?>
?>
Sinema, hayal gücünün sınırlarını zorlayan bir alan. Rüyada sinema görmek, yaratıcılığınızın ve hayal gücünüzün ön planda olduğu bir döneme girdiğinizi gösterebilir. Kendinizi bir senarist gibi hissediyor olabilirsiniz. Belki de yaşamınızdaki olayları bir film sahnesi gibi hayal ediyorsunuz. Bu rüya, içsel potansiyelinizi keşfetmek için bir fırsat sunabilir.
Sinema aynı zamanda bir kaçış alanıdır. Rüyalarınızda sinema görmek, sıkıcı veya zorlayıcı bir gerçeklikten kaçma isteğinizi simgeliyor olabilir. Hayatın monotonluğundan bir an olsun uzaklaşarak hayal dünyasına dalma arzusunu yansıtır. Bu bağlamda, sizi gerçek hayattan koparan olaylara odaklanmanız gerektiği mesajını alabilirsiniz.
Rüyada sinema görmek, oldukça derin ve çok katmanlı bir deneyim sunar. Kendi duygu ve düşüncelerinize dair neler keşfedebileceğinizi düşünmek, bu yolculuğun en keyifli kısmıdır. Unutmayın, her rüya kişiseldir ve sizin hikâyenizi anlatır!
Sınırsız Senaryolar: Rüyalarında hayal gücünü kullanmak, bize sürekli yeni senaryolar ve olay örgüleri sunar. Bazen geçmişte yaşadığımız anılara, bazen de tamamen hayali simgelere yer verebiliyor. Rüyalarınızda, aklınızdaki sorunlara çözümler bulabilir, dolayısıyla bilinçaltınızın size sunduğu yaratıcı yanıtları görebilirsiniz. Bu durum, rüyalarımızın sadece karanlık bir gecenin ürünü olmadığını, aksine kişisel gelişim için kıymetli bir kaynak olduğunu gösteriyor.
Hayal gücünün en büyüleyici yanlarından biri, sınırların ortadan kalkmasıdır. Kendinizi bir peri masalının içindeki görevinizle bulmak, bir uzay savaşına katılmak veya geçmişe seyahat etmek; hepsi rüyanızda mümkün. İşte bu yüzden, rüyada sinema, yaratıcı sürecin bir parçasıdır. Hayal gücünüzün ve duygu dünyanızın bir araya geldiği bu durum, sizi hayata daha farklı bir gözle bakmaya yönlendirir. Rüyalar, hayatımızda görmediğimiz, deneyimlemediğimiz ve belki de asla deneyimleyemeyeceğimiz sahneleri bize sunar.
Sinema, sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda bilinçaltımızın derinlerine inen bir yolculuk. İnanılmaz değil mi? Film izlerken, sanki bir başka dünyaya adım atıyoruz. Her sahne, her diyalog, bilinçaltımızdaki duyguları ve düşünceleri tetikliyor. Sinema rüyası işte tam bu noktada devreye giriyor. Bir film izlerken hissettiğimiz şeylerin ardında ne yatıyor?
Bilinçaltı, birçok düşünce ve duygu ile dolup taşarken, sinema bu derin yapıyı anlamamıza yardım ediyor. Mesela, bir karakterin yaşadığı bir dram, belki de bizim kendi içsel korkularımızı yüzeye çıkarıyor. Bu, filmin sunduğu gerçeklik ile kendi hayatımız arasında bağlantı kurmamıza olanak tanıyor. Sinema, zihinlerimizde bir ayna görevi görerek, kendimizi keşfetmemizi sağlıyor. Her bir film, aslında bilinçaltımızın bir yansıması gibi.
Rüyalar, bilinçaltının en yoğun ifadesidir. Sinema ise bu rüyaların görsel bir temsilini sunuyor. Bir filmdeki olaylar, bazen bir rüyadaki semboller gibi. Korku filmlerindeki canavarlar belki de gerçek hayattaki endişelerimizi temsil ediyor. Romantik sahneler ise, kalbimizin ne kadar özlem dolu olduğunu gösteriyor. Peki, sizin favori filminde hangi bilinçaltı mesajları var?
