?>
?>
36 BİN DEKAR MISIR TARLASI DESTEKLENECEK
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çiftçilerin gelir düzeyini artırılması ve tarımsal üretimin kesintisiz devam etmesi için mazot, gübre, tohum, meyve fidanı, doğal salma yumurta tavukçuluğu, modern sera desteği başta olmak üzere hayata geçirdiği onlarca proje ile üreticilerin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü, il genelinde yürütülen yem bitkisi tohumu destekleme projesi kapsamında yaklaşık 1500 çiftçiye yüzde 50 hibeli 700 ton 15-15-15 gübresi ile 70 ton (4800 paket) dane mısır ve silajlık mısır tohumu desteği veriliyor. Proje doğrultusunda, Kocaeli genelinde yaklaşık 36 bin dekar mısır tarlasının desteklenmesi hedefleniyor.
DAĞITIM 18 NİSAN’DA SONA ERİYOR
Büyükşehir Belediyesi, 11 Nisan Cuma günü İzmit Akmeşe Mahallesi’nde Başkan Tahir Büyükakın’ın da katıldığı törende üreticilere gübre ve tohumlarının dağıtımına başlamıştı. Çiftçiler, Kocaeli genelindeki tarım kredi kooperatiflerinde bulunan dağıtım merkezlerinden ürünlerini teslim alıyor. Üreticilere, tohum ve gübrelerini hangi tarihte ve nereden teslim almaları gerektiği SMS ile bilgilendiriliyor. Dağıtımlar, 18 Nisan Cuma günü mesai bitimine kadar sürecek. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal desteklerinden dolayı memnuniyetlerini dile getiren üreticiler, zor günlerde her zaman yanlarında olan Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür ediyor.
“BELEDİYEMİZ GÜBREYİ YARI FİYATINA VERİYOR”
Kandıra İncecik Mahallesi’nde yaşayan Recep Şahin verilen destekler ile ilgili olarak, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği desteklerden yararlanarak gübrelerimizi almaya geldik. Bu zamana kadar yararlandığımız bütün desteklerden dolayı büyükşehir belediye başkanından Allah razı olsun. Allah, devletimize, milletimize zeval vermesin. Fındık, mazot, gübre desteğinden hepsinden faydalandık. Destekler bize çok faydalı oluyor. Dışarda gübrenin torbası 900-1000 lira arasında değişiyor. Belediyemiz bize yarı fiyatına veriyor. Allah razı olsun Tahir başkanımızdan. Her zaman bizim yanımızda olmuştur. Desteklerinin devamını diliyoruz” dedi.
“BİRÇOK DESTEKTEN YARARLANIYORUZ”
Büyükşehir’in vermiş olduğu mazot, gübre ve tohum gibi birçok destekten memnun olduklarını dile getiren Kandıra Akbal Mahallesi sakinlerinden Ersin Candan, “Ben her sene mısır tohumu desteğinden yararlanıyorum. Sulamasını ve bakımını düzgün yaptıktan sonra 3 metre boy yapıyor mısırlar. Allah razı olsun belediye başkanımızdan. Tahir başkanımıza sonsuz teşekkürlerimiz sunarım. Allah, yolunu açık etsin” ifadelerini kullandı.
“VERİMİMİZ GAYET GÜZEL”
İzmit Sarışeyh Mahallesi’nde ikamet eden Burhan Çöker ise belediye destekleri hakkında yaptığı konuşmasında “Büyükşehir Belediyesinin vermiş olduğu yüzde 50 hibeli tohumlarımızı almaya geldik. Daha önceki yapmış olduğu mazot ve gübre desteklerinden de faydalandık. Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Verimimiz gayet güzel. Düzenli ve bilinçli ekim bakım yapıldığı takdirde verim artışı da yüksek oluyor” dedi.
“BÜTÇEMİZE BÜYÜK KATKISI OLUYOR”
“Büyükşehir Belediyemizin vermiş olduğu destekleri almaya geldik” diyen İzmit Şahinler Mahallesi sakinlerinden Kadir Akkaya, “Bugün mısır tohumumuzu ve gübremizi teslim aldık. Belediyemizin daha önce verdiği tohum, arpa, gübre ve mazot desteği faydalandım. Bu desteklemeler verimimizi çok artırıyor ve bütçemize katkı oluyor. Bu sayede daha fazla ekebiliyoruz. Tahir başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Desteklerinin devamını temenni ediyoruz” açıklamasında bulundu.
