?>
?>
Ödemiş Belediyesi, Ödemiş Ticaret Odası işbirliği ile EFR Fuarcılık tarafından bu yıl ikinci kez Tarım, Hayvancılık Makinaları, Teknolojileri ve Yem Fuarı düzenlenecek. 24-27 Nisan tarihleri arasında Ödemiş Fuar Alanında gerçekleşecek organizasyonunun hazırlıkları devam ederken, EFR Fuarcılık Genel Müdürü Muhammed Baykal, Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan’ı ziyaret etti.
Sektörün öncü isimlerini biraraya getiriyoruz
Fuara sayılı günler kaldığını ifade eden Baykal; “Tarım ve hayvancılık sektöründeki tüm paydaşları bir araya getirecek fuarımız için heyecanlıyız. Bu yıl talepler geçen yıla göre arttı. Katılımcı firma sayımız iki katına çıktı. Bu durum bizleri mutlu ettiği gibi daha iyi hazırlanmamıza teşvik etti. Katılımcı firmalarımızın ve ziyaretçilerimizin taleplerini göz önünde bulundurarak, gelişen teknolojiyle birlikte yenilikler ekleyerek hazırlıklarımızı tamamladık. Sektörün öncü isimlerinin yer aldığı fuarımızda, katılımcı firmalarımızın ürün ve hizmetlerini Ödemişli çiftçimizin ayağına getiriyoruz” dedi.
Çiftçilerimizin ileri teknolojiyi kullanmaları üretime güç katacaktır
Belediye Başkanı Mustafa Turan, tarımla uğraşan üreticilerimizin, yeni gelişen teknolojik ürünlerden haberdar olmasının üretim açısından önemli olduğu ifade etti. Başkan Turan; “Yılda üç ürün hasadı yapılabilen verimli topraklara sahibiz. İlçemiz, tarım, hayvancılık, fidancılık ve süs bitkileri üretimi ile Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri. Toprağımızın ne kadar verimli ve kıymetli olduğunun farkındayız. Üretimi artırabilmek için de çiftçilerimizin ileri teknolojiyi kullanması üretime güç katacaktır. Fuar, yeni tarım teknolojilerinin ve yeni üretim modellerinin çiftçilerimize ulaştırılması açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca fuar ilçe esnafımıza da katkı sağlayacaktır. Türkiye’nin dört bir yanından fuara katılım sağlayacak ziyaretçilerimizin fuar boyunca, konaklama, yemek ve diğer ihtiyaçları konusunda esnafa ekonomik anlamda desteği olacaktır. İnanıyorum ki bundan sonraki yıllarda da bu fuarımız daha da geniş bir katılımla büyüyerek, gelişerek geleneksel olarak düzenlenmeye devam edecektir” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Turan, “ Çiftçilerimizin ileri teknolojiyi kullanmaları üretime güç katacaktır” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kırsal mahalle muhtarlarıyla ortak akıl buluşması
Bornova Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü, ilçenin kırsal mahalle muhtarlarıyla bir araya gelerek tarımsal üretimi desteklemeye yönelik projeleri paylaştı. Toplantıda, üreticilere yönelik destek programları, yazlık sebze fidesi dağıtımı, Kiraz Festivali ve bu yıl ilk kez düzenlenecek Reçel Festivali hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.
Fide Dağıtımı talepler doğrultusunda şekillenecek
Toplantıda, Bornova Belediyesi’nin kırsal mahallelerde üretimi teşvik etmek amacıyla gerçekleştirdiği yazlık sebze fidesi dağıtımı çalışmaları ele alındı. Dağıtılacak fide türleri ve miktarlarının muhtarların görüş ve önerileri alınarak üreticilerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Kiraz ve Reçel Festivalleri için hazırlıklar başladı
Bornova’nın en önemli tarımsal değerlerinden biri olan kirazın daha geniş kitlelere tanıtılması amacıyla düzenlenen Kiraz Festivali hakkında muhtarlara bilgi verildi. Ayrıca bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek olan Reçel Festivali için fikir alışverişinde bulunuldu.
