?>
?>
Kadının Gücü ve Sanatın Bütünleştirici Etkisi
Kadın, geçmişin aynasında geleceği gören bir ışıktır. Afife Jale’nin sahnesinde yankılanan cesareti, Cahide Sonku’nun sinemada açtığı yollar, Keriman Halis’in zarafetiyle dünyaya duyurduğu kudreti, Mihri Müşfik’in fırçasından taşan devrimci ruhu, Suat Derviş’in kelimelerle işlediği hakikati, Sabiha Gökçen’in gökyüzüne yazdığı özgürlüğü, Seniha Sami’nin tarihe ışık tutan çalışmaları ve Süreyya Ağaoğlu’nun hukuku adaletle yoğuran dirayeti bu sergide sanatçının yüzünde buluşuyor.
Sanatçının yüzü, onların yüzüyle birleşirken, her bir fırça darbesi şu güçlü mesajı fısıldıyor: “Ben senim. Sen de ben olabilirsin.”
Eserleri seslendirenler arasında başta Hande Ataizi’de olmak üzere, sahne sanatları, tıp, edebiyat gibi alanlardan da pek çok isim bulunmakta. Ayrıca eserlerin satışından elde edilecek gelirden Genç İnciler derneğine de katkı sağlanacak olan sergi 8 Mart-8 Nisan tarihleri arasında Nevmekan Sahil Galeri’de sanatseverlerle buluşuyor olacak.
Sanatçı Ceyda Erinç Kimdir?
1978 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Ana Dalından derece ile mezun olmuş, yüksek lisans eğitimini tamamlamış ve halen Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesinde doktora eğitimini sürdürmektedir. Türkiye’nin en önemli ressamlarından Bahri Genç ile çalışmalarına devam eden Erinç, yurt içi ve yurt dışında çok sayıda karma sergiye katılmıştır. Cumhuriyetin 100. yılı onuruna yaptığı 2023 tarihli Atatürk Portresi, özel davet ile Miami Türk Başkonsolosluğu ve Florida Üniversitesi’nde sergilenmiştir.
Genç İnciler Derneği ile İş Birliği Sergi, eğitimde fırsat eşitliği sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Genç İnciler Derneği ile ortak bir bilinç çerçevesinde desteklenmektedir. Dernek, gençlerin güçlü yanlarını fark etmelerine ve potansiyellerini açığa çıkarmalarına yardımcı olmayı amaçlamakta; burs, mentörlük ve kariyer planlama programları ile gençlerin eğitim hayatına katkı sağlamaktadır.
Sanatseverleri Geleceğin Öncüleriyle Buluşmaya Davet Ediyoruz! Bu sergi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; kadınların geçmişten geleceğe uzanan mücadelesine bir saygı duruşudur. 8, yalnızca bir sayı değil; sınırları aşan, yolları açan, geçmişten geleceğe uzanan sonsuzluğu simgeleyen bir döngüdür.
Sergi Açılışı: Nevmekan Sahil Galeri Tarih: 8 Mart 2025
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ceyda Erinç’in; Sekiz – Cumhuriyet Tarihinin Öncü Türk Kadınları Sergisi 8 Mart’ta açılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Atletizm Federasyonu tarafından Ataköy Atletizm Salonu’nda düzenlenen organizasyon Cüneyt Koryürek U20 Türkiye Salon Şampiyonası & Balkan U20 Salon Şampiyonası Milli Takım Seçmesi olarak gerçekleştirildi.
18-19 Ocak 2025 tarihinde İstanbul’da yapılan u20 Türkiye şampiyonasına 45 ilden 459 sporcu katıldı.
Nevşehir’in başarılı Atletizm antrenörü Hakan Köstekçi nezaretinde çalışmalarını sürdüren Nevşehir Belediyesispor Kulübünün atletleri yine büyük başarılar elde ederek Nevşehir’i gururlandırdı.
