?>
?>
Aşan Danışmanlık, Bursa’daki firmalara belgelendirme alanında profesyonel hizmet sunarak, hem kalite yönetiminde hem de ürün güvenliği süreçlerinde uluslararası ölçekte rekabet gücü kazandırmaktadır.
ISO belgelendirme, bir işletmenin yönetim sistemlerini belirli standartlara uygun şekilde kurduğunu ve uyguladığını kanıtlayan en önemli araçlardan biridir. Bursa gibi üretim ve ihracat potansiyeli yüksek bir şehirde ISO belgesi almak, firmalara müşteri güveni, prestij ve pazarlarda rekabet avantajı sağlar.
Bursa ISO belgelendirme hizmetleri kapsamında Aşan Danışmanlık, firmaların ihtiyaçlarına özel çözümler geliştirir. ISO 14001 (çevre yönetimi), ISO 45001 (iş sağlığı ve güvenliği), ISO 22000 (gıda güvenliği) gibi birçok farklı standardın yanı sıra en yaygın kullanılan kalite yönetim standardı olan ISO 9001 belgesi sürecinde de firmalara rehberlik eder.
Dünya genelinde en çok tercih edilen standart olan ISO 9001 belgesi, işletmelerin kalite yönetim sistemlerini oluşturmasını, sürekli iyileştirme kültürünü benimsemesini ve müşteri memnuniyetini artırmasını sağlar. Bursa’da ihracat yapan ve uluslararası iş birlikleri kurmak isteyen firmalar için ISO 9001, olmazsa olmaz bir gereklilik haline gelmiştir.
Aşan Danışmanlık, Bursa’daki işletmelere ISO 9001 sürecinde kapsamlı destek sağlar:
Kalite yönetim sistemi kurulumu
Süreçlerin analiz edilmesi ve iyileştirilmesi
Gerekli dokümantasyonların hazırlanması
Çalışanlara eğitim verilmesi
Belgelendirme denetimlerine hazırlık
Bu hizmetler sayesinde işletmeler sadece belge sahibi olmakla kalmaz, aynı zamanda kurumsal verimliliklerini artırarak sürdürülebilir başarıya ulaşır.
Avrupa Birliği ülkelerine ihracat yapmak isteyen Bursa firmalarının en önemli ihtiyaçlarından biri CE belgesidir. CE işareti, ürünün Avrupa standartlarına uygun olduğunu, güvenli şekilde kullanılabileceğini ve tüm teknik gereklilikleri karşıladığını gösterir. Özellikle makine, otomotiv yan sanayi, elektrik-elektronik ve tekstil gibi sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler için Bursa CE belgelendirme, ihracat sürecinde kritik bir aşamadır.
Aşan Danışmanlık, CE belgelendirme sürecinde işletmelere şu konularda profesyonel danışmanlık sağlar:
Teknik dosya hazırlığı
Test süreçleri ve uygunluk değerlendirmeleri
Uygunluk beyanı hazırlanması
CE işareti için gerekli raporlama
Bu hizmetler sayesinde Bursa’daki firmalar, Avrupa pazarında rekabet gücü kazanarak güvenle ürünlerini satışa sunabilir.
Bursa’daki firmalar için ISO ve CE belgelendirme sürecinde doğru danışmanlık firmasıyla çalışmak büyük önem taşır. Aşan Danışmanlık, sektörel deneyimi ve uzman ekibiyle öne çıkar:
Yerel ve uluslararası deneyim: Bursa sanayisinin ihtiyaçlarını bilen uzman kadro
Sektöre özel çözümler: Otomotiv, tekstil, gıda ve makine sektörlerine uygun danışmanlık
Hızlı ve güvenilir süreç: Zaman kaybı yaşamadan etkin belgelendirme yönetimi
Sürekli destek: Belge alındıktan sonra da eğitim, danışmanlık ve denetim hizmetleri
Müşteri odaklı yaklaşım: Firmalara özel stratejiler ve yüksek memnuniyet garantisi
Aşan Danışmanlık, işletmelerin sadece belge sahibi olmasını değil, aynı zamanda global pazarda kalıcı bir başarı yakalamasını hedefler.
Bursa’da faaliyet gösteren işletmeler için ISO belgelendirme, ISO 9001 belgesi ve CE belgelendirme süreçleri, uluslararası pazarda güvenilirlik ve rekabet gücü kazanmanın en önemli adımlarıdır. Aşan Danışmanlık, uzman kadrosu ve profesyonel yaklaşımıyla bu süreçleri hızlı, kolay ve güvenilir şekilde tamamlamanızı sağlar.
Eğer siz de firmanızı global standartlara taşımak, müşteri güvenini artırmak ve ihracat pazarında güçlü bir yer edinmek istiyorsanız, Aşan Danışmanlık’ın Bursa’ya özel belgelendirme hizmetlerinden faydalanabilirsiniz.
