?> ?> tanı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Mon, 06 Jan 2025 08:30:08 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png tanı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Egeli akademisyen beyin hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik inovatif proje ile İspanya’da araştırma yürütecek https://kocaelibasin.com.tr/egeli-akademisyen-beyin-hastaliklarinin-tani-ve-tedavisine-yonelik-inovatif-proje-ile-ispanyada-arastirma-yurutecek/ Mon, 06 Jan 2025 08:30:07 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/egeli-akademisyen-beyin-hastaliklarinin-tani-ve-tedavisine-yonelik-inovatif-proje-ile-ispanyada-arastirma-yurutecek/ Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr.

Egeli akademisyen beyin hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik inovatif proje ile İspanya’da araştırma yürütecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya’nın NARNIA (Neurovascular Coupling and Neuronal Infraslow Activity) başlıklı araştırma projesi, Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve en rekabetçi ve prestijli fonlarından bir tanesi olan Ufuk Avrupa – Marie Sklodowska Curie Aksiyonları HORIZON-MSCA-2023-PF-01 çağrısı kapsamında desteklenmeye uygun bulundu. Proje ile beyin aktivitesinin sürdürülmesi ve hasarların önlenmesinde önemli rol oynayan serebral otoregülasyon ve nörovasküler eşleşme arasındaki ilişkinin görüntüleme yöntemlerine yenilikçi bir alternatif sunulması amaçlanıyor.

Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya’yı makamında ağırlayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Ege Üniversitesinin en stratejik hedeflerinden olan uluslararasılaşma misyonunda, yurt dışına yönelik gerçekleştirilen projeler önemli bir rol oynuyor. Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya hocamızın NARNIA başlıklı projesi de bu kapsamda desteklenen uluslararası projelerimiz arasında yerini aldı. Hocamızı ve ekibini tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.

“Proje, yeni ufuklar açabilecek potansiyele sahip”

Proje hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya, “Projemiz kapsamında; beyin aktivitesinin sürdürülmesinde ve geri dönüşü olmayan hasarın önlenmesinde kritik bir rol oynayan serebral otoregülasyon ve nörovasküler eşleşme arasındaki ilişkinin, çoklu-modalite görüntüleme yöntemleriyle yenilikçi bir şekilde gerçekleştirilmesine yönelik araştırmalar yapılacak. Nörogörüntüleme yöntemlerindeki devrim niteliğindeki ilerlemelere rağmen, serebral hemodinami (kan akışı, oksijenlenme, vasküler düzenleme) ile nöronal aktivite arasındaki ilişki ve karşılıklı etkileşimler hakkında hâlâ birçok soru bulunmaktadır. Projemiz ile bu karmaşık ilişkiyi çözmek amacıyla, 32-64 kanallı grafen bazlı çözelti ile kapılı alan etkili transistörler (gSGFET) ve yeni yüksek-yoğunluklu Benek Zıtlık Tomografisi kullanarak yüksek uzamsal-zamansal çözünürlüklü, çok-modlu bir kortikal nöronal aktivite ve hemodinamik görüntüleme sistemi geliştireceğiz. Araştırmamız, nörovasküler bilimlerde üniversitemizin uluslararası iş birliğini güçlendirecek ve dünya çapındaki bilim insanlarına yeni araştırma fırsatları sunacak. Ayrıca, bu araştırma, beyin hastalıklarının anlaşılması ve tedavisinde yeni ufuklar açabilecek potansiyele sahip” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akkaya, bilimsel çalışmalarını İspanya’nın Barcelona şehrinde bulunan Fotonik Bilimler Enstitüsü’nde (Institute of Photonic Sciences, ICFO) yürütecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Egeli akademisyen beyin hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik inovatif proje ile İspanya’da araştırma yürütecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“KOAH’ın Tanı ve Tedavisinde Çarpıcı Değişikler Var” https://kocaelibasin.com.tr/koahin-tani-ve-tedavisinde-carpici-degisikler-var/ Tue, 19 Nov 2024 10:30:19 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/koahin-tani-ve-tedavisinde-carpici-degisikler-var/ Ülkemizde ve tüm dünyada oldukça yaygın görülen Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH) sıklığının artarak devam etmesi önemini de artıyor.