“BAŞKANIMIZDAN ALLAH RAZI OLSUN”
Kartepe Karatepe Mahallesi’nde çiftçilik yapan Mustafa Kılıç ise, “Silajlık mısır tohumu ve gübre desteğinden yararlandık ve teslim almaya geldik. Büyükşehir belediyemizden ve başkanımızdan Allah razı olsun. Bize her sene ilkbahar ve sonbaharda tohum ve gübre yardımı yapıyor. Şimdi ilkbahar silajlık ve dane mısır ile gübresini aldık. Sonbaharda arpa ve buğday almaya niyetliyim. Mesela 50 dönümlük arazim için reygras tohumu (süt otu) aldım. Büyükşehir çalışanlarına ve Tahir başkanıma teşekkür ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir, tarımın gücüne güç katıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Dünyada üretilen gıdanın üçte biri israf olurken, gıda talebi hızla artıyor. Tarım uygulamalarındaki eksiklikler, iklim değişikliği, tahıl üretiminin sürdürülebilirliğini tehdit etmeye devam ediyor. Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) tarafından “İsraf ile Mücadelenin Parçası Ol” temasıyla 5’inci kez düzenlenen Gıda Bankacılığı Zirvesi’nde gıda israfı ve gıdaya adil erişimdeki sorunlar ile çözüm önerileri ele alındı.
Barilla Türkiye’nin de destek verdiği etkinlikte, israf ile mücadelenin önemine dikkat çekildi. Moderatörlüğünü tarım yazarı Mine Ataman’ın üstlendiği “Gıda ve Tarım Değer Zincirinde Kayıplar ve İsrafın Önlenmesi” oturumunda konuşan Barilla Gıda Satınalma ve Lojistik Kıdemli Müdürü Aytaç Köksal, buğday özelinde sürdürülebilir tarım uygulamalarını katılımcılarla paylaştı.
Konuşmasında Türkiye’de Barilla’nın 30 yılı aşkın süredir sözleşmeli tarım yaptığını belirten Aytaç Köksal, israfın tohumun tarlaya atılmasından önce başladığına dikkat çekerek, doğru tarım uygulamalarının her aşamasının planlanmasını ve tüm sürecin bilimsel yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Barilla’nın Türkiye’de son 10 yıldır sözleşmeli tarım uygulamasını sürdürülebilir tarımla birleştirdiğini belirten Köksal; “Hem Trakya’da hem Güneydoğu Anadolu’da bölgedeki üniversiteler, enstitüler, akademisyenler ve ziraat mühendisleriyle iş birliği içindeyiz. Hayata geçirdiğimiz sistem, tarımsal verimliliği artırırken kaynak kullanımını da optimize ediyor” dedi.
Bilimsel tarım yöntemlerinin sağladığı tasarrufa dikkat çeken Aytaç Köksal, “Türkiye’de yıllık 7 milyon hektar buğday ekiliyor ve ortalamada hektara 300 kilo buğday tohumu atılıyor. Bilimsel yöntemlerle bu oranlarda yüzde 15-20 arasında iyileşme sağlanabilir. Bu da 300-400 bin ton buğdaya tekabül ediyor. Bir insanın yıllık 150-160 kilo buğday tükettiğini düşünürsek, 2,5 milyon insanın yıllık buğday ihtiyacını daha tohum aşamasında kaybediyoruz. Bunu tersine çevirebiliriz” açıklamasını yaptı.
Barilla’nın tarımsal üretim politikalarında bölgesel planlamaya önem verdiğini vurgulayan Köksal, sürdürülebilir bir tarım ekosistemi için kamunun, özel sektörün ve çiftçi örgütlerinin birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “Su kaynaklarımız azalıyor, toprak verimliliği tehdit altında. Çiftçilerimizin yıllık planlamaya ihtiyacı var. Bu planlamada toprağı ne zaman dinlendireceğinden ne zaman hangi yöntemlerle hangi mahsulü ekeceğine kadar detaylıca çalışılmalı. Bilimi sahaya taşımalıyız. Barilla olarak aynı tarlada geleneksel ve bilimsel yöntemlerle ekim yaptırıyoruz. Geleneksel yöntem daha verimli sonuç verirse ekonomik kaybı bizim karşılayacağımızı taahhüt ediyoruz. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Şanlıurfa ve Mardin, İç Anadolu Bölgesi’nde Konya, Trakya’da Tekirdağ ve Kırklareli merkezli olarak, ilgili bölgelerin akademik kuruluşlarının iş birliği ve danışmanlığında, küçük çiftçilere yönelik eğitimden maddi desteğe kadar geniş kapsamlı bir programla makarnalık durum buğdayı üretimi gerçekleştirdik. Oluşturduğumuz bu entegre model sayesinde tarımsal verimliliği yüzde 13 oranında artırırken, karbon emisyonunu yüzde 30’a yaklaşan oranlarda azalttık.”