Bursa ISO ve CE Belgelendirme ile Uluslararası Standartlarda Büyüme yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tulum Peynirinin Dünya Yolculuğu
Köklü geçmişiyle Anadolu’nun simgelerinden biri olan tulum peyniri, güçlü aroması ve yüksek besin değeri sayesinde dünya mutfaklarında da kendine yer buluyor. Ural Köylü, geleneksel yöntemleri koruyarak ürettiği tulum peynirini modern paketleme ve ihracat standartlarına uygun hale getirerek farklı ülkelere ihraç ediyor.
Bergama Tulumu: Ege’nin Küresel Temsilcisi
Ege Bölgesi’nin özgün tatlarından biri olan bergama tulum peyniri, Türkiye’nin peynir kültürünü dünyaya tanıtan özel ürünlerden biridir. Bölgenin süt kalitesi ve üretim gelenekleriyle ortaya çıkan Bergama tulumu, Ural Köylü’nün global vizyonu sayesinde Avrupa’dan Orta Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada tüketiciyle buluşuyor.
Beyaz Peynirin Evrensel Lezzeti
Her sofranın vazgeçilmez ürünü olan beyaz peynir, yalnızca Türkiye’de değil, dünya genelinde de büyük bir ilgi görüyor. Kahvaltılardan salatalara kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan beyaz peynir, uluslararası pazarlarda Akdeniz mutfağının da önemli bir temsilcisi konumunda. Ural Köylü, beyaz peynir çeşitlerini dünya standartlarında üreterek farklı ülkelerde Türk mutfağının tanıtımına katkı sağlıyor.
Yöresel Peynirlerle Kültürel Tanıtım
Her bölgenin kendi iklimi ve kültürel yapısıyla şekillenen yöresel peynir çeşitleri, Türkiye’nin gastronomik kimliğini dünyaya tanıtmak için önemli bir araçtır. Ural Köylü, Anadolu’nun farklı bölgelerinden elde ettiği peynir çeşitlerini uluslararası pazara sunarak kültürel zenginliğimizi global arenada temsil ediyor.
İzmir ve Erzincan Tulumu ile Küresel Rekabet
Ege’nin rafine tatlarını yansıtan izmir tulum peyniri ve Doğu Anadolu’nun güçlü aromalarıyla öne çıkan erzincan tulum, dünya mutfaklarında farklı damaklara hitap ediyor. İzmir tulumu hafif yapısıyla Avrupa mutfaklarında tercih edilirken, Erzincan tulumu güçlü karakteriyle Orta Doğu ve Asya pazarlarında öne çıkıyor. Ural Köylü, bu iki özel peyniriyle uluslararası pazarda Türk peynirlerini başarıyla temsil ediyor.
Ural Köylü’nün Uluslararası Vizyonu
Ural Köylü: Türk Peynirlerini Uluslararası Pazarda Tanıtıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel hale gelen ve bu yıl 23’üncüsünü düzenlediği Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri, farklı branşlarda gerçekleştirilen karşılaşmalarla tüm hızıyla sürüyor. Badminton müsabakalarıyla başlayan şenlikler, voleybol ve hentbol gibi branşlarda devam ederken, genç sporcuların azmi ve başarılı performansları izleyicilere unutulmaz anlar yaşatıyor.
Nilüfer Belediyesi Üçevler Spor Tesisleri’nde düzenlenen Voleybol Gençler Kadınlar ve Erkekler kategorisindeki karşılaşmalarda heyecan doruktaydı. Eleme maçlarında üstün performans sergileyen takımlar, adlarını yarı finale yazdırdı. Final karşılaşmaları ise 5 Mayıs Pazartesi günü oynanacak.
MİNİKLER MASA TENİSİ VE YÜZMEDE KENDİNİ GÖSTERDİ
Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’nde düzenlenen Masa Tenisi Küçükler kategorisinde de minik sporcular yeteneklerini sergiledi.
Konak Olimpik Yüzme Havuzu Tesisi’nde gerçekleşen yüzme müsabakalarında ise küçük sporcular madalya için kıyasıya mücadele etti.
Küçükler Minik – A yüzme müsabakalarının son gününde 6 kategori, 4 branş ve 4 bayrak yarışında ilk 4’e girmeyi başararak madalya almaya hak kazandı. Müsabakalarda 96 sporcu madalya sevinci yaşadı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Nilüfer 23. Uluslararası Spor Şenlikleri’nde heyecan tüm hızıyla sürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Kuruluşunun 60. yılını kutlayan Setur, Setur Duty Free markasının yeni açılışlarıyla birlikte 25 farklı lokasyonda toplam 66 mağazaya ulaştı.
