?>
?>
| BİLGİ öğrencilerinden sanal gerçeklik destekli dil öğrenme uygulaması: Linviva
İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Muhammet Emir Başoğul, Onur Gök ve Medet Ali Halı yabancı dil öğrenmek isteyenler için sanal ortamda pratik yapma imkânı sunan 3D Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) destekli bir dil öğrenme uygulaması geliştirdi. “Linviva” adı verilen uygulama, yapay zekâ ile güçlendirilmiş sanal karakterler aracılığıyla kullanıcıların gramer ve telaffuz hatalarını analiz edip öneriler sunarken dil öğrenme sürecini daha etkili ve eğlenceli hale getiriyor.
Günümüzün hızla gelişen dijital dünyasında, dil öğrenme teknikleri de teknolojinin sunduğu yeni olanaklarla dönüşüm geçiriyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri Muhammet Emir Başoğul, Onur Gök ve Medet Ali Halı tarafından geliştirilen “Linviva” dil öğreniminde bu dönüşümün bir parçası olarak dikkat çekiyor. BİLGİ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Tuğba Dalyan’ın danışmanlığında hayata geçirilen proje, 3D Sanal Gerçeklik (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) teknolojileri ile kullanıcıların yapay zekâ destekli sanal karakterlerle etkileşim kurarak dil becerilerini geliştirebilmeyi amaçlıyor.
Kullanıcılar sanal dünyada dil öğrenebiliyor Dil öğrenme süreçlerine AR ve VR ile yenilik getiren “Linviva” kullanıcıların sanal ortamlarda hem hareket edebildiği hem de nesneleri elleriyle tutup etkileşimde bulunabildiği eşsiz bir dil öğrenme deneyimi sunuyor. Kullanıcılar, bu sanal dünyada bir kafe veya tren istasyonu gibi alanlarda bulunarak yabancı bir dile gerçek hayatta maruz kalıyormuş gibi pratik yapabiliyor. Uygulamada, yapay zekâ destekli sanal karakterlerle sohbet ederken kullanıcıların gramer ve telaffuz hataları anında analiz edilip doğru kullanım önerileri sunuluyor. Uygulamayı kullanan kullanıcılar, sadece cümle kalıplarını değil, dilin çeşitli ve özgün kullanımlarını da öğrenme şansı buluyor.
Linviva herkes için erişilebilir dil pratiği sunuyor Dil öğrenmenin en etkili yollarından biri olan “maruz kalma” yöntemine dayanan Linviva, yurtdışına gitme imkânı olmayan kullanıcılar için sanal ortamda bu deneyimi yaşatmayı amaçlıyor. Prototipi İngilizce dilinde sunulan Linviva, ilerleyen aşamalarda farklı dillere uyarlanarak herkesin erişimine açılmayı hedefliyor. Kullanıcılar, VR gözlükle veya AR destekli telefon kullanımı ile uygulamayı deneyimleyebiliyor. “Linviva” dil öğrenme süreçlerinde motivasyonu artırmak amacıyla oyunlaştırma özellikleri de içeriyor ve kullanıcılar, sanal karakterlerin görünüşlerini kişiselleştirebiliyor.
|
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
BİLGİ öğrencilerinden sanal gerçeklik destekli dil öğrenme uygulaması: Linviva yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İspanya elektrik sisteminin iletim operatörü Red Eléctrica, karbonsuz enerji dönüşümünün temel taşını oluşturuyor. Şeffaflık, tarafsızlık ve ekonomik verimlilik ilkeleriyle hareket ederek, sürdürülebilirliğe olan güçlü bağlılığıyla enerji geleceğini şekillendiriyor.
Dassault Systèmes’in 3DEXPERIENCE platformu üzerine inşa edilen “Integrated Built Environment” (Entegre Yapılı Çevre) endüstri çözümü, sanal ikiz teknolojisiyle elektrik varlık ekosistemini farklı ölçeklerde görselleştiriyor ve 1.500’den fazla paydaşı tek bir dijital ortamda buluşturuyor. Bu çözüm, bir bölgedeki güç hatlarından trafo merkezlerindeki ekipmanlara kadar her ölçekten enerji altyapısını detaylı şekilde görüntüleme imkanı sunacak. Bu çok ölçekli görüntüleme yeteneğiyle Red Eléctrica, iç ve dış paydaşlarla iş birliğini güçlendirirken, varlıklarını coğrafi bağlamda anlık ve isteğe bağlı güncel verilerle yöneterek standartlaşma süreçlerini hayata geçirebilecek.
Bu tek veri kaynağı, Red Eléctrica’nın bir varlığı yaşam döngüsü boyunca nasıl oluşturduğunu ve yönettiğini dönüştürecek. Örneğin, güç hatları ve trafo merkezleri için hem yeni (greenfield) hem de mevcut (brownfield) projelerde tasarım kalitesini ve yönetim süreçlerini üst seviyeye taşıyacak.
