?>
?>
Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, insan sağlığını tehdit eden gıda taşımacılığına karşı denetimlerine devam ediyor. Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde Büyükşehir zabıta ekipleri ve güvenlik görevlileri denetimler sırasında bir otobüs firmasından çöp poşetleriyle şüpheli malzeme taşındığını fark etti. Poşetleri kontrol eden ekipler, sağlıksız koşullarda taşınan 9 adet çöp poşetinde yaklaşık 300 kilogram et buldu.
ETLERE EL KONULDU
İzmir’den gönderildiği tespit edilen büyükbaş ve küçükbaş hayvan etlerini teslim almaya gelen kimse olmazken, sadece soğuk hava usulü ile taşınması gereken et ve et ürünlerine el konuldu. Çöp poşetleriyle et ve et ürünleri taşıyan otobüs firmasına ise cezai işlem uygulandı. Kepez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin gerçekleştirdiği incelemelerin ardından tutanak tutularak etler imhaya gönderildi. Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin incelemelerinin ardından 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde taşıyıcı otobüs firmasına cezai işlem uygulandı.
USÜLSÜZ TAŞIMACILIĞA TAVİZ YOK
Büyükşehir Belediyesi Şehirlerarası Otobüs Terminali Otogar İşletme Şefi Erdoğan Delice, insan sağlığını tehdit edecek şekilde usulsüz et taşımacılığa fırsat vermediklerini belirterek, “İzmir ilinden Antalya terminaline usulsüz yollarla taşınan 9 poşet içinde 300 kilogram et tespit edildi. Kontrollerinden ardından Terminal Zabıta amirliğimiz bilgilendirildi. Daha sonra Tarım ilçe müdürlüğü ekipleri ile iletişime geçilerek yasal prosedürler ne gerektiriyorsa onları gerçekleştirdik. Antalya Otogar Terminalinde görevli olan Zabıta personelinden Güvenlik görevlisine, hareket personelinden temizlik işleri personelimize kadar bütün personelimizle yaptığımız koordineli çalışmayla şüpheli gördüğümüz paketlere hiçbir taviz vermeden müdahale ediyor ve gerekli işlemleri hemen başlatıyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Usulsüz şekilde taşınan 300 kilogram ete el konudu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri, insan sağlığını tehdit eden gıda ve canlı hayvan taşımacılığına karşı denetimlerine aralıksız devam ediyor. Son olarak Antalya Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde yapılan kontrollerde, Adana’dan otobüsle gönderilen ve mevzuata aykırı şekilde taşındığı belirlenen 300 adet civciv tespit edildi. Civcivleri teslim almaya gelen kişi, zabıta ekiplerinin müdahalesi üzerine olay yerinden uzaklaşırken, canlı hayvanlara el konuldu. Civcivlerin orijin bilgilerinin belirsiz olması ve kuş gribi gibi salgın hastalık risklerine karşı alınan tedbirler kapsamında, Antalya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne bilgi verildi. Yapılan incelemeler sonucunda, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde taşıyıcı otobüs firmasına cezai işlem uygulandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Şehirlerarası Otobüs Terminalinde usulsüz şekilde taşınan 300 civciv yakalandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tugay, “Kiraz ve Beydağ çevresi, hizmet açısından bu dönem daha fazla önem verdiğimiz yerler olacak. 2025’te bunu bariz olarak göreceksiniz, hissedeceksiniz. İzmir’in tüm ilçelerini dengeli ve adil şekilde hizmetle buluşturacağız” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, yeni yılın ilk ziyaretini Beydağ’a yaptı. Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran ile eşi Demet Başaran, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile eşi Öznur Tugay’ı karşıladı. Başkan Dr. Cemil Tugay, belediye binası girişinde meclis üyeleri ve personelin yeni yılını kutladı. “Haritada Küçük Menderes’in doğduğu noktadayız” diyen Şakir Başaran, ilçe hakkında bilgiler verdi. Başaran, ilçede yapılan çalışmalar ve projeler için de Başkan Tugay’a teşekkür etti. Baştan sona yenilenen, içinde bir mini futbol sahasının da bulunduğu 2 Eylül Kurtuluş Parkı’nda çocukların oynamaya başladığını belirten Başaran, “En son 1992 yılında yenileme yapılmıştı. Gözümden yaşlar geldi, çocukluğumuz aklıma geldi. Teşekkür ederiz başkanım” diye konuştu. Başaran, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hizmete alınan, bireysel toplu taşımacıları kentin toplu ulaşım sistemine entegre eden İZTAŞIT projesinin Beydağ’a taşınmasının da ilçede büyük memnuniyet yarattığını kaydetti. Başkan Dr. Cemil Tugay, Beydağ için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Tugay: Tek tek ilgileneceğiz
Başkan Dr. Cemil Tugay, makam ziyaretinin ardından Beydağ muhtarlarıyla bir araya geldi. Beydağ Belediye Başkanı Şakir Başaran ev sahipliğindeki toplantıya Kiraz Belediye Başkanı Nasuh Coşkun, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve Beydağ Belediyesi bürokratları katıldı. Toplantıda ihtiyaç ve sorunları dinleyen Tugay, “Göreve başladığımızdan beri şehrimizin tüm ilçe ve mahallelerinin sorunlarına hakim olup sıraya koymayı ve tek tek ilgilenmeyi planladık. Bu çerçevede çalışıyoruz” dedi.