TİDER’in 15. kuruluş yıldönümünün de kutlandığı zirvede, Küresel Gıda Bankacılığı ağının başlattığı “Gıdadan Fazlası” kampanyasının detayları da paylaşıldı. Zirvede, “Gıdanın Sürdürülebilirliği ve Tüketici Alışkanlıkları”, “Dönüşüm Yıldızları”, “Sokak Hayvanları için Projeler” ve “İnsana Yakışır Ekonomik Büyüme ve Yoksulluğa Karşı Önlemler” görüşüldü.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Gıda İsrafıyla Mücadelede Bilimsel Tarımın Gücünü Vurguladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tarımın başkenti Konya, Ekim ayında ilk kez düzenlenecek “Tarım Diplomasisi Forumu”na ev sahipliği yapacak.
Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) ile Yeşil Etki Derneği tarafından Konya Büyükşehir Belediyesi ve Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği (AGRICITIES) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek forum kapsamında; iklim değişikliği, doğal afetler, salgınlar ve savaşların gölgesinde tarım ve diplomasi bütüncül bir yaklaşımla ele alınacak. Küresel geleceğin zorlukları, yeni pazar arayışları, tarımda teknoloji kullanımı, gıda milliyetçiliği, sürdürülebilirlik, kalkınma ve siyasi istikrar için küresel işbirliği konuları ise tüm yönleriyle ilk defa konuşulacak.
ÇATALHÖYÜK’TEN İLHAMLA: TARIM DİPLOMASİSİNİN DOĞDUĞU TOPRAKLARDA
Yeryüzünde tarımsal faaliyetlerin başladığı, hayvanların evcilleştirildiği ve yerleşik yaşamın temellerinin atıldığı ilk yerlerden biri olan Konya’daki Çatalhöyük Neolitik Kenti’nin tarihi mirasından ilham alan forum, bu anlamlı coğrafyada düzenlenecek.
Forum, bakanlar, milletvekilleri, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği temsilcileri, yerel yönetimler, tarım ve gıda sektöründen önde gelen şirket temsilcileri, ulusal ve uluslararası düzeydeki paydaşlar, akademisyenler, çiftçiler, sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirecek.
FORUMUN TANITIM TOPLANTISI 14 NİSAN’DA
14 Nisan Pazartesi günü Konya Büyükşehir Belediyesi Taş Bina Kültür Sanat’ta, Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Vakfı (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehdi Eker ve Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği Başkanı Uğur İbrahim Altay basın toplantısı düzenleyecek. Toplantıda, Yeşil Etki Derneği Kurucusu, tarım yazarı Mine Ataman ise “Tarım Diplomasisi Forumu”nun kapsamı ve detaylarını kamuoyu ile paylaşacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tarımın Başkenti Konya, İlk Kez Düzenlenecek “Tarım Diplomasisi Forumu”na Ev Sahipliği Yapacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Büyükşehir’in tohum ve gübre desteğine üreticilerden yoğun ilgi;
Tarımın can suyu Büyükşehir’den
Büyükşehir Belediyesi’nin tarım ve hayvancılığı geliştirmek amacıyla başlattığı “2025 Yılı İlkbahar Yem Bitkisi Tohumu ve Gübre Destek Projesi” çiftçilere yüzde 50 hibeli tohum ve gübre desteği sağlıyor. Çiftçiler, proje kapsamında sunulan tohum ve gübre desteğine büyük ilgi gösteriyor.
