?>
?>
Ege Maden İhracatçıları Birliği, ihracattaki artışın sürdürülebilir olması için 2025 yılı için yoğun bir pazarlama takvimi oluşturdu.
Muğla Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde, Muğla Mermerciler Derneği iş birliğinde düzenlenen “Maden Sektör Buluşması”nda konuşan Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, Çin’de Xiamen Fuarı’na milli katılım organizasyonu yapacaklarını dile getirdi.
“Hayatımız Maden” mottosuyla üretmeye ve ihracat yapmaya 2025 yılında da devam edeceğiz” diyen Alimoğlu, “Çin Xiamen Fuarı Milli Katılım Organizasyonu yanında 2025 yılında ABD, Polonya, İngiltere, Romanya, Sırbistan, Avustralya ve Kazakistan’a sektörel ticaret heyeti düzenlemeye yönelik hazırlıklarımıza da devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
2025 yılında Doğal Taş Sektöründe Sürdürülebilirlik Odaklı Ur-Ge Projesini başlatmak üzere hazırlıklarımıza da başladıklarını da aktaran Alimoğlu, 2024 yılında ara verdikleri Amorf Doğal Taş Proje ve Tasarım Yarışmasını 2025 yılında tekrar yapacaklarını sözlerine ekledi.
TÜMMER Başkanı Şimşek; “Doğal taş ithalatını 250 milyon dolardan 32 milyon dolara düşürdük”
Türkiye’nin geçtiğimiz yıllarda 250 milyon dolara ulaşan doğal taş ithal ettiğini bu ithalatın önüne geçmek için Hükümet nezdinde temaslarda bulunduklarını dile getiren TÜMMER Başkanı Hanifi Şimşek, bu çabaları sonrasında İran’dan yapılan blok ithalatına 2024 yılı başında yüzde 25 vergi konulduğunu kaydetti.
Deprem yörelerinde TOKİ tarafından yaptırılan projelerde Mısır’dan ithal edilen doğal taşların kullanılmasının da önüne geçtiklerini paylaşan Şimşek, “Türkiye’nin yıllık 200-250 milyon dolara ulaşan doğal taş ithalatını 32 milyon dolara kadar düşürdük. Tüm bu çalışmaları yaparken Maden Sektör Kurulu’ndaki 18 sivil toplum kuruluşu ortak hareket ettik” diye konuştu.
“2025 yılı zor yıl olacak” öngörüsünde bulunan TÜMMER Başkanı Hanifi Şimşek, 2025 yılının ilk yarısının daha da zorlu bir dönem olacağının altını çizdi. Şimşek, Suriye’deki belirsizliğin bir an önce son bulmasının Türk madencilik sektörü açısından hayati öneme sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
Karakuş: “Muğla’da madencilik sektörü 10 bin kişiyi istihdam ediyor”
Muğla’nın sahip olduğu maden rezervleriyle maden sektörünün öncü şehirlerinden biri olduğunun altını çizen Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, Muğla’da madencilik sektörünün 10 bin kişiyi doğrudan istihdam ettiğini vurguladı. Karakuş, “Mermer sektörü, Bölgemizin ekonomik kalkınmasında önemli bir rol oynamakta; yarattığı istihdam ve ihracat potansiyeli ile hem Muğla’mıza hem de ülkemize büyük katkılar sağlamakta” şeklinde konuştu.
Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin Muğla’da, “Maden Sektör Buluşması” düzenlemesinin Muğla madencilik sektörünün ihracat potansiyelini daha da arttıracağını dillendiren Karakuş sözlerini şöyle tamamladı; “Muğla Ticaret ve Sanayi Odası olarak, üyelerimizin uluslararası pazarlarda daha rekabetçi olabilmesi için çalışmalarımıza aralıksız devam etmekteyiz. Bu anlamda Ege Maden İhracatçıları Birliği ile olan iş birliğimiz gücümüze güç katmaktadır.”
Muğla’nın maden ihracatı 250 milyon dolara ulaşıyor
Madencilik sektörünün Muğla’da en çok ihracat yapan ikinci sektör olduğu bilgisini veren Muğla Mermerciler Derneği Başkanı Hüseyin Işık, “Muğla’nın resmi kayıtlara göre 2023 yılı maden ihracatı 122 milyon dolar. İhracat kayıtlı yüklemeler ilimiz kayıtlarına girmediği için İstanbul, İzmir, Denizli ve diğer illerden yapılan ihracatlar dahil edildiğinde 250 milyon dolar maden ihracatı gerçekleştiriyoruz. Muğla dış ticaret fazlası veren bir il. Madencilik sektörümüzde bu pozisyona büyük katkı sağlıyor” dedi.
Mermer İhtisas OSB istiyoruz
Muğla’da madencilik sektörünün gelişimi için Muğla Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurmak istediklerine de değinen Işık, sözlerini şöyle tamamladı: “Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Muğla’mız için olmazsa olmazımız durumunda. Çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, şehrin planlı gelişimine katkıda bulunmak, kentleşmeye yönlendirmek, kaynakları rasyonel bir şekilde kullanmak, sağlıklı, güvenilir bir altyapıya sahip olmak, müşterek arıtma tesislerine sahip olmak, kaynak kullanımında verimliliği artırmak için Mermer İhtisas Organize Sanayi Bölgesine ihtiyacımız var.”