Hamburg Havalimanı’nda bir ilk: Üç global marka Setur Duty Free ile tek çatı altında birleşiyor
Almanya’nın en işlek havalimanlarından biri olan Hamburg Havalimanı’nda, Victoria’s Secret ve Guess markalarının yer aldığı iki mağazasını 2024’te açan Setur Duty Free, yeni konsept mağazası Brandin by Setur ile bu sayıyı üçe çıkardı.
Brandin by Setur, Armani Exchange, Tommy Hilfiger ve Calvin Klein gibi dünya çapında çok sevilen üç seçkin markayı Hamburg Havalimanı’na bir araya getiriyor. Yüksek kaliteli moda ve aksesuarların yanı sıra yaşam tarzı ürünleri sunan mağaza, A17 ve A18 kapıları arasında yer alıyor ve yaklaşık 150 metrekarelik bir alanı kapsıyor.
Genç ve şehirli stili temsil eden Armani Exchange; tişört, sweatshirt, polo, ceket, pantolon ile kemer ve çanta gibi aksesuarlardan oluşan eklektik bir koleksiyonla öne çıkıyor. Klasik Amerikan tarzını modern dokunuşlarla yorumlayan Tommy Hilfiger’ın ürün yelpazesinde gömlekler, eşofman altları ve sırt çantaları, kemer, cüzdan gibi tamamlayıcı parçalar bulunuyor. Calvin Klein ise minimal çizgileriyle ikonik iç giyim koleksiyonlarına odaklanırken, dış giyim ve aksesuarlarla koleksiyonunu zenginleştiriyor.
Hamburg Havalimanı, yaklaşık 120 ulusal ve uluslararası varış noktasına doğrudan uçuş düzenliyor.
Kuzey Ren-Vestfalya’nın en büyük havalimanı Düsseldorf’ta Setur Duty Free imzası
2024’te 20 milyon yolcuya hizmet veren ve 160’tan fazla noktaya uçuş imkânı sunan Düsseldorf Havalimanı da Setur Duty Free’nin iki mağazasına ev sahipliği yapıyor. Geniş ürün yelpazesi ve modern mağaza tasarımıyla dikkat çeken Victoria’s Secret ve Sun&Shine mağazaları Schengen harici uçuşlara hizmet veren giden yolcu salonu Pier C’de yer alıyor.
Victoria’s Secret mağazası imza parfümler, vücut bakım ürünleri, aksesuarlar ve iç giyim ile pijamalardan oluşan zengin bir koleksiyon sunarken, tasarımıyla markanın küresel imajını yansıtıyor. Sun&Shine mağazası ise klasiklerden modern trendlere uzanan zengin güneş gözlüğü seçenekleri ve mücevher koleksiyonuyla her tarza hitap eden, lüks bir alışveriş deneyimi sunuyor.
Türkiye’nin öncü duty free markası Setur Duty Free, uluslararası marka olma yolunda ilk adımını 2023 yılında atmıştı. Şirket, yurt dışındaki ilk mağazasını Almanya’da Köln-Bonn Havalimanı’nda açmıştı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Setur Duty Free, Almanya’da Açtığı Üç Yeni Havalimanı Mağazası ile Uluslararası Konumunu Güçlendiriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Proje Başkent EDAŞ, Ayedaş ve Toroslar EDAŞ’ın iş gücünü güçlendirmeye, sektörel yetkinlikleri artırmaya ve uluslararası iş birliklerini derinleştirmeye yönelik stratejik vizyonunun bir parçası olarak hayata geçiriliyor. Proje kapsamında geliştirilen yaklaşımlar, kurumlar arası bilgi akışını teşvik ederken, uzun vadede sektörel dönüşüm ve sürdürülebilir gelişim açısından da önemli fırsatlar sunuyor. Projeye başlangıç aşamasında 20 çalışanla uygulanmaya başlanırken, ilerleyen süreçte daha fazla çalışanın dahil edilmesi hedefleniyor.
Projenin hayata geçmesini sağlayan imza törenine Enerjisa Dağıtım Şirketlerini temsilen Enerjisa Dağıtım Şirketleri Genel Müdürü Oğuzhan Özsürekci, Enerjisa Enerji CFO’su Philipp Ulbrich, İnsan, Kültür ve İdari İşler Direktörü Işılay Yüksel Eratay ve İnsan, Kültür ve Gelişim Grup Müdürü Sinem Yorulmaz, Bayernwerk şirketini temsilen ise İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Albert Zettl, Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Başkanı Dr. Julia Luxi, İş Sağlığı, Güvenliği ve Çevre Politikaları Başkanı Arman Bedikian ve İnsan Kaynakları Müdürü Dr. Stefan Burghard katılım gösterdi.