İspanya’nın enerji dönüşümünü hızlandırmak ve iletim şebekelerinde inovasyonu güçlendirmek istediklerini vurgulayan, Red Eléctrica İletim Teknolojisi Yöneticisi Maria Soler, iş birliği ile ilgili şunları söyledi: “Red Eléctrica olarak, enerji Ağ Gelişim Planı’nda (Network Development Plan) belirlenen hedeflere ulaşmak ve ekolojik geçişi mümkün kılmak için iletim şebekesine büyük bir yatırım ve inovasyon çabası harcıyoruz. Bu nedenle, rekabetçi bir süreç sonrası Dassault Systèmes’i bu yolculukta bir ortak olarak seçtik.”
Dassault Systèmes Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat Endüstrisi Başkan Yardımcısı Remi Dornier ise şunları söyledi: “2050 yılına kadar küresel elektrik talebinin %160’ın üzerinde artması bekleniyor. Bu talebi karşılamak, çeşitlendirilmiş düşük karbonlu enerji kaynaklarını daha iyi entegre edebilmek için elektrik şebekelerinin geliştirilmesini hızlandırmak gerekiyor. Elektrik şebekelerini simüle etmek, test etmek ve optimize etmek için sanal ikizleri kullanmak, iletim operatörlerinin iş birliği verimliliğini ve inovasyonu artırmasına, yeni nesil akıllı şebekeleri yönetmesine yardımcı olacak. Red Eléctrica, Avrupa’nın en büyük iletim sistemi operatörlerinden biri. Bulut tabanlı 3DEXPERIENCE platformumuz, İspanya’nın daha sürdürülebilir enerji sistemlerine geçişini hızlandırmasında önemli bir rol oynayacak.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dassault Systèmes ve Red Eléctrica, İspanya’nın Enerji Altyapısını Sanal İkiz Teknolojisiyle Dönüştürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hakem değerlendirmesinden geçmiş,açık erişimli 44 sayfalık yayın, zorlukların üstesinden gelmek için hiyerarşik bir çerçeve ve stratejik bir yaklaşım sağlayarak tıbbi cihazlardaki bilgisayar modellemeli klinik çalışmalarda güvenilirlik sağlamak için kapsamlı bir kılavuz görevi görüyor. Proje, hasta popülasyonlarını benzeri görülmemiş bir doğrulukla simüle eden sanal ikizlerin oluşturulmasını içeriyor. Bu yenilikçi yaklaşım, insan ve hayvan testlerinin iyileştirilmesini, azaltılmasını ve değiştirilmesini mümkün kılıyor. Sağlık sektörü, bu teknolojiyi kullanarak klinik deneyleri daha verimli bir şekilde yönetebilir, hasta gruplarını daha uygun şekilde oluşturabilir ve sonuçları daha doğru bir şekilde analiz ederek, bir cihazın hasta üzerinde etkilerini daha iyi bir şekilde değerlendirebilir.
Claire Biot, Dassault Systèmes Life Sciences ve Healthcare Industry Başkan Yardımcısı ‘’ Sağlık sektörünün dijital dönüşümü hızla benimsediği bir dönemde, bu Playbook klinik deney yöntemlerinin evriminde önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor. Farklı uzmanlardan gelen güçlü katılım ve geri bildirim, ENRICHMENT Playbook’un bilimsel regülasyonlara uyduğundan emin olabilmemiz ve sahada hemen uygulanabilir olmasını sağlamamız açısından kritik öneme sahipti. Bu yaklaşımımız, sağlık sektöründe hasta deneyimini iyileştirmek için iş birliği içinde yenilikçi çözümler geliştirmeye kararlı olduğumuzun bir göstergesidir.”
ENRICHMENT Playbook, yakın zamanda yayımlanan FDA’nın “Tıbbi Cihaz Başvurularında Hesaplamalı Modelleme ve Simülasyonun Güvenilirliğini Değerlendirme” başlıklı nihai rehberine dayanan güvenilirlik değerlendirme sürecini özetlemekte olup CDRH/OSEL Düzenleyici Bilim Araçları Kataloğu’nda yer almaktadır. ENRICHMENT Playbook’un oluşumuna katkıda bulunan iş ortakları; FDA’nın Bilim ve Mühendislik Laboratuvarları Ofisi, klinik uygulama, akademi, tıbbi cihaz endüstrisi ve düzenleyici bilim alanlarındaki liderler, 30 Ekim’de Paris’te düzenlenen Dassault Systèmes Uluslararası Sanal İnsan İkizi Deneyimi Sempozyumu’nda bir araya gelerek, elde edilen bulguları değerlendirme fırsatı bulmuşlardır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dassault Systèmes’in FDA ile Ortak Çalışması: Klinik Deneylerde Sanal İkizlerin Kullanımına Yönelik Yenilikçi Bir Kılavuz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Multinet Up’ın operasyonel verimliliği ve müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla 2019 yılında hayata geçirdiği yapay zekâ destekli sanal asistanı RoboChat, 1 milyon diyaloğu geride bıraktı. NLP AI ve Gen AI ile farklı yapay zekâ teknolojilerini birleştirerek tasarlanmış, Multinet Up’ın Chat kanalına ulaşan taleplerin yüzde 66’sını çözümleyen, WhatsApp, web chat ve kurumsal servis ekranları üzerinden hızlı destek sağlayan RoboChat; Multinet Up ürün ve hizmetleriyle ilgili sıkça sorulan sorulara yanıt veriyor, kullanıcıların sorunlarında onlara rehberlik ederek yönlendiriyor, basit talepleri ve işlemleri kullanıcı adına hızlı bir şekilde gerçekleştiriyor. Yanıt verme süresi yalnızca 0.5-1 saniye gibi etkileyici bir hızda gerçekleşen RoboChat, kullanıcılarının değerlendirmesi sonucunda yüzde 70’lik memnuniyet anket puanı ile bot teknolojilerinde ve müşteri deneyiminde fark yaratıyor. Kurumsal müşteriler, üye işyerleri ve kart kullanıcıları olmak üzere 3 farklı kullanıcı profiline hizmet sağlayan RoboChat, müşteri temsilcilerinin sorumlu olduğu görevleri azaltarak, operasyonel süreçlere hız ve verimlilik katıyor.
