?>
?>
İnegöl Belediyesi, sanayi ve tarımın ardından şehrin üçüncü değeri olarak öne çıkan turizme dikkat çekmek adına 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftasında çeşitli etkinlikler düzenledi. Bu programlardan biri olan “İnegöl Turizm Söyleşisi” bugün 10.30’da İnegöl Kent Müzesi Konferans Salonunda yapıldı. Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr. Cihad Doğan moderatörlüğünde Uluda Üniversitesi İnegöl MYO Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Neca Gökgül, Uludağ Üniversitesi Harmancık MYO Öğretim Görevlisi Fatih Yıldırım ve İnegöl Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürü Serkan Anıl Gök’ün konuşmacı olarak katıldığı söyleşide turizm ve İnegöl turizmi ele alındı.
İNEGÖL DOĞASI VE GASTRONOMİSİYLE BİLİNEN BİR ŞEHİR
Uludağ Üniversitesi İnegöl MYO ve Harmancık MYO öğrencilerinin katıldığı söyleşi programının açılış konuşmasında söyleşinin konusu ve turizme dair değerlendirmelerini paylaşan Dr. Cihad Doğan, “Türkiye’nin ve dünyanın geri kalan kesimlerinin özellikle ekonomik olarak kalkınmasının en temel öğelerinden biri turizm olduğu kanaatindeyim. Değişen yaşam biçimleriyle beraber turizme karşı eğilim de artmış durumda. Bugün de bunu konuşacağız. Turizmi hem pazarlama çerçevesinden ele alacağız hem gastronomi çerçevesinden ele alacağız. İnegöl de doğası ve gastronomisiyle dışarıda tanınan ve bilinen bir şehir. Tüketicilerde bu iki başlığın daha belirgin olduğunu görüyoruz” dedi.
İNEGÖL SANAYİSİYLE BİLİNEN ANCAK KÖFTESİYLE TANINAN BİR ŞEHİR
Uludağ Üniversitesi İnegöl Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Dr. Ahmet Neca Gökgül ise turizmin paylaşmaya olan etkisinin çok önemli olduğuna değinerek “Türk kültüründe de paylaşma çok önemli. Bakış açılarının, alışkanlıkların değiştiği bir çağdayız. İnegöl sanayisiyle bilinen ancak köftesiyle tanınan bir şehir olarak gözüküyor. Sanayinin verdiği etkiden kendini sıyırıp biraz da kendini turizmde de göstermek isteyen bir şehir. İnegöl bu noktada bazı konularda avantajlı bir şehir” ifadelerinde bulundu.
Uludağ Üniversitesi Harmancık Meslek Yüksek Okulu Öğretim Görevlisi Fatih Yıldırım da turizmin yanı sıra gastronomi ve gastronominin turizme etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnegöl Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürü Serkan Anıl Gök de son olarak İnegöl’ün turizm ve gastronomi değerlerini anlatarak İnegöl Belediyesi’nin bu alandaki çalışmalarını ve hedeflerini katılımcılarla paylaştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnegöl Turizmi Söyleşisi Gerçekleştirildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bakırköy Belediyesi, her alanda eşitliğin sağlanması ve bu bilincin artırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 90.yılı, Bakırköy’de anlamlı bir söyleşi ile taçlandı. Söyleşiye Bakırköy’ün ilk kadın Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Devlet Eski Bakanı Önay Alpago, Oyuncu Açelya Akkoyun ve Sosyolog Doç. Dr. Yonca Altındal konuşmacı olarak katıldı. Moderatörlüğünü Gözde Şeker’in üstlendiği söyleşide alanında uzman kadınlar deneyimlerini aktararak vatandaşlara ilham oldu. Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen buluşmaya çok sayıda vatandaş katıldı.
“Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında fırsat eşitliğini yakalayarak devam ederiz”
2024 yerel seçimlerinde seçilen 75 kadın belediye başkanından 34’ünün Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları olduğunu hatırlatan Başkan Ovalıoğlu, Kolay bir mücadele değil. Kendi hayatımdan da örnek verecek olursak kadın beyin cerrahı olmak kolay değil. Ben ilk defa asistanlığa başladığımda, erkek egemen bir branş olduğu için ön yargılarla karşılaştım. 20 kişinin içinde 3 kadın asistandık. Ancak ben ayrılırken bu sayı yarıya yaklaşmıştı. Yarısı kadın yarısı erkekti. Çünkü orada bir rol model olabildik. Ama bunun için kendi erkek meslektaşlarından daha fazla gayret sarf etmem gerekiyordu. İyi bir özgeçmişiniz olması, yeteneğinizin olması ve çok çalışmanız, çok daha fazla çalışmanız gerekiyordu. Yirmi beş yıl boyunca kamu kuruluşundaydım. Cerrahpaşa Tıp Fakültesini bitirdikten sonra çalışmaya başladım ve ben memnun olsam siyaseti düşünmezdim. Ama görüyorum ki siyaset tarafından alınan kararlar hayatımıza yön veriyor, şekil veriyor ve siyaset, bireysel çıkar aracı değildir. Siyaset bütün toplum için en iyi, en doğruyu eşit, adil, demokratik bir ortamda sunmak için oluşturulan politikaları gerçekleştirmek için bir araçtır. O araç doğru kullanılmalıdır. Kadın-erkek eşitliğine de eşit hizmet etmelidir. Umut ediyorum ki bunlardan sonra Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında fırsat eşitliğini yakalayarak devam ederiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“Bizi yetiştiren bu ülkeye biz borcumuzu ödüyoruz”
Bir kadın belediye başkanı olarak birtakım farklılıklar yaratması gerektiğini belirten Başkan Ovalıoğlu, “Yüzde 70’e yakın bir oy oranıyla burada halkımız teveccüh gösterdi, takdir etti ve bizi başkan seçti; kadın bir belediye başkanı oldu. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir kadın belediye başkanı seçildi buraya. Şimdi burada yükümüz ağır, sorumluluğumuz yüksek. Biz nasıl beyin cerrahisinde bir rol model oluşturduysak aynı şekilde burada da yerel yönetimlerdeki eşit, kapsayıcı, katılımcı yönetim anlayışımızı burada uygulamak zorundayız. 31 meclis üyesinden 11’i kadın meclis üyesi. Kadın meclis başkan vekilimiz var. Kadın fen işleri müdürümüz var. İçerideki kendi organizasyon şemamızda da şirketlerimizin idarecisi genel müdürümüz bir kadın yönetici. Kendi içimizde de gelir gelmez hukuk tarafımızdan eşitlik birimimizi kurarak bu idareci ve karar verici noktalardaki yöneticilerimizi de seçerken buna uyum sağlamaya, eşitliğe fırsat vermeye çalıştık. Bunu da uygulamalarımızda teker teker hayata geçiriyoruz. Bizi yetiştiren bu ülkeye biz borcumuzu ödüyoruz” şeklinde konuştu.
“Hizmetlerimizi üstüne koyarak artırmaya devam edeceğiz”
Kadın erkek eşitliğinin sağlanması ve kadının üzerindeki yükleri hafifletmek için çalışmalar yaptıklarını söyleyen Başkan Ovalıoğlu, “Önceliği kadının üzerindeki yükü hafifletmeye vermemiz lazım. Kadının özgürleşebilmesi için üzerindeki yükü almamız lazım. Engelli bakım evi de ileri yaş için gündüz bakım evi de çocuklar için ister çocuk etkinlik merkezi deyin ister kreş deyin ister gündüz bakım evi deyin, her ne derseniz deyin. Bunlara biz de destek olmamız gerekiyor. Bütçemizi de bu şekilde doğru bir şekilde yaymamız gerekiyor. Ülkemizin şu an geldiği ekonomik koşul var, hepimizin evine değmiş durumda. Biz kadının yükünü hafifletelim, ne yapalım? Sekiz tane yuvamız var. Sekiz tane yuvamızı dokuza çıkaracağız. 110 kişilik kız öğrenci yurdumuz var. Yetmez, bir tane daha açacağız. Bunu da projelendirdik. Engelli merkezimizi önümüzdeki sene devreye sokacağız. Lise geçiş sınavlarına, üniversiteye hazırlık kurslarımız var. Üniversiteye hazırlık kurslarımız 70-80 öğrenci kapasiteli olarak hizmet vermeye devam ediyor. Yeter mi? Yetmez. Aynı zamanda lise geçiş sınavı içinde yine bir etüt merkezimizin de önümüzdeki haftalarda açılışını yapacağız. Onlara canla başla en iyi eğitimi vermek için çırpınıp duruyoruz ve biz yöneticiler olarak da bunları dertleniyoruz. Ben bunu dertleniyorum, onu söylemek isterim ve onun için, bunun derdiyle de ben daha fazlası ne yapabilirim? Bu etüt merkezinin insanların hayatını rahatlatacağını düşünüyorum. Spor okullarımız var, ücretsiz evde sağlık hizmetimiz var. Okullarımızın temizliğini sağlıyoruz. Ücretsiz mamografi desteğimiz sürüyor. 4 kadın bu sayede erken teşhis alarak tedaviye başladı. Bu hizmetlerimizi üstüne koyarak artırmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Kısacası kadın siyasetçi sayısının artması gerekiyor”
Siyasette nezaket dilinin artması gerektiğini ifade eden Eski Devlet Bakanı Önay Alpago, “Avrupa’nın pek çok ülkelerinde Bakanlar Kurulu sayıları, parlamenter sayıları yarı yarıya olabiliyor. Milli Savunma Bakanı kadın olabiliyor, Adalet, Kültür, Eğitim ve Dışişleri Bakanı kadın olabiliyor ama biz de ona çizilen sınırlar, tıpkı rol modellerde olduğu gibi. Çözümleri, bedelleri, umutları, acıları kadınlar anlar. Elbette her işte olduğu gibi muhakkak okulunuzun, geniş bilginizin çok olması gerekiyor ama göreviniz bu konularda kadınlarla ilgili o yaşamsal zorlukların, sıkıntıların giderilmesi için çalışmak gerekiyor. Ülkemizde de fırsat eşitliği açısından bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Kısacası kadın siyasetçi sayısının artması gerekiyor” diye konuştu.