800 metre erkekler kategorisinde sporcumuz İbrahim Gökgöz 1.51.84 koşarak Nevşehir tarihinin en iyi derecesini elde ederek Türkiye İkincisi (2.si) oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nevşehir Tarihinin En iyi Derecesini Yaparak Türkiye İkincisi Oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Nevşehir il merkezindeki içme suyu ihtiyacının karşılanması ve mevcut altyapının yenilenmesi amacıyla Nevşehir Belediyesi ve DSİ arasında imzalanan protokol çerçevesinde toplam 3 etaptan oluşan projenin 1. etabı hızla ilerliyor. Toplam 3 etaptan oluşan Nevşehir tarihinin en büyük altyapı projesinin 1. etabında yer alan ve Arzu Kamber, Senirin ve Çat kuyularından alınacak suyun yaklaşık 14,40 kilometrelik hat ile il merkezinde bulunan stat altı su deposu yakınına getirilmesi çalışmalarında 10.km’ye gelindi.
Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı da bugün Çat Kavşağı yakınlarındaki çalışma alanında incelemelerde bulundu. Çalışmalar hakkında başkan yardımcıları ve yüklenici firma yetkililerinden bilgi alan Başkan Arı, projenin 1. etabında içme suyu ana isale hattı yenilemesi ile birlikte 3 adet terfi merkezi, 3 adet toplama deposu (300 metreküp), 1 adet 500 metreküplük terfili depo, hat üzerindeki sanat yapılarının imalatı ve enerji nakil hatlarının yapımının gerçekleştirileceğini açıkladı.
Projenin tamamlanması ile birlikte şehrin uzun yıllar içme suyu altyapı problemi yaşamayacağının müjdesini veren Arı, “Şükürler olsun projemizde Çat Kavşağı’na kadar geldik. Daha önce içme suyu ana isale hatlarımızda sürekli arıza veren ve bu sebeple şehrimizde su kesintilerine sebep olan eski nesil borular verdi. Şimdi yeni nesil polietilen borularla hattımızı güçlendiriyoruz. Artık 100 yıl boyunca arıza vermeyecek ve beraberinde vatandaşlarımız daha sağlıklı içme suyuna kavuşacak. Bunla birlikte kayıp ve kaçaklar dolayısıyla maddi kayıplarımızın ortadan kalkması ile birlikte içme suyu kaynaklarımızı daha verimli kullanacağız.” diye konuştu.
Nisan ayında şehri adeta bir şantiye alanına çevirerek ciddi bir altyapı ve üstyapı hamlesine daha başlayacaklarını da duyuran Başkan Arı sözlerini şöyle sürdürdü; “Şehrin imarı ve inşası noktasında Nisan ayı bizim için milat olacak. Belediye başkanları altyapı şehirler için hayati öneme sahip olmasına karşın görünmediği gerekçesiyle altyapı yatırımına girmeyi düşünmez. Biz şehrimizin sadece bugününü değil yarınlarını da düşünüyoruz. Hem şehrin güzelliğini arttıracak hem görselliği ortaya koyacak işler yaparken asıl önemli olan işimizin de altyapı olduğu bilinciyle çalışıyoruz. Çünkü belediyecilik bizim işimiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nevşehir Tarihinin En Büyük Altyapı Projesi Hızla İlerliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Konya’nın ihracat alanındaki tarihi başarısını değerlendiren Başkan Altay şu görüşlere yer verdi:
“Cumhuriyet tarihimizin ihracat rekorunun tazelendiği bu anlamlı yılda, Konya’mızın 2024 yılı ihracat rakamlarıyla ülkemize kazandırdığı başarıdan gurur duyuyoruz. 3 milyar 553 milyon dolarlık ihracat ile Konya, sadece ekonomik büyüklüğünü değil, aynı zamanda üretim gücünü, girişimci ruhunu ve dünya pazarındaki etkinliğini de kanıtlamıştır” diye konuştu.