“Her 3 talepten 2’sini RoboChat çözümlüyor”
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Multinet Up Müşteri Deneyimi Genel Müdür Yardımcısı Gül Bilgin Mokan, “Multinet Up’ta operasyonel verimliliği ve müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla geliştirdiğimiz yapay zekâ destekli sanal asistanımız RoboChat, 1 milyon diyaloğu aştı. Chat kanalımız üzerinden bize ulaşan aylık 23.000 adet diyaloğun yüzde 66’sı RoboChat tarafından çözümleniyor. Yani Chat kanalımız aracılığıyla tarafımıza ulaşan her 3 talepten 2’sini çözümlüyor. Ayrıca, yanıt verirken 0.5-1 saniye gibi dikkat çekici bir hıza sahip. Hem hızlı hem de etkili çözümler sunulan müşterilerimiz, uygulamamızı yüzde 70 gibi yüksek bir puanla değerlendirerek memnuniyetlerini açıkça ifade ediyor. Bu geri dönüşler bizim için son derece değerli çünkü Multinet Up olarak, müşteri memnuniyetini ve operasyonel mükemmeliyeti temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Operasyonel yükü azaltan ve müşteri memnuniyetine doğrudan etki eden bu yenilikçi yaklaşım, yalnızca müşteri hizmetlerimizi değil, sektörümüzün dijital dönüşümüne öncülük etme misyonumuzu da destekliyor. Multinet Up Müşteri Deneyimi ekibi olarak bu misyon doğrultusunda hayata geçireceğimiz yenilikçi projelerimize önümüzdeki süreçte de devam edeceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Multinet Up’ın Yapay Zekâ Destekli Sanal Asistanı RoboChat 1 Milyon Diyaloğu Aştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yılın en heyecan verici dönemi kapıda! Yılbaşı, yeniliklerin, taze başlangıçların ve sevdiklerimizle paylaşılan mutluluğun simgesi olarak herkese umut ve neşe getirmeye hazırlanıyor. Bu dönemde herkesin gündemi olan hediye seçimi ise insanların sevdiklerini mutlu etmenin en anlamlı yollarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Kimi zaman anlamlı bir deneyim, kimi zaman keyifli bir sürpriz, yeni yıl gibi özel anları daha da eşsiz kılabiliyor. Yılbaşında sevdiklerine benzersiz bir hediye vermek isteyenler, Müzeverse’ün sanal gerçeklik dünyasında aradıklarını buluyor. Antik çağların büyüleyici atmosferini deneyimleme fırsatı sunan Türkiye’nin ilk sanal gerçeklik müzesi Müzeverse, kültür ve teknolojiyi bir araya getiren bir seçenek olarak dikkat çekiyor. Tarih ve yenilik meraklıları için tasarlanan Müzeverse, giriş biletiyle eşsiz bir deneyimin kapılarını aralarken ve unutulmaz bir yılbaşı armağanı olarak öne çıkıyor.
Antik Mısır Deneyimiyle Yılbaşına Anlam Katın
“Piramitlere Yolculuk: Antik Mısır’ın Keşfi” gösterimi, ziyaretçileri 4.500 yıl öncesine, Antik Mısır’ın en ihtişamlı dönemine götürüyor. Kral Khufu’nun cenaze törenine tanıklık etmek, Giza Platosu’nu ve Büyük Piramit’in gizemlerini keşfetmek bu eşsiz deneyimlerden sadece birkaçı. VR teknolojisinin sunduğu gerçekçilik sayesinde katılımcılar, tarihe sadece tanık olmakla kalmayıp onun bir parçası haline geliyor. Müzeverse, sanal gerçeklik teknolojisi ile tarihin en önemli anlarını modern bir anlayışla yeniden yorumluyor. Etkileşimli hikaye anlatımı ve görsel efektlerle zenginleştirilen bu deneyim, ziyaretçilerin geçmişe dair bağlarını derinleştirirken, tarih ve sanat sevgisini teşvik ediyor. Yılbaşı hediyesi olarak sevdiklerinize böylesine eşsiz bir deneyim sunarak hem kültürel bir yolculuğa davet edebilir hem de bu yolcululukta birlikte keşfetmenin keyfini çıkarabilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yılbaşı İçin Sevdiklerinize Mısır Piramitlerine Sanal Bir Yolculuk Hediye Edin yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Sanal Ülke, 1990’lı yılların alternatif, retro-fütürist bir versiyonunda geçiyor. Sıradışı maceralarla dolu filmde Millie Bobby Brown, geçmişte insanlarla barış halinde yaşayan gelişmiş robotların başarısız bir isyan sonucunda sürgüne gönderildiği bir toplumda hayata tutunmaya çalışan, öksüz genç kız Michelle’i canlandırıyor. Chris Pratt ise bu yolculukta Michelle ile güçlerini birleştiren niteliksiz kaçakçı Keats’e hayat veriyor.
