?>
?>
Endüstriyel Projelerde Yüksek Kapasite ve Kesim Hassasiyeti
Firmanın modern makine parkuruna bakıldığında:
Firmanın sunduğu lazer kesim teknolojisi, ±0.1 mm gibi yüksek hassasiyet ile çalışıyor, böylece deformasyon ve çapak oluşumları en aza indiriliyor. Ayrıca, minimal malzeme kaybıyla seri üretim süreçlerinde zaman ve maliyet avantajı sağlıyor
Sektörel Katma Değer Sağlayan Hizmet Alanları
Eşsiz Metal’in lazer kesim hizmetleri, aşağıdaki sektörlerde sıkça tercih edilmekte:
“Türkiye’ye Hız ve Kalite Taşıyoruz”
Firma yetkililerinin açıklamasına göre:
“Türkiye çapındaki sanayi kuruluşlarımıza sadece lazer kesim değil, hız‑kalite ve ekonomik özel çözümler sunuyoruz. Özellikle projenin tasarım aşamasından itibaren doğru ölçüm ve optimizasyonla müşteriye maksimum değer sağlıyoruz.”
Kocaeli Çayırova’dan Tüm Türkiye’ye: Lazer Kesimde Eşsiz Metal Farkı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemek ve toplu ulaşım sektöründe kadın istihdamını artırmak amacıyla “Eşitliğe Sür” Projesi’ni hayata geçirdi. ESHOT Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen proje, kadınların şoförlük mesleğinde daha görünür olmasını sağlamayı hedefliyor. Proje çalışmaları da hız kesmeden sürüyor. Adaylar ilk olarak proje kapsamında iş birliği protokolü yapılan İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) Farkındalık Eğitimleri’ne katıldı. Sonrasında Fuar İzmir Seminer B Salonu’nda düzenlenen eğitim programında, kadın şoför adaylarına “Trafik Adabı, Kuralları ve İşaretleri” konularında teorik eğitim verildi. Programa ESHOT İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı ile sürücü kursu yetkilileri katıldı. Teorik eğitimin ardından saha eğitimleri başladı. Projeye dahil edilen 120 kadın aday, sürücü kurslarının deneyimli eğitmenleri eşliğinde 10’ar saatlik pratik direksiyon eğitimi almaya başladı. Eğitimlerde araç tanıtımı, genel trafik bilgisi ve uygulamalı sürüş teknikleri yer alıyor. Altı ay sürmesi planlanan bu süreçte adaylar, mesleki yeterliliklerini sahada geliştirme imkânı bulacak.
“Hayalimdi çok istiyordum”
Eğitim gören adaylardan Aylin Sezer Eren, bu işi yapan hemcinslerini örnek aldığını belirterek, “Kadınlar her alanda her işi layıkıyla yaptıkları için ben de şansımı denemek istedim. Çok güzel bir proje. Zaten hayalimdi, çok istiyordum, harika eğitimler aldık. Bu işin en iyisi ESHOT olduğu için burada devam etmek istiyorum. Kadının yapamayacağı hiçbir şey yoktur. ‘Kadınsın, yapamazsın, dayanamazsın’ gibi olumsuz eleştiriler aldım ama yılmadım. Bu işi yapan kadınları yürekten tebrik ediyorum” dedi.
“Kadın şoförlerle gurur duyuyorum”
Adaylardan Bahar Doğan, “Araba sürme aşığı olarak projeyi duyunca çok mutlu oldum, şansımı denemek istedim. Bir otobüs güzergahında kadın şoför gördüm, ‘sen de en sevdiğin işi yapabilirsin’ dedim. Başvuru yaptım, hayallerime yavaş yavaş yaklaşıyorum. Kadın şoförlerle gurur duyuyorum” şeklinde konuştu.
“Kadının değdiği her yer güzelleşiyor”
Projede yer almaktan duyduğu mutluluğu aktaran Ayşe Gişten ise “Araç kullanmayı çok seviyorum. ESHOT’ta kadın şoför gördüğümde heyecanlanıyorum. Onların yerinde olmayı istiyordum. Kadının değdiği her yer güzelleşiyor. Her işe kadın eli değmesi gerekiyor. Ailem, arkadaşlarım çok destekliyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’ye örnek olacak
Farkındalık ve saha eğitimlerini başarıyla tamamlayan adaylar, son olarak ESHOT’un Sürüş Teknikleri Eğitim Merkezi’nde güvenli ve defansif sürüş eğitimi alacak. Eğitimi tamamlayan kadın adaylar, ESHOT’un direksiyon sınavına katılacak ve başarılı olanlar şoför kadrosunda istihdam edilecek. Proje kapsamında toplanan veriler, yıl içinde düzenlenecek bir çalıştayda paylaşılacak ve akademik yayınlara dönüştürülerek bilimsel bir katkı sunacak. Böylece İzmir’de başlayan “Eşitliğe Sür” projesi, tüm Türkiye’ye örnek olacak.
Projeye yoğun ilgi
ESHOT tarafından duyurusu sosyal medya, kamu ilanları ve radyo yayınlarıyla yapılan projeye büyük ilgi gösterildi. Başvuru yapan adaylardan şartları sağlayan 263 kişi mülakata davet edildi. ESHOT, mülakata çağrılan adayları üç aşamalı bir değerlendirme sürecinden geçirdi. Psikolojik ve Psikometrik Değerlendirme, Sürüş Becerileri Testi değerlendirmeleri yapıldı. Bu süreçlerin sonunda başarı sıralamasına göre seçilen 120 kadın aday, eğitim programına katılmaya hak kazandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Eşitliğe Sürmek” için yola çıktılar Türkiye’ye örnek oldular yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ege İhracatçı Birlikleri’ndeki toplantıda konuşan EİB Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği Başkanı Yalçın Ertan, 2024 yılında Çin’in Türkiye’ye 43 milyar dolar ihracat yaparken, Türkiye’nin Çin’e 3,4 milyar dolar ihracatı olduğunu hedeflerinin bu dengesizliği gidermek olduğunu dile getirdi.