“Beydağ’ı seviyoruz”
Muhtarların acil ve önemli gördükleri konuları ısrarla hatırlatmalarını isteyen Başkan Tugay, “Herhangi bir soruna karşı duyarsız kalmayacağız. Kiraz ve Beydağ çevresi, hizmet açısından bu dönem daha fazla önem verdiğimiz, daha fazla çaba göstereceğimiz yerler olacak. 2025 yılında bunu bariz olarak göreceksiniz, hissedeceksiniz. İzmir’in her ilçesini dengeli ve adil şekilde hizmetle buluşturmayı düşünüyoruz. Hiçbir yerin ihmal edilmemesi bizim için önemli. Süs, göstermelik işler değil, gerçekten şehrimizin öncelikli sorunlarını ele alıyoruz. Hayallerimiz, fantezilerimiz değil, halkımızın ihtiyaçları, şehrimizin ihtiyaçları bizim için önemli. Gösteriş peşinde de değiliz. İzmir’in gördüğü en mütevazı belediye yönetimi bu dönemde olabilir” diye konuştu.
Beydağ Muhtarlar Derneği Başkanı ve Atatürk Mahallesi Muhtarı Erkan Yağcı toplantı sonrasında ilçenin önemli bölgelerinden olan Beyköy Meydanı’nın tablosunu Başkan Tugay’a hediye etti.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, toplantı sonrası ilçedeki kahvehanede vatandaşlarla buluştu ve ardından esnafı ziyaret etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tugay: İzmir’in tüm ilçelerini dengeli ve adil şekilde hizmetle buluşturacağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>En Belirgin Belirtisi ‘Umutsuzluk Hissi’
Depresyonun belirtileri çok çeşitlidir ve her kişide farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Sürekli bir üzüntü, boşluk ya da umutsuzluk hissi en belirgin belirtilerden biridir. Bu duyguların yanında, bireyin daha önce keyif aldığı aktivitelere karşı ilgisini kaybetmesi de yaygındır. Fiziksel belirtiler arasında enerji eksikliği, sürekli yorgunluk, uyku düzeninde bozulmalar (uykusuzluk veya aşırı uyuma), iştah değişiklikleri (aşırı yeme veya iştahsızlık) ve buna bağlı olarak kilo değişiklikleri bulunur. Ayrıca, baş ağrıları ve sindirim sorunları gibi açıklanamayan fiziksel şikâyetler de depresyon belirtileri arasında yer alabilir. Zihinsel belirtiler de oldukça önemlidir; kişi konsantrasyon zorluğu, karar verme güçlüğü, geleceğe dair karamsarlık ve umutsuzluk hissedebilir. En ciddi belirtilerden biri ise ölüm ya da intihar düşünceleridir. Bu tür düşünceler, depresyonun ciddiyetini ve aciliyetini gösterir ve mutlaka dikkate alınmalıdır.
