?> ?> Türkiye’de arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Tue, 19 May 2026 00:30:41 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png Türkiye’de arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 TSE Belgesi: Türkiye’de Standardizasyonun Rolü ve Önemi https://kocaelibasin.com.tr/tse-belgesi-turkiyede-standardizasyonun-rolu-ve-onemi/ Tue, 19 May 2026 00:30:41 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/tse-belgesi-turkiyede-standardizasyonun-rolu-ve-onemi/ TSE Belgesi, Türkiye'de ürün ve hizmetlerin ulusal standartlara uygunluğunu gösterir. Standardizasyonun önemi, ekonomik büyümeye ve tüketici güvenine katkısıdır.

TSE Belgesi: Türkiye’de Standardizasyonun Rolü ve Önemi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
TSE Belgesi Nedir ve Neden Önemlidir?

TSE Belgesi, Türkiye’de üretilen veya ithal edilen ürünlerin, hizmetlerin ve sistemlerin Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından belirlenen ulusal standartlara uygunluğunu gösteren resmi bir işarettir. Bu belge, bir ürünün veya hizmetin kalitesini, güvenliğini ve performansını garanti eder, böylece hem tüketicinin korunmasını hem de piyasada rekabet gücünün artmasını sağlar.

Özetle: TSE Belgesi, Türkiye’deki ürün ve hizmetlerin ulusal standartlara uygunluğunu resmi olarak kanıtlar. Bu, tüketici güvenini artırarak piyasada kaliteyi standartlaştırır ve işletmelerin rekabet avantajı elde etmesine yardımcı olur. Standardizasyon, ekonomik gelişimin temel taşlarından biridir.

TSE’nin temel görevi, ulusal standartları hazırlamak, yayınlamak ve bu standartlara uyumu denetlemektir. Bir ürünün TSE damgasını taşıması, o ürünün ilgili ulusal standardın gerektirdiği tüm testlerden başarıyla geçtiği ve üretim süreçlerinin denetlendiği anlamına gelir. Bu süreç, özellikle gıda, sağlık, inşaat ve elektronik gibi sektörlerde hayati önem taşır. Örneğin, iso nedir sorusunun cevabı, uluslararası standardizasyonun temelini oluşturan ISO (Uluslararası Standardizasyon Teşkilatı) ile yakından ilişkilidir, ancak TSE Belgesi Türkiye’ye özgü ulusal gereklilikleri vurgular.

TSE Belgelendirme Süreci Nasıl İşler?

TSE belgelendirme süreci, başvuru, inceleme, denetim ve belgelendirme aşamalarından oluşan yapılandırılmış bir yolculuktur. İşletmeler, ürettikleri ürün veya sundukları hizmet için ilgili TSE standardını belirleyerek süreci başlatırlar. Ardından, TSE’ye resmi bir başvuru yapılır ve talep edilen belgeler sunulur. Bu aşamada, TSE uzmanları tarafından işletmenin üretim tesisleri ve kalite yönetim sistemleri denetlenir.

Denetimler sonucunda, ürün veya hizmetin standarda uygunluğuna dair olumlu bir rapor hazırlanırsa, TSE belgesi düzenlenir. Bu süreç, ürünün piyasaya sürülmeden önce ulusal standartlara uyumunu sağlamak için kritik bir adımdır. Özellikle Kocaeli ISO Belgesi veya İstanbul ISO Belgesi gibi bölgesel taleplerde de TSE, standartların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlar.

TSE Belgesinin İşletmelere Sağladığı Avantajlar

TSE Belgesi, işletmelere hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli rekabet avantajları sunar. Bu belge, ürünlerin kalitesini ve güvenilirliğini kanıtlayarak tüketici nezdinde güven oluşturur. Ayrıca, kamu ihalelerinde ve devlet desteklerinden yararlanmada önemli bir kriter olarak kabul edilir. TSE belgesi, işletmelerin pazardaki itibarını yükseltir ve marka değerini artırır.

İşletmeler için TSE belgesi, üretim süreçlerini iyileştirme, israfı azaltma ve verimliliği artırma fırsatı da sunar. Standardizasyon, hataları minimize ederek maliyetleri düşürmeye yardımcı olur. Bu durum, özellikle iso 9001 gibi kalite yönetim sistemleri ile entegre edildiğinde daha da belirgin hale gelir. TSE belgelendirme, işletmelerin uluslararası pazarlara açılmasında da önemli bir rol oynar.

ISO Standartları ve TSE Uyumu

ISO standartları, uluslararası alanda kabul görmüş kalite, çevre, güvenlik ve yönetim sistemleri standartlarıdır ve TSE, bu uluslararası standartları ulusal standartlara entegre ederek uyumu teşvik eder. Birçok Türk standardı, uluslararası ISO standartları temel alınarak hazırlanmıştır. Bu durum, Türkiye’de üretilen ürünlerin ve hizmetlerin uluslararası pazarlarda daha kolay kabul görmesini sağlar.

Örneğin, iso nedir sorusunu yanıtlayan ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi standardı, birçok işletme tarafından TSE belgelendirmesi ile birlikte uygulanır. Bu çift uyum, işletmelere hem ulusal hem de küresel düzeyde güvenilirlik kazandırır. Ankara TSE Belgesi başvurularında da uluslararası standartlara uyumluluk önemli bir değerlendirme kriteridir.

Farklı Sektörlerde TSE Belgelendirmesi

TSE belgelendirmesi, farklı sektörlerde çeşitli ürün ve hizmet grupları için zorunlu veya gönüllülük esasına dayalı olarak uygulanır. İnşaat malzemeleri, gıda ürünleri, tıbbi cihazlar, tekstil ürünleri ve enerji ekipmanları gibi birçok alanda TSE Belgesi, ürünlerin güvenliğini ve kalitesini garanti altına alır. Her sektörün kendine özgü TSE standartları ve belgelendirme prosedürleri bulunmaktadır.

Örneğin, oyuncak üreticileri için EN 71 standardına uyumluluk zorunludur ve bu uyum TSE tarafından denetlenir. Otomotiv sektörü için de TSE, ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğu denetleyerek güvenli araçların piyasaya sürülmesini sağlar. Iso belgelendirme süreçleri ile paralel yürütülen TSE denetimleri, sektörlerde kalite kültürünün yerleşmesine katkıda bulunur.

TSE Belgesi ve Tüketici Güveni

TSE Belgesi, tüketicilere bir ürünün kalitesi, güvenliği ve standarda uygunluğu konusunda somut bir güvence sunar. Üzerinde TSE damgası bulunan ürünler, tüketiciler tarafından daha güvenilir kabul edilir ve satın alma kararlarında olumlu bir etki yaratır. Bu durum, özellikle sağlık ve güvenlik açısından kritik olan ürünlerde daha belirgindir.

Tüketicilerin bilinçlenmesiyle birlikte, TSE belgeli ürünlere olan talep artmaktadır. Bu talep, işletmeleri de standartlara uyum sağlamaya ve TSE belgesi almaya teşvik eder. Tüketici güveni, bir işletmenin uzun vadeli başarısı için temel bir unsurdur ve TSE Belgesi bu güvenin inşasında önemli bir rol oynar.

Sıkça Sorulan Sorular

TSE Belgesi ile ISO Belgesi Arasındaki Temel Fark Nedir?

TSE Belgesi, ürünlerin ve hizmetlerin Türkiye’nin ulusal standartlarına uygunluğunu gösterirken, ISO Belgesi (örneğin ISO 9001), uluslararası kabul görmüş yönetim sistemleri standartlarına uygunluğu ifade eder. TSE, ulusal mevzuata ve standartlara odaklanırken, ISO daha çok küresel iş yapış biçimlerine ve kalite yönetimi prensiplerine vurgu yapar.

Her Ürün İçin TSE Belgesi Zorunlu mu?

Hayır, her ürün için TSE Belgesi zorunlu değildir. Ancak, belirli ürün grupları için (örneğin, yapı malzemeleri, gıda katkı maddeleri, tıbbi cihazlar) mevzuat gereği zorunlu tutulmuştur. Diğer ürünler için ise gönüllülük esasına dayalı olarak alınabilir ve pazar avantajı sağlar.

