?>
?>
Üsküdar Belediyesi, Ünalan Mahallesi’nde Kent Lokantası ve Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Ofisi açarak vatandaşlara yönelik hizmet ağını genişletiyor.
Açılış, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla 6 Mart Perşembe günü saat 18.45’te gerçekleştirilecek.
Üsküdar Belediyesi, ekonomik zorluklar karşısında vatandaşlara destek olmak amacıyla hayata geçirdiği Kent Lokantaları projesinin üçüncü şubesini Ünalan Mahallesinde hizmete açacak.
64 kişilik kapasiteye sahip lokantada 10 personel görev yapacak. Vatandaşlar, 12.00 – 17.00 saatleri arasında sağlıklı, kaliteli ve uygun fiyatlı yemeklerden faydalanabilecek.
Ramazan ayı süresince ise vatandaşlar iftar saatinde 40 TL’lik iftar menüsüyle oruçlarını açabilecek.
Üsküdar Belediyesi tarafından 18 Kasım’da açılışı gerçekleştirilen Yavuztürk Mahallesi Kent Lokantası günlük 550 öğün, toplam 58 bin kişiye hizmet veriyor.
Yine 25 Aralık’ta açılan Burhaniye Mahallesi Kent Lokantası ise günlük 400 öğün, toplam 27 bin 600 kişiye hizmet vermeyi sürdürüyor.
Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Ofislerine bir yenisi daha ekleniyor
Öte yandan, Üsküdar Belediyesi, kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşlara rehberlik etmek amacıyla oluşturduğu Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Ofislerinin sayısını artırmaya devam ediyor.
“Üsküdar Yenileniyor” projesi kapsamında, Bahçelievler ve Yavuztürk mahallelerinden sonra Ünalan Mahallesi de bu hizmetten yararlanacak.
Ünalan’da açılacak yeni ofis, riskli yapı stokunun depreme dayanıklı hale getirilmesi sürecini çok daha etkin hale getirecek.
Üsküdar Belediyesi’nin dönüşümde öncü olacağı bu süreçte, güvenli, hızlı ve uygun maliyetli bir dönüşüm sürecinin yürütülmesi hedefleniyor.
Belediye, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla, mahalle ölçeğinden bireysel yapı dönüşümüne kadar geniş kapsamlı çözümler üretmeye devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekrem İmamoğlu ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla Ünalan’da Yeni Kent Lokantası ve Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Ofisini Açıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
FACİADA HAYATINI KAYBEDENLER YÂD EDİLDİ
Büyük felaketin 67. yıldönümünde 1 Mart Üsküdar Şehitliği’nde düzenlenen program, çelenk sunumu ile başladı. Törene Gölcül Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, siyasi parti temsilcileri, STK’lar, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
ÜSKÜDAR VAPURU FACİASI ŞEHİTLERİMİZİ ANIYORUZ
Törende konuşan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “İlçemizin tarihinde; 4 Nisan 1953 Dumlupınar Denizaltısı Faciası, 1 Mart 1958 Üsküdar Vapuru Faciası ve 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi kalplerimizde derin izler bırakan acı hâtıralardır. 1 Mart 1958 kalplerimizde burukluk oluşturan, tahsil gören bir nesli yitirdiğimiz, bizleri derin bir üzüntüye boğan bir tarihtir. Kahramanmaraş merkezli depremde ve 17 Ağustos 1999 depreminde ve diğer deprem felaketlerinde vefat eden vatandaşlarımıza ve Üsküdar faciasında hayatını kaybeden hemşehrilerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar diliyorum. Allah; ilçemizi ve memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin” dedi.
FACİADA HAYATINI KAYBEDENLER İÇİN DUALAR EDİLDİ
Protokol konuşmalarının ardından Kuran-ı Kerim tilaveti ile devam eden programda hayatını kaybedenler için dualar edildi. Anma etkinliğinin sonunda Vali Yardımcısı Ada, Başkan Sezer ile beraberindeki protokol, şehit mezarlarına çiçekler bıraktılar. Programın kapsamında daha sonra ise Tevfik Hoca Camisi’nde Mevlid-i Şerif okunarak bir kez daha dualar edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
1 Mart Üsküdar Vapur faciasında şehit olan 392 kişi, büyük felaketin 67. yılında Gölcük’te düzenlenen anma töreninde bir kez daha hüzünle yâd edildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ölümcül sivil deniz kazası olan Üsküdar Vapuru faciasının acısı; aradan geçen yıllara rağmen Kocaeli’de tazeliğini korumaya devam ediyor. 1 Mart 1958 tarihinde İzmit-Gölcük seferini yaptığı sırada şiddetli rüzgâr sebebiyle Derince açıklarında batan Üsküdar Vapuru’nda hayatlarını kaybeden 392 kişi, Gölcük Belediyesi’nin düzenleyeceği programda dualarla anılacak.
FACİADA HAYATINI KAYBEDENLER YÂD ECİLECEK
Büyük felaketin 67. yıldönümünde faciada hayatını kaybedenleri büyük bir hüzünle yâd etmek adına Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenecek program, 1 Mart Üsküdar Şehitliği’nde saat 12.00’da başlayacak. Çelenk sunumu ile başlayacak program, protokol konuşmalarının ardından Kuran-ı Kerim tilaveti ile devam ederek hayatını kaybedenler için dualar edilecek. Programın devamında saat 13.45’de de Tevfik Hoca Camisi’nde Mevlid-i Şerif de okunacak.