‘Ailede Depresyon Görülmesi Bireyi Daha Da Etkilemekte’
Depresyonun tek bir nedeni yoktur ve genellikle birden fazla faktörün birleşimi sonucunda ortaya çıkar. Biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin etkileşimi, depresyonun oluşumunda önemli rol oynar. Genetik yatkınlık, depresyonun biyolojik nedenleri arasında sayılır; ailesinde depresyon öyküsü olan bireylerde bu rahatsızlığın görülme riski daha yüksektir. Beyindeki kimyasal dengesizlikler (serotonin, norepinefrin ve dopamin) de depresyon riskini artırabilir. Psikolojik ve sosyal etkenler de depresyonun nedenleri arasında önemli yer tutar. Travmatik yaşam olayları, sevilen birinin kaybı, iş kaybı, ekonomik zorluklar veya ciddi hastalıklar gibi durumlar depresyon riskini artırabilir. Çocuklukta yaşanan travmalar ve kötüye kullanım da depresyonun gelişiminde rol oynayabilir. Sosyal izolasyon ve yalnızlık bu durumu daha da kötüleştirebilir. Ayrıca, sürekli olumsuz düşünceler ve düşük özgüven, depresyonun ortaya çıkmasını tetikleyebilir.
‘Tedavisi Kişiye Özel Olmalı’
Depresyon tedavisinde erken müdahale ve kişiye özel tedavi planları oldukça önemlidir. Psikoterapi, depresyon tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir. Antidepresanlar, depresyon tedavisinde sıkça kullanılan bir başka yöntemdir. Beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzeltmeye yardımcı olan bu ilaçlar, genellikle birkaç hafta içinde etkilerini göstermeye başlar. Ancak, antidepresanlarla ilgili toplumda yaygın bazı önyargılar bulunmaktadır. Örneğin, birçok kişi antidepresanların bağımlılık yapıcı olduğunu düşünür. Oysa ki, antidepresanlar, doğru kullanıldığında bağımlılık yapmazlar. Bir başka önyargı ise antidepresanların kişiliği değiştirdiği yönündedir. Gerçekte, antidepresanlar depresyon belirtilerini hafifletmeye yardımcı olur ve kişinin kendisini daha iyi hissetmesini sağlar, kişiliğini değiştirmezler. Bazı kişiler de antidepresanların etkisiz olduğunu ya da sadece bir “plasebo” etkisi yarattığını düşünür. Ancak, birçok bilimsel araştırma, antidepresanların depresyon tedavisinde etkili olduğunu kanıtlamıştır. Bu ilaçlar, depresyonun biyokimyasal bileşenlerini hedef alarak, kişinin günlük işlevlerini geri kazanmasına yardımcı olabilir.
Meditasyon, Yoga Ve Nefes Egzersizleri Depresyona İyi Geliyor
Yaşam tarzı değişiklikleri de depresyon belirtilerini hafifletebilir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterli uyku, depresyonun etkilerini azaltmada önemli rol oynar. Alkol ve madde kullanımından kaçınmak da tedavi sürecini destekler. Stresi azaltma teknikleri arasında meditasyon, yoga ve nefes egzersizleri sayılabilir.
‘Profesyonel Yardım En Önemli İlk Adım’
Depresyon belirtileri gösteren kişilerin bir sağlık profesyoneline başvurmaları önemlidir. Erken teşhis ve tedavi, depresyonun etkilerini minimize edebilir ve kişinin yaşam kalitesini artırabilir. Destek aramaktan çekinmeyin; depresyon tedavi edilebilir bir durumdur ve profesyonel yardım almak bu sürecin en önemli adımıdır. Unutmayın, yalnız değilsiniz ve yardım istemek güçsüzlük değil, aksine önemli bir adımdır. Kendi sağlığınıza ve iyiliğinize değer verin; gerekli desteği arayarak daha iyi bir yaşam kalitesine ulaşabilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uzmanından Uyarı: Depresyon Vakaları Endişe Verici Şekilde Artıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar’da sağlıklı bir yaşam alanı oluşturma hedefiyle yürütülen çalışmalarda 119 araçlık filo ve 667 personel ile temizlik için yoğun bir mesai harcanıyor.
Üsküdar Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü Ekipleri, 119 araç ve 667 personel ile temizlik çalışmalarına devam ediyor.
Belediye personelleri ve iş makineleriyle gerçekleştirilen temizlik çalışmaları, ilçenin çeşitli bölgelerinde büyük bir titizlikle sürdürüyor.
