?>
?>
Ancak ne yazık ki genellikle normal zamanlardan fazla yemek tüketimi, tatlılar ve belki de biraz fazla alkol ertesi gün şişkinlik, ödem gibi sindirim sorunlarına neden olabiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttatur, dolayısıyla keyifli geçen geceden sonra halsizlik ve enerji düşüklüğü gibi problemler yaşanmasının kaçınılmaz olabileceğini söyledi.
Peki yeni yılın ilk gününe daha rahat ve sağlıklı başlamak mümkün mü? Yılbaşı sonrası alınabilecek basit ve etkili önlemlerle bunun mümkün olabileceğini belirten Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Harika Özkaya Yurttadur, vücudumuzdan toksinlerin arındıracak, şişkinliğini azaltacak ve sindirimi rahatlatacak önerilerde bulundu.
GÜNE BOL SU İLE BAŞLAYIN
Her zaman vücudumuzun vazgeçilmesi olan suyun özellikle bugün daha da önem taşıdığını anlatan Dyt. Yurttatur, “Sabah uyandığınızda vücudunuzun en çok ihtiyaç duyduğu şey su olacaktır. Yılbaşı akşamında hem fazla tuz hem de alkol nedeniyle susuz kalmış olabilir. Bu nedenle günü 1-2 bardak ılık limonlu su içerek başlayın ve gün boyu da en az 2,5 litre su tüketmeye çalışın. İçine atacağınız nane, tarçın, limon daha kolay su tüketmenize yardımcı olabilir. Böylelikle hem sindiriminiz rahatlar hem de ödemenizi daha kolay azaltabilirsiniz.”
HAFİF VE DENGELİ BİR KAHVALTI YAPIN
Ertesi gün kahvaltı yaparken de mideyi dinlendiren hafif bir kahvaltı yapılması gerektiğinin anlatan Dyt. Yurttatur şunları önerdi: “Haşlanmış yumurta ve bol yeşillikli bir salatayla birlikte bir dilim tam buğday ekmeği iyi bir seçenek olabilir. Bunun yanında, meyve ve çiğ badem ya da cevizle süslenmiş yulaf lapası da tercih edilebilir. Bağırsak sağlığını için de yoğurt ve kefir de kahvaltıya eklenebilir.”
ÖĞÜN İÇERİKLERİNİZ HAFİF OLSUN
Gün içinde de yapılacak öğün içeriklerinin hafif olmasının da yarar sağlayacağını söyleyen Dyt. Yurttadur, “Bir önceki akşam enerji, tuz ve karbonhidrat içeriği yüksek besinler tükettiyseniz gün içinde az tuzlu ve daha hafif besinlerle öğünlerinizi tamamlayın. Kendinizi aç bırakmadan dengeli ve yeterli öğünlerle beslenin. Sindirimi desteklemek adına iyi pişmiş sebzeler, bol yeşillikli salata ek olarak az yağlı proteinlerden yumurta ve balık ana öğünlere dahil edilebilir. Ara öğünlerde yoğurt, yulaf, taze meyveler ve çiğ kuruyemişler tercih edebilirsiniz.” diye konuştu.
TUZ TÜKETİMİNİ KISITLAYIN, ŞEKERDEN UZAK DURUN
Yılbaşı gecesi tüketilen fazla tuzlu yiyecekler ertesi gün yaşanacak ödenimin en önemli nedenlerinden biri olduğunu hatırlatan Dyt. Yurttadur, “Bunu önlemek için ertesi gün, yemeklere fazla tuz eklemekten kaçınılmalı. Tuzlu ürünler tüketilmemeli. Ayrıca, şekerli tatlı ya da ürünlerden bugün uzak durmakta fayda var. Tatlı ihtiyacını gidermek için bir iki hurma ya da kayısı gibi meyveler tercih edilebilir.”
BİTKİ ÇAYLARINDAN DESTEK ALIN
Hem ödem atmada hem de sindirimi rahatlatmada bitki çayları fayda sağlayabiliyor. Ödem atmaya yardımcı rezene, zencefil, yeşil çay ve ıhlamur gibi bitki çayları sindiriminizi destekler ve şişkinliğinizi azaltır. Yine nane çayı ile midenizi rahatlatabilir, tarçınlı karanfilli çay ile hem kan şekerinizi dengeleyebilir hem de tatlı krizlerinin önüne geçebilirsiniz.
HAREKET EDEREK METABOLİZMANIZI CANLANDIRIN
Her ne kadar yılbaşı sonrasında egzersiz yapmak düşüncesi birçok kişi için zor görünse de hafif bile olsa yapılacak her türlü hareketin fayda sağlayacağını belirten Dyt. Yurttadur, “Özellikle mümkünse sabah saatlerinde yapılacak hızlı yürüyüşler kan dolaşımınızı hızlandıracaktır. Bu da toksinlerinizin atılmasına fayda sağlar. Bun yanında evde de yoga, plates gibi egzersizlerle hem metabolizmanız canlanacak hem de sindiriminiz rahatlayacaktır.”
KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN
Bu keyifli gece sonrasında yapılacak en önemli şeylerden birinin de yiyip içtiklerinizden dolayı kendinizi suçlamamaktır” diyen Dyt. Harika Özkaya Yurttatur, “Bir gece keyifle yemek yemeniz, sağlıklı alışkanlıklarınızı tamamen kaybettiğiniz anlamına gelmez. Unutmayın her zaman için sağlıklı ve dengeli beslenmeye devam etmek sizin elinizde” diye konuştu.
ÖDEM ATMANIZA YARDIMCI OLACAK TARİFİLER
Tüm malzemeleri karıştırıcıdan geçirip gün içinde ve ara öğün olarak1 su bardağı kadar tüketebilirsiniz.
Tüm malzemeleri karıştırıcıdan geçirip gün içinde ve ara öğün olarak1 su bardağı kadar tüketebilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yılbaşı Sonrasında Vücudunuzu Dengeye Getirecek Püf Noktaları! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hayatınız boyunca sürdüremeyeceğiniz, kilo vermek amacıyla sabır göstererek sadece birkaç ay uygulayabileceğiniz beslenme programları sizin o süre içinde kilo vermenizi sağlar ama ideal kilonuza ulaştıktan sonra eski beslenme alışkanlıklarınıza döner dönmez verdiğiniz kilolardan daha fazlasını almanızla sonuçlanır. Bu durum birkaç kez yaşandığında ise metabolizma hızınıza zarar vermiş olursunuz ve her zayıflama girişiminizde işinizin daha da zorlaştığını fark edersiniz. Bu nedenle diyet yapmak yerine, beslenme alışkanlıklarınızı kalıcı olarak değiştirin.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevihan Akbulut Azal sağlığa ciddi zararlar verebileceğinden dolayı şok diyetlerle çok hızlı kilo vermekten kaçınılması gerektiğini belirterek “Kış aylarında diyete başlayan kişilerin hedefi genellikle yaza kadar kilo vermiş olmaktır. Ancak ‘düğüne kadar’ veya ‘tatile gidene kadar’ gibi dönemsel hedefler koymak bahsi geçen durumun sonrasında kişilerin kontrolünü hızlı bir şekilde kaybetmesine ve tekrar hızlı bir şekilde kilo almasına sebep olur. Oysa her ay sağlıklı bir şekilde 1-3 kg ağırlık kaybetmeniz toplamda oldukça tatmin edici bir rakama ulaşmış olacağınız anlamına gelir” diyor.
Bilinçsiz yapılan, yeterli miktar, renk ve çeşitlilikte besin öğesi içermeyen çok düşük kalorili diyetler bağışıklığınızı zayıflatır. Hastalıklarla daha çok mücadele ettiğimiz bu kış aylarında sağlıklı bir şekilde kilo verebilmek için beslenmenizde dengeli bir şekilde et, tavuk, hindi, yumurta, süt ürünleri, kuru baklagiller, turunçgiller, patates, balkabağı, pazı, brokoli, kuru kayısı, kivi, nar, yeşil biber, balık, ceviz, fındık, badem ve zeytinyağına yer vermelisiniz.
Kış aylarında artan karbonhidrat ihtiyacınızı lif içeriği yüksek, rafine edilmemiş; tam tahıllı ekmek, bulgur, yulaf, kuru baklagiller ve meyveler gibi sağlıklı kaynaklardan karşılamaya çalışın. Tatlı yeme ihtiyacı duyduğunuzda ise yemek istediğiniz şeyi tadımlık denebilecek kadar küçük miktarda tüketin. Zayıflayana kadar hiç tatlı yememek gerçekçi bir hedef olmadığı gibi, bu yaklaşım ideal kilonuza ulaştığınızda tekrar kontrolsüzce tatlı tüketmenize neden olacaktır. Bu süreçte beyninize ve bedeninize canınızın çektiği şeyleri sıklık ve miktar kontrolü yaparak tüketebileceğinizi öğretin, kendinizi mahrum bırakma veya cezalandırma gibi davranışlardan kaçının.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevihan Akbulut Azal “Bazı yiyecekleri sindirmek için metabolizmamız o yiyeceğin içerdiği kaloriden daha fazla kaloriye ihtiyaç duyar. Yani bu yiyecekler size kilo aldırmak yerine, fazladan kalori harcamanıza yardımcı olur. Elma, portakal, greyfurt, limon, armut gibi kış meyveleri ile kereviz, ıspanak, kuşkonmaz, brokoli, pırasa, havuç, turp, maydanoz, acı biber gibi kış sebzeleri bu besinlerin başında gelir” diyor.
Kış aylarında çok fazla terlemediğimiz için ve yaz aylarına göre daha az hareket ettiğimiz için susama hissimiz ve dolayısıyla su tüketimimiz azalır. Metabolizmamızı daha verimli çalıştırmak, böylece zayıflamayı kolaylaştırmak için her gün yeterli miktarda su içiyor olmak çok önemli. Kaç kilo ağırlığındaysanız bu rakamı 30 ile çarparak günlük su ihtiyacınızın kaç ml olduğunu kolaylıkla hesaplayabilirsiniz. Örneğin 80 kg ağırlığında iseniz, 80×30=2400 ml (yaklaşık 2,5 litre) su tüketmeniz gerekir.
