?>
?>
Bu güçlü iş birliği ile BASF’nin dünya çapındaki kalite, inovasyon ve sürdürülebilirlik konusundaki öncülüğü, uluslararası mobilite grubu Bakırcı Group’un otomotiv satış sonrası hizmetlerindeki derin tecrübesi, güçlü ağı, ileri teknolojili müşteri deneyimi ve Garagineering altyapısı ile birleşerek, sektörde verimliliği artırırken, boyanın ötesinde değer yaratma yolculuğunu daha da güçlendirerek sürdürmeyi hedefliyor.
BASF Coatings’in Glasurit, Baslac ve Norbin markaları, üstün renk doğruluğu, çevre dostu formülleri ve OEM onaylı sistemleriyle global çapta tercih edilen markalar arasında yer alıyor. Bakırcı Group’un bu markaların Türkiye’deki dağıtımını üstlenmesiyle birlikte; teknik destek, eğitim, dijital çözümler ve iş geliştirme gibi birçok alanda değer yaratan çalışmalar hayata geçirilecek.
“Sürdürülebilir büyümemize önemli katkı sağlayacak”
Bu iş birliği anlaşmasıyla sürdürülebilir büyümelerine önemli bir katkı sağladıklarını ifade eden Bakırcı Group Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Bakırcı, törende yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “BASF gibi global bir oyuncu ile güçlerimizi birleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu ortaklık; boya sektöründe rekabetçi, üretici standartlarında sürdürülebilir hizmetler sunma vizyonumuzu daha da ileriye taşıyacak. Uzun vadeli bir stratejik ortaklık planlayarak eğitim, teknik destek, dijitalleşme çözümleri ve iş geliştirme projeleri gibi alanlarda iş ortaklarımıza değer katan çalışmalar gerçekleştireceğiz.”
“Türkiye BASF Coatings için önemli bir pazar”
BASF Coatings adına konuşan Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Bölge Direktörü Marco Hoepker ise Türkiye’nin kendileri için stratejik öneme sahip bir pazar olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti; “Bakırcı Group ile kurduğumuz bu yeni ortaklıktan heyecan duyuyoruz. Başlattığımız iş birliği sayesinde, markalarımızın Türkiye’deki pazar payını artıracak ve müşterilerimize daha güçlü çözümler sunacağız.”
İmza töreni; Bakırcı Group Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Bakırcı, CEO’su Mehmet Karakoç, Yönetim Kurulu Üyesi Kuzey Karakoç, Yönetim Kurulu Üyesi Umut Emirler, Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Uyan, Kıdemli Danışman Mübin Karpuzcu BASF Coatings’ten Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Bölge Direktörü Marco Hoepker, Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Premium Segment Satış Yöneticisi Arman Yeşilkaya ve Orta Doğu, Türkiye ve Orta Asya Fiyat Performans Segmenti Satış Yöneticisi Umut Hıra’nın katılımlarıyla gerçekleşti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Dünya devi Türkiye’deki pazar payını artırmayı hedefliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>| İlbak Holding çatısı altında Türkiye’deki yayın hayatına güçlü bir geri dönüş yapan iş dünyası, finans ve eğlence konseptli televizyon kanalı CNBC-e’nin İstanbul stüdyosu BAB Architects tarafından tasarlandı. Teknolojinin sağladığı imkanlardan en üst düzeyde yararlanılan stüdyonun iç mekan tasarımlarında “tavus kuşu çatısı altında ekonomi” konsepti benimsendi.
Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinde başarılı mimari, iç mimari ve broadcasting design projelerine imza atan Mimar İrem Arıbaş, İç Mimar Hüseyin Beş ve İç Mimar Yurdaer Beş’in önderliğindeki BAB Architects, İlbak Holding çatısı altında Türkiye’deki yayınlarına yeniden başlayan CNBC-e kanalının İstanbul stüdyosunu tasarladı. Kanalın Türk televizyon ekranlarında güçlü bir geri dönüş yapması amacıyla yeniden yapılanma süreci kapsamında ele alınan proje, BAB Architects ekibi tarafından teknolojinin sağladığı imkanlardan en üst düzeyde faydalanma hedeflenerek “tavus kuşu çatısı altında ekonomi” konseptiyle biçimlendirildi. Merkezde bulunan mevcut taşıyıcı sistemi, firmanın logosunu temsil eden illüstre edilmiş tavus kuşu figürüyle tasarımın odak noktası haline getirilerek mimari bir dezavantajdan tasarımsal bir avantaja dönüştürüldü. Stüdyonun merkezindeki set, bir platform yardımıyla yükseltilerek mekan içerisinde ayrı bir bölüm olarak ayrıştırıldı. Bu odak noktasından hareketle kurgulanan stüdyonun, farklı program içeriklerine uyum sağlayabilmesi için 8 farklı çekim perspektifinin tek bir hacimde bir araya getirilmesi hedeflendi. CNBC-e Stüdyosu, BAB Architects ekipleri tarafından led ve dekoratif aydınlatma teknolojileriyle desteklenerek çeşitli içerik konseptlerine uyum sağlayabilecek şekilde değişken bir yapıda tasarlandı. Genel atmosferin oluşumunu sağlayan metal büküm aydınlatma panelleri, led ve dekoratif aydınlatma elemanları, özel imalat metal mobilya detayları, pleksi levhalar ve led ekranlar gibi çeşitli unsurlar bir arada kullanılarak mekanda dinamik bir ritim tasarlandı. Bu unsurlar, stüdyonun görsel ve işlevsel altyapısını tamamlar nitelikte kurgulandı. Künye: Proje Adı: CNBC-E Stüdyosu Proje Yılı: 2024 Lokasyon: İstanbul Proje Alanı: 200 m² Fotoğraflar: Egemen Karakaya
|
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
CNBC-e, Türkiye’deki Yayın Hayatına yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Büyükakın: Türkiye’deki en güçlü itfaiye teşkilatından biriyiz
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, 96 yeni itfaiye personeli için düzenlenen göreve başlama töreninde Kocaeli İtfaiyesi’nin gücüne ve önemine vurgu yaptı. Büyükakın, “Türkiye’deki en güçlü itfaiye teşkilatından biriyiz” dedi.