Cadde ve sokaklarda yapılan temizlik çalışmaları kapsamında belediye ekipleri çöp konteynerlarını boyayarak bakımlı bir görünüme kavuşturdu. Kaldırımlar özenle süpürülürken yollar su tankeri kullanılarak detaylı bir şekilde temizlendi. Görevliler, kaldırım kenarlarında büyüyen yabani otları temizledi ve caddeler ağaçlardan dökülen yapraklardan arındırıldı. Yeraltı çöp kutuları da temizlenip dezenfekte edilerek hijyenik bir hale getirildi.
Ekipler günde 5 vardiya olarak çalışmalarını tüm mahallelerde sürdürüyor. Ayrıca, 33 mahallede günde 6 araçla da ilaçlama çalışması da gerçekleştirilmektedir.
Bu kapsamlı çalışmalarla Üsküdar Belediyesi, ilçe sakinlerine temiz ve sağlıklı bir çevre oluşturma konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Belediyesi temizlik çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi öğrencilerini toplulukların faaliyetlerine katılmaya davet eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip, öğrenci odaklılıkta ödüllü, sağlık temalı, öncü araştırma üniversitemizde öğrenimlerine devam eden öğrencilerin; sosyal, kültürel, sanatsal, sportif faaliyetlere aktif olarak katılmasını çok önemsiyorum. Geleceğimiz olan gençlerimizin serbest zamanlarını daha verimli bir şekilde değerlendirmeleri amacıyla öğrenci topluluklarımızın yelpazesini hem günün koşulları hem de gelen talepler doğrultusunda zenginleştiriyoruz. Son dönemde topluluk sayımızı 85’e ve bu topluluklara üye öğrenci sayısını ise 30 bine çıkardık. Yani üniversitemizde eğitim öğretimine devam eden aktif iki öğrenciden birisi topluluk üyesidir. Bu konuda sadece niceliksel olarak değil niteliksel olarak da büyük bir gelişim gösterdik” diye konuştu.
“Öğrencilerimize uluslararası standartlarda yetkinlik kazandırıyoruz”
Toplulukların öneminden bahseden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Öğrencilerimiz üniversitemizin en önemli paydaşlarıdır. Çünkü ben her daim şunu vurguladım. Her bir öğrenci benim danışmanımdır. Öğrencilerin talepleri doğrultusunda Türk yükseköğretim siteminde daha önce olmayan yüze yakın uygulamayı hayata geçirdik. Öğrencileri merkeze alarak kampüsü sıcak bir yuvaya, bilim yuvasına dönüştürdük. Stratejik ve hedef odaklı yol haritamızın somut ifadesi olarak göreve başladığımız yılı Öğrenci Odaklılık Yılı olarak belirleyerek tüm etkinlerimizi bu tema ile gerçekleştirdik. Üniversitemizin mottosunu Huzurlu Üniversite, Kaliteli Eğitim, Aydınlık Gelecek olarak belirledik. Öğrenci Senatosu ve Dekanlığı, Öncelikli Randevu Sistemi, Turkuaz Masa Çözüm Merkezi, Uzaktan Eğitim Merkezi, Öğretim Teknolojileri Koordinatörlüğü ve Araştırma Odaklı Öğrenci Merkezini kurarak öğrenci dostu bir kampüs inşa ettik. Kütüphanemiz bünyesine, ulusal ve uluslararası veri tabanları, dünyaca ünlü e- kitaplar, Rosetta Stone dil öğrenme programları; kampüse, uluslararası standartlarda spor tesisleri, Gençlik Merkezi, Spor Kulübü kazandırdık. Öğrencilerimizle Avrupa’nın en büyük Kariyer Fuarını gerçekleştirdik. TEKNOFEST’in akademik paydaşı olduk. Ek Gelişim Etkinlikleri Karnesi Ege Plus ile öğrencilerimizin ders dışı faaliyetlerini belgelendirdik. Türkiye Üniversite Memnuniyet Araştırmasında memnuniyet seviyemizi A plus düzeyine yükselterek, ülkemizdeki 200 üniversite içinde ilk 5’te yer aldık. Üniversitemize; 21. yüzyılın gereksinimlerine uygun, modern ve yenilikçi eğitim modelini; öğrencilerimize ise uluslararası standartlarda bilgi, beceri ve yetkinlik kazandırdık” dedi.
