?>
?>
Sivil Toplum Kuruluşları ile her zaman dirsek temasında olan Beylikdüzü Belediyesi, Aşık Veysel Kültür Derneği’nin, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen ve Sivil Katılım Hibe Programı kapsamında desteklenen “Çocukça Veysel: Veyselce Çocuklar: Doğamızı Koruyoruz” projesinin ortaklarından biri oldu.
Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi Trakya Salonu’nda yapılan lansmana Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın yanı sıra Türkiye Sakatlar Derneği Genel Başkanı Şükrü Boyraz, Türkiye Sakatlar Derneği Genel Sekreteri Yılmaz Demirel, Aşık Veysel Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özarslan, Türkiye Sakatlar Derneği Beylikdüzü Şube Başkanı Çiçek Sarıkaya, STK temsilcileri ile çok sayıda davetli katılım sağladı.
Çalık: Projenin sonuçlarını belediyecilik anlayışımıza yedireceğiz
Proje detaylarının kamuoyu ile paylaşıldığı toplantıda konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, yerel yönetimlerin sivil toplum kuruluşlarıyla yürüttüğü iş birliklerinin önemine değindi. Projenin yalnızca bir kültür-sanat çalışması olmadığını, aynı zamanda çocukların doğaya duyarlılığını artıracak önemli bir eğitim süreci sunduğunu da vurgulayan Başkan Çalık, “Bu proje çocuklarımızın; kültürle, sanatla, doğayla nasıl iç içe olabileceğini ve doğayı nasıl korumaları gerektiğini öğretecek çok kıymetli bir proje” dedi.
Çalık: Engelli ve engelli olmayan çocuklar birlikte üretecek
Başkan Çalık, projenin sosyal açıdan da büyük bir anlam taşıdığını belirterek, “Bu projeyle engelli ve engelli olmayan çocukların kültür ve sanat aracılığıyla bir arada yaşamalarını, eğitim almalarını, üretmelerini ve arkadaşlık ilişkilerini geliştirmelerini sağlayacağız” dedi. Projenin bir diğer hedefinin de çocuklara ekolojik kültürü öğretmek olduğunu vurgulayan Başkan Çalık, kültür ve sanatın çocukların doğayla olan bağını güçlendireceğine inandığını dile getirdi. Başkan Çalık, projenin Aşık Veysel ismiyle özdeşleşmesinin de anlamlı olduğuna dikkat çekerek, “Aşık Veysel, Türk Halk Müziği’nin en önemli isimlerinden biri. Hayatın anlamı, ölümün kaçınılmazlığı, sevginin gücü ve doğanın güzelliklerini çok sade bir dille anlatır. Bu projeyle ilişkilendirilmesi ayrıca değerli” şeklinde konuştu.
Özarslan: Birlikte bir yola çıkıyoruz
Aşık Veysel Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özarslan, projenin kültürel mirasın yaşatılması ve yeni nesillere aktarılmasında önemli bir adım olduğunu belirterek, “Bu projede çocukları Veysel’le, Veysel’i de çocuklarla buluştururken bütün çocuklara elimizi uzatıyoruz. Proje dokuz ay sürecek ama birçok etkinliği de sığdırmaya çalışacağız. Etkinliklerimiz ve daha kapsamlı çalışmalarımız olacak. Burada sadece çocukları bir araya getirmeyeceğiz, kültür, sanat ve engelli hakları alanlarında çalışan diğer derneklerle ve yerel yönetimlerle bir araya geleceğiz. Bütün bunları sağlamak üzere de projemizde birçok faaliyetimiz olacak. Biz bir proje başlatmıyoruz, aslında birlikte bir yola çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sarıkaya: Doğa sevgisini ve çevre duyarlılığını aşılıyoruz
Türkiye Sakatlar Derneği Beylikdüzü Şube Başkanı Çiçek Sarıkaya ise “Çocuklarınıza doğa sevgisi aşılamak, çevre duyarlılığını öğretmek ve iklim değişikliğine karşı bilinçli çocuklar yetiştirmek için yola çıktık. Engelli ve engelsiz çocukları bir araya getirecek, birlikte zaman geçirmelerini sağlayacak; ayrıca Aşık Veysel’in dilinde, içinde yaşadığımız doğayı korumayı öğretecek bir projeyi hayata geçireceğiz. Duyarlılık gösteren ve emeği geçen herkese teşekkür ederim” diye konuştu.
