?>
?>
Konya Büyükşehir Belediyespor, Türkiye Sigorta Türkiye Basketbol Ligi’nde play-off çeyrek final serisinin ilk maçında deplasmanda rakibini mağlup ederek, önem bir avantaj elde etti.
BJK Fibabanka Spor Kompleksi’nde oynanan mücadelede iki takım da ortaya koyduğu performansla alkış toplarken, maç boyunca heyecan bir an olsun düşmedi.
İlk periyodu 13-13 eşitlikle geçen karşılaşmada, devre arasına 30-29’luk üstünlükle giren taraf Konya temsilcisi oldu.
Üçüncü çeyrekte de başa baş bir oyun sergilenirken sarı-siyahlılar, final periyoduna 56-52 önde girdi. Son bölümde üstünlüğünü koruyan Konya Büyükşehir Belediyespor, karşılaşmayı 79-76 kazanarak seride 1-0 öne geçti.
RÖVANŞ 1 MAYIS’TA KONYA’DA
Serinin ikinci maçı 1 Mayıs Perşembe günü saat 18.30’da Selçuklu Belediyesi Spor Salonu’nda oynanacak. Sarı-siyahlılar, bu mücadeleyi kazanması halinde adını yarı finale yazdıracak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konya Büyükşehir Belediyespor Play-Off Çeyrek Final Serisinde İlk Maçı Kazandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından şehrin uzun vadeli vizyonunu ve stratejilerini şekillendirmek üzere hazırlanan İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi için “Nasıl Bir İzmir” panel serisi devam ediyor. Toplam sekiz panel ve sekiz atölye çalışmasından oluşan ve Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Nasıl Bir İzmir” serisinin yedinci paneli İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti.
Tek sağlık yaklaşımı anlatıldı
“Sağlıklı Bir İzmir” başlıklı panelin ilk konuşmacısı olan Veteriner Hekim Adnan Serpen, ‘tek sağlık’ yaklaşımının kökenleri ve bu yaklaşımın önemi üzerinde durdu. ‘Tek Sağlık’ yaklaşımının insan, hayvan ve çevre sağlığına ilişkin sorunların çözümü doğrultusunda benzersiz bir iş birliği imkânı sunduğunu ifade eden Serpen, “Ekosistem sağlığının bozulması, yerelden globale çoklu krizleri tetikliyor. Küresel, ülkesel ve kentsel ölçekte sorunlar giderilmeli. Tek sağlık yaklaşımı kapsamında tarım alanlarının ve sulak alanların, yeşil alanların korunması büyük önem taşıyor. İnşaat sektörü üzerinden büyüyen rantı durdurmak, bu alanı düzenlemek gerekiyor” diye konuştu.
“Kentlerde sessiz alanlar oluşturulmalı”
Serpen’in ardından söz alan Uzman Doktor Mine Durusu Tanrıöver ise, iklim krizi ve hava kalitesindeki düşüşün en çok bebekler, gebeler, yaşlılar, kronik hastalıkları olanlar, dış ortamda çalışan işçiler gibi kesimleri etkilediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hava kirliliği her yıl 7 milyondan fazla insanın ölümüne sebep oluyor. Hava kalitesini, fosil yakıtları azaltarak, ölçme ve izleme yaparak, yeşil dokuyu çoğaltarak artırabiliriz. Hava kalitesinden sonra kentsel anlamda insan sağlığını etkileyen ikinci faktör ise gürültü. Gürültü; stres, uyku bozukluğu, çocuklarda hiperaktivite, dikkat eksikliği gibi birçok soruna sebep oluyor. Buna karşı önlem olarak kentin gürültü haritası çıkarılmalı, sessiz alanlar oluşturulmalı.
Yaşam için bir diğer tehdit ise sıcaklık artışı. Buna neden olan faktörlerin başta gelenleri ise küresel ısınma, kentsel ısı adası etkisi, ısı emen bina ve yüzey kaplamaları, yeşil alan yokluğu, ısı oluşturan insan faaliyetleri, kentin tasarımında doğal soğutma yöntemlerinin göz ardı edilmesi.
