?>
?>
Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) tarafından her yıl düzenlenen IICEC Konferansı 24 Aralık’ta ‘Ekonomik Büyüme ve Enerji: Geleceğin Ekonomisini Şekillendirmek’ temasıyla gerçekleştirildi. T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in onur konuğu olarak katıldığı konferansa, Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı ile Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol ev sahipliği yaptı.
“Uzun vadeli küresel büyümenin önünde ciddi sorunlar var”
T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, küresel ekonomik büyüme ve Türkiye ekonomi politikalarına dair strateji ve öncelikleri paylaştığı konuşmasında, uzun vadede küresel büyümeyi sınırlayan yapısal faktörlere değindi. Şimşek, “Son 30 40 yılda 5’er yıllık büyüme tahminlerine baktığımızda şu anda büyüme tahminlerinin en düşük olduğu dönemdeyiz. Uzun vadeli küresel büyümenin önünde ciddi sorunlar var. Petrol ve doğalgaz fiyatlarını sınırlayacak en önemli faktör, Çin’le birlikte bu durumdur. Ticarette artan korumacılık da büyümenin önündeki en önemli faktörlerden biri. Mal ticaretinde karşılaştığımız sınırlama; hizmet, yatırım ve finansa da sirayet etmeye başladı. IMF’nin yaptığı bir çalışmaya göre bu şekilde giderse, Fransa ve Almanya’nın büyüklüğü kadar küresel bir kayıp söz konusu. Çünkü aslında ticaret büyümenin motorudur bu motorlardan bir tanesi eskisi gibi çalışmıyor. Dünya ekonomisinin önemli motorlarından bir tanesi olan Amerika’da seçim öncesindeki taahhütler hayata geçirilirse küresel ekonomiyi ve gelişmekte olan ülkeleri iyi bir senaryo beklemiyor” dedi.
“Önümüzdeki dönemde beşeri sermayeye daha çok yatırım yapacağız ve inovasyon ekosistemini güçlendireceğiz”
Türkiye’nin bu senaryodan en az etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Şimşek, “Dünyada olup bitenler bizi etkileyecek ama nispeten az etkileneceğiz. Dünyada bölgesel entegrasyon önem kazanacak. Lojistik üsleri önem kazanacak. Türkiye bu konuda avantajlı çünkü dünyanın merkezindeyiz. Uzun vadeli stratejimizin de önemli bir bileşeni bölgesel entegrasyonda yatıyor. Türkiye önemli avantajlara sahip. Türkiye’de harekete geçirilebilecek büyük potansiyelimiz var ve bu konuda da önümüzdeki dönemde önemli adımlar atıp, reformlar yapıp özellikle kadınların işgücüne katılım oranını artıracağız. Türkiye gelişmekte olan ülkeler ortalamasına göre yapay zekâ hazırlık endeksinde iyi konumda. Önümüzdeki dönemde beşeri sermayeye daha çok yatırım yapacağız. İnovasyon ekosistemini güçlendireceğiz ve özellikle dijital altyapıya yatırıma odaklanacağız. Türkiye küresel entegrasyon üzerinden, yapısal dönüşüm üzerinden ve enflasyon üzerinden daha verimli daha rekabetçi bir ekonomiye kavuşacak” diye konuştu. Türkiye’nin yenilenebilir enerjide G-20 arasında önlerde yer aldığına, enerji yoğunluğu azaltımında gelişmelerine de vurgu yapan Mehmet Şimşek, önümüzdeki dönemde iklim değişikliiği ile ilgili konuların önemine de değindi.
“Enerji, ekonomik ve sosyal gelişimin sağlanmasında kilit rol üstleniyor”
Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı konferansın açılışında yaptığı konuşmada, “2024 yılında jeopolitik gelişmeler, enerji arz güvenliğini güçlendirme arayışları, iklim krizinin çarpıcı etkileri, temiz enerji teknolojilerine ilişkin dinamikler, dünya gündeminde öne çıkan başlıklar arasında oldu. Türkiye, enerji stratejileri, yatırımları ve gelişen piyasalarıyla, Avrupa’nın en büyük ve dünyanın en dinamik enerji sektörlerinden biri konumuna ulaştı” dedi.