“Çin’in Türkiye’ye ihracatına itirazımız yok” diyen Ertan, “Çin’den otomotiv, makine, elektrik-elektronik, demir-çelik, kimyasallar başta olmak üzere 43 milyar dolarlık ithalat yapıyoruz. Bunun karşılığında mermer, endüstriyel mineraller, pamuk, kuru meyveler, deniz ürünleri, zeytinyağı ve diğer gıda ürünlerinden 3,4 milyar dolar ihracat yapıyoruz. Son yıllarda Çin’in Türkiye’ye ilgisi olduğunu görüyoruz. Türkiye’ye yatırım yapmak istiyorlar. Otomotiv ve güneş enerjisi sektörlerinde yatırımları var. Biz de Çin ile iş birliğimizi artırmak istiyoruz. Türkiye ihracatınızın yarısı kadar Türkiye’den ithalat yapın, diğer yarısı kadar da Türkiye’ye yatırım yapın” diye çağrıda bulundu.
Çin’in Türkiye’de yapacakları yatırımların başka ülkelere ihracat kapıları açacağına temas eden Ertan sözlerini şöyle sürdürdü: “İklim müsaitken Türkiye’den Çin’e ihracatı artırmamız lazım. Tavuk ayağı, kiraz gibi ürünlerde Çin’e ihracatın açılmasını sağlamamız lazım. Ege İhracatçı Birlikleri olarak Çinli yatırımcılara Türkiye’de rehberlik yapabiliriz. Çin’de 3 fuarın Türkiye Milli Katılım Organizasyonunu gerçekleştiriyoruz. Türkiye’de Çin ile ilgili en derin networke sahibiz.”
Uçak: “Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatının yolu açılsın”
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Çin’de kiraz meyvesinin çok sevildiğini, Türkiye’nin de kiraz üretiminde dünya lideri olduğunu, Türkiye’den Çin’e kiraz ihracatının başlaması için Çin ile Türkiye arasında bitki sağlığı sertifikası anlaşması yapılmasını talep ettiklerini kaydetti.
Türkiye’den Çin’e 31 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç ettiklerini paylaşan Uçak, “Dondurulmuş patates ve meyve suları ihraç ediyoruz. Hong Kong’a kiraz ve siyah taze incir ihracatımız var. Kiraz başta olmak üzere sert çekirdekli meyveleri ihraç etmek için Çin tarafından destek bekliyoruz” şeklinde konuştu.
Çin’in en büyük 7.şehri olan ve dünyanın en büyük 10 limanı arasında yer alan Tianjin şehrinden gelen Çin Uluslararası Ticaretin Geliştirilmesi Konseyi (CCPIT) Heyeti Başkanı Zhou Qing, Türkiye ile iş birliği yapmak ve dost olmak istediklerini dile getirdi.
“Bu defa Türkiye’yle daha fazla ticaret yapmak için geldik” diyen Qing, “Tianjin, Çin’in kuzeyindeki en büyük liman ve Tianjin dış ticaret açığı veren, ithalatı fazla olan bir bölge. Bugün Kemeraltı’nı gezdik, Kemeraltı’nda çok fazla Çin ürünü satıldığını gördük. Ege İhracatçı Birlikleri’yle Tianjin CCPİT olarak iş birliği protokolü imzalamaya geldik” diyerek sözlerini noktaladı.
Ziyaretin sonunda; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Yalçın Ertan ve Çin Uluslararası Ticaretin Geliştirilmesi Konseyi (CCPIT) Heyeti Başkanı Zhou Qing, iş birliği protokolü imzaladılar.
Tianjin Uluslararası Ticaretin Geliştirilmesi Konseyi (CCPIT) Heyeti’nin ziyaretine; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcıları Yalçın Ertan ve Hayrettin Uçak, Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, Ege İhracatçı Birlikleri Genel Sekreteri İ. Cumhur İşbırakmaz ve Çin ile ticaret yapmak isteyen Türk firmalarının yetkilileri katıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
“Türkiye’ye ihracatınızın yarısı kadar Türkiye’den ithalat yapın, yarısı kadar da Türkiye’ye yatırım yapın” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Broster Bisiklet, 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Yeşil Mayo sponsoru oldu
Türkiye’nin önde gelen bisiklet üreticilerinden KOREL A.Ş., Broster markası ile ülkemizin en prestijli spor organizasyonlarından biri olan 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun yeşil mayo sponsoru ve co-sponsoru oldu. Bu önemli iş birliği, Türkiye Bisiklet Federasyonu ile KOREL A.Ş. arasında 24 Mart Pazartesi günü gerçekleştirilen imza töreniyle resmiyet kazandı.
KOREL A.Ş. ile yapılan iş birliği, bisiklet sporunun gelişimine katkı sağlayacak!
Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile KOREL A.Ş. yöneticilerinin katılımıyla gerçekleşen törende, iş birliğinin detayları paylaşıldı. Broster Bisiklet, 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu Yeşil Mayo (Sprint Lideri Mayosu) sponsoru olmasının yanı sıra Türkiye Bisiklet Federasyonu ile bisiklet sporunun gelişimine katkı sağlayacak projeleri de hayata geçirecek.
Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu:
Müftüoğlu imza töreninde yaptığı konuşmada: “Türkiye Bisiklet Federasyonu olarak bu yıl 60. yılını kutlayacağımız Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun heyecanını yaşadığımız günlerde bir Türk markası olarak ülkemizi dünya bisiklet endüstrisinde Corelli ve Broster markaları ile temsil eden KOREL A.Ş.’nin bu önemli organizasyona co-sponsor olması, Türkiye’de bisiklet sporunun gelişimine büyük katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 60. yılında Yeşil Mayo (Sprint Mayo Lideri) sponsoru olmak çok anlamlı. Geçmişin mirası ile geleceği birleştiren ülkemizde bisiklet kültürünün yaygınlaşması adına bu tür ortaklıkların artmasını diliyoruz” dedi.
KOREL A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Korkmaz:
Hem amatör hem de profesyonel kullanıcılar için geniş bir ürün yelpazesi sunan, yenilikçi tasarımları, yüksek performanslı modelleri ve kaliteli üretimiyle Türkiye’nin önde gelen Corelli ve Broster markalarını %100 yerli sermaye ile üreten KOREL A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Korkmaz: “KOREL A.Ş. olarak, Türkiye’nin en köklü bisiklet yarışlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na 60. yılında destek vermekten ve bu heyecana ortak olmaktan dolayı büyük gurur duyuyoruz. Yeşil mayo sponsorluğu ile bu büyük organizasyonun bir parçası olmak, 100 yıllık geçmişi ile ülkemizin en köklü federasyonlarından Türkiye Bisiklet Federasyonu ile birlikte bisiklet sporunun ülkemizdeki geleceği ve gelişimi açısından bu değerli iş birliği bizim için çok önemli. Türkiye’de bisiklet sporunun ve kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlamak misyonu ile 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Yeşil Mayo sponsoru ve co-sponsoru olarak bisiklet sporuna verdiğimiz desteği bir adım öteye taşımayı hedefliyoruz” dedi.