Türk enerji sektörünün yetkinlik haritası genişliyor
Sürdürülebilirliği stratejisinin merkezine alan ve teknoloji odaklı projelerle Türkiye’nin enerji dönüşümüne öncülük eden Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin, insana dokunan çalışmalarıyla da fark yarattığını belirten Genel Müdür Oğuzhan Özsürekci, “Proje çalışma arkadaşlarımızın Almanya’da görev almasıyla sınırlı değil. Programa katılmaya hak kazanan ekip arkadaşlarımız uluslararası bir çalışma ortamında uygulamalı deneyim kazanarak hem profesyonel hem de kültürel anlamda gelişim gösterecek. Edindikleri tecrübeleri ve iyi uygulamaları Türkiye’ye taşıyarak sektörün gelişimine katkı sunacaklar. Böylelikle Türk enerji sektörünün yetkinlik haritasının genişlemesine destek olacaklar” dedi.
Projenin kapsayıcılık ve gönüllülük kültürü gibi temel değerleri de desteklediğine dikkat çeken Özsürekci, “Tesis ettiğimiz iş birliği ile iki şirket arasında sadece teknik değil, sosyal gelişimi de ön planda tutmayı hedefliyoruz. Kültürler arası etkileşimi artıran bu iş birliğinin, daha bütünleşik ve yetkin bir iş gücüne ulaşma yolunda önemli bir adım olduğuna yürekten inanıyorum. Enerjisa Dağıtım Şirketleri olarak çalışma arkadaşlarımıza yeni bir vizyon kazandırmayı ve sektöre uzun vadeli sürdürülebilir değerler katmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerjisa Dağıtım Şirketleri ve Bayernwerk’ten stratejik iş birliği: Çalışanlara Almanya’da uluslararası deneyim fırsatı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Nilüfer’de bir ay sürecek, spor şenlikleri görkemli açılış töreniyle başladı. Nilüfer Kaymakamlığı himayesinde; Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle düzenlenen Nilüfer 23. Uluslararası Spor Şenlikleri’nin açılış töreni, Cengiz Göllü Voleybol Salonu’nda gerçekleştirildi.
Törene; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sinan Nergiz, Geçmiş Dönem Nilüfer Belediye Başkanı Faruk Baykal, Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Ramiz Arabacı ve Dekan Yardımcısı Recep Görgülü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Spor Hizmetleri Müdürü Abdurrahman Dağlar, Nilüfer İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Mutlu Akın, Nilüfer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürleri Aydın Narin ve Erkan Öztürk, Gemlik Belediyespor Kulübü Başkanı Mustafa Duran, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, Nilüfer Belediye Meclisi Üyeleri, Başkan Yardımcıları, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Açılış törenini, Nilüfer Kent Konseyi Çocuk Meclisi Yürütme Kurulu üyeleri Gizem Katıkol ve Mustafa Yıldız sundu.
“NİLÜFER’DEN DÜNYAYA BARIŞ KÖPRÜSÜ KURACAĞIZ”
Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, böylesine köklü bir organizasyonun meşalesini yeniden yakmanın heyecanını yaşadıklarını ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, “Bu şenlik, sadece Bursa’nın olimpiyatları değil, aynı zamanda barış, dostluk ve kardeşlik duygularını güçlendiren bir organizasyon. Bir ay boyunca kentimizde sporun ve şenlik ruhunun coşkusunu hep birlikte yaşayacağız” dedi.
Şenliklerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kapsadığına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Binlerce öğrencimiz spor yaparak barışı ve umudu büyütecek. Nilüfer’den dünyaya barış köprüsü kuracağız” diye konuştu.
“SPORLA HEM BEDENLERİ HEM GÖNÜLLERİ BULUŞTURUYORUZ”
Nilüfer’de bir ay boyunca tam anlamıyla bir spor bayramı yaşanacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Atatürk’ün ‘Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur’ sözünü ilke edinerek düzenlediğimiz bu etkinlik, çocuklarımızın hem sporla gelişmesini hem de sosyalleşmesini sağlıyor. 166 okuldan yaklaşık 20 bin öğrenci, artistik cimnastikten atletizme, basketboldan satranca kadar 19 farklı branşta yarışacak” ifadelerini kullandı.
Şenlik kapsamında “Geleneksel Türk Oyunları”, “Okul Öncesi Şenliği” ve “Uçurtma Şenliği” gibi renkli etkinliklerin de yer alacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Tüm Bursalıları, bu heyecana ortak olmaya ve çocuklarımızın azmini izlemeye davet ediyoruz” dedi.
“NİLÜFER’İN SPOR KÜLTÜRÜ ÇOK GÜÇLÜ”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sinan Nergiz de törende yaptığı konuşmada, “Bugün burada, sporun birleştirici gücünü hep birlikte hissediyoruz. Nilüfer Belediyesi’nin 23 yıldır sürdürdüğü bu şenlik, kentin spor kültürünü güçlendiriyor. Bursa’yı sporun başkenti yapma yolunda Nilüfer’in katkısı çok büyük. Katkılarından dolayı Başkan Şadi Özdemir’e teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Konuşmaların ardından açılış töreni, minik sporcuların renkli gösterileriyle devam etti.
