?>
?>
Proje ekibini tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Üniversitemizin sağlık alanındaki atılımları sürüyor. Alanlarında uzman akademisyenlerimizin insan ve toplum sağlığına yönelik hazırladıkları projeler TÜBİTAK nezdinde kabul görmeye devam ediyor. Hemşirelik Fakültesi öğretim üyemiz Doç. Dr. Satı Doğan ve ekibinin ruhsal bozukluğa sahip hastaların cinsel sağlıklarına yönelik projesi de kabul gören projeler arasında yer aldı. Hocamızı ve proje ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
“Ruhsal bozukluğa sahip hastalarda riskli cinsel davranışlar sıklıkla görülüyor”
Proje hakkında bilgi veren Doç. Dr. Satı Doğan, “Cinsellik, insan davranışının doğal bir boyutudur ve yaşam kalitesinde, sağlıklı ilişkilerin sürdürülmesinde önemli faktörlerden birisidir. Ancak ruhsal bozukluğa sahip bireylerde cinsel sağlık, sağlığın bir boyutu olarak değerlendirilmemekte ve ihmal edilmektedir. Ağır ruhsal bozukluğa sahip hastalarda riskli cinsel davranışlar sıklıkla görülmekte ve bu davranışların sonucunda da hastalar cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve istenmeyen gebelikler ile karşı karşıya kalmaktadır. Araştırma kapsamında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezine devam eden ağır ruhsal bozukluğa sahip hastalar ile bireysel derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek hastaların riskli cinsel davranışlara ve koruyucu önlemlere yönelik görüşleri ve davranışları değerlendirilecektir. Projeden elde edilecek sonuçlar, ağır ruhsal bozukluğa sahip hastalarda riskli cinsel davranışlar konusunda farkındalığı artırarak, çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
Yürütücülüğünü Doç. Dr. Satı Doğan’ın yaptığı proje ekibinde; Halk Sağlığı Hemşireliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevcan Topçu ve Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Damla İşman Haznedaroğlu yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ruhsal bozukluğa sahip hastaların cinsel sağılığına yönelik projeye TÜBİTAK’tan destek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu makamında ağırlayarak tebrik etti. Prof. Dr. Budak, “Üniversitemizde oluşturduğumuz bilim ekosistemi neticesinde TÜBİTAK’a en çok proje yapan ve projesi en çok kabul gören üniversiteler arasında zirvede yer alıyoruz. Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu hocamız ve ekibinin yürüttüğü proje de tarihe ışık tutacak nitelikte. Projeleri TÜBİTAK tarafından desteklenen hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
“Uluslararası nitelikte multidisipliner proje”
Proje hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fulya Dedeoğlu, “Projemizde Liverpool Üniversitesi, Tübingen Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Kırşehir Ahi Evran, Gebze Teknik gibi pek çok ulusal ve uluslararası ortak yer alıyor. Bu araştırma ile Yukarı Menderes Havzası örneği üzerinden Batı Anadolu’da iskân eden neolitik toplulukların çevre ile olan karşılıklı ilişkilerini, çevreyi nasıl etkilediklerini ve çevreden nasıl etkilendiklerini, kaynak tüketim ve sömürü modellerini, insan ya da doğa kaynaklı değişimlere yönelik adaptasyon stratejilerini inceleyeceğiz. Proje; arkeoloji, bioarkeoloji, coğrafya ve jeomorfolojiyi içeren disiplinler arası bir yaklaşımla bu toplulukların çevre davranış modellerini anlamayı amaçlıyor. Projenin uygulanacağı Yukarı Menderes Havzası, topografik ve mikro-çevresel çeşitliliği nedeniyle bu araştırma sorularına cevap verme potansiyeline sahip önemli bir araştırma alanı. Çalışma, havzada kazısı yapılan tek neolitik yerleşim olan Ekşi Höyük başta olmak üzere bölgedeki 18 neolitik yerleşimi kapsıyor. Projenin ana hedefi; iklimsel ve çevresel değişikliklerin neolitik topluluklar üzerindeki etkisini araştırmak, polen çalışmaları, sedimantoloji ve arkeolojik verileri kullanarak geçmişteki çevresel koşulları yeniden inşa etmek ve neolitik topluluklar ile yakın çevreleri arasındaki sosyo-ekolojik ilişkiyi inceleyerek alet, inşaat ve yakıt için odun kullanımı da dahil olmak üzere ormanlık alanların kullanımına yönelik sembolik ve ekonomik motivasyonları anlamaktır” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Batı Anadolu Neolitik toplumlarının çevre ile ilişkilerini ortaya çıkaracak projeye TÜBİTAK desteği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurzat Totubaeva’nın yürütücülüğünde gerçekleştirilen “Su Kalitesinin Değerlendirilmesine Yönelik Moleküler Baskılanmış Nanopartiküller ile Yeni Nanobiyosensör Sistemlerinin Geliştirilmesi” projesinde Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sinan Akgöl, Biyomühendislik Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Emre Dokuzparmak ile yüksek lisans öğrencileri Hilal Özçelik ve Esra Yaşar da yer aldı.