Başrollere Ke Huy Quan, Jason Alexander, Woody Norman, Giancarlo Esposito ve Stanley Tucci’nin de eşlik ettiği filmin seslendirme kadrosunda Woody Harrelson, Anthony Mackie, Brian Cox, Jenny Slate, Hank Azaria, Colman Domingo ve Alan Tudyk gibi isimler yer alıyor.
Heyecan verici hikayesi ile öne çıkan Sanal Ülke’de Michelle (Millie Bobby Brown)’in bildiği her şey, tatlı ve gizemli bir robot olan Cosmo ile karşılaşmasıyla bir gecede altüst olur çünkü Michelle, Cosmo’nun öldüğünü sandığı dahi kardeşi Christopher tarafından kontrol edildiğinden şüphelenmeye başlar. Kaybettiğini sandığı kardeşini bulmaya kararlı olan Michelle, Cosmo ile birlikte Amerika’nın güneybatısına doğru yola çıkar ve çok geçmeden kendini Keats (Chris Pratt) ve onun robot arkadaşı Herman’la (Anthony Mackie tarafından seslendiriliyor) güçlerini birleştirirken bulur.
Keats ve Michelle, hiçliğin ortasında robotların artık kendi başlarına var oldukları duvarlarla çevrili Yasak Bölge’nin derinliklerine daldıkça sıradışı ve renkli bir grup robottan oluşan yeni yoldaşlar edinir. İkili, Christopher’ın ortadan kayboluşunun ardında, sandıklarından daha kötü niyetli güçlerin olduğunun farkına varmaya başlar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Netflix, Başrollerini Millie Bobby Brown ve Chris Pratt’in Paylaştığı Russo Kardeşler İmzalı Sanal Ülke’nin Resmi Fragmanını Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Peki Kimlere Kumar Bağımlılığı Tanısını Koyabiliriz?
Psikiyatride kullanılan Tanı Ölçütleri Başvuru El Kitabına göre (DSM-5) 12 ay boyunca aşağıdakilerden 4 maddenin olması yeterli.
Prof. Dr. Göğcegöz kumar bağımlılığında bireyin farkındalık döneminin önemli olduğunu vurgulayarak bağımlılığın bir hastalık olduğunu ve kendi başına çözemeyeceği mesajını uygun şekilde vermek için ailelerin destekleyici olması gerektiğinin altını çizdi. ‘’Burada önemli olan ailelerin kumar bağımlısı olan bireye maddi destek vermeleri değil tedavi için yanında olmalarıdır. Unutmayın tüm borçlarını ödeyerek desteklediğinizi düşündüğünüz hastaya aslında yeni kumar sayfaları açarsınız.’’ şeklinde sözlerine devam etti.
Bu bozukluğun tedavisi; psikofarmakoterapi (ilaç tedavisi), dirençli olgularda derin Transmanyetik Uyarım (Deep TMS), psikoterapi (motivasyonel görüşme teknikleri, bilişsel davranışçı terapi vs) aileninde tedaviye dahil edildiği bir tedavi programı ile olumlu sonuçlar alınmaktadır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sanal Kumar Oynama Davranışı Ergenlik Yaşında Görülmeye Başlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>VR Future, Fransa merkezli ve yedi ülkede faaliyet gösteren, çok sayıda ödül kazanmış sanal gerçeklik şirketi Excurio ile iş birliği yaparak, Türkiye’nin ilk özel sanal gerçeklik müzesi Müzeverse’i UNIQ İstanbul’da açtı. Bu yenilikçi müze, en son sanal gerçeklik (VR) teknolojisini sürükleyici hikaye anlatımıyla birleştirerek, geleneksel müze deneyimini devrim niteliğinde dönüştürüyor.
Açılış gösterimi olan Piramitlere Yolculuk: Antik Mısır’ın Keşfi, ziyaretçileri 4.500 yıl öncesine götürerek Kral Khufu’nun cenaze törenine tanıklık etme ve Giza Platosu, Sfenks ve Büyük Piramit’in gizli alanlarını keşfetme fırsatı sunuyor. Aynı anda 100 kişiye kadar ziyaretçiyi ağırlayabilme kapasitesine sahip Müzeverse, katılımcıları pasif izleyicilerden aktif tarih kaşiflerine dönüştüren eşsiz bir toplu deneyim sunuyor.
