?>
?>
Borusan Cat ailesine 1995 yılında İzmir Bölge Satış Temsilcisi olarak katılan Uğur Tarık Gül, Ülke Satış Müdürlüğü, Satış ve Pazarlama Müdürlüğü ve GCI (Genel İnşaat) Ürün Grubu Müdürlüğü gibi üst düzey pozisyonlarda görev aldı. Ülke ve global organizasyonda farklı endüstri ve coğrafyalarda edindiği deneyimle Borusan Cat’in dönüşüm sürecine ve inşaat endüstrisinin gelişimine katkı sağladı. Son olarak, Türkiye İnşaat Endüstrisi Ürün Lideri olarak inşaat sektöründeki dönüşüme odaklandı ve şirketin Türkiye segmentasyonu ile Retail (Perakende) stratejilerinin şekillendirilmesinde önemli rol oynadı.
Uğur Gül, şirketin orta ve uzun vadeli planlarını kapsayan sürecin devamlılığı ve şirketin dönüşümünde etkili olacak gelecek vizyonunun uygulanması ile büyüme hedeflerinin gerçekleşmesinden sorumlu olacak.
2022-2025 yılları arasında Borusan Cat Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapan Özer Şahin, Borusan Cat’te kariyerine Global İnşaat Endüstrisi Büyüme (Growth) Lideri olarak devam edecek. Borusan Cat Türkiye Genel Müdürü olarak üstlendiği son görevinde, değişen pazar dinamikleri ve zorlu ekonomik koşullara rağmen başarılı işlere imza atmıştır ve şirketimizin dönüşüm yolculuğunda önemli rol oynamıştır. Şahin yeni görevinde, İş Makinası Ana Ürün ve Müşteri Destek stratejilerinden sorumlu olarak Borusan Cat’in temsilcisi olduğu Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya’dan sorumlu olarak çalışacaktır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Borusan Cat Türkiye Genel Müdürlüğü Görevine Uğur Tarık Gül Atandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İsa (Ata Demirer), babasından miras kalan tahmin yeteneğiyle gazetede spor bahisleri yazarken, tutturamadığı tahminleri yüzünden hayatı altüst olur. Hem işini hem de peşine düşen mafyanın parasını kaybeden İsa, kaçmaya çalışırken kendini Refik Argun (Uğur Yücel)’un gizemli cinayetinin içinde, memleketi Urla’da bulur. Cinayeti çözebilecek tek kişi odur, ancak küçük bir sorun vardır: Refik’in hayaleti yalnızca İsa’ya görünmektedir. Altüst olmuş hayatına giren Refik’in ruhu İsa’ya bir çıkış yolu sunarken İsa, Refik’i kimin öldürdüğünü bulmalı ve ölümünün ardındaki gerçeği açığa çıkarmalıdır.
Deniz Akçay’ın yazıp, Hakan Algül’ün yönettiği, yapımı BKM imzası taşıyan, başrollerin yanı sıra Hakan Salınmış, Sezin Akbaşoğulları, Beyti Engin, Ümit Kantarcılar, Cihan Ercan, Tuna Orhan, Murat Kılıç, Ediz Akşehir ve Altan Erkekli’nin etkileyici performanslarıyla renklenen Bir İhtimal Daha Var, 20 Mart’ta sadece Netflix’te izleyiciyle buluşacak.
Bir İhtimal Daha Var Hakkında:
Biri bu dünyada diğeri öteki dünyada kaybolmuş iki ruhun tuhaf ve trajikomik yolculuğu…
Bir gazetede spor bahisleri yazarı olarak çalışan İsa, babasından miras kalan yeteneği sayesinde bir zamanlar fırtınalar estirmiş, bahis dünyasının bir numaralı ismi haline gelmiştir. Ancak son zamanlarda tahminleri tutmamaya başlar, bu da onun işini kaybetmesine ve düşman kazanmasına sebep olur. İsa tüm umutlarını kaybetmişken, karşısına ünlü iş adamı Refik çıkar. Refik onu tüm dertlerinden kurtarabilecek tek kişidir ama ortada ufak bir sorun vardır: Refik’in ölü olması. Altüst olmuş hayatına giren Refik’in ruhu İsa’ya bir çıkış yolu sunarken İsa, Refik’i kimin öldürdüğünü bulmalı ve ölümünün ardındaki gerçeği açığa çıkarmalıdır.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Netflix, Ata Demirer Uğur Yücel’in 20 Mart’ta Yayınlanacak Bir İhtimal Daha Var’ın Fragmanını Paylaştı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bu kapsamda sahnelenen ‘İnsanca bir aydın Uğur Mumcu’ müzikli tiyatro oyunu izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Gösteride, Mumcu’nun hayatı, ideolojisi ve meslek ilkeleri tiyatro ve müziğin eşsiz uyumuyla anlatıldı. Bayraklı Belediyesi tarafından vatandaşla buluşturulan Mavi Düşler Tiyatrosu’nun araştırmacı-yazar Uğur Mumcu anısına özel hazırladığı ‘İnsanca bir aydın’ gösterisi, unutulmaz anlara sahne olurken, izleyenleri de duygulandırdı. İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğe Bayraklı Belediyesi Başkan Vekili Özgür İnli, meclis üyeleri, bürokratlar, sivil toplum kıruluşlarımın temsilcileri, CHP Bayraklı ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileriyle yüzlerce vatandaş katıldı. Etkinlikte konuşan Bayraklı Belediyesi Başkan Vekili Özgür İnli, “Uğur Mumcu’nun kalemi hiçbir zaman yere düşmeyecek, bizler onun bıraktığı ışığı sonsuza kadar taşımaya devam edeceğiz. Mumcu’yu ve onun nezdinde tüm demokrasi şehitlerimizi saygıyla anıyoruz” dedi.
