?>
?>
Türkiye’nin en büyük özel sektör çay üreticisi Doğuş Çay ve TEMA Vakfı işbirliğiyle yürütülen ‘Her Dem Toprak İçin’ projesi kapsamında, Rize’nin en önemli geçim kaynaklarından olan çayın sağlıklı topraklarda, aynı lezzet ve kalitede yetiştirilmesini sağlamak amacıyla eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştiriliyor. Yoğun kimyasal gübre kullanımı sonucunda çay topraklarının yüzde 86’sının aşırı asidik hale gelerek verimli ve sürdürülebilir çay tarımını tehdit etmesi nedeniyle başlatılan projede, toprağın sağlığına kavuşmasıyla birlikte çay tarımının sürdürülebilirliği yeniden tesis ediliyor.
Çay tarımı için toprak pH değeri ideal seviyeye ulaştı
Projenin 2021-2024 yıllarını kapsayan üçüncü aşamasında; Rize’nin İkizdere, Fındıklı, Çayeli, Güneysu, Merkez ve Pazar; Trabzon’un Of ve Artvin’in Kemalpaşa ilçelerindeki toplam 8 farklı bahçede toprak ıslahı çalışmaları yapıldı. Topraktaki asitliği gidermek üzere yapılan organik gübre, tarım kireci, çay atığı kompostu ve çapalama çalışmalarıyla kimyasal gübrelerden uzaklaştırılan topraklar hızla sağlığına kavuşmaya başladı.
Başlangıçta toprağı ekstrem asit (ortalama pH değeri 4,1) olan tüm bahçelerde yapılan uygulamalar ile toprak asitlik değeri, çay için ideal seviyelere (pH 5,0-6,0) ulaştı. Ayrıca topraktaki mikroorganizma faaliyetlerinde de artış gözlemlendi.
Sadece verimi değil, çayın kalitesi de arttı
Yapılan çalışmalar sonucunda toprak sağlığındaki iyileşme, çay kalitesine de yansıdı. Uygulama yapılmayan topraklara kıyasla ortalama yüzde 58 verim artışı sağlanırken, her yıl yapılan yaş çay yaprak analizlerine göre, 2024 yılı sonunda çayın tat ve aromasına etki eden polifenol miktarında yüzde 32, demin suya geçme oranına etki eden ekstrakt miktarında yüzde 8 artış oldu. Kuru çay randımanına olumsuz etki eden selüloz miktarı ise yüzde 35 azaldı.
“8 yılda toplam 13 bin 600 kişiye ulaşarak önemli ölçüde farkındalık sağlandı”
2016–2017 yıllarında farkındalık eğitimleriyle başlayan ‘Her Dem Toprak İçin’ projesi, zaman içinde kapsamını genişleterek örnek tarım uygulamaları ve toprak iyileştirme çalışmalarıyla gelişimini sürdürdü. 2018–2020 döneminde Rize merkezli uygulamalara ağırlık verilirken, 2021–2024 yıllarını kapsayan üçüncü aşamada çalışmalar Trabzon ve Artvin illerini de kapsayacak şekilde genişletildi.
Doğuş Çay Yönetim Kurulu Üyesi Harika Karakan Batallı, proje kapsamında yürütülen eğitim çalışmalarının 8 yıl içinde 13 bin 600 kişiye ulaştığını kaydederek, “Projemizin hedef kitlesindeki tüm kesimlere çay bitkisinin ekolojisine uygun toprak koşulları, bitki besleme, gübreleme, budama, hasat ve toprak yönetimi konusunda bilgilendirme çalışmalarıyla teorik ve pratik yöntemler TEMA Vakfı tarafından sunuldu. Bu çalışmalar ile çay üretimini en kaliteli ve sürdürülebilir hale getirmek, toprağı iyileştirerek gelecek nesillere aktarmak amacıyla önemli bir farkındalık sağladık” şeklinde konuştu.
“Hem bölge insanını hem de ülke ekonomisini desteklemeyi hedefledik”
Projenin rapor sonuçlarını da değerlendiren Batallı, Türkiye’de erozyon ve çölleşmeyle mücadele eden, başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıkların korunmasına yönelik bilimsel temelli çalışmalar yürüten TEMA Vakfı ile iş birliği yapmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Batallı, “Toprağın sağlığına kavuşmasıyla elde ettiğimiz verim artışı ve ürün kalitesi, sürdürülebilir ve lezzetli çay üretimi için çok değerli. Kuruluşumuzdan bu yana, 40 yıldır sahip çıktığımız ilke ve değerlerimizle standartlara, insan sağlığına ve doğaya gösterdiğimiz özeni bugün de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugün, Rize’de 5 adet çay işleme ve Ordu’da 1 adet çay paketleme fabrikası ile yıllık 50 bin ton üretim kapasitesine sahip bir şirket olarak 55 bin çay çiftçimiz ile bu alanda önemli bir yol aldık. Çalışmalarımızın kazanımlarını somut olarak ölçebilmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.