“Eşitliğimiz tartışılacak bir konu değildir”
Oyuncu Açelya Akkoyun, “Aslında fırsat eşitliği konuşulmaması bile gereken bir şey. Eşitliğimiz tartışılacak bir konu değildir. Hele buraya bir sanatsal bakış açısıyla baktığımızda bu işin kadını erkeği yok, insanı var. Böyle baktığımızda da meseleye fırsat eşitsizliği ya da işte kadının ötelenmesi, öncelenmemesi ortaya çıkıyor” diye konuştu.
Sosyolog Doç. Dr. Yonca Altındal ise kadının hayatın her alanında olması gerektiğinin altını çizerek, “Medyada, siyasette, ailede, eğitimde, kamusal hayatın her yerinde kadınların olabilmesi gerekiyor. Buna da eşitlik demek doğru olmaz. Niteliksel anlamdaki bir görünürlüğe çok ciddi ihtiyacımız var” dedi.
Söyleşi programının ardından sahne alan Sunay Akın, Mustafa Kemal Atatürk’ün zorluklar içerisinde kurduğu Türkiye Cumhuriyetinde ayak izleri olan Türk kadınını tarihsel boyutlarıyla anlattı. Kültürlü, zeki ve güçlü cumhuriyet kadınının etkileyici hikâyelerine ortak olunan anlatım büyük ilgi gördü.
Program sonunda konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür eden Başkan Ovalıoğlu, “Her zaman yaptığımız gibi çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Açıkçası burada da umut ediyorum ki güçlü kadınlar, güçlü insanlara ve güçlü çocuklara ilham kaynağı olsun ve ülkemizde umudu yeşertmeye devam edelim” diyerek çiçek takdiminde bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bakırköy’de “Eşitlik yolunda 90 yıl” söyleşisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bakırköy Belediyesi, her alanda eşitliğin sağlanması ve bu bilincin artırılması için çalışmalarını sürdürüyor. Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 90.yılı, Bakırköy’de anlamlı bir söyleşi ile taçlanacak. Söyleşiye Bakırköy’ün ilk kadın Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu, Devlet Eski Bakanı Önay Alpago, Oyuncu Açelya Akkoyun, Sunucu-Moderatör Gözde Şeker ve Sosyolog Doç. Dr. Yonca Altındal konuşmacı olarak katılacak. Alanında uzman kadınların deneyimlerini aktararak eşit bir Türkiye için ilham kaynağı olacağı söyleşinin ardından, Sunay Akın bir anlatım gerçekleştirecek. Söyleşi programı, 8 Aralık Pazar günü saat 16.00’da Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bakırköy Belediyesi “Eşitlik Yolunda 90 Yıl” Söyleşisi Düzenliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Atilla İlhan Salonu’nda düzenlenen etkinlik, şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlara yönelik 1 dakikalık saygı duruşu ile başladı. Sosyolog Şimal Karabulut Kaçar ve Avukat Deniz Seyrek Tütüncübaşı’nın konuşmacı olduğu söyleşiye Başkan Yıldız’ın eşi Gamze Yıldız, meclis üyeleri ve muhtarlar ve çok sayıda dinleyici katıldı.