“Egeli olmanın ayrıcalığını doya doya yaşayın”
Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Öğrenci odaklılık ilkemiz doğrultusunda, her yıl daha da büyüyen ve enerjileriyle kampüsümüze renk katan öğrenci topluluklarımız faaliyetlerini sürdürüyorlar. Her türlü desteği sunduğumuz topluluklarımızın faaliyetlerini ve projelerini sürdürmeleri için her zaman yanlarında olmaya, başarılarını desteklemeye devam ediyoruz. Egeli olmanın ayrıcalığını doya doya yaşamak isteyen öğrencilerimi bilim, sanat ve spor ile iç içe olan kampüsümüzün ayrıcalıklarından faydalanmaya davet ediyorum. Yeteneklerini ortaya çıkarmalarını istiyorum.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent belleğinde önemli yeri olan Kültürpark’taki Göl ve Ada gazinolarını aslına uygun bir şekilde yeniliyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, el yazısının beyin ve bilişsel süreçler üzerindeki etkilerine dair açıklamalarda bulundu ve klavye kullanımı ile arasındaki farklara değindi.
El yazısı, beyin gelişimi ve bilişsel süreçler için bütünsel bir egzersiz…
El yazısı yazmanın beyindeki motor, duyusal ve bilişsel süreçleri bir araya getiren karmaşık bir eylem olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Yazı yazarken, motor korteks el hareketlerini yönetir, somatosensoriyel korteks ise parmaklardan gelen basınç ve dokunma duyularını işler. Aynı zamanda, harflerin doğru şekilde yazılıp yazılmadığını görmek için görsel korteks aktif hale gelir. Yazının içeriğini planlama ve düzenleme sürecinde prefrontal korteks rol oynar. Ayrıca, beynin sağ ve sol hemisferleri arasındaki iletişim korpus kallozum üzerinden güçlenir, bu da hem özgün düşünmeyi hem de dil işleme yeteneklerini destekler.” dedi.
El yazısı sürecinin, yalnızca motor becerilerle sınırlı olmadığına vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Harflerin şekillendirilmesi ve birbirine bağlanması, beynin görsel-mekânsal işleme yeteneğini de artırır. Bu nedenle el yazısı, beyin gelişimi ve bilişsel süreçler için bütünsel bir egzersiz işlevi görür.” şeklinde konuştu.
Klavye ile yazmak bilginin daha az işlenmesine neden oluyor…
Klavye kullanımının el yazısına göre daha sınırlı bir motor beceri gerektirdiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Bu durum beynin daha az bölgesinin aktif hale gelmesiyle sonuçlanır. Klavyede yazarken, genellikle yalnızca parmak hareketlerini kontrol eden motor korteks etkinleşir. Bu da özellikle duyusal-motor entegrasyonun sınırlı kalmasına neden olur.” dedi.
Klavye yazımının, hız açısından avantaj sağlasa da, bazı durumlarda dezavantaj oluşturabileceğine değinen Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, şöyle devam etti:
“Araştırmalar, klavye ile hızlı yazmanın bireylerin yazdıklarını daha az düşündüklerini ve dolayısıyla bilgiyi daha az işlediklerini gösteriyor. Öte yandan, klavye yazımı, kısa sürede çok miktarda bilgi not almak veya hızlı iletişim kurmak gerektiğinde pratik bir çözüm sunar. Ancak derin öğrenme ve bilgiyi zihinde işleme açısından, el yazısının beyin üzerinde daha kapsamlı ve olumlu bir etkisi olduğu biliniyor.”
El yazısıyla not almak bilgilerin daha uzun süre hatırlanmasını sağlıyor…
El yazısı yazmanın, öğrenme ve hafıza süreçlerinde oldukça etkili bir yöntem olduğunun altını çizen Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “El yazısıyla not almak, beyindeki motor ve bilişsel süreçler arasında bir bağ kurar. ‘Embodied cognition’ (bedensel biliş) paradigmasına göre, fiziksel hareketler öğrenme süreçlerini güçlendirir. Harfleri yazarken yapılan fiziksel eylemler, bilgilerin zihinde daha uzun süre saklanmasına yardımcı olur. Bu süreç, yalnızca bilgiyi tekrar etmekle kalmaz, aynı zamanda onu aktif bir şekilde işleyerek anlamlandırmayı sağlar.” dedi.