“Önümüzdeki yıl petrolde piyasaları rahat bir dönem geçirecek”
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı ve IICEC Onursal Başkanı Dr. Fatih Birol konuşmasında; petrol ve doğalgaz fiyatlarının nasıl değişeceği, dünya enerji sektörünün geçirdiği derin transformasyon ve enerjide ticaret savaşları olmak üzere üç konu üzerinde durdu. Birol şöyle konuştu: “Ortadoğu’da aylardır devam eden büyük siyasi gerginliklere rağmen petrol fiyatları halen 70 dolar civarında seyrediyor. Petrol talebindeki büyüme geçmişe kıyasla daha zayıf. Yaklaşık 15 ay önce, Uluslararası Enerji Ajansı olarak 2024 yılı için dünya petrol talebi artışını 1 milyon varil olarak öngördük ki bu, geçmişe göre oldukça düşük bir rakam. Enerji piyasalarını anlamak istiyorsak özellikle Çin’e bakmamız gerekiyor. Son 10 yılda dünya petrol talebindeki artışın yüzde 60’tan fazlası Çin’den kaynaklanıyordu. Ancak Çin ekonomisinin büyüme hızı geriledi, bu da petrol talebini etkiledi. Petrol talebindeki düşüşün ikinci nedeni olarak elektrikli otomobillerin yükselişini gösterebiliriz. Günümüzde dünya genelinde satılan her dört otomobilden biri elektrikli. Bu oranın giderek artması, petrol talebindeki büyümeyi önemli ölçüde yavaşlatıyor. Düşüşteki bir diğer etken ise “Amerikan Quartet” olarak adlandırdığım ABD, Kanada, Brezilya ve Guyana petrol üretim artışı. Bu dört ülkede gerçekleşen üretim artışı, dünya genelindeki toplam petrol üretim artışını bile geride bırakmış durumda. Önümüzdeki yıl petrol piyasalarının fiyat açısından daha rahat bir dönem geçireceğini öngörüyoruz. Doğalgaz tarafında ise 2025 sonu ile 2026-2027 yılları arasında ABD ve Katar’dan büyük miktarda yeni enerji sevkiyatı yapılması bekleniyor. Önümüzdeki 2,5-3 yıl içinde gelecek bu yeni enerji miktarı, son 40 yılda sağlanan arzın yarısına eşit olacak. Bu durum, bugüne kadar satıcıların güçlü olduğu doğalgaz piyasasının, alıcıların daha avantajlı olduğu bir yapıya dönüşmesini sağlayacak ve fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturacak. Bu da enerji açısından dışa bağımlı olan Türkiye gibi ülkeler için oldukça olumlu bir gelişme.”