“KOAH’ın Tanı ve Tedavisinde Çarpıcı Değişikler Var” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ülkemizde ve tüm dünyada oldukça yaygın görülen Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının (KOAH) sıklığının artarak devam etmesi önemini de artıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, istatiklerin, erişkinlerde her on kişinin ikisinde, sigara içen her dört kişinin birinde KOAH olduğunu gösterdiğini ancak gerçek rakamın bunun çok daha üzerinde olduğunu söyledi. Son yıllarda tüm toplumlarda bu kadar yaygın görülen hastalığın 2024 GOLD Kılavuzunda hem tanı hem de tedavisi ile ilgili oldukça çarpıcı değişiklikler bulunduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Ü. Akduman, önemli açıklamalarda bulundu. 

 

KOAH, kronik bronşit ve amfizem birlikteliği olarak tanımlanıyor. Kronik bronşit, hava yollarımızda tıkanıklık, amfizem ise oksijenlenmenin sağlandığı hava keseciklerinin tahribatı olarak ifade ediliyor. KOAH hastasında bu iki durumun birlikteliği söz konusu.  Hastalık için en önemli risk faktörünün sigara başta olmak üzere tüm tütün ürünlerinin kullanımı olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman “Sigara ve maalesef elektronik sigara da dahil tüm tütün ürünlerinin yaygınlığının artışı toplum sağlığı açısından yarattığı risk nedeniyle oldukça önem taşıyor.” Dedi.   

Sigaranın dışında KOAH’ın gelişmesini ve hızlandıracak pek çok risk faktörünün de tanımlandığına işaret eden Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “Düşük doğum ağırlığından çocukluk çağında geçirilen virüs enfeksiyonlarına, sürdürülen mesleklerden, beslenme alışkınlıklarına kadar pek çok etken, sigaranın KOAH‘ın risk faktörü olması üzerindeki etkisinin hızlanmasına neden oluyor” diye konuştu. 

 

SIKLIĞI GİDEREK ARTIYOR

KOAH’ın şu anda dünya genelinde yaşam kaybına neden olan hastalıklar arasında dördüncü sırada yer aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Akduman, dünya genelinde her yıl yaklaşık üç milyon kişinin KOAH nedeniyle yaşamını kaybettiğinin tahmin edildiğini söyledi. Hastalığın ülkemizde ve dünyada sıklığının da giderek arttığına dikkat çeken Dr. Öğr. Ü. Akduman, “Erişkinlerde her on kişiden ikisinde, sigara içen her dört kişiden birinde KOAH olduğu düşünülmektedir.  Gerçek rakamların ise bunun çok daha üzerinde olduğu bilinmektedir. Artış beklentisindeki en önemli etkenlerin başında ise yaşlanan dünya nüfusu ve başta tütün dumanı olmak üzere diğer tüm risk faktörlerine maruziyetin artması geliyor.” Diye konuştu. 

 

HASTA YAKINLARI VE SAĞLIK SİSTEMİ İÇİN DE BÜYÜK PROBLEM YARATIYOR

KOAH’ın ilerleyici ve ataklar ile seyreden kronik bir hastalık olduğunu ve bu nedenle tüm sürecin hastayla birlikte ailesi ve yakınlarının da etkilendiğini hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Akduman, sözlerine şöyle devam etti: “Ataklar, rutinde olan nefes darlığı, hırıltı ve balgam miktarında artış olarak tanımlanır. Ancak alevlenmeler hafif ve yoğun bakım gereksinimi olacak kadar şiddetli olabilir. Şiddetli alevlenmeler uzun hastane ve yoğun bakım yatışı gerektirebilir. Dolayısıyla bu süreç hasta yakınları ve sağlık sistemi açısından da ciddi bir problem yaratıyor.”