Eskişehir’de 46.000 m2 toplam kapalı alanda alüminyum bisiklet kadrosu, alüminyum jant ve diğer alüminyum bisiklet parçalarını kendi tesislerinde üreterek bisiklet severler ve sporcular için yüksek performanslı bisikletler üreten KOREL A.Ş., bu iş birliğiyle Türkiye’de ve dünyada bisiklet sporunun yaygınlaşmasına da katkı sağlamayı amaçlıyor. Yeşil Mayo mücadelesi, bu yıl da sprinterlerin kıyasıya rekabetine sahne olacak ve KOREL A.Ş. Broster markası ile bu heyecanı destekleyerek 60. yılında Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na değer katacak.
60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda Yeşil Mayo’nun sahibi kim olacak?
Antalya’da 27 Nisan’da start alacak ve 4 Mayıs’ta İzmir’de son bulacak olan 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na katılan 22 takımın içinden KOREL A.Ş., Broster markası ile sahne alacak “Yeşil Mayo” lideri olmak için bisikletçilerin kıyasıya mücadelesi, 8 gün boyunca nefesleri kesecek!
KOREL A.Ş. Hakkında
KOREL Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. 1988 yılında beyaz eşya sanayi için alüminyum malzeme üretmek amacı ile faaliyete başlamış, yıllar içerisinde malzeme çeşidi ve üretim kapasitesini arttırmaya devam etmiştir. Toplamda 150.000 m sanayi kısmında havacılık savunma sanayi, otomotiv, Isıtma ve soğutma alanında üretim yapan yerli ve yabancı beyaz eşya yan sanayi için yıllık 30.000 ton alüminyum malzeme üretimi yapılmaktadır. Ayrıca Korel A.Ş. Afyon’da Korel Thermal Resort Otel ile kongre ve turizm alanında da faaliyet göstermektedir. Grup faaliyetleri içinde büyükbaş hayvan yetiştirme ve endüstriyel tarım faaliyetleri de bulunmaktadır.
Ham alüminyum malzemeyi, kendi bünyesinde bulunan döküm ve profil fabrikalarında işleyerek mamül haline getiren Korel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş. 2015 yılında alüminyum bisiklet ile bisiklet sektöründe kullanılan tüm alüminyum parçaların yerli imkanlarla üretimi için yeni bir yatırım kararı almıştır.
2015 yılında Corelli markası ile bisiklet pazarına giren firma, orta üst segment yüksek performans modellerinin yer aldığı BROSTER markasını ise 2024 yılında bisiklet kullanıcılarının beğenisine sunmuştur.
Tamamen kendi imkanları ile kendi alüminyum kadrosunu üretebilen Korel Elektronik Sanayi ve Ticaret A.Ş 45.500 m kapalı alana sahip bisiklet fabrikasında, kadro üretimi için robotik kaynak bölümü, T4 – T6 fırın bölümü, boyahane, montaj hattı, etiket uygulama hattı ve kadro test laboratuvarı bulunmaktadır.
Türkiye de faal 380 bayi –servisinin yanında dünyada 16 ülkeye ihracat gerçekleştiren KOREL A.Ş. kendi markalarını dünya pazarına sunmanın yanısıra, birçok marka için de fason bisiklet üretimi yapmaktadır.
Corelli Bisiklet, kaliteli, yenilikçi ve sürdürülebilir bisikletler üretmeye devam ederek, Türkiye’de ve dünyada bisiklet kültürünün yaygınlaşmasını desteklemektedir.
Broster’ın öne çıkan özellikleri:
Geniş Ürün Yelpazesi: Dağ bisikletleri (MTB), yol bisikletleri, şehir bisikletleri, elektrikli bisikletler (e-bike) ve çocuk bisikletleri gibi çeşitli modeller sunmaktadır.
Yüksek Teknoloji & Dayanıklılık: Hafif alüminyum ve karbon fiber kadrolar, gelişmiş süspansiyon sistemleri ve modern vites teknolojileri ile donatılmıştır.
Çevre Dostu Üretim: Sürdürülebilir malzemeler kullanarak çevreye duyarlı üretim süreçleri benimsemektedir.
Profesyonel ve Amatör Sporcular için Destek: Profesyonel bisikletçilerin ve amatör sporcuların ihtiyaçlarına yönelik tasarlanan bisiklet modelleri ile geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etmektedir.
Türkiye’de ve Dünyada Tanınan Bir Marka: Türkiye’de bisiklet sporunun gelişimine katkıda bulunan Broster , uluslararası pazarda da giderek daha fazla tanınmaktadır.
KOREL A.Ş. ve Bisiklet Sporu
KOREL A.Ş. Türkiye’de bisiklet sporunun gelişmesine büyük katkılar sağlayan markalardan biridir. Ulusal ve uluslararası organizasyonlarda yer alarak, sporculara teknik destek sunmakta ve sponsorluk faaliyetleri yürütmektedir. 60. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Yeşil Mayo Sponsoru ve Co-Sponsoru olarak da bisiklet tutkunlarının heyecanına ortak olmaktadır.
KOREL A.Ş. Corelli ve Broster markaları ile, kaliteli, yenilikçi ve sürdürülebilir bisikletler üretmeye devam ederek, Türkiye’de ve dünyada bisiklet kültürünün yaygınlaşmasını desteklemektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye Bisiklet Federasyonu’ndan Tour of Türkiye’ye yeni yeşil mayo sponsoru yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü, 30 Mart Dünya Sıfır Atık Günü’nde Türkiye’ye örnek projelerini kamuoyuyla paylaşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi kapsamında, İSU’nun ödüllü Geri Kazanım Suyu Projesi, ileri teknolojiye sahip atık su yönetimi, SCADA ve Vidanjör Yönetim Sistemi gibi çevreci uygulamalarıyla dikkat çekiyor.