ÇİFTÇİLER, DESTEKTEN ÇOK MENNUN
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli kırsal kalkınma hamlelerinden olan, üreticilerin gelir düzeyinin artırılmasının ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin hedeflendiği destek projeleri ile üreticilerin yüzü gülüyor. Mazot, tohum, gübre, sera ve meyve fidesi başta olmak üzere onlarca destek projesi yürüten Büyükşehir, çiftçilerin üretim süreçlerinde karşılaştığı zorlukların aşılmasına yardımcı oluyor.
1500 ÇİFTÇİYE TOHUM VE GÜBRE DESTEĞİ
Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğünce il genelinde yürütülen yüzde 50 hibeli yem bitkisi tohumu ve gübre destekleme projesi kapsamında yaklaşık bin 500 çiftçiye yüzde 50 hibeli 700 ton 15-15-15 gübresi ile 70 ton (4500 paket) dane mısır ve silajlık mısır tohumu verilecek. Destekten yararlanmak isteyen üreticilerden talepler alınmaya devam ediyor.
BAŞVURU MERKEZLERİNDE YOĞUNLUK YAŞANIYOR
Yem bitkisi tohumu ve gübre desteğini sevinçle karşılayan çiftçiler, başvuru merkezlerinde yoğunluk oluşturuyor. Özellikle başvuruların ilk günlerinde, tarımın yoğun olarak yapıldığı İzmit ve Kandıra ilçesindeki üreticiler, sabahın erken saatlerinden itibaren Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğüne (Valilik yanı, Real AVM otoparkında) ve Kandıra Belediyesi yeni hizmet binasındaki Büyükşehir Çiftçi Başvuru Merkezine akın etti. Yoğunluk nedeniyle herhangi bir sorun yaşamaması için gerekli önlemleri alan görevliler, üreticilerin taleplerini bekletmeden almak için yoğun mesai harcıyor. Gübre desteğinden sadece yem bitkisi tohumu alan üreticiler yararlanabilecek.
ÇİFTÇİLER DESTEKTEN MEMNUN
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal üretimi desteklemek amacıyla başlattığı yem bitkisi tohumu ve gübre desteği üreticiler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılanıyor. Çiftçiler, verilen desteklerin üretim süreçlerine önemli katkılar sunduğunu ve maliyetlerini hafiflettiğini belirtiyor. Çiftçiler, aynı zamanda bu desteklerin devamını beklediklerini ifade ediyorlar.
“TÜR DESTEKLER MALİYETLERİMİZİ HAFİFLETİYOR”
İzmit Bayraktar’da yaşayan Ayfer Sert, “Yıllardır çiftçilik yapıyorum. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin desteğinden yararlanmak için buradayım. Mısır tohumu ve gübre almak için talepte bulundum. Bu tür destekler bizim maliyetlerimizi hafifletiyor, çok büyük bir katkı sağlıyor. Böyle desteklerin devamını bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ediyorum” dedi.
“BÜYÜKŞEHİR ÇOK GÜZEL KATKILAR SAĞLIYOR”
İzmit Şahinler Köyü’nden Birol Ergin, “Yaklaşık 24 dönüm arazimde dane ve silajlık mısır, 16 dönümde ise yonca ekiyorum. Yüzde 50 hibeli tohum ve gübre desteğinden yararlanmak için kaydımı yaptırdım. Büyükşehir Belediyesi bu dönemde bize çok güzel katkılar sağlıyor. Kendilerine teşekkür ediyorum. Bu destekler gerçekten çok önemli” ifadelerini kullandı.
“BÜYÜKŞEHİR’İN DESTEKLERİNDEN ÇOK MEMNUNUZ”
Kartepe Köseköy’den Mehmet Durmuş ise, “Suadiye’de 7,5 dönüm tarlam var. Mısır silajı ekiyorum ve hayvan yetiştiriyorum. Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği desteklerden çok memnunuz. Yıllardır bu desteklerden faydalanıyoruz. Allah razı olsun başkanımızdan. Bizim için çok değerli bir katkı” diye belirtti.
“EKONOMİK AÇIDAN BÜYÜK FAYDASI OLUYOR”
Kandıra’dan Gökhan İzgi de “Bize yapılan destekler çok faydalı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve özellikle Başkanımız Tahir Büyükakın’a çok teşekkür ediyorum. Ayıcık mısır tohumu desteği alıyorum ve bu mısırları hayvanlarımıza yem olarak veriyoruz. Silajlık mısır da hayvanlarımız için besi olarak çok faydalı. Bu desteklerinde çiftçiler olarak bize, ekonomik açıdan çok büyük faydası oluyor. Bu tür desteklerin devam etmesini umuyoruz” açıklamasını yaptı.