Kültürel Mirasla Bağlantı Kurma Şekli Yeniden Tanımlanıyor
Müzeverse, son teknoloji VR teknolojisini entegre ederek benzeri görülmemiş bir etkileşim düzeyi sunuyor ve geleneksel müze modellerini kökten değiştirmeyi amaçlıyor. Bu sürükleyici platform sayesinde konuklar, tarihsel anlara adım atmaya, erişilmesi imkansız alanları keşfetmeye ve hikayenin bir parçası olmaya davet ediliyor. Müzeverse, insanların kültürel mirasla bağlantı kurma şeklini yeniden tanımlamaya hazırlanıyor.
Müzeverse ile ilgili açıklamada bulunan VR Future Kurucusu Fahad Rehman, “Müzeverse, yalnızca VR teknolojisini müzelere getirmekle kalmıyor, aynı zamanda tarihle nasıl etkileşim kurduğumuzu ve onu nasıl deneyimlediğimizi yeniden şekillendiriyor. Tarihi mekanların içinde dolaşabilme, tarihi karakterlerle etkileşim kurabilme ve geçmişi adeta yeniden yaşayabilme imkanı sunan Müzeverse, tüm bu yönüyle klasik müzecilik anlayışını geride bırakarak benzersiz bir deneyim sağlıyor. Bu projeyle ziyaretçilere tarihsel olayların bir parçası olma fırsatı sunuyoruz ve bu sürükleyici deneyim, insanların kültürel mirasa bakış açısını nesiller boyu dönüştürecek.” ifadelerini kullandı.
Tarihe ve Sanata Yepyeni Bir Perspektif
Paris merkezli, yedi ülkede faaliyet gösteren ve VR hikaye anlatımında çığır açan yenilikleriyle tanınan Excurio ile iş birliği yapan VR Future, dünya çapında bir ilki Türkiye’ye getiriyor. Excurio’nun ödüllü uzmanlığı, Müzeverse’in büyük ölçekli, tarihsel doğrulukla zenginleştirilmiş, son derece sürükleyici ve eğitici içerikler sunma yeteneğini daha da ileriye taşıyor.
Müzeverse ile VR teknolojisinin ulaşabileceği sınırları zorladıklarını belirten VR Future Kurucu Ortağı Virgile Mangiavillano, “Sanat ve teknolojiyi daha önce hiç yapılmamış şekillerde birleştirerek, ziyaretçilerin tarihle tamamen yenilikçi bir şekilde etkileşime girmesini sağlayan bir müze deneyimi yaratıyoruz. Müzeverse, bir müzeden çok daha fazlası ve zaman içinde interaktif bir yolculuk. Müzeverse, yalnızca bir müze olmanın ötesine geçerek, insanlığın kültürel mirasını en ileri teknolojilerle buluşturarak geçmişle bağ kurmanın ve onu anlamanın devrim niteliğindeki bir yolunu sunuyor. Amacımız, ziyaretçilerin sadece görsel bir deneyim yaşaması değil, aynı zamanda tarihin içine adım atarak onun bir parçası olmalarını sağlamak. Bu yolculuk, tarihe ve sanata yepyeni bir perspektiften bakma fırsatı sunarken, ziyaretçilerin geçmişteki kültürlerle daha derin bir bağ kurmalarına imkan tanıyor.” açıklamasında bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’nin İlk Sanal Gerçeklik Müzesi Müzeverse Kapılarını Açtı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kumar bağımlılığının dijital teknolojilerin gelişmesi ve pandemi ile birlikte giderek artış gösteren bir bağımlılık olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Kişinin kumar oynama dürtüsünü kontrol edememesi, durmayı tam olarak gerçekleştirememesi bizim bağımlılık belirtisi dediğimiz durumlar.” dedi. Özellikle gençlerin çabuk para kazanma dürtüleri nedeniyle kumar ya da bahis gibi oyunlara yöneldiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Onur Noyan, gençleri bu bağımlılıktan korumak için çocuk ve ergenlerin bu tarz oyunlarla tanışmalarının engellenmesi gerektiğini söyledi ve bağımlıların ailelerine ‘borçlarını ödemek yerine tedaviye yönlendirerek destek olun’ önerisinde bulundu.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, günümüzün en büyük sorunlarından biri haline gelmeye başlayan sanal kumar bağımlılığı hakkında bilgi verdi.
Beyin bir kısır döngüye giriyor…
Kumar bağımlılığının dijital teknolojilerin gelişmesi ve pandemi ile birlikte giderek artış gösteren bir bağımlılık olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Kumar dediğimiz zaman buna her şey dahil, bahis, iddia, sanal bahis, sanal iddia, at yarışları, borsa, kripto, kumarhanelerde oynanan çeşitli ışıklı oyunlar, son zamanlarda sosyal medyada çok sık karşımıza çıkan şeker ve dede gibi oyunlar, kumar bağımlılığının içerisine dahil olan oyunlar.” dedi.
