?> ?> uyardı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Wed, 23 Apr 2025 18:59:57 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png uyardı arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 İBB Bilim Kurulu, Depremin Ardından Uyardı: İstanbul İçin Deprem Riski Ortadan Kalkmadı https://kocaelibasin.com.tr/ibb-bilim-kurulu-depremin-ardindan-uyardi-istanbul-icin-deprem-riski-ortadan-kalkmadi/ Wed, 23 Apr 2025 18:59:51 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ibb-bilim-kurulu-depremin-ardindan-uyardi-istanbul-icin-deprem-riski-ortadan-kalkmadi/ İBB Bilim Kurulu, kentte yaşanan depremler ve sonrasında oluşan panik haliyle ilgili açıklamalarda bulundu.

İBB Bilim Kurulu, Depremin Ardından Uyardı: İstanbul İçin Deprem Riski Ortadan Kalkmadı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İBB Bilim Kurulu, kentte yaşanan depremler ve sonrasında oluşan panik haliyle ilgili açıklamalarda bulundu. Bilim Kurulu adına açıklamayı okuyan Prof. Dr. Tarık Şengül, “Yaşanan 6.2 büyüklüğündeki deprem ve artçıları, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu deprem riskini ortadan kaldırmamıştır” dedi. Prof. Şengün, “Bu aşamada panik ve kaygıya kapılmadan, sadece yetkili çevrelerden gelen uyarıları dikkate alarak bilinçli davranmak vatandaşlarımız açısından son derece önemlidir. Sosyal medya ve benzeri mecralarda sorumsuzca yayılan spekülatif değerlendirmelere itibar edilmemelidir” uyarılarında bulundu. 

EYÜPSULTAN / İSTANBUL 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki Bilim Kurulu (Prof. Dr. Tarık Şengül, Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Prof. Dr. Eser Çaktı, Prof. Dr. Himmet Karaman, Prof. Dr. Ejder Akgün Yıldırım, Prof. Dr. Şerif Barış, Doç. Dr. Pelin Alpkökin), kentte yaşanan depremler ve sonrasında oluşan panik haliyle ilgili açıklamalarda bulundu. 19 Mart sivil darbesiyle özgürlüğü elinden alınan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na vekalet eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir’in de hazır bulunduğu açıklamayı, İBB Bilim Kurulu adına Prof. Dr. Tarık Şengül okudu. 

İBB BİLİM KURULU: “HASARLI BİNALARA GİRMEYİN”

Prof. Şengün tarafından okunan açıklama metninde, şu tespitler ve önerilerde bulunuldu:  

“İstanbul Silivri açıklarında meydana gelen, 6.2 büyüklüğündeki depremin hemen ardından İstanbul Deprem Bilim Kurulu, İBB AKOM tesislerinde bir araya gelerek konuyu değerlendirmiştir. Kurulumuz, bu erken aşamada ön bir değerlendirme yapmıştır. Konuya ilişkin daha geniş değerlendirmeler, önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bugün gerçekleştirilen toplantıda yapılan değerlendirmeler aşağıda yer almaktadır:

–           Bu aşamada panik ve kaygıya kapılmadan, sadece yetkili çevrelerden gelen uyarıları dikkate alarak bilinçli davranmak vatandaşlarımız açısından son derece önemlidir. Sosyal medya ve benzeri mecralarda sorumsuzca yayılan spekülatif değerlendirmelere itibar edilmemelidir.

–           Yaşanan 6.2 büyüklüğündeki deprem ve artçıları, İstanbul ve Marmara Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu deprem riskini ortadan kaldırmamıştır. Diğer yandan artçıların bir süre daha devam edeceğinin de bilinmesinde yarar vardır.

–           Deprem sonucu hasarlı hale gelen binalara girilmemesi ve yetkililerin bilgilendirilmesi önemlidir.

–           Depreme ilişkin yürütülen çalışmalarda, merkezi ve yerel yönetimlerin tüm ilgili birimlerinin eşgüdüm içinde çalışması etkili sonuçlar alabilmek açısından önemlidir. Benzer biçimde üniversitelerin ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katkıları da alınmalıdır.

–           Depremin yarattığı kaygıları en aza indirgemek ve spekülasyonların önüne geçmek üzere, yetkili kurumların düzenli aralıklarla kamuoyunu bilgilendirmesi de önemli olacaktır.

Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.”

İBB GENEL SEKRETERİ PROF. DEMİR: 

“628 ARAÇ VE 1000 PERSONELLE İTFAİYE, 225 ARAÇ VE 891 PERSONELİYLE DE ZABITA EKİPLERİMİZ GÖREVLERİNİN BAŞINDA”

İBB Genel Sekreteri Prof. Demir de kamuoyu ile şu bilgileri paylaştı: 

“Şu an itibariyle İBB’ye bağlı birimlerde 628 araç ve 1000 personelle itfaiye ekiplerimiz, 225 araç ve 891 personeliyle de zabıta ekiplerimiz sabaha kadar görevlerinin başında olacaklardır tüm İstanbul’u kapsayacak şekilde. Hiçbir hizmetimizde aksama yok. Kontroller devam ediyor. Ayrıca, sahada 2 bin kişilik destek personelimiz, 150 araçla kumanya ve su dağıtımına devam etmekte. İstanbulluların gurur duyduğu ‘İstanbul Senin’ uygulaması üzerinden toplanma yerlerimizi, Yeşil İstanbul’daki tuvaletlerimizi ve diğer hizmetlerimizi, anlık görebilmeleri, idari bilgilere oradan ulaşmaları mümkündür. İSKİ’de, İGDAŞ’ta, metrolarımızda, İETT’de hiçbir aksama yoktur. Kontroller devam etmektedir. İdaremiz ve şirketlerimiz bünyesindeki teknik personel sahadadır. Bir kısmı da AFAD koordinasyonunda sahaya gitmek için beklemektedir hasar tespiti için.”

 

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İBB Bilim Kurulu, Depremin Ardından Uyardı: İstanbul İçin Deprem Riski Ortadan Kalkmadı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ekrem İmamoğlu Bu Gece İçin Uyardı: Mümkün Olduğu Kadar Evinizden Çıkmayın, Toplu Taşıma Araçlarını Kullanın https://kocaelibasin.com.tr/ekrem-imamoglu-bu-gece-icin-uyardi-mumkun-oldugu-kadar-evinizden-cikmayin-toplu-tasima-araclarini-kullanin/ Sat, 22 Feb 2025 12:40:00 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ekrem-imamoglu-bu-gece-icin-uyardi-mumkun-oldugu-kadar-evinizden-cikmayin-toplu-tasima-araclarini-kullanin/ TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, karlı bir hafta sonuna hazırlanan İstanbulluları kış şartlarıyla mücadele konusunda AKOM’dan bilgilendirdi.

Ekrem İmamoğlu Bu Gece İçin Uyardı: Mümkün Olduğu Kadar Evinizden Çıkmayın, Toplu Taşıma Araçlarını Kullanın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, karlı bir hafta sonuna hazırlanan İstanbulluları kış şartlarıyla mücadele konusunda AKOM’dan bilgilendirdi.

Vatandaşların maksimum düzeyde gösterdiği iş birliği ve tüm kamu kurumlarının çalışmaları sayesinde İstanbul genelinde kapalı yol bulunmadığı bilgisini paylaşan İmamoğlu, “Cumartesi gecesi, yani bugünü yarına bağlayan gece, en sert soğuğun olduğu gece olarak tahmin edilmekte. Dolayısıyla buzlanma, aynı zamanda yarın sabah itibariyle de yoğun kar yağışı tahmin edilmekte. Bu kapsamda lütfen tedbirli olarak yola çıkmanızı ve mümkün olduğu kadar da çıkmamanızı, toplu taşıma araçlarınızı kullanmanızı tavsiye ediyoruz” dedi. 