TSE Belgesi Ne Kadar Süreyle Geçerlidir?

TSE Belgesi’nin geçerlilik süresi, ürünün türüne ve ilgili standardın gerekliliklerine göre değişiklik gösterir. Genellikle 1 ila 3 yıl arasında değişmekle birlikte, bu süre zarfında periyodik denetimler yapılır. Belgenin geçerlilik süresi dolmadan yenileme başvurusu yapılmalıdır.

ISO 9001 Belgesi TSE ile Birlikte Alınabilir mi?

Evet, ISO 9001 belgesi ile TSE belgesi birlikte alınabilir. Hatta birçok işletme, hem ulusal standartlara uyumu hem de uluslararası kabul görmüş bir kalite yönetim sistemine sahip olmayı hedeflediği için bu iki belgeyi eş zamanlı olarak almaya çalışır. Bu durum, işletmenin pazardaki konumunu güçlendirir.

TSE Belgesi Başvurusu Nasıl Yapılır?

TSE Belgesi başvurusu, TSE’nin resmi web sitesi üzerinden veya ilgili TSE hizmet birimlerine şahsen müracaat edilerek yapılır. Başvuru formunun eksiksiz doldurulması, ilgili standartlara ait ürün numunelerinin ve gerekli diğer belgelerin (varsa üretim yeterlilik raporu, analiz belgeleri vb.) sunulması gerekmektedir.

TSE Belgesi Olan Bir Ürün Neden Geri Çağrılabilir?

TSE Belgesi olan bir ürünün geri çağrılması, üretim sürecinde sonradan tespit edilen ciddi bir güvenlik açığı, standarda uygunsuzluk veya halk sağlığını tehdit eden bir durumun ortaya çıkması halinde söz konusu olabilir. Bu tür durumlarda TSE, piyasadaki ürünlerin toplanması için işletmeyi zorunlu tutabilir.

TSE Standardizasyonunun Geleceği

TSE, Türkiye’nin ekonomik ve teknolojik gelişimine paralel olarak standartlarını sürekli güncellemekte ve yeni alanlarda standardizasyon çalışmalarını genişletmektedir. Özellikle sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve yeşil ekonomi gibi küresel trendler, TSE’nin gelecekteki çalışmalarında önemli bir yer tutacaktır. Standartların uluslararası düzeyde uyumlaştırılması, Türk ürünlerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artıracaktır.

Tüketici bilincinin artması ve işletmelerin kaliteye verdiği önemin yükselmesiyle birlikte, TSE belgelendirmesinin önemi de giderek artacaktır. Bu durum, Türkiye’de üretilen mal ve hizmetlerin kalitesini yükselterek hem iç pazarda tüketicinin korunmasını sağlayacak hem de ihracatı destekleyecektir.

TSE Belgesi: Türkiye’de Standardizasyonun Rolü ve Önemi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Konya, Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi Eğitimlerine Ev Sahipliği Yapıyor https://kocaelibasin.com.tr/konya-turkiyede-iklim-degisikligine-uyum-eyleminin-guclendirilmesi-projesi-egitimlerine-ev-sahipligi-yapiyor/ Mon, 28 Apr 2025 14:20:02 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/konya-turkiyede-iklim-degisikligine-uyum-eyleminin-guclendirilmesi-projesi-egitimlerine-ev-sahipligi-yapiyor/ Yararlanıcı kurumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yürütücü kuruluşu Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı olan ve Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen "Türkiye'de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında 4 pilot ilden biri olan Konya’da “Konya Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı”nın tanıtımı ile iklim finansmanına ilişkin eğitim programı düzenlendi.

Konya, Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi Eğitimlerine Ev Sahipliği Yapıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yararlanıcı kurumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yürütücü kuruluşu Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı olan ve Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen “Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında 4 pilot ilden biri olan Konya’da “Konya Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı”nın tanıtımı ile iklim finansmanına ilişkin eğitim programı düzenlendi. 


Yararlanıcı kurumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yürütücü kuruluşu Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı olan ve Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen “Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi”nde 4 pilot şehirden biri olan Konya’da, Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde “Konya Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı”nın tanıtımı ile iklim finansmanına ilişkin eğitim programı düzenlendi.

Bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan UNDP İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda, projenin 2019’dan bu yana devam ettiğini belirterek, Türkiye’nin iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalara öncülük eden proje kapsamında Konya’nın çok önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı ve Konya Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı yöneticileri de iklim değişikliğiyle mücadele konusunda hep birlikte ilerlemeyi hedeflediklerini belirterek, projede emeği geçen herkese teşekkür etti.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Avrupa Birliği’nin ortaklaşa yürüttüğü “Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi” kapsamında Samsun, Sakarya ve Muğla’nın da yer aldığı 4 pilot ilden biri olan Konya’da, “Konya Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı”nın özel amaçları arasında; iklim dirençli sürdürülebilir kalkınma için karar alma araçlarının güçlendirilmesi, yerel düzeyde iklim değişikliğine uyum planlarının geliştirilmesi, iklim değişikliğine uyum eylemi için kapasitenin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum hibe programı ile uygulama kapasitesinin artırılması gibi başlıklar yer alıyor.

Uzman konuşmacılar, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin katılımıyla başlayan eğitimlerin, 30 Nisan tarihinde tamamlanması bekleniyor. Ayrıca, programa 3 tam gün katılan katılımcılar sertifika almaya hak kazanacak.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Konya, Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi Eğitimlerine Ev Sahipliği Yapıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’de 6 yılda 45 milyon ton atık geri dönüştürülerek 2 milyar TL’lik ekonomik kazanç sağlandı https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-6-yilda-45-milyon-ton-atik-geri-donusturulerek-2-milyar-tllik-ekonomik-kazanc-saglandi/ Tue, 22 Apr 2025 12:29:58 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-6-yilda-45-milyon-ton-atik-geri-donusturulerek-2-milyar-tllik-ekonomik-kazanc-saglandi/ İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr.

Türkiye’de 6 yılda 45 milyon ton atık geri dönüştürülerek 2 milyar TL’lik ekonomik kazanç sağlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Özgenur Reyhan Güler, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde (BM) düzenlenen “Uluslararası Sıfır Atık Günü” etkinlikleri kapsamında sürdürülebilirlik ve çevresel diplomasi konularında bilgi verdi. BM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen üst düzey programda, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile birebir bir görüşme gerçekleştirilerek Sıfır Atık girişiminin küresel sürdürülebilirlik hedefleriyle nasıl örtüştüğü aktarıldı. Aynı gün içinde düzenlenen “Uluslararası Sıfır Atık Günü” başlıklı etkinlikte ise israf kültürüne karşı sade, bilinçli ve sorumlu bir yaşam tarzı vurgulandı.

Türkiye’nin çevre politikaları ve sürdürülebilirliğin iletişimi 

Bu önemli program çerçevesinde BM binasında gerçekleştirilen etkinlik kapsamında Dr. Özgenur Reyhan Güler, Türkiye’nin çevre politikalarıyla birlikte geliştirdiği kamu diplomasisi stratejilerini ve sürdürülebilirliğin iletişim boyutlarını değerlendirdi. Güler, sürdürülebilirlik politikalarının yalnızca çevresel değil, kültürel, sosyal ve ekonomik katmanlarıyla da ele alınması gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Sıfır Atık, sadece bir çevre politikası değil; aynı zamanda bir iletişim biçimidir, bir yaşam kültürüdür. Türkiye, bu noktada sürdürülebilirliği bir medeniyet dili haline getirerek, çevresel diplomasi alanında örnek teşkil eden bir yaklaşıma öncülük etmektedir.”

Güler ayrıca, Türkiye’nin yürüttüğü bu çevre hareketinin dünya kamuoyundaki etkisine de değinerek, 2017-2023 yılları arasında Türkiye’de 45 milyon ton atığın geri dönüştürüldüğünü, 3,9 milyon ton sera gazı salımının önlendiğini ve bu süreçte yaklaşık 2 milyar TL’lik ekonomik kazanç sağlandığını vurguladı.

