?> ?> planlıyor arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Mon, 09 Dec 2024 09:20:06 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png planlıyor arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Şirketler önümüzdeki iki yıl içinde BT Güvenliği bütçelerini %9’a kadar artırmayı planlıyor https://kocaelibasin.com.tr/sirketler-onumuzdeki-iki-yil-icinde-bt-guvenligi-butcelerini-9a-kadar-artirmayi-planliyor/ Mon, 09 Dec 2024 09:20:05 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/sirketler-onumuzdeki-iki-yil-icinde-bt-guvenligi-butcelerini-9a-kadar-artirmayi-planliyor/ Şirketler, siber olaylardan kaynaklanan mali kayıpların artmasına karşı bilgi güvenliğine yaptıkları yatırımları artırmayı planlıyor.

Şirketler önümüzdeki iki yıl içinde BT Güvenliği bütçelerini %9’a kadar artırmayı planlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Şirketler, siber olaylardan kaynaklanan mali kayıpların artmasına karşı bilgi güvenliğine yaptıkları yatırımları artırmayı planlıyor. Bu eğilim, Kaspersky’nin son BT Güvenlik Ekonomisi raporunda yer aldı. 

Kaspersky IT Security Economics, BT Güvenliği karar vericilerinin bütçelerindeki değişiklikleri, ihlalleri ve zorlukları ortaya koyan yıllık bir rapor olarak yayınladı. Rapor, çeşitli büyüklüklere ve sektörlere dahil olarak çalışan BT ve BT güvenliği profesyonelleriyle yapılan görüşmeleri temel alıyor. Anket, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı Avrupa, Asya-Pasifik bölgesi, Orta Doğu, Afrika, Latin ve Kuzey Amerika’da bulunan 27 ülkede gerçekleştirildi.

Araştırmaya göre şirketler BT güvenlik bütçelerini %9’a kadar artırmayı planlıyor. Büyük işletmelerin ortalama siber güvenlik bütçeleri genel olarak BT için ayrılan 41,8 milyon dolar içinde 5,7 milyon dolara ulaşırken, KOBİ’ler 1,6 milyon dolarlık ortalama BT bütçesinden BT güvenliğine 200 bin dolar yatırım yaptı.

Artan yatırımın olası nedenleri arasında siber olaylardan kaynaklanan mali kayıpların analizi yer alıyor. Büyük işletmeler bu yıl ortalama 12 olay yaşadı ve bu olaylardan kurtulmak için 6,2 milyon dolar harcadı. Bu rakam genel olarak BT güvenliği için ayrılan bütçenin 1,1 katına denk geliyor. Sahip oldukları daha fazla kaynağa ve gelişmiş güvenlik altyapılarına rağmen, büyük kurumsal şirketlerin ölçeği ve karmaşıklığı onları maliyetli güvenlik ihlallerine karşı daha duyarlı hale getiriyor. Bu kuruluşlar genellikle olayları hızlı bir şekilde tespit etmek için daha donanımlı olsalar da tehditlere tam olarak yanıt vermek ve etkilerini azaltmak için gereken süre saatlerce uzayabiliyor. Bu da yaygın ve karmaşık BT ortamlarını yönetmenin zorluğunun altını çiziyor.

KOBİ’ler ise bu yıl ortalama 16 olay yaşarken, iyileştirme için 300 bin dolar harcadılar. Bu da genel BT güvenliği bütçelerinin 1,5 katına denk geliyor. KOBİ’ler bütçesel etki açısından en orantısız şekilde etkilenen grubu oluşturuypr. Genellikle sağlam siber güvenlik politikaları ve prosedürlerinden yoksunlar. Bu da onları genel buluttaki yanlış yapılandırmalar ve üst düzey izinleri içeren olaylara karşı savunmasız bırakıyor.

Raporda Türkiye’deki her büyüklükteki kuruluşun bir yıl içinde ortalama 13 vaka yaşadığını tespiti yer alıyor.

Kaspersky Kurumsal İş Uzmanlığı Merkezi Başkan Yardımcısı Veniamin Levtsov, şunları söylüyor: “Bu veriler, tüm pazar segmentlerinde siber güvenlik harcamalarının artmasına yönelik mevcut eğilimin devam ettiğini gösteriyor. Büyüme en az üç temel faktörden kaynaklanıyor. İlk olarak ve açık bir şekilde, siber güvenlik tehditlerinin karmaşıklığındaki sürekli artış, şirketleri saldırı izlerinin tespitini geliştirmek ve yanıtları otomatikleştirmek için daha gelişmiş çözümler benimsemeye zorluyor. İkinci olarak hükümetlerin dijital egemenlikle ilgili artan endişeleri, yeni düzenlemelerin ve düzenleyici gerekliliklerin ortaya çıkmasına ve sonuç olarak harcamaların artmasına neden oluyor. Siber güvenlik bütçelerinin ve maliyetlerinin büyümesini etkileyen üçüncü faktör ise çeşitli siber güvenlik alanlarındaki profesyonellerin maaş beklentilerindeki sürekli artıştan kaynaklanıyor.” 