9 YILDA YUVACIK BARAJI’NIN 2,5 KATI KADAR SU TASARRUFU
Kocaeli, Türkiye’nin endüstriyel nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerinden biri. Bu nedenle, su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetimi, özellikle Kocaeli için hayati önem taşıyor. 2015 yılında başlatılan ve 2022 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Sayın Emine Erdoğan tarafından plaketle ödüllendirilerek Türkiye’ye örnek gösterilen Geri Kazanım Suyu Projesi ile bugüne kadar 129,8 milyon metreküp su geri kazandırılarak Yuvacık Barajı’nın 2,5 katı kadar su tasarrufu sağlandı. 2024 yılında şehre sağlanan 198,5 milyon metreküp suyun 17,2 milyon metreküplük kısmı geri kazanım suyu olarak sanayide kullanıldı. Türkiye’de yüzde 100 biyolojik arıtma yapan ilk su ve kanal idaresi olan İSU; bu öncü uygulama sayesinde Yuvacık ve Namazgâh Barajları, Sapanca Gölü ve yeraltı su kaynakları üzerindeki baskıyı önemli ölçüde azalttı.
SANAYİDE %36’LIK SU TASARRUFU
Ülkemize ve şehrimize katma değer olarak kazandırılan yıllık 48 milyon metreküp kapasiteli “Geri Kazanım Suyu Tesisleri” ile sanayide 2024 yılında kullanılan 47,3 milyon metreküp suyun 17 milyon 184 bin 704 metreküplük kısmı, geri kazanım suyu ile karşılandı. Böylece 2024 yılında Kocaeli’de atık suyun geri kazanımı ile sanayide yüzde 36’lık su tasarrufu elde edildi. Sanayi’de kullanılan suyun 17.505.853 metreküpü şebeke suyu, 12.771.795 metreküpü de kuyu sularıyla temin edildi. ‘Geri Kazanım Suyu Projesi’nin hayata geçirildiği 2015 yılından günümüze toplam 129 milyon 813 bin 465 metreküp su geri kazandırarak Yuvacık Baraj Gölü kapasitesinin 2,5 katı kadar su tasarrufu gerçekleştirildi. Böylelikle barajlar, göller ve göletler ile yeraltı suyu kaynakları üzerindeki baskı önemli ölçüde azaltmış oldu.
YENİ GERİ KAZANIM SUYU HATTI ÇALIŞMALARIYLA SU KAYNAKLARI KORUNACAK
Kroman Çelik Sanayi ve Sarkuysan Elektrolitik Bakır Sanayi fabrikalarına Gebze İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nden sağlanacak olan geri kazanım suyu çalışmalarının tamamlanmasıyla, ilk etapta günlük ortalama 3 bin 500 metreküp, yıllık 1 milyon 277 bin 500 metreküp; gelecek yıllar için ise günlük ortalama 11 bin metreküp, yıllık 4 milyon 15 bin metreküp ilave geri kazanım suyu daha temin edilerek Kocaeli’nin içme suyu kaynakları üzerindeki baskı daha da azaltılarak kent ekonomisine katkı sağlanacak.
KATİS PROJESİ İLE KENT GENELİNDEKİ TÜM VİDANJÖRLER ANLIK OLARAK İZLENİYOR
İSU’nun 2019 yılında hayata geçirdiği Kocaeli Atık Su Transfer İzleme Sistemi (KATİS) sayesinde, il genelinde faaliyet gösteren tüm vidanjörler online olarak izleniyor. SCADA Merkezi ile entegre çalışan bu sistem, atık su taşıyan araçların güzergâhlarını, boşaltım noktalarını ve taşıdıkları atık su miktarlarını anlık olarak takip ediyor. Bu sayede, yasa dışı deşarjların önüne geçilerek çevreye zarar verilmesi engelleniyor. Atık su yönetiminin dijital sistemlerle entegre edilmesi, İSU’yu bu alanda da Türkiye’nin öncü kurumlarından biri haline getiriyor.
İSU, TÜRKİYE’YE ÖRNEK OLMAYA DEVAM EDİYOR
Türkiye’nin ilk geri kazanım suyu projesine sahip ve bu alanda ödüllü kurumlarından biri olan İSU, Sıfır Atık Hareketi kapsamında geliştirdiği çevreci projelerle örnek olmaya ve gelecek nesillere temiz bir çevre bırakma hedefiyle çalışmalarını sürdürmeye kararlılıkla devam ediyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İSU Genel Müdürlüğü, Sıfır Atık Uygulamaları ile Türkiye’ye Örnek Oluyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>6 günde yaklaşık 40 bin talep
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın adaylık sürecindeki vaatlerinden 25 bin sosyal konut projesinin ilk ayağı olan Egeşehir Menemen Konutları’nın tanıtım töreninin ardından 6 günde 40 binin üzerinde başvuru yapıldı. Proje için vatandaşlar tarafından elektronik postayla binlerce teşekkür mesajı da gönderildi. Başkan Tugay, “Başvuru sayısı sosyal konut projemizin ne kadar önemli bir çalışma olduğunu bir kez daha gösteriyor” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde tanıtımı yapılan Egeşehir Menemen Konutları yoğun ilgi görüyor. Orta ve alt gelir grubundaki vatandaşlara konut sahibi olma imkanı sunan projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altındaki ana yürütücüsü olan Egeşehir Yapı Planlama Müşavirlik ve Teknoloji Anonim Şirketi’ne (Egeşehir AŞ) 6 günde 40 binin üzerinde başvuru yapıldı. 120 ay vade ve 15 bin TL’den başlayan taksitlerle hayalleri gerçeğe dönüştürecek proje için binlerce kişi telefon ve mesaj yoluyla Egeşehir AŞ’ye ulaşmaya çalıştı.
Tugay: Yerel yönetim olarak sorumluluk aldık
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, başvuru sayısının sosyal konut projesinin ne kadar önemli bir çalışma olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek “Günümüz koşullarında barınma konusu artık ciddi bir krize dönüşmüş durumda. Biz de konut krizine çözüm üretmek üzere yerel yönetim olarak sorumluluk aldık. Menemen’de 3 bin 100 konutu vatandaşlarımıza uygun şartlarda ödeme imkânıyla sunuyoruz. Hedefimiz 25 bin konut. Orta ve alt gelir grubundaki vatandaşlarımızı rahatlatacak bir yol açmayı hedefliyoruz” dedi.
370 bin metrekare inşaat alanı
Egeşehir Menemen Konutları adını taşıyan proje Menemen’in Koyundere Mahallesi’nde 90 bin metrekarelik yapılaşma alanı üzerinde gerçekleşecek. Yaklaşık 370 bin metrekarelik inşaat alanında 1+1, 2+1 ve 3+1 tipinde 3 bin 100 konut yapılacak. Projede sosyal ve yeşil alan, rekreasyon alanı, park alanı, sosyal yaşam merkezi, spor tesisleri, sosyal ve kültürel mekanlar, sağlık birimleri ve kreş hizmetleri gibi donatılar yer alacak.
