?> ?> tehlike arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Mon, 23 Dec 2024 11:59:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png tehlike arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Tehlike Altındaki Dünya Miras Alanlarının Korunmasında Yeni Bir Dönem https://kocaelibasin.com.tr/tehlike-altindaki-dunya-miras-alanlarinin-korunmasinda-yeni-bir-donem/ Mon, 23 Dec 2024 11:59:54 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tehlike-altindaki-dunya-miras-alanlarinin-korunmasinda-yeni-bir-donem/ YTÜ Akademisyenlerinden Prof.

Tehlike Altındaki Dünya Miras Alanlarının Korunmasında Yeni Bir Dönem yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
YTÜ Akademisyenlerinden Prof. Dr. Zeynep Gül Ünal, Risklere Hazırlık Bilimsel Komitesi (ICORP) Başkanlığına seçildi

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) akademisyenlerinden Prof. Dr. Zeynep Gül Ünal, UNESCO Dünya Mirası Komitesi’nin resmi danışma organı olan ICOMOS’un (Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi) Risklere Hazırlık Bilimsel Komitesi (ICORP) Başkanlığına seçildi. Aynı zamanda ICOMOS Yönetim Kurulu Üyesi olan Prof. Dr. Ünal, yeni görevinde küresel ölçekte ele alınacak “Afete ve Çatışmaya Dayanıklı Miras” temalı 3 yıllık bilimsel planı yürütecek görev gücüne liderlik edecek.

ICOMOS, kültürel mirasın korunması alanında çalışan dünyanın en büyük uzman ağı olarak 1965 yılında kurulan organizasyon 2. Dünya Savaşı sonrasında kültürel mirasın korunması için uluslararası bilimsel iş birliğini hedefleyerek faaliyetlerine başladı. 115 ülkede ulusal komiteleri aracılığıyla 11 bin üyesi bulunan ICOMOS, kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası standartları belirleyen bir otorite olarak tanınıyor. ICORP Başkanlığına seçilen Prof. Dr. Zeynep Gül Ünal 3 yıllık süreçte, afet ve çatışma durumlarında kültürel mirasın korunmasına yönelik küresel koruma kapasitelerinin geliştirilmesi ve özellikle acil müdahale evresine yönelik yeni stratejilerin oluşturulması adına  da çalışmalar yürütülecek.

ICOMOS ICORP ise kültür mirasının doğal afetler, savaş, çatışma, terör saldırıları, siber tehditler ve iklim değişikliği gibi hızla artan tehlikelere karşı korunması için çalışan bilimsel bir komite. Komite, kültürel mirasın zarar görmesini önlemek amacıyla risk azaltma, hazırlık, acil müdahale ve iyileştirme süreçlerinde stratejik ve operasyonel destek sağlıyor.

Prof. Dr. Zeynep Ünal’ın Çalışmaları ve Başarıları

2022 yılında kurulan ICOMOS ICORP Kriz İzleme ve Müdahale Çalışma Grubu’nun koordinatörlüğünü yürüten Prof. Dr. Ünal, doğal afetler ve çatışmaların yoğun olduğu Suriye, Filistin ve Sudan gibi bölgelerde izleme ve kapasite artırma çalışmalarına katkı sağladı. Ayrıca UNESCO tarafından Ukrayna’da yürütülen “Miras Alanları için Acil Durum Müdahale Projesi” kapsamında da ICOMOS adına görev aldı.

Türkiye’de de önemli çalışmalara imza atan Prof. Dr. Ünal, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Danışma Kurulu üyesi olarak kültürel mirasa yönelik afet risklerinin yönetimi alanında rehberlik eden Prof. Dr. Zeynep Gül Ünal bu çalışmalarıyla 2023 yılında, Dünya Anıtlar Kurulu World Monuments Fund (WMF) tarafından Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tehlike Altındaki Dünya Miras Alanlarının Korunmasında Yeni Bir Dönem yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tehlike arz eden metruk binalar yıkılıyor https://kocaelibasin.com.tr/tehlike-arz-eden-metruk-binalar-yikiliyor/ Mon, 23 Dec 2024 11:20:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tehlike-arz-eden-metruk-binalar-yikiliyor/ Osmangazi Belediyesi, vatandaşların can ve mal güvenliği açısından tehlike arz eden metruk binaları birbiri ardına yıkmaya devam ediyor.

