?>
?>
Özel güvenlik sektöründe sivil toplum kuruluşu olarak üstlendiği misyonu kararlılıkla sürdüren GÜSOD, sektörün gelişim sürecine destek sağlamak üzere ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve bu alandaki diğer sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliklerine devam ediyor.
Dernek bünyesinde faaliyet gösteren özel güvenlik şirketlerinde 60 binin üzerinde özel güvenlik görevlisi istihdam edildiğini açıklayan GÜSOD Başkanı Turgay ŞAHAN, “Derneğimiz, özel güvenlik sektöründe hizmet veren özel güvenlik görevlilerinin yüksek seviyede eğitim almaları ve sektör standartlarının yükseltilmesi konusunda çalışmalar yapmayı sürdürüyor. Diğer yandan, üye şirketlerimiz aracılığıyla teknolojik gelişmelerin özel güvenlik sektörüne entegrasyonunu sağlayacak çalışmalara katkıda bulunmaya da devam ediyoruz.” dedi.
Üye şirketler son teknolojik gelişmeleri sektöre kazandırıyor
GÜSOD üyesi şirketlerin son teknolojik gelişmeleri takip ettiklerinin altını çizen ŞAHAN, “Üye şirketlerimiz; karmaşık güvenlik ihtiyaçlarına sahip havalimanları, topluluklarla sağduyulu iletişim geliştirmenin önemli olduğu hastaneler ve insanların ihtiyaçlarını karşıladığı, sosyalleştiği AVM’ler gibi lokasyonlarda oldukça zor operasyonlara başarıyla imza atmaya devam ediyor. Üyelerimizin bu mekanlarda kullandıkları son teknoloji kamera sistemleri, video analitik yazılımları, x-ray, metal kapı dedektörleri, kişi sayaç ve yoğunluk tespit sistemlerinin güvenlik hizmetlerini en üst seviyeye taşıdığını söyleyebilirim. Üyelerimiz, ayrıca kullandıkları parmak izi tarayıcıları, yüz tanıma sistemleri ve iris tarama gibi biyometrik güvenlik çözümleriyle de fiziksel güvenliği artırıyor ve kimlik doğrulama süreçlerini güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde, sektördeki teknolojik donanımlarla birlikte özellikle yapay zekâ başta olmak üzere drone kullanımı ve biyometrik güvenlik sistemlerinin ön planda olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle de yapay zekâ ve makine öğrenimi gibi teknolojilerin sektörümüzde daha fazla benimsenmesi gerekiyor.” açıklamasında bulundu.
Daha etkin teknoloji kullanımı için özel güvenlik görevlilerinin nitelikli bir eğitimden geçmeleri gerekiyor
Teknoloji kullanımının önemine dikkat çeken Turgay ŞAHAN, “Önümüzdeki yıllarda gelişmiş alarm ve algılama sistemleri, gürültü filtreleme yetenekleri, daha hassas sensörleri ve hızlı tepki süreleriyle öne çıkma potansiyeline sahip. Tüm bu faktörlerin üye şirketlerimiz aracılığıyla sektörümüzde ağırlıklı olarak kullanılmasıyla birlikte, daha etkili ve güçlü bir güvenlik altyapısı oluşturulacağına inanıyoruz. Ancak, bu teknolojik gelişmelerin başarıyla uygulanması için güvenlik profesyonellerinin eğitilmiş olmaları ve gizlilik konularına özen göstermeleri gerekiyor. Bu nedenle sektörümüzün en büyük kaynağı olan özel güvenlik görevlilerinin nitelikli bir hizmet verebilmeleri için alacakları eğitimlerin içine bu konuların da dahil edilmesi gerekiyor.” şeklinde sözlerini sürdürdü.
GÜSOD üyeleri CoESS bünyesinde aktif olarak görev alıyor
GÜSOD olarak 2000’den beri Confederation of European Security Services, CoESS Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu’nun asli üyesi olduklarının ve ‘Maritime Security’ çalışma komitesinin kuruluşunda öncü rol üstlenerek bu komitede ilk başkanlık görevini yerine getirdiklerini açıklayan ŞAHAN, “CoESS, Avrupa özel güvenlik sektörünün en önemli sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet göstermekte. Kurum, Avrupa Birliği ülkelerinde özel güvenlik sktörü faaliyetlerini ilgilendiren tüm alanlarda aktif rol oynamayı sürdürüyor. Konfederasyon, Avrupa’da faaliyette bulunan 45.000’in üzerinde özel güvenlik şirketini temsil ediyor. Bu yapıya 18’i AB üyesi olmak üzere 23 ülke üye. CoESS üyesi şirketlerde çalışan özel güvenlik görevlisi sayısı 2 milyondan fazla, Avrupa özel güvenlik sektörünün yıllık cirosu ise 40 milyar Euro’ya ulaşmış durumda.” açıklamasında bulundu.