“YAPTIĞINIZ KUTSAL BİR HİZMET’’
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, 96 yeni personel için düzenlenen “İtfaiye Personeli Göreve Başlama Töreni”ne katıldı. Tüm sınavlarda başarı elde ederek yeni işe başlayacak personelin heyecanına ortak olan Başkan Büyükakın, itfaiye teşkilatının önemine ve Kocaeli İtfaiyesi’nin beceri ve kabiliyetine vurgu yaptı. İtfaiye teşkilatını tebrik eden Büyükakın, “Yaptığınız çok kutsal bir hizmet. Bunun en güzel örneğini Hatay depreminde yabancı kurtarma ekiplerinin binalara yaklaşamadığı yerde, bizim ekiplerimizin canlarını riske atarak canları nasıl kurtardıklarını gördüğümüzde anladık ve şahit olduk” dedi.
“TEŞKİLATIMIZ SAYISAL OLARAK GÜÇLENDİ”
İtfaiye teşkilatının sayısal olarak güçlendiğini söyleyen Büyükakın, “Son 6 yılda itfaiye teşkilatımıza 43 müfreze aracı kattık. Bugün itibari ile 124 tane aracımız var. Güçlü bir filoya sahibiz. 534 personel ile hizmet veriyorduk. Bugün itibari ile 96 yeni arkadaşımız ile toplamda 630 kişi ile Kocaeli’ne hizmet vereceğiz” dedi. Kocaeli İtfaiye teşkilatında işe yeni başlayan memurları tebrik eden Büyükakın ‘’KPSS ve performans sınavlarını başarı ile geçtiniz. Liyakata özen gösterdik. Adil bir şekilde yaptığımız sınavlardan başarı ile geçen bütün arkadaşlarımı tebrik ediyor, yürekten kutluyorum” dedi.
“FİZİKSEL MEKÂNLARI GELİŞTİRİYORUZ”
Son 6 yılda itfaiye teşkilatının güçlenmesi noktasında pek çok yatırım yaptıklarını dile getiren Büyükakın şöyle devam etti: “2019 yılında Beylikbağı İtfaiye Grubunu, 2020 yılında Bağçeşme İtfaiye Müfrezesini, 2022 yılında ise Daire Başkanlığı ve İzmit Grubunu tamamladık. Kartepe İtfaiye Grubunu Haziran 2025’te tamamlanacağız, Gebze İtfaiye Yeni Hizmet Binası ise proje aşamasında. Yukarı Hereke Müfrezesi yeni personelin eğitimi sonrası hizmete girecek. Yangına erişim süresi metropol şehirlerde 8-10 dakika. Biz bunu 6 dakikada tutmaya çalışıyor ve sahadaki çalışmaları buna göre yapıyoruz.”
“KOCAELİ İTFAİYESİ 24 SAAT UYUMAYAN BİR TEŞKİLAT”
Konuşmasının devamında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi itfaiye teşkilatının 2024 yılı müdahale rakamlarına değinen Büyükakın, Kocaeli itfaiyesinin 2024 yılında 4 bin 951 yangın, 7 bin 29 teknik kurtarma ile toplam 11 bin 980 olaya müdahale ettiğini ve bunların yanı sıra 2 bin 238 boğulma vakasının da önüne geçildiğini aktardı. Başkan Büyükakın, Kocaeli İtfaiyesinin 24 saat uyumayan bir teşkilat olduğunu belirtti.
“EĞİTİMLERLE DAHA GÜÇLÜ BİR TEŞKİLAT”
Türkiye’de önemli bir eğitim merkezi haline geldiklerini belirten Başkan Büyükakın, “İtfaiye teşkilatımız aynı zamanda Türkiye’de de önemli bir eğitim merkezi. 23 bin 909 kişiye bu merkezimizde eğitim faaliyeti gerçekleştirdik.
Ayrıca 125 kişilik ağır arama-kurtarma ekibi kurduk ve akreditasyon sürecini tamamlamak üzereyiz. Eğitim ve denetimlerin itfaiye teşkilatının başarısında büyük bir yeri var” ifadelerini kullandı.