Başkan Yıldız, “Kadına yönelik şiddetin son bulması için ortaya gövdemi koyarım”
Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, kadına yönelik şiddetin ülkenin kaderiymiş gibi algılanmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak; “Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir partinin mensubu olarak, kadınların her an yanında durmayı bir görev biliyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasıyla kadınların ötekileştirildiğini ve eve hapsedildiğini söylemek istiyorum. Kadın sadece çocuk doğuran, ev işi yapmaktan başka bir görevi olmayan, erkeğe biat eden ve ona hizmet eden bir köle anlayışına dönüşmüştür. Artan kadın cinayetlerini ve şiddeti ortadan kaldırmak için ben ne yapmam gerekiyorsa yapmaya hazırım, hem de buna gövdemi koyarım” diye konuştu.
“Kadınlar isterse dünya değişir”
Başkan Yıldız, daha çok kadının siyasette olmasını dilediğini belirterek, “Umarım gerçekleşecek kongrelerde Çiğli’de bir kadın ilçe başkanı olur. Bugüne kadar kadınların siyasette önünün açılmasını kimse benim kadar arzu etmemiştir. Kadınlar güçlüdür; umarım çok daha fazla kadın milletvekilleri ve bakanlarımız olur. Kadınlar isterse dünya değişir” ifadelerini kullandı.
Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nden kadınlara kapsamlı destek
Daha sonra kadına söz alan Sosyolog Şimal Karabulut Kaçar, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’nün kadınlara yönelik hizmetlerinden söz etti. Kaçar, “Öncelikle kadınları dinledikten sonra, ücretsiz olarak psikolojik ve hukuki destek veriyoruz. Kadınlar psikolojik destek alırken çocukları da merkez binasında oyun odalarına bırakabiliyorlar. Öte yandan psikolojik desteğimizi ergenlik çağındaki çocuklara da veriyoruz. Bunun yanında kadınları için hobi ve meslek edindirme kursları düzenliyoruz. Kadınlar için bütüncül bir hizmet veriyoruz. İş’te Çiğli ile kadınların istihdama katılmasına da aracılık ediyoruz. Kadın hakları, kadın sağlığı, flört şiddeti, okuma yazma gibi eğitimler de veriyoruz. Eğitim hayatı yarım kalan kadınlar lise veya üniversiteye hazırlanmak isterlerse kütüphanemizi de sonuna kadar kendilerine açıyoruz ”diye konuştu.
Sosyolog Kaçar’dan Şiddetin Sebep ve Çözümleri Üzerine Değerlendirme
Şiddetin sebep ve çözümleri noktasında da değinen Sosyolog Kaçar, dinleyicileri şiddet türleri hakkında bilgilendirdi. Kaçar, “Fiziksel, psikolojik, ekonomik, cinsel, dijital, flört, ısrarlı takip birer şiddet çeşididir. Öte yandan verilere baktığımızda 2014 yılında İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlüğe girmesi ile kadın cinayetlerinde bir azalma olduğunu görüyoruz yani bu sözleşme tam işe yarayacakken kaldırıldı ve 2024 yılı verilerine baktığımızda ne yazık ki rakamlar çok üzücü noktalara geldi” dedi.
Avukat Deniz Seyrek Tütüncübaşı: “İnsan Hakları Sözleşmeleri Anayasa’nın üzerindedir”
İnsan hakları sözleşmelerinin Anayasa’nın bile üzerinde olduğuna vurgu yapan Avukat Deniz Seyrek Tütüncübaşı, “6284 sayılı kanun İstanbul Sözleşmesi’ne dayanarak oluşturuldu. Kadına yönelik şiddeti önleyici yasalardır. Örneğin, kadına yönelik şiddetle mücadele birimi oluşturulsun diyor. Bu sözleşme, Anayasa’nın da üzerinde ve 6284 sayılı yasaya dayanarak kendimiz ya da bir tanıdığımız için şikayette bulunabiliyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nde koruyucu tedbir kararlarının verilmesi için, şiddetin uygulandığına dair hiçbir delil ve belge aranmaz. Kadının beyanı esastır. Tehdit edildim, kendimi tehdit altında hissediyorum, demeniz yeterlidir. İstanbul Sözleşmesi ile Vali, Kaymakam ve Hakim tarafından bazı koruyucu tedbirler verilir. Bunlardan bazıları şöyledir; Barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım yapılması, psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi, hayati tehlikenin varlığı halinde kişinin geçici koruma altına alınması, kreş imkanının sağlanması, başvuranın iş yerinin değiştirilmesi, Türk Medeni Kanunu’ndaki şartların varlığı halinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması, hayati tehlike halinde tanık koruma kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi, failin müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhal uzaklaştırılması gibi önemli tedbirlerdir” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çiğli Belediyesi’nden Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Farkındalık Söyleşisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>