“ÇİFTÇİLER İÇİN BÜYÜK KOLAYLIK SAĞLIYOR”
Kandıra’dan bir başka üretici Hayati Karaman, “Tohum, gübre, mazot gibi desteklerden daha önce de yararlandık. Şimdi de yem bitkisi tohumu ve gübre almak için kaydımı yaptırıyorum. Çok memnunuz. Tahir Başkanımıza teşekkür ediyoruz, sağladığı destekler biz çiftçiler için büyük kolaylık sağlıyor” dedi.
“TAHİR BAŞKANIMIZA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Yine Kandıra’da üretim yapan İsa Taşkın, “Mısır tohumu, gübre, mazot gibi desteklerle Kocaeli tarımına büyük katkılar sağlanıyor. Büyükşehir Belediyesi destek vermese, bazı çiftçi arkadaşlarımız üretim yapamayacak durumdalar. Tahir Büyükakın Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Allah kendisinden razı olsun. Bu tür desteklerin devamını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“ZOR ZAMANLARIMIZDA BİZE KOLAYLIK SAĞLIYOR”
Kandıralı diğer üretici Yılmaz Akman, “Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği tarımsal desteklerden çok memnunuz. Bu destekler çiftçiler için adeta can suyu oluyor. Zor zamanlarımızda bize kolaylık sağlıyor, bu nedenle çok minnettarız. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve başkanımıza teşekkür ederiz” diyerek görüşlerini belirtti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tarımın can suyu Büyükşehir’den yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Malatya ziyareti kapsamında Malatya Valisi Seddar Yavuz’u ve İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’ı makamlarında ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Budak, sekizinci Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’a ait fotoğrafların ve kişisel eşyaların sergilendiği “Turgut Özal Müzesini” de gezerek incelemelerde bulundu.
Türkiye’de tarımsal öğretimin başlamasının 179’uncu yıl dönümü dolayısıyla MTÜ Battalgazi Konferans Salonunda düzenlenen “Tarım Bayramı” etkinliğine katılan Rektör Prof. Dr. Budak, yaptığı sunumla tarımın önemini anlattı. Programa; MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlkin Şengün, Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, Malatya İl Protokolü, MTÜ Ziraat Fakültesi üst yönetimi, üniversite personeli ve öğrenciler katıldı.
Etkinlikte “Tarıma Genel Bakış” başlıklı bir sunum gerçekleştiren EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Tarımın yapılabilmesi için en önemli unsurlar toprak, su ve tohumdur. Ülkemiz, toprak verimliliği açısından orta verimli bir toprak yapısına sahiptir. Düşünüldüğü gibi toprak yapısı zengin bir ülke değildir. İnsanlık tarihinin en önemli buluşu olan tarımsal üretim, ilk kez Anadolu topraklarında gerçekleşmiştir. Yani toprak yapımız sabanla, pullukla ilk işlenen topraklardır. Ziraat Fakülteleri başta olmak üzere Tarım Bakanlığı, TAGEM Genel Müdürlüğü gibi birçok birim, ülkemiz toprağının ıslahına yönelik çok sayıda ar-ge projeleri yapmaktadır. Daha da ileri boyutta ülkemizdeki toprakla tarım sektörü ile birlikte bilimsel üretim de yapılmaktadır” dedi.
Suyun, tarımdaki önemine değinen Prof. Dr. Budak, “Bitkisel üretim için su olmazsa olmazdır. Ülkemiz tarımsal üretimini etkileyen su faktörü, ülkemize düşen yıllık bazda düşen yağış miktarı rejimi ile yakın ilişkilidir. Ülkemizde yağış rejimi düzensiz olması nedeniyle su zengini bir ülke değildir. Türkiye, 12. Kalkınma Planı dahil bugüne kadar Cumhuriyet tarihinde yapılan kalkınma planlarında tarımsal kalkınmayı en çok etkileyen su sıkıntısını aşabilmek için devlet su işlerine ve yatırımlarına her zaman özel bir önem vermiştir. Yapılan çalışmalarla Türkiye’de sulanabilir alan miktarı yüzde 81,9’a çıkmıştır” dedi.