 

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, karlı bir hafta sonuna hazırlanan İstanbulluları kış şartlarıyla mücadele konusunda AKOM’dan bilgilendirdi. Sözlerine “Vatandaşımıza, şu anda İstanbul’da göstermiş olduğu maksimum düzeyde iş birliği için teşekkür ediyorum” şeklinde başlayan İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle oldu: 

 

“İNSANLARIMIZIN YOĞUN BİR BİÇİMDE TOPLU TAŞIMAYI TERCİH ETTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

 

“İnsanlarımızın yoğun bir biçimde araç yerine toplu taşımayı tercih ettiğini görüyoruz. Bu bizim için çok sevindirici. Dün de ifade ettiğim gibi, bu tür anlarda sadece toplumun uymaması halinde ekiplerin, birimlerin buradan talimatlarıyla vereceği birtakım iş ve işlemler, iş birliklerinin etkisi bir yere kadar. Esas olan, vatandaşımızın bizimle beraber ortaya koyacağı iş birliği. Bu kapsamda gerçekten İstanbullularla çok senkronize, birbirimizi destekleyen, bu tür anlarda en üst seviyede verimliliği gözeten bir anlayışla süreçleri yönettik. Bundan dolayı tekrar mutluluğumu belirtmek isterim. Vatandaşlarımızın iş birliği seviyesi, en iyi açıkçası İstanbul’un trafik yoğunluğundan gözüküyor. Bugün yüzde 20’ler seviyesinde bir cuma sabahını yaşıyoruz. Yoğun bir biçimde arkadaşlarımız, etkili bir şekilde şu anda sahada çalışmalarını sürdürüyorlar.”

 

“VATANDAŞLARIMIZ TEDBİRLİ VE TEMKİNLİ OLMAYI BIRAKMASIN”

 

“Dün bahsettiğimiz gibi, aslında çok etkili bir cuma ve cumartesi ekseni tariflemiştik. Burada, özellikle cuma günü sabah erken saatlerde başlayacağını düşündüğümüz kar, sadece biraz daha erken İstanbul’la buluştu. Şu anda daha durağan bir zaman dilimi yaşanıyor. Ama burada bulunan meteorolojideki uzman arkadaşlarımız, özellikle kar yağışıyla ilgili, öğlen civarı ve daha sonrasında yine cumartesi öğlene kadar -ki biz özellikle cuma ve cumartesinin etkili takvim olarak öngörüldüğünü ifade etmiştik- bu şekilde tahminler devam etmekte. Dolayısıyla tedbiri ve temkinli olmayı vatandaşlarımızın bırakmamasını arzu ediyoruz. Bu kapsamda biz de tedbirlerimizi arttırdık. 11 bin 916 olan personel sayımızı, 13 bin 115’e çıkarttık. Yine araç ve iş makinelerimizi de 3 bin 375 araçtan, 3 bin 582’ye çıkarttık. Vinç ve kurtarıcı sayımız 53 şeklinde devam ediyoruz.”

 

“İETT YÜZDE 6, METROBÜS YÜZDE 4 YOLCU ARTIŞI SAĞLADI”

 

“Bu arada, özellikle dün itibariyle almış olduğumuz kararlarla birlikte kar küreme, tuzlama ve müdahale çalışmaları devam ettiği gibi, yanı sıra İstanbul’umuzda farklı hizmetlerimizi de epeyce güçlendirdiğimizi ifade edebilirim. Evsizlere kış hizmeti devam ediyor. Dün 493 olan, tesislerimizde ve anlaşmalı otellerimizde misafir ettiğimiz insan sayısı, 662’ye çıktı. Sokak hayvanlarına desteğimiz 3 tona çıktı. Bu arada, artabilecek mağduriyete dönük de özellikle sokak hayvanlarında, olası birtakım gözlemlerde vatandaşlarımız, noktayı belirtmek kaydıyla, Alo 153’ü aradıklarında, arkadaşlarımız, hızlıca, en geç yarım saat içerisinde alanlara ulaşacak şekilde donanımlı halde çalışmalarını sürdürüyorlar. Yine kumanya dağıtımımız 13 noktada gerçekleşti. 12 bin 500 adet kumanya ve diğer ihtiyaçlarına vatandaşlarımızın çay, çorba gibi ihtiyaçlarına katkı sundular. Mobil tuvalet hizmetlerimiz hizmet sundu. Özellikle toplu taşımada da yüzde 6 oranında İETT’de, yüzde 4 oranında metrobüste artış sağlayarak, hizmetlerini sürdürdüler; ki daha fazla insanlarımız toplu taşıma tercihlerinde mağduriyet yaşamasınlar diye.”

 

“İSTANBUL’DA KAPALI HİÇBİR YERİMİZ YOKTUR”

 

“Dün valiliğimizin almış olduğu okul tatili kararı, en fazla destek olan karar olmuştur. Bu kapsamda, bugün de özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bir mağduriyet yaşamaması değerli oldu. Bizler de bu çerçevede daha etkin saha hizmeti veriyor durumdayız. Bu kapsamda, şu an itibariyle İstanbul’da kapalı hiçbir yerimiz yoktur. Sadece bizim 4 bin 140 kilometrelik ve 13 bin 115 personelle hizmet verdiğimiz sahada değil, onun dışında da özellikle Kuzey Marmara, üçüncü köprü yolu ve Karayolları’nın hizmet sunduğu alanlarda da hiçbir trafik kapalı veya tıkanık olan bir nokta gözükmemekte. Bu kapsamda emeği geçen bütün kurum ve kuruluşlara, bütün kamu kurumlarına, ilçe belediyelerine ve İstanbul Büyükşehir Belediyemizin ekiplerine yürekten teşekkür ediyorum. Gerçekten insanlarımızın, 16 milyon İstanbullunun güzel bir gün geçirmesine dönük katkıları çok büyük. Hepsinin emeklerine sağlık.”

 

CUMARTESİ GECESİNE DİKKAT ÇEKTİ 

 

“Son olarak şunu söyleyelim. Bugün öğleden sonra yine rüzgarın artışıyla kar yağışının olacağı tahmin edilmekte. Yine cumartesi gecesi, yani bugünü yarına bağlayan gece de en sert soğuğun olduğu gece olarak tahmin edilmekte. Dolayısıyla buzlanma, aynı zamanda yarın sabah itibariyle de yoğun kar yağışı tahmin edilmekte. Bu kapsamda lütfen tedbirli olarak yola çıkmanızı ve mümkün olduğu kadar da çıkmamanızı, toplu taşıma araçlarınızı kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Güzel bir cuma günü olsun.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ekrem İmamoğlu Bu Gece İçin Uyardı: Mümkün Olduğu Kadar Evinizden Çıkmayın, Toplu Taşıma Araçlarını Kullanın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Japon uzman uyardı: “Yüzde 15 fazla ödeyerek hayatta kalın” https://kocaelibasin.com.tr/japon-uzman-uyardi-yuzde-15-fazla-odeyerek-hayatta-kalin/ Thu, 06 Feb 2025 10:00:20 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/japon-uzman-uyardi-yuzde-15-fazla-odeyerek-hayatta-kalin/ Balçova Belediyesi’nin konuğu olan Japon Mühendis Yoshinori Moriwaki, bina yapımlarında sismik izolatör (kauçuk sistem) kullanarak hayatta kalmanın mümkün olacağını, bunun da sadece yüzde 15 artı maliyet getireceğini söyledi.