Özel güvenlik sektörü işsizlik sorununun çözümüne katkıda bulunabilir
Sektörel verilere de değinen Turgay ŞAHAN, “Ülkemizde; 548 eğitim kurumu, 361 belediye şirketi, 73 alarm izleme merkeziyle birlikte 100 bini aşkın yerde görev yapan 371 bin özel güvenlik görevlisi bulunuyor. Ülke genelinde 1.684 özel güvenlik şirketi ve 539 özel güvenlik eğitim kurumu faaliyette bulunmakta… Özel güvenlik sektörü 2024’te Avrupa’da 40 milyar Euro büyüklüğe erişti, bu hacmin 2025’te Türkiye’de 5 milyar Euro’ya ulaşması bekleniyor. Özel güvenlik sektörünün Türkiye’de hızla büyümesine rağmen bu alandaki istihdam açığı giderek artıyor. 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 750 bin kişinin özel güvenlik görevlisi kimliği sahibi olmasına rağmen aktif olarak 371 bin özel güvenlik görevlisi hizmet veriyor. Özel güvenlik sektörü Türkiye’de işsizlik sorununun çözümüne katkıda bulunabilecek bir potansiyele sahip. Bunun sağlanabilmesi için sektördeki çalışma şartlarının iyileştirilmesi, özlük hakları konusunda düzenlemeler yapılması ve maaşların düzenlenmesi gerekmekte…” dedi.
GÜSOD, sektöre öncülük etmeye devam edecek
ŞAHAN, “İçinde bulunduğumuz yıl ve sonrasında orta ve uzun vadede sektörümüzdeki gelişmeler hızla devam edecek. Bu sebeple özel güvenlik sektörü olarak yeni iş modellerine ve devamlılığına ihtiyaç duymaktayız. Bundan dolayı artık önceliğimiz; risk değerlendirmelerine ve kategorilerine göre hizmet anlayışı, daha çok bütünleşmiş hizmet modelleri, dijital dünyanın araçlarını kullanarak elektronik güvenlik hizmetleri, insan odaklı çalışmaya dayanan iş geliştirme modelleri ve daha çok yasal haklar… Tüm bunları yapabilmek için GÜSOD olarak stratejilerimizi sektöre öncülük edecek şekilde bir yol haritasıyla ortaya koymaya devam edeceğiz.” dedi.
Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) hakkında:
GÜSOD; özel güvenlik sektörünün doğru çalışma ilkelerini ve asgari standartlarını oluşturmayı amaç edinmiş özel güvenlik şirketlerinin yöneticileri tarafından 25 Ekim 1994 tarihinde İstanbul’da kurulmuştur. Sektörün en eski ve öncü sivil toplum kuruluşudur. GÜSOD, bünyesindeki özel güvenlik şirketlerinde 60 binin üzerinde özel güvenlik görevlisi istihdam edilmektedir. Özel güvenlik sektöründe gerçekleşen cironun yüzde 25’i GÜSOD üyesi şirketlere aittir. GÜSOD; 2000 yılından bu yana Avrupa’da 23 ülkenin (bu ülkelerin 17’si AB üyesidir) üye olduğu Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu’nun (Confederation of European Security Services (CoESS) asli üyesidir. GÜSOD; Konfederasyon bünyesinde aktif olarak faaliyetlerini sürdürmekte, ülkemizde sektör standartlarının gelişim sürecine katkı sağlamaktadır. GÜSOD üyeleri; Bantaş Nakit ve Kıymetli Mal Taşıma ve Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Brink’s Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Çetin Grup, Desmer Güvenlik Hiz. Tic. A.Ş., G4S Güvenlik Hizmetleri A.Ş., ISS Proser Koruma ve Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Loomis Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Pronet Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Securitas Güvenlik Hizmetleri A.Ş., TAV Özel Güvenlik Hizmetleri A.Ş., Tepe Savunma ve Güv. Sis. Sanayi A.Ş.’dir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
GÜSOD üyesi şirketler 60 binin üzerinde istihdam sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Canik Belediyesi, 17.5 hektar alanda sürdürdüğü kentsel dönüşüm projesinde bölgedeki hak sahibi vatandaşlara taşınma desteği sağlıyor. Canik Belediyesi, Soğuksu Mahallesi’nde 17.5 hektar devam ettiği ve ilçedeki depreme dayanıksız yapı stoklarını ortadan kaldırmayı sürdürdüğü Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi’nde bölgesindeki hak sahibi vatandaşların taşınma işlemlerini gerçekleştirecek. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede kentsel dönüşüm çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini kaydederek, kentsel dönüşüm sürecinin her aşamasında vatandaşların yanında olmayı sürdürdüklerini belirtti.