Gök: Farkındalık ve iş birliğiyle geleceğe yön veriyoruz
Aşık Veysel Kültür Derneği’ni temsilen konuşan Coşkun Gök ise projenin hedef kitlesi ve uygulanacak çalışmalar hakkında detayları paylaşarak, “Dokuz ay sürecek ve Ankara ile İstanbul’da uygulanacak projemizin temel olarak hedeflediği üç kesim var: engelli olmayan çocuklar, kör çocuklar ve sağır-dilsiz çocuklar. Amacımız, çocukların bir arada bulunarak kültür sanat yoluyla birbirlerini tanımaları ve beraber etkinlik yapabilmelerinin yanı sıra aynı zamanda yerel yönetimler ile sivil toplum örgütleri arasında iş birliğini güçlendirmek. Öncelikle, çocukların kültür sanata katılımı, engelli çocukların bu faaliyetlere dahil edilmesi konularını kapsayan bir strateji ve politika belgesi hazırlayacağız. Aşık Veysel’in üç türküsünden oluşan doğa ve insan sevgisi temalı eserlerini tiyatro ile sahneleyeceğiz. Ayrıca, otuz çocuğun katılacağı iki günlük bir doğa sanat kampı düzenleyecek ve Ankara’da bin fidan dikeceğimiz Aşık Veysel Kardeşlik Ormanı’nı oluşturacağız” şeklinde konuştu.
“Çocukça Veysel: Veyselce Çocuklar: Doğamızı Koruyoruz” projesi
“Çocukça Veysel: Veyselce Çocuklar: Doğamızı Koruyoruz” projesi Avrupa Birliği ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığıyla Sivil Katılım Hibe Programı kapsamında finanse edilerek, kültür ve sanat etkinliklerine erişim fırsatı olmayan çocukların sosyal yaşama entegrasyonunu destekliyor. Çocuklarda doğa ve insan sevgisini güçlendirmeyi hedefleyen proje kapsamında, kültür ve sanat etkinliklerine erişim imkanı olmayan 7-15 yaş arası görme ve işitme engelli çocuklar ile engeli olmayan çocukların, birlikte eğitim alma, üretme, oyun oynama ve arkadaşlık ilişkilerini geliştirme fırsatı bulması amaçlanıyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Beylikdüzü’nde AB Destekli Projeyle Kültür Sanata Katkı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Selçuklu Sanat Akademisi’nde derslere katılan Başkan Pekyatırmacı her bir kursiyerle yakından ilgilenerek sohbet etti.
Başkan Pekyatırmacı: “Selçuklu Sanat Akademisi yeni yıldızlar keşfetmeye devam edecek.”
Selçuklu Sanat Akademisi’nin açıldığı günden bu yana hem şehrin sanat hayatına katkı sunduğunu hem de her yaş ve meslek grubundan insanın yeteneklerini keşfetmesine imkan tanıdığını söyleyen Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: “Kendine yeni beceriler katmak, yeteneklerini keşfetmek veya geliştirmek isteyen kursiyer adaylarımız ve çocuklarımız burada alanında uzman eğitmenlerimiz eşliğinde ilgi duydukları branşlarda kendilerini geliştirme imkanı buluyor. Onların bu yeteneklerini keşfetme yolculuğuna başladıkları Selçuklu Sanat Akademisi çok önemli bir yere sahip. Kursiyerlerimizin kendilerini keşfettiği ve aldıkları eğitimlerle kendilerine yeni vizyon kattıkları bu anlamlı yolculuğa hep birlikte tanık oluyoruz. Bu da bizi oldukça mutlu ediyor. Bugün eğitim alan öğrencilerimizi ziyaret ettik. Onların öğrenme heyecanına ve aldıkları eğitimlerle ortaya çıkardıkları eserleri dinlemek oldukça keyifliydi. Farklı meslek gruplarından her yaştan insanımızı, çocuklarımızı Selçuklu Sanat Akademisi’nde yeteneklerini keşfetme yolculuğunda görmek gerçekten çok değerli. İnanıyorum ki akademimizde eğitim alıp daha sonra bu başarısı tüm Türkiye’de tanınacak birçok sanatçı olacak. 10. dönemimizde eğitim alan tüm kursiyerlerimize başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.