Japon uzman uyardı: “Yüzde 15 fazla ödeyerek hayatta kalın” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Balçova Belediyesi’nin konuğu olan Japon Mühendis Yoshinori Moriwaki, bina yapımlarında sismik izolatör (kauçuk sistem) kullanarak hayatta kalmanın mümkün olacağını, bunun da sadece yüzde 15 artı maliyet getireceğini söyledi. 

IŞIKARA’YI ANDI 

Kahramanmaraş depreminin ikinci yıldönümünde Balçova’da bir seminer gerçekleştiren Moriwaki, Türkiye’nin tanınmış deprem uzmanlarından Merhum Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’yı anarak, “Rahmetli Ahmet Mete Işıkara, ‘Deprem değil bina öldürür’ diyordu. Ben de aynı düşüncedeyim. Sağlam bina yaparsak hayatta kalabiliriz. 2020’deki İzmir depreminde yıkılan binalarda deniz kumu kullanıldığı ortaya çıktı. Kumun içinden deniz kabukları çıkmıştı. O depremde o kadar binanın yıkılmaması ve o kadar can kaybı olmaması gerekiyordu. Bu nedenle binalarımızı kauçuk sistem olarak bilinen sismik izolatörler kullanarak yapmalıyız. Bu da en fazla yüzde 15 artı inşaat maliyeti demektir. Düşünsenize, yüzde 15 daha fazla ödeyerek hayatta kalacaksınız. Bunu kim istemez” diye konuştu. 

7, 7 BUÇUK ŞİDDETİNDE DEPREM OLABİLİR 

Bir süredir gündemde olan ve Yunanistan’ın Santorini Adası açıklarında yaşanan depremlere de değinen Moriwaki, şunları söyledi: “Santorini açıklarında 10 günde 770’ten fazla deprem oldu. 3.4’ten, 5.3’e kadar. Bölgede 6 hafta içerisinde 7, 7.5 şiddetine kadar deprem olabilir. Burası Bodrum’un karşısında kalıyor. 171 kilometre mesafe var. Ancak böyle bir deprem Çanakkale’ye kadar hissedilir. Bodrum, Marmaris, Muğla ve Datça yoğun şekilde hisseder. Tsunami olursa da buralarda 1 metre olur. Santorini’de ise 5-7 metre arası tsunami olabilir. İzmir’e ise tsunami gelmez. İzmirlilerin tsunami konusunda tedirgin olmasına gerek yok.” 

“UTANIYOR VE ÜZÜLÜYORUM” 

Türkiye’nin dünyada en çok deprem olan ülkeler sıralamasında 6’ıncı sırada olduğunu belirten Moriwaki, deprem gerçeğinin kabul edilerek devletin tüm kurumları ve halkın hazırlıklı olması gerektiğinin altını çizdi. 35 yıldır Türkiye’de yaşadığını ve Türk gibi hissettiğini belirten Moriwaki, şöyle devam etti: “Türk bir mimar ve mühendis olarak utanıyorum ve üzülüyorum. Türkiye’de büyük deprem olmamasına rağmen can kaybı bakımından dünyada 3’üncü sıradayız. ‘Allah korusun’ demek depremleri engellemiyor. Güneşin doğumu kadar doğal bir şekilde deprem olacak. Hep birlikte üzerimize düşeni yapmalı ve önlem almalıyız.” 

TATBİKAT YAPILMALI 

Şiddetli depremler yaşayan Japonya’nın cep telefonlarında deprem uyarı sistemi kullandığını anlatan Moriwaki, önceden sinyal geldiğini, doğalgaz sisteminin kapandığını ve hızlı trenlerin durduğunu belirtti. Japon halkının depremle yaşamayı öğrendiğini, şu anda okullarda ve mahallelerde ayda bir kez deprem tatbikatı yapıldığını kaydeden Moriwaki, Türkiye’de yılda bir kez dahi olsa akıllarda kalacağını dile getirdi. “Deprem Rehberi” adını taşıyan bir çizgi roman da yazdığını kaydeden Yoshinori Moriwaki, deprem ve göçük sonrası oluşması muhtemel yaşam üçgeninde su şişesi, toz maskesi, tuz, çikolata ve metal düdük bulundurulması gerektiğini hatırlattı. Deprem çantasının ise evin giriş kapısının yanına konması gerektiğini kaydetti. Deprem anında merdivenlerin kullanılmaması gerektiği uyarısında da bulunan Moriwaki, semineri Atatürk’ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözüyle bitirdi. Seminer sonunda Belediye Başkan Vekili Korcan Uçman tarafından Moriwaka’ya ve Japonya İzmir Kültürler Arası Dostluk Derneği temsilcisi Hatice Ekinci’ye fidan sertifikası verildi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Japon uzman uyardı: “Yüzde 15 fazla ödeyerek hayatta kalın” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Siber güvenlik uzmanı uyardı! Kişisel verilerimiz tehlikede mi? https://kocaelibasin.com.tr/siber-guvenlik-uzmani-uyardi-kisisel-verilerimiz-tehlikede-mi/ Wed, 05 Feb 2025 10:01:26 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/siber-guvenlik-uzmani-uyardi-kisisel-verilerimiz-tehlikede-mi/ Siri uygulamasının kendiliğinden açılarak ses kaydı yaptığı, bu bilgilerin toplandığı, üçüncü kişilere verildiği tartışmaları, kişisel verilerin korunması düzenlemelerini yeniden gündeme getirdi.

Siber güvenlik uzmanı uyardı! Kişisel verilerimiz tehlikede mi? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Siri uygulamasının kendiliğinden açılarak ses kaydı yaptığı, bu bilgilerin toplandığı, üçüncü kişilere verildiği tartışmaları, kişisel verilerin korunması düzenlemelerini yeniden gündeme getirdi. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemelere vurgu yapan Siber Güvenlik Uzmanı Dr. Erdal Baş, yasal düzenlemelere uymaksızın kişisel verileri elde eden, kullanan, üçüncü kişilere aktaran gerek şirketler gerekse de bireylerin yaptırımlarla karşılaşabileceklerini kaydetti.

Üsküdar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Siber Güvenlik Yüksek Lisans Programı Öğr. Gör. Dr. Erdal Baş, ABD’li teknoloji devlerinden Apple’ın, sesli asistan teknolojisi “Siri” nin kullanıcıların gizliliğini ihlal ettiği iddiasıyla açılan toplu davada anlaşmaya giderek 95 milyon dolar ödemeyi kabul etmesini değerlendirdi.

Apple, suçlamaları kabul etmese de davanın uzamaması için ödeme yapmayı kabul etti!

Apple Siri davasının, açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre, toplu dava olarak açıldığını ve hak sahiplerine toplam 95 milyon dolar ödenmek üzere sağlanan anlaşmanın mahkemenin onayını beklediğini hatırlatan Dr. Erdal Baş, “Anlaşmaya göre, bir kişiye 5 cihazı geçmemek üzere, cihaz başına 20 ABD doları ödenmesi öngörülmektedir. Davaya dayanak olan iddialar, Siri uygulamasının zaman zaman kendiliğinden açılarak ses kaydı yaptığı, bu bilgilerin toplandığı, üçüncü kişilere verildiği; kullanıcılardan izin alınmadığına ilişkindir. Apple bu iddiaları kabul etmeksizin, yargı sürecinin devam etmemesini sağlamak üzere anlaşmaya vardığını açıklamıştır.” dedi.

Kişisel veri güvenliğinin önemi!