Filmlerdeki semboller, sinema rüyasının önemli bir parçasını oluşturuyor. Bir nesne, bir renk ya da bir ses, tüm izleyicilere farklı duyguları hissettirebilir. Mesela, karanlık bir sahne, içsel bir sıkıntıyı ya da korkuyu simgelerken, aydınlık bir sahne umut ve neşenin habercisi olabilir. Bu sembolik anlatım, izleyicilerin zihninde derin bir etki bırakır.
İzlediğimiz film, sadece bir hikaye değil; ruh halimizin, içsel düşüncelerimizin ve bilinçaltımızın bir yansımasıdır. Sinema rüyası, kısaca, zihnimizin en derin köşelerine yolculuk yapmamızı sağlar. Sinema sayesinde, kendimizi ve hayattaki yerimizi sorgulama şansı buluyoruz. Eğer bir filme göz atıyorsanız, bu derin mesajları göz ardı etmeyin!
Rüya görürken karşımıza çıkan sahneler, aslında zihnimizin bir filmi gibidir. Sadece izleyici olmadığımız bu filmlerde, bazen korkularımızı, bazen de hayallerimizi görürüz. Bir rüyada izlediğimiz film, gelecekteki olaylara dair ipuçları mı sunuyor yoksa sadece evrensel temaları barındıran bir hayal mi? Çok sayıda insan, rüyasında gördüğü sahnelerin sonuçta gerçek hayatta karşılarına çıktığını söyleyerek, bu konudaki inançlarını pekiştiriyor. Yani belki de bilinçaltımız, biz uyurken bile bize mesajlar gönderiyor!
Rüyada seyredilen bir filmdeki sahnelerde, her detayın bir anlamı olabilir. Hayatımızın herhangi bir alanındaki değişimleri, ilişkilerdeki gerginliği ya da kariyerimizdeki belirsizlikleri yansıtan semboller sıkça karşımıza çıkar. Örneğin, eğer rüyanızda bir dram filmi izliyorsanız, belki de duygusal bir çalkantının eşiğindesiniz. Unutmayın, rüyalar kişiseldir. Herkesin deneyimi ve algısı birbirinden farklıdır.
Rüyalar, birçok kişi için geleceğe dair bir yol haritası işlevi görebilir. Nasıl ki bir filmdeki olaylar birbirini takip ederse, rüya dünyamızda da benzer bir akış söz konusu. Eğer rüyanızda bir kaza veya kayıp hissediyorsanız, bu önceden dikkatli olmanız gerektiğini gösteriyor olabilir. Belki de hayatınızdaki olayların birer yansımasını izliyorsunuzdur. Rüyalar, içinde sakladıkları mesajlarla doludur; kalbine kulak ver ve onları dinle!
Rüyalar, zihnimizin en derin köşelerinde gizli kalmış duygularımızı ve düşüncelerimizi açığa çıkaran muazzam bir yolculuk gibidir. Sinema ise, hayal gücümüzü besleyen ve bizi başka dünyalara taşıyan büyüleyici bir sanat dalı. Peki, rüyalarımızdaki imgelerle sinemadaki anlatımlar arasında bir bağlantı var mı? Aslında çok şey var!
Bir filmi izlerken, o dünyaya dalarız; tıpkı rüyalarımızda kaybolduğumuz gibi. Rüyalar, genellikle soyut ve karmaşık duygular içerir. Sinema ise bu duyguları görsel bir dil ile açığa çıkarır. Rüyalarımız, alt bilincimizden gelen mesajların birer yansımasıdır. Sinemada ise senaristler, izleyiciye bu mesajları etkileyici görsellere dönüştürerek sunar. Rüya gibi sahneler, izleyicide benzer duygular oluşturabilir. Sizin rüyalarınızda sıkça gördüğünüz bir sahne, belki de bir filmi izlerken karşılaştığınız bir durumu hatırlatır. Hâlâ bu bağlantıyı kuramadınız mı?
Birçok film, soyut temalarla ve derin anlamlarla donatılmıştır. Aynı şekilde, rüyalarımızda da görülen semboller, gerçek hayatta yaşadığımız deneyimlerin izdüşümü olabilir. Mesela, rüyanızda uçtuğunuzu gördüğünüzde, bu özgürlük arayışınızı simgeliyor olabilir. Sinemada ise, benzer temalar aktarılır; kuşatan bir sahne, izleyiciye özgürlük hissi verebilir. Sinemanın bu özelliği, izleyicilerin rüyalarındaki temaları tanımalarına yardımcı olur. Özellikle psikolojik dramalarda bu ilişkiyi görmek oldukça mümkündür.