Depreme Dayanıklı Konutlar
Soğuksu Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde Soğuksu Mahallesi’ndeki depreme dayanıksız ve yaşam güvenliği için tehlike oluşturan yapıların yıkım işlemlerine aralıksız bir şekilde devam ettiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, “Canik’imizde kentsel dönüşüm çalışmalarımızı aralıksız bir şekilde sürdürüyoruz. Soğuksu Mahallemizde 17.5 hektar alanda gerçekleştirdiğimiz kentsel dönüşüm çalışmalarımızla ilçemizdeki, 2 bin 864 bağımsız birimden oluşan 741 depreme dayanıksız, yüksek riskli binanın yıkım işlemlerini tamamlayacağız. Akabinde güvenli konutları, ilçemizin çehresine değer katacak modern yaşam alanlarını hemşehrilerimizle kavuşturacağız. Hemşehrilerimizin yoğun ilgisiyle tamamladığımız uzlaşma görüşmelerinin ardından kentsel dönüşüm çalışmalarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz. Bu çerçevede, Soğuksu Mahallemizdeki hak sahibi hemşehrilerimize taşınma desteği sağlıyoruz. Kentsel dönüşüm sürecinin her aşamasında vatandaşlarımızın yanında olmaya, bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde yürütmeye devam ediyoruz” şeklinde ifade etti.
Başvurular Başladı
Canik Belediyesi’nden yapılan açıklamaya göre, taşınma desteğine ihtiyaç sahibi veya sosyal yardımlardan yararlanan hanelerin başvuruda bulunabileceği belirtildi. Vatandaşların başvurularını Canik Belediyesi hizmet binası içerisinde yer alan Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nden gerçekleştirebileceği ifade edilen açıklamada, taşınma desteğine ilişkin detaylı bilgiye ise 444 55 90 (dâhili 462) numaralı belediye çağrı merkezi üzerinden ulaşılabileceği kaydedildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Canik Belediyesi Kentsel Dönüşümde Taşınma Desteği Sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Çevre dostu ürün ve hizmetleriyle bankacılık sektörünün sürdürülebilirlik odaklı dönüşümüne öncülük eden VakıfBank, geri dönüştürülebilen plastikten ürettiği Recycle Kredi Kartı ile müşterilerinin doğaya duyarlı bir yaşam tarzı benimsemelerine katkıda bulunuyor.
Çevresel sürdürülebilirliği gelecek stratejilerinin ayrılmaz bir bileşeni olarak gören VakıfBank, doğa dostu bir yeniliğe daha imza atarak Recycle Kredi Kartı’nı müşterileriyle buluşturuyor. Modern ödeme sistemlerine entegre Recycle Kredi Kartı, kullanıcılarına her harcamalarında doğa dostu projelere destek olma imkanı sağlıyor.
Sürdürülebilir bir gelecek elinizin altında…
Her dakika milyonlarca alışveriş işleminin gerçekleştirildiği günümüzde VakıfBank’ın müşterilerini çevreye duyarlı bir tüketim modeline teşvik etmek amacıyla geliştirdiği Recycle Kredi Kartı, doğa dostu projeleri destekleyen ve çevreci tüketimi teşvik eden kampanyalarıyla da fark oluşturuyor. VakıfBank müşterileri Recycle Kredi kartı ile TEMA Vakfı’na yaptıkları 250 TL ve üzeri bağışlarda %5 indirim fırsatından yararlanabiliyor. Bunun yanı sıra seçili elektrikli şarj istasyonlarından yapacağınız harcamalara aylık 500 TL’ye kadar %20 indirim fırsatı sunuyor.