Bahis oynamanın bir alışkanlık mı yoksa bağımlılık mı olduğunun nasıl ayırt edileceği konusuna değinen Prof. Dr. Onur Noyan, “Kişinin kumar oynama dürtüsünü kontrol edememesi, durmayı tam olarak gerçekleştirememesi bizim bağımlılık belirtisi dediğimiz durumlar. Kişi istemli bir şekilde bahis, kumar oynamaya başlıyor, bu durum kişinin beyninin ödül merkezini aşırı uyarıyor. Kişi bir süre sonra fark etmeden de olsa çok fazla keyif alıyor ve beyni dopamin salgılıyor. Beyni fazla dopamin salgıladığı zaman, bu sefer de diğer aktivitelerden keyif alamamaya başlıyor ve bu nedenle her canı sıkıldığında hep kumar oynamak istiyor. Kumar oynadığında ise beynin ödül merkezi daha çok çalışıyor ve bir kısır döngü devreye giriyor.” açıklamasını yaptı.
Bu kısır döngü sonucunda da beynin ödül merkezinin düzensiz çalışmaya başladığını ve görevini yerine getiremediğini ifade eden Prof. Dr. Noyan, sonuç olarak kişinin kumar davranışını kontrol edememesine, fren mekanizmasının bozulmasına yol açtığını söyledi.
Bağımlılık tedavisinde hasta, aile ve doktor iş birliği sorunu çözebilir
Belirtileri arasında, kumar oynamaya karşı yoğun bir istek duymak ve kumar oynamayı durduramamak olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Onur Noyan, “En büyük belirtilerinden biri ise zararları gizlemek için yalan söylemek. Bu süreçte maddi, sosyal ve ilişki sorunları ortaya çıkmaya başlar. Kişi daha önce de kumar oynamayı bırakmak istemiş olabilir ancak bir türlü bırakamaz. Oynanan bahis, oyun miktarı sürekli artar, sahip olunan para biter ve kişi borçlanmaya başlar. Kumar bağımlılığı bu belirtilerle seyreden bir hastalık.” dedi.
Hastaların sıklıkla tüm umutları tükendiğinde profesyonel desteğe başvurduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Onur Noyan, şunları söyledi:
“Kişi büyük bir çaresizlikle bize geliyor. Eşler ile tartışılmış, ekonomik sorunlar artmış, ciddi sıkıntılar ortaya çıkmış bir şekilde, tedavi ile ilgili bir noktaya varmaya çalışıyoruz. Destek almak için geldiklerinde artık son noktada olduklarını düşünüyorlar ama onlara son noktada olmadıklarını, yolun başında olduklarını hatırlatıyoruz. Bağımlılık tedavisinde hasta, aile ve doktor iş birliği ile bu sorun çözülebilir.”
Hastanın düzenli takibi önemli…
Kumar bağımlılığını tedavi etmek için öncelikle durum analizi yapıldığını dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, “Kumar oynama davranışı nerede daha çok karşımıza çıkıyor, hangi durumlarda daha çok artıyor, kişi ne zaman kumar oynamayı istiyor, kumar oynama isteği ile birlikte kişi nerede problem yaşıyor, bunları ortaya çıkartmaya başlıyor ve sonra bir tedavi planı hazırlıyoruz. Sıklıkla ilaç tedavisine başlıyoruz ve psikoterapi ile birlikte tedaviye devam ediyoruz. Daha sonra aile bireyleri devreye giriyor. Aile bireylerinin de bu durumda yapması gereken şeyler var ve en önemlisi hastanın düzenli takibinin yapılması. Kumar bağımlısının düzenli bir şekilde doktor ve psikolog randevularına gitmesi, gelişiminin takip edilmesi gerekir ki olası risklerin önüne geçilebilsin.” açıklamasını yaptı.
Zihnin tamamıyla kumara odaklanması en büyük sorunlardan biri…
Kumar oynamanın altında yatan faktörlere değinen Prof. Dr. Onur Noyan, “Gençler neden kumar oynuyor? İlk olarak çabuk para kazanma dürtüleri var. Hızlı bir şekilde yükselmek ve hayatın içerisine karışmak istiyorlar. Sosyal medya ve diğer mecralardan başkalarının ne yaptığını takip edip, kendileri de aynı noktaya gelmek için kumar ya da bahis gibi oyunlara yöneliyorlar.” dedi.
Sanal oyunlarda sürekli kazanılıyormuş algısının oluşturulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Onur Noyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu tür oyunlarda sürekli kazanıyormuş imajının oluşturulması, gençleri bir an önce o oyuna gitmeye ve denemeye teşvik ediyor. Zaten arka planda ekonomik sorun yaşayan bir birey bu videoları gördükten sonra hemen kendisini kumara atıyor. Yenilik ve heyecan arayışı yüksek bireylerin kumar oynama açısından riskli oldukları söylenebilir. Duyguları ile baş etmekten kaçan, duygularından çekinen bireyler kumarı bir kaçış aracı olarak kullanıyorlar. Öte yandan kumar oynadıkça zihnin tamamıyla kumara odaklanması kişinin en büyük sorunlarından biri haline geliyor. Kumar, kişinin bütün dikkatini alıyor, işlevselliğini, aile ilişkisini bozuyor, yalan söyletiyor ve çevreden koparıyor. Çevreden koptukça yalnızlaşıyor, yalnızlaştıkça kumar oynama eğilimi artıyor.”