Ruyalar ve sinema, hayal gücümüzü serbest bırakan ve bizi düşündüren iki farklı evren. Bu evrenler arasındaki köprü ise, içsel keşiflerimiz ve duygusal deneyimlerimizle örülüdür. Siz de rüyalarınızı ve izlediğiniz filmleri daha derinlemesine keşfetmek istemez misiniz?
Kaçış mı, Gerçeklik mi?: Rüyada sinema görmek, bazen yaşamdan kaçış arayışının bir sembolü olabilir. Yoksa bu sadece zihnimizdeki gerçekteki olayları yeniden oynatma ihtiyacı mı? Rüzgar gibi değişen düşüncelerimize ve hislerimize ışık tutan bu rüyalar, bazen kalbimizi ısıtan, bazense içimizi karartan sahnelerle doludur. Yani, rüyada sinema izlerken, belki de içsel bir tartışmaya gireriz; neyi arzuluyoruz, neyle yüzleşmekten korkuyoruz?
Kendini Tanıma Aracı: Rüyalar, kendimizi anlamanın ve tanımanın harika bir yolu. Sinema, hem karakterlerin hem de hikayelerin bir parçası olarak, bizlere bilinçaltımızdaki hisleri açığa çıkarma fırsatı sunabilir. Belki de o rüya, daha önce fark ettiğimiz ama kabullenmekte zorlandığımız bir gerçeği dile getiriyordur. Sinema salonundaki görüntüler, ruh halimizi anlatan bir ayna gibidir.
Rüyada sinema görmek, sadece bir eğlence unsuru değil; çoğu zaman bir içsel yolculuk, bir nevi duygusal derinlik arayışıdır. Her sahne, farklı hislerle dolu bir yolculuğa davet eder bizi; acaba bu yolculuktan nasıl bir dönüş alacağız?
Rüyada izlenen filmler, kişinin bilinçaltındaki duyguları, hayalleri ve yaşamındaki farklı durumları yansıtabilir. Bu rüyalar, izleyicinin duygusal durumu, geçmiş deneyimleri ve mevcut yaşamı hakkında ipuçları sunar. Rüyalar, genellikle hayal gücümüzle şekillenir ve kişisel anlamlar taşır.
Rüyada sinema görmek, genellikle kişinin hayal gücünün ve yaratıcılığının aktif olduğunu gösterir. Bu rüya, hayatınızdaki değişimleri, yeni deneyimleri ve duygusal durumları simgeler. Sinemanın içeriğine bağlı olarak, olumlu veya olumsuz anlamlar taşıyabilir; dolayısıyla rüyanın detayları önemlidir. Duygusal rahatlma veya içsel çatışmalar hakkında bilgi verebilir.
Rüyada sinema bileti görmek, hayatta yeni fırsatlar ve deneyimlere açık olunduğuna işaret eder. Bu rüya, kişinin yaşamındaki değişimlerin, Heyecan verici olayların veya yeni başlangıçların habercisi olarak yorumlanır.
Rüyada sinema görmek, genellikle kişinin hayatındaki olaylara daha geniş bir perspektiften bakma isteğini simgeler. Ayrıca, hayal gücünün ve yaratıcılığın ön planda olduğu bir döneme girdiğinizi de gösterebilir. Bu rüya, içsel duyguların ve düşüncelerin dışa vurumu olarak değerlendirilebilir.
Rüyada sinema salonunda olmak, hayatınızdaki olayları izleme, değerlendirme ve yargılama isteğini simgeler. Bu rüya, sosyal ilişkilerdeki gözlemlerinizi ya da bir olayın dışarıdan nasıl göründüğünü anlamak için bir fırsat sunduğunu gösterir. Ayrıca, yaşadığınız anların keyfini çıkarma ve çevrenizdeki dünyaya farklı bir perspektiften bakma arzusunu ifade edebilir.
Rüyada Sinema Görmek Ne Demektir? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
11 Şubat – 4 Mart tarihleri arasında her Salı akşamı Akbank Sanat binasında gerçekleşecek film gösterimlerine sinemaseverler ücretsiz kayıt olup katılım sağlayabilecek.