VakıfBank, Recycle Kredi Kartı ile müşterilerine sadece çevre dostu bir ödeme seçeneği sunmakla kalmıyor, aynı zamanda fiziksel kart kullanımını en aza indiren mobil cihaz ve temassız ödeme seçenekleriyle, hızlı ve güvenli bir alışveriş deneyimine imza atıyor.
Recycle Kredi Kartı, dijital slip özelliği sayesinde kâğıt tüketimini de azaltarak ülkemizin sürdürülebilirlik hedeflerine destek sağlıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
VakıfBank, Recycle Kredi Kartı ile Sürdürülebilir Geleceğe Katkı Sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Antalya Büyükşehir Belediyesi, engelli vatandaşları yalnız bırakmıyor. Başkan Muhittin Böcek, 2019’da göreve geldiğinde yüzde 10 olan engelli bireylere sağlanan su indirimi oranını önce yüzde 20’ye ardından yüzde 40’a çıkardı. Başkan Muhittin Böcek’in engelli bireyle verdiği destekle, uygulamadan yararlanan 19 bin 150 engelli bireyin su giderlerinden toplamda 9 milyon TL tasarruf etmesi sağlandı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmak, sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamak ve sorunlarına daha hızlı çözüm bulmak amacıyla çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Bu doğrultuda, engelli vatandaşlara uygulanan yüzde 20’lik indirimli su tarifesi yüzde 40’a çıkarıldı.
ENGELLİ VATANDAŞLARA 9 MİLYON TL’LİK DESTEK
Antalya Büyükşehir Belediyesi ASAT Genel Müdürlüğü Abone İşleri Daire Başkanı Emrah Kıldırman, engelli vatandaşlara yönelik su faturası indirim oranlarının artırıldığını söyledi. Kıldırman “2019 yılında göreve geldiğimizde engelli vatandaşlarımıza uygulanan su faturası indirim oranı sadece yüzde 10’du. Başkanımız Muhittin Böcek, göreve gelmesinin ardından ilk meclis toplantısında aldığı kararla, bütçe imkânları doğrultusunda bu oranı önce yüzde 20’ye, ardından yüzde 40’a çıkardı. Daha önce yüzde 10 indirim tutarı çok düşük olduğu için birçok engelli vatandaşımız abonelik başvurusunda bulunmuyordu. Ancak yapılan düzenlemelerle birlikte engelli abone sayımız 9.458’den 19.150’ye yükseldi. Engelli vatandaşlarımız, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden aldıkları kimlik kartları ve sağlık kuruluşlarından temin ettikleri engelli raporlarıyla başvuru yaparak yüzde 40’lık su indiriminden yararlanabiliyor. Bu indirim sayesinde, engelli bireylerin toplamda 9 milyon TL’lik su giderleri karşılanmış oldu” dedi.
ENGELLİ BİREYLER İNDİRİMDEN MEMNUN
Engelli vatandaşlar, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı su indirimi desteğinin kendileri için büyük bir kolaylık olduğunu ifade etti. Emekli öğretmen İbrahim Naci Ünal, böbrek yetmezliği nedeniyle organ nakli geçirdiğini ve hijyene daha fazla dikkat
etmesi gerektiğini belirterek, “Su tüketimim arttığı için faturalarım da yükseldi. Büyükşehir Belediyesinin engelli su desteğinden yararlanıyorum. İlk başvurduğumda yüzde 20 olan indirim, Başkanımız Muhittin Böcek sayesinde yüzde 40’a çıkarıldı. Böylece cebimde kalan parayla pazar alışverişimi yapabiliyorum” dedi.
“BİZİM İÇİN BÜYÜK DESTEK”
Bir iş kazası sonucu belden aşağısı felç kalan Alican Altun ise, “Madencilik sektöründe çalışırken 25 metreden düşerek malulen emekli oldum. Engelli vatandaşlar için su indiriminin yüzde 40’a yükseltilmesi bizim için büyük bir destek oldu. Muhittin Başkan, her zaman engellilerin yanında. Kendisine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Antalya Büyükşehir engelli bireylere yüzde 40 su indirimi sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Birleşmiş Milletler’in (UN) 2025 Dünya Kadınlar Günü teması “Kapsayıcılığa İlham Ver” olarak belirlenirken, Merck Türkiye de bu tema kapsamında ilk etkinliğini “Eşitlikçi Lider Atölyesi” ile gerçekleştirdi.