 

Kaspersky, şirketlerin kendilerini siber tehditlere karşı korumaları için şunları öneriyor:

  • Her büyüklükteki ve sektördeki şirketler için gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, gelişmiş araştırma ve müdahale özellikleri sağlayan Kaspersky Next ürün serisindeki gibi kapsamlı çözümler kullanın.
  • Şirketiniz nitelikli bilgi güvenliği uzmanlarından yoksunsa Kaspersky Managed Detection and Response gibi yönetilen bir güvenlik hizmetini benimseyin. Bu hizmet size gerekli uzmanlığı sağlayacak ve mümkün olan en iyi, en gelişmiş otomatik güvenlik hizmetlerini sunacaktır. Her gün, gerçek zamanlı olarak, 7/24 toplanan kurumsal verilerin analizi sayesinde işletmeler sofistike siber saldırılara karşı korunabilir.
  • Çalışanlarınızı eğitin. Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalık Platformu’nda sağlanan özel eğitim kursları bu konuda yardımcı olabilir.

 

İşletmelerdeki BT güvenlik maliyetleri ve bütçeleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için interaktif BT Güvenlik Hesaplayıcısını ziyaret edin.

Brezilya, Şili, Çin, Mısır, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kazakistan, Suudi Arabistan, Malezya, Meksika, Pakistan, Filipinler, Rusya, Güney Afrika, Güney Kore, Singapur, İspanya, Tayland, Türkiye, Vietnam, BAE, İngiltere ve ABD’de yapılan anketlere dayanan IT Security Economics raporunun tamamını okumak için web sitesini ziyaret edin.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Şirketler önümüzdeki iki yıl içinde BT Güvenliği bütçelerini %9’a kadar artırmayı planlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Pasifik Eurasia DTİ, bir yılda 600 milyon euro değerinde 750 bin ton ihracat yükü taşımayı planlıyor. https://kocaelibasin.com.tr/t-c-ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-pasifik-eurasia-dti-bir-yilda-600-milyon-euro-degerinde-750-bin-ton-ihracat-yuku-tasimayi-planliyor/ Fri, 18 Oct 2024 13:39:55 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/t-c-ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-pasifik-eurasia-dti-bir-yilda-600-milyon-euro-degerinde-750-bin-ton-ihracat-yuku-tasimayi-planliyor/ Asya’dan Avrupa’ya Demir İpek Yolu hayalinin gerçekleşmesi için 2019 yılından bu yana ülkeler arası önemli anlaşmalara ve taşımalara imza atan Pasifik Eurasia’nın 2023 yılında kurduğu Pasifik Eurasia Demiryolu Tren İşletmeciliği (DTİ), Türkiye’nin 3’üncü özel sektör demiryolu tren işletmecisi (DTİ) oldu.

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Pasifik Eurasia DTİ, bir yılda 600 milyon euro değerinde 750 bin ton ihracat yükü taşımayı planlıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Asya’dan Avrupa’ya Demir İpek Yolu hayalinin gerçekleşmesi için 2019 yılından bu yana ülkeler arası önemli anlaşmalara ve taşımalara imza atan Pasifik Eurasia’nın 2023 yılında kurduğu Pasifik Eurasia Demiryolu Tren İşletmeciliği (DTİ), Türkiye’nin 3’üncü özel sektör demiryolu tren işletmecisi (DTİ) oldu. Türkiye’de uluslararası taşımacılık alanında faaliyet gösteren ilk özel demiryolu tren işletmecisi unvanına sahip olan Pasifik Eurasia DTİ, bugün (18 Ekim 2024, Cuma) Türkiye’den Avrupa’ya 38 tıra eşdeğer ihracat yüküyle dolu ilk blok trenini T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katıldığı törenle uğurladı. 