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemelere işaret eden Öğr. Gör. Dr. Erdal Baş, şöyle devam etti:

“Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemeler; genel hatlarıyla, insanlara ait kişisel verilerin ancak açık rızayla toplanabileceğini, üçüncü kişilere aktarılabileceğini, saklanabileceğini, bu verilerin sadece elde edilme amacıyla sınırlı olarak kullanılabileceğini, amacın ötesinde kişisel verilerin toplanamayacağını; bu verilerin yalnızca bu amaçla sınırlı ölçüde ve zamanla kullanılabileceğini; amaca ulaşıldığında veya öngörülen süre sona erdiğinde bu verilerin, zorunlu olarak tutulması gerekenler dışında, silinmesi gerektiğini; kişisel verilerin sahibi olan kişilerin veri toplanması, saklanması için önceden verdiği izni geri alabileceğini, kişisel verilerinin güncellenmesini, silinmesini, kendisiyle bağ kurulacak nitelikte olmaktan çıkartılmasını isteyebileceğini belirlemektedir.”

Kişilerin, hangi verilerinin toplandığı, saklandığı ve kullanıldığını bilme hakkı var!

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemelere uymaksızın kişisel verileri elde eden, kullanan, üçüncü kişilere aktaran gerek şirketler gerekse de bireylerin yaptırımlarla karşılaşabileceklerini de kaydeden Dr. Baş, “Kişilerin, hangi verilerinin toplandığı, saklandığı, kullanıldığı veya bu işlemlerin yapılmadığı hakkında bilgi edinme, kişisel verilerinde düzeltme, güncelleme yapılmasını isteme, önceden verdiği izinleri geri alma ve benzeri işlemlerin yerine getirilmesi için kişisel verileri elde eden, kullananlara (bunların veri sorumlularına) başvurma hakkı bulunmaktadır. Bu başvuruların belirli süre içinde gereğinin yerine getirilmemesi durumunda, düzenleyici kurula (Kişisel Verileri Koruma Kuruluna) şikâyet edilebilmektedir.” diye konuştu.

Bireylerin zararlarının giderilmesi için maddi manevi tazminat isteme hakları bulunuyor

Ayrıca kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerde yer alan belirli kurallara uyulmaması durumunda hapis ve idari para cezaları yaptırımları uygulanabileceği gibi; bireylerin de zararlarının giderilmesi, maddi manevi tazminat isteme haklarının da bulunduğuna işaret eden Öğr. Gör. Dr. Erdal Baş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Kişisel verilerin izinsiz olarak elde edilmesinin önüne geçilmesinde, elektronik bilgi güvenliği için alınması gereken önlemlere uyulması gerekecektir. İnternet, sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken kurallar, zararlı yazılımlara karşı önlem alınması yanında kişisel verilerin zorunlu olmadıkça paylaşılmaması yararlı olacaktır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Siber güvenlik uzmanı uyardı! Kişisel verilerimiz tehlikede mi? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kaspersky, yerel işletmeleri Docusign temalı kimlik avı dolandırıcılıklarına karşı uyardı https://kocaelibasin.com.tr/kaspersky-yerel-isletmeleri-docusign-temali-kimlik-avi-dolandiriciliklarina-karsi-uyardi/ Mon, 30 Dec 2024 09:40:11 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kaspersky-yerel-isletmeleri-docusign-temali-kimlik-avi-dolandiriciliklarina-karsi-uyardi/ Kaspersky, dünya genelinde kullanılan bir e-imza platformu olan Docusign'dan geliyormuş gibi görünen sahte e-postaları içeren ve giderek artan bir kimlik avı dolandırıcılığı konusunda uyarıda bulundu.

Kaspersky, yerel işletmeleri Docusign temalı kimlik avı dolandırıcılıklarına karşı uyardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kaspersky, dünya genelinde kullanılan bir e-imza platformu olan Docusign’dan geliyormuş gibi görünen sahte e-postaları içeren ve giderek artan bir kimlik avı dolandırıcılığı konusunda uyarıda bulundu. Siber saldırganlar bu e-postaları, kullanıcılardan iş kullanıcı adı ve parolasını girmelerinin istendiği sahte web sitelerine bağlantılar eşliğinde gönderiyor.

 

Docusign kimlik avı saldırısı, hizmet sağlayıcıdan gelen ve gerçekmiş gibi görünen mesajları andıran bir e-posta ile başlıyor. Diğer kimlik avı saldırılarının aksine, olayın arkasındaki saldırganlar Docusign müşterilerine sunulan özelleştirme seçenekleri nedeniyle gerçek Docusign e-postalarının herhangi bir adresten gelebileceği göz önüne alındığında, genellikle gönderen adresini taklit etme veya maskeleme zahmetine girmiyorlar.

 

Saldırıda genellikle hedeflenen kişiye finansla ilgili bir belgeyi elektronik olarak imzalaması gerektiği bildiriliyor ve tıklama bağlantısı da e-postada yer alıyor. Bazı durumlarda kimlik avcıları, içinde QR kodu bulunan bir PDF ekini de mesaja iliştiriyor. Hedef kişiden eki açması ve sözde imzalanacak belgeye erişim için bir QR kodunu taraması isteniyor. Ancak gerçekte kod, kullanıcıların kimlik bilgilerini toplamayı amaçlayan bir kimlik avı web sitesine yönlendiriyor.

 

Taktikler ve uygulama e-postadan e-postaya değişebiliyor. Bununla birlikte temel ilke aynı kalıyor: Kimlik avcıları, alıcının Docusign ile e-imzanın gerçekte nasıl çalıştığını anlamamasına bel bağlıyor. Dikkatsiz kurban, kimlik avı sayfasına giden bağlantıyı (veya QR kodunu) takip ediyor ve doğrudan saldırganlara giden iş odaklı giriş kimlik bilgilerini forma yazıyor. Başarılı kimlik avı saldırıları yoluyla elde edilen kullanıcı adları ve şifreler genellikle yasadışı dark web pazarlarında satılan veri tabanlarında derleniyor ve daha sonra ilgili kuruluşlara saldırmak için kullanılıyor. 

 

Docusign’ın amacı, aslında şirketler ve bireyler için elektronik olarak imzalanmış belgelerin alışverişini mümkün olduğunca kolaylaştırmak. Bir hesap oluşturmak, kimlik bilgilerini girmek, ekleri açmak veya imzalamak için yalnızca akıllı telefon kullanmak gibi herhangi bir ek adım veya kısıtlama normalde bu ilkeye aykırı bir davranış. Bu nedenle Docusign bunların hiçbirini istemeden, imzalama sürecini olabildiğince hızlı ve basit hale getirmeye çalışıyor.

Kaspersky, Docusign kimlik avı dolandırıcılığı taktiğine veya popüler hizmetleri taklit eden diğer dolandırıcılıklara karşı korunmak için aşağıdakileri öneriyor:

 

  • Gerçek hizmetin nasıl çalıştığını iyi anlayın. Örneğin Docusign asla,
    1. İmzalanacak belgeye bağlantı içeren bir PDF eki göndermez.
    2. Size QR kodu tarama harici bir seçenek vermeme yoluna gitmez. Docusign hem mobil cihazlarda hem bilgisayarlarda çalışır. Bu nedenle belgeye erişmek için her zaman bir bağlantı sağlanır – bir QR kodu değil.
    3. İş oturum açma kimlik bilgilerini girmenizi gerektirmez.
    4. Sizi Docusign’a kaydolmaya veya giriş yapmaya zorlamaz. Belgeyi imzaladıktan sonra Docusign sizden bir hesap oluşturmanızı önerebilir, ancak bu tamamen isteğe bağlıdır.
  • Bağlantılara ve eklere karşı dikkatli olun. İstenmeyen e-postalardaki beklenmedik bağlantılara tıklamaktan veya ekleri indirmekten kaçının.
  • Çalışanlarınızı eğitin. Şirketler, kimlik avı girişimlerini nasıl fark edecekleri konusunda çalışanlarını eğitmelidir. Kaspersky Automated Security Awareness Platform gibi özel eğitim sistemleri bu konuda size yardımcı olabilir.
  • Güvenilir güvenlik çözümleri kullanın. Kaspersky Security for Mail Server gibi ürünlerle ağ geçidi düzeyinde şüpheli ve istenmeyen e-postaların filtrelenmesi, çalışanların sosyal mühendislik girişimleri tarafından dolandırılmasını önler. Kaspersky Small Office Security veya Kaspersky Next gibi kuruluşun büyüklüğüne uygun uç noktalara yönelik güvenlik çözümleri de kimlik avı yönlendirmelerine karşı koruma sağlayacaktır.
  • Çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın. Bu önlem, hassas hesaplara ve hizmetlere ekstra bir koruma katmanı ekler.