“Tohum, uluslararası arenada stratejik bir ürün”
Tarımsal üretimin verimliliğini ve kalitesini belirleyen ana unsurun tohum olduğunu dile getiren Prof. Dr. Budak, “Tohum, uluslararası arenada stratejik bir üründür. Tohum konusunda ülkemizde Tarım Bakanlığı başta olmak üzere üniversitelerimizde ziraat fakültelerimizin tarla ve bahçe bitkileri bölümünde bitki ıslahı ve genetik kürsüsünde çeşit geliştirme yeni tohum çeşitleri geliştirmek adına çok sayıda ar-ge projesi yapılmaktadır. Türkiye tohum anlamında ciddi bir mesafe kat etmiştir. Özellikle tohum çeşit ıslahı konusunda buğday, çeltik, patates, mısır gibi ülkemizin stratejik ürünlerinde yeterli denebilecek düzeye gelmiştir” dedi.
Tarımda iklim değişikliğinin önemli bir faktör olduğunu söyleyen Prof. Dr. Budak, “İklim değişikliği, gerek Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarında gerekse ülkemiz 12. Kalkınma Planında çok ciddi şekilde yer verilen bir durumdur. Tarımın, insanın pek fazla kontrol edemeyeceği su gibi, toprak gibi, çevresel iklim değişikliği gibi konular nedeniyle tarımsal üretimden insanoğlu uzaklaşmaktadır. Küresel iklim değişikliği başta olmak üzere çeşitli kısıtlar nedeniyle insanoğlu dijitalleşen, şehirleşen ve bilgi teknolojilerinin hızla geliştiği bu çağda sosyal yaşamı da dikkatine alarak çiftçilikten uzaklaşmaktadır. Ülkemizde çiftçilerin yaş ortalaması 55’tir. Özellikle genç nüfus çiftçilikten uzaklaşmaktadır. Bütün bu zorluklara rağmen devletler vatandaşlarının gıda güvenliğini temin etmek, sağlıklı gıdaya ve yüksek miktarda gıdaya erişebilmeyi sağlamak adına tarım politikalarını özel önem vermektedir. Bu anlamda da Tarım Bakanlığı birçok destekleme politikasıyla çiftçiyi desteklemektedir” dedi.
“Dünya nüfusunun sağlıklı beslenmesi tarımsal üretime bağlıdır”
Artan dünya nüfusunun sağlıklı yaşam sürmesinin tarımsal üretime bağlı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Budak, “Artan dünya nüfusunun sağlıklı, dengeli beslenmesi tarımsal üretime bağlıdır. Bir taraftan 1 milyon insan obezite ile mücadele ederken diğer bir kısmı açlıkla mücadele ediyor. Bu nedenle FAO gibi uluslararası örgütler dünyada tarımın gelişmesi ve insanların sağlıklı gıdaya ulaşması için çeşitli faaliyetlerde bulunmaktadır. Özellikle Covid pandemisinden sonra dünyada maddi durumu iyi olan aileler gıda masraflarına çok yüksek miktarda para harcamaya başlamıştır. Dünyanın en zengin olarak belirtilen insanları toprak ve tarlaya yatırım yapmaya başlamıştır. Sağlıklı gıdaya talep her geçen gün artmıştır. Hem zengin hem de yoksul kesimde kırsalda yaşama isteğinde artış görülmüştür” diye konuştu.
“Koruyucu hekimlik, tarım ve gıdandan geçer”
Sağlık ve tarım ilişkisine dikkat çeken Prof. Dr. Budak, “İnsan ömrünün uzamasında sağlık hizmetlerinin çok büyük önemi ve katkısı var. Ama bunun yanı sıra sağlık hizmeti dolayısıyla ortaya çıkan harcamalar bir devlet için önemli gider kalemlerinden birisi. Gelişmiş ülkeler, sağlık harcamalarını azaltmak adına tarım politikalarına özel bir önem atfediyorlar. Tarladan, bahçeden, ahırdan sofraya kadar oluşan gider zincirindeki doğru ilaçlama, doğru gübreleme, doğru muhafaza ve depolama, doğru pişirmeye kadar bilinçli bir toplum oluşturur ve bunu denetleyebilirseniz sağlıklı bir toplum oluşur, böylelikle sağlık harcamaları azalır. Koruyucu hekimlik, tarım ve gıdandan geçer. Bu politikanın doğru yöntemi de özellikle insan sağlığını bozacak tarımsal uygulamaları denetlemek ve doğru yöntemleri üreticilere sunmak ve bunları desteklemekten geçer. Ülkemiz, Anadolu makro ve mikro klimaları ile her bir köşesi ayrı bir değer. Toprağıyla, suyuyla, tohumuyla ayrı bir değer. Bunun kıymetini bilip geliştirilecek politikaların uygulanmasıyla sağlık kurumlarını azaltan, devlete daha az yük olan, ama aynı zamanda daha sağlıklı bir toplum oluşturma imkanımız var” dedi.