BAŞKAN SEZER RAHMET DİLEDİ
Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer yaptığı açıklamada: “1 Mart tarihi kalplerimizde burukluk oluşturan, hepimizi üzüntüye boğan bir gündür. Bundan 67 yıl önce yaşanan Üsküdar Vapuru faciasında hayatını kaybeden şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar dilerim” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Vapuru Faciası Şehitleri Gölcük’te Dualarla Anılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ekip, ODTÜ’de düzenlenen TÜBİTAK 3. Ay ve Bilim Misyonu Takım ve Çalışma Toplantısı’na katılarak uzay araştırmaları alanındaki en güncel gelişmeleri yakından takip etti.
BİOROVER projesi, Ay yüzeyinde su ve besin tespiti için biyosensörlerin kullanımını sağlayarak Ay’daki yaşam destek sistemlerinin oluşturulmasında kritik bir rol oynuyor.
Türkiye’nin ilk Ay misyonuna yönelik bilimsel ve teknolojik hazırlıklar hızla devam ederken, Üsküdar Üniversitesi Transgenik Hücre Teknolojileri ve Epigenetik Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER)- BİOROVER ekibi de bu önemli projede yer alıyor.
TRGENMER – BİOROVER Ekip, ODTÜ’de düzenlenen TÜBİTAK 3. Ay ve Bilim Misyonu Takım ve Çalışma Toplantısı’na katılarak uzay araştırmaları alanındaki en güncel gelişmeleri yakından takip etti. Toplantı, Türkiye’nin Ay misyonuna yönelik bilimsel planlamaların ele alındığı, yeni teknolojilerin tartışıldığı ve uzay araştırmalarına dair güncel gelişmelerin paylaşıldığı önemli bir platform oldu. ODTÜ’de düzenlenen bu etkinlikte, uzay bilimi ve mühendislik alanındaki yenilikler, Ay yüzeyinde gerçekleştirilecek deneylerin detayları ve projelerin mevcut durumları hakkında sunumlar yapıldı.
Ekip, Ay misyonu kapsamındaki en güncel gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla katıldı
BİOROVER ekibi, uzay araştırmaları alanında çalışan bilim insanları ve mühendislerin aktardığı bilgileri dinlemek ve Ay misyonu kapsamındaki en güncel gelişmeleri yakından takip etmek amacıyla katıldı.
Ay’a yönelik bilimsel misyonlar, uzay ortamının insan sağlığı, biyoteknoloji ve biyolojik sistemler üzerindeki etkilerini anlamak açısından büyük önem taşıyor. BİOROVER ekibi de bu kapsamda, farklı araştırma ekiplerinin yürüttüğü projeleri inceleme ve gelecekte yapılabilecek biyoteknoloji tabanlı çalışmalara dair önemli bilgiler edinme fırsatı buldu.
Toplantıda ele alınan başlıca konular
Etkinlik boyunca Ay misyonuyla ilgili pek çok kritik konu ele alındı. Bunlar arasında uzayda gerçekleştirilecek deneylerin planlaması, Ay yüzeyinde kullanılacak yeni teknolojiler, bilim misyonlarının lojistiği ve Türkiye’nin uzay alanındaki hedefleri yer aldı.
Uzay araştırmaları alanında uzman akademisyenler ve mühendisler tarafından yapılan sunumlarda, Ay yüzeyinde gerçekleştirilmesi planlanan deneylerin içeriği, araştırma metodolojileri ve bu projelerin bilim dünyasına nasıl katkı sağlayacağı detaylı bir şekilde ele alındı. Ayrıca, uzay misyonlarının uzun vadeli etkileri ve sürdürülebilir uzay araştırmaları konusunda önemli tartışmalar yürütüldü.
Proje, Ay’da yaşam destek sistemlerinin oluşturulmasında kritik rol oynayacak
BİOROVER projesi, Ay yüzeyinde su ve besin tespiti için biyosensörlerin kullanımını sağlayarak Ay’daki yaşam destek sistemlerinin oluşturulmasında kritik bir rol oynuyor. Ay regolitinde su tespiti için geliştirilen biyosensörler, Ay yüzeyindeki toprak örneklerinde suyun varlığını yüksek hassasiyetle algılayarak, Ay’daki su kaynaklarının izlenmesine olanak tanıyacak. Bu, gelecekteki Ay görevleri için yerinde kaynak kullanımı (ISRU) stratejilerini destekleyecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin ilk Ay misyonu, sadece bilimsel açıdan değil, aynı zamanda uzay teknolojileri alanında yetkinlik kazanılması açısından da büyük bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu misyon, Türkiye’nin uzay araştırmalarında bağımsız bir aktör olmasını sağlayacak bilimsel ve teknolojik çalışmaların hız kazanmasını hedefliyor.
TÜBİTAK UZAY tarafından yürütülen bu çalışmalar kapsamında, Türkiye’nin uzay alanındaki yetkinliğini arttırmayı amaçlayan bilimsel projeler büyük bir titizlikle yürütülüyor. ODTÜ’de gerçekleşen bu toplantı da uzay araştırmalarına ilgi duyan bilim insanları ve mühendisler için önemli bir bilgi alışverişi ortamı sağladı.
BİOROVER ekibinin gelecek planları
Üsküdar Üniversitesi TRGENMER- BİOROVER ekibi Transgenik Hücre Teknolojileri ve Epigenetik Uygulama ve Araştırma Merkezi (TRGENMER) Müdürü ve MESSAGE (Microgravity Associated Genetics) deneyi Proje Yöneticisi Dr. Öğr. Üyesi Cihan Taştan liderliğinde Hümeyra Çetinkaya, İpek Kayrancıoğlu, Beyza Aydın’dan oluşuyor.