TÜRKİYE’DEKİ BİRÇOK OLAYA MÜDAHALE EDİLDİ
Başkan Büyükakın, Kocaeli itfaiyesinin sadece Kocaeli’nde değil, Türkiye genelindeki afetlere de müdahale ettiğini belirterek, “Son 6 yılda Elazığ ve Maraş depremlerinde, orman yangınlarında ve sel baskınlarında aktif bir şekilde yer aldık. Yangınlarda ve afetlerde nasıl bir güç birliği yapıldığını hepimiz gördük. Afet zamanlarında devlet teşkilatları ne kadar güçlü olursa olsun, halkın dayanışması her şeyin önündedir. Gönüllü teşkilatlarımız, afetlerdeki en büyük destekçilerimizdir” şeklinde konuştu.
BAYRAK TESLİM TÖRENİ YAPILDI
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı’nda düzenlenen törende, emekli olan personel, göreve yeni başlayan personele bayrak teslim etti. Bu anlamlı bayrak teslimi, teşkilatın birliğini ve güçlü bağlarını simgeliyor. Törende söz alan yeni personel Muhammet Salih Erdoğan, “Bugün, hayatımın en gurur verici günlerinden birini yaşıyorum. Kocaelili hemşerilerimize en iyi şekilde hizmet etmek için var gücümle çalışacağım” dedi. Erdoğan, liyakatı esas alan yönetim anlayışının kendisi için büyük motivasyon kaynağı olduğunu da vurguladı. Törenin sonunda ‘İtfaiyeci duası’ okunarak yeni personel göreve başlamış oldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükakın: Türkiye’deki en güçlü itfaiye teşkilatından biriyiz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>BAB Architects’in Broadcasting Tasarımıyla Dönüş Yaptı!
İlbak Holding çatısı altında Türkiye’deki yayın hayatına güçlü bir geri dönüş yapan iş dünyası, finans ve eğlence konseptli televizyon kanalı CNBC-e’nin İstanbul stüdyosu BAB Architects tarafından tasarlandı. Teknolojinin sağladığı imkanlardan en üst düzeyde yararlanılan stüdyonun iç mekan tasarımlarında “tavus kuşu çatısı altında ekonomi” konsepti benimsendi.
Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinde başarılı mimari, iç mimari ve broadcasting design projelerine imza atan Mimar İrem Arıbaş, İç Mimar Hüseyin Beş ve İç Mimar Yurdaer Beş’in önderliğindeki BAB Architects, İlbak Holding çatısı altında Türkiye’deki yayınlarına yeniden başlayan CNBC-e kanalının İstanbul stüdyosunu tasarladı. Kanalın Türk televizyon ekranlarında güçlü bir geri dönüş yapması amacıyla yeniden yapılanma süreci kapsamında ele alınan proje, BAB Architects ekibi tarafından teknolojinin sağladığı imkanlardan en üst düzeyde faydalanma hedeflenerek “tavus kuşu çatısı altında ekonomi” konseptiyle biçimlendirildi.
Merkezde bulunan mevcut taşıyıcı sistemi, firmanın logosunu temsil eden illüstre edilmiş tavus kuşu figürüyle tasarımın odak noktası haline getirilerek mimari bir dezavantajdan tasarımsal bir avantaja dönüştürüldü. Stüdyonun merkezindeki set, bir platform yardımıyla yükseltilerek mekan içerisinde ayrı bir bölüm olarak ayrıştırıldı. Bu odak noktasından hareketle kurgulanan stüdyonun, farklı program içeriklerine uyum sağlayabilmesi için 8 farklı çekim perspektifinin tek bir hacimde bir araya getirilmesi hedeflendi.
CNBC-e Stüdyosu, BAB Architects ekipleri tarafından led ve dekoratif aydınlatma teknolojileriyle desteklenerek çeşitli içerik konseptlerine uyum sağlayabilecek şekilde değişken bir yapıda tasarlandı. Genel atmosferin oluşumunu sağlayan metal büküm aydınlatma panelleri, led ve dekoratif aydınlatma elemanları, özel imalat metal mobilya detayları, pleksi levhalar ve led ekranlar gibi çeşitli unsurlar bir arada kullanılarak mekanda dinamik bir ritim tasarlandı. Bu unsurlar, stüdyonun görsel ve işlevsel altyapısını tamamlar nitelikte kurgulandı.
Künye:
Proje Adı: CNBC-E Stüdyosu
Proje Yılı: 2024
Lokasyon: İstanbul
Proje Alanı: 200 m²
Fotoğraflar: Egemen Karakaya
İlbak Holding çatısı altında Türkiye’deki yayın hayatına güçlü bir geri dönüş yapan iş dünyası, finans ve eğlence konseptli televizyon kanalı CNBC-e’nin İstanbul stüdyosu BAB Architects tarafından tasarlandı. Teknolojinin sağladığı imkanlardan en üst düzeyde yararlanılan stüdyonun iç mekan tasarımlarında “tavus kuşu çatısı altında ekonomi” konsepti benimsendi.
Türkiye ve dünyanın çeşitli bölgelerinde başarılı mimari, iç mimari ve broadcasting design projelerine imza atan Mimar İrem Arıbaş, İç Mimar Hüseyin Beş ve İç Mimar Yurdaer Beş’in önderliğindeki BAB Architects, İlbak Holding çatısı altında Türkiye’deki yayınlarına yeniden başlayan CNBC-e kanalının İstanbul stüdyosunu tasarladı. Kanalın Türk televizyon ekranlarında güçlü bir geri dönüş yapması amacıyla yeniden yapılanma süreci kapsamında ele alınan proje, BAB Architects ekibi tarafından teknolojinin sağladığı imkanlardan en üst düzeyde faydalanma hedeflenerek “tavus kuşu çatısı altında ekonomi” konseptiyle biçimlendirildi.