Çay üretimini sağlıksız üretim tehdidinden kurtarmanın önemini de vurgulayan Batallı, “Ülkemizi dünya tüketiminde birinci, üretiminde ise beşinci sıraya taşıyan; sudan sonra en çok tüketilen içecek olan çayın sağlıklı topraklarda üretilmesi ve bu üretimin sürdürülebilir kalite ve lezzette olması, sadece markamızın doğduğu Rize’deki bölge insanımızın değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin de kalkınması ve en önemlisi tüketicilerimizin hak ettikleri değeri görmesi anlamına geliyor. Bu nedenle, hem üreticilerimizin hem de tüketicilerimizin geleceğini düşünerek çıktığımız bu yolda gösterdiğimiz özen ve emeğe önümüzdeki dönemde de hız kesmeden devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
“Toprağı korumak, yaşamı korumaktır”
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, sağlıklı toprağın; yaşamın ve doğanın sürdürülebilirliği açısından temel bir unsur olduğuna dikkat çekti. Ataç, “Toprak sağlığı tarımsal bir mesele olmanın yanı sıra ekosistemlerin devamlılığı, biyolojik çeşitliliğin korunması ve insan yaşamı için de hayati bir öneme sahiptir. TEMA Vakfı olarak iki toprak sevdalısı Kurucu Onursal Başkanımız, merhum Hayrettin Karaca ve merhum A. Nihat Gökyiğit’in çizdiği ‘sağlıklı toprak, sağlıklı yaşam’ ilkesiyle kurulduğumuz günden bu yana, toprağın korunmasını bir çevre politikası değil, bir yaşam politikası olarak görüyoruz. Doğuş Çay ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz ‘Her Dem Toprak İçin’ projesi de bu anlayışımızın somut bir yansımasıdır. Bu projeyle bir kez daha gördük ki, toprağı doğru yöntemlerle iyileştirdiğimizde yalnızca verim artmıyor; aynı zamanda ürün kalitesi yükseliyor, üretici destekleniyor ve tüketiciye daha sağlıklı ürünler ulaşıyor. Sağlıklı bir toprağın sağladığı bütünsel faydalar, hem bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya hem de yarının yaşam hakkını güvence altına almaya hizmet ediyor. Bu proje, sağlıklı toprağın sürdürülebilir tarım için nasıl temel bir unsur olduğunu göstermesi açısından son derece değerli bir örnek olmuştur. TEMA Vakfı olarak bu sürecin her aşamasında yer almak ve uzun soluklu bu iş birliğiyle toprağı koruyarak üreticiyi desteklemek, bizim için hem büyük bir sorumluluk hem de büyük bir umut kaynağı” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Doğuş Çay ve TEMA Vakfı’ndan sağlıklı topraklar ve sürdürülebilir çay tarımı için ortak adım yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Fruit Logistica 2025 Fuarı’nda, Muğla’nın yerel üreticilerine ait tarımsal ürünler sergilendi. Muğla Büyükşehir Belediyesi ile Muğla Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle hazırlanan stantta portakal, greyfurt, domates, nar gibi taze meyve ve sebzelerin yanı sıra bölgedeki kooperatiflerin ürettiği çeşitli ürünler de tanıtıldı.
Fuarda Sertifikalı Üretim Süreçleri Ziyaretçilere Anlatıldı
Dünyanın dört bir yanından tarım sektörü temsilcilerini bir araya getiren fuarda, uluslararası firmalarla iş birliği görüşmeleri gerçekleştirildi. Muğla’nın yöresel ürünlerinin global pazardaki yerini güçlendirmek amacıyla yapılan temaslarda, ihracat olanakları değerlendirildi. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, sağlıklı tarımsal üretimi desteklemek amacıyla yürütülen sertifikalı üretim süreçleri ve gıda analiz laboratuvarlarında yapılan kalite kontrolleri hakkında ziyaretçilere bilgi verdi.
Fuarda, Muğla’nın tarımsal üretim potansiyelinin uluslararası alanda tanıtılması amacıyla Türk-Alman İşadamları Derneği ve Türk Konsolosluğu yetkilileriyle de görüşmeler gerçekleştirildi.
Kallem: “Yöresel Ürünlerimizi ve Kalite Standartlarımızı Anlattık”
Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Buket Kallem, fuarın oldukça verimli geçtiğini belirterek, “Yöresel ürünlerimizi uluslararası iş birlikleriyle daha geniş bir pazara tanıtma fırsatı bulduk. Ürünlerimizin yalnızca tanıtımını yapmakla kalmadık, aynı zamanda kalite standartlarına uygun şekilde üretildiğini de anlattık. Pazar payımızı genişletmek adına Türk-Alman İşadamları Derneği ile önemli görüşmeler gerçekleştirdik” dedi.