ETKİNLİK BÜYÜK BEĞENİ TOPLADI
Mavi Düşler Tiyatro grubu tarafından sahnelenen gösteri izleyenlerden tam not aldı. Sanat yönetmenliğini, oyuncu ve yazar Nazlı Kayı’nın üstlendiği etkinlikte, Serkan Salgın, Hamit Demirhan ve Setanay Caymaz oyunculuklarıyla dikkat çekti. Müzikte; gitarıyla Aysun Timurcan, flütte Dilara Elagözlü, akordeon ve piyanoda Nesrin Bacak, ritimde ise Özlem Pektaş, hem enstrümanları hem de vokalleriyle izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Müzik ve tiyatronun iç içe geçtiği bu özel programda, Mumcu’nun düşünceleri ve mücadeleci kişiliği sanatın gücüyle bir kez daha hatırlandı. Sanatçıların etkileyici performansları, izleyicilerin beğenisini kazandı.
MUMCU, DÜŞÜNCELERİYLE YAŞAMAYA DEVAM EDİYOR
Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Uğur Mumcu, cesareti, dürüstlüğü ve aydın kişiliğiyle yalnızca gazetecilik değil, toplumsal sorumluluk adına da bir semboldü. O, yaşamı boyunca gerçeğin peşinden koşan, korkusuzca halkı aydınlatmaya çalışan bir gazeteci olarak, yalnızca kalemiyle değil, yüreğiyle de karanlığa meydan okudu. Mumcu, topluma ve ülkesine olan sorumluluğuyla, hakikati arama yolunda hiçbir tehdit ve baskıdan korkmadan yürüyen bir isimdi. Onun fikirleri ve özgürlük mücadelesi bizlere her zaman yol göstermeye devam edecek” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bayraklı Belediyesi, Uğur Mumcu’yu andı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türk basınının ve düşünce dünyasının unutulmaz ismi, araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’nun uğradığı suikast sonucu aramızdan ayrılışının 32.yılında, Bakırköy Belediyesi bir anma programı düzenledi. İspirtohane Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, A. İlhan Gülek koleksiyonuyla, “Ben Ölmedim ki” isimli gazete sergisinin açılışı ile başladı. 90’lı yıllarda Atatürkçü aydınlara yapılan karanlık suikastlerin haberlerini manşetten veren orijinal gazetelerden oluşan serginin açılışını Bakırköy Belediye Başkanı Doç. Dr. Ayşegül Ovalıoğlu yaptı. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan anma programında, “Bakırköy Muhabbeti” kapsamında bir söyleşi gerçekleştirildi. Gazeteci-yazar Timur Soykan ve İsmail Arı’nın gerçekleştirdiği “Uğur Mumcu ve Araştırmacı Gazetecilik” söyleşisinde, gazeteciliğin ülkedeki durumu her yönüyle ele alınırken, toplumun sesi olarak gazetecilik mesleğinde örnek teşkil eden Uğur Mumcu yâd edildi. Söyleşi sonunda gazeteci-yazar Timur Soykan ve İsmail Arı, okuyucularına kitaplarını da imzaladı.