Konya’nın, gösterdiği bu atılımla yalnızca Türkiye’de değil, küresel çapta da yükselen bir değer haline geldiğini kaydeden Başkan Altay, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Konya sanayisinin kalkınması için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. Bu tarihi başarıda emeği geçen, alın teri döken tüm sanayicilerimizi, iş insanlarımızı, üreticilerimizi ve çalışanlarını canı gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Altay 2024’te Cumhuriyet Tarihinin En Yüksek İhracat Hacmine Ulaşan Konyalı Sanayicileri Kutladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Gizemli bir uzay gemisi Dünya’ya çarptığında, genç bir kadın ile bir grup asker, gezegenin en büyük tehdidiyle yüzleşmek zorunda kalırlar ve önemli bir keşifte bulunurlar. Kaza kurtarma ekibinin üyeleri, enkaz altında hayatta kalanları ararken, hayal dahi edemeyecekleri kadar korkunç, gizemli ve yırtıcı yaşam formlarıyla karşılaşırlar. Bu yeni tehdidin ortadan kalkması her şeyin sadece başlangıcı olacaktır. Çünkü arama ekibi, hayatta kalmak için savaşırken, yaptıkları keşfin sonucunun bildikleri Dünya’yı sonsuza kadar değiştirmesi gerçeğiyle yüzleşecekler.
Korku ve bilimkurgu türünün imza serilerinden ‘Alien’, bu sene beyazperdedeki Disney Studios imzalı ‘Alien: Romulus’ adlı son serüveninden sonra bu sefer bambaşka bir hikayeyle ve dizi formatında geliyor. 8 bölümden oluşan ve ilk tanıtımı ile görseli yayınlanan ‘Alien: Earth’, izleyicileri bu uzun soluklu maceranın 30 yıl öncesine götürecek. Sydney Chandler’ın başrolünde olduğu dizi uluslararası pek çok ismi barındıran geniş oyuncu kadrosuyla, sevenlerine heyecan dolu bir hız treni deneyimi yaşatacak.
Alex Lawther, Timothy Olyphant, Essie Davis, Samuel Blenkin, Babou Ceesay, David Rysdahl, Adrian Edmondson, Adarsh Gourav, Jonathan Ajayi, Erana James, Lily Newmark, Diem Camille ve Moe Bar-El’in oyuncuları arasında yer aldığı ‘Alien: Earth’, 2025 yılında sadece Disney+’ta seyredilebilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sinema tarihinin kült serilerinden ‘Alien’ fırtınası, yeni dizi ‘Alien: Earth’ ile sadece Disney+’ta esmeye devam edecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Doğal çevrenin korunması amacıyla hayata geçirdiği proje ve yatırımlarla dikkat çeken Nevşehir Belediyesi, şimdi de Belediye Başkanı Rasim Arı’nın öncülüğünde Nevşehir tarihinin en büyük ağaçlandırma seferberliğini başlatıyor. Bu kapsamda, Nevşehir Belediyesi tarafından alınan ve her biri 3 yaş üzeri olan yaklaşık 1,5 milyon sedir fidanının Nevşehir’e nakliyesi başladı. Binlerce fidanın yüklü olduğu tırlar Park ve Bahçeler Müdürlüğü tesislerine ulaşırken Belediye Başkanı Rasim Arı da bugün beraberinde başkan yardımcısı Hasan İler ile birlikte fidanların depolandığı alanda incelemelerde bulundu.
Gelecek kuşaklara daha yeşil bir Nevşehir bırakmak arzusunda olduklarını ve bunun için ağaçlandırma çalışmalarına büyük önem verdiklerini vurgulayan Arı, yeşil alanlar, kavşaklar, parklar, yürüyüş yolları ve cadde kenarlarına dikecekleri fidanlarla hem doğanın korunmasına katkı sunacaklarını hem de şehre görsel olarak zenginlik katacaklarını ifade etti.