Merkezde bulunan mevcut taşıyıcı sistemi, firmanın logosunu temsil eden illüstre edilmiş tavus kuşu figürüyle tasarımın odak noktası haline getirilerek mimari bir dezavantajdan tasarımsal bir avantaja dönüştürüldü. Stüdyonun merkezindeki set, bir platform yardımıyla yükseltilerek mekan içerisinde ayrı bir bölüm olarak ayrıştırıldı. Bu odak noktasından hareketle kurgulanan stüdyonun, farklı program içeriklerine uyum sağlayabilmesi için 8 farklı çekim perspektifinin tek bir hacimde bir araya getirilmesi hedeflendi.
CNBC-e Stüdyosu, BAB Architects ekipleri tarafından led ve dekoratif aydınlatma teknolojileriyle desteklenerek çeşitli içerik konseptlerine uyum sağlayabilecek şekilde değişken bir yapıda tasarlandı. Genel atmosferin oluşumunu sağlayan metal büküm aydınlatma panelleri, led ve dekoratif aydınlatma elemanları, özel imalat metal mobilya detayları, pleksi levhalar ve led ekranlar gibi çeşitli unsurlar bir arada kullanılarak mekanda dinamik bir ritim tasarlandı. Bu unsurlar, stüdyonun görsel ve işlevsel altyapısını tamamlar nitelikte kurgulandı.
Künye:
Proje Adı: CNBC-E Stüdyosu
Proje Yılı: 2024
Lokasyon: İstanbul
Proje Alanı: 200 m²
Fotoğraflar: Egemen Karakaya
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
CNBC-e, Türkiye’deki Yayın Hayatına BAB Architects’in Broadcasting Tasarımıyla Dönüş Yaptı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ebeveynlerin bilgisayar oyunlarında yaş sınırlamalarının ihlal edilmesi sorununu abartma eğiliminde olmaları veya çocukların bu sınırlamaların her zaman farkında olmamaları da mümkün. Türkiye’deki çocuklara göre, sadece %31’i yaşlarına uygun olmayan bilgisayar oyunları oynuyor ve bu oran ankete katılan ebeveynlerin ifade ettiğinden çok daha az.
Bilgisayar oyunları oynamak, gençlerin boş zamanlarını geçirmelerinin yaygın bir yoluna karşılık geliyor. Ankete göre, Türkiye’deki çocukların %32’si haftada 1-3 kez birkaç saat bilgisayar oyunu oynarken, bundan biraz daha fazlası (%33) günde 1-2 saat oyun oynuyor.
Kaspersky META Tüketici Kanalı Başkanı Seifallah Jedidi, şunları söylüyor: “Ebeveynler genellikle çocuklarının bilgisayar oyunları oynayarak çok fazla zaman geçirmesinden endişe duyarlar. Elbette çocuğun bir rutine uymasını, yeterince uyumasını, ekrana ara vermesini ve fiziksel olarak aktif olmasını sağlamak önemlidir. Ancak ebeveynler her şey için bilgisayar oyunlarını suçlamamalı. Ebeveynler bu alanda proaktif bir tutum sergilemeli, video oyun endüstrisi tarafından sunulan en yeni ürünlerle ilgilenmeli, çocuklarının oyun tercihlerini anlamalı ve işaretlenen yaş sınırlarına dikkat etmelidir. Günümüzde birçoğu eğitim materyalleri içeren çok çeşitli oyunların da sunulduğunu belirtmekte fayda var. Bu nedenle bu tür boş zamanları yasaklamamanızı, bunun yerine bir uzlaşma aramanızı öneririz.”
Kaspersky, çocukları çevrimiçi ortamda güvende tutmak için ebeveynlere şunları öneriyor:
*”Growing Up Online” başlıklı anket, Kaspersky’nin talebi üzerine Toluna araştırma ajansı tarafından 2023-2024 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi, Türkiye, Güney Afrika, Mısır, Suudi Arabistan ve BAE olmak üzere 5 ülkede 10 bin çevrimiçi görüşmeyi (3 ila 17 yaş arası çocukları olan 5 bin ebeveyn-çocuk çifti) içermektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’deki çocukların %24’ü yaşlarına uygun olmayan bilgisayar oyunları oynuyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Gastroenteroloji ve Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, verem hastalığı ve belirtileri hakkında bilgi verdi.
2 bin çocuk veremle savaşıyor!
Dünyada yaklaşık 8 milyon kişi etkileyen tüberkülozun, yılda yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne neden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Ülkemizde ise yaklaşık 15 bin civarında vaka bulunuyor. Bunların da yaklaşık 2 bin kadarını çocuklar oluşturuyor.” dedi.
Veremin, diğer adıyla tüberkülozun ‘Mycobacterium tuberculosis’ adı verilen bir bakterinin neden olduğu ve genellikle akciğerleri etkileyen bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Solunum yoluyla hasta bireylerin öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında yaydığı damlacıklara bulaşır. Bu nedenle verem hastalığı özellikle sosyoekonomik düzeyi düşük olan kişilerde daha sık görülür ve ekonomik şartlarla beraber verem sıklığı da artar.” şeklinde konuştu.
