?>
?>
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Meslek Fabrikası bünyesinde açtığı pek çok farklı kursla özellikle kadınların yaşamlarına dokunuyor. İş hayatına adım atma yolunda en güzel desteği Meslek Fabrikası’ndan alan kadınlardan biri de Hilal Düzağır oldu. 26 yaşındaki evli ve bir kız çocuğu annesi Düzağır, önce Meslek Fabrikası’nda saç ve makyajla ilgili kursları tamamladı. Ardından da Roman Gençlerin İstihdamına Yönelik Yerel Model Geliştirilmesi Projesi kapsamında protez tırnak ve nail art kurslarına katıldı. Eğitim gördüğü tüm kurslardan başarı ile mezun olup sektöre giren Düzağır, düğün salonları ve stüdyolara giderek saç, makyaj, protez tırnak ve nail art işlemleri yapmaya başladı. Erken yaşta evlendiğini ve yakın zamana kadar bir mesleği olmadığını belirten Düzağır, “Şu anda bir mesleğim var. Ben erken yaşta aile baskısı üzerine evlilik yaptım. Bir mesleğim yoktu. Ailemin isteği ile bir okula gittim ve yarım bıraktım. Ancak şu an ayaklarımın üzerinde duruyorum. Bütün kadınlar eğitimlerini tamamlamalı ve ayakların üzerinde durabilmeli. Her kadın istediği her şeyi başarabilir” diye konuştu.
“Çevrem genişledi”
Meslek Fabrikası kurslarına, arkadaşlarının tavsiyesi üzerine başladığını anlatan Düzağır, “Aldığım tüm kurslar, Meslek Fabrikası’nın kurslarıydı. Bütün eğitimlerimi orada tamamladım. Protez tırnak, nail art, fön çekimi, saç şekillendirme, saç renklendirme gibi birçok kursa gittim. Nisan ayında da el bakımı kursuna gideceğim ve bu alanda alabileceğim bütün kursları tamamlamış olacağım. Ben biraz daha çekingen biriydim. Evinde oturuyorsun, temizlik yapıyorsun, çocuk bakıyorsun, eşine bakıyorsun. Yapabileceğin başka hiçbir şey yok. Kendine bir güvenin yok, kendine ait bir maaşın yok. Erkekten ‘para versin, şunu alayım’ diye bir beklentin var. Ancak şu anda canım ne isterse alabiliyorum. Çocuğum ne isterse alabiliyorum. Çevrem genişledi” ifadelerini kullandı.
“Birçok Roman arkadaşım dükkân açtı”
Annelerin iş hayatına başlarken “Çocuğum ne olacak?” diye kaygılanabileceğini söyleyen Düzağır, “Çalışmaya başladıktan sonra ‘Çocuğum ne olacak?’ diye düşünüyordum. Kadınların en büyük korkusu da bu. ‘Çocuğum eksik kalır mı?’ diye düşünüyorlar. Hayır kalmazlar. Kimse korkmasın. Aslında çalışan ve güçlü bir anne olduğunun farkına varıyorlar. O yüzden bütün kadınların ayaklarının üzerinde durup meslek sahibi olmasını diliyorum. Roman Gençlerin İstihdamına Yönelik Yerel Model Geliştirilmesi Projesi kapsamında birçok Roman arkadaşım eğitimini tamamlayıp dükkân açtı, çalışmaya başladı. Bu tür kursların açılması ve artmasıyla birçok kadın ayakların üzerinde durabilir. Meslek Fabrikası kurslarının tercih edilmesi gerekiyor. Çünkü öğretmenlerimiz de kurs imkânları da çok iyi” sözlerine yer verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Meslek Fabrikası sayesinde hayatı değişti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yavru sokak kedisi, 6 Kasım tarihinde bir vatandaş tarafından ağır yaralı bir halde Buca Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’ne getirildi. Bir aracın çarptığı düşünülen kedinin yüzünde , göğüs bölgesinde açık yaraları bulunuyordu. Kafa travmasına bağlı olarak görme kaybı olduğu da teşhis edilen can dostu, veteriner hekimler tarafından yapılan müdahaleler sonrasında yoğun bakıma alındı. Merkez çalışanlarının zaman zaman evlerine götürerek sevgi ve ilgiyle baktığı minik kedi, kritik süreci atlatarak sağlığına kavuştu. Bir buçuk ay süren tedavi süreci sonrası yaşam mücadelesi kazanan can dostuna veterinerlik çalışanları “Mucize” ismini verdiler.