Bir çalışmada, el yazısıyla not alan bireylerin, klavye ile not alan bireylere göre daha iyi kavramsal anlayış geliştirdiği ve bilgileri daha uzun süre hatırladığının bulunduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp “El yazısıyla yazmanın yavaş olması, bireyin yazdığı konuyu derinlemesine düşünmesini sağlar. Özellikle dil öğrenimi veya matematik gibi konularda el yazısıyla çalışmanın öğrenme üzerindeki etkisi büyüktür. Bu yüzden eğitim alanında el yazısı hâlâ önemli bir araç olarak kabul edilmektedir.” açıklamasını yaptı.
Motor ve mekânsal becerilerin korunması için el yazısı yazmaya devam edilmeli…
El yazısı sırasında beynin proprioseptif sisteminin devreye girdiğini de hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Zeynep Betül Alp, “Bu sistem, vücudun uzaydaki konumunu algılamasını sağlar ve yazı yazarken harflerin doğru hizalanmasında önemli bir rol oynar. Çocukluk döneminde bu tür aktiviteler, hem motor hem de mekânsal becerilerin gelişmesine katkıda bulunur. Yetişkinlikte ise, el yazısı yazmaya devam etmek, bu becerilerin korunmasına ve hatta geliştirilmesine yardımcı olabilir. Örneğin, görsel-motor entegrasyonu iyi olan bireylerde el yazısı daha akıcı ve düzenli olur, bu da mekânsal farkındalık düzeyinin yüksek olduğunu gösterir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
El yazısı yazmak bilgiyi aktif bir şekilde işleyerek anlamlandırmayı sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Visa’nın dijital içerik üreticileri üzerine gerçekleştirdiği araştırmaya göre, içerik üreticilerinin üçte ikisinden fazlası yavaş ödeme süreçleriyle karşı karşıya kalıyor, bu da büyümelerinin önünde engel oluşturuyor, Visa’nın sunduğu Visa Direct çözümü ise, içerik üreticilerinin geçerli banka kartları ile gerçek zamanlı olarak ödeme alabilmeleri için sosyal medya ağları ve pazar yerleri ile ortaklıklar kurarak süreçleri kolaylaştırıyor.
Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin bu önemli gelişmeyi şöyle değerlendirdi: “Tüm dünyanın gözü artık Visa’nın uzun bir süredir destek verdiği bir alanın üzerinde: Dijital içerik üreticileri. Visa olarak, dijital içerik üreticilerini desteklemenin yanı sıra onları dijital ekonominin önemli bir parçası olarak görüyor, birer küçük işletme olarak tanımlıyoruz. Dünya çapında milyonlarca küçük işletmeye sağladığımız finansal araçları, içerik üreticilerinin de kullanımına sunuyor, onların büyümelerine destek veriyoruz. Dijital içerik ekonomisi, günümüzde dünyanın her yerinde, gerçek zamanlı olarak erişmeyi beklediğimiz, giderek büyüyen dijital dünyanın önemli bir parçası. Ancak dijital içerik üreticileri, ödeme yapma ve alma konularında oldukça önemli engellerle karşı karşıya kalabiliyor. Visa, tam da bu noktada dijital içerik üreticilerinin daha hızlı ödeme almasına destek olan araçlar sunuyor, küçük işletmelere sağlanan kartlarla sermayeye erişmelerine olanak tanıyor. Bu sayede, dijital ekonominin küresel düzeyde büyümesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz” dedi.
Visa tarafından gerçekleştirilen ve genç küçük işletme sahipleri ile finansal karar alıcılardan oluşan yeni nesli inceleyen “Next Gen” araştırması, içerik üreticiliğinin Avrupa’daki küçük işletme sahipleri ve finansal karar alıcılar arasında perakende ticaretin (%17) ardından ikinci en popüler sektör (%13) olduğunu ortaya koydu.
Araştırma aynı zamanda genç küçük işletme sahiplerinin ve karar vericilerin işlerini büyütmek için sanal kartlar, açık bankacılık, telefonla ödeme ve biyometri gibi yeni finansal araçları ve hizmetleri denemeye daha açık olduklarına da dikkat çekti. Gelirlerinin büyük bir bölümünün uluslararası satışlardan gelmesi ve bu grubun %20’den fazlasının birden fazla işletmeye sahip olması ise kolay ve güvenli ödeme çözümlerinin önemine işaret etti.