Uzun süren öksürüğe dikkat!
Verem hastalığının klinik bulgularından bahseden Prof. Dr. Aytaç Atamer şunları söyledi:
“Halsizlik, yorgunluk, terlemeler, özellikle iki haftayı aşan süredeki öksürük şikayetleri, bazen kanlı öksürük ve balgam gibi şikayetleri olan kişilerde akla ilk olarak verem gelir. Özellikle geri kalmış ülkelerde ve göçmenlerin olduğu yerlerde daha fazla tüberküloz vakasına rastlanır. Bu nedenle uzun süren, iki haftayı geçen öksürüğü olanların, öksürükte kan tükürenlerin, göğüs ağrısı olanların, yüksek ateş, titreme ve terlemesi olan kişilerin, gece terlemeleri, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk, nefes darlığı, ses kısıklığı ve lenf bezlerinde şişkinlik olan kişilerin tüberküloz yönünden araştırılması gerekir.”
Aşının koruyuculuğu yaklaşık yüzde 80…
Tüberkülozu önlemek için ise BCG aşısı uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “BCG aşısı canlı bir bakteri aşısıdır. Aşının yaklaşık yüzde 80 koruyuculuğu vardır. Yaklaşık olarak iki ayını doldurmuş olan bebeklere BCG aşısı yapılması gerekir.” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Verem hala tehdit ediyor! Türkiye’deki 15 bin verem hastasından 2 bini çocuk! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>HEMDEK Genel Kurul Toplantısı, Türkiye’de ve Avrupa’da hemşirelik alanında ilk lisans eğitim veren Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesinde yapıldı. EÜ Hemşirelik Fakültesi’nde gerçekleşen toplantıya, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, Hemşirelik Fakülteleri Dekanlar Konseyi Başkanı Prof. Dr. Merdiye Şendir, Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez ve 14 farklı üniversitenin hemşirelik fakültelerinin dekanları ve dekan yardımcıları katıldı.
Toplantının açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, “Toplumun ihtiyaçlarını proaktif bir şekilde öngören bir üniversite olarak, sağlıkla ilgili eğitim standartlarını yükseltmek ve Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vermek, en öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Hemşirelik Fakültemiz, üniversitemizin sağlık alanındaki hedeflerine ulaşmasında önemli bir rol oynamakta, hem ulusal hem de uluslararası alanda başarılı akademisyenlerimiz ve işbirliklerimiz, nitelikli hemşireler yetiştirilmesinde etkin bir görev üstlenmektedir. Bu çalışmalar, sağlık sektöründeki ihtiyaçların karşılanmasında kritik bir öneme sahiptir” dedi.
Hemşirelik eğitimi anlamında önemli bir adım atıldığını ifade eden Hemşirelik Fakülteleri Dekanlar Konseyi Başkanı Prof. Dr. Merdiye Şendir, “Hemşirelik Fakülteleri Dekanlar Konseyi olarak faaliyet alanlarımız arasında hemşirelik eğitiminde kalite ve standardizasyonun sağlanabilmesi, hemşirelik eğitimi, uygulaması ve araştırmalarının iyileştirilmesine ve geliştirilmesine katkı sunmaktır. Dolayısıyla birey aile ve toplumun değişen gereksinimleri doğrultusunda topluma güvenli ve nitelikli hemşirelik bakımının verebilmesini desteklemek ana amacımızdır. Şimdiye kadar gerçekleşen konsey toplantılarımızda hemşirelik lisans, lisansüstü eğitiminin niteliğinin artırılması için var olan programların değerlendirilmesi, ‘Hemşirelik Ulusal Çekirdek Eğitim Programı’nın’ güncellenmesi, pandemi, deprem gibi olağanüstü durumlarda acil uzaktan eğitime ve hemşirelikte uzmanlığa yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Bugünkü toplantı gündemimizde yine hemşirelik eğitiminin, uygulamasının ve araştırma faaliyetlerinin niteliğini artıracak politikalar oluşturulmasına katkı sağlayacağına inandığımız konular yer almaktadır” dedi.
“Sağlık hizmetlerinde hemşirelerin rolü daha belirginleşti”
Toplantının alana önemli katkılar sunacağını ifade eden Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayşegül Dönmez, “Hızlıca yeni binamızın tamamlanması ve yeni cihazların alınması aşamasında hep yanımızda olduğundan dolayı başta rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak hocamız olmak üzere, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Ersan hocamıza teşekkür ediyorum. Günümüzde sağlık hizmetlerinde hemşirelerin rolünün ve ihtiyacının arttığı daha belirginleşen bir dönemdeyiz. Bizler, hemşirelik eğitiminin yanı sıra, mesleki etik, liderlik ve insana dokunan hizmet anlayışını da öğrencilerimize aktarmak zorundayız. Hemşireler, yalnızca sağlık hizmetlerinin sunulmasında değil, aynı zamanda sağlık politikalarının şekillendirilmesinde de kritik bir rol üstlenmektedir. Ege Üniversitesinin ev sahipliğinde Hemşirelik Fakültesinde, Hemşirelik Fakülteleri Dekanlar Konseyini gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyuz. Genel kurul toplantısının verimli ve faydalı geçmesini temenni ederim.” dedi.