BİR AY BOYUNCA SPOR DOLU GÜNLER
17 Nisan -20 Mayıs tarihleri arasında sürecek şenlikler boyunca Nilüfer’de öğrenciler sporla dolu günler geçirecek. Nilüfer’deki 166 okuldan 20 bini aşkın öğrencinin katılacağı şenliklerde 19 branşta müsabakalar düzenlenecek. Şenliklerin son haftasında, Nilüfer Belediyesi’nin başka şehirlerdeki kardeş kentlerinden de öğrenciler katılacak.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uluslararası Spor Şenlikleri heyecanı Nilüfer’i sardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Beyaz et sektörünün, 32 yıldır ülkemizde en üst düzeyde temsilcisi olan Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği (BESD-BİR), 2011 yılından beri iki yılda bir düzenlediği “Uluslararası Beyaz Et Kongresi”nin yedincisini, artan uluslararası katılımla 16-20 Nisan 2025 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştiriyor.
Beyaz et üretiminde dünyada 9’uncu sırada yer alan Türkiye beyaz et sektörü, yeni dünya düzeninde daha sağlıklı bir gezegen sağlamak için çevreye duyarlı ve sürdürülebilir üretim uygulamalarında bir üst seviyeye geçmeye hazırlanıyor. Sektör bu gelişimlere ulaşmak amacıyla; yatırımlar yapıyor, dünya genelinde geliştirilen en son teknolojileri ve bilimsel çalışmaları yakından takip ediyor ve iki yılda bir düzenlediği Uluslararası Beyaz Et Kongresi ile dünyadaki bilim insanları, uzman ve paydaşları ortak bir platformda bir araya getirme misyonunu üstleniyor.
UBEK’in başlangıcından bu yana başkanlığını üstlenen Prof. Dr. Necmettin Ceylan: “Türkiye’de beyaz et sektörüne yönelik uluslararası katılımla düzenlenen en büyük ve önemli kongremiz 7. UBEK, yaşanan ekonomik krizlere, yakın çevremizdeki savaşlara ve gıda sanayiine karşı bilim dışı söylemlere rağmen artan ilgiyle gerçekleştirilecek.” diyerek, “Her seferinde olduğu gibi 2025 yılında da kongremizi daha üst noktalara taşıma azmi ve motivasyonu ile hazırlıklarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Hedefimiz; 7. Uluslararası Beyaz Et Kongresi’nde sektörün tüm paydaşlarını, bilimsel yaklaşımı ve sürdürülebilirliği amaç edinerek sektöre hizmet eden sizleri daha gelişmiş içerik ve daha güzel bir ortamda ağırlamak.” şeklinde konuştu.
Ayrıca özellikle kaynakların israf edilmeden etkin kullanımın önemini de vurgulayan Prof. Dr. Necmettin Ceylan “Dolayısı ile yedinci kongremiz özellikle üretim verimliliğini daha üst boyutlara taşımak üzere akıllı tarım ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı gibi yeni uygulamalar yanında, verimli üretim modelleri, hastalık kontrolü, ürün kalitesi ve etkin kaynak kullanımı alanlarındaki gelişmeleri öne çıkaracak bir program üzerinde yoğunlaşacaktır..” açıklamasını yaptı.
Dünya bilim insanları, beyaz et sektörünün yeni dünya yol haritasını Türkiye’de çizecek…
Kongreye, dünya çapında sayılı uzmanlardan Prof. Dr. Aaron Cowieson, C Daniel Parker, Dr. Faegheh (Fifi) Zaefarian, Jordi Nicodem, Murat Yakar, Prof. Dr. Nadia Everaert, Dr. Nicholas Dorko, Jr., Prof. Dr. Sjaak de Wit, Prof. Dr. Munir Iqbal, Doç. Dr. Ilias Chantziaras, Prof. Dr. M. Reza Abdollahi, Dr. Tolga Erkuş, Prof. Dr. Muammer Göncüoğlu, Carlos F. Suárez Isaacs, Prof. Dr. Massimiliano Petracci, Prof. Dr. Clara Marín Orenga ve Prof. Dr. Antônio Mário Penz Junior da konuşmacı olarak yer alıyor.