BİOROVER, TÜBİTAK 3. Ay ve Bilim Misyonu toplantısından edindiği bilgileri değerlendirerek gelecekteki çalışmalarına yön verecek. Ay misyonuyla ilgili gelişmeleri takip eden ekip, biyoteknoloji ve uzay araştırmalarının kesiştiği alanlarda yeni çalışmalar yürütmeyi hedefliyor.
Elde edilen bilgiler ışığında, Ay yüzeyinde yapılabilecek biyolojik deneylerin tasarlanması ve uzay biyoteknolojisi alanında Türkiye’nin katkı sağlayabileceği araştırma konularının belirlenmesi adına yeni adımlar atılması planlanıyor. Bu kapsamda, gelecekteki uzay misyonlarında biyoteknolojik sistemlerin nasıl entegre edilebileceği konusunda çeşitli çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.
Ekip, uzay çalışmalarıyla ilgili araştırmalara katkıda bulunmayı sürdürecek
TÜBİTAK 3. Ay ve Bilim Misyonu Takım ve Çalışma Toplantısı, bilim insanları için büyük bir etkileşim ve öğrenme fırsatı sundu.
BİOROVER ekibi de bu etkinlikte kazandığı bilgiler ve deneyimlerle, uzay biyoteknolojisi alanında yeni projelere katkı sağlamayı amaçlıyor. Türkiye’nin ilk Ay misyonuna bilimsel destek sunmanın heyecanını taşıyan ekip, uzay çalışmalarını yakından takip ederek gelecekteki araştırmalara katkıda bulunmayı sürdürecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Üniversitesi’nden BİOROVER ekibi, Türkiye’nin ilk ay misyonunda yer alıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’de toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmak amacıyla 2025 yılı “Aile Yılı” ilan edildi. Üsküdar Üniversitesi ve NPİSTANBUL Hastanesi Aile Çalışma Grubu’nun 5 yıl önce yayımladığı 10 maddelik “Aile Manifestosu,” bu özel yılda yeniden dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi’nin “Aile Manifestosu”, aile kurumunun yalnız bireylerin değil, tüm toplumun geleceği için ne kadar kritik olduğunu gözler önüne seriyor.
“Aile Yılı,” bireylerin ve toplumsal aktörlerin bu konuda bilinçlenmesi için önemli bir fırsat sunuyor.
Aile kurumunun devamlılığı tehlikede!
Aile yapısının korunması için hem bireylere hem de topluma önemli mesajlar içeren manifestonun ilk maddesi “aile kurumunun devamlılığı tehlikede” olduğuna işaret ederek, “Aile kurumunun devamlılığının küresel olarak yüzde 50 oranının altında başarısızlığa uğradığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Bunun bir tehlike olduğunu düşünüyoruz. Ailenin ‘geleneksel bir dayatma’ olduğunu kutsal olanın birey olduğunu savunan akımlara karşı, kanıtlara dayalı beyanımızı açıklamak zorundayız.” ifadesine yer veriyor.
Aile, insanlığın temel ihtiyaçlarına cevap veriyor!
Manifesto;
“Aile kurumu insanoğlunun toplumsallaşma sürecinde, evrimsel psikolojinin öngördüğü bir tekâmül ve çok önemli bir keşif olduğunu, eşleşmenin biyolojik ve ilkel, evliliğin psikolojik ve kültürel olduğunu, gelişmişlik düzeyi ile ilgili olduğunu”,
“Ailenin insanoğlunun, Maslov’un Psikososyal İhtiyaçlar hiyerarşisinde belirtildiği gibi ‘Güvenli yaşama, duygusal paylaşım ve sosyal destek ihtiyacı’na cevap veren en temel kurum, yapıtaşı özellikte olduğunu” dile getirerek, “Nörobilimin ve Mutluluk Biliminin (Pozitif Psikoloji) kanıtladığı gibi insanın ilişkisel bir varlık olduğu yalnız yaşamaya göre programlanmadığı bu nedenle “anahtar kavram iş birliği” ortamının onun yararına olduğunu” vurguluyor.
5S ve 1M: Aile değerlerini anlatan formül
“Aile içinde ilişki yönetiminin rekabet odaklı değil tamamlayıcı odaklı olması gerektiği”, “İnsanın yalnızlaşmasının modernizmin kâbusu olmasında en önemli nedenlerinden birisinin aile bağlarının zayıflaması olduğunu, zihinsel dönüşüm olmadan sosyal dönüşümün olamayacağı” ifade edilen manifestoda, “Aile değerlerini en kısa anlatan 5 S, 1 M (Sevgi, Saygı, Sadakat, Sabır, Samimiyet ve Manevi Birikimler) kavramların güçlendirilmesine özen gösterilmesi gerektiği” kaydedildi.
Geç değil, ortak akılla harekete geçilmeli!