 

Roman Dedenok, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Kimlik avcıları Docusign gibi güvenilir hizmetlerin isimlerini yöntemlerinde giderek daha fazla kullanıyor. Hem işyerindeki hem de evdeki tüm BT kullanıcılarına her zaman gönderenin kimliğini doğrulamalarını ve şüpheli bağlantılara tıklamaktan kaçınmalarını tavsiye ediyoruz. Şirketler, ekiplerinin kimlik avı e-postalarını nasıl tespit edeceklerini bildiklerinden emin olmalı, çok faktörlü kimlik doğrulama ve e-posta filtreleme çözümleri ile ekstra bir savunma seviyesi oluşturmalıdır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kaspersky, yerel işletmeleri Docusign temalı kimlik avı dolandırıcılıklarına karşı uyardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Uzmanı uyardı! Sahte içkiye dikkat! https://kocaelibasin.com.tr/uzmani-uyardi-sahte-ickiye-dikkat/ Fri, 20 Dec 2024 09:40:13 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uzmani-uyardi-sahte-ickiye-dikkat/ “Son yıllarda yasadışı olarak üretilen kaçak içki tüketimine bağlı ölümler ve zehirlenmeler giderek artıyor.

Uzmanı uyardı! Sahte içkiye dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“Son yıllarda yasadışı olarak üretilen kaçak içki tüketimine bağlı ölümler ve zehirlenmeler giderek artıyor.” diyen Büyüker, metil alkol ağız yoluyla alındığında mide ortamında çok hızlı bir şekilde emildiğini, yaklaşık 25-30 ml metil alkol alımının kalıcı körlüğe, 100 ml alımının ise ölüme neden olabildiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Eczane Hizmetleri Program Başkanı Doç. Dr. Sultan Mehtap Büyüker, son dönemde sahte içki tüketimi sonucu yaşanan ölümler nedeniyle sahte içki ve metil alkol zehirlenmesi konusunu değerlendirdi.

Metil alkol zehirlenmelerinde acil servislere başvuru süresi çok önemli

Tüm dünyada metil alkole bağlı toksik felaketlerin ölüme yol açtığını dile getiren Doç. Dr. Sultan Mehtap Büyüker, “Ülkemizde ise zaman zaman düşük maliyetli içki üretmek amacıyla etil alkol yerine daha ucuz olan metil alkol kullanılmakta ve bu durum zehirlenmelere hatta ölümlere neden olmaktadır. Metil alkol zehirlenmelerinde hastaların hastanelerin acil servislerine başvuru süresi ve metil alkol zehirlenmesi tanısının erken konulması büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra, hastanın hemodiyaliz gibi tedavi kaynaklarına ulaşımı da kritik rol oynamaktadır.” dedi.

Metil alkol endüstride çözücü olarak kullanılıyor

Metil alkolün, yasadışı içki üretiminde sıklıkla kullanılan ve toksik etkiler gösteren bir alkol türü olduğunu vurgu yapan Doç. Dr. Sultan Mehtap Büyüker, “Bu etkiler bazen geçici olsa da kalıcı hasarlara yol açabilir ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Endüstride çeşitli sektörlerde çözücü olarak kullanılan bu alkol türü, içki üretimi için uygun değildir. Ancak, etil alkole oranla daha ucuz olması nedeniyle sahte içki üretiminde yasadışı üreticiler tarafından kullanılıyor. Özellikle içki satışı yapılan eğlence mekanları ve restoranlarda, kişilerin içtikleri içkinin sahte olup olmadığını anlamaları mümkün değil. Ayrıca, kişilerin evde kendi içkilerini hazırlama istekleri de zehirlenmelere yol açabiliyor. Çünkü çoğu zaman, satın aldıkları alkollerin etil alkol mü yoksa metil alkol mü olduğunu anlayacak bilgiye sahip değildirler ve bu nedenle metil alkol kullanarak hazırladıkları içkileri tüketebiliyorlar.” diye konuştu.

İnsanlar sahte içkilerin zararları konusunda yeterli bilgiye sahip değil

İnsanların, sahte içkilerin ölüme yol açabileceği veya körlük gibi kalıcı toksik etkiler oluşturabileceği konusunda yeterli bilgiye sahip olmamaları ve her iki alkol türünün de birbirine benzer özellikler taşımasının, sahte içkilerin tüketilmesine neden olduğunu kaydeden Doç. Dr. Sultan Mehtap Büyüker, “Son yıllarda yasadışı olarak üretilen kaçak içki tüketimine bağlı ölümler ve zehirlenmeler giderek artıyor. Bu sebeple, acil servislere başvuran hastalarda erken tanı konulması ve tedaviye başlanması gerekmektedir. Metil alkol zehirlenmesi tedavisinde antidot tedavisi ve hemodiyaliz uygulaması hayat kurtarıcı olmaktadır.” ifadesinde bulundu.

25-30 ml metil alkol alımı kalıcı körlüğe, 100 ml alımı ise ölüme neden oluyor

Metil alkol zehirlenmesinde maruziyetin, genellikle oral yolla olmakla birlikte, inhalasyon (soluma) ve dermal yollarla da gerçekleşebildiğini dile getiren Doç. Dr. Sultan Mehtap Büyüker, şöyle devam etti.

“Metil alkol ağız yoluyla alındığında mide ortamında çok hızlı bir şekilde emilir. Yaklaşık 25-30 ml metil alkol alımı kalıcı körlüğe, 100 ml alımı ise ölüme neden olabilir. Metil alkol zehirlenmesine bağlı gelişen klinik bulgular, maruziyetin şekline ve dozuna göre değişiklik gösteriyor. Metil alkol zehirlenmesinde antidot olarak etil alkol kullanılıyor. Zehirlenme tanısını koyabilmek için, destekleyici testler yapılmalıdır. Kesin tanı ise kanda metanol düzeyini ölçmekle konabilir, ancak bu her zaman mümkün olmayabilir.”

Sahte içkiden zehirlenme nasıl anlaşılır?

Zehirlenmeler başta klasik zehirlenme ve sarhoşluk bulguları gibi başlasa da ilerleyen dönemlerde spesifik zehirlenme belirtileri gelişebildiğini söyleyen Doç. Dr. Sultan Mehtap Büyüker, metil alkol zehirlenmesinin klinik bulgulardan bazılarının sarhoşluk, gastrointestinal bozukluk, görme bozukluğu ve körlük, arın ağrısı, kusma, pankreatit, bilinç bozukluğu, nöbet, koma ve santral sinir sistemi depresyonu, böbrek yetmezliği, miyokardiyal disfonksiyon ve serebral kanama olduğunu ifade etti.

Merdiven altı üretim yapan kişiler engellenmeli!