“Bir toplumda adalet ve demokrasi, dayatmalara, baskılara, haksızlığa direnen aydınların yaşatılmasıyla yerleşebilir”
Programda konuşan Başkan Ovalıoğlu, Adalet ve Demokrasi Haftasına atıfta bulunarak, “Tarih boyunca bilimin yol göstericiliğini savunan, sorgulayan, insanların özgür ve bağımsız kimlik kazanmaları için çaba harcayan aydınlar, hep bir takım güçler tarafından engellenmiş, zulüm görmüş hatta hayatlarını bu uğurda kaybetmişlerdir. Türkiye’de ne yazık ki özellikle son 35 yılda hukukun üstünlüğünü, adalet ve laikliği savunan onlarca aydınımız, hapis, baskı ve zulümler ile sindirilmek istenmiş, hatta “faili meçhul “ denilerek kapatılmak istenen karanlık cinayetlere kurban edilmişlerdir. Oysa bir toplumda adalet ve demokrasi, ancak, dayatmalara, baskılara, haksızlığa direnen aydınların yaşatılması ve bu uğurda mücadele eden yurttaşların çoğalmasıyla yerleşebilir. İşte bu nedenle 24 Ocak 1993’te arabasına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden ve suikastı hala aydınlatılamayan Gazeteci –Yazar Uğur Mumcu, 31 Ocak 1990 da katledilen Prof. Dr. Muammer AKSOY’un ölüm yıldönümlerini içine alan 24 -31 Ocak haftası, demokratik kitle örgütleri tarafından Adalet ve Demokrasi Haftası olarak kabul edilmiştir” dedi.
“Hayal ettiğimiz laik, demokratik çağdaş ve özgür bir Türkiye içim mücadele etmekten asla yorulmayacağız!”
Başta Uğur Mumcu olmak üzere adalet yolunda hayatını kaybetmiş tüm aydınları anan Başkan Ovalıoğlu şunları söyledi: “Hepimiz, Anayasal hukukun üstün tutulduğu, laik ve demokratik bir Türkiye’de özgürce yaşamak istiyoruz. Ve bunun için de mücadele ediyoruz. Hayal ettiğimiz Laik, Demokratik Çağdaş ve özgür bir Türkiye yaratma inancımızı asla kaybetmeyeceğiz. Ve Bunun için de mücadele etmekten asla yorulmayacağız! Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ ün belirlediği ilkeler ışığında, laiklikten, bilimi savunmaktan, Anayasal hak ve özgürlüklerden ve demokrasiden asla vazgeçmeyeceğiz Bilimi, adaleti, demokrasiyi, Atatürkçülüğü savundukları için katledilen başta Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok ve Ahmet Taner Kışlalı ile bu onurlu mücadele de hayatlarını kaybeden tüm aydınlarımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz.”
“Uğur Mumcu’nun anısına sıkı sıkı sarılmış insanların yan yana olması çok önemli”
Cumhuriyet değerlerine bağlı Bakırköylülerle bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu belirten Gazeteci Timur Soykan, “Aydınlık, cumhuriyet değerlerine bağlı ve Uğur Mumcu’nun anısına sıkı sıkı sarılmış insanların yan yana olması çok önemli. Biz de burada okurlarımızla buluştuğumuzda bize büyük bir motivasyon ve umut oluyor. Bakırköy’ün güzel insanlarıyla bir araya gelmek de bizim için çok keyifliydi. Çok güzel bir sohbet oldu. Hem Bakırköy Belediyesine bize bu olanağı sağladığı için, hem de burada bizimle bir araya gelerek sohbetini esirgemeyen Bakırköy halkına çok teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“İyi ki Bakırköy’ün aydınlık halkı var”
Anma programına gösterilen ilgiden mutlu olduğunun altını çizen İsmail Arı, “Uğur Mumcu mesleğimizin ustalarından ve biz de ustamızı bugün andık. Onun istediği şekilde andık diye düşünüyorum. Bakırköy Belediyesi bu güzel etkinliğe imza attı, teşekkür ediyorum. Hafta içi ve öğlen vakti olmasına rağmen Bakırköy halkının yoğun ilgisi de bizi mutlu etti. İyi ki Bakırköy’ün aydınlık halkı var, iyi ki Bakırköylüler var” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bakırköy belediyesi usta gazeteci uğur mumcu’yu andı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ankara’da evinin önünde arabasına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 24 Ocak 1993 tarihinde hayatını kaybeden gazeteci- yazar Uğur Mumcu, her yıl olduğu gibi bu yıl da Kadıköy’de anıldı. Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi’nde (CKM) “Türk Basının Yüz Akı Uğur Mumcu’yu ve Devrim Şehitlerini Anıyoruz” isimli anma programında gazeteci-yazar Murat Ağırel konuşmacı olarak yer aldı. Dinleyiciler arasında Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, 24’üncü Dönem Eski İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, Eski Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, belediye meclis üyeleri, başkan yardımcıları ve Kadıköylüler vardı.