“Sanat, çevre bilincinin kalıcı hale gelmesinde büyük rol oynuyor”

Dr. Güler’in değerlendirmelerinde öne çıkan bir diğer konu ise sürdürülebilirliğin kültürel boyutu oldu. Güler’e göre sanat, medya ve eğitim gibi alanlar, çevresel farkındalığın toplumsal düzeyde yerleşmesinde stratejik bir rol üstleniyor. Bu bağlamda Emine Erdoğan’ın katılımıyla açılan “Echoes” adlı çevre temalı sergiye de değinen Güler, sanatın sürdürülebilirliğe yönelik iletişim araçlarından biri olarak önemini şöyle ifade etti:

“Echoes sergisi, sanatın çevreyle olan ilişkisini yeniden kuran bir farkındalık projesi. Bu tür kültürel içerikler, çevre bilincinin kalıcı hale gelmesinde büyük rol oynuyor.”

“Türkiye, sürdürülebilir kalkınma vizyonu ile öne çıkıyor”

Ayrıca, Birleşmiş Milletler nezdinde 30 Mart’ın “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edilmesinin, sadece sembolik bir tarih değil; çevreye, geleceğe ve ortak insanlık değerlerine verilen güçlü bir söz olduğunun altı çizildi.

İletişim bilimci ve kültürel diplomasi uzmanı kimliğiyle ulusal ve uluslararası platformlarda önemli projelere imza atan Dr. Özgenur Reyhan Güler’in BM’de gerçekleştirdiği bu özel röportaj, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma vizyonunun ve küresel çevre politikalarındaki liderliğinin altını çizen önemli bir belge niteliği taşıyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’de 6 yılda 45 milyon ton atık geri dönüştürülerek 2 milyar TL’lik ekonomik kazanç sağlandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
ING Türkiye’de üst düzey atama https://kocaelibasin.com.tr/ing-turkiyede-ust-duzey-atama/ Thu, 10 Apr 2025 10:29:57 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ing-turkiyede-ust-duzey-atama/ ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti.

ING Türkiye’de üst düzey atama yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcılığı (CIO) görevine, teknoloji ve dijital bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan Çiğdem İltemir Carino atanıyor. Çiğdem İltemir Carino’nun BDDK süreçlerinin tamamlanmasını takiben 17 Nisan 2025 tarihinde yeni görevine başlaması planlanıyor. Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Kendini bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak konumlayan ve dijitalleşmeyi uzun zamandır stratejisinin merkezine alan bir kurum olarak, Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefinde sağlam adımlarla ilerliyor ve teknoloji odaklı yatırımları önceliklendiriyoruz. Dijitalleşme stratejimizin omurgasını oluşturan bu kritik göreve, önemli başarılara imza atmış değerli bir ismin atanmasından mutluyuz” dedi.

Dijital dönüşüm yolculuğunda attığı adımlarla tamamen dijital hale gelen ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Teknoloji ve dijital bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan Çiğdem İltemir Carino, ING Türkiye Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı (CIO) ve İcra Kurulu Üyesi olarak atanıyor. Çiğdem İltemir Carino’nun BDDK süreçlerinin tamamlanmasını takiben 17 Nisan 2025 tarihinde yeni görevine başlaması planlanıyor. Çiğdem İltemir Carino, yeni dönemde ING’nin Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefi doğrultusundaki teknoloji çalışmalarına liderlik edecek. 

Alper Gökgöz: Dijitalleşme stratejimizin omurgasını oluşturan bu kritik göreve, önemli başarılara imza atmış değerli bir ismin atanmasından mutluyuz. 

Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Kendini bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak konumlayan ve dijitalleşmeyi uzun zamandır stratejisinin merkezine alan bir kurum olarak, Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefinde sağlam adımlarla ilerliyor ve teknoloji odaklı yatırımları önceliklendiriyoruz. Dijital dönüşüme bütüncül yaklaşıyor, mikroservis mimarisi üzerine kurulu yenilikçi teknoloji platformumuz ve çevikliği DNA’sına kodlayan kurum kültürümüzle fark yaratmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda, dijitalleşme stratejimizin omurgasını oluşturan bu kritik göreve, yurt içinde ve yurt dışındaki farklı görevlerde önemli başarılara imza atmış değerli bir ismin atanmasından mutluyuz. Çiğdem İltemir Carino’nun uzun yıllara dayanan deneyimiyle, dijital liderlik hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” diye aktardı. Ayrıca iş hayatında kadının güçlendirilmesini desteklediklerini aktaran Gökgöz, “Çeşitlilik, Kapsayıcılık ve Aidiyet politikamızın bir parçası olarak fırsat eşitliğini faaliyetlerimizin odağına alıyoruz, özellikle yöneticilik rollerinde kadın temsiliyetinin artması gerektiğine inanıyoruz. Bu kapsamda İcra Kurulumuzda kadın oranının yüzde 67’ye ulaşmasından gurur duyuyoruz. Liderlikte çeşitliliği ve kapsayıcılığı desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi. 

Çiğdem İltemir Carino, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitiminin ardından Sabancı Üniversitesi’nde Executive MBA programını onur derecesiyle tamamladı. Kariyerine 1996 yılında Akbank’ta başlayan Çiğdem İltemir Carino, farklı bölümlerde teknoloji ekiplerine önemli dönüşüm projelerinde liderlik etti. Akbank’ta bölüm başkanlığı yaptığı dönemlerde üstlendiği projelerle banka, müşteri memnuniyeti, kârlılık ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli başarılar elde ederek farklı ödüller kazandı. Ayrıca bankanın Yeni Nesil Dijital Bankacılık dönüşümünde, Tasarım ve İnovasyon Merkezlerinin kurulmasında aktif görev aldı. Kariyeri boyunca teknoloji ve dijital dönüşüm alanında çeşitli liderlik rolleri üstlenen Çiğdem İltemir Carino, 2019 yılında başladığı National Bank of Kuwait’de Grup Dijital Ofis Başkanlığı rolünü üstlendi.

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

ING Türkiye’de üst düzey atama yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Başkan Altay: “Çalışan Gençlik Meclisi’ni Türkiye’de Rol Model Olarak Anlatıyorum” https://kocaelibasin.com.tr/baskan-altay-calisan-genclik-meclisini-turkiyede-rol-model-olarak-anlatiyorum/ Mon, 24 Mar 2025 08:49:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/baskan-altay-calisan-genclik-meclisini-turkiyede-rol-model-olarak-anlatiyorum/ Başkan Altay: "Çalışan Gençlik Meclisi’ni Türkiye’de Rol Model Olarak Anlatıyorum" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi Çalışan Gençlik Meclisi üyeleriyle sahurda bir araya geldi.

Başkan Altay: “Çalışan Gençlik Meclisi’ni Türkiye’de Rol Model Olarak Anlatıyorum” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Başkan Altay: “Çalışan Gençlik Meclisi’ni Türkiye’de Rol Model Olarak Anlatıyorum”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi Çalışan Gençlik Meclisi üyeleriyle sahurda bir araya geldi. Çalışan Gençlik Meclisi’ni tüm Türkiye’de rol model olarak anlattığını belirten Başkan Altay, “İnşallah başka şehirlerde de bu yaktığımız ateşin insanları aydınlattığına şahitlik ederiz. Burası artık emekleme zamanını geçti, yürümesi, koşması, büyüyerek devam etmesi gerekiyor” dedi.


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Ramazan ayı dolayısıyla Çalışan Gençlik Meclisi üyeleri ile sahurda bir araya geldi.

Konya Büyükşehir Belediyesi Çalışan Gençlik Meclisi binasında gerçekleşen programda Çalışan Gençlik Meclisi Başkanı Mehmet Kuyucu ve gençlerle sohbet ederek sahur yapan Başkan Altay, Çalışan Gençlik Meclisi’nin Büyükşehir’in en önemli açılımlarından birisi olduğunu belirtti.