Başkan Eşki: “Üreticinin yanındayız”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, ilçenin bereketli topraklarını daha verimli hale getirmek için üreticilerle birlikte çalışmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Üreticimizin emeği, Bornova’nın değeri. Yerel tarımı destekleyerek çiftçilerimizin kazancını artırmaya ve üretimi teşvik etmeye devam edeceğiz” dedi.
Festivaller önemli bir fırsat
Festivallerin yerel üreticilerin ürünlerini tanıtmaları ve pazarlamaları için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Başkan Eşki, “Kiraz ve reçel gibi yerel değerlerimizi ön plana çıkararak, üreticimizin emeğini daha görünür hale getirmek istiyoruz. Festivallerimizi ortak akılla şekillendirerek, Bornova’nın lezzetlerini Türkiye’ye tanıtacağız” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bornova’da tarımsal üretime güçlü destek yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ortak Gelişim Kongresi’nde perakendenin kendi ekosistemi ile birlikte çoğalarak büyüyen etkisi ele alındı.
Modern gıda perakendesinin temsilcisi Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), 19 Kasım 2024 Salı günü gerçekleştirdiği 10. Ortak Gelişim Kongresi’nde gıda perakendecilerini ve tedarikçilerini bir araya getirdi. 900’ün üstünde profesyonelin Wyndham Grand Levent Istanbul’da buluştuğu kongre, eş zamanlı olarak Digital Network Alkaş’ta yayımlandı.
GPD Yönetim Kurulu Başkanı Alp Önder Özpamukçu’nun açılış konuşmasını yaptığı kongrede, değişen alışveriş dinamikleri, dijitalleşmenin getirdikleri, tüketici alışkanlıkları, üretimin desteklenmesi gibi birçok konu başlığı ele alınırken, sektörün ana mesajları önemli perakende liderleri tarafından vurgulandı. Kongrede hızlı tüketim ürünleri pazarının genel durumuna dair güncel veriler paylaşılırken, oturumlarda sektör gündemine dair çalışmalar, geleceğe hazırlanma yolları ve kapanışta da dünyadaki makro değişimler konuları incelendi.
Perakendenin çoğaltan etkisi ile, ülke ekonomisine katkı büyüyor
Kongrenin açılış konuşmasını yapan Özpamukçu, toplamda 2,85 trilyon liralık gıda perakendesinde organize kanalın 1 trilyon liraya ulaştığını bunun da halen yüzde 35 orana tekabül ettiğini belirtti. Enflasyonla ve kayıtdışı ile mücadelede önemli rol oynayan organize perakendenin gelişiminin ülkeye farklı alanlarda katkılarının olacağını vurgulayan Özpamukçu, bu katkının tüketici, üretici, istihdam, kayıtlı ekonomi, vergi gelirleri başlıklarında yansımalarını açıkladı.
Perakendenin ekosistemi ile beraber ekonomiye katkısının çarpan etkisi ile arttığını belirten Özpamukçu şöyle devam etti: “Perakende, sadece kendisini değil içinde bulunduğu ekosistemin tüm paydaşlarının ve dolayısıyla da ülke ekonomisinin gelişiminde lokomotif görevi görüyor. Ve bu etkiyi her kademede daha da artırarak çoğaltıyor. Yeni bir mağaza, bir kafe, bir restoran açıldığını düşünün, beraberinde harekete geçen sektörleri, ulaşılan yeni tüketicileri, istihdam eden çalışanları, bu satış noktasına ürün sağlayan üretici ve tedarikçileri, ürünleri getiren lojistik işletmesini, daha sayamadığımız birçok bileşeni düşünün. Sadece bir mağaza açılışında çoğalarak büyüyen katkı, binlerce mağazanın işleyişinde inanılmaz boyutlara ulaşıyor.”
Türkiye’nin artık yeni bir gelişim hikayesi yazması gerektiğini ifade eden Özpamukçu, tarım ve hayvancılıktan üretime, lojistikten insan kaynağına kadar pek çok konuda perakende sektörünün sürdürdüğü çalışmalara, ülke çapında bir yaklaşım gerektiğini, yapısal reformlarla kalkınma ekonomisi politikalarına ihtiyaç olduğunu belirtti.