Tehlike arz eden metruk binalar yıkılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Osmangazi Belediyesi, vatandaşların can ve mal güvenliği açısından tehlike arz eden metruk binaları birbiri ardına yıkmaya devam ediyor. Belediye ekipleri son olarak Tuna Mahallesi’nde yer alan metruk binayı yıkarak mahalle sakinlerine rahat nefes aldırdı.

İlçe genelinde metruk binaların yıkılmasıyla ilgili çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, insanların can güvenliğini tehdit etmesinin yanı sıra, sosyal riskler oluşturan ve kent estetiğini bozan metruk binaları tespit ederek yıkımını gerçekleştiriyor. Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri son olarak Tuna Mahallesi’nde vatandaşlar tarafından şikayetlere konu olan metruk binanın yıkımını gerçekleştirdi. Madde bağımlıları tarafından mesken tutulan binanın yıkılması, mahalle sakinlerine de rahat nefes aldırdı. Yıkım çalışması öncesinde binanın çevresinde güvenlik önlemi alınırken, yıkımın ardından ortaya çıkan molozlar belediye ekipleri tarafından kamyonlara yüklenerek yıkım alanı temizlendi.

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, metruk binaları yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere göre yıkmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Başta uyuşturucu olmak üzere, zararlı maddelerin kullanımı ve gizlenmesi gibi amaçlarla da kullanılan bu yapıların yıkımıyla ilgili kararlı bir şekilde hareket ediyoruz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tehlike arz eden metruk binalar yıkılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yaşlılarda Su Eksikliği: Görünmeyen Tehlike https://kocaelibasin.com.tr/yaslilarda-su-eksikligi-gorunmeyen-tehlike/ Thu, 12 Dec 2024 10:10:07 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yaslilarda-su-eksikligi-gorunmeyen-tehlike/ Yapılan çalışmalara göre yaşlı bireylerin yaklaşık yüzde 40’ı kronik susuzluk ve yol açtığı sorunlarla karşı karşıya kalıyor.

Yaşlılarda Su Eksikliği: Görünmeyen Tehlike yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapılan çalışmalara göre yaşlı bireylerin yaklaşık yüzde 40’ı kronik susuzluk ve yol açtığı sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Yaşlılıkta su tüketiminin azalmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Mehtap Kaçar, “Vücut susuz kalınca beyin susuzluk sinyali gönderir ve su içme ihtiyacı doğar. Ancak yaşlanma ile birlikte sinir sisteminin bu işlevi de zayıflıyor ve yaşlılar susadıklarını hissettiklerinde, büyük ihtimalle zaten uzun bir süredir susuz kalmış oluyorlar” dedi. 

 

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve aynı zamanda Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mehtap Kaçar, yaşlılıkta su tüketiminin önemine ilişkin bilgi verdi. 

 

Su Vücudun Düzgün Çalışmasını Sağlar

“Su yaşamın kaynağıdır. Bu nedenle su tüketimini diğer bütün gıdalardan ayrı bir yerde konumlandırmak gerekir” diyen Prof. Dr. Kaçar, “Vücudumuzun yüzde 60’ı sudan oluşmaktadır. Su vücudumuzdaki hücrelere besin ulaştırmaya yardımcı olur, vücut sıcaklığını ve kan basıncını düzenler, enfeksiyonları önler ve organların düzgün çalışmasını sağlar. Bu nedenle, iyi su içen yetişkinlerin daha sağlıklı görünmesi ve daha az kronik rahatsızlık geliştirmesi şaşırtıcı değildir” ifadelerini kullandı. 