“Bir çocuğun en büyük şansının huzurlu, güven verici ve ortak amaçları olan bir ailede büyümesi olduğuna” dikkat çekilen manifestoda, “Eğer gerekli önlemler alınmazsa toplumda suç, şiddet, bağımlılık, ruhsal hastalıklarda artışın kaçınılmaz olacağı, çekirdek olarak dinamik ailenin dinamik toplum olduğu” ve “Her şeye rağmen geç kalınmadığı ivedilikle kısa orta ve uzun vadeli planlarla gidişin düzeltilebileceği, bunun için sadece devletin değil bireyler ve STK’ların ortak akıl oluşturması gerektiği” ne vurgu yapıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Üniversitesi’nden 2025 “Aile Yılı” nda “Aile Manifestosu” hatırlatması! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>“Bizim köklerimizde var olan sanatın çok güzel yorumlarıyla karşılaşacağız. Kendisini reddeden gelişemez, birlik ve bütünlük olamaz. O yüzden geçmişimize, bizim olana sahip çıkmaya devam edeceğiz”
Küratörlüğünü Belkıs Kamut Aktürk’ün yaptığı, sanatçı Muhammet Mağ’ın Onion-Nun “n böldü” adlı çağdaş hat sergisi Üsküdar’da açıldı.
Nevmekan Sahil’de düzenlenen serginin açılışına Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Üsküdar Müftüsü İbrahim Yavuz, Üsküdar belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve davetliler katıldı.
Geleneksel Türk sanatı olan hat sanatını modern plastik sanatlarla bir araya getirerek sıra dışı bir deneyim sunan sergide, minimalizmin “Az çoktur” felsefesinden yola çıkan eserler, beyaz rengin farklı tonları, dokunsal etkiler ve sade biçimlerle izleyiciyi derin bir görsel ve düşünsel yolculuğa çıkarıyor.
Eserlerde kullanılan erken dönem “Kufi” yazısı, asimetrik hat formları ve katman katman işlenmiş detaylar, koleksiyonu benzersiz kılan unsurlar arasında yer alıyor.
“n böldü” koleksiyonu, Türk sanatının köklü geleneğini korurken, onu modern bir estetikle yeniden yorumluyor.
Serginin açılışında konuşan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, sanatçıların eserlerinde çok şey anlattıklarını, sanatın en güçlü tarafının sayfalarca yazıya dökülse bile anlatılamayacak, cümlelerle ifade edilemeyecek şeyin eserde anlatılabilmesi olduğunu aktardı.
Eserlerin incelendiğinde ‘Birlik’ düşüncesi belireceğini belirten Dedetaş, “Türk ve İslam sanatı, bizim köklerimizde var olan sanatın bugün çok güzel yorumlarıyla karşılaşacağız. Kendisini reddeden gelişemez, birlik ve bütünlük olamaz. O yüzden geçmişimize, bizim olana sahip çıkmaya devam edeceğiz. Burada birleşmeye devam edeceğiz.” dedi.
“Kendimizle, kimliğimizle, bu topraklarla, geçmişimizle övünmemiz gerektiğini düşünüyorum”
“Genelde birbirimizi eleştirmeyi çok seviyoruz.” diyen Dedetaş, “Bazı şeyleri bu toprak insanı olarak yaptığımızda hemen bir ötekini çok kolay eleştiriyoruz. İyi anlamda eleştireceğiz tabii; ama yermekten vazgeçmemiz gerektiğini düşünüyorum. Kendimizle, kimliğimizle, bu topraklarla, geçmişimizle övünmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çok kıymetli sanatlarımız, sanatçılarımız var.” ifadelerini kullandı.
Dedetaş, şöyle devam etti:
““Az çoktur” diyor sanatçımız. Çok kıymetli bir söz. İki şeyden meydana geliyoruz; madde ve mana. Bir madde üzerinde, eser üzerinde manayı göreceğiz hep birlikte. Doldurmamız gereken tarafı göreceğiz. Madde vücudumuz gibi, sahip olduğumuz her şey gibi gelip geçici. Mana kalıcı. Benim için de hayatın iki özeti var; biri aşk, biri sanat. Aşkı iki türlü yorumlayabilirsiniz; sevdiğinize ve yüce olana. Öbür tarafta sanatın pek bir yorumu yok. Hayatı anlamlı kılan, manayı veren şey aslında sanatın ta kendisi. O yüzden sanatçımıza, Belkıs Hanım’a çok teşekkür ediyorum. Hüsn-ü Hat sadece güzel yazı değil manayı arayan da bir tarafı var. O yüzden bugün dolacağımız mana ile ben de çok mutluyum.”
“Çok engin, çok derin bir kültüre, tarihi birikime sahibiz”
Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı da Üsküdar’ı tanımlarken İstanbul’un kalbi, gözbebeği, merkezi, Boğazın incisi ve aynı zamanda ilçenin ilim irfan yurdu, tarih kenti, sanat şehri olarak nitelendirdiklerini belirtti.
İlçeyi asla bir sanayi kenti olarak nitelendiremeyeceklerini söyleyen Yazıcı, “Herhangi bir sanayi ve fabrika yok. Çok engin, çok derin bir kültüre, tarihi birikime sahibiz. Üsküdar’ımızı fethi gören şehir olarak adlandırırız. Bin yıllık kadim geleneğimiz, kültürümüz ve tarihimiz var. Hat sanatı da bizim geleneksel Türk sanatlarımızdan, el sanatlarımızdan bir tanesi. Üsküdar’ımızda hat sanatçısı, yazar, şair yetiştirmiş olan bir ilçemiz. Bu tür sergileri önemsiyoruz. Ben sanatçılarımızı kutluyorum. Kıymetli belediye başkanımızı hem sanata hem de tarihe verdiği önemden dolayı kutluyorum.” diye konuştu.