Merck Türkiye’nin Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık ve Aidiyet Grubu tarafından düzenlenen “Eşitlikçi Lider Atölyesi”nde, çalışanlar kapsayıcı liderliğin temelleri, ön yargılar ve kalıp yargıların iş ortamına etkileri, ayrımcılığın önlenmesi ve otantik kapsayıcılığın gerekliliği üzerine kapsamlı bir eğitim aldı. Atölye katılımcıları, kapsayıcı liderliğin önemi ve bu alandaki farkındalığın nasıl artırılabileceği üzerinde fikir alışverişinde bulundu.
Merck Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer, iş dünyasının geleceğiyle birlikte doğan fırsatların eşit haklar açısından büyük potansiyel sunduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “İş dünyasında eşit haklar, her zaman gündemimizin öncelikli konularından biri. Kadınlar, özellikle liderlik pozisyonlarında hâlâ yeterince temsil edilmiyor. Ancak ilaç sektörü, bu konuda önemli ilerlemeler kaydetmiş ve öncü bir rol üstlenmiştir. Merck olarak biz de yenilikçi projelerimizle kadınların şirketimizde ve sektörümüzde daha güçlü bir yer edinmesi için adımlar atmaya ve çeşitli projeleri desteklemeye devam ediyoruz.”
Çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığı şirket kültürünün merkezine alan Merck Türkiye, bu alandaki çalışmalarıyla 2024 yılı sonunda da şirketin dünya çapında faaliyet gösterdği 150 ülke arasında düzenlenen Merck Küresel Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık ve Aidiyet (DEIB) Ödülleri’nde ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ kategorisinde birincilik ödülü kazanmıştı.
Şirket, eşitlikçi ve kapsayıcı bir çalışma ortamı oluşturma vizyonu doğrultusunda yeni projeler geliştirmeye ve çalışanlarının kişisel ve profesyonel gelişimlerine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Merck Türkiye, ‘Eşitlikçi Liderlik’ ile Kapsayıcı Geleceğe Katkı Sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Enerjisa Enerji, 2018 yılından bu yana yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği uygulamalarını bir çatı altında birleştirdiği ‘İşimin Enerjisi’ projeleri ile güneş enerjisinden enerji verimliliği uygulamalarına, rüzgâr enerjisinden kojenerasyona geniş bir yelpazedeki uçtan uca çözümlerini, kamu kurumları ve özel sektör işletmelerinin hizmetine sunuyor.
Enerjisa Enerji’nin Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) modeli sayesinde işletmeler yeşil dönüşümleri için finansman bulmak zorunda kalmıyor, insan kaynağı ayırmıyor ve performans takibi yapmıyor. Profesyonel ekiplerinin fizibilite çalışmalarını gerçekleştirmesinden sonra tüm izin ve kurulum süreçlerini üstlendiği, sözleşme süresi boyunca performans takibi ile bakım ve onarım hizmeti vermeyi de sürdürdüğü bu projelerin verimli bir şekilde çalışmasını taahhüt ediyor.
Gücünü güneşten alan 86 bin hane
Enerjisa Enerji, tecrübesi ve finansman gücünün de katkısıyla Müşteri Çözümleri alanında Türkiye’de lider enerji şirketi olmayı sürdürüyor. Sözleşmesi imzalanan ve 2024 yılında tamamlanarak devreye alınan GES projeleriyle birlikte, İşimin Enerjisi ilk gününden bu yana toplamda 102,4 MWp kurulu güce ulaşmış olacak. Yıllık yaklaşık 152 bin MWh elektrik üretimine denk gelen bu kurulu güç, 86 bin hanenin yıllık enerji tüketimine eşdeğer durumda. Fosil yakıtlardan temiz enerjiye geçişin insan sağlığı ve gezegen üzerindeki olumlu etkilerinin altını çizen Enerjisa Enerji, yılda 95 bin ton karbon salımının havayı kirletmesine de engel oluyor.