“BUNDAN SONRA DA YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Gençlik faaliyetlerinde özellikle üreten, istihdama katkı sağlayan ve geleceğin Türkiye’sini inşa edecek gençlerle bir arada olmanın kendileri için çok kıymetli olduğunu ifade eden Başkan Altay, “Özellikle burada sürekli program yapmayı başarıyor olmak kıymetli, hepinizin desteği var. Gençlerin buraya kazandırılmasında siz birim başkanlarımız çok önemli işler yürüyorsunuz. Yeni dönemde Çalışan Gençlik’in sosyal imkanlarının artırılmasıyla ilgili bir çalışma yürütüyoruz. Burada amaç ne kadar çok kişiye dokunabilirsek onların şehrimizin geleceğinin inşasında yer almalarını sağlamak. Bizim için her insan kıymetli ama özellikle üretenler çok daha kıymetli. Bundan sonra da yanınızda olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“İNŞALLAH BAŞKA ŞEHİRLERDE DE BU YAKTIĞIMIZ ATEŞİN İNSANLARI AYDINLATTIĞINA ŞAHİTLİK EDERİZ”

Başkan Altay, Çalışan Gençlik Meclisi’nin Türkiye’ye örnek bir çalışma olduğuna dikkati çekerek, “Bu işi önemsiyorum, tüm Türkiye’de rol model olarak anlatıyorum, hem Genel Merkezi’mizde he de gittiğim şehirlerde gençlik faaliyetlerinde mutlaka çalışan gençlikle ilgili bir açılım olması gerektiğini, iyi örnek olarak Konya modelinin, Konya Gençlik Meclisi’nin altında bulunan Çalışan Gençlik Meclisi’nin çok iyi bir örnek olduğunu ifade ediyorum. İnşallah başka şehirlerde de bu yaktığımız ateşin insanları aydınlattığına şahitlik ederiz. Burası artık emekleme zamanını geçti, yürümesi, koşması, büyüyerek devam etmesi gerekiyor. İnşallah bundan sonra da bu işlerle ilgili hem mekânsal olarak hem fikirsel olarak çalışmalar yapmaya üretmeye devam edeceğiz. Sahur davetimize geldiğiniz için teşekkür ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Altay: “Çalışan Gençlik Meclisi’ni Türkiye’de Rol Model Olarak Anlatıyorum” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dünyanın en hızlı pist bisikletçileri Türkiye’de pedal basacak! https://kocaelibasin.com.tr/dunyanin-en-hizli-pist-bisikletcileri-turkiyede-pedal-basacak/ Thu, 13 Mar 2025 14:29:52 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dunyanin-en-hizli-pist-bisikletcileri-turkiyede-pedal-basacak/ Dünyanın en hızlı pist bisikletçileri Türkiye’de pedal basacak! Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu:  "Tüm Konyalıları UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası'na Konya Velodromu'na bekliyoruz"   2025 KONYA UCI PİST BİSİKLETİ ULUSLAR KUPASI’NIN BASIN TOPLANTISI YAPILDI   14-16 Mart 2025  Konya Velodromu 2025 UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, nefes kesen atmosferi ve görsel şovlarla taçlanacak, izleyicilere unutulmaz anlar yaşatacak Dünya bisikletinin en prestijli organizasyonlarından biri olan 2025 UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, 14-16 Mart tarihleri arasında Konya Velodromu’nda büyük bir heyecana sahne olacak.

Dünyanın en hızlı pist bisikletçileri Türkiye’de pedal basacak! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Dünyanın en hızlı pist bisikletçileri Türkiye’de pedal basacak!

Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu: 

“Tüm Konyalıları UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası’na Konya Velodromu’na bekliyoruz”

 

2025 KONYA UCI PİST BİSİKLETİ ULUSLAR KUPASI’NIN BASIN TOPLANTISI YAPILDI

 

14-16 Mart 2025 

Konya Velodromu

2025 UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, nefes kesen atmosferi ve görsel şovlarla taçlanacak, izleyicilere unutulmaz anlar yaşatacak

Dünya bisikletinin en prestijli organizasyonlarından biri olan 2025 UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, 14-16 Mart tarihleri arasında Konya Velodromu’nda büyük bir heyecana sahne olacak. 2025 Konya UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası’nın basın toplantısı 13 Mart Perşembe günü düzenlendi. Yarışın açılış seromonisi ise 14 Mart Cuma günü, 18.00’de yapılacak. Konya Velodromu’nda gerçekleştirilecek dev organizasyon, beş kıtadan 44 ülkeden ve 300 sporcunun katılımıyla pist bisikleti dünyasının en önemli etkinliklerinden biri olacak. 

İlk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan organizasyonun basın toplantısı, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk, Pınar Arpınar Avşar Türkiye Bisiklet Federasyonu Projeler Koordinatörü, Avrupa Bisiklet Birliği Sportif Direktörü – Uluslar Kupası Sportif Direktörü Vladimiros Petsas, Pist Bisikleti Milli Takım Menajeri Mutlu Erçevik ve Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Okur ve Türkiye Bisiklet Federasyonu Genel Sekreteri Mehmet Sedat Fırat katılımıyla Konya’da gerçekleştirildi.

Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu: Bugün Türkiye’de tarihi bir günü yaşıyoruz. Uzun yıllar boyunca Avrupa ve dünyada büyük organizasyonlara imza atan bir topluluğun parçası olarak, Konya’da gerçekleşen bu büyük etkinlikte yer almaktan büyük heyecan duyuyorum. Bu düzeyde bir organizasyonu ülkemize kazandırmak için uzun süredir yoğun bir çaba içerisindeydik ve nihayet bu noktaya ulaştık. Konya, bu organizasyona sahip çıkarak büyük bir spor merkezi olma yolunda ilerliyor. Organizasyon sayesinde Konya’da bine yakın yabancı sporcuyu ve ekibini ağırlıyoruz. Bu etkinlik, Konya’nın ekonomisine de katkı sağlayarak otellerden restoranlara kadar şehrin farklı noktalarında canlanma yaratacak. Konya’nın spora ve bisiklete verdiği desteği görmek bizim için sevindirici. Bu organizasyon, bisiklet sporunun ülkemizde daha fazla tanınması ve desteklenmesi için büyük bir adım. Yerel medya ve halkımızdan da bu etkinliği destekleyerek daha geniş kitlelere duyurmalarını rica ediyorum. Konya, bisiklete verdiği destekle sporda büyük bir merkez haline geliyor ve bu etkinlik, gelecekte daha büyük organizasyonların kapısını açacak. Destek veren herkese teşekkür ederim” dedi. 

Konya Gençlik ve Spor İl Müdürü Birdal Öztürk: “Konya, bisiklet sporunun Türkiye’deki en önemli merkezlerinden biridir. Şehrimizde düzenlenen bu büyük organizasyonun, Konya’nın sporla ne kadar iç içe olduğunu göstermesi açısından büyük bir anlam taşıdığına inanıyoruz. Bisiklet, burada sadece bir spor değil, aynı zamanda kültürümüzün bir parçası haline gelmiştir. Dünyada bulunan velodromlar arasında Konya’daki tesisin en iyilerden biri olduğunu düşünüyoruz. Böyle bir şehirde, böyle bir tesiste düzenlenen bu organizasyonun sporculara büyük fırsatlar sunacağına inanıyoruz. Umuyoruz ki başarılı sporcular bu etkinlikten çıkacak ve uluslararası alanda ülkemizi en iyi şekilde temsil edecekler. Ayrıca, burada yer alan eski milli sporcumuz Süleyman Okur’un heyecanına tanık olmak, bizim de heyecanımızı artırıyor. Organizasyonun başarılı geçmesini diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Tüm katılımcılara başarılar diliyorum” dedi.