Metil alkol zehirlenmelerinin önlenmesi için içki satışı yapan işletmelerin iyi denetlenmesi, merdiven altı üretim yapan kişilerin engellenmesi ve cezalandırılmasının önemli olduğunu dile getiren Doç. Dr. Sultan Mehtap Büyüker, “Ayrıca, kişilerin evde kendi tüketecekleri içkileri üretmelerinin tehlikeli olduğu konusunda bilgilendirilmeleri gerekmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uzmanı uyardı! Sahte içkiye dikkat! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
DİKKAT! İSU UYARDI!: Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU), içme suyu kontrolü bahanesiyle ev ve iş yerlerine girmeye çalışan kişi ya da kişilere karşı vatandaşları uyardı. https://kocaelibasin.com.tr/dikkat-isu-uyardi-kocaeli-su-ve-kanalizasyon-idaresi-isu-icme-suyu-kontrolu-bahanesiyle-ev-ve-is-yerlerine-girmeye-calisan-kisi-ya-da-kisilere-karsi-vatandaslari-uyardi/ Thu, 19 Dec 2024 09:20:40 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dikkat-isu-uyardi-kocaeli-su-ve-kanalizasyon-idaresi-isu-icme-suyu-kontrolu-bahanesiyle-ev-ve-is-yerlerine-girmeye-calisan-kisi-ya-da-kisilere-karsi-vatandaslari-uyardi/ İSU Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, son günlerde bu tür girişimlerle ilgili çok sayıda ihbar alındığı belirtilerek kurumun hiçbir personelinin vatandaş talebi olmadan ev ya da iş yerlerinde su analizi yapmak üzere görevlendirilmediği vurgulandı.

DİKKAT! İSU UYARDI!: Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU), içme suyu kontrolü bahanesiyle ev ve iş yerlerine girmeye çalışan kişi ya da kişilere karşı vatandaşları uyardı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İSU Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, son günlerde bu tür girişimlerle ilgili çok sayıda ihbar alındığı belirtilerek kurumun hiçbir personelinin vatandaş talebi olmadan ev ya da iş yerlerinde su analizi yapmak üzere görevlendirilmediği vurgulandı.

ŞÜPHELİ BİR DURUMLA KARŞILAŞILMASI HALİNDE

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kocaeli il sınırları içerisindeki içme ve kullanma sularının standartlara uygunluk kontrolleri, gerçek ve tüzel kişilerin talepleri doğrultusunda gerçekleştirilmektedir. Talep üzerine, belirtilen adresten alınan numunelerin analizi, Merkez Laboratuvarımızda uluslararası standartlara uygun deney metotlarıyla yapılmaktadır. Analiz sonuçları kısa sürede tamamlanarak vatandaşlarımıza, talebe bağlı olarak şubelerimizden teslim edilmekte veya E-posta yoluyla iletilmektedir. Personelimiz talebiniz olmadan ve kurumsal kimliklerini, yetki belgelerini ibraz etmeden ev ve iş yerlerinizden kesinlikle numune almamaktadırlar. Bu nedenle, kendilerini İSU personeli olarak tanıtıp “içme suyu kontrolü yapacağız” iddiasıyla ev veya iş yerlerinize girmek isteyen kişilere itibar edilmemelidir. Şüpheli bir durumla karşılaşılması halinde, derhâl emniyet güçlerine ve 7/24 hizmet veren ALO 185 Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunulması önemlidir. Mümkünse bu kişilerin fotoğraflarının çekilerek kurumumuza bildirilmesi gerekmektedir. Tespit edilmesi durumunda, ilgili kişiler hakkında yasal işlem başlatılacaktır.”

İSU, Kocaeli genelindeki içme suyunun düzenli olarak kontrol edildiğini ve halk sağlığını koruma noktasında titiz bir çalışma yürütüldüğünü belirterek vatandaşları bu tür dolandırıcılık girişimlerine karşı bir kez daha uyardı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

DİKKAT! İSU UYARDI!: Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU), içme suyu kontrolü bahanesiyle ev ve iş yerlerine girmeye çalışan kişi ya da kişilere karşı vatandaşları uyardı. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kaspersky, Telegram Premium’u hedef alan kimlik avı tehditleri konusunda uyardı https://kocaelibasin.com.tr/kaspersky-telegram-premiumu-hedef-alan-kimlik-avi-tehditleri-konusunda-uyardi/ Thu, 12 Dec 2024 10:00:03 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kaspersky-telegram-premiumu-hedef-alan-kimlik-avi-tehditleri-konusunda-uyardi/ Kaspersky, sahte Telegram Premium tekliflerinin küresel olarak yayıldığı, kullanıcıları kimlik avı dolandırıcılığı ve alternatif uygulama sürümleri olarak gizlenmiş kötü amaçlı yazılımların hedefi haline getirdiği konusunda uyardı.

Kaspersky, Telegram Premium’u hedef alan kimlik avı tehditleri konusunda uyardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kaspersky, sahte Telegram Premium tekliflerinin küresel olarak yayıldığı, kullanıcıları kimlik avı dolandırıcılığı ve alternatif uygulama sürümleri olarak gizlenmiş kötü amaçlı yazılımların hedefi haline getirdiği konusunda uyardı.

Söz konusu saldırılar hesap kimlik bilgilerini çalmayı ve cihazları tehlikeye atmayı amaçlıyor. Dolandırıcılar, Telegram Premium’un popülerliğinden ve hediye verme özelliğinden yararlanarak kullanıcıları ağına düşürmeyi hedefliyor. Bu duruma karşı dikkatli olmak gerekiyor.

Telegram Premium daha yüksek indirme hızları, sesten metne dönüştürme, premium çıkartmalar, reklamsız deneyim ve daha fazla özellikler sunan bir abonelik modeli. Kullanıcılar bu aboneliği hediye edebiliyor. Dolandırıcılar da bu hediye özelliğinden ve genel olarak Telegram Premium’a olan ilgiden yararlanıyor.

Kutlamaların başladığı, hediye beklentisinin arttığı yeni yıl tatil sezonunda, bu gibi tuzaklara düşmemek için dikkatli olmak büyük önem taşıyor.

Sıkça başvurulan hilelerden biri, kullanıcının kişi listesinde bulunan ve hesabı ele geçirilmiş olabilecek birinden gelmiş gibi görünen mesajlar almasıyla başlıyor. Mesajda yaklaşık şöyle bir şey yazıyor: “Size bir Telegram Premium aboneliği hediye olarak gönderildi”. Mesajın altında meşru görünen, ancak aslında kullanıcıyı kimlik avı sayfasına yönlendiren ve Telegram’da oturum açmalarını isteyen bir bağlantı yer alıyor. Mağdurlar kodu tararsa veya kimlik bilgilerini girerse, hesapları hemen ele geçiriliyor ve dolandırıcılar giriş bilgilerine, şifrelerine ve kaydettikleri kimlik doğrulama kodlarına erişim sağlıyor.

Telegram Premium temasına atıfta bulunan başka hileler de var. Üstelik bunların hepsinin Telegram mesajlarıyla başlaması da gerekmiyor. Saldırganlar kimlik avı bağlantıları göndermek için e-posta gibi başka yöntemlere de başvurabiliyor.

Örneğin saldırganlar Telegram Premium abonelikleri için sahte “eşantiyonlar” hazırlıyor. Mağdurlardan bu eşantiyonu almak için Telegram hesap kimlik bilgilerini girmeleri isteniyor ve kimlik avı sitesine yönlendiriliyor. Sonuçta kullanıcı kendinden istenenleri yaparsa, hesapları ele geçiriliyor.

 

Telegram Premium vaadini istismar eden bir kimlik avı örneği

Bir başka yöntem de siber suçluların hedefledikleri kişilere mesajlaşma hizmetinin “Premium” abonelik tanımlanmış bir sürümünü içerdiğini iddia eden bir ZIP arşivini indirmeleri için davet göndermeleriyle başlıyor. İndirme bağlantısı kullanıcıları bir kez daha Telegram’da oturum açmalarının istendiği bir kimlik avı sayfasına yönlendiriyor.