Başkan Aras: “Muğla’yı Turizmde Olduğu Gibi Tarımda Da Bir Marka Şehir Haline Getirmeliyiz”
Muğla’nın sadece turizmle değil, tarımsal üretim ve ihracat potansiyeliyle de küresel arenada yer alması gerektiğine dikkat çeken Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Ahmet Aras; “Bölgedeki üreticilerimizin daha geniş pazarlara açılmasını sağlamak, yerel tarımı sürdürülebilir ve katma değerli hale getirmek adına uluslararası organizasyonlara katılım büyük önem taşıyor. Fruit Logistica gibi dünya çapında sektör temsilcilerini bir araya getiren fuarlar, bizim için yalnızca ürünlerimizi tanıtma değil, aynı zamanda iş birlikleri kurma ve ihracat imkanlarını artırma açısından önemli fırsatlar sunuyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak, üreticilerimizi desteklemek, ürünlerimizin değerini artırmak ve yerel kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla bu tür organizasyonları önemsiyor ve her fırsatta destekliyoruz. Muğla’yı turizmde olduğu gibi tarımda da bir marka şehir haline getirmeliyiz.”” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Muğla Tarımı Fruit Logistica Berlin Fuarı’nda Tanıtıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Torbalı Belediyesi, tarımı yok eden “Hobi bahçelerini” mühürledi
Demir: “Hobi bahçelerine asla geçit vermeyeceğiz!”
Tarım arazileri, hobi bahçeleri adı altında yok edilmeye devam ediyor. İlçenin dört bir yanına yapılan yapılar nedeniyle tarım yerle bir olurken, Torbalı Belediyesi’nin hobi bahçeleri ile mücadelesi sürüyor. Bu kapsamda Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir’in talimatı ile denetimlerini sıklaştıran Torbalı Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri, tarım alanlarını yok eden hobi bahçelerini tespit ederek bir bir mühürlemeye devam ediyor. Son olarak belediye ekipleri, Saipler, Dirmil, Bozköy, Karakızlar, Dağkızılca, Çamlıca ve Demirci mahallelerinde yer alan hobi bahçelerini mühürledi. Mühürlenen hobi bahçelerine para cezası da uygulayacak olan Torbalı Belediyesi, tarım arazilerini talan edenlere geçit vermeyecek.
DEMİR: “DOĞAL DEĞERLERİMİZİ KORUMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Bakanlık’tan, Çevre Şehircilik Müdürlüğü’nden ve vatandaştan gelen şikayetler üzerine harekete geçen Torbalı Belediyesi, tarım alanlarını talan edenlere karşı mücadele etmeye devam edileceğini açıkladı. İlçe genelinde hobi bahçelerine karşı denetleme ve mühürleme işlemlerinin aralıksız süreceğini ifade eden Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, “Tarım arazilerimizin korunması amacıyla hobi bahçelerine asla geçit vermeyeceğiz. Son olarak Saipler, Dirmil, Bozköy, Karakızlar, Dağkızılca, Çamlıca ve Demirci mahallelerinde bulunan hobi bahçelerini mühürledik. Tarım arazilerini hobi bahçesi olarak tahsis eden kişilere gerek para cezası gerekse yasal işlem uygulamaya devam edeceğiz. Hemşehrilerimizle el ele doğal değerlerimizi korumayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Torbalı Belediyesi, tarımı yok eden “Hobi bahçelerini” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bornova’nın 12 kırsal mahallesinde 100’den fazla üreticinin faydalanması planlanan hizmetle, üreticilerin en büyük maliyet kalemlerinden biri olan nakliye yükü ortadan kaldırılıyor.
“Yerel üreticinin yanında olmaya devam edeceğiz”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, zeytin üretiminin Bornova’nın tarımsal kimliği için önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, ”Ancak ilçemizde zeytinyağı fabrikası olmaması nedeniyle üreticilerimiz yüksek nakliye maliyetleriyle karşı karşıya kalıyordu. Bu hizmetle üreticimizin mali yükünü azaltmayı ve emeğinin karşılığını daha iyi almasını sağlamayı hedefliyoruz. Bornova Belediyesi olarak yerel üreticimizin her zaman yanındayız, onlara destek olmaya devam edeceğiz” dedi.
