?> ?> tetikleyebiliyor! arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Tue, 17 Dec 2024 08:40:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png tetikleyebiliyor! arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Depresyon, ergenlerin intihar düşüncelerini tetikleyebiliyor! Empati, sabır ve uzman yardımı hayati önem taşıyor! https://kocaelibasin.com.tr/depresyon-ergenlerin-intihar-dusuncelerini-tetikleyebiliyor-empati-sabir-ve-uzman-yardimi-hayati-onem-tasiyor/ Tue, 17 Dec 2024 08:40:09 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/depresyon-ergenlerin-intihar-dusuncelerini-tetikleyebiliyor-empati-sabir-ve-uzman-yardimi-hayati-onem-tasiyor/ Ergenlerde depresyon ve anksiyete belirtileri gözlendiğinde, ailelerin ve öğretmenlerin destekleyici bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, ‘Yaşamak istemiyorum’, ‘Keşke hiç doğmasaydım’, ‘Herkes benden kurtulsa daha iyi olurdu’ gibi ifadelerinse ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.

Depresyon, ergenlerin intihar düşüncelerini tetikleyebiliyor! Empati, sabır ve uzman yardımı hayati önem taşıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ergenlerde depresyon ve anksiyete belirtileri gözlendiğinde, ailelerin ve öğretmenlerin destekleyici bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, ‘Yaşamak istemiyorum’, ‘Keşke hiç doğmasaydım’, ‘Herkes benden kurtulsa daha iyi olurdu’ gibi ifadelerinse ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Eda Ergür intihar eğilimleri olan ergenlere yaklaşırken hassasiyetin büyük önem taşıdığını ve ergenlerin ciddiye alındığını hissetmeye ihtiyacı olduğunu aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, son dönemde sıkça gündeme gelen ergenler arasındaki intihar artış oranlarını değerlendirdi.

Psikolojik ve sosyal faktörler intihar girişimlerinde etkili olabiliyor!

Ergenlerin intihar eğilimlerinin, birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Bu faktörler biyolojik, psikolojik, sosyal ve çevresel unsurları içerir.” dedi.

Ergenlerde intiharın en yaygın nedenlerinden birinin depresyon olduğuna vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Duygusal boşluk, umutsuzluk ve yetersizlik duyguları, stres, kaygı ve de karamsar düşünceler ergenlerin intihar düşüncelerini tetikleyebilir. Bunların yanı sıra fiziksel, duygusal ya da cinsel istismar gibi travmatik deneyimler de intihar riskini arttırabilir. Bu psikolojik faktörlerin yanı sıra aile içi problemler, akademik baskı, zorbalığa maruz kalma, dışlanma ve hatta günümüzde sıklıkla duyduğumuz sosyal medyada yaşanan karşılaştırmalar ya da maruz kalınan içerikler gibi sosyal faktörlerin de ergenlerde görülen intihar girişimlerinde rol oynadığı söylenebilir. Özellikle, destek eksikliği ile duygusal veya sosyal sorunların birleşimi, ergenleri intihar düşüncelerine daha yatkın hale getirebilir.” açıklamasını yaptı.

‘Keşke hiç doğmasaydım’ gibi ifadeler, erken müdahale için önemli…

Ergenlerde depresyon ve anksiyete belirtilerinin, genellikle davranışsal, duygusal ve fiziksel değişikliklerle kendini gösterdiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, şunları söyledi:

“Ergende gözlemlenen belirtileri ailelerin ve öğretmenlerin fark etmesi durumunda destekleyici bir yaklaşım sergilenmeli. Daha önce keyif alınan aktivitelerden uzaklaşma, sosyal ortamlardan uzaklaşma, okul başarısında düşüş, sürekli üzgün ve umutsuz olma, yorgunluk, uyku ve iştahta belirgin değişiklikler gibi belirtiler gözlemlendiğinde depresif duygulanım akla gelmeli. Öte yandan sürekli endişeli olma hali ya da huzursuzluk, felaket senaryoları, kendini ifade etmede ve odaklanmada zorluk, kaçınma davranışı ya da çarpıntı, terleme, mide bulantısı gibi fiziksel semptomlar gözlendiğinde ise anksiyete göz önünde bulundurulmalı. Bu iki durum ayrı görülebileceği gibi birlikte de gözlenebilir.