Teknoloji kumar bağımlılığına sebep olabiliyor!
“Teknolojinin ve internetin yaygınlaşması ile kumar oynama davranışı çok arttı.” diyen Prof. Dr. Onur Noyan, “Çünkü başkalarının ne yaptığını görüp onları takip eder hale geldik. Karşımıza çok fazla reklam çıkmaya başladı ve bu reklamlar kişi için tetikleyici olabiliyor. Meraktan dolayı girilen bir oyun kişinin ödül merkezini bozarak çok kolay bir şekilde bağımlılığa sebep olabiliyor diyebiliriz.” uyarısını yaptı.
Çocuk ve ergenlerin bu tarz oyunlarla tanışmaları engellenmeli…
Ebeveynlere, gençleri sanal kumar ve bahis bağımlılığından korumak için önerilerde bulunan Prof. Dr. Onur Noyan, “Bize başvuran yetişkin hastaların, çocukluk döneminde mutlaka bir iddia bayisine gitmiş ve bu tür oyunlarla tanışmış olduklarını görüyoruz. Bazen ebeveynlerinin kuponlarını yatırmak için, bazen arkadaşları ile oynamak için gittiklerini söyleyenler var. Yetişkinler olarak bizlerin, çocuk ve ergenlerin bu tarz oyunlarla tanışmalarını engellememiz gerekiyor. Ebeveynlerin kumar ve iddia gibi oyunlar oynamayarak gençlere örnek olması gerekiyor. Aksi halde günümüzdeki en büyük salgınlardan biri olan kumar bağımlılığı giderek artacak ve gençler ile ilgili başka sorunlarla karşılaşacağız.” şeklinde konuştu.
Destek noktası borçları ödemek değil, tedaviye yönlendirmek olmalı…
Sanal kumar ve bahis bağımlılığı olan kişilerin kendi kendine yardım edebilmesi için öncelikle farkındalık kazanması gerektiğinin altını çizen Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Onur Noyan, “Birey ne oynadığını ve ne yaptığını bilmeli. Kişi bağımlı olup olmadığını fark edemeyebilir. Bu nedenle zaman zaman durup, ‘evet ben bir oyun oynuyorum, bahis ve kumar oynuyorum ancak bunun bana ne gibi bir faydası var?’ diye düşünmeli.” dedi.
Sıklıkla ‘çok para kaybettim, kaybettiklerimi kazanmak için oynamaya devam ediyorum’ diyen hastalarla karşılaştıklarını dile getiren Prof. Dr. Onur Noyan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu büyük bir tuzak. Aynı zamanda kişi kaybettiklerini kazanmak için oynadığını düşünerek kendini de kandırıyor. Kaybettiklerini kazanmak için oynarken tekrar tekrar kaybediyor, kaybettikçe borçlanıyor derken bir bakmışsınız işin içinden çıkılmaz bir hale gelmiş. Kişi kumardan dolayı çevresindeki herkesin güvenini kaybediyor, beraberinde depresyon ve kendine zarar verme davranışları gelebiliyor. Kumar bağımlılığı genellikle değişebilen bir davranış olarak görülüyor, bir hastalık olduğu düşünülmüyor. Bu nedenle de tedaviye başvurmak çoğu kişinin aklına bile gelmiyor.
Ailelerin yaptığı en büyük yanlış, ortaya çıkan kumar borçlarını hemen kapatmak oluyor. Borçlar kapanınca kişi tekrar oynamaya başlıyor. Aileler, bağımlılığı olan yakınlarına ekonomik yönden değil, tedaviye başlaması için destek olmalı. Önemli olan bu durumun bir hastalık olduğunu kabul etmek.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sanal kumar ve bahis bağımlılığı gençleri tehdit ediyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Herhangi bir rehbere ihtiyaç duyulmadan kendi kendine yönlendirilebilen sanal gerçeklik eğitimi, Emirates’in olağanüstü eğitim programlarının bütünlüğünü ve kalitesini korurken; Birleşik Arap Emirlikleri Genel Sivil Havacılık Otoritesi (GCAA) ve diğer düzenleyici kurumların gereksinimlerine uygun olarak tasarlandı.
MIRA platformu; Airbus A380, Boeing 777 ve Airbus A350 uçaklarının fotogerçekçi, yüksek çözünürlüklü kabin iç mekanlarının tam modellemelerini sunuyor. Eğitimde ayrıca acil durum kaydırakları, pist alanları, hava köprüleri, su ve kara manzaraları gibi detaylar da yer alıyor. Eğitim sırasında kullanılan hiper-gerçekçi ses ve görüntülerin yanı sıra çok oyunculu senaryolar, avatarlarla desteklenen yedek ekip üyeleri aracılığıyla standart operasyon prosedürlerinin doğru bir şekilde simüle edilmesini sağlıyor.