PROGRAM
11 Şubat 2025 – Wistful Wilderness (Weemoed en Wildernis)
Hollanda | 2012 | Türkçe altyazılı | Felemenkçe | 88 dk.
Yönetmen: Digna Sinke
Tiengemeten Adası’nın doğaya bırakılma sürecini 13 yıl boyunca belgeleyen bu film, geçicilik ve dönüşüm temalarına odaklanıyor.
18 Şubat 2025 – The Flat Jungle (De Platte Jungle)
Hollanda | 1978 | Türkçe altyazılı | Felemenkçe | 90 dk.
Yönetmen: Johan van der Keuken
Wadden Denizi’nin doğasını ve insan etkisini keşfeden belgesel, kıyı ekosistemlerini ve deniz organizmalarının mücadelelerini gözler önüne seriyor.
25 Şubat 2025 – 5 Walks Trilogy
Hollanda | 2008-2012 | Türkçe altyazılı | Felemenkçe | 56 dk.
Yönetmen: Anna Abrahams
5 Walks, Desert 79° ve 7 Peaks, Anna Abrahams’ın manzaranın kültürel anlamı üzerine odaklanan sinematik bir üçlemesidir.
5 Walks. Hercynia Silva 2008 | 16 dk.
Kuzey Avrupa’nın ilkel ormanlarından geriye kalan son parçaların dehşet ve ihtişamı, avlanma, kaçış ve büyülü yaratıklarla karşılaşmalarla dolu bir geçmişi çağrıştırır. Doğanın kanunlarını bilenler, ormanda dolaşırken harika yerlere tanıklık edeceklerdir. Ancak ormana ait olmayanlar, umutsuzca kaybolurlar.
Desert 79°: 3 Journeys Beyond the Known World 2010 | 19 dk.
Bilinen dünyanın ötesine yapılan üç Arktik yolculuk, farklı beyaz tonlarında anlatılıyor. Pytheas, Kuzey Buz Denizi’ne yapılan bir keşif gezisini yazılı olarak kayda geçiren ilk kişiydi (M.Ö. 330). Kuzeybatı geçidini arayan İngiliz Amiral John Ross, evrenin tek sakinleriyle karşılaştığını rapor etti (1819). İsveçli mucit Andrée ve ortakları ise Kuzey Kutbu’na ayak basan ilk insanlar olmayı hedefledi (1897).
7 Peaks 2012 | 23 dk.
Bir insanın, kendisini bir dağın eteğinde bulduğunda zirveye tırmanma dürtüsü üzerine bir film. Zirve, karmaşık varoluşumuza dair daha net bir resim sunacak mı?
4 Mart 2025 – I Am the River, the River Is Me
Hollanda / Norveç | 2024 | Türkçe altyazılı | İngilizce | 88 dk.
Yönetmen: Petr Lorm
Yeni Zelanda’daki Whanganui Nehri’nin, dünyada tüzel kişi olarak tanınan ilk nehir olması ve bu sürecin yerel topluluklar üzerindeki etkisi üzerine çarpıcı bir belgesel.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekosistemlerin Kırılganlığına Sinema Merceğinden Bir Bakış Cinema Ecologica Seçkisi Akbank Sanat’ta yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal hizmet çalışmalarını mahallelere taşıdığı Dayanışma Noktaları, bu kez yarıyıl tatilinde öğrenci ve ailelerine yönelik etkinliklerle öne çıktı. Kent genelinde bulunan Dayanışma Noktalarından hizmet alan ilkokul ve ortaokul öğrencileri, aileleriyle birlikte sinema ve tiyatro izledi. Yaklaşık 200 öğrenci ve velinin Kültür ve Sanat Dairesi Başkanlığı tarafından 15 ilçede düzenlenen 5. Çocuk Filmleri Şenliği’ne katılması sağlandı. Tania Vincent ve Ricard Cussó yönetmenliğindeki 2024 yapımı Tembeller Ailesi adlı animasyon, Türkçe dublajlı olarak ekrana yansıtıldı. Çocuklar ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sevilen eseri “Kendini Arayan Zürafa” adlı kukla tiyatrosunu da izleme fırsatı buldu. Kukla tiyatrosu, çocukların hayal dünyasına renk katarken, onlara farklı bakış açıları kazandırdı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dayanışma Noktaları çocukları sinema ve tiyatroyla buluşturdu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde festival direktörü Suat Köçer moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide bir projenin Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuru süreci ve Bakanlık desteği hakkında bilgiler verdi.