“Topraklarımızın kıymetini bilelim”
Prof. Dr. Budak, “Sanayi devrimi, bilgi çağı, yapay zeka çağı gibi birçok alan, ekonomik kazanç anlamında tarımın önüne geçmiş durumda. Ancak gıdanın ve tarımın insan için ve bir ülke için ne kadar stratejik olduğunu asla ve asla unutmamalıyız. Bilgiye dayalı üretim olmadığı sürece uluslararası rekabette yol alamayız. Toprak olmadan bitki, bitki olmadan hayvan, hayvan olmadan gıda olmaz. Topraklarımızın kıymetini bilelim. Toprağa yönelik politikaları yerelden genele birlikte hazırlamalıyız. Bunu yapabilecek akademik güce, üniversitelere ve insan kaynağına sahibiz. Bugün geçmişimizi unutmadan bilimin ışığında çalışarak 85 milyon için üreterek daha güçlü bir ekonomiye sahip olabileceğimize inanıyorum. Sözlerime son verirken bugünkü programa bizleri davet eden Rektörümüz Prof. Dr. Recep Bentli başta olmak üzere MTÜ Ziraat Fakültemize teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini noktaladı.
Etkinlik sonunda MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, günün anlamına istinaden EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’a hediye takdiminde bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EÜ Rektörü Prof. Dr. Budak, MTÜ’de tarımın önemini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tanıtım programına, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Ali İhsan Baykurt, DSİ Beşinci Bölge Müdür Yardımcısı Murat Bingöl, Kamulaştırma Şube Müdürü Gökhan Özcan, İşletme Bakım Şube Müdür Vekili Abdullah Çetin, Sulama Şube Müdür Vekili Faruk Aksu ve çok sayıda çiftçi katıldı.
Kapalı Devre Sulama Sistemi Çiftçilere Büyük Faydalar Sağlayacak
Akıncı Ovası Sulama Birliği Başkanı Dilek Uluğ, programda yaptığı konuşmada, kapalı devre sulama sistemlerinin modern tarımın vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldiğini vurguladı. Uluğ, su kaynaklarının verimli kullanımı, artan verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Akıncı Ovası Kapalı Devre Sulama Sistemi ile bölgedeki çiftçilere sağlanacak başlıca faydalar ise şu şekilde sıralandı:
• Su Tasarrufu: Geleneksel sulama yöntemlerine göre %40’a kadar su tasarrufu sağlayarak su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına olanak tanıyacak.
• Verim Artışı: Bitkilerin ihtiyacı olan suyu tam ve zamanında alması sağlanarak verimde %30’a varan artış elde edilecek.
• Maliyet Avantajı: Su ve enerji tasarrufu sayesinde üretim maliyetlerinde düşüş sağlanacak.
• Çevre Dostu: Su kayıpları ve gübre kullanımını azaltarak çevresel etkiler minimize edilecek.
• Ürün Kalitesi: Kontrollü sulama ile ürün kalitesinin artırılması ve pazar değerinin yükseltilmesi sağlanacak.
Başkan Selim Çırpanoğlu’ndan Destek Mesajı
Programda söz alan Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, “Kahramankazan Belediyesi olarak, üreticilerimizin her zaman yanındayız. Akıncı Ovası Kapalı Devre Sulama Sistemi, ilçemiz tarımına büyük katkı sağlayacak ve çiftçilerimizin refahını artıracaktır. Bu projeyi desteklemekten gurur duyuyoruz.” şeklinde konuştu.