Muhammet Mağ da sergide görülecek “Nun harfi”nin bir şifre değil, görünmeyeni ve kuşatıcı birliği ifade eden bir sembol olduğunu söyleyerek, “Nun geldiği kelimeyi tekilden alıp çoğul hale getirir, biz bilincine gönderme vardır. Bizler de bu sergide ‘n böldü’ derken bizlik bilincinin şu dönemlerde aşırı ihtiyacımız olan o duygusal alana sanatçı olarak gönderme yapıyoruz. Sanatçılar olarak konuşmayı beceremeyiz, eserlerimizle anlatırız. Bizlik bilincine hep beraber, Sayın Üsküdar belediye Başkanımız Sinem Dedetaş Hanımefendi’nin ev sahipliğinde bu felsefeyi, ihtiyaç duyduğumuz duyguyu önemli olanın değerli olanla yer değiştirdiği sosyolojik ortamda, değerli olana da bir gönderme yaparak hepinize hoş geldiniz diyorum.” şeklinde konuştu.
Belkıs Kamut Aktürk de Üsküdar için yapabileceği her şeyi yapmak istediğini ve en iyi sanat alanıyla yapabileceğini düşündüğünü kaydederek, hat sanatının Türk sanatı olduğunu dile getirdi.
Aktürk, “Hat demek nokta demek, noktaların birleşmesinden çizgiler, harfler, kelimeler, cümleler kuruluyor. Biz bugün o cümlelerin en güzellerini kurmak için buradayız.” dedi.
Konuşmaların ardından Başkan Dedetaş, Kaymakam Yazıcı ve diğer katılımcılar kurdele keserek serginin açılışını yaptı.
Eserleri tek tek inceleyen ve hakların bilgi alan Dedetaş ve Yazıcı, hatıra fotoğrafı da çektirdi.
Sergi 9 Şubat Pazar gününe kadar 11.00 ile 20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın Katılımıyla Sanatçı Muhammet Mağ’ın Onion-Nun “N Böldü” Çağdaş Hat Sergisi Üsküdar’da Açıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş ev sahipliğinde düzenlenen törene, Başkan Yardımcısı Filiz Deveci, Teknik Koordinatör Nazım Akkoyunlu ve TMMOB Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı Ezgi Kılıç ve diğer ilgililer katıldı.
4 Mayıs 2018 tarihli Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği kapsamında hayata geçirilen protokol, yeni binalarda tescil öncesi kontrollerin yapılmasını ve mevcut asansörlerin yılda en az bir kez denetlenmesini öngörüyor. Bu sayede asansörlerin can ve mal güvenliği açısından güvenli kullanımı hedefleniyor.
Protokol, 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girecek ve 31 Aralık 2029’a kadar geçerli olacak. Bu işbirliğiyle, Üsküdar’daki asansörlerin periyodik kontrolleri daha sistematik ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilecek.
Anlaşma, Üsküdar Belediyesi’nin ilçe sakinlerinin güvenliğini ön planda tutma kararlılığını ve TMMOB Makine Mühendisleri Odası’nın teknik bilgi birikimini bir araya getirerek önemli bir örnek oluşturuyor.
Protokol, Türk Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK) tarafından akredite edilen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yetkilendirilen TMMOB Makine Mühendisleri Odası Asansör Kontrol Merkezi ile imzalandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Belediyesi TMMOB ile Asansör Kontrol Protokolü İmzaladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>7 bölge 22 şehirde 761 erkekle görüşülerek gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması”, evli erkeklerin yüzde 79’u kendini ‘mutlu ve güvenli’ hissettiğini söylüyor. Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun olduğunu ifade ediyor. Evlilik ve aile konusunda da katılımcıların yüzde 79’u ‘Evlilik kutsaldır’, yüzde 93’ü de ‘Aile kutsaldır’ görüşünü paylaştı.
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak:
“Türkiye’de aile, evlilik çocuk gibi değerler kutsal. Erkekler düşünüldüğü gibi ‘Bekarlık sultanlıktır’ demiyor. Erkekler hala aile babası olmayı, iyi evlilikler kurmayı istiyorlar.”
Prof. Dr. Barış Erdoğan:
“Kadın erkek ilişkilerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Kral erkekten, azarlanan erkeğe geldik… Herkes eski sistemin avantajlı konumunu korumak istiyor. Ama yeni duruma göre de pozisyon almak istiyor.”
Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah:
“Stres konusunda bütün erkeklerin fikir birliğine vardığı görülüyor. Erkekler ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.”
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) ile Method Research Company tarafından gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” sonuçları Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşke Senato Salonu’nda 18 Aralık 2024 Çarşamba günü düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaşıldı.
Türkiye’de erkeklerin profilini ortaya koyma amacıyla, Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ve Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah öncülüğünde Türkiye genelinde kapsamlı ilk erkek araştırması gerçekleştirildi.
Basın toplantısında Üsküdar Üniversitesi İTBF Dekanı Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak ile Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah birer konuşma yaptı.
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak: “Erkeklerin temel rolü hasar aldı”
Bir araştırmalar dizisi yapıldığını ve erkeklerin temel toplumsal rolünün irdelendiğini dile getiren Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Depremin ardından toplumsal roller açısından bakıldığında erkeklerin çok ihmal edildiğini, temel rollerini kaybedenlerin erkekler olduğunu düşündük. Erkeklerin temel toplumsal rolü olan evine ekmek götürmek ve ailesini güvende tutmak gibi temel rolünün hasar aldığını gördük.” dedi.
Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Türkiye’de aile, evlilik çocuk gibi değerler kutsal. Erkekler düşünüldüğü gibi ‘Bekarlık sultanlıktır’ demiyor. Erkekler hala aile babası olmayı, iyi evlilikler kurmayı istiyorlar. Onları strese sokan temel neden de kendileriyle ilgili mesele değil aileleriyle ilgili sorumlulukları yerine getirememe konusu. Mutlu olmaya meyilliler, hallerinden memnuniyetsiz değiller ama şikâyet etmeyi seviyorlar. Erkekler muhafazakârlar.” diye konuştu.
Prof. Dr. Kaynak: “Erkekleri tanımadan rehabilite edici tedavi uygulanamaz”
Erkekleri tanımadan, erkeklerin dünyasını bilmeden toplum için rehabilite edici bir tedavi uygulanamayacağını kaydeden Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “İçinden geçtiğimiz dönemin birkaç problemi var. Bir uygarlık dönüşümü yaşanıyor. Bunun yarattığı kitleler üzerinde sosyolojik baskı ve psikolojik baskı var. Türkiye’nin içinden geçtiği uzun yıllar teröre maruziyet, darbeler, ekonomik koşullar gibi çok ciddi problemler var. Deprem, sel gibi doğal afetlere maruz kalmış bir toplumuz. Bunların büyük bit çoğunluğu travma sonrası stres bozukluğu yaratıyor. Travma sonrası büyüme diye bir konu da var. Travma sonrası büyümek için belli bir takım stratejik kararlar almak ve onlara uygun taktikler geliştirmek lazım.” şeklinde konuştu.
Erkeklerin ihmali, kadın sorunlarını mı büyütüyor?
Toplumda erkeklerin ihmal edilmişliklerinin, yeterli araştırmaların olmamasının kadın sorunlarını büyüten bir faktör olduğunu da dile getiren Prof. Dr. Deniz Ülke Kaynak, “Esas problemimizin buradan kaynaklandığını düşünüyoruz.” dedi.
Prof. Dr. Barış Erdoğan: “Kral erkekten, azarlanan erkeğe geldik”
Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, değişen dünyada erkeklerin de değiştiğini ve onların da birçok sorunla karşı karşıya olduğunu ifade ederek, eskiden erkeğin evinde kendini şatosunun kralı gibi hissettiğini, “Şimdi evine gelen erkek yemek yapmak, bulaşığı yıkamak zorunda kalıyor hatta bu işi iyi yapmadığı için eşi tarafından azarlanıyor. Yani kral erkekten azarlanan erkeğe geldik” diye konuştu.
Prof. Dr. Barış Erdoğan, erkeklerin “bize ne oluyor” diye düşündüğünü de dile getirerek, “Yıllardır ataerkil düzen içinde erkek sürekli pohpohlanmış, sürekli sen güçlüsün, istediğini yaparsından bir anda erkeklik krizine gelindi. Erkeklik krizi sadece ev içinde değil sokakta ve toplumsal hayatta da var. Erkeği anlamak lazım. İçindeki öfkeyi anlamak lazım. Sempati değil ama empati yapmak lazım. Son yıllarda Türkiye’de de dünyada da gitgide artan şiddet eğiliminin arkasında da bunlar var.” dedi.
“Kadın-Erkek ilişkisinde kartlar yeniden dağıtılıyor…”
Erkeklerin eskiye özleminin olduğunu da kaydeden Prof. Dr. Barış Erdoğan, “Kadın erkek ilişkilerinde kartlar yeniden dağıtılıyor. Herkes eski sistemin avantajlı konumunu hem korumak istiyor. Ama yeni duruma göre de pozisyon almak istiyor. Kadınlar eski sistemdeki erkek tarafından maddi manevi güvenceye alınmak istiyor. Ama diğer taraftan özgürlüğünü talep ediyor. Herkes eski sistemin avantajını istiyor ama özgürlükleri de vermek istemiyor. Bu da belli bir çatışma alanı oluşmasına neden oluyor.” şeklinde konuştu.
Esengül Berişah: “Erkeklerin ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.”
Method Research Company Genel Müdür Yardımcısı Esengül Berişah, araştırma sonuçlarını açıkladı.
Esengül Berişah, “Araştırmada Marmara Bölgesi daha realist olarak gözüküyor. Eğitim düzeyi, farkındalık ve analiz etmenin yorumlamanın daha gerçekçi olduğu görülüyor. Stres konusunda bütün erkeklerin fikir birliğine vardığı görülüyor. Erkeklerin ev ve iş hayatında stresli olduklarını görüyoruz.” dedi.
Araştırmanın ikinci aşamasında kadınlara da aynı soruların sorulacağını dile getiren Berişah, güzel bir çalışmanın ortaya çıkacağını söyledi.
Araştırmaya 7 bölge 22 şehirden 761 erkek katıldı
7 bölge 22 şehirde 761 erkekle görüşülerek gerçekleştirilen “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” temizlik ve hijyen, bedensel sağlık, psikoloji, cinsel hayat, evlilik ve aile değerlerine bakış konularında ilgi çekici sonuçlar ortaya koydu.
Katılımcıların yüzde 60’ı evli, yüzde 40’ı bekar olan araştırmada, katılımcıların yüzde 32’si yüksek eğitim, yüzde 45’i orta eğitim, yüzde 23’ü de düşük eğitim seviyesinde.
Erkeklerin yüzde 70’i kendi kişisel bakım ve hijyenini yeterli buldu!