1,5 milyon fidanı aynı zamanda dileyen sivil toplum örgütleri, mahalle ve köy muhtarlıkları ve vatandaşlara da dağıtacaklarını kaydeden Arı, “Doğanın korunması ve şehrimizin yeşil alanlarının artırılması, geleceğimiz için büyük bir öneme sahip. Bu proje ile hem çevremizi güzelleştiriyor hem de gelecek nesillere daha sağlıklı bir yaşam alanı bırakıyoruz. Gerçekten Nevşehir tarihine iz bırakacak bir projeye. Bu fidanları toprakla buluşturmak için şehrimizdeki tüm sivil toplum kuruluşları, muhtarlarımız ve vatandaşlarımızla işbirliği yapacağız.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nevşehir tarihinin en büyük ağaçlandırma seferberliği başlıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İKÇÜ’lü ve Moğol araştırmacıların çalışmalarıyla keşfedilen, Bilge Kağan ve Kül Tigin yazıtlarında adı geçen, fakat bugüne kadar yeri tespit edilemeyen Togu Balık şehri başta olmak üzere; Van, Aladağ’daki Anadolu’da ilk Moğol şehir kalıntılarının bilim insanları tarafından tartışılacağı çalıştayın açılışı üst düzey protokolün katılımıyla yapıldı.
“Moğolistan’daki Tarihi Şehir Kalıntıları ve Togu Balık” Çalıştayının açılış programını, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, Moğolistan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ochirkhuyag Bayanjargal, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof.Dr. Muzaffer Şeker, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Türk Kazı Heyeti Başkanı olan Türk İslam Arkeolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ersel Çağlıtütüncigil, Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof.Dr. Ahmet Taşağıl, Yargıtay Üyesi Alp Arslan, Moğol ve Türk Tarihçi, Arkeolog, Türkolog akademisyenler ile çok sayıda öğrenci takip etti.
Türk Dünyası ve Kazı Çalışmaları Denince Akla İKÇÜ Geliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, yeni tarihi keşiflerin sergilendiği araştırmaların emeğin dışında insanüstü bir çaba gerektirdiğini kaydettiği konuşmasında, iki ülkenin bilim insanlarının ve akademilerinin tarihe önemli bir imza attığını söyledi. Bakan Yardımcısı Dr. Çam, “Buralara kolay gelinmedi. Zaman alan, yatırım gerektiren, heyecan gerektiren, aşk gerektiren bir çalışma. Her biri ayrı zenginliğe sahip 210 üniversitemiz var. Ama Moğolistan denince, Türk Dünyası ve kazı çalışmaları denince benim aklıma İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi gelmekte. Bu kolay olmuyor, yıllarca sahalara gidip gelerek, sabırla gönülden bir çaba gerektiriyor. Buna biz şahit olduk. İki ülkenin bilimler akademileri yıllar süren bir gayret içine girdi. Türk dünyasının geçmişi ve insanlığın geçmişi ile ilgili çalışmaların altyapısı adım adım kuruluyor” dedi.
Ortak Lehçeye Doğru Giden Çok Farklı Bir Noktayız
Türkiye’nin Türk Dünyası ile karşılıklı iş birlikleriyle geldiği noktanın önemli bir diplomatik başarı olduğunu aktaran Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, ortak alfabe, ortak lehçeye doğru giden çok farklı bir noktaya ulaşıldığını vurguladı. Bakan Yardımcısı Dr. Çam, “Karşılıklı iş birliklerimiz ile bizim de yitirmek üzere olduğumuz kültürel değerlerin yeniden kazandırılması konusunda Türk Dünyasının da bizlere çok büyük hizmetleri oldu. TİKA’nın destekleriyle Orhun Yazıtlarının olduğu bölgedeki kazılar, o bölgeye giden yollarının yapılması, müzenin inşa edilmesinin ardından ikinci aşama Bilge Tonyukuk müzesi oldu. Suni tartışmalardan uzak, nice çalışmalarımız kendi mütevazılığı içinde başarıyla yol almaktadır. Artık ortak alfabe, ortak lehçeye doğru giden çok farklı bir noktayız. Arkeolojik çalışmalar tarihi eserlerin yeniden yazılmasının çok ötesinde, diplomatik, siyasi ve kültürel açıdan önemli hatta coğrafyalarda barışın sağlanmasında da çok etkili. Sadece geçmişten günümüze uzanan değil, köklerimize inerek kültürel çarpışmaların yaşandığı küresel diplomaside; Türk Dünyasının da kendini koruması, geliştirmesi, mücadelede bende varım demesinin başka bir çeşididir. İKÇÜ, TÜBA ve TİKA’ya Bakanlık olarak destek vermeye devam edeceğiz. Burada özellikle İKÇÜ’yü, Sayın Rektörümüzü, tüm kadrosunu, bölgedeki özel çalışmaları için özellikle Şaban Hocamızı, Bilimler Akademimizi, Muzaffer Hocamızı, zorlu şartlarda başarılı çalışmalara imza atan TİKA’yı, değerli Başkanımızı emekleri için kutluyorum. Sayın Bakanımızın selamlarını iletiyorum. Emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyorum” ifadelerini kullandı.