“Gelecek 10 yılda elektrik talebi enerji talebinden 6 kat fazla büyüyecek”
Fatih Birol, dünya enerji sektörünün geçirdiği yapısal dönüşüm konusunda şu ifadeleri kullandı: “Yeni bir çağ başlıyor: Elektrik çağı. Geçen 10 yılda enerji talebi büyüdü ama elektrik talebi bundan iki kat daha fazla büyüdü. Gelecek 10 yılda ise elektrik talebi enerji talebinden 6 kat fazla büyüyecek. Elektrik kullanımı artıyor. Bu durumun nedenlerini; klima kullanımındaki artış, elektrikli otomobil ve yapay zeka ile veri merkezlerinin elektriğe ihtiyacı olarak sıralayabiliriz. Elektrik, enerji sektöründe önemli bir yol oynayacak. Dünyadaki jeopolitik gelişmelere baktığımızda Avrupa ile Türkiye arasında iş birliği fırsatları doğacağını öngörüyoruz. Önemli bir gelişme olarak, Avrupa’da 2025’te “Temiz Enerji Mutabakatı” dediğimiz bir açıklama olacak. Bu, Avrupa’nın yarının ekonomisindeki rolünü belirleyecek. Sanayi sektöründe nasıl adımlar atılması gerektiği ve sadece Avrupa içinde değil, partner ülkelerle nasıl bir yol haritası çizileceği konusunda belirleyici olacak. Bu gelişme, Türkiye için Avrupa ile iş birliği konusunda bir fırsat. Dünyadaki jeopolitik durum esasında uluslararası iş birliği konusunda daha az verimli olma yolunda gidiyor. Rekabet artacak ticaret savaşları gündeme gelecek. Bu çerçevede enerji sanayi ve ticaret politikalarının ülkelerin ekonomik öncelikleri çerçevesinde harmanlanması gerektiğini düşünüyorum.”
“Enerji dönüşümü sürdürülebilir bir ekonomi modeli kurma şansı sunuyor”
Konferans kapsamında, Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Kıvanç Zaimler’in moderatörlüğünde; T.C. Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Elçi Zeynep Savaş, JP Morgan Chase Bank Genel Müdürü Mustafa Bağrıaçık, ING Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Denetim Komitesi Başkanı Semra Kuran ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Ülke Başkan Vekili Şule Kılıç’ın katılımıyla bir panel gerçekleştirildi. Panelde, dünya ekonomilerinin dönüşümünde enerji politikalarının oynadığı kritik rol konuşuldu. Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Kıvanç Zaimler, panelin açılışında yaptığı konuşmada; “Enerji dönüşümü, yalnızca daha temiz bir gelecek değil, aynı zamanda daha güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomi modeli kurma şansı sunuyor. Yenilenebilir enerjilere yapılan yatırımlar, dışa bağımlılığı azaltarak ekonomik büyümeye katkı sağlarken, Türkiye’nin jeopolitik konumunu enerji koridorlarında stratejik bir merkez haline getiriyor. 2053 net sıfır hedefi doğrultusunda, kamu, özel sektör ve akademi iş birliğiyle bu dönüşümü hızlandırarak geleceğin ekonomisini bugünden şekillendirebiliriz.
“Hedeflere ulaşabilmek için uluslararası iş birliği zorunluluk”
T.C. Dışişleri Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Elçi Zeynep Savaş panelde; “Enerji politikalarımızın temel hedefi enerji güvenliğimizin sağlanması olduğu kadar, artık iklim değişikliği alanında verdiğimiz mücadeleyle de bağlantılı hale geldi. Enerji konusu jeopolitik mülahazaların yanı sıra temiz enerji dönüşümü, kritik madenlere erişimdeki rekabet, dijitalleşme, yapay zeka alanındaki gelişmeler ve çevre konularına ilişkin diplomasiyle de iç içe geçmiş durumda. Küresel düzeyde son yıllarda yaşanan gelişmeler enerji diplomasimiz bakımından önem taşıyor. Enerji politikalarımızı hayata geçirebilmek ve koyduğumuz hedeflere ulaşabilmek için uluslararası iş birliği bir zorunluluk. Son yıllarda enerji arzının sağlanması sadece refahımızla sınırlı bir konu olmaktan çıkarak, milli güvenliğimizi de ilgilendiren stratejik bir konu haline dönüştü” diye konuştu.