Sanatın kalbinin attığı Selçuklu Sanat Akademisi’nde
Kişisel Gelişim Bölümü’nde Diksiyon, Etkili İletişim, Liderlik ve Kişisel İmaj, Senaryo Yazarlığı, Diksiyon, Spikerlik ve Sunuculuk, Sinematografi eğitimleri, Müzik Bölümü’nde Ud (12 yaş üzeri), çocuk koro, bağlama, piyano (8-12 yaş), kanun, klasik gitar (12 yaş üzeri), keman (Batı müziği) (8 yaş üzeri), bateri (13 yaş üzeri), elektro gitar (15 yaş üzeri), yan flüt (13 yaş üzeri), keman (Türk Müziği) (8 yaş üzeri), piyano (8-12 yaş), kanun, şan eğitimleri (18 yaş üzeri); Sahne Sanatları ve Görsel Sanatlar Bölümü’nde ise çocuk drama (10-12 ve 8-9 yaş), yetişkin drama (16-25 yaş ve 25 yaş üzeri), çocuk resim (8-12 yaş), genç drama (13-15 yaş), fotoğrafçılık eğitimleri veriliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Selçuklu Sanat Akademisi’nden Kültür Sanata Büyük Katkı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Konak Belediyesi’nin Umurbey Mahallesi’ni sanatın merkezi haline getiren Darağaç Kolektifi’yle ortaklaşa hayata geçirdiği ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi, kamusal ve özel alanlarda farklı yöntemlerle çalışan sanatçıları konuk etmeye başladı. İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) yürütücülüğünde, Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirilen ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı kapsamında gerçekleştirilen projenin ilk sergisi Oksidasyon, 1519 ve 1532 Sokak’ta ziyarete açıldı. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergide fermantasyonun çift yönlü doğasına vurgu yapıldı. “Fermantasyon sürecin ilk adımı Oksidasyon” adıyla duyurulan etkinlikte sergilerin yanı sıra canlı performans ve enstalasyonlar da yer aldı. Etkinlik programında ilerleyen günlerde film gösterimi, konser ve söyleşiler de yapılacak.
Her geçen gün daha üretken
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, ‘Ortaklaşa: Kültür, Diyalog ve Destek Programı’ndan hibe alan 10 proje arasında yer alan ‘Darağaç Fermantasyon’ Projesi’nin kente değer kattığını vurguladı. Bir yıl sürecek projenin sanatçıları ve sanatın her boyutuyla yaşatıldığı Umurbey Mahallesi’ni her geçen gün daha yaratıcı ve üretken kıldığını belirten Başkan Mutlu, “Ne şanslıyız ki Konak’ımızda sanatla yoğrulmuş, sanatla yol almış, kolektif üretimi başarmış bir mahallemiz var. Yıllardır çalışmalarını hayranlıkla takip ettiğimiz Darağaç Kolektifi ile bu yıl, Konak Belediyesi olarak ortak bir proje içinde olmaktan dolayı mutluyuz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konak’ın sokakları Darağaç’la sanata açıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sanat dünyasında önemli bir yer edinen Ayşe Betil, bugüne kadar sayısız eser ortaya koydu. Betil ortaya koyduğu eserlerle sanat dünyasında önemli bir yer edinmeye devam ediyor. Betil’in eserleri sadece estetik bir değere sahip değil, aynı zamanda derin bir hikaye anlatıyor.
Sanat Dünyayı Farklı Açıdan Görmenin Yollarını Sunuyor
Kendisi için sanatın öneminden söz eden Betil, “Sanat ve edebiyatın insan ruhunu incelttiğini ve hayatı daha yaşanabilir kıldığını düşünüyorum. Sanat, söze dökemediğimiz duyguları ifade etmenin ve dünyayı farklı açılardan görmenin yollarını sunarken edebiyat, düşünce ve hislerimizi daha derinlemesine kavrayabilmemize yardımcı oluyor. İkisi de kendimizi ve dünyayı anlamamız için fırsatlar sunuyor, içsel dünyamızı zenginleştiriyor, ötekinin duygularını hissetmemize olanak sağlıyor ve hayatın karmaşası içinde bize anlam arayışında rehberlik ediyor.” dedi.