İhracatçılara finansman olanakları aktarıldı
Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ.Cumhur İşbırakmaz’ın moderatörlüğündeki oturumda ise; Türkiye Ticaret Bankası Genel Müdür Yardımcısı Zafer Seyar, Türk Eximbank Ege Bölge Müdürü Gülom Timurhan ve İhracatı Geliştirme A.Ş.Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç ihracatın finansmanına yönelik sundukları çözümleri ve fırsatları detaylı bir şekilde katılımcılarla paylaştı.
“Maden Sektör Buluşma Toplantıları”nın ikincisi için Muğla’ya giden Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Ibrahim Alimoğlu ve EMİB Yönetim Kurulu, Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ı da makamında ziyaret etti. Ziyarette, maden sektöründe üretim ve ihracatın artırılması için görüş alışverişinde bulunuldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Maden ihracatçılarının 2025 yılı ajandası şimdiden doldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Eller hiç masum değil!
Günlük yaşantıda tüm ihtiyaçları karşılayan eller birçok bulaşıcı hastalık taşır. Temiz görünen ellerde hastalık yapıcı binlerce mikroorganizma bulunabilir. Grip, sarılık, ishal yapan etkenler, bağırsak parazitleri eller aracılığı ile ağza, oradan da vücuda yayılır. Çocuklar vücut dirençleri daha zayıf olduğu için daha kolay hasta olurlar. Özellikle tuvaletten sonra ellerin gerektiği gibi yıkanmaması, okulda çocuklar arasında yapılan silgi, kalem gibi eşyaların alışverişinde bile mikrop transferine neden olur. Öksürme ve hapşırma ile bu eşyalara bulaşan hastalık yapıcı mikroplar eller aracılığıyla vücuda alınabilir.
Eller 1 dakika yıkanmalı
El yıkama diğer birçok bulaşıcı hastalıkta olduğu gibi gribin bulaşmasının engellenmesinde altın kuraldır. El yıkarken, ellerin bütün yüzeyleri ve parmak araları su ve sabun ile iyice köpürtülerek yıkanmalıdır. Suya ulaşılamayan durumlarda alkol içeren el antiseptikler kullanılabilir. Yıkama süresi en az 40 – 60 saniye olmalıdır. Eller normal zamana göre daha sık ve şüpheli yüzeylere temastan sonra yıkanmalıdır.
En az 1 metre mesafe bırakılmalı
Grip; influenza virüslerinin sebep olduğu yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı ile seyreder. Hastalık belirtilerinin başlamasından 1 gün önce bulaştırıcılık başlar ve 7 gün süresince devam edebilir. Küçük çocuklarda bulaştırma süresi 10 güne kadar uzayabilir. Enfeksiyon öksürme, hapşırma, konuşma esnasında çıkan damlacıklarla ve solunum yolu salgılarının ağız, burun mukozası ve göze teması ile yayılır. Öksürük ya da hapşırık sırasında ağız ellerle kapatıldığında virüsler ellere, oradan da dokunulan çeşitli yüzeylere bulaşır. İnsanlar bu yüzeylere elle temas ederek virüsü alırlar ve ellerini ağızlarına, burunlarına ve gözlerine temas ettirerek hastalığı yayarlar. Bir metrelik mesafe bulaşma için riskli alandır. Virüs 0-4 C arasında haftalarca canlılığını sürdürebildiği için kış aylarında daha sık enfeksiyon oluşturur.
Grip aşısı diğer üst solunum yolu hastalıklarına karşı korumaz
Gripten korunmada en etkili yollardan bir tanesi de aşıdır. Grip aşısının içeriği her yıl yenilenmektedir. Aşı ile vücuda verilen cansız influenza virüs antijenleri, savunma hücrelerini harekete geçirir ve vücutta virüse karşı savunma oluşturur. Savunma hücrelerinin oluşması için 2-3 haftalık bir süre geçmesi gerekir. Bu süreden sonra vücut influenza virüsü ile karşılaştığında, daha önceden aşı ile vücut virüsü tanımış olduğu için hemen müdahale etmekte ve hastalık oluşmasını önlemektedir. Koruyuculuğu % 80 civarındadır. Grip aşısı canlı virüs içermediği için gribe sebep olmaz. Grip aşısı diğer üst solunum yolu enfeksiyonu yapan virüslere karşı koruyuculuk sağlamaz.
Kronik hastalığı olanlar grip aşısı yaptırmalı!
Gribin tedavisinde istirahat çok önemlidir ve bulaştırıcılığı önlemek için hastalık belirtilerinin geçmesinden bir gün sonrasına kadar sürmelidir. Ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar kullanılabilir fakat çocuklarda bu amaçla aspirin kullanılmamalıdır. Bol sıvı alınmalı, beslenmeye dikkat edilmeli ve sigara içmemeli. Hastalık bir virüs tarafından oluşturulduğu için antibiyotik kullanımı gereksiz ve faydasızdır. Grip çoğunlukla hastaneye gitmeyi gerektirecek bir hastalık olmamasına rağmen beş günden fazla süren 38°C ve üstü ateş, koyu iltihaplı balgam, zor nefes alma veya nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, ishal ve kusma gibi şikayetler oluştuğunda ise mutlaka bir hastaneye başvurmak gerekir. Risk altındaki kişilerin ve gribe yakalanmak istemeyen herkesin grip aşısı olması gerekir. 60 yaş üstü olanlar, huzur evlerinde yaşayanlar, kronik kalp, akciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlarda, sağlık çalışanlarında gribin riski daha yüksektir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Gribe Karşı Önleminizi Şimdiden Alın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>