Çözmemiz gereken en önemli problemlerden bir tanesi yapımcıların aynı anda birden fazla proje ile başvuru yapamaması diyen Birol Güven ‘Meslek birlikleri ile yaptığımız toplantılar sonucunda yönetmelikte düzenleme yapmaya karar verdik. İlk film yönetmeni ile hareket eden, ona destek olan yapımcı kendi filmi ile ilgili de destek için başvuru yapabilecek’ dedi.
Ortak yapımcılığı da destekleyeceklerini belirten Birol Güven ‘Yönetmelikte yapacağımız değişiklik ile bir yapımcının hem kendi projesi ile hem de ortak yapımcı olduğu proje ile desteğe başvurmasının önünü açacağız’ şeklinde konuştu.
BİROL GÜVEN: ANA AKIM SİNEMADA KÖTÜ DURUMDAYIZ
Bağımsız filmlerin, ana akım sinemadan daha başarılı olduğunu vurgulayan Birol Güven, ortak yapımcılığı geliştirerek ana akım sinemada daha az; ama daha büyük filmler yapılabileceğinin altını çizdi. Ana akım sinemanın dizilerimiz gibi yurt dışında ses getirmesi için, önce yurt içinde ses getirmesi gerektiğini söyleyen Birol Güven, ana akım sinemada kötü durumda olduğumuzu belirtti.
BİROL GÜVEN: DESTEK BAŞVURUSUNDA FİNANS RAPORU ÇOK ÖNEMLİ
Bakanlık desteği ile ilgili de önemli bilgiler veren Birol Güven ‘Destek başvurusunda senaryo önemli bir kriter olabilir. Ancak finans raporu da çok önemli. Projenin finans tarafı çok iyi çalışılmış ve planlanmış olmalı. Fikirler çok iyi olabilir; ama o fikri nasıl hayata geçirdiğiniz de önemlidir’ dedi.
BİROL GÜVEN: HER ŞEY HAZIR OLDUĞUNDA BAŞVURU YAPILMALI
Önce destek başvurusu yapıp sonra eksikleri tamamlamaya çalışanların çok olduğunu belirten Birol Güven, başvuru yapacakların her şey hazır olduğunda süreci başlatmalarını tavsiye etti.
İlk film destek başvurusunda hazırlanan ‘teaser’ ın bazen avantaj, bazen de dezavantaj yarattığını söyleyen Birol Güven ‘Çok beğendiğimiz bir projeyi, teaserı izledikten sonra elediğimiz oldu’ dedi.
FARUK GÜVEN: BU TOPRAKLARIN HİKAYESİNİ YURTDIŞINDA TEMSİL EDECEK NİTELİKLİ PROJELER ARIYORUZ.
Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde düzenlenen diğer panelde Türkiye’nin en büyük senaryo geliştirme ve destekleme platformu 12 Punto’nun kurulma sürecinden ve başvuru şartlarından bahseden TRT Sinema Müdürü Faruk Güven “Bu sene 12 Punto’nun altıncısını yapıyoruz. Objektif ve uluslararası standartlarda bir yol izliyoruz. TRT her zaman projelere destek oluyordu; ama başvuru süreçlerinde ve sonrasında bazı sıkıntılar yaşanıyordu. Şu anda çok daha profesyonel bir süreç işletiyoruz. Biz 12 Punto’yu bunun için kurduk. 12 Ocak- 12 Şubat tarihleri arasında başvuruları alıyoruz ve bu takvimi çok net işletiyoruz” dedi.
Yönetmen Mustafa Gürbüz moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, 12 Punto’ya başvurmanın şartlarını da anlatan Faruk Güven; uzun metrajda yapımcı şartı olduğunu, kısa metrajda ise yapımcı şartı aramadıklarını belirtti. “Yapımcının daha önce üretim yapması gibi bir şartımız yok. Tür şartımız da yok. Biz Türk sinemasını, bu toprakların hikayesini yurtdışında temsil edecek nitelikli projeler arıyoruz” şeklinde konuştu.