Eğer belirtiler 2 hafta ya da daha uzun sürüyorsa, günlük işlevselliği ve ilişkileri etkiliyorsa, kendine zarar verme davranışı ya da intihar düşünceleri varsa acil profesyonel bir destek alınmalı. ‘Yaşamak istemiyorum’, ‘Keşke hiç doğmasaydım’, ‘Herkes benden kurtulsa daha iyi olurdu’ gibi ifadeler duyulduğunda ciddiye alınması oldukça önemli. Erken tanı ve müdahale, ergenin sağlıklı bir gelişim süreci için kritik önem taşır. Aileler ve öğretmenler, bu belirtileri fark ettiklerinde bir uzmanla iletişime geçmeliler.”

Ergenlerin ciddiye alınmaya ihtiyacı var!

İntihar eğilimleri olan ergenlere yaklaşırken hassasiyetin büyük önem taşıdığının altını çizen Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Öncelikle ergenlerin ciddiye alındığını hissetmeye ihtiyacı vardır, bu sebeple duygularını küçümsemeden, yargılamadan dinleyerek duygularını paylaşmaya teşvik etmek, yalnız olmadığını hissetmesine yardımcı olarak güvenli bir ortam sağlamak önemlidir.” dedi.

Ergene yaklaşımda duyarlılık göstermenin önemli olduğunu aktaran Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Ergende gözlemlenen sözel ifadelerin yanı sıra davranışsal ipuçlarını da önemseyerek onları rahatlatacak bir alan sağlamak, yalnız olmadığını hissetmesine yardımcı olacaktır. İntihar planı varsa ya da kendine zarar verme riski yüksekse, zaman kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanından yardım almak gereklidir. Empati, sabır ve uzman yardımıyla sürece doğru şekilde müdahale etmek hayati önem taşır.” Şeklinde konuştu.

Aileler, küçük yaşlardan itibaren çocuklarıyla sohbet etmeli!

Ergenlerde intihar eğilimini azaltmak için ailelerin oynadığı rolün oldukça kritik olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, “Ailelerin öncelikli olarak çocuklarıyla iletişimlerini güçlendirmeleri gerekir. Bunun için ergenin duygularını anlamaya çalışarak, yargılamadan dinlemeleri ergenin ailesi tarafından önemsendiğini hissetmesine yardımcı olacaktır.” dedi.

Küçük yaştan itibaren çocuklarla günlük yaşam olayları ve hissettikleri hakkında sohbet etmek için fırsatlar yaratmanın ergenlik döneminde de iletişimin olumlu olmasına destek olacağını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Eda Ergür, sözlerini şöyle tamamladı:

“Koşulsuz sevgi ve kabul görmek ergenin güvende hissetmesini sağlar ve stres seviyesini azaltır. Sosyal çekilme, umutsuzluk ifadeleri gibi intihar düşüncelerine işaret edebilecek değişiklikleri gözlemleyerek, erken müdahalede bulunmak koruyucu olacaktır. Aile içinde saygı, sevgi ve anlayışın ön planda olması ergenler için destekleyicidir. Ailelerin farkındalığı ve aktif desteği, ergenin stresle başa çıkma becerilerini geliştirerek intihar riskini önemli ölçüde azaltabilir. Erken farkındalık ve sıcak bir aile ortamı bu süreçte hayati öneme sahiptir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Depresyon, ergenlerin intihar düşüncelerini tetikleyebiliyor! Empati, sabır ve uzman yardımı hayati önem taşıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Boyun ağrısı migreni tetikleyebiliyor! https://kocaelibasin.com.tr/boyun-agrisi-migreni-tetikleyebiliyor/ Thu, 31 Oct 2024 10:30:05 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/boyun-agrisi-migreni-tetikleyebiliyor/ Boyun kaslarının veya boyundaki sinirlerin gerilmesi ya da sıkışması sonucu ağrı oluştuğunu bu ağrının da migreni tetikleyebileceğine dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op.

Boyun ağrısı migreni tetikleyebiliyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Boyun kaslarının veya boyundaki sinirlerin gerilmesi ya da sıkışması sonucu ağrı oluştuğunu bu ağrının da migreni tetikleyebileceğine dikkat çeken Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kemal Paksoy, “Duruş bozuklukları ve stres gibi boyunda ağrıya neden olabilen durumların migreni tetiklemesi, yayılmasına neden olması veya şiddetlendirmesi mümkün.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kemal Paksoy, boyun ağrısı ve migren arasındaki ilişkiye değindi ve birbirlerini nasıl tetiklediklerini açıkladı.