Türkiye’nin geleceği yenilenebilir enerjide
Türkiye’nin ve Birleşmiş Milletler’in karbon sıfır yolculuğunda en büyük katkıyı yenilenebilir enerji yatırımları sunacak. G20 ülkeleri arasında yenilenebilir enerjide 7. sırayı alan Türkiye, potansiyelini daha verimli kullanabilmek için 2030’a kadar yatırımlarını hızlandırıyor.
Enerjisa Enerji gibi Türkiye’nin hedeflerine katkı sunmaya çalışan özel sektör oyuncularının yatırımları sayesinde 2000 yılında toplam elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 25 iken şimdi yüzde 50 seviyesine yaklaşmış durumda.
“Türkiye’nin enerji dönüşümünde itici güç olmaya devam edeceğiz”
Türkiye’nin cari açık problemine çözüm olacak pozitif ayrışmanın ilk şartının yenilenebilir enerjide rekabet gücünü artırması gerekliliği olduğunun altını çizen Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar, “Türkiye, toplam enerji üretiminde yenilenebilir enerjinin payını, sadece iklim krizine çare olmak motivasyonu ile büyütmüyor. Son 23 yılda 950 milyar doları enerji ithalatına harcayan Türkiye’nin, dış ticaret açığına çözüm üretmesi, toplam cari açığın 1,5 katına ulaşmış bu problemin çözülmesi gerekiyor. Ne kıymetli ki çeşitli uluslararası zirvelerde de teyit edildiği üzere Türkiye’nin yenilenebilir enerji tarafında net taahhütleri ve hedefleri var. Yenilenebilir enerji 2035 Yol Haritası’nın bakanlığımız tarafından ilanından sonra, yatırımları daha net bir şekilde konuşur olduk. Bugünü dörde katlamak ve 120 bin megavatlık bir toplam kurulu güce sahip olabilmek için Türkiye’nin her yıl en az 7 bin 500- 8 bin megavat kurulu gücü devreye alması gerekiyor. Rekabet gücümüzü en çok etkileyen negatif faktörü, içinde bulunduğumuz coğrafyanın güneş ve rüzgâr enerjisinden yararlanma konusundaki avantajıyla tersine çevirebilirsek, Türkiye net pozitif ayrışan bir ülke olabilecek. Nitelikli istihdam ve yeşil büyüme üzerinden kaliteli ve sürdürülebilir bir büyüme fırsatını da yakalamış olacağız. Biz Enerjisa Enerji olarak sorumluluğumuzun farkındayız ve Türkiye’nin enerji dönüşümünde itici güç olmayı sürdüreceğiz. 2025 yılında da İşimin Enerjisi yatırımlarına hız kazandırarak şebeke altyapı yatırımlarında olduğu gibi yenilenebilir enerji yatırımlarında da ayrışacak, ‘herkes için daha iyi bir gelecek’ adına sürdürülebilir çevresel, ekonomik ve sosyal bir fayda yaratacağız. Bizlerle iş ortağı olan ve bu dönüşüme destek veren tüm kamu ve özel sektör müşterilerimize teşekkür ederim” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerjisa Enerji, Türkiye’nin gücünü güneşten sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Hem kanserden kurtulmak hem de estetik bir görünüme kavuşmak mümkün
Onkoplastik meme cerrahisinin amacı; cerrahinin istenmeyen etkilerini en aza indirirken kanseri ortadan kaldırmak ve hastaların hem fiziksel hem de duygusal olarak iyileşmesine yardımcı olmaktır. Onkoplastik meme kanseri tedavisinde; kanser nedeniyle alınan kitleden oluşan boşluk hastanın kendi meme dokusu ile doldurulur. Bu sayede hastalar hem kanserli meme dokusundan kurtulur, hem de daha estetik meme yapısına kavuşurlar. Onkoplastik meme kanseri cerrahi tedavisinde kanser cerrahisi prensiplerinden taviz verilmeden ve plastik cerrahi yöntemleriyle, ya hastanın kendi dokuları kullanılarak ya da bazı implantlar yani protezler kullanılarak memeler kozmetik olarak güzel bir görünüme kavuşturulur.
Psikolojik destek sağlıyor
Onkoplastik meme kanseri cerrahisinin önemli avantajı hastaya sağlayacağı fiziki görünüm ve psikolojik destektir. Genellikle her iki memeye eş zamanlı yapılması önerilir. Yani tek ameliyatla hem kanserli dokuların çıkartılıp aynı seansta yeniden şekillendirme yapılması önerilir. Bu sayede hasta ameliyattan uyandığında yeni ve daha güzel görünüme sahip olduğunu görecektir.