Soğuk havalarda hem içinizi ısıtmak hem de metabolizmanızı canlandırıp kilo verme sürecinize destek olmak için kuşburnu, hibiskus, yeşil çay, beyaz çay, kekik, biberiye, mate gibi bitkilerle kendinize çaylar hazırlayın. Bitki çaylarını demlerken içine zencefil, tarçın ve karanfil ilave edin. Yemeklerinizde ise tuz miktarını azaltıp; pul biber, karabiber, zencefil, zerdeçal gibi baharatlara daha çok yer vererek baharatların metabolizmanızı hızlandırma etkisinden faydalanabilirsiniz.
Sağlıklı kilo verebilmek için; sağlıklı beslenmenin yanı sıra egzersiz kritik önem taşıyor. Kış soğuklarında dışarı çıkmak her ne kadar zor gelse de, sağlıklı ve kalıcı bir kilo kaybı için mutlaka hareketli bir yaşam tarzı benimseyin; haftada üç gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapın. Soğukta dışarı çıkmak zor geliyorsa veya spor salonuna gidemiyorsanız, temkinli bir şekilde spor eğitmenlerinin online olarak düzenlediği egzersiz programlarına katılabilir, zorlayıcı ve yanlış bir hareket yapmamaya özen göstererek internetten dans/aerobik videoları açıp evde onlara eşlik edebilirsiniz
Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevihan Akbulut Azal “Kış aylarında güneş ışınlarından daha az yararlanabildiğimiz için kişilerde D vitamini eksikliği daha sık görülür, bu da kilo alımını tetikleyen unsurlardan biridir. D vitaminini en iyi içeren gıdalar; balık, balık yağı, karaciğer, peynir, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleridir; ancak besinlerle D vitamini ihtiyacımızın sadece yüzde 10’unu karşılayabildiğimiz için özellikle kış aylarında hekim önerisi doğrultusunda D vitamini takviyesi alması gerekir” diyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kış Diyetinin 9 Püf Noktası yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>KOCAELİ – Kocaeli’de 2 arkadaş emekli olduktan sonra beraber açtıkları çiçekçide hem huzur buluyor hem de geçimini sağlıyor. 2 arkadaş bitkilerin bakımı hakkında yapılması gerekenleri tek tek anlatarak verimlilik hakkında bilgi verdi.
Kocaeli’de emekli olan Fuat Özer ve Muhammed Akkol isimli 2 arkadaş, çiçekçilik işine girişti. 10 yıldır çiçek ve meyve ağacı bakımını yaparak satan 2 arkadaş, geçimlerini de buradan sağlıyor. Ağaçları bakımını yapan Fuat Özer, meyvelerin daha verimli olması için budama işlemini tek tek anlatırken çiçeklerle ilgilenen Muhammed Akyol ise hangi bitkinin güneşi hangisinin ise gölgede bakılmasıyla ilgili bilgi verdi.
“Yanlış budama ağacın verimden düşmesine sebep olabilir”
Ağaçlarla ilgilenen Fuat Özer, “Uzun yıllardır ağaç yetiştirme, budama, aşılama, dikim ve biçim işiyle mastır yapmış durumdayız. Çiftçi çocuğuyuz. Çiftçilikten geldiğimiz için ağaca nasıl bakılacağı, nasıl meyve alınacağını, hangi ağaca hangi aşıların yapılacağıyla ilgili genel bir bilgiye sahibiz. İlkbaharda ağaçların kuruyan dallarını alınması, meyvenin daha çok verimli olması için daha iyidir. Sonbaharda ağaçların budanmasıyla daha kaliteli ürün elde ederiz. Elma, armut, incir, kiraz, kayısı gibi 50’nin üzerinde meyve ağacı çeşidini satıyoruz. Vatandaşlar bilinçsiz olarak budama yapmaması için ağaçların dibindeki otları ve kuruyan dalları kesmekle yetinebilirler. Diğer türlü seyretme ve yanlış budama ağacın verimden düşmesine sebep olabilir. Bu sene en çok kiraz, elma, Trabzon elması ve erik çok satıldı” dedi.
“Rüzgarlı havada çiçeklerin akşam sulanması gerekiyor”
Çiçeklerle ilgilenmeyi çok sevdiğini anlatan Muhammed Akkol, “Bazı çiçekler gölgeyi bazı çiçekler ise gölgeyi seviyor. Ortanca gölgeyi seviyor. Sardunyalar güneşe en dayanıklıdır. Sardunya çeşitleri güneşi sever. Küpe, ceylangözü, yıldız çiçekleri güneşi sever. Bodrum papatyaları, mine, yarı gölgeyi sever. Rüzgar hemen suyu buharlaştırdığı için çok rüzgarlı havada çiçeklerin akşam sulanması gerekiyor. Normal sıcaklarda 2 günde bir çiçekler sulanabilir. Her gün rüzgar varsa, her akşam sulanması gerekiyor” diye konuştu.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Fehime Kartal – Yerel