 

Yaşlılıkta Susuzluk Hissi Azalıyor

Yaşlı yetişkinlerin yeterince su içmekte zorluk çektiğine dikkat çeken Mehtap Kaçar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sorunun temel nedeni, susuzluk hissinin yaşla birlikte azalmasıdır. Susuz kalmak vücutta dehidratasyona yani vücut suyunun azalmasına yol açar. Fizyolojik olarak bu durum beynimizdeki susuzluk merkezini uyararak susuzluk hissetmemize ve yine beynimizin vücudumuzun ilgili bölgelerine gönderdiği uyarılar ile su içme davranışını gerçekleştirmemize neden olur. Ancak yaşlanma ile birlikte sinir sisteminin bu işlevi de zayıflıyor ve yaşlılar susadıklarını hissettiklerinde, büyük ihtimalle zaten uzun bir süredir susuz kalmış oluyorlar. Diğer nedenler de susuzluk hissettiğinde yutak ve boğaz kaslarındaki zayıflamalar nedeniyle suyu güvenli bir biçimde içmelerinin de mümkün olmaması, demans, diyabet gibi hastalıklarının olması veya kullandıkları ilaçlar nedeniyle su atılımının artmış olmasıdır.” 

 

“Kronik Rahatsızlıkları Kötüleştirebilir”

Kaçar susuzluğun belirtilerine ilişkin şunları söyledi:

“Susuzluğun belirtileri arasında koyu sarı renkte idrar, halsizlik, yorgunluk, düşük tansiyon, baş dönmesi, sinirlilik, gerginlik, bilinç bulanıklığı, yakın hafızada kayıplar, ağız kuruluğu, kabızlık ve kas krampları bulunur. Uzun süre susuzluk olması yaşlılarda kronik rahatsızlıkları kötüleştirebilir veya yaşlılar için daha ciddi sağlık sorunları yaratabilir. Örneğin; pıhtı oluşumu, sıcak çarpması, böbrek taşları, kan hacminde azalma, safra kesesi taşları, elektrolit dengesizliğinden kaynaklanan epilepsi nöbetleri, şok, idrar yolu enfeksiyonları.”

 

Günlük Su Tüketimi Ne Olmalı?

Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mehtap Kaçar, günlük su tüketimi miktarlarını da anlattı:

 “Susuzluğu önlemek için, gün boyunca kademeli olarak sıvı tüketilmelidir. Erkekler günde ortalama 15 su bardağı, kadınlar ise 12 su bardağı su içmelidir. Bu miktar yaşa, cinsiyete, havanın sıcak olup olmamasına, fiziksel aktiviteye bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Yaşlılar için önerilen su tüketimi miktarı değişir, ancak genellikle vücut ağırlıklarına göre su içmeye çalışmalıdırlar. Örneğin, 67 kg ağırlığında bir yaşlı birey günde 1500-2250 mililitre su içmeyi hedeflemelidir.”

 

“Aile Desteği Önemli”

Yaşlıların susuz kalmasını önlemede ailelerin ve profesyonel bakıcıların önemli rol oynadığına işaret eden Kaçar, şu önerilerde bulundu: 