“Finans sektörü dönüşümde katalizör görevi üstlenebilir”
ING Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Denetim Komitesi Başkanı Semra Kuran, enerji dönüşümünün doğru politikalar, yatırımlar ve kapsayıcı bir bakış açısıyla Türkiye için stratejik bir fırsata dönüşebileceğine dikkat çekti. Kuran şunları söyledi: “Bu süreçte kapsayıcılığı, sürdürülebilirliği ve inovasyonu merkezine alan bir yaklaşım büyük önem taşıyor. Enerji dönüşümü uzun bir yolculuk; bu noktada bütün paydaşların ve sektörlerin ortak hedefe doğru ilerlemesi kritik. Finans sektörü ise bu dönüşümde katalizör görevi üstlenebilir. Yenilikçi finansman modelleri, kapsayıcı politikalar ve etkili risk yönetimiyle sermayeyi, uzun vadede sürdürülebilir değer yaratan projelere yönlendirebilir. 30 yılı aşkın süredir sürdürülebilirlik alanında güçlü temeller inşa eden ING Grubu olarak biz de global uzmanlığımız ve deneyimimizle ülkemizin yeşil dönüşümüne önemli katkılar sağlamaya devam ediyor, sürdürülebilir finansman alanında Türkiye’de aksiyon liderlerinden biri olarak konumlanıyoruz.”
“Sürdürülebilir finansman mekanizmaları oluşturulmalı”
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası Ülke Başkan Vekili Şule Kılıç, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Türkiye’nin yeşil enerji hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Kılıç, “Özel sektörle iş birliği içinde, yeşil dönüşüme ivme kazandıracak projelere finansman sağlıyor ve teknik destek veriyoruz. Bu dönüşümde karşımıza çıkan en büyük zorluk, enerji geçişinin finansman ihtiyacının büyüklüğü. Bu nedenle, uluslararası finans kuruluşları, kamu ve özel sektörün ortak çabalarıyla sürdürülebilir finansman mekanizmalarının oluşturulması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde bütün paydaşların iş birliği ile yeşil yatırımları teşvik edecek politikaların güçlendirilmesi ve finansman araçlarının geliştirilmesiyle ülkemizin potansiyelini en üst düzeye çıkaracağımıza inanıyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
IICEC Konferansı ‘Ekonomik Büyüme ve Enerji: Geleceğin Ekonomisini Şekillendirmek’ temasıyla düzenlendi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Gecenin ev sahipliğini Hotiç ailesinin önde gelen isimleri Ayşegül – Ahmet Hotiç, Pınar – Serdar Hotiç, Alihan – Aslı Hotiç, Emirhan Hotiç, Sinan Hotiç, Kerem – Cansu Hotiç, Efe – Simla Hotiç ve Mehmet Hotiç üstlendi. Hotiç’in yıllar boyu tasarımlarını hayata geçirdiği kendi ofis binasında gerçekleşen gece, samimi atmosferi ve unutulmaz anlarıyla hafızalarda yer etti.
Selen Beytekin’den Müzik Ziyafeti
Caz müzik sanatçısı Selen Beytekin’in büyüleyici performansı, davetlilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Gece boyunca şık detaylar ve özel tasarlanmış atmosfer, büyük beğeni topladı.
Alihan Hotiç: “Evimizi Sizlerle Paylaşmaktan Mutluyuz”
Hotiç CEO’su Alihan Hotiç, geceye dair yaptığı konuşmasında duygularını şu sözlerle dile getirdi: “90 yıla yaklaşan marka yolculuğumuzda biz hep dostlarımızın ve Hotiç severlerin desteğini hissettik. Burası bizim onlarca yıl ayakkabı üretimi yaptığımız, bugün de markamızı yönettiğimiz evimiz. 2025’e girerken, evimizde bizimle birlikte olduğunuz için hepinize teker teker teşekkür ederim.”
Serdar Hotiç’in 50. Yıl Gururu
Ayakkabıcılıkta 50. yılını dolduran Serdar Hotiç ise konuşmasında, “Ayakkabı benim tutkum ve işimi aşkla yapmak büyük bir şans” diyerek duygusal anlar yaşattı. Davetlilerin alkışları eşliğinde tamamlanan konuşma, gecenin en özel anlarından biri oldu.