 

Törende konuşan Bakan Abdulkadir Uraloğlu, Pasifik Eurasia’nın ülkemizin üçüncü ve ilk uluslararası yük taşımacılığı yapan demiryolu tren işletmecisi sertifikası alarak sektörün gelişimi için önemli bir mihenk taşı olduğunu söyledi. Bakan Uraloğlu, İstanbul-Budapeşte parkurunda faaliyet gösterecek ihracat treninin Türkiye parkurunda 278 km, Bulgaristan parkurunda 406 km, Romanya parkurunda 634 km, Macaristan parkurunda da 231 km olmak üzere toplam 1.549 km yol kateeceğini ve bu seyahatin 4 günde tamamlanacağını söyledi. Bakan Uraloğlu, “Bu tren hattında faaliyetlerine başlayan Pasifik Eurasia bundan sonra aylık 60, yıllık 600 trenle, 22 bin adet tıra eşdeğer 600 milyon Euro değerinde 750 bin ton ihracat yükü taşımayı planlıyor” diye konuştu.  

Neredeyse yarım yüzyıl boyunca unutulan bir demiryolu sektörü olduğunu ifade eden Bakan Abdulkadir Uraloğlu, şunları söyledi: “1951-2004 yılları arasında toplam 945 kilometre demiryolu yapılmış. Bu sektörün serbestleşmeye açılabilmesi için öncelikle birçok önlemin alınması, hukuki engelin aşılması ve güçlü bir demiryolu altyapısının tahsisi gerekiyordu. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde demiryollarını devlet politikası olarak ele aldık ve öncelikli sektör olarak belirledik. 2003 yılında yaklaşık 11 bin kilometre olan demiryolu uzunluğumuza; 2 bin 250 kilometresi YHT ve Hızlı tren hattı olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre ekledik. 13.919 km’ye yükselttik.”

 

Tarihi İpek Yolu artık Demir İpek Yolu oldu

Asya ile Avrupa kıtaları arasında en kısa, en güvenli, en ekonomik ve iklimi en elverişli demiryolu koridoru olarak değerlendirilen İpek Demiryolu projesinin hayata geçmesinin en çok önem verdikleri uluslararası işlerden biri olduğunu ifade eden Bakan Uraloğlu, “Bakın, yüzyıllar önce ipekböceklerinden elde edilen ipek iplikleri, Çin’den Avrupa’ya uzanan İpek Yolu’nun en değerli yüküydü. Şimdi ise bu tarihi yolda ipek yerine konteynerler taşınıyor. Bu konteynerlerin içinde ise sadece tüketim malları değil, yeni bir dünya düzeninin inşası için gerekli olan ham maddeler, hatta yeni umutlar bulunuyor. Bu kadim ticaret yoluna yeni bir soluk getiren, çelik atların yolu demiryolları, Çin ile Avrupa arasındaki yeni ipek yolu…Ve biz buna bugün ‘ipek demiryolu’ diyoruz” diye konuştu.

2023 yılında Çin-Avrupa arasında gerçekleşen 9 bin 340 tren seferi ve Avrupa – Çin arasında gerçekleşen 8 bin 180 tren seferi ile 1,9 milyon TEU yük taşındığına dikkat çeken Bakan Abdulkadir Uraloğlu, şunları söyledi: “Bu noktada Asya ve Avrupa arasında köprü görevi gören ülkemizin coğrafi konumunun sağladığı fırsatların ekonomik ve ticari avantajlara dönüşebilmesi için demiryollarında yeni bir çağ başlattık. Bu kapsamda bu taşımalardan daha çok pay alabilmek için 30 Ekim 2017’de faaliyete başlayan Bakü – Tiflis – Kars Demiryolu Hattı demiryolu taşımacılığına yeni bir yön verdi. Çin-Türkiye arasında yaklaşık 8 bin 693 kilometrelik mesafe dikkate alındığında bu hat üzerinden konteynerler Çin’den Türkiye’ye 12 günde, Marmaray Tüp Geçiti’ni de kullanarak Çin’den Avrupa’ya ise 18 günde ulaşıyor. Çin-Türkiye-Avrupa arasında ilk tren 2019 yılı Ekim ayında Çin’den yola çıkıp, Çekya’nın Prag şehrine 18 günde ulaşmıştır. Bu ilk transit tren sonrasında Türkiye-Çin arasında blok tren konteyner taşımaları ülkemizin farklı noktalarından devam etmektedir. BTK demiryolu hattı kullanılarak açılışından bugüne kadar toplam 67.281 TEU ve konvansiyonel taşımalar da dahil olmak üzere toplam 1 milyon 502 bin tonun üstünde yük taşınmıştır. Bu miktarların önümüzdeki süreçte daha da artacağına inanıyoruz.”