İki Ülke Dostluğuna Önemli Katkılarda Bulunuyoruz
İki ülkenin ortak kültürel bağına ışık tutmaktan duydukları memnuniyeti paylaşan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TİKA, TÜBA’nın en büyük destekçileri olduğunu vurguladı. İslamiyet öncesi Türk medeniyetini açığa çıkarmak yönündeki çabalarının bilim tarihine önemli imza attığına işaret eden Rektör Prof. Dr. Köse, “Türk tarihinin en eski yazıtlarının bulunduğu Orhun bölgesinde yaptığımız çalışmalarla dünya mirasına da önemli eserleri kazandırdık. Türk-Moğol ilişkilerinin derinliğine ışık tutmaya çalıştık. Bilim diplomasisine ve ülke dostluğuna yönelik çalışmalarımıza da özel önem veriyoruz. Zira bu konuda Moğol paydaşlarımız da en az bizim kadar istekli ve dostluğun temeline uygun gelişmesi için güçlü bir motivasyona sahipler. Onların ifadesi ile biz onların üçüncü komşusuyuz. Sayın mevkidaşım Prof. Dr. Bayanjargal’in ziyaretleri kapsamında yeni ortak lisansüstü eğitim protokolü ve diğer Moğolistan’daki akademik kurumlarla kurduğumuz güçlü ilişkiler, ortak diploma programları iki ülke ilişkilerinin geleceğine yönelik önemli bir misyonu daha yerine getirmektedir. Çalıştayın sonuçlarının iki ülke dostluğuna ve bilim dünyasına önemli katkılar sağlamasını temenni ediyorum. Bu çalışmalarda paydaşımız olan Moğolistan Devlet Üniversitesine, TİKA’ya, Türkiye Bilimler Akademisine, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza kalbi şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
Tarihi Bağımızı Araştırmalarla da Kanıtladık
Moğolistan’da Türkoloji bölümü olan tek üniversite olduklarını kaydeden Moğolistan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ochirkhuyag, kendileriyle yakın çalışan ve birlikte adım atan İKÇÜ’ye teşekkür etti. Çalıştayın ilerleyen süreçte yapılacak araştırmalara yön göstermesi temennisini paylaşan Prof.Dr. Ochirkhuyag, “Avrasya’nın iki yakasında yer alan iki kardeş ülke Moğolistan ve Türkiye, aralarındaki tarihi ve kültür bağını yürütülen çalışmalarda da kanıtlamaktadır. İki kardeş ülke Yükseköğretim çalışmalarında yakın iş birliği içindeler. İKÇÜ ile 2019 yılında imzalayarak başladığımız ilk protokolden bu yana geçen 5 yılda önemli çalışmalar yaptık. Ortak birçok programımız, beş çalıştayımız var. İki ülke arasında öğrenci ve öğretim elemanı hareketliliği artarak devam ediyor. Van Aladağ keşfinde de birlikte çalışıyoruz. Yeni bir protokol ile de bu başarılı sürece devam edeceğiz. Bu sürece katkı sunan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Ortak Alfabe İle Türkiye Yüzyılı Önemli Bir Mesafe Alacak