Yeni Yıla Hotiç Zarafetiyle
Hotiç’in özveri ve tasarım tutkusu ile öne çıkan bu anlamlı gece, davetlilere ilham verirken 2025 yılının yeni başarılara sahne olacağının sinyallerini verdi. Zarafet ve dostlukla örülen gece, uzun süre unutulmayacak bir yeni yıl kutlamasına dönüştü.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hotiç ailesinden ‘Friends And Family’ temasıyla yeni yıl partisi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Festivalde bu yıl yenilikler ve sürprizler dikkat çekti
Festival öncesindeiş, sanat, medya dünyasının sevilen isimlerive Tohum Otizm Vakfı gönüllüleri; Tohum Otizm Vakfı Eğitim Kurumları’ndaöğrenimgörençocuklarlabirarayagelerek özel bir atölye çalışması gerçekleştirdi. Atölyede hazırlanan sürpriz yılbaşı hediyelikleri otizmli çocukların eğitim burslarına destek sağlamakamacıylafestivalde satışa sunuldu.
Uzman konuşmacılar ile güncel konulara yönelik söyleşiler bu yıl da devam etti
Festivalde, 360+ Media Interactive Technologies Kurucu CEO’su ve fütürist Zehra Öney, “Süper Zeka Çağı” başlıklı konuşmasında yapay zekave teknoloji üzerine katılımcılarla ufuk açıcı bir söyleşi gerçekleştirdi.
İlk kitabıileyıllarcaençoksatılan kitaplar listesinden düşmeyen Piraye, son kitabı “Can Borcu” ile festivalde düzenlenen imza gününde kitapseverlerle buluştu. Etkinlik kapsamında kitap satışından elde edilen tüm geliri otizmli çocukların eğitim bursuna bağışlayan Piraye, aynı zamanda “Kendini Gerçekleştirmek” üzerine bir söyleşi de yaptı.
Özel tasarım yılbaşı hediye sepetleri ve hediye çekilişi yoğun ilgi gördü
İş dünyasından duyarlı kişi ve kurumlar, çağdaş sanatçılar ve seçkin markalar tarafından bağışlanan özel hediyeler, festivalde düzenlenen çekiliş ilesahiplerini bulurken;Tohum Otizm Vakfı kurucuları ile iş dünyasından önemli isimlerin hazırladığı özel tasarım yılbaşı hediye sepetleri otizmli çocukların yararına bağışa dönüştürülmek üzere satışa sunuldu.
Tohumcuklarve Genç Tohumlar festivalde gönüllü olarak görev aldı
Bu sene de festivalde 5-8 yaş arası “Tohumcuklar” ve 10 yaş üstü “Genç Tohumlar”gönüllü olarak görev aldı.Etkinlik öncesinde Özel Tohum Otizm Vakfı Özel Eğitim Okulu’nda otizm farkındalık eğitimleri alan genç gönüllüler, bu deneyim ile erken yaşta anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine dahil olmanın mutluluğunu yaşadılar.
Tohum Otizm Vakfı Onursal Başkanı Mine Narin, festivalin önemine ilişkin duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Otizmli çocuklarımızın eğitimine destek olmak amacıyla geleneksel olarak düzenlediğimiz Yılbaşı Alışveriş Festivalimizi busene de büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Eğitim bekleyen çocuklarımız ve aileleri adına verilen tüm katkılar için içtenlikle teşekkür ediyoruz. Bugüne kadar Yılbaşı Alışveriş Festivalimizden elde edilen gelir ile 717otizmli çocuğun bir senelik eğitim bursunu karşıladık. Sizlerin desteğiyle, bu yıl da otizmli çocuklarımızın eğitim yolculuğuna ışık tutmaya devam etmekten büyük mutluluk ve şükran duyuyoruz.”