Projeleri bağımsız bir jürinin değerlendirdiğini söyleyen Güven ‘Ön jürimiz 5 kişiden oluşuyor ve her sene değişiyor. Bu isimler sektörün profesyonellerinden oluşuyor ve finale kalan projeleri onlar belirliyor’ dedi.
FARUK GÜVEN: ÖZGÜN HİKAYELER ÜRETMELİYİZ
Özgün hikayelerin çok değerli olduğunu vurgulayan Faruk Güven ‘Usta yönetmenlerin projelerini taklit etme, benzer tema üzerine gitme gibi bir eğilim var; ancak bunu kırmamız, bu sıkılmışlıktan kurtulmamız gerekiyor. Hikaye olarak zengin bir ülkeyiz’ dedi.
SUNDAY FİLMİNİN İSTANBUL GALASI YAPILDI
Festival kapsamında Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda Özbekistan’ın ödüllü yönetmenlerinden Shokir Kholikov’un uluslararası festivallerden ödüller alan ilk uzun metraj filmi Sunday’in İstanbul galası yapıldı. Gösterim sonrası misafirler ile söyleşi yapan Kholikov ‘Kendi dedemin ve ninemin hikayesini anlattım. Amacım sadece iyi bir film yapmaktı; ancak beklediğimden çok daha fazla ilgi gördü’ dedi
YEŞİLÇAM’I ÖZLÜYORUZ!
Dr. Kadir Topbaş Kültür Merkezi’nde Zeki Subaşı’nın yönettiği Bizim İçin filminin gösteriminin ardından; akademisyen Mesut Aytekin moderatörlüğünde oyuncular Nilgün Kasapbaşoğlu, Gökhan Mumcu ve akademisyen Mesut Bostan sinema ve televizyonda değişen aile anlayışını konuştular.
Sıcak aile dizilerinin özlendiğini düşünen Nilgün Kasapbaşoğlu ‘Dizilerde aile kavramı kalmadı. Bence çok kötü bir durumdayız’ diye konuştu.
14-15 yaşlarındaTürk sinemasındaki bütün çocukları kendisinin konuştuğunu söyleyen Kasapbaşoğlu, o yılları çok özlendiğini söyledi.
Bir baba olarak tüm rollerini kızının gözlerinin içine bakarak karar verdiğini belirten diyen Gökhan Mumcu “Bir diziyi çocuğumla birlikte izleyemiyorsam; bu çok kötü bir şey” dedi.
Yeşilçam’ı özlediğini söyleyen Mesut Bostan, eski filmlerde herkesi içine alan bir masalsılık olduğunu söyledi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Birol Güven: Yönetmelikte Düzenleme Yaparak Yapımcının Sinema Desteği Alması Konusunda Önünü Açacağız yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Gizemli bir uzay gemisi Dünya’ya çarptığında, genç bir kadın ile bir grup asker, gezegenin en büyük tehdidiyle yüzleşmek zorunda kalırlar ve önemli bir keşifte bulunurlar. Kaza kurtarma ekibinin üyeleri, enkaz altında hayatta kalanları ararken, hayal dahi edemeyecekleri kadar korkunç, gizemli ve yırtıcı yaşam formlarıyla karşılaşırlar. Bu yeni tehdidin ortadan kalkması her şeyin sadece başlangıcı olacaktır. Çünkü arama ekibi, hayatta kalmak için savaşırken, yaptıkları keşfin sonucunun bildikleri Dünya’yı sonsuza kadar değiştirmesi gerçeğiyle yüzleşecekler.
Korku ve bilimkurgu türünün imza serilerinden ‘Alien’, bu sene beyazperdedeki Disney Studios imzalı ‘Alien: Romulus’ adlı son serüveninden sonra bu sefer bambaşka bir hikayeyle ve dizi formatında geliyor. 8 bölümden oluşan ve ilk tanıtımı ile görseli yayınlanan ‘Alien: Earth’, izleyicileri bu uzun soluklu maceranın 30 yıl öncesine götürecek. Sydney Chandler’ın başrolünde olduğu dizi uluslararası pek çok ismi barındıran geniş oyuncu kadrosuyla, sevenlerine heyecan dolu bir hız treni deneyimi yaşatacak.