Boyun ağrısı ile migren arasında karmaşık bir ilişki var

Boyun ağrısı ve migren arasındaki ilişkinin karmaşık olabileceğini dile getiren Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu iki durum birbirini çeşitli şekillerde tetikleyebilir ve etkileyebilir.” dedi.

Boyundaki sinir kökleri veya sinirlerin, gerilme veya sıkışma sonucu irritasyona uğrayabileceğini söyleyen Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu durum, başın arkasındaki veya yanındaki ağrıya yol açarak migreni tetikleyebilir. Boyundaki kasların aşırı gerilmesi veya spazmı, baş ağrısına neden olabilir. Bu tür bir ağrı, başa yayılan ağrıyı tetikleyerek migren benzeri belirtileri artırabilir.” şeklinde konuştu.

Duruş bozuklukları migren ağrısını şiddetlendirebiliyor 

Bilgisayar başında uzun süre oturmak gibi uzun süreli kötü duruş alışkanlıklarının boyun ağrısına ve kas gerginliğine yol açabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Kemal Paksoy, “Bu durum, migren ataklarını tetikleyebilir. Boyundaki kaslar ve damarlar üzerindeki baskı, beyne giden kan akışını etkileyebilir. Bu durum, migrenin tetiklenmesine veya şiddetinin artmasına neden olabilir.” dedi.

Duruş bozukluklarının kas gerginliği, omurga dengesizliği ve kas zayıflığı gibi sorunlara neden olabileceğini ve boyun kaslarında ağrı ortaya çıkması veya var olan ağrının kötüleşmesiyle sonuçlanabileceğini ifade eden Op. Dr. Kemal Paksoy, kas gerginliği ve sinir sıkışmalarının migreni tetiklemesi, yayılmasına neden olması veya şiddetlendirmesinin mümkün olduğunu aktardı.

Stres, kasları gerginleştirdiğinden migreni de tetikliyor!

Stres ve anksiyetenin, hem boyun ağrısını hem de migreni tetikleyebileceğinin de altını çizen Op. Dr. Kemal Paksoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Stres, boyun kaslarının gerginleşmesine ve spazmına neden olabilir. Stres altındaki kişiler, kaslarını farkında olmadan sıkarlar, bu da boyun ağrısına ve sertliğine yol açabilir. Stres, kötü duruş alışkanlıklarını da artırabilir. Özellikle stresli durumlarda veya endişe anlarında insanlar sıklıkla omuzlarını yukarı kaldırır veya başlarını öne eğer, bu da boyun ağrısına neden olabilir. Uzun süreli stres, kaslarda sürekli gerilime yol açabilir. Bu da boyun ağrısını kronikleştirebilir ve tedavi edilmezse ağrının sürekli hale gelmesine neden olabilir.

Stres, gerilim tipi baş ağrılarına neden olabilir ve bu tür baş ağrıları migreni tetikleyebilir. Gerilim baş ağrıları, migreni daha da kötüleştirebilir. Kişilerin ağrı eşiğini düşürebilir, bu da migren ataklarını daha sık ve şiddetli hale getirebilir. Stres, hormon düzeylerinde değişikliklere neden olabilir. Bu değişiklikler, migren ataklarının sıklığını ve şiddetini etkileyebilir.”

Stres yönetimi, fiziksel aktivite ve duruş düzenlemeleri önemli… 

Boyun ağrısı kaynaklı migren ağrılarını önlemek için stres yönetiminin yapılması gerektiğine vurgu yapan Op. Dr. Kemal Paksoy, “Gevşeme tekniklerinin yanında, fiziksel aktiviteye de önem verilmesi gerekir.” dedi.

Boyun ağrısı ve neden olduğu migreni önlemek için duruş düzenlemeleri de yapılması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Kemal Paksoy, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bilgisayar, masa ve sandalye gibi çalışma alanlarının ergonomik olarak düzenlenmesi, kötü duruşun önlenmesine yardımcı olabilir. Bilgisayar ekranının göz hizasında olması ve sandalyenin sırt desteği olması önemlidir. Boyun ve sırt kaslarını güçlendiren ve esneten egzersizler yapmak, duruşu iyileştirebilir ve ağrıyı azaltabilir. Günlük yaşamda doğru duruş alışkanlıklarının benimsenmesi ve kötü duruş alışkanlıklarının düzeltilmesi, boyun ağrısını ve migreni önleyebilir.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Boyun ağrısı migreni tetikleyebiliyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>