Moğolistan’ın Türkiye’ye gösterdiği yakın ilgi ve sevgiden aldıkları sinerji ile akademi olarak özveriyle çalıştıklarını vurgulayan TÜBA Başkanı Prof.Dr. Muzaffer Şeker, İKÇÜ ve Moğolistan Akademisi ile ortaklaşa yürütülen çalışmalara katkı sunmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. Başkan Şeker, “Moğol tarafındaki sevginin bize yansıması çok önemli. Moğolistan Bilimsel Akademisi üzerinden dostlarımızla birlikte ortak hareket etmek, Atayurtlarımızı desteklemek, ortak kültür paydalarımızı keşfetmek ve gençlere bu bağı hatırlatmak bizlerin üstlendiği ulvi bir görevdir. Türk tarihine ışık tutan tüm arkeolojik kazılara Kültür ve Turizm Bakanlığımızın verdikleri desteğin de altını çizmek gerekir. Günümüzde hala kullanılan, iki ülke arasında 2 bine yakın ortak kelime birliği var. Türk Dil Kurumumuzun da bu sürece yaptığı önemli katkıları var. Ayrıca Türk Devletleriyle ortak alfabeye geçilmesi yönünde atılan adımların ilişkilerimize değerli katkılar sunacağını, ortak alfabe ile Türkiye Yüzyılının önemli bir mesafe alacağını belirtmek isterim. Özellikle tarihi bağlarımızın olduğu kardeş ülkelerle ilişkilerimizin güçlenmesi, Türkiye’nin dünyadaki gücüne destek olması açısından önemli bir kuvvet olacaktır” şeklinde konuştu.
Madalyonun Diğer Yüzüne Işık Tuttuk
Çalıştay düzenleme kurulu adına konuşan Türk Kazı Heyeti Başkanı Türk İslam Arkeolojisi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Ersel Çağlıtütüncügil, bölgede yürütülen araştırmalarla ilgili bilgi verdi. İslam öncesi dönem ve İslam sonrası dönemin tarihsel kalıntılardaki yansımalarını anlatan Prof.Dr. Çağlitütüncügil, Türklerin sadece at üstünde göçebe şekilde yaşamadıklarına dair önemli keşiflerde bulunduklarını söyledi. Prof. Dr. Çağlitütüncügil, “Biz Türk ve Moğol araştırmacılar olarak bölgede yaptığımız kazılarda aslında madalyonun diğer yüzüne ışık tuttuk. Türkler sadece at üstünde göçer hayat sürmediler. Yakın zamanda keşfini yaptığımız “Togu Balık” kentinde nasıl bir şehir hayatını inşa ettiklerini görüyoruz. İslamiyet sonrasında şehirler mahallelere bölünmüş, Müslümanlar ile diğer din mensupları arası duvarlarla ayrılmış. İslamiyet öncesinde de buna benzer kamu yapılarını, mahalleleri, sarayları, konutları görüyoruz. Asıl mesele araştırmaların neticelerinin arkeolojik yapılara inme meselesiydi. Bölgedeki Çarlık Rusyası döneminde bütüncül çalışmalar yapılmamıştı. O yüzden şehircilik tarihine ilişkin tüm çalışmalarımızda çok sabırlı davranmamız gerekiyordu. Zamanın ekonomik ve sosyal etkileri ile birlikte kervan yollarının da önemini yitirmesiyle inşa edilen şehirler zamanla kaderlerine terk edilmiş, adları ve de yerleri unutulmuştu. Togu Balık da bunlardan bir tanesiydi. İşte bu muazzam bilgilere ulaşmamızı sağlayan, her daim destek veren Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, değerli Bakan Yardımcımız Dr. Serdar Çam’a TÜBA başkanımız Prof.Dr. Muzaffer Şeker’e TİKA’ya, rektör hocamız Prof. Dr. Saffet Köse’ye, değerli yardımcılarına, Moğolistan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ochirkhuyag Bayanjargal’a, Moğolistan araştırmalarının öncüsü, ordaki nüfuzundan her aşamada faydalandığımız Dekanımız Prof. Dr. Şaban Doğan Hocamıza, yol arkadaşımız olan tüm Moğol araştırmacı akademisyenlerimize, değerli tarihçilerimize ve genç araştırmacılarımıza ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu.