 

Çin-Türkiye arasındaki toplam taşıma süresini 10 güne düşürmeyi hedefliyoruz

Bakan Uraloğlu, Orta koridor ve BTK hattı üzerinden Çin-Türkiye-Avrupa arasında düzenli seferleri devam eden blok konteyner trenlerinde hedeflerini ise orta vadede yıllık 200 blok tren, uzun vadede ise yıllık 1.500 blok tren işletmek ve Çin-Türkiye arasındaki toplam taşıma süresini 12 günden 10 güne düşürmek olarak açıkladı. 

Kalkınma Yolu Projesi’nin en önemli güzergâhlarından birisi olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demiryolu projesinin uluslararası kredi kuruluşlarının yoğun ilgisinin olduğunu anlatan Bakan Uraloğlu, “Özellikle Dünya Bankası’nın yakın bir ilgisi var. İnşallah 2025 yılının ilk aylarında bu projenin yapım sürecine başlanması hususunda somut adımlar atacağımıza inanıyorum. Tüm bu mevcut çalışmalarımız ve hayata geçirmeyi planladığımız projelerimizle demiryolu ağımızı 2028’de 17.287 km’ye, 2053’te ise 28.590 km’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca ulaştırma ve lojistik ana planımız doğrultusunda karayolu yolcu ve yük taşımacılığı payını yüzde 72’den yüzde 57’ye düşürürken, demiryolu yük taşımacılığı payını yüzde 5’ten yüzde 22’ye çıkarmayı planlıyoruz. Demiryollarıyla yıllık ortalama 32 milyon ton olan yük taşımacılığını 448 milyon tona yükseltmeyi hedefliyoruz” dedi.

Özel sektör şirketlerinin demiryolu tren işletmecesi olarak faaliyet göstermeye başlamalarını memnuniyetle karşıladıklarını anlatan Bakan Uraloğlu, bakanlık ve ilgili genel müdürlükler olarak adil rekabet koşulları ve sağlıklı işleyen bir yapıda demiryolu pazarının oluşması için çalıştıklarını ifade etti. Bakan Uraloğlu, “Ancak bu noktada artık her şeyi devletten beklemeyeceğiz. Bundan sonra demiryolları sektörünün büyütülmesinde özel demiryolu tren işletmecileri de sorumluluk alacak. Hep birlikte sektörümüzü daha güçlü bir yapıya kavuşturacağız. Bu düşüncelerle Pasifik Eurasia’nın bugün gerçekleştirdiği ilk İstanbul-Budapeşte seferinin daha nice seferler için bir başlangıç olmasını diliyorum” dedi.

İstanbul Valisi Davut Gül ise törende yaptığı konuşmada, “Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere şehrimize ve ülkemize böyle bir imkânı sağlayan, ihracatçılara ve ticaret erbabına ve Pasifik Eurasia kadrolarına teşekkür ediyorum” dedi.

 

Demiryolu ağını 14 bin kilometreye ulaştırdık

TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt, Pasifik Eurasia’nın İstanbul – Budapeşte güzergahındaki ihracat treninin uğurlanması töreninde yaptığı konuşmada, Türk demiryolu sektöründe son 22 yılda yaşanan büyük gelişmelere dikkat çekerek, “Son 22 yılda Türk demiryolu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde on bin kilometre olan demiryolu ağını on dört bin kilometrelere ulaştırdık” dedi.

Yüksek hızlı tren işletmeciliğinde Türkiye’nin büyük bir sıçrama yaptığını belirten Kurt, “Hiç hızlı treni olmayan bir seviyeden, yüksek hızlı tren işletmeciliğinde Avrupa’da altıncı, dünyada sekizinci seviyeye ulaştık” şeklinde konuştu. Aynı zamanda, “demiryollarına yapılan yatırımın unutulduğu bir yapıdan, 59 milyar dolar yatırımın yapıldığı bir seviyeye ulaştık” ifadelerini kullanan Kurt, Türkiye’nin demiryolu ekipmanlarını yerli ve milli olarak üretebildiğini vurguladı.  Kurt, “En ufak yol malzemesi olan ray bağlantı elemanını bile ithal eden bir yapıdan, kendi rayını, kendi tekerini, kendi vagon ve lokomotifini yerli ve milli olarak üreten bir seviyeye geldik.  Bölgesel ve uluslararası koridorlarda Türkiye’nin rolünü güçlendirdik. Çin – Hazar – Türkiye – Avrupa Destinasyonunda Orta Koridor, Basra – Türkiye – Avrupa Destinasyonunda Kalkınma Yolu koridorlarının ulusal ve uluslararası her ölçekte konuşulduğu bir seviyeye ulaştık” dedi. 