Türkiye Bisiklet Federasyonu Projeler Koordinatörü Pınar Arpınar Avşar: 2004 yılından bu yana ülkemizde bir velodroma sahip olma hayaliyle yola çıktık. Bugün burada, bu hayalin gerçeğe dönüşmesine tanıklık etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Büyük organizasyonlar sayesinde sadece tesislerimizi değil, spor altyapımızı da güçlendiriyoruz. Bu gelişim, sporcularımız için önemli fırsatlar sunuyor. Geçtiğimiz yıldan itibaren velodromumuzu antrenman kampları için de kullanmaya başladık. Bugüne kadar, yapılan hazırlıklar tamamlandı ve artık her şey hazır. Şu ana kadar 44 ülkeden 300 sporcu kayıt yaptırdı. Organizasyon kapsamında toplamda 900’ün üzerinde katılımcı yer alıyor. Bunların 100’ü, teknik personel ve uluslararası kurumların temsilcilerinden oluşuyor. Örneğin, hakem heyetleri, televizyon medya koordinatörleri, teknik delegeler ve ulusal hakemler burada olacak. Bu vesileyle tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Türkiye’de düzenlenen en büyük bisiklet organizasyonlarından birine ev sahipliği yapıyoruz. Özellikle Türk sporcuların da yarışta yer alacak olması bizim için büyük bir gurur kaynağı. Önümüzdeki yıllarda daha fazla sporcunun bu tür organizasyonlarda yer alacağına inanıyoruz” dedi.

Pist Bisikleti Milli Takım Menajeri Mutlu Erçevik: “Uzun soluklu, stratejik bir süreçten geçtik. Sayın Federasyon Başkanımız Emin Müftüoğlu ile beş yıl önce başlattığımız yeniden yapılanma süreciyle pist disiplinini güçlendirmeyi hedefledik. Velodrom inşaatı tamamlanmadan önce sporcularımıza yurtdışında kamplar düzenledik ve kısa sürede önemli başarılar elde ettik. Ramazan Yılmaz ile birlikte bir üçüncülük elde ettik ve bu başarılar çok kısa sürede kazanılmış önemli dereceler oldu. Esas hedefimiz, 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları’na katılmaktır. Bu organizasyon, olimpiyat yolundaki en önemli adımlardan biri. Dünyanın en iyi sporcularıyla mücadele edeceğiz ve özellikle Ramazan Yılmaz ve genç sporcularımızdan büyük beklentimiz var. Takım takip branşında ilk kez elit seviyede yarışacak olmamız büyük bir başarı. Kısa sürede önemli gelişim gösterdik ve ilerleyen şampiyonalarda uluslararası puanlar almayı hedefliyoruz. Pist bisikleti, en teknik disiplinlerden biri ve burada kazandığımız deneyim, yol bisikletine de katkı sağlayacak. Türkiye ve takımımız adına bu organizasyonun çok iyi bir başlangıç olmasını diliyorum” dedi.

Dünya Yıldızları Konya Velodromu’nda!

Dünya Şampiyonası’ndan sonra en prestijli pist bisikleti organizasyonlarından biri olan UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek. 2022 yılında İslami Dayanışma Oyunları’na ev sahipliği yapan Konya Velodromu, uluslararası alanda bisiklet sporunun önemli merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor.

T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Bisiklet Federasyonu ile Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinasyonunda, Konya Valiliği ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Türk Telekom ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Organizasyonun TV çekimleri, prodüksiyonu ve canlı yayınlarının dünya genelinde izleyiciye ulaştırılması için teknik altyapı, aynı zamanda ulusal yayın haklarının sahibi olan TRT Spor tarafından sağlanacak. TRT Spor Yıldız, 14-16 Mart tarihleri arasında 2025 UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası’nı canlı olarak yayınlayacak.

Pist bisikletinde Türkiye’nin gelmiş geçmiş en büyük buluşması olacak 2025 Konya UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, 5 kıtadan 44 ülke, yüzlerce sporcu, hakem, teknik personel, 73 yerli ve yabancı medya mensubu ile 100 gönüllünün katılımıyla gerçekleşecek.

UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, Konya Velodromu’nda hız ve stratejiyi buluşturacak 

UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, pist bisikleti yarışlarının hız, teknik beceri ve stratejiyi birleştirme özelliğiyle hem izleyicilere hem de sporculara üst düzey bir rekabet sunacak. Konya Velodromu’nda üç gün boyunca sürecek yarışlarda, dünyanın en hızlı bisikletçileri, bireysel ve takım disiplinlerinde şampiyonluk için mücadele edecek.

Organizasyonda, Sprint, Keirin, Takım Sprinti, Takım Takibi, Omnium, Madison ve Bireysel Takip gibi pist bisikletinin en prestijli disiplinleri yer alacak. Yüksek tempolu yarışlar ve taktiksel mücadeleler, pist bisikleti severlere unutulmaz anlar yaşatacak.

Bisiklet kültürünü yaygınlaştırma ve genç sporculara ilham kaynağı olması açısından önemli bir yere sahip olan UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, Türkiye’de bisiklet sporunun gelişimine ivme kazandıracak.

Türkiye’nin Pist Bisikletindeki Yeni Merkezi: UCI Onaylı Konya Velodromu

Konya Velodromu, Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) tarafından gerçekleştirilen teknik inceleme sonrası 10 yıllık akreditasyon alarak Türkiye’deki pist bisikleti organizasyonları için yeni bir dönemin kapılarını araladı. Daha önce yalnızca özel izinle uluslararası yarışlara ev sahipliği yapan tesis, artık resmi UCI onaylı organizasyonlar düzenleyebilecek ve burada elde edilen dereceler uluslararası arenada geçerlilik kazanacak. Türkiye’nin ilk olimpik velodromu olarak modern altyapısıyla dikkat çeken Konya Velodromu, bu prestijli akreditasyonun ardından UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası’na ev sahipliği yaparak dünya çapında sporcuları ağırlayacak.

Dünyanın En Hızlı Bisikletçileri Konya’ya Geliyor

Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı, 7 bin 600 metrekarelik alana sahip Konya Olimpik Velodromu, 250 metrelik pisti ve 2 bin 329 kişilik seyirci kapasitesiyle uluslararası bisikletin yeni merkezi olacak. İtalya, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda, Belçika, İspanya, ABD, Kanada, Avustralya, Japonya, Çin, Kolombiya, Meksika, Kazakistan, Malezya, Hindistan ve daha birçok ülkenin en iyi bisikletçileri şampiyonluk için pedal çevirecek.

Uluslar Kupası’nı izleyenler, rüzgar gibi geçen bisikletçiler, taktik ve strateji oyunları, göz açıp kapayıncaya kadar değişen sıralamalar, başa baş rekabet ve son saniye zaferleri ile gerçek bir heyecan fırtınasına tanıklık edecek.

Konya, Uluslararası Bisiklet Merkezi Olma Yolunda

Son yıllarda bisiklet sporuna yaptığı yatırımlarla dikkat çeken Konya, uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaparak bisiklet dünyasında önemli bir konuma yükseliyor. Kadınlarda ve erkeklerde toplam 7 kategoride düzenlenecek Konya UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası Yarışma programı aşağıdadır: 

14 Mart 2025, Cuma 

Sabah Seansı: 10.00 – 16.14

Açılış Töreni: 18.00 

Akşam Seansı: 18.30 – 21.05

Sabah seansında saat 10.00-16.14 arasında takım takip ve takım sprint ve Eleme yarışı ile başlayacak müsabakalar, 18.00’deki açılış töreninin ardından 21.05’e kadar final yarışlarıyla devam edecek. Takım sprint, takım takip ve eleme yarışlarının kazananları belirlenecek ve ödül törenleri gerçekleşecek.

15 Mart 2025, Cumartesi 

Sabah Seansı: 10.00 – 14.59

Akşam Seansı: 18.00 – 21.25

Bireysel sprint elemeleri ile saat 10.00’da başlayacak olan 2.gün, Omnium, Keirin ve Madison yarışlarıyla saat 16.00’ya kadar devam edecek. Akşam seansında 18.00-21.25 saatleri arasında Omnium, Sprint ve Keirin finalleriyle büyük bir heyecana sahne olacak.

