?>
?>
Medeniyetimizin temelinde insan hakları, eşitlik ve adalet yattığını ifade eden Başkan Büyükakın şöyle devam etti: “Bizim tarihimizde kadınlar, sosyal hayatta daima çok önemli, belirleyici, saygıdeğer bir yere sahip olmuştur. Yalnızca aile içerisinde değil bilimde, siyasette, savaşta ve toplumsal hayatın her alanında güçlü ve öncü roller üstlenmişlerdir. Nene Hatun’un cesaretiyle, Kara Fatma’nın dirayetiyle, Şerife Bacı’nın fedakârlığıyla şekillenen tarihimiz, kadının varlığıyla güç kazanarak geleceğe uzanmıştır.
Bugün de kadınlarımız, eğitimden bilime, ekonomiden sanata, siyasetten spora kadar her alanda başarılarıyla gurur kaynağı olmaya devam etmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, kadınların gücünü ortaya koyabilmesi için, onlara hak ettikleri saygının gösterilmesi, şiddet ve ayrımcılığa maruz kalmadan yaşamaları en temel insan hakkıdır. Adaletin, özgürlüğün ve insan haklarının teminatı olan bir medeniyetin mirasçıları olarak, kadınlarımızın haklarını savunmak ve onlara layık oldukları saygıyı göstermek hepimizin sorumluluğudur.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını “Aile Yılı” ilan etmesi, kadınlarımızın ve aile kurumunun güçlendirilmesi adına atılmış önemli bir adımdır. Bizler de Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak, kadınlarımızın her alanda daha güçlü, özgüvenli ve daha mutlu bireyler olarak varlık göstermesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz.
Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığımız bünyesindeki 7 ilçe, 12 tesis ve uzman kadromuz ile hanım kardeşlerimizin sosyal, kültürel ve ekonomik hayata aktif katılımını destekleyen, aile bağlarını güçlendiren çalışmalar yürütüyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele, sağlıklı yaşam, girişimcilik ve eğitim konularında projeler geliştirerek toplumun temel yapı taşı olan kadınlarımızın gelişimlerine destek oluyoruz. İstihdamdan, eğitime kadar satırlara sığdıramayacağım birçok projeyi kadınlarımıza adadık. Onların emeğini gören, sesini duyan, hayallerine ortak olan bir şehir inşa etmek için yola çıktık ve bu yolda kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta şehit ve gazi anneleri olmak üzere, hayatımıza anlam katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Fedakârlıklarıyla, sevgileriyle ve azimleriyle dünyamızı güzelleştiren kadınlarımıza sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir ömür diliyorum.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Kadın; ailenin yüreği, toplumun mayasıdır” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Araştırma sonuçlarına göre, şizofreni hastalarına yönelik önyargılar ve hastalıkla ilgili yanlış bilinenlerin yalnızca hastaların yaşamlarını değil, aynı zamanda ailelerinin de sosyal ve psikolojik durumlarını olumsuz etkilediği belirlendi. Bununla birlikte, şizofreni hastalığına karşı son yıllarda yürütülen bilinçlendirme çalışmalarıyla birlikte, son 5 yıl içerisinde toplumun hastalığa yönelik bakış açısında görece olumlu bir gelişme kaydedildi. Bu bulgular, farkındalık çalışmalarının hem bireyler hem de toplum üzerinde olumlu bir değişim yarattığını ifade ediyor.
Şizofreni hastalarının tehlikeli ve çalışamaz olduğuna dair algı değişiyor
Ruh sağlığı konusunu sahiplenerek bu alanda etkili toplumsal çalışmalar yürüten Abdi İbrahim Otsuka ile Şizofreni Dernekleri Federasyonu’nun iş birliğiyle gerçekleştirilen şizofreni damgalama araştırmasına göre, 2019 yılında toplumun %39’u şizofreni hastalarının tehlikeli olduğunu düşünürken, 2024’te bu oran %29’a kadar geriledi. Şizofreni damgalama araştırmasında İstanbul başta olmak üzere cinsiyet, yaş ve sosyo-ekonomik statüyü temsil edecek şekilde 12 ilin verileri baz alındı. Çalışmaya katılanların çoğu bir işyerinde ücretli çalışan olarak seçildi ve her kesimin temsili sağlandı.
Şizofreni ile ilgili doğru bilgilendirilmeyi sağlamada sosyal medya, aile ve yakın çevre önemli
Şizofreni Dernekleri Federasyonu tarafından, Abdi İbrahim Otsuka’nın koşulsuz desteğiyle hayata geçirilen çalışmada, şizofreni hakkında bilgi edinme kaynakları arasında sosyal medyanın, %40’tan %36’ya gerilemesine rağmen hâlâ önemli bir yer tuttuğunu ortaya koyuyor. Ancak, aile, yakın çevre ve arkadaşlar gibi doğrudan iletişim kanallarında anlamlı bir artış yaşandığı dikkat çekiyor; her iki kaynağın da 2024’te %56’ya yükselerek bilgi paylaşımında öncelikli hale geldiği görülüyor. Ayrıca, okullar ve öğretmenlerin bilgi edinme kaynağı olarak öneminin arttığı, %15’ten %29’a çıktığı, seminerlerin ise %10’dan %15’e yükseldiği gözlemleniyor. Bu sonuçlar şizofreni farkındalığı çalışmalarında sosyal medya kadar aile, arkadaş çevresi, okullar ve eğitim çalışmaları gibi doğrudan iletişim kanallarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu kaynakların önemi hem hastaların sosyal hayata katılımını desteklemek hem de ailelerin üzerindeki toplumsal baskıyı azaltmak açısından önemli bir rol oynamaktadır.
Abdi İbrahim Otsuka Bölüm Direktörü Zeynep Alptekin Basa, Abdi İbrahim Otsuka olarak ruh sağlığı konusunda bilinçlendirici çalışmalar yapmaya devam edeceklerini belirterek, şöyle dedi; “Abdi İbrahim Otsuka ve Şizofreni Dernekleri Federasyonu iş birliği ile 2019’da ilki gerçekleştirilen ve Türkiyeʼde bu kapsamda yapılan ilk araştırma olan Türkiye Şizofreni Algısı, Bilgi Düzeyi ve Şizofreniye Bağlı Damgalama ve Ayrımcılık Araştırması, 2024 yılında tekrarlandı. Şizofreni hastalarının çalışamayacağını düşünenlerin oranının %26’dan %24’e düşmesi şizofreni hastalarına dair önyargıların devam ettiğini gösteriyor. Biz, Abdi İbrahim Otsuka olarak biliyoruz ki; doğru tedavi ve destekle birçok şizofreni hastası, iş hayatına katılabilir ve başarılı olabilir. Bu nedenle şizofreni hakkında doğru bilgilendirme yapmak, önyargıları ortadan kaldırmak ve damgalama ile ayrımcılığı bitirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”
Kişilerin gerçeklik algısında bozulmalara yol açan, kişinin düşüncelerini ve davranışlarını etkileyen bir beyin hastalığı olan şizofreni, yalnızca hastalığı yaşayan kişileri değil, aynı zamanda bu insanların ailelerini ve yakın çevresini de etkileyen karmaşık hatta kabul edilmesi güç bir hastalık.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Toplumun şizofreni hakkındaki olumsuz algısı azalma eğilimi gösteriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>