KARANLIKLARI AYDINLATARAK TOPLUMA YOL GÖSTERDİLER
Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, özgürlük ve adalet uğruna yıllarca en kararlı mücadeleyi veren araştırmacı-yazar Uğur Mumcu ve onun şahsında tüm devrim şehitlerini anmak için CKM’de bir araya gelindiğini söyledi. Kösedağı, “Bu insanlar, sadece kendi çağlarının cesur kahramanları değil, bugünün dünyasına da ışık tutan ve bize anlamlı bir miras bırakan rehberlerdir.” dedi. Mumcu’nun katledilişinin sadece ailesi ve dostları için değil, basın özgürlüğü ve demokrasi adına mücadele eden herkes için büyük bir kayıp olduğunu vurgulayan Kösedağı sözlerine şöyle devam etti. “Uğur Mumcu’yu hedef alan bu suikast, gazeteciliğin ne kadar cesaret gerektiren ne kadar şerefli bir mücadele alanı olduğunu da bir kez daha gözler önüne serdi.” dedi.
Basın özgürlüğünün sadece gazetecilerin değil, halkın iradesinin ve hakikate ulaşma hakkının korunması anlamına geldiğinin altını çizen Kösedağı konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Uğur Mumcu, gazeteciliğin bu demokratik misyonunu sağduyu ve kararlılıkla temsil eden bir isimdi. Onun gazeteciliği, salt haber yapmaktan öteye giden; adaletsizlikleri, yolsuzlukları ve hukuksuzlukları ortaya çıkaran, toplumun vicdanını yansıtan bir niteliğe sahipti. Kalemiyle doğruları dile getirirken asla siyasi çevrelerin tarafgiri değil sadece etik ilkelerin takipçisi oldu.”
“UĞUR MUMCU OLMAK İSTEDİM”
Uğur Mumcu’nun kendisi için anlamının çok büyük olduğunu söyleyen Murat Ağırel, “Gazeteciliğe başlamamın sebebidir kendisi. Aynı zamanda babamla aramdaki çocukluk hatırasıdır. Daha ortaokul çağındayken, babam gazetenin küpürlerini keserdi önemli haberlerini ve köşe yazılarını getirirdi ve mutlaka okumamı isterdi. Ben Uğur Mumcu ile böyle tanıştım, babamın kestiği küpürler onun yazılarıydı.” dedi. Babasının amcası ile Uğur Mumcu’nun vefatı olmak üzere iki kez ağlamasına şahit olduğunu dile getiren Ağırel, “Vefatından sonra Adana’da gıyabında törenler yapıldı, yürüyüşler gerçekleşti. Gök delinircesine yağmur yağmasına rağmen, insanların hiçbir menfaat veya çıkar beklemeden bir gazeteci için nasıl göz yaşı boşalttığını, yağmurdan da fazla gözyaşı boşalttığını ve ona duyduğu saygıyı gördüm. O gün kendime ‘Ben eğer birisi olacaksam, Uğur Mumcu olacağım’ dedim. Gazeteci olacağım demedim, ben Uğur Mumcu olmak istedim” diye konuştu. Gazeteciler olarak onun izinden yürümeye çalıştıklarını ama bunun mümkün olmadığını vurgulayan Ağırel, “Onun yazdıklarının başardıklarının, emin olun tırnağı bile olamayız.” dedi.
STUTTGART’A ADRESİ TESPİT ETMEK İÇİN GİTTİ
Mumcu’nun Türkiye’nin en iyi ve değerli araştırmacı gazetecisi olduğunu ifade eden Ağırel, “Uğur Mumcu Almanya’daki ‘Kapan’ dosyasını yazdığı zaman bir tane adres için Almanya Stuttgart’a gidip adresi tespit edip de geldi. Şu anda biz onu tek bir tuşla dakikalar içerisinde yapıyoruz. Bugünkü durumla karşılaştırmamız bile söz konusu değil.” şeklinde konuştu.
Sadece adaletsizliklere, hukuksuzluklara ve yozlaşmalara karşı değil, gazeteciliğin gerçeklik olgusuyla yoğrulması konusunda da mücadele ettiğini ifade eden Ağırel, “Çünkü görünen gerçek ile somut gerçek vardır. Uğur Mumcu gerçekliği ortaya çıkarmaya çalışıyordu. Bir dosyayı yazarken arka tarafındaki bütün bağlantıları inceleyip kamuoyunu en doğru şekilde bilgilendiriyordu. ” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uğur mumcu ölümünün 32’nci yılında kadıköy’de anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çiğli’de Uğur Mumcu Mahallesi’nde bulunan büstü önünde gerçekleşen anma törenine, meclis üyeleri, muhtarlar, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Çiğli Şube Başkanı Berkan Yılmaz ve yönetimi, Cumhuriyet Halk Partisi Çiğli İlçe Kadın ve Gençlik Kolları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile Uğur Mumcu’nun sevenleri katıldı.