“Daha fazla su içmelerini sağlamak zor olsa da, meyveler, şekersiz içecekler veya dondurulmuş atıştırmalıklar gibi yeni sıvı-su kaynakları sunarak yaratıcı olabilirsiniz. Yaşlınızın yanına bir su şişesi koyun, böylece gün boyunca sık sık yudumlayabilirler ve günlük tüketilen miktarı takip etmek kolaylaşır. Eğer soğuk su içmeyi tercih ediyorsa buzdolabında bir sürahi suyu hazır bulundurun. Suya limon, taze nane yaprağı ekleyerek daha lezzetli hale getirebilirsiniz. Öğle yemeğinde veya atıştırmalık olarak ev yapımı çorbalar veya sıvı içecekler tercih edebilirsiniz. Özellikle sıcak havalarda hem suyu hem de meyveyi birleştiren smoothie’ler, limonata veya kompostolar yapılabilir. Yaşlı kişinin ilaçla birlikte bir bardak su içmesini sağlayın. Şekerli içecekleri suyla değiştirin. En sevdiği içeceği bulun. Kavun, çilek, turunçgiller, marul, domates, biber ve salatalık gibi su içeriği yüksek meyve ve sebzeleri tüketin. Kadınlar için günde bir, erkekler içinse iki içkiyle alkolü sınırlayın. Çay-kahve tüketimini günde 1-2 fincan ile sınırlayın. Saatinizi saatlik su molası için ayarlayabilirsiniz ve yemeklerle veya atıştırmalıklarla her zaman su için. Bir su içme rutini oluşturun.”

 

“Aspirasyon için Önlem Alın”

Prof. Dr. Mehtap Kaçar, yaşlı bireylerde aspirasyon (gıdaların soluk borusuna ve akciğere kaçması) riskinin dişlerin kaybı, yaşlanma ile ilişkili olarak çiğneme ve yutak kaslarında güç ve koordinasyon kayıpları, sinir iletiminde bozulmalar ve var olan diğer kronik hastalıkları nedeniyle arttığını ve aspirasyonun belirtilerini takip etmenin ve önlem almanın da çok önemli olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: 

“Eğer kişi yeme içme sırasında öksürük, boğulma hissi, öğürme, kusma gibi belirtiler gösteriyorsa ve sık sık boğazını temizleme ihtiyacı duyuyorsa büyük ihtimalle gıdaları aspire ediyordur. Yemek yerken ve özellikle su içerken aspirasyon riskini en aza indirmek için şu önlemler alınabilir: Su içerken pipet kullanmak, su içerken başı hafifçe öne eğmek, genel olarak yavaş yemek ve içmek, yemek yerken ya da su içerken konuşmamak ve başı çevirmemek, yemek yiyip içerken telefonla konuşmak veya televizyon izlemek gibi dikkat dağıtıcı şeylerden kaçınmak gibi bazı davranış değişiklikleri kazandırılmalıdır. Diğer yandan yemeği küçük, lokma büyüklüğünde parçalara bölerek yemek, yutmadan önce iyice çiğnemek, yemek yedikten veya bir şeyler içtikten sonra en az 1 saat dik pozisyonda durmak, ince çorbalar yerine daha yoğun kıvamlı çorbalar tercih etmek de faydalı olacaktır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yaşlılarda Su Eksikliği: Görünmeyen Tehlike yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bilinçsizce Kullanılan Vitamin Takviye Edici Gıdalar Tehlike Saçıyor! https://kocaelibasin.com.tr/bilincsizce-kullanilan-vitamin-takviye-edici-gidalar-tehlike-saciyor/ Wed, 11 Dec 2024 09:00:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/bilincsizce-kullanilan-vitamin-takviye-edici-gidalar-tehlike-saciyor/ Dr.

Bilinçsizce Kullanılan Vitamin Takviye Edici Gıdalar Tehlike Saçıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dr. Açık, gıda takviyelerinin ilaç olmadığını vurgulayarak, “Gıda takviyeleri, normalde vücudumuzun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve diğer besin öğelerini almak için kullanılır.

Ancak, bunların bilinçsiz kullanımı, bazı sağlık problemlerine yol açabilir” dedi. Takviyelerin, özellikle sosyal medya ve influencerların etkisiyle çok yaygın bir şekilde kullanıldığını belirten Dr. Açık, “Pandemi dönemiyle birlikte insanlar, bağışıklıklarını güçlendirebilmek adına her türlü takviyeyi almaya başladılar. Ancak bu durum, bazı ciddi sağlık risklerini de beraberinde getiriyor” şeklinde konuştu.