Kongrede sektörel gelişmelerin pek çok yönüyle görülüp, incelenebileceği çok sayıda firmanın yer aldığı stantlardan oluşan büyük çaplı bir fuar da katılımcılara önemli katkı ve fırsatlar sunuyor. Aynı zamanda 59 poster bildirimi sunulan kongreye, Türkiye’deki kanatlı eti sektörü alanında uzman ve bilim insanı yetiştiren çeşitli fakültelerden 60 öğrenci, burslu olarak katılıyor. Tüm bunlara ilave olarak 3 farklı firmanın uydu sempozyumları ile de oldukça zengin bir içerik sunacak olan 7. UBEK, bu çok yönlü bilim, teknoloji ve sanayi iklimi ile beyaz et sektörünün geleceğe ilişkin stratejilerini belirlemede önemli bir rol oynayacak.
Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) hakkında:
“Damızlık Tavukçuluk Derneği”, damızlıkçıların sorunlarını çözmek amacıyla 07 Ocak 1993 tarihinde kurulmuş, 1994 yılında beyaz et sanayicilerinin de katılımı ile “Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği” (BESD-BİR) adını almış ve daha geniş tabanlı yeni bir oluşum gerçekleştirilmiştir. Yumurta ve et yönlü damızlıkçı firmaların yanında, kanatlı eti üreten kesimhane sahibi firmalar da 2006 yılına kadar Dernek çatısı altında birlikte yer almışlardır. 2006 yılında Tüzükte yapılan bir değişiklik sonucu ise, yumurta yönlü damızlıkçılar dernekten ayrılmış, piliç ve hindi eti üreten firmalarla et yönlü damızlıkçı firmaların BESD-BİR üyelikleri devam etmiştir.
BESD-BİR ülkemiz kanatlı eti sanayinin gelişmesi, işletmelere katkı sağlayacak değerler yaratılması, sektörün en doğru şekilde temsili ve kamu-sanayi ilişkilerinde gerekli iletişimin sağlanması için çalışmalar gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.
Derneğin çalışma alanları ise şöyle özetlenebilir.
BESD-BİR’e kayıtlı bugün 21 üye firma bulunmaktadır. Bu firmaları temsil eden 114 üyenin katılımıyla oluşan Genel Kurul, 3 yıl süreyle görev yapmak üzere Yönetim ve Denetim Kurullarını seçer. Derneğin İcra Kurulu, tam gün çalışan genel sekreter, genel sekreter yardımcısı, teknik eleman, muhasebe elemanı ve sekreter olmak üzere 6 personelden oluşmaktadır.
BESD-BİR, iki senede bir “Uluslararası Beyaz Et Kongresi” düzenlemektedir. Kongre, sektörün bilim ve teknolojiyi paylaşması, yayması ve dünyaya daha güçlü entegrasyonu açısından önemli bir misyon taşımaktadır.
BESD-BİR, IPC (International Poultry Council) Uluslararası Kanatlı Konseyi’nin kurucu üyelerinden biri olup Türkiye kanatlı eti sektörünü diğer 23 ülke arasında uluslararası platformda temsil etmektedir.
BESD-BİR sektörün gelişimi için ilgili tüm paydaşları ile birlikte çalışmaktadır. Dernek, Tarım Şuralarına katılır, Kalkınma Planı hazırlığı çalışmalarında Özel İhtisas Komisyonlarında görev alır, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın özellikle Et ve Et Ürünleri İhtisas Alt Komisyonu olmak üzere birçok çalışmalarında yer alır. Ayrıca, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin Gıda Sanayii ve Hayvancılık Meclisleri ve Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonuna üyelikleri aktif olarak devam etmektedir. Bunların dışında, sektörle ilgili olarak kamu kurumlarınca yapılan kanun, kararname ve yönetmelik hazırlık çalışmalarında BESD-BİR, tek temsilci sıfatıyla kanatlı eti sektörü adına görüş bildirmekte, söz konusu çalışmalara yaptığı katkılarla pratiğe uygun bir mevzuatın çıkarılmasına çaba sarf etmektedir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
7. Uluslararası Beyaz Et Kongresi’nde büyük buluşma… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Genç yeteneklere güçlü bir başlangıç yapma fırsatı
ING Türkiye, çalışanların güçlü yönlerini keşfetmelerini ve gelişim alanlarını desteklemeyi temel alan insan kaynakları stratejisi doğrultusunda Uluslararası Yetenek Programı (ITP) ile katılımcıların potansiyellerini en iyi şekilde ortaya koymalarına katkı sağlıyor. Her yıl, ING’nin faaliyet gösterdiği ülkelerden yeni mezun genç yetenekler seçiliyor ve seçtikleri iş alanlarında kapsamlı bir eğitim sürecine dahil ediliyor. Global Yetenek Programı’na başvuran ve online değerlendirmeyi başarıyla geçen genç yetenekler, Practica Kampı’na katılarak kariyer hedeflerine bir adım daha yaklaşıyor. İki yıl süren bu süreç, yurt dışı eğitimleri, uluslararası sertifikasyonlar ve yerel ile global rotasyon fırsatlarını kapsıyor. Genç yetenekler, ING globaldeki kariyer seçeneklerinden de yararlanarak profesyonel yolculuklarına güçlü bir başlangıç yapma şansına sahip oluyor.