Bu yıl festivalin co-sponsoruMaximiles Black, destek sponsorları ise Tüpraş ve Otokar oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Tohum Otizm Vakfı’nın Geleneksel Yılbaşı Alışveriş Festivali Bu Sene “İyilikten Festival Doğar” Temasıyla 3 Aralık’ta Gerçekleşti! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Maratona katılan gençler, yeni nesil kültürel mekânlar için geliştirdikleri etki odaklı projeleriyle yarıştı. “Konya Saat Kulesi” teması etrafında şekillenen Creathon’24, gençlerin disiplinlerarası araştırma ve tasarım odaklı düşünme becerilerini geliştirdiği, etki odaklı projeleriyle yarıştığı bir platform haline geldi.
KONYA’YA YENİ BİR SOLUK: GENÇLER SAAT KULESİNİ YENİDEN TASARLADI
Creathonda Sosyal İnovasyon Ajansı söyleşi ve maraton sürecine, Kapsül Teknoloji Platformu ise final sunumlarına ev sahipliği yaptı. Creathon’24 ülke genelinden farklı disiplinlerden katılımcıların “Konya Saat Kulesi” teması üzerine yenilikçi fikirler ürettikleri, fikirlerini geliştirerek projelendirdikleri ve bağımsız jüriye sundukları bir tasarım maratonu olarak tamamlandı.
11 FARKLI İLDEN 13 TAKIM YARIŞTI
11 farklı ilden gelen 13 takım, Konya’nın kültürel mirasını modern dokunuşlarla yeniden yorumlayarak, şehrin merkezinde ihtiyaç duyulan etkinlik ve tanıtım alanı olarak işlev görebilecek bir “Saat Kulesi” tasarlamak için 36 saat boyunca yoğun bir şekilde çalıştı.
Kapsül Teknoloji Platformu’nda gerçekleşen final sunumlarının ardından kazanan takımlara ödülleri takdim edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sosyal İnovasyon Ajansı’nda Creathon’24: Konya’da “Saat Kulesi” Temasıyla Gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ördekli Kültür Merkezi’nde her hafta düzenlenen Oda Orkestrası Konseri’nin bu haftaki sahnesi, Diyarbakır’da canice katledildikten sonra cansız bedeni 19 gün sonra bulunan Narin Güran’a ‘Ağıt’ temasıyla gerçekleştirildi. Keman sanatçıları Sıla Arsever ve Rasim Yokuş, piyano sanatçısı Mehmet Bütün, gitar sanatçısı Salthan Uğur ve viyolonsel sanatçısı Harun Yılmaz, bu haftaya özel olarak hazırladıkları repertuarda bulunan duygu dolu eserleri, küçük Narin için çaldı. Ölüm haberiyle tüm Türkiye’yi yasa boğan Narin’in yad edilmesi nedeniyle daha da anlam kazanan konsere, Osmangazili sanatseverlerin ilgisi büyük oldu. Konser boyunca küçük Narin’in fotoğrafı sahneye yansıtıldı. Narin’in fotoğrafının altında enstrümanlarını çalan sanatçılar, konsere gelen dinleyicilere hem müzik ziyafeti sundu, hem de duygusal anlar yaşattı.
‘Narin’e Ağıt’ temasıyla gerçekleştirilen Oda Orkestrası Konseri’ne Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Fatma Çil Yılmaz, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Oda Orkestrası Konseri ‘Narin’e Ağıt’ temasıyla gerçekleşti yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ördekli Kültür Merkezi’nde her hafta Çarşamba günleri düzenlenen Oda Orkestrası Konseri’nin bu haftaki programında, Diyarbakır’da canice katledildikten sonra cansız bedeni 19 gün sonra bulunan Narin Güran yad edilecek. Keman sanatçıları Sıla Arsever ve Rasim Yokuş, piyano sanatçısı Mehmet Bütün, gitar sanatçısı Salthan Uğur ve viyolonsel sanatçısı Harun Yılmaz, 16 Ekim Çarşamba günü saat 19.00’da gerçekleştirilecek olan konserde, çalacakları eserler ile küçük Narin’e ağıtlar yakacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Oda Orkestrası Konseri, Narin’e Ağıt temasıyla gerçekleştirilecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
20 yılı aşkındır sürdürülen Türkiye Kuş Konferansı, ülkemizin kuşlarının ve onlar için özel önem taşıyan Önemli Doğa Alanları’nın izlenmesi, korunması, yeni iş birliklerinin başlatılması, deneyim paylaşımı ve kuşlara, ekosistemlere ilgi duyanlar için ortak iletişim platformu görevi görüyor. 21.si gerçekleşecek olan Türkiye Kuş Konferansı, bu sene yaban hayatı uzmanları, biyologlar, karar vericiler, yerel belediyeler, jandarma ve emniyet mensuplarını bir araya getirecek.