Temizlik ve hijyen başlıklı bölümünde ‘Türk erkeğine göre toplumların kişisel bakım / hijyen algısı nasıldır?’ sorusuna erkeklerin yüzde 49’u ‘batı toplumlarındaki erkeklerin kişisel bakım ve hijyenini yeterli’ bulurken, erkeklerin yüzde 42’si ‘Türkiye’deki erkeklerin kişisel bakım ve hijyenini yeterli buldu. Erkeklerin yüzde 27’sinin ‘doğu toplumlarındaki erkeklerin’ kişisel bakım ve hijyenini yeterli bulmadığı görüldü.
Araştırmada erkeklerin yüzde 70’i kendi kişisel bakım ve hijyenini yeterli bulurken, günde ortalama 7 kez ellerini yıkadıklarını, haftada ortalama 2 kez tıraş olduklarını ve günde ortalama 1 kez dişlerini fırçaladıklarını, haftada ortalama 4 kez deodorant kullandıklarını, haftada ortalama 5 kez duş aldıklarını ve haftada ortalama 5 kez parfüm kullandıklarını belirtti.
Yüzde 78’i kendini sağlıklı hissediyor…
Araştırmaya katılan erkeklerin; yüzde 78’i sağlıklı, yüzde 11’i bazen sağlıklı, yüzde 11’i ise sağlıklı hissetmediklerini dile getirdi.
Sağlıklı hissetme nedenlerine bakıldığında yüzde 25 hastalığım yok, yüzde 21 sağlıklı besleniyorum, yüzde 21 spor yapıyorum, yüzde 15 hasta olmuyorum gibi yanıtlar verilirken, sağlıksız hissetme nedenlerinin başında da yüzde 51 oranında hastalığım var yanıtı verildi. Erkeklerin yüzde 24’ü kronik bir hastalığı olduğunu belirtti.
Haftalık olarak alışkanlıkların da incelendiği araştırmada, atıştırmalık tüketme 4,8 kez, sigara kullanımı 5,7 paket ve alkol kullanımı 2,1 kez olarak ifade edildi. Alkol hiç içmeyen yüzde 69, sigara hiç içmeyen de yüzde 51 olarak belirlendi.
Evli erkeklerin yüzde 79’u mutlu ve güvenli hissediyor
Erkeklerin; evde ve işte hissettiklerinin de irdelendiği araştırmada katılımcıların yüzde 81’i evde, yüzde 59’u işte sevgi hissettiğini, yüzde 79’u evde yüzde 59’u da işte mutlu olduğunu söylerken, yüzde 85’i evde yüzde 67’si de işte güvenli hissettiğini kaydetti.
Erkeklerin yüzde 35’i ‘evin reisi benim’, yüzde 28’i ‘Evdeki saygınlığım yüksektir’, yüzde 27’si ‘eşimle eşitiz’, yüzde 11’i de ‘Evde beni sayan yok’ diyor.
Erkeklerin aşkta hissettiklerine bakıldığında; evli erkeklerin yüzde 79’u mutlu ve güvenli, bekar erkeklerin de yüzde 55’i sakin, yüzde 48’i de güçlü hissettiği dile getirildi.
Erkeklerin yüzde 41’i, işte saygınlığım var
Araştırmada, erkeklerin çalışma durumu da ele alındı. Buna göre, araştırmaya katılanların yüzde 70’i sadece çalışıyor. Ortalama iş değiştirme adedi de 4 olarak belirlendi. Erkeklerin işteki rolüne bakıldığında da yüzde 41’i ‘saygınlığım var’, yüzde 24’ü ‘yöneticiyim’, yüzde 15 ‘Fikir alırlar’ ve yüzde 5’i de ‘varlığım belirsin’ yanıtını verdi.
2 erkekten 1’i aşk ortamındaki rolünü “Karşılıklı sevgi ve bağlılık” olarak tanımlıyor…
‘Aşk ortamındaki rolünüzü en iyi tanımlayan ifade?’ sorusuna da katılımcıların yüzde 51’i ‘Karşılıklı sevgi ve bağlılık’, yüzde 16’ı ‘Ben daha çok seviyorum’, yüzde 8’i ‘alışkanlık’, yüzde 6’sı ‘Karşı taraf daha çok seviyor’ ve yüzde 3’ü de ‘Birbirimizi sevmiyoruz’ şeklinde yanıt verdi.
Erkekler hayatları boyunca ortalama 5 ciddi ilişki deneyimi yaşadıklarını belirtti
Araştırmanın ‘Cinsel hayat’ başlıklı bölümü de ilginç sonuçlar ortaya koydu. Erkeklerin bugüne kadar olan partner sayısına ilişkin bölümde; Erkekler hayatları boyunca ortalama 7 farklı partnerle birlikte olduklarını ve 5 ciddi ilişki deneyimi yaşadıklarını belirttiler.
Erkeklerin yüzde 78’i evlilik insan doğasına uygun diyor…
Evlilik insan doğasına uygun mu? sorusuna katılımcıların yüzde 78’i olumlu yanıt verirken, çok eşliliğe katılıyor musunuz? sorusuna da erkeklerin 7’si olumlu cevap verdi.
Yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun. Yüzde 7’si aldatıldığını düşünüyor!
Katılımcılar arasında “Evdeki kadın, çocuklarımın annesidir; Dışarıdaki kadın ise cinsel hayatımı devam ettirmemi sağlayan kişidir.” cümlesine katılanların oranı yüzde 16 olarak belirlendi.