 

RİSK FAKTÖRLERİNE MURUZİYET ANNE KARNINDA BAŞLIYOR

“Akciğer gelişiminin anne karnında başladığını ve bebeğin özellikle sigara dumanına maruz kalması akciğer gelişimini bozar. Doğumda düşük doğum ağırlığına sahip bebeklerin KOAH olma riski diğer bireylere göre daha sıktır.” Dr. Öğr. Ü. Akduman, sözlerine şöyle devam etti: 

 “Her ne kadar KOAH için ana risk faktörlerinin başında tütün dumanı ve diğer solunan toksik partikül ve gazlara maruz kalmak gelse de son yapılan araştırmaların KOAH’ın rahimde başlayıp bebeklik ve ergenlik döneminde devam eden ve ömür boyu süren genetik ve çevresel risk faktörlerinin bir kombinasyonundan kaynaklandığını gösteriyor.”

 

HER TEDAVİNİN BİREYSELLEŞTİRİLMESİ GEREKİYOR

KOAH’ın nefes darlığı, kronik balgam üretimi ve öksürük gibi belirtilerle kendini gösteren önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Ü. Akduman, “Son yıllarda tüm toplumlarda bu kadar yaygın görülen hastalığın GOLD 2024 (Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease) Kılavuzunda hem tanı hem de tedavisi ile ilgili oldukça çarpıcı değişiklikler bulunmaktadır. Her hastada bronşit ve amfizem farklı düzeyde bulunmaktadır ve her hastanın tedaviye yanıtı farklıdır. Bu farklıklar nedeniyle artık heterojen bir hastalık olarak kabul edilir ve her kişinin tedavisi bu farklılıklara uygun tedavi edilmelidir. Tedavide başarının en önemli unsurlarından biri her hastanın tedavisinin baskın patolojiye yönelik tercih edilmesidir. Artık KOAH heterojen dediğimiz bir hastalık olarak tanımlanmakta ve her tedavinin bireyselleştirilmesi gerektiğinin altı çizilmektedir” diye konuştu. 

 

TANI VE TEDAVİ KLAVUZLARINDAN DEĞİŞİKLİK VAR

Her yıl güncellenen KOAH kılavuzunda bir önceki yıllardan farklı olarak tanı, evreleme ve tedavi önerilerinde çarpıcı değişiklikler yapılmıştır. Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, dünya genelinde kabul edilen ve uygulamaya başlanan bu değişikler konusunda şu bilgileri verdi: “2024 yılına kadar dört evreden oluşan KOAH şu an artık üç evrede kabul edilmekte, tedavi şekilleri de bu üç evre göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. Sigaranın bırakılması, hava yollarında tıkanıklığın açılmasını sağlayan bronkodilatör ilaçların düzenli kullanılması, aşıların yapılması, solunum egzersizleri, CPAP/BIPAP dediğimiz basınçlı cihazların verilmesi, oksijen tedavisinin eklenmesi gibi tedavilerin yaşam kayıplarını azalttığını biliyoruz.  Bunun yanında influenza aşısı dediğimiz grip aşısının, uygun ilaçların hastanın yaşam kalitesini arttırdığı ve alevlenmelerin önüne geçerek yaşam kayıplarını azalttığı konusundaki görüşler netliğe kavuşmuş durumda. KOAH hastalarında zaten grip ve zatürre aşısını özellikle öneriyorduk ama bu rehber gösteriyor ki özellikle ileri yaşlı KOAH’lı gruplarda influenza aşısının ömrü uzattığı ispatlanmıştır.”

 

AŞILAMA PROGRAMLARINDA DA DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI

Bu güncel rehber ile aşılama programında da değişikliğe gidildiği bilgisini veren Dr. Öğr. Ü. Akduman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Değişikliklerden birisi Tdap (Tetanoz-Difteri- Boğmaca) ve Zona aşısı uygulamasıdır ki ülkemizde de uygulanmaya başlandı. Hastalar daha önce bu aşıları yaptırmadıysa ya da yaptırdığından emin değilse yapılması öneriliyor çünkü özellikle boğmacanın KOAH alevlenmeleri ve zatürreye gidişi hızlandırdığını biliyoruz. COVİD aşısı ile ilgili toplumlarda direnç gelişse de da KOAH”lı hastalarda tavsiye edilen aşılar içerisinde yerini korumaktadır. KOAH’ın ilerlemesini yavaşlatmak, durdurmak ve uzamış hastane yatışlarının önüne geçmek için aşılama ve bireye uygun ilaç tedavisinin düzenlenmesinin özellikle altı çizilmektedir. Bir de normalde bugüne kadar tanı ve tedavimizde göz önünde bulundurmadığımız Eozinofil dediğimiz tam kan sayımında saptanan ve alerji belirteci olan hücrelerin saptanması durumunda KOAH’lı hastaların tedavilerinin değiştirilmesi önerilmektedir.”

Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde aşılamanın çok daha önemli olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “KOAH tanısı almış her yaştaki hastanın bu aşıları yaptırması çok önemli. Ayrıca, astım, kronik bronşit, kalp damar hastalıkları olanlar ve diyabetli kişilerin de bu aşıları yaptırması gerekli”

 

BU BELİRTİLER VARSA KOAH’TAN ŞÜPHELENMELİ?

KOAH’ın erken teşhis edilirse, tedaviyle ilerlemesinin yavaşlatılabildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin korunabildiğinin altını çizen Dr. Öğr. Ü. Akduman, hastalar için uyarıcı olacak belirtiler konusunda şunları anlattı: “Özellikle sabahları daha yoğun görülen ve 3 aydan uzun süredir devam eden inatçı öksürük KOAH belirtisi olabilir. Bunun yanında nefes darlığı ve balgam çıkarma da hastaların en sık karşılaştığı şikayetler arasında yer alır. Hastalar, fiziksel aktivite sırasında ya da basit günlük işler yaparken bile nefes almakta zorlandıklarından şikayet eder. Yine özellikle sabah saatlerinde olmak üzere sık sık balgam çıkarma ihtiyacı hissetmek de ve hırıltı veya göğüste sıkışma hissi KOAH’ın tipik belirtilerinden biridir.”

Risk grubunda olmasına rağmen hasta semptomatik olmayabilir veya semptomlarını doktora başvuracak kadar önemsemeyebildiğini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “Özellikle sigara içenler, 40 yaşın üzerindekiler veya kronik toz ve kimyasal maruziyeti olanlar bu belirtileri fark ettiklerinde KOAH açısından bir doktora başvurmalıdır. Hastalık her bireyde farklı seyreder ve tedavide en temel amaç şikayetlerin azaltılması ve atakların azaltılmasıdır. Her atakta akciğer fonksiyonlarında bozulma olur. Atakların önüne geçmenin en önemli noktaları bireye özgün uygun tedavi, aşılama, sigara ve kirli havadan uzak durulması, gerekli hastalarda ek oksijen desteğinin sağlanması, CPAP ve BIPAP ile pozitif basınç veren cihazların kullanılmasıdır.” Diye konuştu.   

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“KOAH’ın Tanı ve Tedavisinde Çarpıcı Değişikler Var” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Egeli gençler, akciğer kanseri erken tanı kiti geliştirdi https://kocaelibasin.com.tr/egeli-gencler-akciger-kanseri-erken-tani-kiti-gelistirdi/ Thu, 17 Oct 2024 10:40:08 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/egeli-gencler-akciger-kanseri-erken-tani-kiti-gelistirdi/ Ege Üniversitesi, Türkiye’den ve dünyadan havacılık, uzay ve teknoloji tutkunlarının buluştuğu TEKNOFEST Akdeniz’den ödüllerle döndü.

Egeli gençler, akciğer kanseri erken tanı kiti geliştirdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege Üniversitesi, Türkiye’den ve dünyadan havacılık, uzay ve teknoloji tutkunlarının buluştuğu TEKNOFEST Akdeniz’den ödüllerle döndü. TEKNOFEST 2024 İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması’nda, Ege Üniversitesinin EGESAM-BİYOİZLEM Takımı “Sağlık ve İlk Yardım” kategorisinde birincilik ödülünü kazandı.