‘Sosyal medya üzerinden verilen önerilere kulak asılmamalı’

Dr. Hasan Açık, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan yanlış bilgilerle gıda takviyelerinin gereksiz yere kullanılmasının sağlık açısından tehlikeli olabileceğine dikkat çekti. “Doğru takviyeyi doğru kişi ve doğru zamanda alırsanız bir zararı yoktur. Ancak, kendi kendine yapılan yanlış kullanımlar, uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” diyen Açık, örnek olarak şunları verdi:

  • Uzun süreli selenyum kullanımı, kemik iliği kanserine yol açabilir.
  • Aşırı C vitamini alımı, böbrek taşı ve ishal gibi sorunlara neden olabilir.
  • Yanlış magnezyum türevleri mide problemlerine yol açabilir.
  • Kan sulandırıcı etkisi olduğu için, kanama problemi olan kişilerde ciddi sağlık risklerine neden olabilir.
  • Aşırı dozda kullanımı, kan pıhtılaşmasını artırarak felç veya kalp krizi riskini yükseltebilir.

‘Hekim kontrolü önemli’

Dr. Açık, “Bireylerin vitamin ve mineral takviyesi almadan önce bir uzmandan onay alması büyük önem taşır. Özellikle internet ve sosyal medya üzerinden yayılan bilgilerle hareket edilmemeli, doktorlar ve diyetisyenlerle bu konuda görüşülmelidir” şeklinde uyardı.

Dr. Açık, insanların sağlıklı kalma ve güzel yaşlanma isteği gibi psikolojik faktörlerin, gıda takviyesi kullanımını tetiklediğine dikkat çekti. “Birçok insan, sağlıklı kalmak ve yaşlanmayı ertelemek için bu takviyelere başvuruyor. Kendilerini araştırdıklarını ve sağlık okuryazarlıklarının yüksek olduğunu düşünüyorlar. Ancak, sosyal medya ve influencerlar üzerinden yapılan tanıtımların çok doğru olamayabileceğini unutmamak gerekir. Bu kişiler, geride kalmama isteğiyle, bazen doğru veya yanlış olmasına bakmadan bu takviyeleri almaya başlıyorlar” diye belirtiyor, vitamin takviyesi ile ilgili süreçleri şu şekilde açıklıyor:

“Biz genellikle vitamin takviyesi önerdiğimizde, hastalarımız öncelikle bir şikayetle başvururlar. Şikayetin ardından, hastaya ikincil olarak kan tetkikleri yapıyoruz. Bu tetkikler sayesinde hangi vitaminin eksik olduğunu ve hastada herhangi bir kansızlık olup olmadığını belirliyoruz. Yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, uyuşma gibi semptomlar, bu eksikliklerin işareti olabilir. Bu durumda, gerekli ilaçları yazıyoruz. Ancak bazı hastalarda, kan tahlillerinde vitamin seviyeleri normal olsa da şikayetler devam edebiliyor. Bu gibi durumlarda, normal dozların yetersiz olduğunu düşünerek, örneğin B12 veya magnezyum gibi takviyeleri normal seviyenin biraz üzerine çıkararak eklemeyi tercih edebiliyoruz. Bu, hastanın şikayetlerini daha hızlı çözebilmek için önemli bir yaklaşımdır.”

‘Bilinçsizce kullanılan takviyeler organ hasarına yol açabiliyor’

“Doğru takviyeyi, doğru kişi ve doğru zamanda aldığınızda teknik olarak zararı yoktur. Örneğin, D vitamini doğru dozajda alındığında bir zarar oluşturmaz. Ancak, son yıllarda sıkça karşılaştığımız bir örnek olan selenyum takviyesi hakkında uyarıda bulunmak gerekir. Selenyum, kronik kullanımda kemik iliği kanserlerine yol açabilir. Bu yüzden takviye kullanımı kişiye özel ve doktor önerisiyle yapılmalıdır.