Araştırmaya katılan erkeklerin yüzde 7’si aldatıldığını düşünüyor. Yine erkeklerin yüzde 64’ü cinsel hayatından memnun olduğunu ifade ediyor.
Katılımcıların evlilik biçimlerine bakıldığında ise yüzde 36’sı ‘evli değilim’, yüzde 32’si ‘Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler onayladı’, yüzde 23’ü ‘Görücü usulü’, yüzde 5’i ‘Kendi isteğimle, kaçarak evlendim’ ile yüzde 4’ü ‘Kendimiz tanıştık, anlaştık, aileler istememesine rağmen evlendik’ yanıtını verdi.
Araştırmaya katılanların evlilik hakkındaki düşüncelerinin de bazıları ilgi çekiyor. Onlar da şöyle; Yüzde 23’ü ‘Gerekli olduğunu düşünüyorum’, yüzde 20’si ‘Güzel’, yüzde 11’i ‘Mutluluk verdiğini düşünüyorum’.
Katılımcıların yüzde 93’ü ‘Aile kutsaldır’ diyor
Evlilik ve aile konusunda da katılımcıların yüzde 79’u ‘Evlilik kutsaldır’, yüzde 93’ü de ‘Aile kutsaldır’ görüşünü paylaştı.
Yüzde 30 oranında ‘Evlilik olmasa da çiftler birlikte yaşayabilir’, yüzde 17 oranında ‘Evlilik dışı çocuk sahibi olunabilir’, yüzde 6 oranında da ‘Aynı cinsiyetten bireyler evlenebilir’.
Katılımcıların yüzde 29’u ‘Sadece imam nikahı ile evlilik olabilir’, yüzde 26’sı da ‘Sadece imam nikahı ile çocuk sahibi olunabilir’ görüşünü dile getirdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Üniversitesi Erkekler ‘Bekarlık Sultanlık Demiyor’! “Erkeklerin Dünyası 2024 Araştırması” Sonuçları açıklandı! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar Belediyesi tarafından hizmete alınan “Yuvamız Üsküdar”ın resmi açılışı ile İcadiye’de yapılacak kreşin temel atma töreni İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın katılımıyla gerçekleşecek.
Üsküdar Belediyesi önünde 19 Aralık Perşembe günü saat 11.00’de gerçekleşecek törende İBB Başkanı İmamoğlu ve Üsküdar Belediye Başkanı Dedetaş vatandaşlara hitap edecek.
Resmi açılışı yapılacak Üsküdar Belediyesi’nin ilk kreşi “Yuvamız Üsküdar”, 36-69 ay aralığında yaş gruplarından oluşuyor. Aktif 80 öğrencinin kayıtlı olduğu kreşte, iki tane 3-4 yaş, bir tane 4-5 yaş ve bir tane 5-6 yaş sınıfları bulunuyor. Saat 08.00 ile 17.00 saatleri arasında hizmet veren kreşte, sınıflarda 2 öğretmen öğrencilere eğitim veriyor.
Öte yandan, İcadiye’de temeli atılacak kreşte ise Çocuk Gündüz Bakımevi, Kadın Destek Merkezi ve Çocuk Destek merkezi gibi alanlar yer alacak.
Kreş 60 çocuk kapasiteli olarak hizmete girecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ekrem İmamoğlu Katılımıyla Yuvamız Üsküdar Kreş Açılışı ve Temel Atma Töreni yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üsküdar Belediyesi tarafından sosyal belediyecilik anlayışıyla Selimiye ve Bereket aşevlerinin kapasitesi artırılarak daha fazla vatandaşa sıcak yemek desteği gerçekleştiriliyor.
Hijyenik koşullarda, uzman aşçılar tarafından pişirilip, özenle paketlenen yemekler, 6 adet dağıtım aracıyla ihtiyaç sahibi vatandaşların sofralarına sıcak bir dokunuş sağlanıyor.
Üsküdar Belediyesi aşevlerinde hafta içi her gün, iki öğünü karşılayacak şekilde 3 çeşit yemek hazırlanıyor. Bu yemekler, hijyenik koşullarda pişirilip paketlenerek, tek seferde vatandaşlara teslim ediliyor.
Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından yapılan sosyal incelemeler doğrultusunda, Üsküdarlı ihtiyaç sahibi kişiler titizlikle belirlenerek hizmetten faydalanıyor.
Haftanın 7 günü ücretsiz çorba dağıtımı
Selimiye ve Bereket aşevlerinin kapasitesini artıran belediye, günlük 5 bin 300 kişiye ikramda bulunuyor.
Aşevlerinde pişen yemekler, hafta içi 5 gün hazırlanıp paketlendikten sonra özel dağıtım ekipleri tarafından kapı kapı dolaşılarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.
İlçedeki kütüphanelerde ise öğrencilere haftanın 7 günü ücretsiz çorba servisi sağlanırken, Üsküdar sahilinde bulunan çorba evinde sabah 06.00 ile 08.00 saatleri arasında ücretsiz çorba ikramı yapılıyor.
Üsküdar Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla dayanışma ruhunu canlı tutarak ve ihtiyaç sahibi ailelere destek olarak, aynı zamanda komşuluk bağlarını ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor.
Detaylı bilgi için, 444 0 875 numaralı telefondan veya Üsküdar Belediyesi Hizmet Binası’nda bulunan Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nden başvuru yapılabilir.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Üsküdar Belediyesi Aşevlerinin Kapasitesini Artırarak Daha Fazla Vatandaşa Hizmet Sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>