Tüm bu tehditlere karşı toprak ile bağlar güçlendirilmeli, örneğin kent bostanları oluşturulmalı. Gıda sistemleri dönüştürülmeli. İklim-akıllı kentler oluşturulmalı.”
“İklim değişikliği ruhsal sorunları tetikliyor”
Panelin son konuşmacısı olan Psikiyatrist Dr. Mevhibe Tümüklü, kent yaşamından kaynaklanan sorunların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Tümüklü, kentlerde yaşanan afetlerin travma sonrası stres bozukluğunu tetiklediğini, iklim değişikliği gibi olguların anksiyete bozukluğu başta olmak üzere çeşitli ruhsal sorunlara sebep olduğunu dile getirdi. Tümüklü ekolojik dengenin bozulmasından kaynaklı anksiyeteyi, yani eko-anksiyeteyi azaltmak için yeşil, aktif, sosyal ve güvenli alanlarının artırılması, fiziksel hareket, günlük düzenli yürüyüş gibi aktivitelerin yapılabilmesi için kentlerde yürüyüş yollarının olmasını, sosyal alanların artırılmasını, grup etkinlikleri, mahalle örgütlenmeleri ve sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi gerektiğini aktardı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Güçlü işlemci performansıyla aynı anda birden fazla işi yönetebilme imkânı
Samsung’un Galaxy A55 5G modeli, güçlü işlemci performansıyla göz dolduruyor. 8 GB RAM ve Android 14.0 işletim sistemiyle donatılmış olan bu cihaz, Exynos 1480 2,75 GHz (4 nm) işlemciye sahip. Bu donanım, önceki model Galaxy A54’e göre ekran kartında %32 ve işlemcide ise %15’lik bir performans artışı sağlıyor. Bu, kullanıcıların grafik yoğun uygulamalarda ve aynı anda birden fazla işi yönetmesi gereken durumlarda bile sıradışı bir deneyim yaşamalarını garanti ediyor. Galaxy A55 5G’nin kamera sistemi de kullanıcılara geniş bir yelpazede fotoğraf ve video çekme imkânı sunuyor. Bu sistem, 50 MP çözünürlüğünde bir ana kamera, 12 MP ultra geniş açılı kamera, 5 MP makro kamera ve 32 MP ön kamera olmak üzere dört farklı kameradan oluşuyor. Böylece her türlü ışık koşulunda, geniş açılardan detaylı makro çekimlere ve yüksek kaliteli selfilere kadar çeşitli fotoğraf ve videolar çekilebiliyor.
Fotoğraflarda sıradışı detaylar
Samsung Galaxy A35 5G modeli, profesyonel fotoğrafçıların ihtiyaç duyduğu her anı sıradışı detaylarla yakalama olanağını sunan yüksek çözünürlüklü kameraları ile dikkat çekiyor. 4 kameraya sahip A35 5G’nin 50 MP çözünürlüğündeki ana kamerası, OIS ve Super HDR Video özellikleriyle destekleniyor. 8 MP’lik ultra geniş açılı kamerası ise geniş manzaraları yakalarken 5 MP’lik makro kamera, detayları ön plana çıkarıyor. 13 MP çözünürlüğündeki ön kamera ise, selfieler için ideal çözüm sunuyor. 5 nm Exynos 1380 işlemciye sahip Galaxy A35 5G modeli, 5G teknolojisini destekleyerek kullanıcılara yüksek hızda internet erişimi ve daha düşük gecikme süreleri sağlıyor. A35 5G’nin genişleyebilen depolama kapasitesi ve Knox Vault koruması, her bir fotoğrafın, videonun ve önemli dosyanın güvenle saklanabilmesine olanak tanıyor. Galaxy A35 5G, 4 nesil boyunca işletim ve 5 yıl boyunca güvenlik güncellemeleri alarak, kullanıcılarına uzun vadeli bir kullanım sunuyor.