Konsey Üyeleri ‘Hemşirelik Tarihi Koleksiyonu’nu ziyaret etti
Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Fuaye Alanında, hemşirelik mesleğinin gelişimine dikkat çeken hem kültürel hem de akademik yönden zengin bir atmosferin yansıtıldığı günümüze dek kullanılan üniformaların, eğitim-öğretim araçlarının ve tıbbi bakım gereçlerinin bulunduğu “Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Tarihi Koleksiyonu” konsey üyeleri tarafından ziyaret edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’deki Hemşirelik Fakültelerinin Dekanları Ege Üniversitesinde bir araya geldi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yandex’in en son teknolojilerini ve yakın zamanda UBI Global tarafından “Dünyanın En İyi Üniversite Kuluçka Merkezi” seçilen İTÜ Çekirdek’in startup programını bir araya getiren bu iş birliği sayesinde İTÜ Çekirdek, startup’lara gelişim yolculukları boyunca stratejik rehberlik, sektör bağlantıları ve kapsamlı mentorluk sağlayarak girişimleri güçlendirme misyonunu sürdürecek.
Yeni işletmelerin etkili bir şekilde büyümesini ve küresel pazarlara erişimini sağlayan Yandex Startup Programı ise hedefe yönelik ve pratik çözümler sunma konusundaki kanıtlanmış uzmanlığını ortaya koyacak. Katılımcılar; Yandex’in, startup’ların farklı gelişmişlik seviyelerine göre uyarladığı “Başlangıç” ve “Gelişim” olmak üzere iki aşamalı programından yararlanabilecekler.
Startup Programının Yöneticisi ve Yandex Maps API İş Geliştirme Müdürü Şerza Saka, yeni iş birliğiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: “Dünyanın önde gelen iş kuluçka merkezlerinden biri olan İTÜ Çekirdek’in, teknolojik uzmanlığımıza ve kullanıma hazır ürünlerimize büyük değer vermesinden dolayı gurur duyuyoruz. Yandex Startup Programı’ndaki gelişmiş çözümlerimizi İTÜ’nün vizyonuyla birleştirmenin, Türkiye’nin bilişim pazarına muazzam bir ivme kazandıracağına ve dijital dönüşüm için yeni ufuklar açacağına inanıyoruz.”
Yandex’in kullanıma hazır ürünlerinden yararlanan startup’lar, dört güçlü hizmeti içeren kurumsal düzeydeki çözümlerden faydalanırken ana iş fikirlerine odaklanabiliyorlar:
Bu hizmetlere erişim, yeni işletmelerin gelişmiş özellikleri hızla uygulamalarını, altyapılarını ölçeklendirmelerini ve potansiyel müşterilere ulaşmalarını sağlıyor. Böylece bu yetkinlikleri sıfırdan geliştirmek için harcanacak değerli zaman ve kaynaklardan tasarruf ediliyor.
İTÜ ARI Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Attila Dikbaş açıklamasında, “Yandex ile başlattığımız iş birliği, İTÜ Çekirdek için heyecan verici bir gelişme. Yandex’in teknolojik altyapısı, yerel ve global girişimcilerimize sunduğumuz desteklere önemli bir katkı sunacak. Biz İTÜ ARI Teknokent olarak girişimcilerimize en kapsamlı hizmeti sunmak adına çok kıymetli paydaşları bünyemize dahil etmeye devam edeceğiz. Bu yıl hedeflediğimiz gibi, girişimlerimize sunduğumuz globalleşme desteklerini genişlettiğimiz bir yıl oluyor. Tüm hedefimiz, ülkemizin global arenadaki görünürlüğünü, girişimlerimizin ihracat kapasitesini, istihdamı ve yabancı yatırımcının ülkemize ilgisini artırmaktır. Bugüne kadar girişimlerimizin aldığı 280 milyon doların üzerindeki yatırım tutarı ekosistemimizin potansiyelini ortaya koyuyor” dedi.
Yandex ve İTÜ Çekirdek iş birliğinde hayata geçirilen proje, 18-19 Aralık tarihlerinde Uniq İstanbul’da gerçekleştirilecek Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği olan Big Bang Startup Challenge’da tanıtılacak. Türk startup’ların başarısına tanık olmaları için girişimciler ve sektör profesyonelleri bu etkinliğe katılmaya davet ediliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Yandex, Türkiye’deki Startup Ekosistemini Güçlendirmek İçin İTÜ Çekirdek ile İş Birliği Gerçekleştirdi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Cambridge Üniversitesi bünyesindeki Assessment Network, etkili ölçme ve değerlendirmenin üretilmesi ve uygulanması için gerekli olan mesleki gelişime katkı sağlamayı amaçlayan bir birimdir. Eğitimler kapsamında, ölçme ve değerlendirme uygulayıcılarına ölçme ve değerlendirme araçlarını tasarlama, geliştirme ve aktarma konusunda gerekli bilgilerin aktarılması hedefleniyor. Merkez, eğitimcilere etkili ölçme ve değerlendirme yöntemlerini aktarmak için çeşitli eğitim modülleri sunuyor. Bu eğitimler, katılımcıların sınav tasarımı, öğrenci değerlendirme araçları, veri analizi gibi alanlarda bilgi sahibi olmalarını sağlayan önemli bir kaynak oluşturuyor. Eğitimcilerin profesyonel gelişimlerini destekleyen programlar, öğretmenlerin sadece sınıf içi uygulamalarına değil, aynı zamanda eğitim metodolojilerine ve değerlendirme süreçlerine yönelik pratik bilgi ve beceriler kazanmalarını hedefliyor.