C vitamini, gereksiz şekilde fazla alındığında böbrek taşı ve ishal gibi sorunlara neden olabilir. İnsanlar, daha sağlıklı olmak adına C vitamini dozlarını gereksiz yere artırabiliyorlar. Oysa, vücut günde 1 gramın üzerinde C vitamini almadığında bu vitamini emememektedir. Bir diğer sık karşılaşılan hata ise magnezyum türevlerinin yanlış kullanımıdır. Özellikle bazı eski form magnezyum formları mideyi rahatsız eder, ancak insanlar buna rağmen kullanmaya devam edebiliyorlar.

Omega-3 yağ asitleri ise kan pıhtısını azaltıcı etkisiyle bilinir. Ancak, kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalar, doktor onayı olmadan omega-3 kullanmamalıdır. Ayrıca son yıllarda popüler olan D ve K vitamini kombinasyonları, doğru kullanıldığında kemik sağlığına faydalıdır. Ancak menopoz sonrası dönemde veya kalp krizi geçirmiş, felç geçirmiş kişilerde yanlış kullanım pıhtılaşmayı artırarak kalp krizi veya felç riskini tetikleyebilir.

A vitamini ise aşırı kullanıldığında karaciğer hasarına yol açabilir. Bu sebeple, göz sağlığı ve cilt sağlığı için A vitamini kullanan kişilerin düzenli olarak karaciğer enzimlerini kontrol ettirmeleri gerekmektedir.

Son olarak, yüksek dozda kalsiyum ve D vitamini kullanan kişilerde böbrek taşı ve böbrek hasarı gelişebilir. Bu takviyeler, kemik sağlığını artırmak amacıyla kullanılsa da, fazla alındığında böbreklerde birikim yaparak ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.”

Dr. Hasan Açık, vitamin takviyelerinin bilinçli ve doktor önerisiyle kullanılmasının son derece önemli olduğunu vurguluyor. Takviyeler hakkında yapılan araştırmaların her zaman doğru olmayabileceğini belirterek, vatandaşların internet üzerinden aldıkları bilgileri profesyonel bir sağlık uzmanına danışarak değerlendirmeleri gerektiğini ifade ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Bilinçsizce Kullanılan Vitamin Takviye Edici Gıdalar Tehlike Saçıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Tehlike saçan metruk bina yıkıldı https://kocaelibasin.com.tr/tehlike-sacan-metruk-bina-yikildi/ Thu, 28 Nov 2024 14:09:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tehlike-sacan-metruk-bina-yikildi/ Osmangazi Belediyesi, Koğukçınar Mahallesi’nde can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan metruk binayı yıktı.

Tehlike saçan metruk bina yıkıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Osmangazi Belediyesi, Koğukçınar Mahallesi’nde can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturan metruk binayı yıktı.

 

Osmangazi Belediyesi, ilçe sınırları içerisinde bulunan, emniyet ve sağlık açısından risk oluşturan metruk binaların yıkımını sürdürüyor. Suç örgütlerinin yuvalandığı, aynı zamanda çevre kirliliğine yol açan metruk binalar, mahallelerde huzuru bozmasının yanı sıra vatandaşların can ve mal güvenliği adına da tehlike arz ediyor. Yapı Kontrol Müdürlüğü ekipleri, Koğukçınar Mahallesi’nde yoğun şikayetlere konu olan metruk binanın yıkımını gerçekleştirdi. Binanın yıkılması, mahalle sakinleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Rahat bir nefes aldıklarını ifade eden mahalle sakinleri, Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür etti.

 

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, metruk binaları yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere göre yıkmaya devam edeceklerini ifade ederek, “Başta uyuşturucu olmak üzere, zararlı maddelerin kullanımı ve gizlenmesi gibi amaçlarla da kullanılan bu yapıların yıkımıyla ilgili kararlı bir şekilde hareket ediyoruz” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Tehlike saçan metruk bina yıkıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>