Onkoplastik meme cerrahisinin avantajları
Kanserin özelliklerine göre ameliyat tekniği belirleniyor
Onkoplastik cerrahi, büyük memeleri küçültmek veya sarkık olanları kaldırmak gibi hastaların önceden var olan kozmetik endişelerini ele alma fırsatı sunar. Kanserin özelliklerine, hastanın sağlığına ve vücuduna ve istenen sonuca bağlı olarak birçok farklı onkoplastik teknik vardır. Genel tedavi hedefi, memenin görünümünü korurken veya iyileştirirken, aynı anda optimum kanser kontrolü elde etmektir.
Onkoplastik meme kanseri cerrahisi sonrasında 1 veya 2 gün hastanede yatılır. Daha sonra kontrollerde pansuman ve ameliyatta dren konulmuş ise dren takibi yapılır. Onkoplastik meme cerrahisi sonrası hastanın onkolojik tedavileri varsa, devam edebilir. Kemoterapi ve radyoterapi uygulanacaksa bunların düzenlenmesi ve hastanın ömür boyu takibi açısından medikal onkoloji uzmanı ile iletişimde olması gerekmektedir.
Onkoplastik meme kanseri cerrahisinde şu kriterlere bakılıyor;
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Estetik meme kanseri cerrahisi konfor ve özgüven sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çocuklara empati kazandırmanın, onların daha sağduyulu ve anlayışlı bireyler olmalarını sağlayacağını dile getiren Çocuk-Ergen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Bebekler 2 yaşında başkalarının duygularını fark edebilirler, okul öncesi dönemde ise bu beceri daha belirgin hale gelir.” dedi. Çocukların empatiyi gözlem yoluyla öğrendiklerini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, ebeveynlerin empatik davranışlarla model olmalarının önemine dikkat çekti ve duygu farkındalığı için drama, kitaplar ve oyunların etkili araçlar olduğunu, okullarda empati odaklı programlar ve yardımlaşma projelerinin bu beceriyi geliştirebileceğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, empatinin önemi hakkında açıklamalarda bulundu ve çocuklara empati kazandırmak için ipuçları paylaştı.
Empati kritik bir değer…
Bir kişinin kendini başkasının yerine koyarak onun duygularını, düşüncelerini ve deneyimlerini anlaması durumunun empati olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Empati kurmak bireylerin karşısındakinin hislerine uygun bir şekilde yanıt verebilmesini de sağlayacağı için insanları birbirine yaklaştırır, çatışmaları önler ve yardımlaşmayı teşvik eder.” dedi.
Karşımızdakinin yaşadığı zorluğu ya da sevinci kavrayabildiğimizde sosyal ilişkilerin derin ve anlamlı hale geleceğini, toplumsal uyumun da artacağını aktaran Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Empati, çocukların da sosyal becerilerini geliştirmeleri açısından kritik bir değerdir. Çocuklara empati kazandırmak, onların daha sağduyulu ve anlayışlı bireyler olmalarına yardımcı olur.” şeklinde konuştu.
Çocuklar empatiyi gözlem yoluyla öğreniyor…
Çocuklarda empatinin bebeklik döneminde başladığını ve zamanla geliştiğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Bebekler 2 yaşında başkalarının duygularını fark edebilirler, okul öncesi dönemde ise bu beceri daha belirgin hale gelir. Okul çağında empati daha karmaşık hale gelir ve çocuklar başkalarının duygularını daha iyi anlamaya başlarlar.” dedi.
Çocukların empatiyi gözlem yoluyla öğrendiklerine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, şunları söyledi:
“Bu sebeple bakım verenlerin empatik davranışlar sergileyerek model olmaları ve de çocuklara duygu farkındalığı konusunda destek sağlıyor olmaları empati becerisi gelişimini sağlayacaktır. Çocuklarla duygular hakkında konuşmak, hem kendi duygularını fark etmelerine hem de başkalarının hislerini anlamalarına destek olacaktır. Empati, zamanla geliştirilen bir beceridir ve çocukları sosyal ve duygusal anlamda daha güçlü bireyler yapar.”