İzmirliler kiradan daha düşük bedel ödeyerek evine kavuşacak
Projeyle İzmirlilerin ev kirasından daha düşük bedellerle ev sahibi olması hedefleniyor. Geniş peyzaj bölümleri, güvenli oyun parkları, spor ve kültür alanları, doğa dostu yapılar ve modern altyapı ile tasarlanan yeni yaşam merkezi, ödeme kolaylığı ile dikkat çekiyor. 1+1 daireler 15 bin TL’den, 2+1 daireler 22 bin TL’den, 3+1 daireler ise 28 bin TL’den başlayan taksitlerle satışa sunulacak. Proje, asgari ücrete endeksli yapısıyla erişilebilir bir sosyal konut projesi olarak Türkiye’de model olacak nitelikte.
İlk etap Mayıs 2027’de teslim edilecek
3 bin 100 konut için satış ofisi kurulumu ve ilk satışlar ise Nisan ayı itibarıyla başlıyor. Tüm etaplar için yapım ihalesinin ardından 2 yıl içinde inşaatların tamamlanması ve dairelerin teslim edilmesi planlanıyor. 400 dairenin bulunduğu 1. Etap için Mayıs 2025’te temelin atılması, Mayıs 2027’de ise anahtar teslimi hedefleniyor. 2. Etap Temmuz 2025’te, 3. Etap Eylül 2025’te, 4. Etap ise Kasım 2025’te başlayacak.
Başvurular sürüyor
Proje için http://www.egesehir.com.tr/basvuru-form-menemen adresinden başvuru yapılabiliyor. Başvuru için herhangi bir önkoşul bulunmuyor. Ancak konut sahibi olup olmama durumu, İzmir’de ikamet süresi ve yeri, hane halkında engelli olup olmaması, şehit yakını veya gazi olması, çocuk bulunması gibi özel durumlar, medeni durum, hane nüfusu ve gelir durumu üzerinden bir puanlama sistemi var. Bu öncelik kriterleri sıralamada öne çıkarılacak grupları belirlemek için kullanılacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir’in Türkiye’ye örnek sosyal konut projesine başvuru yağmuru yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2024’te veri merkezi ve güneş enerjisi alanlarında her biri 100 milyon dolar değerinde iki önemli ortaklığa imza atan Vodafone, 5G hazırlıklarını da aralıksız sürdürdü. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, “Vodafone olarak Türkiye’ye 5.5G teknolojisini sunmaya hazırız” dedi.
Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, altyapıdan müşteri hizmetlerine, her alanda yatırımlarını aralıksız sürdürüyor. Türkiye ekonomisine katkı sağlayan oyuncular arasında yer alan şirketin bugüne kadar yaptığı yatırımın reel değeri 234,4 milyar TL’yi aştı.
2024’te mobil şebekesine bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 2 katı yatırım yapan Vodafone’un, mağazalarının yeni nesil perakende dönüşümü için yaptığı yatırım ise 410 milyon TL’yi aştı. Sosyal yatırımlarına da devam eden Vodafone’un Vakıf çatısı altında gerçekleştirdiği projelerin ortaya çıkardığı sosyal katkı 1,5 milyar TL’ye ulaştı.
2024’te veri merkezi ve güneş enerjisi alanlarında her biri 100 milyon dolar değerinde iki önemli ortaklığa imza atan Vodafone, Edgnex Data Centres by DAMAC ile İzmir’de yeni bir veri merkezi açmaya hazırlanıyor. Diğer yandan, YEO Teknoloji ile güneş enerjisi santralleri kurmak için işbirliği yapan Vodafone, kurulacak santrallerle mevcut yıllık enerji ihtiyacının %35’ini karşılayacak.
Şirketin 2024 yılı performansını ve 2025 hedeflerini paylaşmak üzere düzenlenen toplantıya Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ile Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları katıldı.
Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy şunları söyledi:
“2024, Türkiye’nin en hızlı büyüyen yeni nesil bağlantı ve dijital servisler şirketi olma hedefimiz doğrultusunda önemli adımlar atmaya devam ettiğimiz bir yıl oldu. Aynı zamanda, amaç odaklı bir şirket olarak toplumsal dönüşümdeki rolümüze odaklanmayı sürdürdük. Ülkemizin yatırım ikliminde önemli bir rolümüz var. Bugüne kadar yaptığımız yatırımın reel değeri 234,4 milyar TL’yi aştı. Geçtiğimiz yıl mobil şebekemize, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 2 katı yatırım yaparak, rekor sayıda baz istasyonu ve kapasite artışı yapılmasını sağladık. Mağazalarımızın yeni nesil perakende dönüşümü için bugüne kadar 410 milyon TL’yi aşkın yatırım yaptık. 2007-2023 döneminde reel değeri 270 milyon TL olan Vakıf projelerimizin ortaya çıkardığı sosyal katkı 1,5 milyar TL oldu. Voleybol sponsorluğumuz kapsamında tüm lig ve play-off’larda kullanılacak 5.5G destekli Şahin Gözü teknolojisi için bu sezon toplam 9 milyon TL’lik altyapı yatırımı yaptık. Veri merkezi ve güneş enerjisi alanlarında da her biri 100 milyon dolar değerinde iki önemli ortaklığa imza attık. Bizim için son bir yılın en önemli yatırım alanlarından biri de 5G hazırlıkları oldu. 5G takviminin bir an önce resmi olarak da uygulamaya geçmesini ve gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Bizim Vodafone olarak lansmanını yapacağımız teknoloji aslında 5.5G teknolojisi olacak. 5G’nin bir ileri aşaması olan 5.5G, sadece daha hızlı bir bağlantı değil, aynı zamanda daha akıllı, daha güvenilir ve daha kapsayıcı bir dijital ekosistemin temel taşı. Dolayısıyla, Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olacak.”
İlk 9 ayda 10 milyar TL yatırım yaptı
Vodafone Türkiye’nin Ocak-Eylül 2024 döneminde yaptığı yatırım 10 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin Nisan-Eylül 2024 döneminde servis gelirleri 42,1 milyar TL; Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kârı ise 15 milyar TL olarak gerçekleşti. Mobil abone sayısı 25,4 milyona, sabit genişbant abone sayısı 1,4 milyona ulaşan şirketin, Vodafone Yanımda ve Online Self Servis gibi dijital kanalları kullanan aylık aktif müşteri sayısı 17,6 milyon olurken, bu müşterilerin aylık toplam etkileşimi 304 milyon olarak kaydedildi. Vodafone müşterilerinin mobil data kullanımı ise 2.520 petabyte’a yükseldi. Şirketin mobil finans çözümü Vodafone Pay’in ürünlerini kullanan toplam kullanıcı sayısı 8,3 milyona, kişisel dijital asistanı TOBi’nin aylık tekil kullanıcı sayısı 8,5 milyona ulaştı.