Başkan Yıldız: “Uğur Mumcu, bir dönemin karanlığına ve bugünlere ışık tutmuş bir gazeteciydi”
Törende konuşan Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, Uğur Mumcu’nun dik duruşunun ve gazetecilik anlayışının her zaman kendisine örnek olduğunu ifade etti. Yıldız, “Uğur Mumcu, ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz’ diyen bir bilim insanıydı. Bilgi ve belge gazeteciliğiyle bir dönemin karanlığına ve bugünlere ışık tutmuş özel bir kişilik, önemli bir gazeteciydi. Özgürlükçü bir laik; hukukun ve adaletin keskin kalemiydi. İyi bir Kuvayı Milliyeci, katıksız bir Cumhuriyet ve Atatürk devrimleri savunucusuydu. Karanlığa, teröre, kirlenmiş siyasete karşı dik duruşlarıyla öne çıkan; sözlerini sakınmayan demokrasi şehitlerimiz Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Necip Hablemitoğlu, Hrant Dink, Turan Dursun ve Çetin Emeç gibi faili meçhul cinayetlere kurban giden tüm aydınlarımızı saygıyla anıyorum” dedi.
Yıldız, Gaffar Okkan’ı da andı
Başkan Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün, 1993 yılında hunharca katledilen Uğur Mumcu’nun; ondan 8 yıl sonra yine aynı emellerle hayattan koparılan Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın da ölüm yıl dönümü. Biz var oldukça; onların düşünceleri ve mücadeleleri de var olacak. Hukuk, adalet ve insan hakları için kavgamızdan; Cumhuriyet sevdamız ve Atatürk’e olan bağlılığımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Unutmayalım ki, Mumcu’nun da dediği gibi; ‘Cesareti olan bir kez, korkaklar bin kez ölür.’”
Berkan Yılmaz: “Yaktığı meşale bugünü de aydınlatıyor”
ADD Çiğli Şube Başkanı Berkan Yılmaz, konuşmasında Mumcu’nun karanlığa karşı verdiği mücadelenin önemine değinerek, “Beni ancak öldürerek susturabilirsiniz diyen kalpaksız Kuvvayı Milliyeci Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyoruz. Bugün Uğur Mumcu dostlarıyla beraber çoğalmaya devam ediyoruz. Kendisi, Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve laikti. O gün karanlığa karşı yaktığı meşale, bizleri bugün dahi aydınlatmaktadır. Tüm devrim şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyorum” dedi.
Evrim Aydın: “Gerçeği bilmenin cesaretini, adaleti savunmanın gücünü ondan öğrendik”
Uğur Mumcu Mahallesi Muhtarı Evrim Aydın ise, “Unutmayalım ki Uğur Mumcu sadece bir isim değildir; laiklik, demokrasi ve bağımsızlık mücadelesinin simgesidir. Bizler onun mücadelesinin simgelerini yaşatmak için buradayız. Gerçeği bilmenin cesaretini, adaleti savunmanın gücünü ondan öğrendik. Türkiye’nin karanlık bir dönemini aydınlatmış ve bu uğurda katledilmiş Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyorum” diye konuştu.
Şiir ve türkülerle anıldı
Konuşmaların ardından Uğur Mumcu’nun büstüne karanfiller bırakıldı. Daha sonra Mumcu, şiirler ve türkülerle anıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uğur Mumcu Çiğli’de Anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bolu Kartalkaya’da meydana gelen yangın faciasında yaşamını yitiren yurttaşlarımızın da anıldığı tören de saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından konuşma yapan Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay, “32 yıldır acımız hala dinmedi. Bugün burada, Türk basınının cesur kalemi, demokrasinin yılmaz savunucusu, gerçeklerin peşinde yorulmadan koşan bir aydın olan Uğur Mumcu’yu anmak için bir araya geldik. Uğur Mumcu, yalnızca bir gazeteci değil, aynı zamanda bir halk sevdalısıydı. O, kalemini hiçbir zaman eğip bükmeden, hakikatin ışığını karanlıkta parlatmak için kullandı. Onun mücadelesi, bir aydın sorumluluğunun ne anlama geldiğini hepimize göstermiştir. 1993 yılının o kara Ocak gününde alçak bir suikast sonucu aramızdan ayrıldığında, aslında sadece bir insanı değil, özgürlüğü, demokrasiyi ve adaleti savunan bir simgeyi kaybettik. Ancak onun fikirleri, yazıları ve kararlılığı bugün hâlâ bizlere yol göstermeye devam ediyor. ‘Vurulduk ey halkım unutma bizi’ Bugün, onun bu sözü bizlere bir miras olarak kalmıştır. Çünkü fikirlerin, düşüncelerin ve inançların geleceğin nesillerine aktarmamız gerekiyor. O iyi bir Atatürkçüydü, iyi bir Cumhuriyet savunucusuydu. Karanlık güçler bu duruşu ve inancını kabul etmedikleri için onu katlettiler. Ama biz onun fikirlerini düşüncelerini daima yaşatacağız.
Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi’ne Uğur Mumcu Demokrasi Meydanı ismi
Uğur Mumcu’nun ismini Atatürk Kültür Merkezi’ndeki Demokrasi Meydanı’na vererek yaşatacaklarını belirten Başkan Günay, ‘‘Güzelbahçe halkı olarak Uğur Mumcu’yu hiçbir zaman unutmadık, unutturmayacağız. Uğur Mumcu hayatını aydınlığa, devrime, demokrasiye ve özgürlüğe adamış büyük bir aydındı. Bu uğurda canından olacağını bile bile kaleminden hiçbir zaman taviz vermedi. Karanlık güçlere karşı verdiği mücadele bizlere bir örnek ve emanet. Biz de bu yol da bu karanlık günlere karşı aynı biçimde mücadele etmeye devam edeceğiz. Güzelbahçe Atatürk Kültür Merkezi Demokrasi Meydanı’na Uğur Mumcu’nun adını vererek adını orada da yaşatmak için önümüzdeki mecliste karar alacağız. Atatürk Kültür Merkezi’nin yani Atatürk’ün olduğu yerde Uğur Mumcu da olacak ve orada da ismini yaşatacağız’ ’dedi
Ölümden korkmadı
Uğur Mumcu’nun ölümden korkmayan topluma öncülük eden büyük bir aydın olduğunu söyleyen CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, ‘‘ Ölümden asla korkmadı. Ne yazık ki, Uğur Mumcu’nun ölümünün üzerinden geçen onca yıla rağmen, basın özgürlüğü ve demokrasiye yönelik tehditler hâlâ varlığını sürdürmektedir. Ancak onun cesaretinden ve inancından ilham alarak, doğruların peşinde koşmaya devam edeceğiz. Bizler, Uğur Mumcu’nun bıraktığı mirası yaşatmak için çalışacağız. Onun mücadelesini, basın özgürlüğü ve demokratik değerlerimizi koruyarak gelecek nesillere taşıyacağız. Çünkü biliriz ki, gerçekler asla karanlıkta kalmaz. Uğur Mumcu’yu ve bugün yine karanlık odaklarca katledilen Emniyet Müdürü Gaffar Okan’ı ve temiz siyasetçi İsmail Cem’i sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Uğur Mumcu’nun ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam edecek” diye konuştu.
Tören, katılımcıların ellerindeki karanfilleri Uğur Mumcu anıtına bırakmalarıyla sona erdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uğur Mumcu Güzelbahçe’de anıldı. Güzelbahçe’de Uğur Mumcu ismi Atatürk Kültür Merkezi’nde yaşayacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Karşıyaka Belediyesi, 24 Ocak 1993 tarihinde katledilen araştırmacı gazeteci ve yazar Uğur Mumcu’yu unutmadı. Özgür ve demokratik bir Türkiye mücadelesi uğruna can veren Mumcu, aramızdan ayrılışının 32. yıl dönümünde, Bostanlı Uğur Mumcu Parkı’nda düzenlenen törenle anıldı. Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal’ın ev sahipliğindeki törene; geçmiş dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok Akatlı, Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Mehmet Şakir Örs, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Mehlika Gökmen, Karşıyaka Kent Konseyi Başkanı Dilek Karcı, meclis üyeleri, muhtarlar, STK temsilcileri ve Mumcu’nun sevenleri katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, Karşıyaka Belediye Tiyatrosu sanatçıları tarafından, Uğur Mumcu’nun unutulmaz “Sesleniş” yazısı okundu. Ayrıca Adalet ve Demokrasi Haftası dolayısıyla, aydınlık bir ülke için mücadele veren diğer demokrasi şehitleri de anıldı, fotoğrafları sergilendi.
“CESARETİ ÖRNEK OLMALI”
Başkan Yıldız Ünsal “Demokrasinin yılmaz savunucusu, cesur gazeteci ve yazar Uğur Mumcu; sadece yazıları ve fikirleri ile değil, hayatını adadığı adalet ve özgürlük mücadelesiyle de hafızalarımızda derin izler bırakmıştır. Uğur Mumcu’nun mirasını yaşatmak için, onun gibi cesur ve kararlı olmalıyız. Toplumun her kesiminde, özellikle de yerel yönetimlerde adalet ve eşitlik için mücadeleyi bırakmamalıyız. Onun gazetecilik kariyerindeki cesaretini, bizler de kendi görevlerimizde kararlı bir şekilde göstermeliyiz. Bugün, Uğur Mumcu’yu anarken, onun bize göstermek istediği doğruları göz ardı etmemeli ve gelecek nesillere aktarmalıyız. Adalet, özgürlük ve eşitlik mücadelesinde şehit edilen Ali Gaffar Okkan ve dürüst siyaset adamı İsmail Cem’i de bu vesile ile rahmetle anıyoruz” diye konuştu.