16 Mart 2025, Pazar 

Sabah Seansı: 09.30 – 14.39

Akşam Seansı: 16.00 – 19.47

Yarışmanın son gününde yarışmalar saat 09.30’da erkekler ve kadınlarda Sprint ve Omnium elemeleri ile başlayacak. Günün ilerleyen saatlerinde 16.00-20.00 saatleri arasında Sprint, Keirin, Madison ve Omnium finalleriyle nefes kesen bir final yaşanacak. 

UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası Biletleri Mobilet’te Satışta! 

2025 UCI Pist Bisikleti Uluslar Kupası, bisikletseverlere dünyaca ünlü bisikletçileri yakından izleme fırsatı sunuyor! Konya’da düzenlenecek bu büyük organizasyon, pist bisikleti sporunun ülkemizde yaygınlaşması ve gelecek nesillerin bu spora olan ilgisini artırması açısından önemli bir adım olacak.

Biletler, Mobilet üzerinden satışta:

  • Tek günlük bilet: 50 TL
  • Üç günlük kombine bilet: 100 TL

Bisikletseverler, bu heyecan dolu organizasyonu izlemek için biletlerini https://mobilet.com/tr/event/uci-pist-bisikleti-dunya-kupasi-40673/ adresinden alabiliyor.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Dünyanın en hızlı pist bisikletçileri Türkiye’de pedal basacak! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’de bir ilk; “People’s Choice” ödülünü alan Urla oldu https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-bir-ilk-peoples-choice-odulunu-alan-urla-oldu/ Sun, 09 Mar 2025 15:09:55 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-bir-ilk-peoples-choice-odulunu-alan-urla-oldu/ Urla Bağ Yolu dünya çapında yapılan “People's Choice” (Halkın Seçimi Ödülü) anket oylamasında en çok oy alan destinasyon oldu 2025 ITB Berlin Turizm Fuarında gerçekleşen “Green Destinations Story Awards” kapsamında en iyi 100 Hikâye arasında yer alan destinasyonlar arasında yapılan halk oylaması ile Urla Bağ Yolu, “Urla'nın Şarap Mirasını Keşfetmek: Urla Bağ Yolu’nun Doğuşu” hikâyesiyle,  “People's Choice” ödülünü kazandı.

Türkiye’de bir ilk; “People’s Choice” ödülünü alan Urla oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Urla Bağ Yolu dünya çapında yapılan “People’s Choice” (Halkın Seçimi Ödülü) anket oylamasında en çok oy alan destinasyon oldu

2025 ITB Berlin Turizm Fuarında gerçekleşen “Green Destinations Story Awards” kapsamında en iyi 100 Hikâye arasında yer alan destinasyonlar arasında yapılan halk oylaması ile Urla Bağ Yolu, “Urla’nın Şarap Mirasını Keşfetmek: Urla Bağ Yolu’nun Doğuşu” hikâyesiyle,  “People’s Choice” ödülünü kazandı. Green Destinations özel kategori ödülü olan “Halkın Seçimi Ödülü”, 13-25 Ocak 2025 tarihleri arasında yapılan anket uygulamasında kullanılan 140 bin oydan, Urla Bağ Yolu en çok oyu alarak en iyi destinasyon seçildi.

BU ONUR HEPİMİZİN

Berlin’de düzenlenen ödül törenine katılan Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, çok gururlu ve mutlu olduklarını belirterek, ilçenin doğaya duyarlı turizm politikalarının ne denli başarılı olduğunu bir kez daha kanıtladığını, Urla’nın doğayı koruyarak büyümeye ve dünya çapında ilham vermeye devam edeceğini vurguladı. Ayrıca Başkan Balkan, “Her zaman bizleri destekleyen, bu özel ödülü almamızda büyük emeği ve katkısı olan başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay olmak üzere, bürokratlarına ve çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum. Bu onur hepimizin; Türkiye’nin, İzmir’in, Urla’nın” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’de bir ilk; “People’s Choice” ödülünü alan Urla oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’de Bir İlk, Çanakkale Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-bir-ilk-canakkale-ovacik-res-uctan-uca-kadinlara-emanet/ Sat, 08 Mar 2025 09:40:11 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turkiyede-bir-ilk-canakkale-ovacik-res-uctan-uca-kadinlara-emanet/ Türkiye’de Bir İlk, Çanakkale Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet   Enerji sektöründe fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın istihdamını artırmak için harekete geçen Enerjisa Üretim, Dünya Kadınlar Günü’nde sektöre rol model olan bir dönüşümü kutluyor.

Türkiye’de Bir İlk, Çanakkale Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’de Bir İlk, Çanakkale Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet

 

Enerji sektöründe fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın istihdamını artırmak için harekete geçen Enerjisa Üretim, Dünya Kadınlar Günü’nde sektöre rol model olan bir dönüşümü kutluyor. REDKA (Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar) programıyla kadın mühendis ve teknisyenleri sektöre kazandırırken, Türkiye’nin ilk tamamen kadın ekibiyle yönetilen rüzgar santrali Ovacık RES, kadınların enerjideki gücünü ortaya koyarak sektörde köklü bir değişimin simgesi olmaya devam ediyor.

 

Türkiye’de bir ilk, tamamı kadın çalışanlardan oluşan Ovacık RES

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim’in enerji santrallerinden Ovacık RES, yalnızca enerji üretmekle kalmıyor, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda da sektörde eşitliğin rüzgarını estiriyor. Avrupa’nın tek seferdeki en büyük rüzgar yatırımlarından biri olan 1.000 MW’lık YEKA RES-2 projesinin bir parçası olan Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen ilk rüzgar santrali olarak tarihe geçti. Teknik bakımından işletme yönetimine, hatta güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor.

 

REDKA programıyla yetişen kadın mühendis ve teknisyenler, bugün Ovacık RES’te sahada aktif rol alarak enerji sektöründe dönüşüme öncülük ediyor. Enerjisa Üretim’in yerel kalkınmaya verdiği destekle, sadece kadın profesyoneller değil, bölge halkından kadınlar da sektöre kazandırılıyor. REDKA programı sayesinde kadınlar, türbinlerin bakım ve işletmesinde görev alarak rüzgarın gücünü yöneten isimler haline geliyor.

 

Kadınların enerjideki gücü sınır tanımıyor

Enerji sektöründe kadın istihdamına yön veren REDKA programı, mühendis ve teknisyenleri yenilenebilir enerji alanında uzmanlaştırarak sahada aktif rol almalarını sağlıyor. Rüzgar enerjisi teknolojileri, bakım-onarım süreçleri ve operasyonel yönetim gibi kritik alanlarda verilen eğitimlerle kadınlar, teoriyi pratiğe dönüştürerek sektörde güçlü bir yer ediniyor.

Enerjisa Üretim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusundaki taahhütleriyle kadınların enerji dönüşümündeki gücünü artırmaya devam ediyor. REDKA ile kadınlar sadece sektöre adım atmıyor, dönüşümün öncüsü oluyor.

 

Kadınların enerjisiyle geleceğe yön veriyoruz

Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kadınların sektördeki varlığının artırılmasının sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;

 

“Enerji sektörü sadece teknik uzmanlıkla değil, kapsayıcılık ve çeşitlilikle büyür. Ovacık Rüzgar Enerji Santrali ve REDKA programıyla kadınların yenilenebilir enerjide daha fazla yer almasını sağlamak için yola çıktık ve artık biliyoruz ki bu, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sektörün geleceğini güçlendiren bir gereklilik. Uzun yıllardır erkek egemen bir alan olarak görülen enerji sektöründe büyük bir dönüşüm başlattık. Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen bir santral. Teknik bakımından işletme yönetimine, güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor. Bu sadece bir istihdam hamlesi değil, bir dönüşüm hareketi. Çünkü biliyoruz ki eşitlik vaadi, gerçek eşitliği sağlamak için somut adımlar atmayı gerektirir. Enerji sektöründeki kadın istihdam oranlarının düşük olduğunu biliyoruz ve bu düzeni değiştirmek için somut adımlar atıyoruz. İki yıl önce başlattığımız ‘Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar’ programı ile mühendis ve teknisyen kadınları sektöre kazandırdık, bugün Ovacık RES tamamen REDKA’lara emanet. Yenilenebilir enerji alanında kadın istihdam oranını %60’a çıkarmayı hedefliyoruz ve bu hedefe ulaşana kadar durmayacağız. 8 Mart’ı sadece çiçek verilen bir gün olarak değil, kadınların potansiyellerini ortaya çıkaran ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlayan fırsatlarla taçlandırmamız gerektiğine inanıyoruz. Enerjisa Üretim olarak biz bu değişimin öncüsü olmaya kararlıyız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor ve enerji sektöründe daha fazla kadını görmek için çalışmaya devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum” dedi.