 

Telegram Premium teklifi olarak gizlenmiş kimlik avı örneği

Bir başka dolandırıcılık tekniği Telegram uygulamasının “yerleşik” Premium aboneliğe sahip alternatif bir sürümü olarak gizlenmiş kötü amaçlı yazılımların dağıtılmasını içeriyor. Dolandırıcılar, kurbanlara uygulamanın değiştirilmiş sürümleri olduğunu iddia ettikleri APK dosyalarını indirmeleri için bağlantılar gönderiyor. Ancak bunların kötü amaçlı yazılım olduğu ortaya çıkıyor.

 

Premium aboneliğe sahip Telegram uygulaması kılığında kötü amaçlı yazılım dağıtan bir sayfa örneği

Kaspersky Güvenlik Uzmanı Olga Svistunova, şunları söylüyor: “Kullanıcıların Telegram Premium beklentisinden yararlanan kimlik avı saldırılarını çeşitli dillerde gözlemliyoruz. Bu da faillerin küresel olarak faaliyet gösterdiğine işaret ediyor. Bu dolandırıcılıklar henüz belirli bir bölgeye ulaşmamış olsa bile, eninde sonunda oraya ulaşma olasılığı var. Bu nedenle tatil sezonunda, gerçek olamayacak kadar iyi görünen tekliflere karşı dikkatli ve şüpheci kalmak özellikle önemli. Ayrıca Telegram güvenlik ve gizlilik ayarlarınızın güncel olduğundan ve cihazınızın sağlam bir güvenlik çözümüne sahip olduğundan emin olun.”

Dolandırıcılar taktiklerini sürekli geliştiriyor ve her gün yeni yöntemlerle ortaya çıkıyor. Kendinizi bu tehditlerden korumak için Kaspersky uzmanlarının paylaştığı aşağıdaki ipuçlarını dikkate alın:

  • Telegram güvenliği ve gizlilik ipuçlarına yönelik Kaspersky kılavuzuna göz atın.
  • Bağlantılarda gömülü gerçek adresler de dahil olmak üzere bağlantıları tıklamadan önce iki kez kontrol edin. Bazı durumlarda Kaspersky, t.me/premium gibi meşru görünen bağlantıların, bu harflerin arkasında tamamen farklı kimlik avı sayfalarına yönlendiren başka bir adrese yönlendirdiğini gördü. Gerçek bağlantıyı kontrol etmek için fare imlecini bağlantının üzerinde tutun.
  • Kişilerden gelen bağlantıları doğrulayın. Gelen hediye bağlantısı şüpheli görünüyorsa, alternatif bir iletişim kanalı aracılığıyla gönderene sorup onaylayın.
  • Aboneliklerinizi resmi kanallar üzerinden satın alın. Örneğin, Telegram Premium abonelikleri satın almak için özel bir bot sunar.
  • İki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) etkinleştirin. Bu, hesabınızın kimlik bilgileri tehlikeye girmiş olsa bile son savunma hattı olarak görev yapar. 2FA belirteçleri Kaspersky Password Manager ile rahatlıkla saklanabilir.
  • Siber suçluların Telegram hesaplarını çalmak için kullandığı diğer yöntemleri inceleyin. Bu dolandırıcılık tekniklerini ortaya çıkmadan önce anlamak, siber hijyeni iyileştirmek ve potansiyel tehditlerin farkında olmak adına çok önemlidir.
  • Resmi olmayan uygulama sürümlerini indirmekten kaçının. Kaspersky, resmi olmayan uygulamalar çeşitli zararlı yazılım türleriyle yüklü olabileceğinden resmi uygulamalara bağlı kalmanızı önerir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kaspersky, Telegram Premium’u hedef alan kimlik avı tehditleri konusunda uyardı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
DEÜ’lü uzman uyardı: Kronik hastalar ve yaşlılar daha fazla risk altında! https://kocaelibasin.com.tr/deulu-uzman-uyardi-kronik-hastalar-ve-yaslilar-daha-fazla-risk-altinda/ Thu, 12 Dec 2024 09:40:15 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/deulu-uzman-uyardi-kronik-hastalar-ve-yaslilar-daha-fazla-risk-altinda/ Soğukların artması ve kış mevsiminin etkisini göstermeye başlamasıyla birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında ciddi bir artış gözlemleniyor.

DEÜ’lü uzman uyardı: Kronik hastalar ve yaşlılar daha fazla risk altında! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Soğukların artması ve kış mevsiminin etkisini göstermeye başlamasıyla birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında ciddi bir artış gözlemleniyor. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Muammer Çelik, özellikle kronik hastalar ve 65 yaş üstü bireyler için bu dönemin daha zorlu geçebileceği konusunda uyardı. Dr. Çelik, sağlığı korumak için basit ama etkili önlemlerin önemine dikkat çekerek, “Bu kış hem kendi sağlığınızı hem de çevrenizdekilerin sağlığını korumak için basit ama etkili önlemler alabilir ve hastalıkların önüne geçebilirsiniz” dedi.

 

Soğukların artması ve kış mevsiminin etkisini göstermeye başlamasıyla birlikte artan enfeksiyonel hastalıklara ilişkin açıklamalarda bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Muammer Çelik, bu dönemin kronik hastalar ve 65 yaş üstü bireyler için daha zorlayıcı olabileceği konusunda uyardı. Sıcaklıkların düşmesiyle birlikte, özellikle grip ve COVID-19 gibi solunum yolu virüslerinin neden olduğu enfeksiyon hastalıklarının sıklığında belirgin bir artış gözlemlendiğini kaydeden Dr. Çelik, bu artışın temel nedenleri arasında kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirilmesi ve doğal bağışıklık sisteminin zayıflamasının yer aldığını belirtti.

 

“HASTANE YATIŞINA SEBEP OLABİLİR”

Solunum yolu virüslerinin nezle gibi hafif seyreden soğuk algınlığından, zatürre gibi solunum yetmezliğine yol açabilen ciddi tablolara kadar geniş bir klinik periyotta çeşitli hastalıklara neden olabileceğine dikkat çeken Dr. Çelik, “Bu durum, kişinin yaşam kalitesinde bozulmaya, işe devamsızlığa, sağlık kuruluşlarına başvuruya ve hatta hastaneye yatışa neden olabilir. Özellikle küçük çocuklar, hamileler, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı ve KOAH gibi kronik hastalıkları olanlar, sigara kullanan bireyler, bağışıklığı zayıf kişiler ve geriatrik hastalar için bu hastalıklar daha ağır seyredebileceği gibi çok daha ciddi sonuçlara yol açabilir” bilgisini paylaştı.

 

“VAKİT KAYBETMEDEN HASTANEYE GİDİLMELİ”

Dr. Çelik, solunum yolu enfeksiyonlarının en sık görülen belirtisinin halk arasında nezle olarak bilinen soğuk algınlığı olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Bu durumda genellikle burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve boğaz ağrısı gibi hafif semptomlar görülür ve hastalık genellikle 3-5 gün içinde kendiliğinden iyileşir. Gribal enfeksiyonlarda ise burun akıntısı ve boğaz ağrısına ek olarak; yüksek ateş, kas-eklem ağrıları ve halsizlik gibi daha belirgin belirtiler görülür. Risk gruplarında, solunum yolu virüslerine bağlı ya da bakteriyel enfeksiyonlar sonucu zatürre gelişebilir. Bu durumda uzun süreli yüksek ateş, şiddetli öksürük, balgam, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar. Böyle durumlarda vakit kaybetmeden bir hastaneye gidilmesi ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşır.”