Yenilik ve yüksek performansın birleşimi
Samsung Galaxy A25 5G, yeniliğin ve yüksek performansın mükemmel birleşimiyle göz kamaştırıyor. 120Hz yenileme hızı ve 1000 Nit parlaklıkla bezeli Super Amoled FHD+ ekranı, yoğun güneş altındaki dış mekanlarda bile keskin ve canlı görüntüler sunuyor. 50MP OIS (Optik Görüntü Sabitleme) ve VDIS (Video Dijital Görüntü Sabitleme) özelliklerine sahip kamerası, fotoğraf ve video çekimlerinde yüksek kalite ve stabiliteyi garanti ederken, SGS tarafından onaylanmış mavi ışık azaltma teknolojisine sahip ekranı göz sağlığını koruma altına alıyor. Galaxy A25 5G, 4 yıllık Android ve 5 yıllık güvenlik güncelleme garantisiyle hem teknolojik olarak güncel kalıyor hem de güvenlik konusunda tam bir güvence sağlıyor.
Güvenli kullanım
Galaxy A06’nın dinamik, canlı ve geniş 6.7” HD+ Infinity U ekranı ve dengeli 20:9 en-boy oranı; sosyal medyada gezinti yaparken, video izlerken veya fotoğraf albümünde en sevilen anılara göz gezdirirken sürükleyici ve konforlu bir ekran deneyimi sunuyor. Galaxy A06, kişisel bilgilerin güvenliğini ve gizliliğini yüksek düzeyde koruma altına alan Samsung Knox Vault güvenliğine sahip. Cihazın yan bölümüne eklenen parmak izi okuyucu ise güvenli bir kullanım sunuyor. Samsung, Galaxy A06’da 4 yıl boyunca güvenlik ve 2 nesil işletim sistemi güncellemesi ile birlikte geliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Samsung Galaxy A Serisi’nde 12 ay taksit imkânı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından düzenlenen ve İzmir’in geleceğini şekillendirecek İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi’nin hazırlanmasına girdi oluşturacak “Nasıl Bir İzmir” panel serisi etkinlikleri 4 Ocak Cumartesi günü İzQ Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleşecek “Bölgesel Kalkınma ve Kentsel İnovasyon” başlıklı panel ile devam ediyor.
Sosyal inovasyonun aracı rolüne odaklanılacak
“Bölgesel Kalkınma ve Kentsel İnovasyon” başlıklı beşinci panelde, bölgesel kalkınmanın, öncelikli sorunlar ve ihtiyaçlar odağında, kültürel dinamiklere göre nasıl sağlanabileceğinin yanında kritik kentsel hizmetlerin ve altyapıların nasıl daha sürdürülebilir, dirençli ve kapsayıcı olabileceğine ilişkin sosyal inovasyonun aracı rolüne odaklanılacak. Prof. Dr. Aykut Lenger, Prof. Dr. Erkan Erdil ve Dr. Hüseyin Güler’in konuşmacı olarak katılacağı panel, saat 11.00’de başlayacak.
Şubat 2025’e kadar devam edecek
İZPA Vizyon 2074 Strateji Ofisi yürütücülüğünde düzenlenen ve Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu’nun moderatörlüğündeki panel serisi, İzmir’in ekonomik, ekolojik ve toplumsal geleceğine dair derinlemesine bir tartışma zemini sunmayı hedefliyor. Paneller, makro ölçekli ve vizyona yönelik stratejik temalar etrafında periyodik olarak düzenlenecek ve Şubat 2025’e kadar devam edecek.
Panel Serisinin Temaları ve Programı
Toplam sekiz panelden oluşan Kent Konuşmaları serisi, İZPA ofislerinin çalışma alanlarını tamamlayacak şekilde tasarlandı. Panellerin her biri, İzmir’in öncelikli sorunlarına ve geleceğe dair fırsatlarına odaklanacak şekilde planlandı. Serinin her paneli, İZPA’nın YouTube kanalından erişime açılarak geniş bir izleyici kitlesine ulaşıyor; İzmir’in 2074 vizyonuna dair kurumsal bir hafıza oluşturulması amaçlanıyor.
Seri; Tasarım Kenti ve Kentin Tasarımı, Sağlıklı Bir İzmir ve İzmir’de Birlikte Yaşamak başlıkları üzerinden hazırlanan paneller ile devam ederken, her panel, alanında uzman akademisyenleri misafir edecek ve İzmir’in geleceğini katılımcılarla birlikte tartışma ortamı sunacak.