İlk nakliyede üreticinin yüzü güldü
Hizmetten yararlanan ilk üretici Kayadibi Mahallesi’nden Mahmut Ceylan oldu. Topladığı zeytinler, Bornova Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’ne ait araçlarla zeytinyağı fabrikasına taşındı. Üretilen zeytinyağı ise aynı şekilde evine teslim edildi. Ceylan, “Nakliye maliyeti bizler gibi küçük üreticiler açısından büyük bir yük. Bornova Belediyesi sayesinde bu yükten kurtulduk. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Eşki: “Üreticimizin yükünü hafifletiyor, tarımı güçlendiriyoruz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>ELAZIĞ – Kahramanmaraş merkezli yaşanan depremlerin ardından Elazığ‘da çiftçiler mevsimlik işçi bulmakta zorlanıyor. Depremden dolayı işçilerin dağıldığını aktaran çiftçiler, zorluk çektiklerini söyledi.
Depremin ardından Elazığ ve Malatya’da başta olmak üzere Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da mevsimlik işçilere ulaşım zorlaştı. Daha önce mevsimlik işçi bulmakta zorluk çekmeyen çiftçiler bu sene kimseye ulaşamaz hale geldi. Baskil ilçesine bağlı Bilaluşağı köyünde tarım yapan çiftçiler de her sene olduğu gibi bu sene de mevsimlik işçi arayışına girdiklerini ancak yeterli sayıda işçi bulamadıklarını ifade etti. Hasat zamanında ürünlerinin zarar görmemesi için mevsimlik işçilere ihtiyaç duyduklarını belirten çiftçiler, depremin etkileri nedeniyle Elazığ ve Malatya’daki mevsimlik işçilere ulaşmadıklarını dile getirdi. Çiftçiler, mevsimlik işçi eksikliği sonucunda hasat zamanında ürünlerin toplanamamasına neden olacağını kaydetti.
“İşçi yok ama idare etmemiz de lazım”
Köyde 30 dönüm üzerinde biber ektiklerini aktaran çiftçilerden Muhlis Aydoğdu, “Şuanda 6-7 kişi günlük geliyor. Depremden ötürü işçi sıkıntısı yaşıyoruz. Gruplar ortalama 30 kişi oluyordu ama bu sene dağıldılar ve toplayamıyoruz. Yani eşim gidip çadırları tek tek geziyor ama işçi bulamıyor. 4-5 kişi geliyor, biz de onlara yardım ediyoruz. İşçi yok ama idare etmemiz de lazım. Çözümü yok, biz bunu bir şekilde idare edeceğiz. Doğu illerinden yatılı işçi getirmemiz gerekecek” dedi.
“15 kişi çalışması gereken tarlada şu anda sadece 5-6 kişi var”
Tarlada çalışan işçi kadınlardan Remziye Değer ise yaklaşık 15 kişi çalışması gereken tarlada şu anda sadece 5-6 kişinin çalışabildiğini belirterek, işçi yokluğundan dolayı zorluk çektiklerini ifade etti.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Rıdvan Yeşilırmak – Yerel
Depremin ardından Elazığ ve Malatya’da başta olmak üzere Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da mevsimlik işçilere ulaşım zorlaştı. Daha önce mevsimlik işçi bulmakta zorluk çekmeyen çiftçiler bu sene kimseye ulaşamaz hale geldi. Baskil ilçesine bağlı Bilaluşağı köyünde tarım yapan çiftçiler de her sene olduğu gibi bu sene de mevsimlik işçi arayışına girdiklerini ancak yeterli sayıda işçi bulamadıklarını ifade etti. Hasat zamanında ürünlerinin zarar görmemesi için mevsimlik işçilere ihtiyaç duyduklarını belirten çiftçiler, depremin etkileri nedeniyle Elazığ ve Malatya’daki mevsimlik işçilere ulaşmadıklarını dile getirdi. Çiftçiler, mevsimlik işçi eksikliği sonucunda hasat zamanında ürünlerin toplanamamasına neden olacağını kaydetti.
“İşçi yok ama idare etmemiz de lazım”
Köyde 30 dönüm üzerinde biber ektiklerini aktaran çiftçilerden Muhlis Aydoğdu, “Şuanda 6-7 kişi günlük geliyor. Depremden ötürü işçi sıkıntısı yaşıyoruz. Gruplar ortalama 30 kişi oluyordu ama bu sene dağıldılar ve toplayamıyoruz. Yani eşim gidip çadırları tek tek geziyor ama işçi bulamıyor. 4-5 kişi geliyor, biz de onlara yardım ediyoruz. İşçi yok ama idare etmemiz de lazım. Çözümü yok, biz bunu bir şekilde idare edeceğiz. Doğu illerinden yatılı işçi getirmemiz gerekecek” dedi.
“15 kişi çalışması gereken tarlada şu anda sadece 5-6 kişi var”
Tarlada çalışan işçi kadınlardan Remziye Değer ise yaklaşık 15 kişi çalışması gereken tarlada şu anda sadece 5-6 kişinin çalışabildiğini belirterek, işçi yokluğundan dolayı zorluk çektiklerini ifade etti. – ELAZIĞ
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Ekonomi