Enerjisa Üretim Ovacık Santrali İşletme Mühendisi Saadet Çekemoğlu, kendisinin de buraya yüksek hayaller kurarak geldiğini söyleyerek;

“Enerji sektörü zorlu koşullara sahip olabilir, ancak biz kadınlar her sahada, her sektörde en iyisini başarabiliriz. Ovacık RES, Türkiye’nin ilk ve tek tamamen kadınlardan oluşan santrali. Burada çalışmak benim için büyük bir gurur. 54,6 MW kurulu güce sahip 13 türbinimiz, her biri 4,2 MW  üretim kapasitesine sahip ve kulelerimiz 110 metre yüksekliğinde. Bu projede yer almak, hayallerimin peşinden koşmanın ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kadınlar olarak hayal etmekten ve cesaret etmekten asla vazgeçmemeliyiz” dedi.

Manisa’da doğup büyüdüğünü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi elektrik programından mezun olduğunu belirten Ovacık Santralinin İşletme Teknisyeni Zelihanur Güler ise;

“Üniversiteye kadar enerji sektörünü erkeklere özgü bir alan olarak görüyordum. Ancak Ovacık RES’in kadınlar tarafından işletileceğini duyduğumda, ‘Ben neden yapamayayım?’ dedim ve bu yolculuğa adım attım. REDKA programı sayesinde rüzgar türbinlerinin çalışma prensiplerinden yüksek gerilimde çalışmaya kadar kapsamlı teknik eğitimler aldım ve sahada uygulama fırsatı buldum. İlk başta yüksek kuleleri görmek beni korkutmuştu, ancak eğitimlerle bu korkumu yendim ve artık bu işi tutkuyla yapıyorum. Ailem ve arkadaşlarım hep yanımda oldu, onların desteğiyle cesaretimi artırdım. Bugün bu sektörde çalışan bir kadın olarak, şunu söylemek istiyorum: ‘Bu işin kadını erkeği yok. Hayallerinizin peşinden gidin, cesaretinizden asla vazgeçmeyin” dedi.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye’de Bir İlk, Çanakkale Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Enerjisa Üretim’den Türkiye’de Bir İlk, Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet https://kocaelibasin.com.tr/enerjisa-uretimden-turkiyede-bir-ilk-ovacik-res-uctan-uca-kadinlara-emanet/ Fri, 07 Mar 2025 18:30:02 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/enerjisa-uretimden-turkiyede-bir-ilk-ovacik-res-uctan-uca-kadinlara-emanet/ Enerjisa Üretim’den Türkiye’de Bir İlk, Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet   Enerji sektöründe fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın istihdamını artırmak için harekete geçen Enerjisa Üretim, Dünya Kadınlar Günü’nde sektöre rol model olan bir dönüşümü kutluyor.

Enerjisa Üretim’den Türkiye’de Bir İlk, Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Enerjisa Üretim’den Türkiye’de Bir İlk, Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet

 

Enerji sektöründe fırsat eşitliğini sağlamak ve kadın istihdamını artırmak için harekete geçen Enerjisa Üretim, Dünya Kadınlar Günü’nde sektöre rol model olan bir dönüşümü kutluyor. REDKA (Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar) programıyla kadın mühendis ve teknisyenleri sektöre kazandırırken, Türkiye’nin ilk tamamen kadın ekibiyle yönetilen rüzgar santrali Ovacık RES, kadınların enerjideki gücünü ortaya koyarak sektörde köklü bir değişimin simgesi olmaya devam ediyor.

 

Türkiye’de bir ilk, tamamı kadın çalışanlardan oluşan Ovacık RES

Türkiye’nin yenilenebilir enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Üretim’in enerji santrallerinden Ovacık RES, yalnızca enerji üretmekle kalmıyor, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda da sektörde eşitliğin rüzgarını estiriyor. Avrupa’nın tek seferdeki en büyük rüzgar yatırımlarından biri olan 1.000 MW’lık YEKA RES-2 projesinin bir parçası olan Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen ilk rüzgar santrali olarak tarihe geçti. Teknik bakımından işletme yönetimine, hatta güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor.

 

REDKA programıyla yetişen kadın mühendis ve teknisyenler, bugün Ovacık RES’te sahada aktif rol alarak enerji sektöründe dönüşüme öncülük ediyor. Enerjisa Üretim’in yerel kalkınmaya verdiği destekle, sadece kadın profesyoneller değil, bölge halkından kadınlar da sektöre kazandırılıyor. REDKA programı sayesinde kadınlar, türbinlerin bakım ve işletmesinde görev alarak rüzgarın gücünü yöneten isimler haline geliyor.

 

Kadınların enerjideki gücü sınır tanımıyor

Enerji sektöründe kadın istihdamına yön veren REDKA programı, mühendis ve teknisyenleri yenilenebilir enerji alanında uzmanlaştırarak sahada aktif rol almalarını sağlıyor. Rüzgar enerjisi teknolojileri, bakım-onarım süreçleri ve operasyonel yönetim gibi kritik alanlarda verilen eğitimlerle kadınlar, teoriyi pratiğe dönüştürerek sektörde güçlü bir yer ediniyor.

Enerjisa Üretim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi ve Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) doğrultusundaki taahhütleriyle kadınların enerji dönüşümündeki gücünü artırmaya devam ediyor. REDKA ile kadınlar sadece sektöre adım atmıyor, dönüşümün öncüsü oluyor.

 

Kadınların enerjisiyle geleceğe yön veriyoruz

Enerjisa Üretim İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ayşegül Gürkale, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kadınların sektördeki varlığının artırılmasının sürdürülebilirlik açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak şunları söyledi;

 

“Enerji sektörü sadece teknik uzmanlıkla değil, kapsayıcılık ve çeşitlilikle büyür. Ovacık Rüzgar Enerji Santrali ve REDKA programıyla kadınların yenilenebilir enerjide daha fazla yer almasını sağlamak için yola çıktık ve artık biliyoruz ki bu, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sektörün geleceğini güçlendiren bir gereklilik. Uzun yıllardır erkek egemen bir alan olarak görülen enerji sektöründe büyük bir dönüşüm başlattık. Ovacık RES, Türkiye’de ve yakın coğrafyada bir ilk olarak uçtan uca tamamen kadınlar tarafından yönetilen bir santral. Teknik bakımından işletme yönetimine, güvenliğe kadar tüm roller kadınlar tarafından üstleniliyor. Bu sadece bir istihdam hamlesi değil, bir dönüşüm hareketi. Çünkü biliyoruz ki eşitlik vaadi, gerçek eşitliği sağlamak için somut adımlar atmayı gerektirir. Enerji sektöründeki kadın istihdam oranlarının düşük olduğunu biliyoruz ve bu düzeni değiştirmek için somut adımlar atıyoruz. İki yıl önce başlattığımız ‘Rüzgarı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar’ programı ile mühendis ve teknisyen kadınları sektöre kazandırdık, bugün Ovacık RES tamamen REDKA’lara emanet. Yenilenebilir enerji alanında kadın istihdam oranını %60’a çıkarmayı hedefliyoruz ve bu hedefe ulaşana kadar durmayacağız. 8 Mart’ı sadece çiçek verilen bir gün olarak değil, kadınların potansiyellerini ortaya çıkaran ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlayan fırsatlarla taçlandırmamız gerektiğine inanıyoruz. Enerjisa Üretim olarak biz bu değişimin öncüsü olmaya kararlıyız. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor ve enerji sektöründe daha fazla kadını görmek için çalışmaya devam edeceğimizi vurgulamak istiyorum” dedi.