“Nasıl Bir İzmir” panel serisi daha önce “İzmir’in 2074 Vizyonu” , “Gıda ve Tarım”, “Körfez ve Havzalar”, “Kent İçin Müşterek Veri” başlıklarıyla yapılmıştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Nasıl Bir İzmir” panel serisinde bölgesel kalkınma ve kentsel inovasyon konuşulacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı (İZPA) tarafından şehrin uzun vadeli vizyonunu ve stratejilerini şekillendirmek üzere hazırlanan İzmir Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi için “Nasıl Bir İzmir” panel serisi devam ediyor. Toplam 8 panel ve 8 atölye çalışmasından oluşan ve Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Nasıl Bir İzmir” serisinin dördüncü paneli İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti. “Kent İçin Müşterek Veri” başlıklı panelin ilk konuşmacısı olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Tuğçe Tezer, depremde yüzde 85’i yıkılan ya da hasar gören Hatay örneği üzerinden bir sunum gerçekleştirdi. 6 Şubat 2023 depremlerini şehir planlama perspektifinden değerlendiren Tezer, Türkiye’de deprem öncesinde 450 bin olan müteahhit sayısının depremin ardından gelen süreçte 646 bine yükseldiğine, bütün Avrupa’da ise sadece 25 bin müteahhit bulunduğuna dikkat çekti. Hatay’da deprem sonucunda meydana gelen hasara ilişkin verileri de paylaşan Tezer, kentte yıkımı artıran temel sebepleri kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliği, plansız ve parçalı yapılaşma, gerekli önlemler alınmaksızın zayıf zemine yapılan inşaatlar ve yapı denetimi eksikliği şeklinde sıraladı.
Erensü müşterek kavramı üzerinde durdu
Tezer’in ardından söz alan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Erensü ise konuşmasında ‘müşterekler’ kavramı üzerinde durdu. Doğal müştereklerin kaybının, çitlenmesinin, kirlenmesinin ve bozulmasının önünde durulamadığını ifade eden Erensü, “Kamu malı veya özel mülkiyet de, örneğin bir sinema ya da pastane de müşterek olabiliyor. Müşterek olma hali, kent belleği ve müştereken kullanım durumuna göre değişiyor. Ancak müştereken kullanılmıyorsa, kamu malı olsa da müşterek olmayabilir” şeklinde konuştu. Aşağıdan yukarı doğru oluşan kent hareketlerinin merkezinde müşterekleşme pratiklerinin olduğunu belirten Erensü, müşterek verinin halk sağlığı, iklime uyum gibi başlıklarda büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Veri görünür ancak kullanılmıyor”
Panelin son konuşmacısı olan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan Saka, şehir planlama süreçlerinde yapay zekâ kullanımının önemine değindi. Verinin görünür olmasına karşın kullanılmadığı hallerde bir değerinin olmadığını ifade eden Saka, afet süreçlerinde bu verilerin kullanımının büyük önem taşıdığını söyledi. Saka, veriye dayalı kentsel planlama uygulamalarının gerekliliğine işaret ederken eldeki verilerin trafik yönetimi, akıllı otopark, toplu taşıma optimizasyonu, çevresel izleme, enerji yönetimi gibi alanlarda kullanıldığı örnekler üzerinde durdu. Panel, konuşmaların ardından soru-cevap bölümü ile sona erdi.
Panel serisi devam ediyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı tarafından kurgulanan “Nasıl Bir İzmir” çalışması, iki haftada bir tüm İzmirlilerin katılımına açık olarak gerçekleşecek paneller ve bunları takip eden atölye çalışmaları ile devam edecek. Çalışmanın, Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi’ne önemli çıktılar sağlaması bekleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Nasıl bir İzmir ” serisinde kent için müşterek veri konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Toplam 8 panel ve 8 atölye çalışmasından oluşan ve Doç. Dr. Murad Tiryakioğlu moderatörlüğünde düzenlenen “Nasıl Bir İzmir” serisinin üçüncü paneli İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleşti. Panele çok sayıda yurttaşın yanı sıra belediyelerden, meslek odalarından ve üniversitelerden temsilciler izleyici olarak katıldı.
