?>
?>
Hyundai araç sahiplerinin aktardığı deneyimlere göre, servise bırakılan araçlar için net bir teslim tarihi çoğu zaman paylaşılmıyor. Onarım süreci haftalarca, hatta bazı durumlarda aylarca uzarken, kullanıcıların büyük bölümü sürecin hangi aşamada olduğu konusunda yeterli bilgi alamadıklarını belirtiyor. Bu belirsizlik, satış sonrası hizmetlere duyulan güveni olumsuz etkiliyor.
Şikâyetlerin merkezinde yer alan konulardan biri de parça tedariki. Kullanıcılar, kritik parçalar için uzun süre beklemek zorunda kaldıklarını ve bu sürecin genellikle “yurt dışından gelecek” gerekçesiyle açıklandığını ifade ediyor. Özellikle garanti kapsamındaki araçlarda yaşanan bu gecikmeler, tüketiciler açısından ciddi bir mağduriyet yaratıyor.
Kullanıcı geri bildirimleri incelendiğinde, yetkili servisler ile müşteri hizmetleri arasında bilgi uyumsuzluğu yaşandığına dair çok sayıda örnek dikkat çekiyor. Aynı konu için farklı açıklamalar yapılması, sürecin sağlıklı yönetilmediği algısını güçlendiriyor. Bu durum, kullanıcıların karşılarında net bir muhatap bulamamalarına yol açıyor.
Hyundai’nin Türkiye pazarında yüksek satış rakamlarına ulaşan modelleri de şikâyetlerin dışında kalmıyor. Tucson, i20 ve Bayon gibi modeller için yapılan bildirimlerde; motor, yakıt sistemi ve elektronik aksamla ilgili sorunların servis sonrası tekrar ettiği belirtiliyor. Kullanıcılar, aynı arıza nedeniyle birden fazla kez servise gitmek zorunda kaldıklarını aktarıyor.
Serviste uzun süre kalan araçlar için geçici araç desteği sağlanmaması, kullanıcıların en çok eleştirdiği başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Günlük hayatını tek araçla sürdüren tüketiciler, bu süreçte ciddi ulaşım sorunları yaşadıklarını ve alternatif çözüm sunulmadığını dile getiriyor.
Otomotiv sektörü uzmanları, satış sonrası hizmetlerin marka algısı üzerindeki etkisinin giderek arttığını vurguluyor. Uzmanlara göre, teknik arızalar tüketiciler tarafından tolere edilebilir; ancak belirsiz, iletişimsiz ve uzun süren servis süreçleri marka sadakatini doğrudan zedeliyor.
Hyundai kullanıcılarının ortak beklentisi, servis sürecinin şeffaf şekilde yürütülmesi, parça tedarik sürelerinin gerçekçi biçimde paylaşılması ve uzayan onarımlarda ikame araç desteği sunulması yönünde. Tüketiciler, satın alma sonrası da aynı kurumsal ilgi ve özeni görmek istiyor.
Artan şikâyetler, Hyundai Türkiye’nin satış sonrası hizmet politikalarını yeniden gözden geçirip geçirmeyeceği sorusunu gündeme taşıyor. Sektör temsilcileri, atılacak adımların yalnızca mevcut kullanıcılar değil, markayı tercih etmeyi düşünen potansiyel müşteriler açısından da belirleyici olacağını ifade ediyor.
Hyundai Motor Türkiye Satış Sonrası Süreçleriyle Tartışma Yaratıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ebeveynler ile çocuklar arasındaki çatışmaların nedenlerini derinlemesine incelediğimizde, çoğunun çocuğun cihazlarla geçirdiği süreyle ilgili olduğunu görüyoruz (vaka oranı %67).Çocuğun izlediği içerik, ankete katılanların çatışmalarının %35’inin nedenini oluşturuyor. Ebeveynler ayrıca çocuklarının sürekli olarak internette sohbet etmesinden ve faydalı hiçbir şey yapmamasından da rahatsız oluyor – bu da tartışmaların %20’sinin başlama nedenini oluşturuyor.
Çocuğun dijital yaşamı söz konusu olduğunda ailelerdeki çatışmaların temel nedenleri
Kaspersky Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi, şunları söylüyor: “Çatışmalar genellikle yanlış anlaşılmalardan kaynaklanıyor. Ebeveynler açısından gelişen modern dijital dünyanın hızına ayak uydurmak gittikçe zorlaşıyor. Bu nedenle çok hızlı ortaya çıkan trendleri yakalayamadıkları için genellikle büyük resmin dışında kalıyorlar. Çocuklara gelince, siber risklerin gerçekliğini hafife alarak ve çevrimiçi ortamda maruz kalabilecekleri içeriği filtrelemek için stratejiler oluşturmayarak dijital yaşamda sınırlı bir dikkatle ilerleme eğilimindeler. Bununla birlikte, çocuğunuzla iletişim kurarak ve dijital yaşamlar hakkında güven ve iyi bir ilişki kurarak durumu iyileştirmek mümkündür. Ebeveynler çocukların olumlu dijital davranış becerileri ve alışkanlıkları geliştirmelerine yardımcı olmalı ve onlara temel siber hijyeni öğretmelidir.”
Kaspersky, ailelerle çocukları arasında olası çatışmaları ortadan kaldırmak ve çocukların dijital yaşamlarını ve deneyimlerini korumaya yardımcı olmak için aşağıdaki tavsiyeye uyulmasını tavsiye ediyor:
*“Growing Up Online” konulu anket, Kaspersky’nin talebi üzerine Toluna araştırma ajansı tarafından 2023-2024 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi, 5 ülkede 10 bin çevrimiçi görüşmeyi (3 ila 17 yaş arası çocukları olan 5 bin ebeveyn-çocuk çifti) içeriyordu. Katılımcı ülkeler Türkiye, Güney Afrika, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’de ailelerin %31’i çocuklarının çevrimiçi yaşamı nedeniyle tartışma yaşıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>