Enerjisa Üretim Ovacık Santrali İşletme Mühendisi Saadet Çekemoğlu, kendisinin de buraya yüksek hayaller kurarak geldiğini söyleyerek;

“Enerji sektörü zorlu koşullara sahip olabilir, ancak biz kadınlar her sahada, her sektörde en iyisini başarabiliriz. Ovacık RES, Türkiye’nin ilk ve tek tamamen kadınlardan oluşan santrali. Burada çalışmak benim için büyük bir gurur. 54,6 MW kurulu güce sahip 13 türbinimiz, her biri 4,2 MW  üretim kapasitesine sahip ve kulelerimiz 110 metre yüksekliğinde. Bu projede yer almak, hayallerimin peşinden koşmanın ve cesaretin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kadınlar olarak hayal etmekten ve cesaret etmekten asla vazgeçmemeliyiz” dedi.

Manisa’da doğup büyüdüğünü, Manisa Celal Bayar Üniversitesi elektrik programından mezun olduğunu belirten Ovacık Santralinin İşletme Teknisyeni Zelihanur Güler ise;

“Üniversiteye kadar enerji sektörünü erkeklere özgü bir alan olarak görüyordum. Ancak Ovacık RES’in kadınlar tarafından işletileceğini duyduğumda, ‘Ben neden yapamayayım?’ dedim ve bu yolculuğa adım attım. REDKA programı sayesinde rüzgar türbinlerinin çalışma prensiplerinden yüksek gerilimde çalışmaya kadar kapsamlı teknik eğitimler aldım ve sahada uygulama fırsatı buldum. İlk başta yüksek kuleleri görmek beni korkutmuştu, ancak eğitimlerle bu korkumu yendim ve artık bu işi tutkuyla yapıyorum. Ailem ve arkadaşlarım hep yanımda oldu, onların desteğiyle cesaretimi artırdım. Bugün bu sektörde çalışan bir kadın olarak, şunu söylemek istiyorum: ‘Bu işin kadını erkeği yok. Hayallerinizin peşinden gidin, cesaretinizden asla vazgeçmeyin” dedi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Enerjisa Üretim’den Türkiye’de Bir İlk, Ovacık RES Uçtan Uca Kadınlara Emanet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Başkan Tugay Türkiye’de ilk kez İzmir’de yapılacak uygulamayı duyurdu https://kocaelibasin.com.tr/baskan-tugay-turkiyede-ilk-kez-izmirde-yapilacak-uygulamayi-duyurdu/ Mon, 03 Mar 2025 11:20:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/baskan-tugay-turkiyede-ilk-kez-izmirde-yapilacak-uygulamayi-duyurdu/ İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.

Başkan Tugay Türkiye’de ilk kez İzmir’de yapılacak uygulamayı duyurdu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü’nde Meslek Fabrikası Pastacı Çırağı Kursu’nda eğitim gören sağır ve işitme engelli kursiyerlerle bir araya geldi. İşaret dili kullanarak kursiyerlerle iletişim kuran Başkan Tugay, Türkiye’de ilk kez hayata geçirilecek önemli bir projeyi duyurdu. Buna göre Büyükşehir bünyesinde toplam yedi işaret dili çevirmeni, Eşrefpaşa Hastanesi işlemlerinde sağır ve işitme engelli vatandaşlara görüntülü ve birebir hizmet verecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü, 16 Ocak’ta sağır ve işitme engelli kursiyerlere yönelik Pastacı Çırağı Kursu açtı. İşaret dili çevirmenleri eşliğinde pastacılığı öğrenen 20 sağır kursiyer, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü’nde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile bir araya geldi. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da eşlik etti.

Kursiyerlerle işaret dili çevirmenlerinin desteği ile iletişim kuran Başkan Tugay, işaret dilini de kullanarak kursiyerlere başarılar diledi. Başkan Tugay, ziyaretinde sağır ve işitme engelli vatandaşlara müjde de verdi. Büyükşehir bünyesinde görevli iki işaret dili çevirmeninin yanı sıra beş işaret dili çevirmeninin daha çalışmaya başlayacağını kaydeden Başkan Tugay, özellikle İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne gidecek sağır ve işitme engelli vatandaşlara görüntülü ve birebir destek hizmeti verileceğini duyurdu.

Çalıştayda verilen söz tutuldu

Önemli projeyi kursiyerlerle paylaşan Başkan Tugay, sağır ve işitme engelli vatandaşlara yönelik farklı hizmetler ürettiklerini belirterek “Sağır ve işitme engelli vatandaşlarımız, Engellilik Çalıştayı’nda hastanede tercüman ihtiyacı olduğunu, dertlerini anlatmakta zorluk çektiklerini söylemişlerdi. Biz de tercüman desteği vereceğimizi söylemiştik. Eşrefpaşa Hastanesi için bir görüntülü sistemi devreye sokuyoruz. Her an hazır bir sistem olacak. İhtiyaç duydukları diğer alanlarda da belediyemiz kadrosunda olan yedi tercüman destek olacak. İşitme engelli vatandaşlarımız yardıma ihtiyacı olduklarını söyledikleri zaman onlara eşlik edecekler. Engellilerimiz bizim için özel değerde. Onların yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve pek çok çalışmayı hayata geçirmeye devam edeceğiz” dedi.

Hem görüntülü hem birebir destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde, sağır ebeveyni olup çift kültürle büyüyen ancak kendilerinde herhangi bir işitme engeli olmayan iki CODA (Children of Deaf Adults) isim olan Özlem Özer ve Melek Uslular, işaret dili tercümanı olarak görev yapıyor. Özer ve Uslular’ın yanı sıra göreve gelecek beş tercüman da CODA olacak. Proje kapsamında sağırların hastane işlemlerine destek olacak tercümanlar, önce görüntülü şekilde sağır vatandaşlarla iletişim kuracak ve Eşrefpaşa Hastanesi için randevu oluşturmalarına yardımcı olacak. Randevu günü ise sağır vatandaşla birlikte hastaneye giderek doktor ve hasta iletişiminin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacak.

İşaret dili çevirmenleri iletişimi sağlıyor

Meslek Fabrikası Halkapınar Kurs Merkezi’nde sağır ve işitme engelli vatandaşlara yönelik düzenlenen Pastacı Çırağı Kursu, haftada iki gün olmak üzere toplam 124 ders saatini kapsıyor. 28 Mart tarihinde tamamlanacak kursun sonunda kursiyerler, Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika almaya hak kazanacak. Eğitmen Jülide Yılmaz tarafından verilen kursta, Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli işaret dili çevirmenleri Melek Uslular ve Özlem Özer de eğitmen ve kursiyerler arasındaki iletişimi sağlamak amacıyla kurs süresi boyunca görevlendirildi.

Meslek Fabrikası kurslarını ziyaret etti

Başkan Tugay, Meslek Fabrikası ziyareti kapsamında eğitmen Dilara Paşalı tarafından verilen 120 saatlik İngilizce A1 Seviyesi, eğitmen Rabia Kama tarafından verilen 357 saatlik Ön Muhasebe, Bugünün Gençleri Geleceğin Meslekleri projesi kapsamında kurulan Dijital Gençlik Merkezi’nde eğitmen Sevil Demir tarafından verilen 140 saatlik Giyim Üretiminde Temel İşlemler ile eğitmen Ercan Turan tarafından verilen 159 saatlik Barista kurslarını da ziyaret etti. Başkan Tugay, hem eğitmenler hem de kursiyerlerle sohbet etti.

Meslek Fabrikası, 16 ilçede 26 farklı kurs merkeziyle 35 alan 215 branşta ücretsiz kurslar düzenliyor. Yerelde kalkındırmayı amaçlayan Meslek Fabrikası, mesleki bilgi ve becerileri geliştirmeye yönelik eğitimleriyle yurttaşlara istihdam olanakları yaratırken, sektörün ihtiyacı olan eleman ihtiyacını da karşılamaya aracılık ediyor.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Tugay Türkiye’de ilk kez İzmir’de yapılacak uygulamayı duyurdu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>