Visa, dijital içerik üreticileri için sağladığı desteklerle dijital ekonomiyi daha erişilebilir hale getiriyor
Visa önümüzdeki ay, ilk kez bir Dijital İçerik Üreticisi Zirvesi de düzenleyecek. Tokyo’da gerçekleşecek ve iki gün sürecek zirvede sektör devleri, kariyerlerinde yükselen influencer’larla bir araya gelecek. Hem kariyerlerinin henüz başında olan hem de tanınmış influencer’lar, Visa uzmanları eşliğinde, küçük işletmelerin dijital yolculuğuna ilişkin deneyimlerini paylaşacaklar.
Visa, dijital ekonomiye erişimi her zamankinden daha kolay hale getiriyor. Sunduğu Visa Business kredi ve banka kartları, işletme raporlaması hizmeti, ödeme kontrolleri ve dijital ödeme yönetimi platformlarına ek olarak, Pratik İşletme Becerileri de dahil olmak üzere finansal eğitim ve iş becerileri eğitimleriyle de içerik üreticilerini ve tüm küçük işletmeleri destekliyor.
Visa’nın küçük işletmelere verdiği desteklere ilişkin detayları öğrenmek için Creators | Visa adresini ziyaret edebilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Visa, küçük işletmelere yönelik hizmetlerini dijital içerik üreticilerini de kapsayacak şekilde genişletiyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
44 KURS MERKEZİNDE 305 USTA ÖĞRETİCİ
Her yıl sanat ve mesleğin birçok farklı alanında faaliyet gösteren kurslarıyla Kocaeli’de yaşayanların hayatına değer katan KO-MEK’te 2024-2025 eğitim öğretim dönemi, 16 Eylül 2024 tarihinde başladı. Kocaeli genelinde 44 kurs merkezinde faaliyet gösteren KO-MEK kurslarında, alanında uzman 305 usta öğretici eğitim veriyor.
387 BRANŞTA 25 BİN 870 KURSİYER
KO-MEK bu yıl eğitimlerine 387 branş ve bin 250 grupta 25 bin 870 kursiyerle başladı. Bunun yanı sıra KO-MEK bu dönem “Uzaktan Eğitim” (UZEM) ve ‘’Kariyer Akademisi’’ online eğitimleriyle 6 bin 457 kursiyere ulaştı.
20. YILINDA 1 MİLYON KURSİYERİ AŞTI
Kocaeli halkına sunduğu eğitim imkanlarıyla sadece bir kurs merkezi olmaktan çıkıp, önemli bir toplumsal değişim ve gelişim alanına dönüşen KO-MEK, ulaşılan kursiyer sayısına bakıldığında da haklı bir gurur yaşıyor. KO-MEK kursları, 20. yılında 1 milyonuncu kursiyerine eğitim vermeye başladı. Her yaştan insana yönelik kurslarla kişisel ve mesleki gelişim imkanı sağlayan, katılımcılara yeni beceriler kazandırarak iş hayatında rekabet avantajı sunan KO-MEK, ev ekonomisine ve istihdama da önemli katkı sağlıyor.
KADIN GİRİŞİMCİYE TAM DESTEK
Sosyal sorumluluk projelerine de önem veren KO-MEK aynı zamanda komeksepeti, KODELİ, USTAM, KO-MEK Hurması, KO-MEK Vefası gibi birçok projeyi de yürütüyor. Kurslarda öğrendikleri el sanatlarından ürettikleri ürünleri komeksepetinde satışa sunarak ev ekonomisine katkı veren kadınlar, aynı zamanda şehrin farklı yerlerinde kurulan alışveriş festivallerinde bu eserlerini görücüye çıkarıyor. KO-MEK kendi işini kurmak isteyenlerin hayallerini de gerçekleştirmelerine yön veriyor. Özellikle kadın girişimciler KO-MEK’te aldıkları eğitimlerin ardından kendi iş yerini açıyor. KO-MEK bünyesindeki USTAM projesiyse sanayinin ihtiyaç duyduğu ara elemanları yetiştirirken istihdama da katkı sağlıyor. İhtiyaç sahiplerinin yanında olan KO-MEK Hurması ve evlenecek genç kızlara çeyiz sağlayan KO-MEK Vefası gibi projelerse dayanışmanın, bir ve birlik olmanın değerini ortaya koyuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
KO-MEK 20. yılında güçlü şekilde yoluna devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>