“FİKİRLERİYLE YAŞATMALIYIZ”
Geçmiş dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok Akatlı da “Ocak ayı, öldürülmüş gazeteciler resmi geçidi gibi… 8 Ocak Metin Göktepe, 19 Ocak Hrant Dink, 24 Ocak Uğur Mumcu, 31 Ocak Muammer Aksoy, çevirin sayfayı 1 Şubat Abdi İpekçi… Hepsi bu ülkenin gerçeklerini yazdıkları; demokrasi, laiklik, Cumhuriyet yolunda mücadele verdikleri için aramızdan koparıldılar. Uğur Mumcu’yu ve tüm bu onurlu kalemleri; ideolojileriyle, fikirleriyle yaşatmalıyız. Bilinçli bir şekilde kültürden, sanattan, bilimden uzaklaştırıldığımız bu günlerde, daha çok aydın yetiştirmek için neler söylediklerine kulak vermeliyiz. Adaletin sağlanması için elimizden gelen mücadeleyi vermeli, aydınlığı geleceğe taşıyacak yeni nesiller yetiştirdiğimiz göstermeliyiz. Çok değerli gazetecimiz Uğur Mumcu ile birlikte, onunla aynı gün öldürülen Gaffar Okkan’ı ve bir aydınlanma savaşçısı olan İsmail Cem’i de saygı, sevgi ve özlemle anıyorum” diye konuştu.
“AYDINLANMA YOLUNA SAHİP ÇIKALIM”
Cumhuriyet Gazetesi Ege Bölge Temsilcisi Mehmet Şakir Örs ise konuşmasına şunları kaydetti: “Bugün değerli gazeteci, yazar, ustamız, yol göstericimiz Uğur Mumcu’yu, katledilişinin 32. yılında anmak için bir aradayız. Aslında içinde bulunduğumuz günler, zorluklar, siyasal ve toplumsal meseleler; Uğur Mumcu’nun büyüklüğünü, önderliğini, ülkemiz ve halkımız için değerini çok daha iyi ortaya koyuyor. Uğur Mumcu yaşamı boyunca haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı korkusuzca mücadele verdi. Uğur Mumcu ile Cumhuriyet Gazetemiz arasında da çok büyük bir bağ vardır. Gazetemizin varlığı ve bilhassa da mücadelesi, Uğur Mumcular ile büyüdü ve bugünlere ulaştı. Biz bu nedenle bu yıl dönümlerinde yaptığımızı çağrılarda hem onun anısını hem de onun yolunu yol belleyen mücadele aracı gazetemizi de yaşatmak ve gelecek kuşaklara ulaştırmak istiyoruz. Dolayısıyla toplumumuzun bu zor günlerde, Cumhuriyet’e, aydınlanma yoluna, Uğur Mumculara ve onun anısına sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz.”
“ARAŞTIRMACI GAZETECİLİĞİN SİMGESİ”
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Mehlika Gökmen de “Uğur Mumcu’nun birinci ölüm yıl dönümünde Cumhuriyet Meydanı’ndaki büyük mitingi hatırlıyorum, on binlerce insan toplanmıştı. Bugün yine buradayız; hala vefayla Uğur Mumcu’nun mirasını ve düşüncelerini yaşatmak için bir aradayız. Geleceğimizden umudumuzu kesmeden, Uğur Mumcu’nun önümüze koyduğu değerleri daha çok insanımızın içselleştirmesini, ona en azından yattığı yerde ‘Benim mücadelemle ölmem boşuna değilmiş’ dedirtecek bir Türkiye tablosuna ulaşmayı diliyorum. Uğur Mumcu simge olarak araştırmacı gazeteciliğin öncü ismidir. Onun yanında, Hasan Tahsin’den başlayarak demokrasi ve ifade özgürlüğü mücadelesine şehit verdiğimiz onlarca gazetecimiz var. Hepsi için mücadeleyi sürdürmek ve bu ülkeyi aydınlık yarınlara taşımak zorundayız. Bunun için de birlik olmalıyız. Ya birlikteyiz ya hiçiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Karşıyaka Uğur Mumcu’yu unutmadı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin yaptığı konuşmada, Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden 32 yıl geçtiğini hatırlatarak şöyle devam etti:
“Bundan tam 32 yıl önce, bir pazar sabahı, Türkiye bir bombayla sarsıldı. Ankara’da Karlı Sokak’ta hain bir tuzak ile kurulan ve patlayan bomba, tüm ülkeyi ayağa kaldırdı. Cumhuriyet gazetesinde yıllarca Gözlem adlı köşesindeki yazılarıyla hiç kimsenin yazmaya cesaret edemediği konuları ele alan, kimsenin aklına bile gelmeyen konulara değinen, bugün gündeme gelen ve sıkça tartışılan konuları o yıllarda gündeme taşıyan gazeteci yazar Uğur Mumcu, o puslu, isli ve soğuk bir Ankara sabahında otomobiline konulan düzenekli bombayla yaşamdan koparıldı. Geride iki evlat ve gözü yaşlı bir eş bırakmanın yanı sıra ülkenin kaderini de etkileyen ve bugün bile halen konuşulan bir hadisenin kahramanı oldu Uğur Mumcu. Ardından o kadar çok şey yazıldı ve o kadar çok şey konuşuldu ki, bir çözüme ulaşmak mümkün olmadı; karanlıkta kalan cinayetlere bir yenisi daha eklenmiş oldu. Bugün artık gazetecileri öldürmüyorlar ama susturuyorlar. Uğur Mumcu’nun 32 yıl önce kaleme aldığı yazıları bugün kaleme almak artık büyük cesaret istiyor; çünkü Silivri yolu görünüyor; kimler gelip geçmedi ki Silivri Cezaevi’nden. Adı, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü olarak değişse de, bir döneme damga vuran tutuklanmaların yaşandığı yer Silivri Cezaevi. Çünkü; Türkiye’nin son 10 yılına damga vuran Silivri Cezaevi, dünyada en fazla gazetecinin çile çektiği ve bulunduğu cezaevi olarak biliniyor. Uğur Mumcu, Türk basınının en cesur kalemlerindendi. Yayımladığı araştırma dosyaları, köşe yazıları ve kitaplarıyla, gerçekleri bize aktardı. Cumhuriyet ve aydınlanma karşıtı tüm odakların üzerine korkmadan gitti. Yolsuzlukların, haksızlıkların ortaya çıkarılması için Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde yılmadan, korkmadan yazmaya devam etti. Onu, sağcısı da solcusu da her gün dikkatle okur, öngörülerini titizlikle takip ederdi. Çünkü yazdıkları bir gün mutlaka çıkardı.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinin halka anlatılmasında büyük gayret gösterdi. Ancak bundan rahatsızlık duyan çıkar odakları onu bizden maalesef kopardı. Ülkemizde laik, tam bağımsız Türkiye mücadelesi veren onlarca aydınımız susturulmak için katledildi. 32 yıl önce bizden alınan Uğur Mumcu da, gerçeğin halka iletilmesi, yolsuzlukların, haksızlıkların bilinmesi için kalemini adeta bir kılıç gibi kullandı. Faili meçhul bir cinayetle yaşamdan kopartılan Uğur Mumcu’yu, Adalet ve Demokrasi şehitlerimizi unutmayacağız. Onların verdiği özgürlük, laiklik, bağımsızlık mücadelesini sürdüreceğiz. Aydınlanma yolundaki tüm emekleri için Uğur Mumcu’yu saygı ve özlemle anıyoruz. Onun deyimiyle vurulduk ey halkım unutma bizi diye haykırıyor ve bu cinayetin aydınlatılmasını her zaman olduğu gibi hala sabırla bekliyoruz. Zamanı geriye çevirsek, o Pazar günü bomba patlamasaydı, gazeteci yazar Uğur Mumcu susturulmasaydı, bugün bambaşka bir ülkede olacaktık. Araştıran, sorunların üstüne cesaretle giden, çekinmeden elini hiç düşünmeden taşın altına sokan, o yıllarda çok az sayıda yazan yazarlardan biriydi. Tarikat yapılanması ve irtica gibi pek çok tehlikeye karşın kamuoyunu uyardığı köşe yazılarını o zamanlarda dikkate alanlar, bugün, Uğur Mumcu’nun o yıllarda söylediklerinin çıkması karşısında yaşananlara hiç ama hiç şaşırmıyor; biz de şaşırmıyoruz. Uğur Mumcu’nun öldürülmesi, memlekette büyük bir hareketi başlattı. Cenazesi çok kalabalıktı. Yağmur altında binlerce insan Ankara sokaklarını doldurdu ve onu, Cebeci Asrî Mezarlığı’na uğurladı. 24 Ocak, hiçbir zaman unutmadığımız ve yüz yıllar geçse de unutamayacağımız günlerden. Tarihin değişik dönemlerinde pek çok olay yaşandı ama 1993 yılında yaşanan bu acı kayıp, bütün tarihimizi etkiledi. “Yaşanmasaydı” dediğimiz, ah ettiğimiz, “keşke”leri art arda sıraladığımız ve hafızamızda hep canlı tuttuğumuz bir olaydır gazeteci yazar Uğur Mucu’nun kaybı. Unutturmak isteyenlere inat unutmamak, unutturmamak için çabalıyoruz. Çünkü bu, acı kayıp bize, bir dönem bu ülkede kalemini kırmayan gerçek gazetecilerin yaşadığını gösteriyor.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uğur Mumcu Ayvalık’ta Evinin Önünde Anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>