Alex Lawther, Timothy Olyphant, Essie Davis, Samuel Blenkin, Babou Ceesay, David Rysdahl, Adrian Edmondson, Adarsh Gourav, Jonathan Ajayi, Erana James, Lily Newmark, Diem Camille ve Moe Bar-El’in oyuncuları arasında yer aldığı ‘Alien: Earth’, 2025 yılında sadece Disney+’ta seyredilebilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sinema tarihinin kült serilerinden ‘Alien’ fırtınası, yeni dizi ‘Alien: Earth’ ile sadece Disney+’ta esmeye devam edecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Manisa Büyükşehir Belediyesi 14 Kasım Dünya Sinema Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliklerle hem çocuklara hem de yetişkinlere unutulmaz bir sinema deneyimi sundu. Ara tatilde çocuklar için özel olarak hazırlanan etkinlikte; Kültür Merkezi Lale Salonu’nda gösterilen “Enkanto: Sihirli Dünya” ve “Kral Şakir Korsanlar Diyarı” filmleri çocuklar tarafından büyük ilgi gördü.
Ayrıca, yetişkin vatandaşlar da unutmadı. Akşam seansı için Türk sinemasının sevilen filmlerinden “Bursa Bülbülü” Manisalı sinemaseverlerle buluştu. Lale Salonu’ndaki gösterimde yetişkinler keyif dolu anlar yaşarken, etkinlik Manisalılardan büyük beğeni topladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir Çocuklar ve Yetişkinlere Sinema Keyfi Yaşattı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2013 yılında sinema müzesi olarak açılan, ancak önceki yönetim tarafından kapatılan Altın Portakal Film Festivali’nin kurucularından ünlü yönetmen Behlül Dal’ın adını taşıyan Sinema Müzesi, Başkan Böcek’in girişimleriyle yeniden hayata geçti. Haşim İşcan Mahallesi’nde yer alan ve 125 yıllık tarihi binada faaliyet gösteren müzede tadilat ve yenileme çalışmaları tamamlandı. Behlül Dal Sinema Müzesi, bünyesinde barındırdığı değerli eserler ve çağdaş dijital altyapısıyla Antalya’nın kültürel mirasının önemli bir parçası olacak.
USTA YÖNETMENİN UNUTULMAZ ESERLERİ
Antalya Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtımı Daire Başkanı İsmail Oskay, müzeyi daha modern bir sinema müzesi konseptiyle hizmete açtıklarını belirterek, “Behlül Dal’ın anısını yaşatacak olan bu müzeyi, daha zengin ve modern bir içerikle yeniden kazandırdık. Kapatılan müzeyi, Başkan Böcek’in talimatı ile sıfırdan yeniledik. Ziyaretçiler, sinema tarihine dair önemli eserlerle dolu bir müzeyle karşılaşacak. Müzedeki kiosk cihazlar aracılığıyla ziyaretçilere Altın Portakal Film Festivali’nin tarihine dair bilgi sunulacak. Ayrıca, Altın Portakal’da ödül almış sanatçıların gerçeğe yakın silikon heykelleri, film afişleri ve festivalin ikonik görselleri yer alacak” diye konuştu.
SANAL GERÇEKLİK ODASI
Yakında resmi açılışı yapılacak müzenin yenilenen içeriğinde, Behlül Dal’ın kişisel koleksiyonundan eserler ve ekipmanlar, Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’ne ait özel parçalar bulunuyor. Müzenin en ilgi çekici bölümlerinden biri de sanal gerçeklik (VR) odasında ziyaretçiler teknolojinin yardımıyla tarihi Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’nin anılarını yaşayacak. Müzenin bir başka yeniliği ise, 1964 yılında düzenlenen ilk Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü kazanan ‘Gurbet Kuşları’ filmine adanmış özel bir sergi odası. Ayrıca, müzenin tescilli binasında fiziksel değişiklik yapılamaması nedeniyle, üst katlara erişim sağlayamayan engelli ziyaretçiler VR teknolojisi ile müzeyi gezilebilecek. Ziyaretçilere sinema dünyasının büyüleyici atmosferini yaşatacak yeşil perde teknolojisi ile ödüllü filmlerde kendilerini konuk oyuncu olarak görebilecekleri etkileşimli bir deneyim de sunulacak. Antalya’nın sinema belleği, modern teknoloji ve tarihi birikimin harmanlandığı bu müze ile yeniden canlanacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Behlül Dal Sinema Müzesi yenilendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>