Şirket çapında 500’den fazla iyileşme aksiyonu hayata geçirildi
Vodafone, yaklaşık 4 yıl önce başlattığı müşteri odaklı kültürel dönüşümle, müşterilerinin ihtiyaç ve beklentilerini karşılayan, üzerine düşünülmüş ve hatırlanan deneyimler sunabilmek için harekete geçti. Bu süreçte, şirket çapında irili ufaklı 500’den fazla iyileşme aksiyonunu hayata geçiren Vodafone, bu aksiyonlar sayesinde 2022 yılından bugüne müşteri memnuniyeti anketlerinde 32 puanlık artış kaydetti. Müşteri memnuniyetinde “Vodafone’la Oldu Bilin” mottosuyla yeni bir dönem başlatan şirket, müşterilerine iyi bir deneyim yaşatacağının, yaşatamadığı herhangi bir senaryoda ise bunu telafi edeceğinin sözünü veriyor.
Müşteri memnuniyeti puanı 5 üzerinden 4,55’e yükseldi
Vodafone, 2024’te %80’i kadın olan 4.500 müşteri temsilcisi ve kişisel dijital asistan TOBi ile hizmet vermeye devam etti. Müşteri taleplerine ilk aramada çare bulmaya çalışan ve kayıt açtığı müşterilerini 24 saat içinde geri arayarak onları çözüme kavuşturan Vodafone, 542 Müşteri Hizmetleri memnuniyet puanını 5 üzerinden 4,55’e yükseltti. Aylık 8,5 milyon Vodafone müşterisiyle 30 milyon sohbete ulaşan TOBi’nin daha hızlı ve müşteri odaklı hizmet vermek amacıyla geçirdiği dönüşüm sonrası Vodafone’luların self servis memnuniyet skorunda 54 puan artış sağlandı.
Kurumsal müşteri sayısı 1,7 milyon
Vodafone Business çatısı altında bulut, nesnelerin interneti, siber güvenlik, kurumsal altyapı, sürdürülebilirlik ve iş sürekliliği alanlarında faaliyet gösteren Vodafone, Türkiye’de 1,7 milyon kurumsal müşteriye hizmet veriyor. Bu müşteriler arasında 70 binden fazla orta ve büyük ölçekli, 1,6 milyondan fazla da küçük ölçekli esnaf bulunuyor. İçinde bulunulan mali yılın ikinci çeyreğinde Vodafone Business Türkiye gelirlerini iki katına çıkararak %109,9’luk büyüme oranı yakaladı.
Vodafone Happy 25 milyon kullanıcıya ulaştı
Tüm dünyada Tek Teknoloji Ekibi anlayışıyla faaliyet gösteren Vodafone, bu sayede hem global deneyimini Türkiye’ye getiriyor, hem de Türkiye’deki başarılı uygulamalarını yurtdışına ihraç ediyor. Türkiye’de geliştirdiği sadakat platformunu “Vodafone Happy” markasıyla uluslararası pazarlara da sunmaya başlayan Vodafone, bu platformla 25 milyonu aşkın dijital kullanıcıya ulaştı. Vodafone’un ayda 300 milyon kez ziyaret edilen Vodafone Yanımda uygulaması ise akıllı algoritmaları ve kişiselleştirme teknolojileri sayesinde müşterilerin ihtiyaç duydukları ürün ve servislere zahmetsizce ulaşmasını sağlıyor.
Kadın çalışan oranını 2027’de %50’ye çıkaracak
Çeşitlilik ve dahiliyet konusuna önem veren Vodafone, %43 olan kadın çalışan oranını 2027’de %50’ye çıkarmayı hedefliyor. Gençlere de yatırım yapan Vodafone, Discover Genç Yetenek Programı aracılığıyla 17 yılda 800’ü aşkın genci bünyesine kattı. Çalışanlarına global kariyer olanaklarından faydalanma imkânı sunan şirketin, bugüne kadar farklı fonksiyonlardan yaklaşık 200 çalışanı diğer Vodafone ülkelerine transfer oldu. Vodafone, şirket içinde oluşturduğu kapsayıcı kültür sayesinde düşük çalışan sirkülasyon oranı (turnover) ve yüksek çalışan bağlılığı sağlıyor.
Veri koruma kültürünü yaygınlaştırıyor
Vodafone, bilgi güvenliğini sağlamak ve veri gizliliğini korumak için kapsamlı politikalar geliştiriyor, yenilikçi çözümler sunuyor ve farkındalık çalışmaları yürütüyor. Şirket genelinde güçlü bir veri koruma kültürü oluşturmayı hedefleyen Vodafone, çalışanlarına yönelik düzenli eğitim programları yürütüyor ve tüm süreçlerde veri koruma standartlarının eksiksiz bir şekilde uygulanması için rehberlik sağlıyor. Vodafone, müşterilerine daha güvenli bir dijital deneyim sunma hedefiyle, iş süreçlerinin tamamını titizlikle değerlendiriyor ve kapsamlı risk analizlerine tabi tutuyor.
Vodafone Vakfı 4,4 milyon kişinin hayatına dokundu
Vodafone, 2007’de kurduğu Vodafone Vakfı aracılığıyla gerçekleştirdiği projelerle bugüne kadar 4,4 milyon kişinin hayatına dokundu. 2007-2023 döneminde reel değeri 270 milyon TL olan bu projelerin ortaya çıkardığı sosyal katkı 1,5 milyar TL oldu. Vodafone Vakfı, Habitat Derneği işbirliğiyle yürüttüğü “Yarını Kodlayanlar” projesiyle 8 yılda 400 bini aşkın çocuğa kodlama öğretti. Vakıf, yeni projesi “Yapay Zekâ Yıldızları” ile bir yılda 35 bin öğrenciye yapay zekâ eğitimi vermeyi hedefliyor. Vakfın Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ortaklığında sürdürdüğü “Dijital Benim İşim” projesiyle ise bugüne kadar 21 ilde 35 bine yakın kadın kursiyere Dijital Pazarlama ve Dijital Okuryazarlık eğitimleri verildi. Diğer yandan, kadınlara yönelik şiddetle mücadele amacıyla geliştirilen Kırmızı Işık uygulaması, bugüne kadar 379 bin kez indirildi ve aylık ortalama 1.000 aktif kullanıcı sayısına ulaştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Vodafone, Türkiye’ye 5.5G’yi Sunmaya Hazır yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ülkemizde 1990 yılından bu yana yeme içme sektörünün önde gelen iş ortağı olarak hizmet veren perakende şirketi Metro Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Şirkette İK Grup Müdürü olarak görev yapan Sevda Çetinkaya, Metro Türkiye İnsan ve Kültür Direktörü olarak atandı. Yeni görevinde, 20 şehirdeki 35 mağazasında 4 bin 500’e yakın çalışanıyla müşterilerine hizmet veren Metro Türkiye’nin tüm İnsan ve Kültür stratejileri ve süreçlerinden sorumlu olacak Çetinkaya, bu görevine ek olarak yönetim kurulunda da üye olarak yer alacak.