Yaban Hayatı Suçları ve Kuşlar temasıyla düzenlenen konferansın ilk iki günü Dünya Kuşları Koruma Kurumu ortakları (BirdLife International) dahil olmak üzere Türkiye ve yurtdışından katılımcıların sunumlarıyla geçecek. Konferansta pek çok konuda sunumlar gerçekleşecek; farklı ülkelerde yaban hayatı suçlarıyla mücadele örneklerinden nesli tehlike altındaki dalıcı ördeklerin ekolojisine, genetik çalışmalardan yapay zekaya, sanatta kuş yuvalarının incelemesinden edebiyattaki yaban hayatı suçlarına kadar geniş bir kapsamda çalışmalar sunulacak. Üçüncü gün ise Mogan Gölü Önemli Doğa Alanı’nda kuş gözlem gezisi yapılacak.
‘Yaban hayatı suçları çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir tehdit.’
21. Türkiye Kuş Konferansı hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç; ‘Dünya Kuşları Koruma Kurumunun (BirdLife International) 54 ülkede binlerce uzman ve gönüllüyle hazırladığı Avrupa Kuşları Kırmızı Listesi’nde, Avrupa’daki her beş kuştan biri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yasadışı öldürme, yakalama ve ticaret dahil olmak üzere aşırı istismar; küresel olarak kuşların soyunun tükenmesindeki en önemli etkenlerden biri.
Yaban hayatı suçları çoğu ülkede olduğu gibi Türkiye’de de önemli bir tehdit. Ancak geniş bir coğrafya olması ve insan kaynağı eksikliği nedeniyle veriler yetersiz, tehdidin şiddeti sadece tahminlere dayanıyor. Doğrudan ya da dolaylı olarak zehirlenen, yasal ya da yasadışı olarak avlanan ve kaçırılan yaban hayvanlarının sayısı tam olarak bilinmiyor. Bu tehdidin Türkiye çapında şiddetinin belirlenmesi, karar vericiler tarafından önlemlerin alınması gerekiyor. Doğa Derneği’ne sıklıkla yaban hayatı suçlarına yönelik ihbarlar geliyor ve son yıllarda bu ihbarların sayısı artıyor. Bu yılki Konferans bu suçlar konusunda çalışan uzmanlar, gönüllüler ve yetkilileri bir araya getirmeyi ve çözüm önerilerinin konuşulmasını amaçlıyor. Bu amaçla gerçekleştireceğimiz Konferansın Düzenleme Kurulu Üyeleri olan Prof. Dr. Selami CANDAN, Prof. Dr. Burçin Aşkım GÜMÜŞ, Dr. Erhan Doğan ERSOY ve Umut Ali DAĞ’a teşekkür ederiz.’’ dedi.
Doğa Derneği’nin düzenlediği konferansın ortakları arasında; Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuş Gözlem Topluluğu ve Gazi Üniversitesi Biyolojik Takip ve Araştırma Topluluğu yer alıyor. Konferans, Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı ve GEF Küçük Destek Programı tarafından destekleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
21. Türkiye Kuş Konferansı 18-20 Ekim 2024’te Yaban Hayatı Suçları ve Kuşlar temasıyla Ankara’da. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>