Akıncı Ovası Kapalı Devre Sulama Sistemi’nin, bölgedeki tarımsal faaliyetlere önemli katkılar sağlaması ve çiftçilerin ekonomik refahını artırması bekleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tarımın geleceği: Akıncı Ovası kapalı devre sulama sistemi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Hasadı yerinde inceleyen İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Şahin, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nün İzmir’de bu sene İyi Tarım Uygulamaları ile ilgili 5 projeye destek verdiğini belirterek, “Tarımın İyisi, Pamuğun Kalitelisi de bu projelerden bir tanesi. Proje ortaklarımız olan Tariş ve İyi Tarım Uygulamaları Derneği ile birlikte üreticilerimizin öncelikle toprak ve su analizlerini yaptık. Sulama ve bitki besleme işlemleri için bu sonuçlara uygun olarak yönlendirdik. İş Sağlığı ve Güvenliği, Yetiştiricilik ve Bitki Hastalık-Zararlıları konusunda eğitimler de vererek tohumdan hasada kadar ürünlerinin sağlıklı ve iyi bir kalitede yetişebilmesi için süreci takip ettik” dedi.
Sertifikasyon kuruluşunun da yetiştirme süreci boyunca tüm kontrolleri gerçekleştirdiğini ifade eden Şahin, danışmanlık, analiz masrafları ve sertifikasyon bedelinin tamamen proje ile karşılandığını söyledi.
İyi tarım uygulamaları çerçevesinde yapılan tarımın sürdürülebilir bir tarım olduğunu, hem toprağı hem üreticiyi koruduğunu vurgulayan Tariş Pamuk Birliği Genel Müdür Vekili İsmail Peker; “Sahada mühendislerimizle birlikte üreticilere süreç boyunca destek verdik. İyi Tarım Uygulamalarının yaygınlaşmasını, böyle projelerin diğer bölgelerde de uygulanarak kapsamının genişletilmesini istiyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Tarımın İyisi, Pamuğun Kalitelisi” Projesi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye’de tarımsal verimliliği artırmak ve yeşil dönüşümü hızlandırmak amacıyla Şekerbank’a 25 milyon euro kredi sağladı. EBRD’nin Türkiye Yeşil Ekonomi Finansman Programı (GEFF Türkiye) kapsamında çevreye duyarlı yatırımların desteklemesine yönelik finansman paketi ile Şekerbank, özellikle Anadolu’daki kırsal alanlara odaklanarak sürdürülebilir tarımdaki öncü rolünü daha da pekiştirmeyi hedefliyor. Banka aldığı kredi ile sürdürülebilir tarımı güçlendirmek için enerji verimliliğini artıran ve arazinin daha verimli kullanımına dönük projelere kaynak sağlayacak. Şekerbank ayrıca, iklim riski yönetimi de dahil olmak üzere tarımsal teknolojilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak.
Francis Malige: “Ülkenin yeşil geleceğine destek.”
EBRD Finansal Kurumlar Yönetici Direktörü Francis Malige konuya ilişkin yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Sürdürülebilir tarım sadece daha yeşil bir gelecek için değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir sorun olmaya devam eden gıda güvenliği için de ele alınmalıdır. İklime dayanıklı, verimli tarım potansiyelinin cesaret verici olduğu Türkiye gibi bir ülkede, tarıma odaklanmaktan memnuniyet duyuyoruz. Şekerbank ile bu alandaki ortaklığımızın, bu odağı genişletmemize ve ülkenin yeşil geleceğine daha fazla destek vermemize olanak sağlayacağından eminiz.”
Aybala Şimşek Galpin: “Sürdürülebilir tarımın finansmanındaki öncü rolümüzü EBRD’nin desteğiyle daha da pekiştireceğiz.”
Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Şekerbank Genel Müdürü Aybala Şimşek Galpin şöyle konuştu: “Türkiye’nin tarımın finansmanı amacıyla kurulan tek özel sermayeli bankası olarak, tarımsal faaliyetleri sosyal ve çevresel boyutlarıyla kapsayıcı bir şekilde destekliyoruz. Sürdürülebilir tarımın finansmanındaki öncü rolümüzü EBRD’nin yeşil finansman kapsamındaki derin bilgi birikimi ile daha da pekiştireceğiz. Edindiğimiz bu yeni kaynak ile tarımda enerji verimliliği başta olmak üzere sürdürülebilir tarım faaliyetlerinin kırsal bölgelerde desteklenmesine yönelik faaliyetlerimizi artırarak sürdüreceğiz.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
EBRD’den Şekerbank’a sürdürülebilir tarımın finansmanına yönelik kaynak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>