“Körfez ve Havzalar” başlıklı panelin ilk konuşmacısı Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Irmak Ertör, ‘mavi ekonomi’ ve ‘mavi büyüme’ kavramları üzerinde durdu. Ertör, denizlerin ekonomik büyüme için yeni mekânlar olarak görüldüğüne ve ekolojik sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. Ekonomik büyüme odaklı hareket etmenin yarattığı sorunlara işaret eden Ertör, “İzmir Körfezi özelinde başlıca sorunlarımız deniz biyoçeşitliliğinin azalması, türlerin tükenmesi, endüstriyel ve tarımsal atıklar ile buna paralel oksijen azalması, çarpık kentleşmenin denize ve kıyıya erişimi zorlaştırması. Ayrıca Aliağa, gemi söküm sektörünün etkisiyle emek ve ekoloji meselelerinin denizel ve kıyısal mekânda kesişiminin önemli bir örneği” şeklinde konuştu.
“Lagünler ve deniz çayırları, deniz ekolojisi için çok önemli”
Ertör’ün ardından söz alan Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Güzel Yücel Gier ise İzmir Körfezi’ndeki özel çevre koruma alanlarının ve Çakalburnu Lagünü gibi Ramsar alanlarının kenti su taşkınlarına karşı koruduğunu belirtti. Deniz çayırlarının deniz ekosistemi açısından önemini vurgulayan Gier, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Deniz çayırları, biyoçeşitlilik açısından sulak alanlar kadar önemli. Deniz çayırları için tehditleri bulanıklık, yabancı türler, derin deşarjlar olarak sıralayabiliriz. Müsilaj ise bu sorunların en son noktasında ortaya çıkıyor. Deniz ekosisteminin korunması için disiplinler arası çalışmalar yapılmalı. Şehir plancıları ile, mimarlar ile çalışılmalı. Mimarlar kıyıyı, denizi öğrenmeli. Yerel değerlerin farkına varmalıyız ve haritalamalıyız.”
“Havza çalışmaları büyük önem taşıyor”
Panelin son konuşmacısı İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Semahat Özdemir, etkilerini yaşamaya başladığımız iklim krizinin, gelecek on yılların en sorunlu alanı olduğuna işaret ederken, şu şekilde konuştu:
“Aşırı iklim olayları, kuraklık, ısı artışı, su kıtlığı, gıda güvenliği, tüm insanlık için çok önemli riskler. Ülkemiz ise, bu risklere ek olarak dört büyük sorun alanı ile karşı karşıya. Ülkemiz, iklim krizinden en çok etkilenen coğrafyalardan birisi olan Doğu Akdeniz Bölgesi’nde yer almakta ve çok büyük bir kısmı, deprem riski ile karşı karşıya. Ülkemizdeki akarsu havzalarının çok büyük bölümünde ciddi kirlilik sorunu yaşanmakta. Havzalardaki yüzey suları ve yeraltı suları azalma ve kirlenme tehdidi altında, tarım topraklarımız kimyasallar ve hava kirliliği gibi nedenlerle kirlenmekte. Kirlilik sorunu yaşanan havzalarımızda üretilmekte olan tarımsal ürünler, sağlığımızı tehdit eder nitelikte. Tüm bu nedenlerle, kendi içinde bir ekosistem bütünlüğüne sahip olan havzalarımıza dair çalışmalar yapmak, stratejik planlar ve eylem planları yapmak, öncelikleri belirlemek, eylemleri hayata geçirecek aktörleri ve yöntemleri belirlemek ve ne denli başarıldıklarını izlemek çok önemli.”
Panel, konuşmaların ardından soru-cevap bölümü ile sona erdi
İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı tarafından kurgulanan “Nasıl Bir İzmir” çalışması, iki haftada bir tüm İzmirlilerin katılımına açık olarak gerçekleşecek paneller ve bunları takip eden atölyeler ile devam edecek. Çalışmanın, Vizyon 2074 Çerçeve Belgesi’ne önemli çıktılar sağlaması bekleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Nasıl Bir İzmir” serisinde Körfez ve havzalar konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>