“Teknolojik ortam geliştikçe ve yapay zekadaki ilerlemeler eğitimde ivme kazandıkça, ölçme ve değerlendirme teorisini ve uygulamasını anlamak daha da önemli hale geldi. Bu konuda daha fazla bilgi sahibi olmak, öğrenciler için daha adil sonuçların ortaya çıkmasını sağlayacaktır.” Sally Brown (Direktör, Cambridge Üniversitesi The Assessment Network)
“İyi tasarlanmış değerlendirmeler, öğretme ve öğrenmeden en iyi şekilde yararlanma fırsatları yaratır. A101 ve A102 eğitimleri, eğitimcilere dil öğrenme veya başka bir alan bağlamında, en iyi kararları vermeleri için ihtiyaç duydukları temel becerileri kazandırır.” Dr. Simon Child (Ölçme ve Değerlendirme Eğitimi Başkanı, Cambridge Üniversitesi The Assessment Network)
İstinye Üniversitesi, evrensel eğitim anlayışının bir parçası olarak ölçme ve değerlendirme uzmanları yetiştiriyor
İstinye Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda, dünya çapında alanlarında önde gelen kuruluşlarla stratejik ortaklıklar kurarak, kapsamlı öğrenme ve araştırma alanlarının gelişimine önemli bir katkı sağlıyor. Üniversite, küresel iş birlikleri aracılığıyla, öğrencilere ve akademik kadrolara uluslararası düzeyde yenilikçi eğitim fırsatları sunuyor. Bu sayede, sadece yerel değil, küresel ölçekte de bilimsel mükemmeliyetin ve toplumsal faydanın artırılmasına yönelik güçlü adımlar atılıyor ve böylece öğrenci ve akademik kadrolarına yenilikçi düşünme, keşfetme ve öğrenme fırsatları sunuyor.
İstinye Üniversitesi, ölçme ve değerlendirme alanlarında küresel düzeyde yüksek standartları hedefliyor
“Cambridge University Assessment Training Center” (Ölçme ve Değerlendirme Merkezi), İstinye Üniversitesi eğitimcilerine, modern ölçme ve değerlendirme teknikleri konusunda derinlemesine bilgi ve yetkinlik kazandırarak, eğitimde profesyonel gelişimlerini destekleyen kapsamlı bir program sunuyor. Bu merkez, eğitimcilerin uluslararası standartlara uygun eğitim yöntemleriyle ölçme ve değerlendirme yetkinliklerini artırmalarını amaçlıyor. İstinye Üniversitesi, ölçme ve değerlendirme alanlarında küresel düzeyde yüksek standartları hedefleyerek, uluslararası alanda akademik etkisini güçlendiriyor. Cambridge Üniversitesi iş birliği ile gerçekleştirilen eğitim programları, İstinye Üniversitesi’nin eğitimde öncülük ve evrensellik ilkeleri doğrultusunda önemli bir basamak oluşturuyor.
“Cambridge University Assessment Training Center” Ölçme ve Değerlendirme Eğitim Programı Hakkında: Tüm eğitim modüllerini başarı ile tamamlayan katılımcılara Cambridge Üniversitesi ve İstinye Üniversitesi onaylı sertifika verilecektir. Eğitimler yüz yüze ve çevrimiçi olmak üzere iki farklı şekilde yürütülecek, katılımcılar programa kabul almadan önce bir ön değerlendirmeden geçirilecektir. Yüz yüze eğitimin süresi 15 saat olup katılımcı sayısında bir sınırlama bulunmamaktadır. Çevrimiçi eğitimin süresi ise 30 saat olup katılımcı sayısı 20 ile sınırlıdır. Eğitimin hedeflediği katılımcı kitlesi k12 öğretmenleri ve üniversite öğretim elemanlarıdır. A101 VE A102 eğitimleri tüm branşlardaki eğitimcilere hitap etmektedir. İstinye Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü Ölçme ve Değerlendirme Birim Koordinatörü Öğr. Gör. Erdem Aydemir, Nisan 2024’te The Assessment Network’ün ilk Ölçme ve Değerlendirme Eğitmenleri Programını başarıyla tamamlayarak aşağıdaki A10 Ölçme ve Değerlendirme eğitimlerini hem yüz yüze hem de çevrimiçi olarak verebilme yetkisi kazanmıştır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstinye Üniversitesi ve Cambridge Üniversitesi iş birliği ile Türkiye’deki İlk “Cambridge University Assessment Training Center” Açılıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, başarılı bilim insanları Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday’ı ve Doç. Dr. Barış Uzilday’ı makamında ağırlayarak tebrik etti. Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Tam akreditasyona sahip araştırma üniversitemizin çatısı altında bilimsel faaliyetlerini sürdüren bilim insanları Milli Teknoloji Hamlesi ve Türkiye Yüzyılı vizyonu ile araştırmalarını sürdürüyorlar. Daha önce ilk Türk Astronot Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği 13 deneyden birisine imza atan Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday ve Doç. Dr. Barış Uzilday şimdi de iki ayrı proje ile Asya-Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü çağrısı kapsamında destek almaya hak kazandı. Shijian-19 isimli yeniden kullanılabilir ve geri döndürülebilir uydu, içindeki bilimsel projelerle gerçekleştirdiği uzay yolculuğunun ardından dünyaya geri döndü. Türkiye’de ilk defa uzay ıslahı araştırması olma özelliğini taşıyan çalışmaları dolayıyla hocalarımızı tebrik ediyorum” diye konuştu.
