor. Genellikle daha küçük niş sağlayıcıları içeren uzun ve karmaşık tedarik zincirleri, işleri yönetmeyi son derece zorlaştırıyor. Buna ek olarak endüstriyel işletmeler sıklıkla yetersiz güvenlik önlemleri eşliğinde şirket içinde veya bağlı kuruluşlar aracılığıyla özgün otomasyon çözümleri geliştiriyor. Bu faktörler 2025 yılında riskleri artırarak tedarik zincirini ve özel ekipmanları siber saldırılar için kolay hedefler haline getirecek. Bu nedenle yüksek güvenlik standartlarına uyan güvenilir satıcıların seçilmesi çok önemli.
Endüstriyel otomasyon için açık kaynak araçlarının yaygınlaşması, kritik üretim varlıklarına saldırma görevini basitleştiriyor. Endüstriyel işletmeler otomasyon ve dokümantasyonu geliştirirken, istemeden de olsa saldırıya uğrayan ağlarda kalıcılık sağlıyor ve saldırganların üretim varlıklarına sofistike saldırılar düzenlemesini kolaylaştırıyor. 2025 yılında hedefli siber-fiziksel operasyonları uygulamak birkaç yıl öncesine göre önemli ölçüde daha kolay olacak. Saldırganlar sektöre özgü uzmanlık ihtiyacını önemli ölçüde azaltan araçlara ve bilgilere erişecek.
Kaspersky ICS CERT Başkanı Evgeny Goncharov, şunları söylüyor: “Yapay zeka odaklı saldırılardan yeni ve eski teknolojilerdeki güvenlik açıklarına kadar gelişen siber tehditler, 2025 yılında endüstriyel işletmeler için önemli riskler oluşturuyor. Siber suçlular tedarik zincirlerini, operasyonel ağları ve güvenilir iş ortaklarını giderek daha fazla hedef alıyor. Neticede kuruluşa ait ekosistemin hiçbir parçası %100 güvenli hale gelemiyor. Bu risklere karşı koymak için endüstriyel işletmelerin proaktif siber güvenlik önlemlerine öncelik vermesi, tedarikçi ve tedarik zinciri güvenliğini dikkatlice araştırması ve ekiplerini, yani hem normal çalışanlarını hem siber güvenlik uzmanlarını sürekli olarak eğitmesi gerekiyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yenilikçi ve eski teknolojilere yönelik saldırılar, tedarikçi güvenlik açıkları: Kaspersky ICS CERT 2025 öngörülerini paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sosyal belediyecilik anlayışıyla hizmet üreten Konak Belediyesi, 55 yaş üzeri vatandaşları sosyal yaşamın içinde tutan, emek ve üretimlerine değer katan İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi’nde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Yarıyıl tatilini fırsat bilen torunlarıyla bir araya gelen merkezin ileri yaş kursiyerleri, resim, seramik, takı, keçe, heykel yapımı gibi sanatın çeşitli dallarında edindikleri hünerleri torunlarına aktarmanın ve onların heyecanlarına ortak olmanın mutluluğunu yaşadı.
“Torunlarımızla olmak ayrı bir mutluluk verdi”
60 kursiyerin torunlarıyla birlikte katıldığı etkinlikte çocuklar, büyüklerinin yardımıyla çamurdan heykel, keçeden süs eşyası ve resim yaptı. Bu özel buluşmada torunlarıyla birlikte keyifli saatler geçiren kursiyerler ise sosyal çalışmaları nedeniyle Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya teşekkür etti. Merkez sayesinde sosyalleşerek hayata katıldıklarını vurgulayan kursiyerler, “Burası adeta terapi merkezi gibi çalışıyor. Rahatlıyor ve sıkıntılarımızı unutuyoruz. Bugünün anlamı daha başka. Torunlarla birlikte çalışıyoruz. Bu da bize ayrı bir mutluluk verdi. Bize bu olanağı sağladığı için Nilüfer Çınarlı Mutlu Başkanımıza, Konak Belediyemizin sevgi dolu çalışanlarına ve Halk Eğitim Merkezi hocalarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyoruz” dedi.
Sıcak bir ortam
Konak’ta ikinci baharını yaşayan 55 yaş ve üstü bireylerin yoğun ilgi gösterdiği merkez, Halil Rıfat Paşa Caddesi No: 380 adresinde hizmet veriyor. Vatandaşlara, eğitim hizmetleri ve seminerlerle bilgilenebilecekleri, zamanlarını iyi değerlendirebilecekleri ve psikososyal ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri sıcak bir ortam sunuluyor. Merkezden faydalanmak ya da bilgi almak için 0232 4454320 numaralı telefon aranabilir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konak’ın ileri yaş kursiyerleri öğrendiklerini torunlarıyla paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>