Hale Ökmen Ataklı: Esnek çalışma modelleri, dijital dönüşüm ve çalışan deneyimini merkeze alan yenilikçi uygulamalar geliştiriyoruz.
ING Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Hale Ökmen Ataklı, “Önce kendin olursun, sonra ING’li” anlayışıyla esnek çalışma modelleri, dijital dönüşüm ve çalışan deneyimini merkeze alan yenilikçi uygulamalar geliştirdiklerini belirterek, “İnsan kültür stratejimiz çerçevesinde hem çalışma hayatına esneklik kazandırıyor hem de profesyonel ve kişisel gelişimi destekliyoruz. Çalışanlarımızın potansiyellerini keşfedebilecekleri ve mutlu olabilecekleri rollerde çalışmalarının sürdürülebilir başarı için önemli olduğuna inanıyoruz. Uluslararası Yetenek Programımız da bu vizyonumuzu yansıtıyor. Bu program ile iş fırsatından öte genç yeteneklere geleceğin liderleri olma yolunda önemli bir adım atma imkânı sağlıyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
ING Türkiye’nin Uluslararası Yetenek Programı’na (ITP) başvurular başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Zirvenin açılış konuşmalarını TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan gerçekleştirdi.
Kurumsal yönetimin sadece bir yönetim modeli değil, şirketlerin sürdürülebilirliği için vazgeçilmez bir yapı taşı olduğunu vurgulayan Dr. Tamer Saka açılış konuşmasında şunları söyledi: “Dünya, tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik kırılganlıklar, dijitalleşme, iklim krizi ve demografik değişimler tüm kurumları daha dayanıklı, daha çevik, daha hesap verebilir yapılar kurmaya zorluyor. Kurumlar için “iyi yönetilmek” artık sadece rekabet avantajı değil, varoluş koşulu haline geldi.”
Saka, bu yeni düzende yönetim kurullarının, sadece şirketin finansal performansından sorumlu yapılar olmadığını; aynı zamanda kültürün taşıyıcısı, stratejinin şekillendiricisi ve kurumsal itibarı yöneten ana unsur olduğunu belirtti.
Saka şöyle konuştu:
“Riskin arttığı yerde, sorumluluk ve rehberlik ihtiyacı da artar. Bu nedenle kurumsal yönetim, günümüzün en stratejik gündemlerinden biri haline gelmiştir.Bu yılki zirve temamız olan İnsan Odaklı Kurumsal Yönetim: Yönetim Kurulu Perspektifinden Yeteneği Cezbetmek ve Elde Tutmak, kurumların sürdürülebilir başarıları için en kritik başlığa ışık tutuyor.Artık şirketlerin değeri yalnızca bilanço ile değil, kurumun değerleriyle, yetenekli insanları nasıl yönettiğiyle, onları nasıl elde tuttuğu ve nasıl gelişim alanı sunduğuyla ölçülüyor.Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği olarak bu dönüşümün merkezinde yer alıyoruz. Kurumsal yönetim ilkelerinin insanı önceleyen, çeşitliliği benimseyen ve fırsat eşitliğini temel alan bir yapıya evrilmesini hem izliyor hem de şekillendiriyoruz.”
Yetenek yönetiminin sadece bireysel şirketlerin değil, ülke ekonomisinin sürdürülebilir kalkınması açısından da kritik önem taşıdığını belirten TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ise konuşmasında; “Yeteneklerden bahsederken, ülkemizin büyük bir potansiyelini de konuşmamız gerekiyor. Biliyoruz ki kadın ve erkeğin potansiyelini birlikte harekete geçirdiğimizde hem daha üretken hem de yarattığı değeri, daha adil bölüşen bir ülke olabiliriz. Bunun için, kadınların sadece çalışma hayatına katılımı değil, çalışma hayatının her kademesinde eşit temsiline de odaklanmamız gerekiyor” dedi.
Pek çok araştırmaya göre yönetim kademelerinde kadınların eşit temsili, kurumların daha etkin yönetimi ve başarısı için de fark yaratığına değinen Turan, “bu hem eşitlik, hem de iyi yönetim meselesi. Bu kapsamda, TÜSİAD olarak 2024 yılında, iş dünyasını, yönetim kurulları başta olmak üzere, tüm yönetim kademelerinde kadın temsilini artırmaya, yönetim kurullarındaki kadın üye oranını iki yıl içinde %25’e, beş yıl içinde %33’e çıkarmaya ve güncel verilerini açıklamaya davet ettik. Bu konuyu her yıl takibe devam ediyoruz. XVI. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi’nin; şirketlerimizin insanı odağa alarak, kadın-erkek tüm yetkinliklere yatırım yapması ve yetkin insan kaynağını elinde tutabilmesi konusunda hepimize ilham vermesini diliyorum. “
XV. Kurumsal Yönetim Ödülleri Sahiplerini Buldu
Zirve kapsamında gerçekleştirilen XV. Kurumsal Yönetim Ödülleri Töreni ile kurumsal yönetim ilkelerini en iyi şekilde uygulayan şirketler ödüllendirildi. Ödül alan kurumlar, şeffaflık, hesap verebilirlik, adillik ve sorumluluk kriterleri doğrultusunda değerlendirildi.