Empati, çocukların hem sosyal hem de duygusal olarak başarılı ve mutlu olmalarına yardımcı olur
Empati becerisinin, çocuğun sosyal ve duygusal gelişimine birçok açıdan olumlu katkı sağladığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Empati, çocukların başkalarının duygularını anlamalarını ve onlara uygun tepki verebilmelerini sağlayarak sağlıklı ilişkiler kurmalarına destek olur. Sağlıklı ilişkiler, çocukların özgüvenini artırır ve duygusal olarak daha dayanıklı olmalarını sağlar. Bunun yanı sıra empati çocukların duygusal farkındalık aracılığıyla etkili iletişim becerileri geliştirmelerine ve çatışmaları çözmelerine de yardımcı olur. Özetle; empati becerisi çocukların hem sosyal çevrelerinde hem de duygusal dünyalarında daha başarılı ve mutlu bireyler olmalarına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.
Çocuklarla duygular hakkında konuşulmalı
Çocuklara empati kazandırmak için yapılabileceklere değinen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Öncelikle duygular hakkında bol konuşma yapmak, duyguları adlandırmak çocuğun hem kendi hem de başkalarının duygularını tanımalarına yardımcı olacaktır. Duygu farkındalığı için duygu kartları, kutu oyunları ve de kitaplar hem eğlenceli hem de öğretici kaynaklar olarak kullanılabilir. Bunların yanı sıra ebeveynlerin empatik davranışlar sergilemeleri, çocukların duygu ve düşüncelerini dikkatle dinlemeleri ve de paylaşmayı desteklemeleri oldukça önemlidir. Ayrıca, olaylara başkalarının bakış açısıyla bakmayı öğretmek ve duygusal olaylar üzerine birlikte düşünmek empati gelişimini destekler.”
Drama, çocuklara empati becerisi kazandırmak için kıymetli bir araç
Okullarda ise empati eğitiminin, sosyal ve duygusal becerileri geliştiren müfredat ve programlar aracılığıyla uygulanabileceğini belirten Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Bu programlarla öğrencilerin duyguları tanımasını, başkalarının bakış açılarını anlamasını ve empati geliştirmesini desteklemek mümkün olacaktır. Örneğin drama, çocuklara beceri kazandırma açısında oldukça kıymetlidir; öğrenciler bu sayede farklı karakterlerin yerlerine geçerek başkalarının duygu ve düşüncelerini kolaylıkla anlayabilirler. Drama gibi etkinliklere ek olarak okullarda yardımlaşma projeleri düzenleyerek de öğrencilerin başkalarına yardım etmelerini ve ihtiyaç sahiplerinin hislerini anlamaları desteklenerek, empatiyi uygulamalı olarak öğrenmeleri sağlanabilir. Bu gibi yöntemler, öğrencilerin empatiyi öğrenmelerine ve sosyal ilişkilerde başarılı olmalarına yardımcı olur.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çocuklara empati kazandırmak, onların daha mutlu olmalarını sağlıyor… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“KULÜPLERİMİZİ YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ”
Spor kulübü başkanlarıyla ve yöneticileriyle sık sık bir araya geldiklerini, ihtiyaçların karşılanması noktasında fikir alışverişinde bulunduklarını ifade eden Başkan Türkmen açıklamasında, “Kemalpaşa’da amatör spor kulüplerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmayacağız. Mali destekler açısından belediyemize yük olmak istemiyorum. Fakat kulüplerimizin de ciddi desteğe ihtiyacı var. Biz bu desteği spor kulüplerimize can suyu mahiyetinde kendi imkanlarımızla sağlıyoruz. Spor kulüplerimizin şartlarını iyileştireceğimiz bütün konularda üstümüze düşen ne varsa yerine getireceğiz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, ilçedeki amatör futbol kulüplerine destek sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Okullar talep ediyor, Keçiören Belediyesi harekete geçiyor
Keçiören sınırları içinde yer alan devlet okullarının Keçiören Belediyesinden talep ettiği hizmetler, ilgili birimlerce ivedilikle planlanarak uygulamaya geçiriliyor. Gelen talepler, yetkililer tarafından ders saatleri göz önünde bulundurularak belli bir çalışma takvimi oluşturuluyor. Bu kapsamda oyun alanlarından futbol ve voleybol alanlarına, kapalı spor salonlarından okul bahçesindeki peyzaj düzenlenmesine kadar birçok çalışma yürütülüyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Keçiören Belediyesi devlet okullarına destek sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>