Organize perakende üzerinde yaratılmaya çalışılan yanlış algı, tüketici tarafından satın alınmıyor
Enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı konusunda organize perakende için yanlış bir algı oluşturulduğunu ama bu algının tüketicide bir yansıması olmadığını da ifade eden Özpamukçu, ürünlerin fiyat oluşumundaki maliyetlerin detaylı araştırılmadığı ve sorunların kök nedenlerine ulaşılmadığı durumda, bulunan çözümlerin geçici olacağını vurguladı. Özellikle meyve sebze fiyatlarındaki tartışmalara da değinen Özpamukçu: “Ülkemizde gıda firesinin 43 milyar dolar seviyesinde olması, bunun 15 milyar dolarlık kısmının meyve sebzeden oluşması, meyve sebze de tarladan rafa giderken fire, işçilik ve nakliyenin çok yüksek ağırlığı sebebiyle bu fiyatların her satış noktasında tarladan çok farklı şekilde oluştuğu görmezden geliniyor. Bu sadece bir faktör. Sebze meyve ürünlerinde modern kanaldaki satış noktalarının büyük çoğunluğu kar etmeden veya çok cüzi karlarla bu operasyonu yürütüyor. Bu ürünlerdeki toplam pazar payımız da yüzde 10’u geçmiyor. Açık pazarlar ve ev dışı tüketim bu ürünlerde pazarın en büyük kısmını oluşturuyor. Bu algı yanıltmaları gerçek sorunumuz olan maliyet artışı sorununa odaklanmanın önüne geçerek bu alandaki vermemiz gereken mücadeleyi zayıflatıyor ve sorunun büyümesine neden oluyor. Bu konuda organize perakendenin çok güçlü olduğu ve benzer nüfusa sahip olduğumuz, Almanya ve İngiltere örneklerinde oradaki gıda kayıplarının 8-9 Milyon ton ve 20 Milyar dolar seviyesinde olup bizde 18 Milyon Ton ve 43 Milyar dolar seviyesinde olması bile, organize perakendenin ülkemizde daha da gelişmesi ve rekabet ve verimliliği artırmasına ne kadar ihtiyacımız olduğuna somut bir örnek.” dedi.
Sektör gündemine ışık tutan oturumlar ilgiliyle izlendi
Gıda sektörünün çeşitli paydaşlarından 900’ün üstünde profesyonelin katıldığı Ortak Gelişim Kongresi’nde, ilgiyle beklenen rapor sunumları yer aldı.
NIQ (NielsenIQ + GfK) Türkiye Genel Müdürü /EEMEA E-Ticaret Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan ve NIQ (NielsenIQ + GfK) Türkiye Perakende Hizmetleri Direktörü Serhat Sükan tarafından sunulan Çoklu Kanal ve Okazyon Denklemini Dogru Anlamak: Büyümeye Boyut Verecek Alışverişçi ve Perakende Trendleri sunumunda, Türkiye tütün ve alkol hariç FMCG pazarının 2024’ün ilk 9 ayında hacim olarak %10,7 ciro olarak da %75,4 oranında büyüme kaydettiğinin altını çizen Didem Şekerel Erdoğan, global FMCG pazarının son 3 çeyrektir pozitif hacim büyümesi kaydederek olumlu bir tablo çizdiğini; Türkiye’nin ise 2023 başından beri sürdürdüğü pozitif hacim performansını son 2 çeyrekte çift haneli büyümelere taşıyarak Global ortalamadan pozitif olarak ayrıştığını vurguladı. Büyümeyi hem hacim ve hem de ciro bakımından öne çeken kategori grupları arasında Dondurma, Ev Temizlik Ürünleri ve Alkolsüz İçeceklerin öne çıktığını belirten Şekerel Erdoğan, 2024’ün ilk 9 ayında yüksek büyüme performansıyla ciro payını en çok arttıran ilk 3 kategorinin Dondurma, Çikolata Kaplamalılar ve Ev Temizleyicileri olduğunu paylaştı.