SEVGİ VE ŞEFKATLE İYİLEŞTİ
Her canın çok kıymetli ve değerli olduğunu söyleyen Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Bu mucizenin bir parçası olduğumuz için çok mutluyuz” diye konuştu. Yavru kedinin duyarlı bir vatandaş sayesinde yaralı olarak Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi’ne getirildiğini ifade eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, şunları söyledi:
“Veteriner hekimlerimiz, teknikerlerimiz ve bakım besleme personellerimiz ona sevgi ve şefkatle yaklaşarak kritik yoğun bakım sürecini atlatması için hep yanındaydı. Açıkçası hayata tutunması oldukça zordu. Ama şimdi, meraklı gözlerle etrafa bakıyor… Çok tatlı ama inanın bir o kadar da savaşçı… Bu küçük savaşçı, bize mucizelerin var olduğuna inandırdı ve bize göre “Mucize” adını fazlasıyla hak ediyor. Şimdi burada onunla benzer bir kaderi paylaşan Fındık ile güzel bir dostluk içerisinde.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mucize, Buca Belediyesi veterinerleri sayesinde hayata tutundu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Engelli bireylerin doğayla iç içe bir ortamda sosyalleşmelerini hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü Zeytin Hasat Şenliği düzenledi. Buca Belenbaşı’ndaki etkinliğe katılan yaklaşık 300 engelli ve aileleri, birlikte hem eğlenceli hem de yeni şeyler öğrendikleri bir gün geçirdi. Hayatında ilk kez zeytin toplayan engelli bireyler, daha sonra zeytin kurmanın inceliklerini hep birlikte öğrendi.
“Üretmenin değeri”
Etkinlik hakkında bilgi veren Engelli Çalışmaları Şube Müdürü Emine Koç, “Engelli vatandaşlarımızın doğayla bütünleşmesi ve üretim sürecine katılmaları için belediyemize ait bu alanda bir hasat şenliği düzenledik. Topladıkları zeytinleri kurarak hem kendilerine küçük bir ekonomik katkı sağlamalarını hem de üretimin değerini hissetmelerini istiyoruz” dedi. Koç, engelli bireylerin yaşam becerilerini geliştirmelerine katkı sağlayan bu tür etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
“Birlikte olmanın keyfi”
Etkinliğe katılan özel eğitim öğretmeni Gurbet Anderiman, 11 yaşındaki Nadide Yıldırım ile zeytin toplarken şunları paylaştı: “Bu tür etkinlikler, çocukların sosyal gelişimine katkı sağlıyor. Hem doğayla iç içe oluyor hem de arkadaşlarıyla iş birliği yapmayı öğreniyorlar.” Nadide ise topladığı zeytinleri eve götürerek olgunlaştıktan sonra yiyeceğini söyledi.
“İlk defa zeytin topladım”
28 yaşındaki Serkan Şentay, “Zeytinlerin irilerini topladım. Topladığım zeytinleri teyzeme hediye etmeyi düşünüyorum. Buraya gelmek zevkli, bana daha ferah ve hoş hissettirdi. Zeytini çok seviyorum” ifadelerini kullandı. Emre Yıldırım ise “Bugün ilk kez böyle bir etkinliğe katıldım. Daha önce hiç zeytin toplamamıştım. Çok iyi hissediyorum. Buraya annemle geldim. Topladığım zeytinleri evde yiyeceğim. Bu etkinlikler her zaman olmalı” diye konuştu.
“Doğa ile baş başayız”
26 yaşındaki Emre Doğantay’ın annesi Melek Doğantay “Oğlum izcilik yapıyor. Bu etkinliklerden de izcilikten de çok zevk alıyoruz. Çocuğumla seve seve geliyoruz. Burada doğa ile baş başayız. Motive oluyoruz. Emre de sosyalleşiyor, her şeyi öğreniyor” derken, Emre Doğantay da çok mutlu olduğunu ve zeytinleri evde yiyeceğini belirtti. 22 yaşındaki Mustafa Sarı, “Buraya zeytin toplamaya geldim. Günüm iyi geçiyor. Daha önce zeytin topladığımı hatırlamıyorum. Topladığım zeytinleri kuracağım, sonra yiyeceğim. Çok heyecanlıyım” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Engelli bireyler zeytin hasadı sayesinde sosyalleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, düzenli ağız hijyeninin birçok sorunun önüne geçebileceğini vurguladı ve günlük ağız bakım rutininin nasıl olması gerektiğinden bahsetti.