Proje kapsamında Kırgızistan’da ilk kez kurulacak olan Biyosensör laboratuvarında geliştirilecek sensör tabanlı projelerle, Klorofil-A ölçümünün yanı sıra farklı çevre kirliliği parametrelerinin incelenmesi de mümkün olacak. Böylece çevre kirliliğinin izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması için yeni projelerin geliştirilmesine olanak sağlanacak.
“Akademik hareketlilik bilimsel katkıya dönüşüyor”
Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün, “Orhun Değişim Programı ile gerçekleştirilen akademik hareketlilikler, bilimsel katkıya dönüşmeye devam ediyor. Orhun Değişim Programı kapsamında son 2 yıldır en çok başvuru alan ve en fazla kabul veren üniversite olan Ege Üniversitesi, bu kapsamda gerçekleştirilen projelere bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz yıl Orhun Değişim Programı kapsamında sağlanan iş birliği, sadece Kırgızistan’da değil küresel olarak çevre sorunlarına karşı mücadelede de önemli bir dönüm noktası olacaktır” diye konuştu.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Sinan Akgöl ise “Klorofil-A, bitkilerin güneş ışığını enerjiye dönüştürdüğü fotosentez sürecinde hayati bir rol oynamasına rağmen, aşırı miktarlarda suda birikmesi, alg patlamalarına ve su kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Bu sorunu çözmek için, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Ege Üniversitesi Biyokimya Bölümü ortaklığında geliştirilen proje ile düşük maliyetli ve taşınabilir nanoteknolojik sensörler sayesinde Klorofil-A seviyesini hızlı ve doğru bir şekilde ölçmeyi hedefliyoruz. Bu proje, sadece su kalitesini izlemekle kalmayacak, aynı zamanda sürdürülebilirlik hedeflerine de önemli bir katkı sağlayacaktır” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ’den Orhun Değişim Programı kapsamında çevre kirliliğine yönelik projeye destek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşen lansmanla tanıtılan program, üniversitelerin mühendislik fakültelerinde okuyan 3. ve 4. sınıf öğrencilerine yönelik tasarlandı.
Program ile öğrencilerin savunma sanayiinde gerekli teknik ve liderlik yetkinliklerini kazanmaları için yenilikçi bir müfredat sunuluyor. 50 hafta sürecek bu gelişim programı, ASELSAN Konya Laboratuvarı’nda yürütülecek ve katılımcılara savunma sanayiinde kariyer basamaklarını hızlıca tırmanmaları için büyük bir fırsat sunulacak.
Milli Teknoloji Hamlesi’ne katkı sunacak önemli bir adım olan programın özellikle öğrencilerin inovasyon ve liderlik potansiyelini geliştirmesine katkı sağlayacağı belirtildi.
Program kapsamında savunma sanayiinde mühendis olmanın önemi üzerine düzenlenen söyleşide ise, ASELSAN Konya direktörlerinden Serkan Güvey ve Taner Karagöz, bu sektörde başarılı bir kariyer için sahip olunması gereken beceriler üzerine bilgiler paylaştı.
ENGİNHUB PROJESİ İLE SAVUNMA SANAYİİNE KATKI SAĞLANACAK
EnginHub Projesi, Konya Büyükşehir Belediyesi Kapsül Teknoloji Platformu’nun ve ASELSAN Konya’nın savunma sanayiine katkı sunmak amacıyla kurduğu önemli bir model olarak dikkati çekiyor.
Program kapsamında, öğrencilerin teknik becerilerinin geliştirilmesi, yenilikçi çözümler bulma yeteneklerinin desteklenmesi ve savunma sanayine özel iş birlikleriyle önemli tecrübeler kazanmaları hedefleniyor.
Mühendis adaylarına profesyonel yaşamda etkili iletişim ve iş birliği becerileri kazandırılması da programın öne çıkan hedefleri arasında yer alıyor.
EnginHub Projesi, özellikle Konya’nın savunma sanayiinde merkez şehirlerden biri olma hedefine hizmet edecek önemli bir adım olarak konumlanıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kapsül ve ASELSAN Konya Savunma Sanayiine Katkı Sağlayacak Projeye İmza Attı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>