Kariyerine 2005 yılında PwC’de İnsan Kaynakları Danışmanlık Hizmetleri’nde başlayan Sevda Çetinkaya, Eczacıbaşı Topluluğu’nda farklı İK yönetimi görevlerinde çalıştı. Metro Türkiye’ye Nisan 2020’de İnsan ve Kültür Grup Müdürü rolü ile katılan Sevda Çetinkaya, özverili çalışmaları ile birçok önemli projede sorumluluklar üstlendi. Çetinkaya, 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla ise Metro Türkiye İnsan ve Kültür Direktörü olarak çalışmalarına, “mükemmel kurum kültürü ve çalışan deneyimi” yaratma vizyonuyla devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Metro Türkiye’ye Yeni İnsan ve Kültür Direktörü yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Avrupa’nın en köklü teknoloji şirketlerinden Medion’un oyun bilgisayarı ve aksesuarları markası ERAZER, Türkiye’ye geliyor. Üstün Alman tasarımı ve mühendisliğiyle üretilen dizüstü bilgisayar modelleriyle dikkat çeken ERAZER, oyunculara ve yüksek performans arayan kullanıcılara yenilikçi çözümler sunmayı hedefliyor. İlk etapta dizüstü bilgisayar modelleriyle kullanıcılarla buluşacak markanın satışları 2025’in Ocak ayında başlayacak.
Geniş ürün yelpazesi ve günlük 450.000 adet masaüstü bilgisayar satış rekoruyla Avrupa bilişim pazarının iddialı oyuncularından biri olan tüketici elektroniği markası Medion, oyun bilgisayarı ve aksesuarları markası ERAZER’ın global çaptaki genişleme stratejisinde yeni durağının Türkiye olacağını duyurdu. 2005 yılından bu yana oyun sektörüne yüksek performanslı donanım konfigürasyonları sunan ERAZER, Almanya’daki merkezinin yanı sıra Fransa, Hollanda, İtalya, İspanya ve İngiltere’deki ofislerinin de dahil olduğu geniş bir satış ağı üzerinden oyunseverlere ulaşıyor.
ERAZER’ın Türkiye’ye giriş stratejisi, sadece yerel pazara hitap etmekle sınırlı değil. Marka aynı zamanda Türkiye’yi bölgedeki merkez üssü olarak konumlandırarak Körfez ülkelerine, Türk Cumhuriyetlerine ve Balkan ülkelerine genişlemeyi planlıyor. ERAZER’ın bu hamlesiyle, bölgedeki rekabetin daha da hızlanması bekleniyor.
Ocak ayı sonunda Türkiye’de satışa sunulmaya başlanacak ERAZER ürünlerinin teknik servis hizmetleri BDH tarafından sağlanacak. Türkiye pazarındaki ürünlerin dağıtımı, 22 yıllık deneyime sahip Eksa Elektronik Bilgi İşlem San. ve Dış Tic. A.Ş tarafından yapılacak.
“Türkiye bölgesel stratejimizde kritik rol oynuyor”
Medion Kuzey ve Güney Avrupa Genel Müdürü Michiel Van Der Vliet, Türkiye pazarına girişle ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Oyun artık 7’den 70’e her yaştan insanın ilgi gösterdiği küresel bir kültür. Türkiye ise bu alanda öne çıkan ülkelerden biri olarak dikkat çekiyor. Genç nüfusun yoğunluğu, teknoloji kullanım oranlarının yüksekliği ve oyun tutkusuyla Türkiye, gaming markaları için benzersiz fırsatlar sunan bir pazar. ERAZER olarak, Alman kalitesi ve üstün performansımızı Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmak bizim için büyük bir gurur. Türkiye aynı zamanda jeopolitik konumuyla da bölgesel stratejimizde kilit bir rol oynuyor. Türkiye’yi bir merkez olarak konumlandırarak buradan Körfez ülkelerine, Türk Cumhuriyetlerine ve Balkanlara genişlemeyi hedefliyoruz. Bu strateji, Erazer’ın yanı sıra Medion’un büyüme vizyonuna da önemli bir katkı sağlayacak. Gaming dünyasında hızla büyüyen Türkiye’nin potansiyeli ve bölgedeki konumu, bizim için büyük bir değer taşıyor. Bu adımla, oyun kültürünü daha geniş kitlelere ulaştırma misyonumuza bir adım daha yaklaşıyoruz.”
“İlk yılımızda en çok tercih edilen ilk 5 marka arasına girmeyi hedefliyoruz”
Medion Türkiye ve Orta Doğu Ülke Müdürü Cem Çerçioğlu ise, “Medion, halihazırda Avrupa’nın hatta dünyanın en köklü teknoloji üreticilerinden biri olarak, Alman tasarımı ve mühendisliğiyle geliştirdiği yenilikçi ürünleriyle yıllardır kullanıcıların güvenini kazanıyor. Medion’un oyun bilgisayarı ve aksesuarları markası ERAZER ise bu mirası ileri taşıyarak, Türkiye’deki oyun tutkunlarına üstün bir deneyim sunmaya geliyor. Türkiye oyun ekosistemi bizim için büyük bir öneme sahip. Türkiye pazarına girişimizdeki en büyük hedefimiz, müşteri memnuniyetini önceliklendirerek kısa sürede kullanıcılarımızın en çok tercih ettiği markalardan biri haline gelmek. İlk yıl sonunda Türkiye’deki gaming laptop pazarında ilk 5 marka arasında yer almayı ve önümüzdeki 5 yıl boyunca her yıl yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu başarıyı, hem Türkiye’deki oyunculara sunduğumuz yüksek kaliteli ürünlerimizle hem de Intel ve NVIDIA gibi dünya devleriyle yıllardır süregelen iş ortaklıklarımız sayesinde mümkün kılacağız. Bu stratejik adımların, ERAZER’ı birkaç yıl içinde Türkiye pazarının lider markası haline getireceğine inanıyoruz” dedi.