Demiryolu taşımacılığında rekabetçi bir yapının oluştuğunu belirten Kurt, şunları söyledi: “Demiryolu lojistiği ve yük taşımacılığında, tekelci bir yapıdan hem devletin hem de özel sektörün işletmecilik yapabildiği rekabetçi bir seviyeye yükseldik. Pasifik Eurasia’nın başlattığı yeni tren hattı da bu açıdan çok önemli. Bu trenin demiryolu ağımızın trafik kapasitesinin verimli kullanılmasında ve Türk dış ticareti açısından oluşturacağı ilave imkanlar açısından çok önem taşıyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

 

Avrupa hattında taşımacılık kapasitemiz yüzde 50 oranında artacak

Pasifik Eurasia Yönetim Kurulu Başkanı F. Nusret Dur ise, Pasifik Eurasia DTİ’nin Halkalı’dan başlayan seferlerinin Türkiye’nin lojistik anlamda merkez ülke olma hedefini destekleyecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Pasifik Eurasia DTİ olarak Türkiye’den Budapeşte’ye doğru yola çıkan ilk trenin 19 vagonlu, 1. 250 ton ağırlığında ve 550 metre uzunluğunda olduğunu ifade eden F. Nusret Dur, “Trende 16 dorse, 10 swapbody, 12 tank konteynır mevcut olup, 38 tıra eş değer bir ihracat yükü taşınıyor. Halkalı-Avrupa hattında başlayacak olan tren seferlerimiz, Türkiye’nin lojistik anlamda bir köprü vazifesi görmesine büyük katkı sağlayacak ve iş hacmimizi önemli ölçüde artıracaktır. Hedefimiz kısa vadede Avrupa hattında taşımacılık kapasitemizi yüzde 50 oranında artırarak, şu an haftalık 10 olan tren sayımızı 15’e çıkarmaktır” diye konuştu.

 

Bir zamanlar demiryolu denildiğinde kara trenlerden çıkan yoğun dumanın akla geldiğini, gelişen teknoloji ve Türkiye’nin yaptığı alt yapı yatırımları sayesinde artık demiryolunun diğer taşıma modlarına göre çok daha çevreci ve sürdürülebilir bir taşıma modu olarak tercih edildiğini anlatan Dur, şunları söyledi: “Biz de Pasifik Eurasia olarak, çevreci ve sürdürülebilir taşımacılık anlayışını benimsemiş bir şirketiz. Lojistik sektöründe karbon ayak izini azaltmak ve demiryolu taşımacılığının çevre dostu bir model olarak yaygınlaştırılması öncelikli hedeflerimizden biridir. Bu vizyonla Ocak 2024’te ‘Yeşil Lojistik Belgesi’ aldık. Operasyonlarımızın çevreye olan etkisini en aza indirmeyi ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlıyoruz. Bu tren seferleri de bu vizyonumuzun bir parçasıdır.”

 

Pasifik Eurasia olarak 2019 yılında girdikleri lojistik sektöründe pek çok ilke imza attıklarını belirten F. Nusret Dur, “Çin Türkiye ve Türkiye Çin blok tren seferleri, Türkiye- Rusya blok tren seferleri gibi ülkemiz dış ticaretinde etkisi olan pek çok stratejik ve önemli taşımaların ilklerini gerçekleştirdik. Ülkemizde uluslararası taşımacılıkta demiryolunun payının artırılması misyonuna paralel olarak, öncelikle Kuşak Yol projesinin önemli bir parçası olan Orta koridor ve sonrasında ise Avrupa yönünü de dahil ederek Orta Asya’dan ve Çin’den Türkiye ve devamında Avrupa’ya veya tersi yönde kesintisiz taşıma yapılabilmesi için pek çok yatırım yaptık, pek çok iş birliğine de imza attık. Çin-Türkiye-Avrupa ekseninde iş hacimlerini artırmak ve Türkiye’nin bu güzergâh üzerindeki stratejik önemini pekiştirmek amacıyla halen yeni iş birliktelikleri oluşturuyoruz. Bu bağlamda, Gürcistan ve Azerbaycan ile partner olarak yürüttüğümüz Bakü-Tiflis-Kars (BTK) hattı üzerindeki çalışmalar sayesinde Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Azerbaycan ve diğer Asya ülkelerinden Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya demiryolu ile taşınacak yüklerin kapasitesini artırdık. Avrupa’da Almanya, Macaristan, Slovakya gibi ülkelerde büyük iş birliği anlaşmaları imzaladık. Kapıdan kapıya teslim modeli ile Avrupa’da bütünleşik lojistik çözümler üreten bir şirket alt yapısı oluşturduk” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Pasifik Eurasia DTİ, bir yılda 600 milyon euro değerinde 750 bin ton ihracat yükü taşımayı planlıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>