Ülkemizin Yüz Akı Olacaktır
Protokole hediye takdiminin ardından Türk tarihinin Türk boyları sisteminin anlaşılması ile bütüncül bir yaklaşım ile anlaşılacağını ifade eden Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof.Dr. Ahmet Taşağıl’ın “Türk Tarihinde Togu Balık” başlıklı açılış konferansına geçildi. “Togu Balık’ın keşfinin yerleşim tarihi açısından bir kilometre taşı olduğunu aktaran Prof.Dr. Taşağıl, keşfin Türk tarihine yeni bir soluk ve bakış açısı kazandırdığını belirtti. Prof.Dr. Taşağıl, “Kaynaklarda adları geçiyor ama bunları arkeolojik olarak doğrulamak apayrı bir başarıdır. Türk tarihi açısından yeni buluşlar bizleri heyecanlandırıyor. Bu araştırmanın öncülüğünü, bayraktarlığını hak ederek İKÇÜ yapacaktır. Bunu takdir ediyorum, ülkemizin yüz akı olacaktır. Biz de elimizden geldiğince desteklemeye çalışıyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm arkadaşlarımıza, Moğol meslektaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Devletimizin tüm kurumlarına minnettarlığımızı ifade ediyorum” dedi.
Açılış programı, Moğolistan’da gerçekleştirilen keşif çalışmalarında yer alan Prof. Dr. Şaban Doğan, Prof. Dr. Anıl Yılmaz, Doç. Dr. Serdar Vardar, Doç. Dr. Enkhtur Altangerel, Dr. Öğr. Üyesi Munkhtulga Rinchinkhorol, Dr. Batbold Gonchig’e teşekkür belgesi ve hediye takdimi ile devam etti.
Bizlere O Işığı Yaktıran Sayın Çam Oldu
Ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapan Prof. Dr. Şaban Doğan, duygularla ifade edemedikleri bir keşfe imza atmaktan duydukları mutluluğu paylaştı. Togu Balık’ın gün yüzüne çıkmasında dönemin TİKA Başkanı olan Dr. Serdar Çam ile Moğolistan’da tanışmalarının kendisi için motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Prof. Dr. Doğan, “Bize inanan güvenen değerli bakanımıza, TÜBA başkanımıza çok şeyler borçluyuz. Bizlere her aşamada destek oldular. Hem Moğolistan’da hem Türkiye’ de işlerimizi inanılmaz kolaylaştırdılar. Bize yerleşim yeri çalıştıran Ali İhsan Hocam ve Ahmet Taşer Hocamın desteği ve teşviki de bizim çok önemliydi. Sayın Bakan Yardımcımız Sayın Çam TİKA Başkanı iken Moğolistan ziyareti esnasında çabalarımızı görünce ‘İsterseniz size bir otobüs, dershane verelim. Türk kültürünü Moğolistan’ın dağlarında anlatın’ demişti. Hareket noktamızı oluşturan bizlere o ışığı yaktıran Sayın Çam oldu. Bu keşif Sayın Bakan Yardımcımız Dr. Çam ve TÜBA Başkanımız Prof. Dr. Şeker Hocamızın gayret ve desteğiyle gerçekleşti. Şahsım ve kurumum adına kendilerine çok teşekkür ediyorum” şeklinde duygularını ifade etti.
Açılış konuşmalarının ardından çalıştay oturumlarına geçildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk Tarihinin Kilometre Taşı “Togu Balık” Çalıştayı Yapıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>