Türkiye’de satışa sunulacak ERAZER ürünleri arasında, oyun dünyasında yüksek performansı ve güçlü donanımıyla dikkat çeken Erazer Beast X40, şık alüminyum kapağı ve taşınabilirliği ile ön plana çıkan Erazer Major X15, geniş ekran ve performans odaklı özellikleriyle Erazer Deputy P60 ve tüm oyun ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış Erazer Deputy P60i yer alıyor. Bu ürünler, Intel® Core
i9 işlemciler ve NVIDIA® GeForce RTX
GPU’lar gibi son teknoloji donanımlarla donatılmış olup, 240 Hz QHD ekran gibi özelliklerle oyunseverlere eşsiz bir deneyim sunmayı hedefliyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Alman Oyun Bilgisayarı ve Aksesuarları Markası ERAZER Türkiye’ye Geliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yerel yönetimlerin sağlık hizmetlerindeki rolünü güçlendirmek ve mevcut sağlık hizmetleri sistemini iyileştirmek amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Tabip Odası iş birliği ile Buca Sosyal Yaşam Kampüsü Zübeyde Hanım Huzurevi’nde “Sağlık Hizmetlerinde Yerel Yönetim Vizyonu Çalıştayı” düzenlendi. Çalıştayda yerel yönetimlerin sağlık hizmetlerindeki rolüyle ilgili önemli mesajlar veren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “İyi bir kadro ile bazı çalışmaları zaten başlattık ama gerçekten yapabileceğimizin en iyisi yapıp Türkiye’ye örnek olmak istiyoruz. Yarın iktidar bizde olduğunda da aynı şeyi söylemeli ve yapmalıyız. Yerel yönetimler sağlık hizmetlerinde daha aktif olmalı, daha fazla yer almalı” dedi.
Çalıştaya İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhun Özyurt, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yanı sıra çok sayıda hekim, akademisyen ve bürokrat katıldı.
“İzmir’in başarısı olacaktır”
Merkezi yönetime göre belediyelerin insanlarla daha kolay iletişim kurduğunu belirten Başkan Tugay, “Bunu değerlendirmek gerekiyor. Biz de bu dönem bunun olumlu örnekleri ile yola çıkalım. Türkiye duysun, belediyeler duysun, siyasi partiler duysun. Bu İzmir’in başarısı olacaktır. İzmir’in ruhunda, kimliğinde çağdaşlık, özgürlük olmasının yanında bilinçli olmak ve öncü davranmak var” diye konuştu.
“Samimiyiz”
Bir hekim olarak yerel yönetici olunca sağlık hizmetlerinde belediyelerin rolüne dair daha net bir görüş elde ettiğini belirten Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık metalaştırıldıktan sonra sağlık hizmeti artık bazı insanlar için kazanç kapısı oldu. Bu ülkede her şeyin rantı üzerine hesap yapanlar sağlık hizmetinin de kamunun elinden alınıp özel sektöre verilmesi ile ilgili bir politikaya bu ülkenin değerli insanlarını mahkum ettiler. Belediyeler burada yok. Belediyelerde sağlık hizmeti görülsün diye kimse düşünmüyor. İnşallah iktidar olursak biz düşüneceğiz. Bizi kahreden bir sürü olay yaşıyoruz ve muhtemelen yaşamaya devam edeceğiz. Bunlara duyarsız kalmakla mücadele etmek arasında seçim yapıyoruz. Biz mücadele ediyoruz.”
“Eylem planına dönüşme zorunluluğu var”
Eşitsizlik ve adaletsizliğin can yaktığını vurgulayan Başkan Tugay, “Temel ihtiyaçların insan olmanın getirdiği bir hak olduğuna inanıyoruz. Sağlık da bir hak. Maalesef güvensiz ve sıkıntılı bir dönem yaşıyoruz. Gerçek şu ki ülkemizdeki insanların yaşam koşulları ile ilgili, kendini sağlıklı hissetmesi ile ilgili çok ciddi sorunları var. Toplum kocaman bir insan sürüsü değil, aslında her biri bir diğerinden değerli insanlardan oluşan bir kitle. Her birine ayrı ayrı bakıp yaşadıkları mağduriyetleri de dikkate alıp adil, eşit dünyada yaşamaları için çaba göstermemiz lazım. Belediyelerin sağlıklı bir kent yapılanmasında daha aktif olmasını istiyoruz. Toplantıdaki çıktıların eylem planına dönüşme zorunluluğu var. İzmir’de böyle bir sorumluluğumuz var. Bu sorumluluğun bilincindeyiz ve gereğini yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı.
“İzmir sağlık sistemine ışık tutacak”
İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhun Özyurt, çalıştayda ortaya çıkan sonuçların İzmir sağlık sistemine ışık tutacağına inandığını belirterek “Açlık, yoksulluk, sağlığa ulaşma zorluğu tüm ülkenin sorunu. Bulacağımız çözümlerle bu sorunları hafifletirsek amacımıza varmış oluruz. Başkanımıza çok başarılı olacağına inandığım girişimi için teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Soner Emre de kapsamlı bir sunum yaparak daire başkanlığının hizmetlerini anlattı.
Çalışma grupları oluşturuldu
Çalıştay, yerel yönetimlerin sağlık alanındaki vizyonlarını şekillendirecek stratejiler geliştirmeyi ve sağlık hizmetlerinin yerel ihtiyaçlara uygun şekilde sunulmasını sağlamak için çözüm önerileri oluşturmayı hedefliyor.
Çalıştay kapsamında katılımcılar belirli sağlık hizmetleri konularına göre küçük gruplara ayrıldı ve her grup o konuda derinlemesine tartıştı. Çalışma grupları, yerel sağlık hizmetlerine yönelik mevcut sorunları ve olası çözüm yollarını keşfetmek amacıyla beyin fırtınası yaptı. Program boyunca görüşmeler raportörler tarafından sistematik şekilde kaydedilecek ve her masanın oturumu sonunda elde edilen sonuçlar, analitik bir yapıda “Çalıştay Masası Sonuç Raporları” olarak raporlanacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir Büyükşehir Belediyesi sağlıktaki öncü rolüyle Türkiye’ye örnek olacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>