Temel sorumlulukları uçak içi güvenliği sağlamak olan Emirates’in adeta bir sembol haline gelmiş olan kabin ekibi, havayolunun imzası niteliğindeki hizmeti sunmalarıyla tanınıyor. Mevcut metodolojiyi tamamlayacak şekilde tasarlanan MIRA’daki SEP eğitimi, ilk etapta uçak kapı operasyonları ve yangınla mücadele olmak üzere uçak içi güvenliğin temel unsurları olan iki modül ile başlayacak.
Ağır hava taşıtı kapılarının doğru bir şekilde açılıp kapatılması, uygulamalı beceri ve deneyim gerektiriyor. Yanlış açılması halinde, acil durum sürgüsü şişerek uçağa ve hava köprülerine zarar verebiliyor veya yaralanmalara yol açabiliyor. Bu nedenle kabin ekibinin yıllık yinelenebilen SEP eğitimini tamamlaması gerekiyor.
Yakın bir zamanda Emirates kabin ekibi, normal ve acil durum kapı operasyonları ile standart çalışma prosedürleri konusundaki yetkinliklerini göstermek ve değerlendirilmek üzere sanal olarak tatbikatlar gerçekleştirecek.
Yangınla mücadele becerileri de kabin ekibinin yetkinliği konusunda önemli bir yer tutuyor. MIRA’da fırın, baş üstü dolapları ve tuvaletlerdeki yangınlar için bir dizi senaryo yer alacak. Kabin ekibi, duman ve alevlerin yanı sıra söndürücü maddelerin görsel ve işitsel efektlerini içeren gerçekçi bir şekilde modellenmiş bir yangın tüpü kullanarak becerilerini sergileyecek.
Uçuş Eğitiminden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Kaptan Bader Al Marzooqi konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Emirates olarak, en son yenilikleri liderliğimiz, en iyi uygulamalarımız ve eğitimdeki mükemmelliğimiz ile bütünleştirerek mürettebatımızı havayolunun bir sonraki büyüme ve genişleme dönemi için hazırlıyoruz. Siparişini verdiğimiz 315 uçak ve 2030’a kadar 30.000 kabin ekibi sayısı gibi iddialı bir büyüme yol haritamızın olması nedeniyle etkili ve verimli SEP eğitimi, bizim için mutlak bir zorunluluk. MIRA ile artık iş taleplerini karşılamak için mürettebat eğitimimizi hızlı ve önemli ölçüde artırabiliriz. Bu, geleceğe yönelik eğitim anlayışımızı şekillendiren cesur ve stratejik bir hamle.”
Emirates’in MIRA’daki tekrarlanabilen SEP eğitimi, mürettebat, eğitim ekibi ve yolcu deneyimi için muazzam faydalar sağlamak üzere tasarlandı. Havayolu, mevcut platformunu geliştirmeyi ve çalışanları için daha bütünsel, uçtan uca bir eğitim deneyimi için genişletmeyi planlıyor.
Sanal gerçeklik başlıkları ile 3D modüller; öğretme, uygulama ve değerlendirme olmak üzere üç farklı modda çalıştırılabiliyor. Yaklaşık 8-10 kabin ekibi aynı anda aynı senaryo üzerinde kendi VR alanlarında eğitilebiliyor ve değerlendirilebiliyor.
Tüm mobil cihazlardan, dizüstü ve masaüstü bilgisayarlardan erişilebilen 2D versiyonu sayesinde kabin ekibinin artık kısıtlayıcı programlara sahip eğitim mekânlarına gitmesine gerek kalmayacak. İster evde dinlenirken ister yolda hatta işe giderken olsun, kabin ekipleri her zaman ve her yerde pratik yapabilecek ve bilgilerini tazeleyebilecekler. Daha fazla tesis, iç mekân ve ekipman inşa etmek ve bakımını yapmak zorunda kalmamak, hem ekolojik hem de maliyet açısından önemli tasarruflar sağlayacak.
Eğitim ekibi, her yoğunluktaki karmaşık veya tehlikeli durumu güvenli bir ortamda yeniden canlandırabiliyor. Bu sayede, mürettebat en kötü senaryoları uygulayabilecek ve acil durumlarla başa çıkma konusunda tamamen yetkin ve kendinden emin olana kadar eğitimleri tekrar edebilecek. MIRA eğitimi, tekrar tekrar yapılabildiği için kabin ekibinin bilgi ve anlayışlarını ilgi çekici bir şekilde pekiştirmelerine de yardımcı olabilecek.
Emirates Grubu, 2023 yılında, havacılık sektöründe bir ilk olan fütüristik, üç boyutlu dijital platformu MIRA’yı hayata geçirdi. Platform, özellikle kabin ekibi ve yeni katılanlar için Emirates Grubu’nun çalışan deneyimlerini dönüştürüyor. MIRA’da 3D sanal merkezler, sanal eğitim, oyunlaştırılmış ortamlar, simüle edilmiş deneyimler ve daha fazlası yer alıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Emirates, kabin ekibinin güvenlik eğitimi için sanal dünyaya adım atıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>