Tam bağımsız Türkiye vizyonuyla gerçekleştirilen TEKNOFEST 2024 İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması’nda,  Ege Üniversitesinin EGESAM-BİYOİZLEM Takımı; “Kanser biyobelirteç profillerinin belirlenmesinde kullanılmak üzere polimer tabanlı 96’lık ince film mikroözütleme kitlerinin geliştirilmesi”  başlıklı yenilikçi yöntemlerle geliştirdiği projesiyle “Sağlık ve İlk Yardım” kategorisinde birincilik ödülünü sahibi oldu. Ege Üniversitesinin EGESAM-BİYOİZLEM Takımına ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takdim etti.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, EGESAM-BİYOİZLEM Takımını makamında ağırlayarak tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Budak, “Tam bağımsız bir Türkiye hedefi,  Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile milyonları bir araya getiren TEKNOFEST Adana’da tam akredite üniversitemizin rüzgârı bir kez daha esti. EGESAM-BİYOİZLEM Takımınız, İnsanlık Yararına Teknoloji Yarışması’nda birincilik ödülünü aldı. Yenilikçi yöntemlerle geliştirdikleri projeleriyle ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna nitelikli katkı sunan  takımımız bu ödülü ile göğsümüzü kabarttı. Hiç kuşkusuz ki bu ödüller geleceğimiz olan gençlere ilham olacak, genç mucitlerimizi cesaretlendirecek ve motive edecek. Genç araştırmacımızın bilimsel çalışmalarıyla ülkemizin kalkınma sürecine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Önemli başarılarından dolayı EGESAM-BİYOİZLEM Takımını tebrik ediyorum” diye konuştu.

“Yerli ve milli tanı kiti”

Proje ile ilgili bilgi veren Takım Kaptanı, Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü  Analitik Kimya Bölümü Doktora Öğrencisi İlknur Erbaş, “Akciğer kanseri, dünya çapında ve ülkemizde ölümlerin en yaygın nedenidir ve tedavideki önemli gelişmelere rağmen, sağ kalım oranları oldukça düşüktür.  Kanser erken teşhisi için kullanılan teknikler doku kan alımı ya da radyoaktif madde maruziyeti ile tespit edildiğinden insan sağlığı için birçok zararları vardır.  Kanser hastalarına erken tanı konulabilmesi için daha etkin tanı yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma kapsamında akciğer kanser erken tanısını sağlayacak kolay, ucuz, pratik bir örnekleme yöntemi geliştirilmiştir. Hastaların tükürük örneklerine uyguladığımız test kitimiz ile aynı anda 96 kişinin 2 saat gibi kısa sürede metabolimiks çalışması yapılarak kanser erken tanısı biyobelirteçler izlenerek yapılabilmektedir. Patentli bir ürün olan akciğer kanseri erken tanı kitimiz tamamen yerli ve milli bir üründür. Bu çalışmada aynı zamanda metabolik yolak analizleri de yapılmıştır. Bu analizler sonucunda 3 farklı yolağın önemli olduğu bulunmuştur.  Bu yapılan çalışma ile de her hastada oluşan tümör yolağına göre uygun tedavi yaklaşımları uygulanabilecektir. Bu sistem sadece akciğer kanseri değil diğer tüm hastalıkların biyobelirteçlerinin araştırılmasında kullanılabilecek bir üründür” dedi. 

EGESAM-BİYOİZLEM TAKIMI

EGESAM-BİYOİZLEM Takımı, Ege Üniversitesi Solunum Araştırmaları Merkezi (EGESAM) bünyesinde bulunan başta akciğer kanseri ve diğer hava yolu hastalıkları olmak üzere kişiye özel tanı kiti geliştirilmesi  uygulanmasında görev alıyor. EGESAM bünyesinde Translasyonel tıp temel bilimlerdeki laboratuvar araştırmalarının, tanı ve tedavi amaçlı hastaların yararına klinik uygulamalara dönüşümünü hedefliyor. EGESAM-BİYOİZLEM Takımı bu grupta biyoanalitik kimya alanında translasyonel çalışmalar yürütüyor.

   Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Analitik Kimya Anabilim Dalı  öğretim üyesi Doç. Dr. Füsun Pelit’in danışmanlığını yaptığı EGESAM-BİYOİZLEM Takımında; Ege Üniversitesi Analitik Kimya Anabilim Dalı Doktora Öğrencileri  İlknur Erbaş, Tuğberk Nail Dizdaş ve Ebru Çalkan Yıldırım yer alıyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Egeli gençler, akciğer kanseri erken tanı kiti geliştirdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>