Bu yıl ödüle layık görülen kuruluşlar;
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde En Yüksek Nota Sahip Kuruluş
Garanti BBVA
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde En Yüksek Nota Sahip Kuruluşlar
Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. ve Doğuş Otomotiv Servis ve Ticaret A.Ş.
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde En Yüksek Nota Sahip 3. Kuruluş
Aksa Akrilik Kimya Sanayi A.Ş.
BİST Kurumsal Yönetim Endeksi’nde Notunu En Çok Artıran Kuruluş
Consus Enerji İşletmeciliği ve Hizmetleri A.Ş.
Yönetim Kurulu Kategorisinde En Yüksek Nota Sahip Kuruluş
Garanti BBVA
Reel Sektör Şirketi Kategorisinde En Yüksek Nota Sahip Halka Açık Olmayan Kuruluş
SÜTAŞ
Finans Şirketi Kategorisinde En Yüksek Nota Sahip Halka Açık Olmayan Kuruluş
Garanti BBVA Emeklilik
En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip Sivil Toplum Kuruluşu
Darüşşafaka Cemiyeti
En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip 2. Sivil Toplum Kuruluşu
Türk Eğitim Vakfı
En Yüksek Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notuna Sahip 3. Sivil Toplum Kuruluşu
Türkiye İç Denetim Enstitüsü
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi’nin Odağı “İnsan Odaklı Kurumsal Yönetim” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Funoli’nin bu prestijli ödüle layık görülen Premium Organik Yüksek Polifenol (470+) ve Premium Göldere Yüksek Polifenol (550+) zeytinyağları Güney Ege’nin endemik Memecik zeytininden sadece kendi markası için üretim yapan butik tesisinde üretiliyor.
Yüksek polifenol içerikli zeytinyağları
Yüksek rakım Memecik dağ zeytinlerinden üretilen Funoli Premium Organik natürel sızma zeytinyağı, tere, roka, çağla ve badem notalarıyla öne çıkıyor. Erken hasat – soğuk sıkım zeytinyağı içeriğinde, yüksek polifenol (470+ mg/kg), yüksek E vitamini (524 mg/kg), Memecik dağ zeytini, düşük asidite (<0.3) ve dengeli duyusal profil (acılık 4.4, meyvemsilik 5, yakıcılık 4.9) bulunuyor.
Funoli Premium Göldere (550+) doğal sızma zeytinyağı ise yüksek miktarda fenolik bileşen içeriyor ve yakıcılığıyla zeytinyağının sağlık faydalarına dikkat çekiyor.
Kuruluşundan bu yana New York, Berlin, Londra ve İspanya gibi dünyanın önemli merkezlerinden en yüksek derece ödüller kazanan markanın kurucularından Tolga Erkök aldıkları ödülle ilgili şunları söyledi: “Bu doğal lezzeti Milas’ın bereketli dağlarının bizlere bir armağanı olarak görüyoruz. İlk günden bu yana özenle FSSC 22000 gıda güvenliği standartlarına uygun olarak, yüksek İtalyan teknolojisiyle üretimini gerçekleştirdiğiniz Funoli’nin ödüllendirilmesi bizleri gururlandırıyor.”
Funoli Zeytinyağları kurucularından İclal Arcak ise limitli üretimle en taze zeytinyağlarını sofralara ulaştırırken, doğaya olan saygı ve sürdürülebilir üretim anlayışının öncelikleri olduğunu söyledi. Arcak sözlerine şöyle devam etti: “Milas’ın yüksek rakımlı dağlarında bir doğa yolculuğuyla başlayan zeytinyağı üretimimiz, memecik zeytinyağını dünyanın en kaliteli zeytinyağları arasında tanıtabilmenin mutluluğuyla devam ediyor.
Funoli Zeytinyağlarının diğer ürünleri arasında çocukların yüksek kalite zeytinyağı sevmesini ve alışkanlık geliştirmesini amaçlayan, zengin E vitamini içeriği ve yumuşak tadımı ile Funoli Premium Kids ve çok sınırlı üretilen Funoli Premium Göldere (640+) tek bahçe zeytinyağı da bulunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türk butik zeytinyağı markası Funoli, New York Uluslararası Zeytinyağı Yarışması’nda 2 altın madalya kazandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>