Düzenli bakım ile diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının önüne geçilebilir
Ağız hijyeninin, genel sağlık ve refahın temel bir yönü olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Optimum ağız hijyenini korumak birkaç temel nedenden dolayı önemli.” dedi.
Florürlü diş macunu ile günde iki kez diş fırçalama ve günlük diş ipi kullanımı gibi düzenli ağız hijyeni uygulamalarının, diş çürüklerini ve periodontal hastalıkları (diş eti hastalıkları) önlemede kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Bu uygulamalar, diş minesinin aşınmasına ve diş eti iltihabına yol açabilen bir bakteri biyofilmi olan diş plağının çıkarılmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı.
Ağız kokusunun giderilmesi için etkili ağız hijyeni önemli!
Çalışmalara göre, kötü ağız hijyeni ile kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve solunum yolu enfeksiyonları gibi sistemik sağlık koşulları arasında bir ilişki olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Ağız enfeksiyonları ve kronik iltihap, bu sistemik koşulların gelişmesine veya kötüleşmesine katkıda bulunabilir ve kapsamlı ağız bakımına olan ihtiyacı vurgular.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, halk arasında ‘nefes kokması’ olarak bilinen halitozisin önlenmesinde etkili ağız hijyeninin önemini vurguladı ve şöyle devam etti:
“Yiyecek parçacıklarının birikmesi, bakteri büyümesi ve ağız hastalıklarından kaynaklanabilen halitozisi (kötü nefes) kontrol etmeye ve önlemeye yardımcı olur. Doğru teknikle fırçalama, diş ipi kullanımı ve antimikrobiyal gargara kullanımı ağız kokusunu gidermede çok etkilidir.”
Yumuşak diş fırçaları özel durumlarda tercih edilmelidir
Doğru fırçalama tekniğinin öncelikle diş ve dişeti yapısına uygun diş fırçasını seçmekten geçtiğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Çok yumuşak fırçalar diş plağını tam kaldıramadığından rutinde çok kullanılması tavsiye edilmez. Orta sertlikteki fırçalar diş ve diş eti üzerine çok fazla baskı uygulamadan kullanılması halinde tercih edilebilirler. Yumuşak fırçalar daha çok hastalıklı ve iltihaplı diş etlerinde veya ağız içinde herhangi bir ameliyat işlemi yapıldıysa tercih edilmeli.” dedi.
Fırçanın 45 derce açıyla diş eti ve dişin birleşim alanına konumlandırılarak süpürme hareketiyle diş etinden dişe doğru olmak üzere fırçalama yapılması gerektiğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, “Bu hareket, dişlerin dile ve yanağa bakan yüzeyleri de dahil olmak üzere her yüzeye en az beş kez uygulanmalıdır. Uygun fırçalama süresi 2-3 dakika arasındadır ve bahsettiğim şekilde dişlerin bütün yüzeyleri fırçalanırsa ideal süreye ulaşılır.” şeklinde konuştu.
Düzenli bakım, karmaşık prosedürler gerektirebilecek ciddi durumları önleyebilir
Günde 2 defa fırçalama ve akşamları diş ipi veya arayüz fırçası kullanımının diş aralarının temizliğinin sağlanmasına ve ideal bir ağız bakım rutinin oluşmasına yardımcı olacağını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Nihal Bahar, sözlerini şöyle tamamladı:
“Uygun hijyen uygulamalarıyla önleyici ve koruyucu ağız bakımı, daha kapsamlı ve maliyetli diş tedavilerine olan ihtiyacı azaltabilir. Erken müdahale ve düzenli bakım, karmaşık prosedürler gerektirebilecek daha ciddi durumların önlenmesine yardımcı olur.
Özetle, düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı ve profesyonel diş kontrollerinden oluşan sıkı bir ağız hijyeni rutinine uymak, ağız sağlığını ve dolayısıyla genel sağlığı korumak için vazgeçilmezdir. Bu, yalnızca ağız hastalıklarını önlemekle kalmayıp aynı zamanda sistemik sağlığı destekleyen, yaşam kalitesini artıran ve uzun vadeli sağlık bakım maliyetlerini azaltan proaktif bir önlemdir.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Koruyucu ağız bakımı sayesinde maliyetli diş tedavilerine duyulan ihtiyaç azalabilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>