Serhat Sükan ise, FMCG E-Ticaret pazarının gelişimine ilişkin verileri paylaştı. Türkiye’nin FMCG içindeki %7’lik online payıyla Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da öne çıkan bir pazar olduğunu vurgulayan Serhat Sükan, online payının Türkiye Tüketici Teknolojisi ve Dayanıklı Tüketim Ürünleri pazarında %23’lük bir paya sahip olduğunu ve FMCG bakımından henüz kat edilecek yol olduğunu paylaştı. 2024 yılının ilk 10 ayında offline pazar ile paralel bir ciro büyüme kaydedildiğini paylaşan Sükan, FMCG E-Ticaret pazarında 2024’ün ilk 9 ayında en çok ciro büyümesi kaydeden ilk 5 kategorinin Saç Jölesi, Kek, Ketçap, Çerez ve Mayonez olduğunu paylaştı.
Didem Şekerel Erdoğan Çoklu Kanal ve Okazyon, Yeni Tüketici Değerleri, Kalite Algısı, Z Kuşağı, İnovasyon, Akıllı Promosyon ve Çarpraz Medya başlıklarının yakın gelecekte FMCG büyümesinde çarpan etkisine sahip olacağını belirtirken, bu başlıklarda NIQ ölçüm ve araştırmalarına dayanan detaylı içgörüleri de katılımcılarla paylaştı.
“Değişen Dünyada Perakendenin Dinamikleri” oturumunda Caffè Nero Türkiye CEO’su Ahmet Yanıkoglu moderatörlüğünde, Çelebi Gıda A.S & Little Caesars Türkiye İş Geliştirme Direktörü Bora Tanrıverdi, Yemeksepeti Market & Mahalle Genel Müdürü Bülent Dölek ve McDonald’s Türkiye Tedarik Zinciri Direktörü Sertaç Hamza bir araya geldi. Oturumda, özellikle yeme içme sektörünün gelişimi ve gelecek beklentileri farklı açılardan ele alındı.
“Üreten Türkiye’de Gıda Sektörünün Güç Birliği” başlıklı oturumda, Ekonomi Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım moderatörlüğünde, Onur Market Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Özen, Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt, Ağırnas Mimarsinan Kadın Kooperatifi Başkanı Şerife Tural ve Tavuk Dünyası CEO’su Volkan Mumcu, tarım ve hayvancılığın desteklenmesinin önemi ile bu yolda yapılması gerekenleri başarı örnekleriyle birlikte ele aldılar.
Kongrenin en ilgi çekici oturumları, “Liderlerin Perspektifinden Sektörün Geleceği” başlığıyla gerçekleşen, moderatörlüğünü İletisim ve Finans Danısmanı Dr. Artunç Kocabalkan’ın yaptığı, Alshaya Group – Avrasya (Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan) Genel Müdürü Bahadır Özbek, BİM Birlesik Magazalar A.S. CEO’su Haluk Dortluoglu, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoglu, TAB Gıda Co-CEO’su Özgür Çetinkaya, Migros Grubu İcra Baskanı Özgür Tort ve A101 COO’su Talat Olgay’ın yer aldığı paneller oldu. Sektörün liderlerinin gündeme dair konuları ele aldığı panellerde, tedarik zincirinde yaratılan katma değer, tüketici odaklı çözümler, üretici – perakendeci işbirlikleri ve birlikte gelişim yolları, teknoloji ve dijitalleşmenin sektöre etkileri, gelecekteki çalışma şekilleri beklentileri ve insan kaynağı problemleri gibi pek çok konuda görüş alışverişi sağlandı.
Ortak Gelişim Kongresi keynote oturumlarında “Türkiye’de Değişen Paradigmalar:
Geleceğe Nasıl Hazırlanmalıyız?” sunumuyla FutureBright Group Kurucu Ortağı Akan Abdula ve “21. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Dünyaya Makro Perspektiften Bakmak” sunumuyla Oxford Üniversitesi CRIC Merkezi Kıdemli Üyesi /Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Deniz Ülke Kaynak ağırlandı.