Eserlerinin üretim sürecinden de bahseden Betil, bu sürecin kendisi için çok inişli ve çıkışlı olduğunu vurguladı. Betil, bu süreçte mutlaka krizler yaşadığını aktarırken ortaya çıkan işin istediği gibi olmasının önemine dikkat çekti. Betil konuyla ilgili şunları söyledi: “Çizmeden ve yazmadan ne kadar zor yaşayabileceğimi düşünürken, bir anda her şeyi bırakmaya karar veririm. Ortaya çıkan iş istediğim gibi olmadığı için hayıflanır, biraz sonra aynı işi çok beğenip saatlerce başından kalkmayabilirim. Bu krizler eskiden daha sık oluyordu ama artık kendimi tanıdığım için akışa bırakıp her duygumun tadını çıkarmaya bakıyorum. Böyle bir maceradan sonra süreç tamamlandığındaysa ne hissettiğimi kelimelere dökmem çok zor. Dalgalı bir denizde kilometrelerce yüzüp sonunda karaya çıkmayı başaran birinin hissettiği gibi bir şey olsa gerek.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hayatında Sanata Her Zaman Yer Veren İsim: Ayşe Betil yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Odeabank, kadın üretimini desteklemek ve görünürlüğünü artırmak amacıyla tasarladığı “Bu İşte Bir Kadın Var” temasıyla İstanbul Tiyatro Festivali’nde dördüncü kez tema sponsoru olarak yer alıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 28. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenecek özel seçki, izleyicileri kadın üretiminin ve bakış açısının ilham verici yolculuğuna çıkaracak.
22 Ekim – 19 Kasım tarihleri arasında, Mehmet Birkiye küratörlüğünde izleyiciyle buluşmaya hazırlanan 28. İstanbul Tiyatro Festivali, Türkiye’den ve yurtdışından toplam 19 tiyatro, performans ve dans gösterisine ev sahipliği yapacak. Festival programında yer alan “Bu İşte Bir Kadın Var” seçkisinde bu yıl tiyatro sahnelerinin öne çıkan isimleriyle iki yerli yapım yer alıyor. Seçkide, Anton Çehov klasiği Martı oyunundan uyarlanan “Martı Mıyım?” ve Henrik İbsen’in değindiği meseleyle bugün hala güncelliğini korumaya devam eden Nora (Bir Bebek Evi) oyunları izleyiciyle buluşacak.
Bugünün Çehov karakterlerinin radikal dönüşümü
Bol ödüllü topluluk Tiyatro BeReZe, Çehov’un Martı’sından uyarladığı yeni yapımı “Martı mıyım?” oyununda çağımızın radikal dönüşümlerinin gölgesinde geçmişi kutsama eğilimindeki bugünün Çehov karakterlerine hayat veriyor. Sezin Akbaşoğulları, Sanem Öge, Tolga İskit, Nazlı Bulum ve Erkan Uyanıksoy’un rol aldığı bu incelikli oyun, sahnede hem kurgu ile gerçeği hem de geçmişi, şimdiyi ve geleceği birlikte yaşatıyor. “Martı Mıyım?” oyunu, 4 ve 5 Kasım’da Alan Kadıköy’de tiyatro severlerin beğenisine sunulacak.
Toplumun evlilik ideallerine eleştirel bir bakış açısı
Kadın ve erkeğin evlilikteki geleneksel rollerini sorgulayan Nora (Bir Bebek Evi), bir yandan feminist bir metin kabul edilmekle birlikte diğer yandan Nora’nın hikâyesinde her bireyin toplumsal baskılara karşı kendini özgürce var edebilme çabasını anlatıyor. Tuğçe Altuğ öncelikli olarak kadın hikâyeleri anlatmak için kurduğu Tiyatro Circa’nın bu ilk yapımı Nora (Bir Bebek Evi)’nde Nora’ya hayat verirken sahnelerin özlenen ismi Deniz Celiloğlu, başarılı oyuncular Özlem Öçalmaz, Cem Avnayım ve Emrah Özdemir de ona eşlik ediyor. Oyun, 30 ve 31 Ekim’de, Zorlu PSM’nin Turkcell Platinum Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Odeabank İstanbul Tiyatro Festivali’nde “Bu İşte Bir Kadın Var” ile sanata iz bırakıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
QUİLLİNG SANATI
Quilling sanatı, kâğıt şeritlerinin bükülerek ve şekillendirilerek çeşitli sanat eserlerine dönüştürülmesi tekniğini içeriyor. Quiling eğitimini alan katılımcılar okullarda quilling ile ilgili bilgilendirme yapıyor ve örnek çalışmalar gerçekleştirebililiyor. Eğitim programını başarı ile tamamlayan katılımcılar, kendi eserlerini sergileyerek sertifika almaya hak kazanacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Quilling kâğıtlarını sanata dönüştürdüler yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>