Türk Uzay Ajansı koordinesinde hazırlanan “Uzay Ortamından Yararlanarak Arabidopsis thaliana’da ER Stresi Toleransı İçin Gen Keşfi” ve “Nohutta Kuraklık Stresine Toleransı Artırmak İçin Uzay Islahı” başlıklı projeler, Çin Ulusal Uzay İdaresi’nin uluslararası iş birliği projelerini artırmak amacıyla yaptığı çağrı kapsamında kabul edildi. Shijian-19 isimli yeniden kullanılabilir ve geri döndürülebilir uydu, içindeki bilimsel projelerle gerçekleştirdiği uzay yolculuğunun ardından dünyaya geri döndü. Yürütülen çalışmalar, Türkiye’de ilk defa uzay ıslahı çalışmaları olma özelliğini taşıyor.
Uzay ıslahı çalışmaları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Barış Uzilday, “Uzay ıslahı, tohum ve bitki hücrelerinin uzaydaki kozmik radyasyon ve mikro yerçekimi gibi koşullara maruz bırakılarak mutasyonlar geliştirmesini sağlama sürecidir. Uzayda oluşan bu mutasyonlar, dünyada yapılan klasik ıslah çalışmalarında elde edilemeyen genetik çeşitliliği sağlayabilmektedir. Bu yöntem, özellikle çevresel streslere ve hastalıklara dayanıklı, verimi veya besin değeri yüksek yeni çeşitler geliştirmek için kullanılmaktadır ve tarım ve gıda güvenliği açısından önemli bir araçtır. Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya ve ABD bu alanda önemli çalışmalara sahiptir. Geri döndürülebilir uydu programını 1970’lerde başlatan Çin Halk Cumhuriyeti 2006 yılında sadece uzay ıslahı için geliştirilmiş Shijian-8 (SJ-8) uydusunu fırlatmıştır. Bu görev, Çin Halk Cumhuriyeti’nin uzay ıslahı alanındaki çalışmalarında önemli bir adım olmuş ve daha sonra Shijian-10 ve Shijian-19 gibi uydularla devam eden uzay biyoteknolojisi araştırmalarına temel oluşturmuştur” dedi.
“Ege Üniversitesinden iki proje gönderilen uyduda yer aldı”
Uzay deneyine konu olan projesini dile getiren Doç. Dr. Barış Uzilday, “ ‘Nohutta Kuraklık Stresine Toleransı Artırmak İçin Uzay Islahı’ başlıklı araştırma ile nohut bitkisinde iklim değişimi ile şiddeti gittikçe artan kuraklık stresine karşı toleransın artırılması için mutasyon ıslahı yapılması planlanmıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliği ile yürütülecek bu çalışmada ülkemizde yaygın olarak ekilen standart bir çeşit olan Sarı-98 nohut tohumları kullanılmıştır” dedi.
Kabul gören diğer proje ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, “ Uzay Ortamından Yararlanarak Arabidopsis thaliana’da ER Stresi Toleransı İçin Gen Keşfi’ başlıklı araştırmada bitkilerde çevresel stresler sırasında ortaya çıkan endoplazmik retikulum stresi ile ilişkili yeni genlerin ortaya çıkarılması için model bitki Arabidopsis thaliana türüne ait tohumlarının kullanılması planlanmıştır” diye konuştu.
Uydu dünyaya başarıyla döndü
Gönderilen uydunun başarılı bir şekilde dünyaya dönüş yaptığını belirten Doç. Dr. Rengin Özgür Uzilday, “Çin Halk Cumhuriyetine ait Shijian-19 isimli yeniden kullanılabilir ve geri döndürülebilir uydu Jiuquan Uydu Fırlatma Merkezi’nden başarıyla uzaya gönderilmiştir. Bu uydu, ilk tekrar kullanılabilen test uydusu olarak birçok teknolojik yeniliğe sahiptir. Long March-2D roketiyle alçak dünya yörüngesine yerleştirilen uydu uzayda 13.5 gün geçirdikten sonra içerdiği bilimsel yükle birlikte dünyaya geri dönmüştür. Materyaller, Pekin’de gerçekleştirilen bir seremoni ile ülkemizin temsilcisine teslim edilmiştir. Bu çalışmalarla Türkiye’de ilk defa uzay ıslahı çalışmaları yürütülecek ve ülkemiz uzay araştırmalarında yeni bir alanda daha varlığını gösterecektir” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege Üniversitesi Türkiye’deki ilk uzay ıslahı çalışmalarını yürütecek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>