Kongrede ayrı bir salonda düzenlenen Tanışma Stantları alanında 30 firmanın stantı yer aldı. Çoğunluğu yerel üreticilerden oluşan firmalar bu alanda ulusal perakende zincirleriyle tanışma ve ürünlerini tanıtma fırsatı buldular.
10. Ortak Gelişim Kongresi destekçileri arasında Platin Sponsorlar olarak Coca Cola İçecek, Fairy, PepsiCo, Perwol, Unilever ve Ülker yer aldı. Hayat Kimya, Nestle ve Palex Altın Sponsor olurken, IFCO, LilaKağıt, Netlog, NielsenIQ ve Yemek Sepeti Gümüş Sponsor desteği verdiler. Kongrenin Bronz Sponsorları HMK, Evyap, LaLorraine, Obase, PlusScope ve Revego oldu. Kongreye CNBC-e ise Medya Partneri olarak destek verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Perakendenin çoğaltan etkisiyle istihdama, üretime ve ekonomiye katkı büyümeye devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bu yıl 25. yaşını kutlayan Aktif Bank; dünyaya, topluma ve çalışanlarına olan sorumluluklarının bilinciyle sürdürülebilirlik adımları atmaya devam ediyor. 2017 yılından bu yana güneş, rüzgâr, hidroelektrik, biyogaz gibi alanlarda yaklaşık 1,39MW yenilenebilir enerji projesine finansman sağlayan Aktif Bank’ın, kendi enerji ihtiyacını karşılamak üzere hayata geçirdiği güneş enerjisi santrali projesi tamamlandı. Böylelikle bankanın genel müdürlük binası, iştirakleri ve şubelerinin tüm enerji tüketimi yenilenebilir kaynaklardan sağlanmaya başlayacak. Her yıl 2.474 MWh enerji üretmesi hedeflenen santral ile 10 yılda 15 bin ton karbon salınımının da engellenmesi ve her yıl 10 milyon TL’nin üzerinde enerji maliyeti tasarrufu sağlanması amaçlanıyor.
Tüm enerji ihtiyacımızı yenilenebilir kaynaklardan sağlayacağız
Çeyrek asrı geride bırakırken finansal ürün ve hizmetleri toplumun her kesimine ulaştırmak hedefiyle çalıştıklarını belirten Aktif Bank Genel Müdürü Ayşegül Adaca, “Bu hedef doğrultusunda güçlü adımlar atarken, eş zamanlı olarak sürdürülebilirlik ve sosyal etki çalışmalarımızla da topluma ve doğaya fayda yaratmaya odaklanıyoruz. Bu kapsamda 1,5 yıl önce karbon ayak izimizi azaltmak amacıyla Türkiye’nin kendi enerjisini üretmek için adım atan ilk banka olmuştuk. Bu amaçla projesine başladığımız güneş enerjisi santralimiz, geçtiğimiz ay tamamlandı. Kurduğumuz güneş enerjisi santrali ile yeşil enerji üretmeye başlıyoruz, böylece harcadığımız enerjiyi artık kendimiz imal edeceğiz. Hedefimiz tüm enerji ihtiyacımızı yenilenebilir kaynaklardan sağlamak ve böylece önümüzdeki 10 yılda 15 bin ton karbon salınımını da engellemek” dedi.
Düzenli olarak karbon ayak izimizi ölçeceğiz
Karbon ayak izlerini ölçümlemek ve ortaya konan faydayı sürekli takip ederek iyileştirmek için de adım attıklarını sözlerine ekleyen Adaca, “Şirketlerin karbon emisyonlarını yönetmelerine yardımcı olan Captanomy ile kurduğumuz iş birliği çerçevesinde, tüm tüketimimize göre düzenli olarak karbon ayak izimizi ölçeceğiz. GES projemizin devreye girmesiyle ortaya çıkacak farkı gözlemleyip, bu alandaki aksiyonlarımızı daha ileriye taşımanın yollarını arayacağız” şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Aktif Bank Türkiye’de tüm enerji ihtiyacını kendi GES tesisi ile karşılayan ilk banka olma adımını tamamladı: Aktif Bank GES tesisi üretime başlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>