 

GEREKSİZ ANTİBİYOTİK KULLANIMINA DİKKAT

Kış aylarında görülen enfeksiyonların çoğunun virüs kaynaklı olduğunu belirten Dr. Çelik, gereksiz antibiyotik kullanımı konusunda uyarıda bulundu: “Bu tarz hastalıkların tedavisinde antibiyotik yerine ağrı kesici-ateş düşürücü gibi ilaçların kullanılması önerilir. Yine dengeli beslenme, sıvı tüketiminin arttırılması ve istirahat dikkat edilmesi gereken başlıca konulardır. Gribal enfeksiyonu olan yüksek riskli kişilere vücudun hastalığa neden olabilecek belirli virüslerle ve viral enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı olmak amacıyla antiviral tedavi verilebilir. Virüslere bağlı gelişen solunum yolu enfeksiyonlarında gereksiz antibiyotik kullanımı, kişiye hiçbir fayda sağlamadığı gibi yan etki gelişimine sebep olabilir ve toplumda antibiyotik direnci gelişimine sebep olur. Antibiyotik tedavisi, sadece bakteriyel zatürre gibi hastalıklarda doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Bu sebeple doktorunuza danışmadan antibiyotik kullanmayınız.”

 

“HASTALIKTAN KORUNMAK BİR TOPLUM SAĞLIĞI MESELESİ”

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın bir toplum sağlığı meselesi olduğunu kaydeden Dr. Çelik, “Bu kış, sağlığınızı korumak için basit ama etkili önlemler alarak hem kendi sağlığınızı hem de çevrenizdekilerin sağlığını koruyabilirsiniz. Örneğin temel hijyen konusunda dikkatli olmak, birçok hastalık için temel bir engelleyicidir. El hijyenine özen gösterin. Sık sık ellerinizi sabun ve suyla yıkayın veya alkol bazlı el dezenfektanı kullanın. Kalabalık ve kötü havalandırılmış ortamlardan mümkün olduğunca kaçının. Bir diğer önemli husus ise bağışıklığınızı güçlendirmek olacaktır. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku bağışıklık sisteminizi destekler” şeklinde konuştu.

 

“AŞI VE MASKE KULLANIMI RİSKLERİ AZALTIR”

Maske kullanımının sadece pandemi döneminde bir zorunluluk hali olmasının dışında toplum sağlığının korunması noktasında önleyici bir tedbir olarak görünmesi gerektiğini ifade eden Dr. Çelik, “Ateş yüksekliği, öksürük, kas ağrısı gibi şikayetleri olan kişilerin kapalı ortamlarda diğer kişilere virüs bulaştırmamak için maske kullanması önerilir. Maske takmayan kişilerin öksürme ve hapşırma durumunda bir mendil veya peçete ile ağzını burnunu kapatması veya kolunun iç kısmı ile ağzını kapatması gerekmektedir. Özellikle ek hastalıkları olan, ileri yaş ve bağışıklığı baskılanmış kişilerin aynı ortamda hasta olan biri varsa veya kalabalık ortamlarda bulunacaksa maske takmaları çok önemlidir. Son olarak risk grubundaki kişilerin her yıl sıcaklıkların düşmeye başlamasıyla birlikte grip aşısı olması; gribal virüslere bağlı ağır enfeksiyon gelişimi, hastaneye yatış ve ölümleri önlemektedir” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

DEÜ’lü uzman uyardı: Kronik hastalar ve yaşlılar daha fazla risk altında! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Uzmanı uyardı! Ağız içindeki enfeksiyonlar diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir! https://kocaelibasin.com.tr/uzmani-uyardi-agiz-icindeki-enfeksiyonlar-diyabetin-kontrolunu-zorlastirabilir/ Wed, 04 Dec 2024 11:30:11 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uzmani-uyardi-agiz-icindeki-enfeksiyonlar-diyabetin-kontrolunu-zorlastirabilir/ Diyabetin vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltabileceğini belirten Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr.

Uzmanı uyardı! Ağız içindeki enfeksiyonlar diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Diyabetin vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltabileceğini belirten Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, bu durumun diş eti hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlayabileceğini söyledi.

Diyabetli bireylerin ağız hijyenine dikkat etmesinin, kan şekeri kontrolü üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Aksi durumda ise ağız içindeki enfeksiyonlar kan şekeri seviyelerini yükseltebilir ve diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir.” uyarısında bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe ayrıca, diyabetli bireylerin beslenme ve yaşam tarzlarına dikkat ederek kan şekeri seviyelerini dengede tutmalarının ağız içi enfeksiyonları önlemede destek olabileceği bilgisini paylaştı.

Üsküdar Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, şeker hastalığı olarak da bilinen diyabetin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerinden bahsetti.

Kan şekeri kontrolü iyi olmayan hastalar diş kaybı yaşayabilir!

Diyabetin, kan şekeri seviyelerinin kontrol edilmesini zorlaştıran bir hastalık olduğunu ve vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltabileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Kan şekeri düzeyinin yüksek olması ağızdaki bakterilerin artmasına ve diş eti hastalıklarının gelişmesine zemin hazırlar. Aynı zamanda, diyabetli bireylerde tükürük akışında azalma olabilir ve bu da ağız kuruluğu sorununa yol açarak, diş çürümesi ve diş eti hastalıkları riskini artırır.” dedi.

Diyabetli bireylerde yaygın olarak görülen diş sorunlarına değinen Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Diyabetli bireylerde diş eti iltihapları daha sık görülür ve kan şekeri kontrolü iyi olmayan hastalarda bu durum ilerleyerek diş kaybına yol açabilir. Diyabet, tükürük üretimini azaltarak ağız kuruluğuna neden olabilir. Tükürük, ağız içinde bakterilerin dengelenmesinde kritik bir role sahiptir ve ağız kuruluğu diş çürümesini hızlandırabilir. Özellikle ağız içi mantar enfeksiyonları, diyabetli bireylerde sık görülür. Yüksek kan şekeri seviyeleri ağız içi mantar gelişimini destekleyebilir. Yetersiz tükürük akışı ve yüksek glikoz seviyeleri, dişlerde çürük riskini artırır ve ağız içi yaraların iyileşmesini zorlaştırır.” açıklamasını yaptı.

Ağız sağlığının iyi olması diyabet kontrolünü kolaylaştırabilir…

Diyabetli bireylerin ağız hijyenine dikkat etmesinin, kan şekeri kontrolü üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, “Ağız sağlığının iyi olması enfeksiyon riskini azaltır ve bu da diyabet kontrolünü kolaylaştırabilir. Aksi takdirde, ağız içindeki enfeksiyonlar kan şekeri seviyelerini yükseltebilir ve diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir. Diş eti hastalıkları ve diş çürükleri gibi problemler yalnızca ağız sağlığını değil, genel sağlığı da etkileyebilir.” uyarısında bulundu.

Ağız hijyeni ve kan şekeri kontrolü önemli… 

Diyabetli bireylerin ağız sağlığını korumak için önerilerde de bulunan Dr. Öğr. Üyesi Baki Meşe, sözlerini şöyle tamamladı:

“Dişlerin günde en az iki kez fırçalanması ve diş ipi kullanımı ağız sağlığını korumada önemli rol oynar. Diyabetli bireylerin altı ayda bir diş hekimine görünmeleri, ağız sağlığındaki problemleri erken tespit etmeye yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğneme veya su tüketimini arttırarak ağız kuruluğunun önlenmesi hedeflenebilir. Sigara, diş eti hastalıklarını artıran önemli bir faktördür. Diyabetli bireylerin ağız sağlığını korumak için sigaradan uzak durmaları önerilir. İyi bir kan şekeri kontrolü, ağız sağlığını korumak için gereklidir. Diyabetli bireylerin beslenme ve yaşam tarzlarına dikkat ederek kan şekeri seviyelerini dengede tutmaları ağız içi enfeksiyonları önlemede destek olur.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Uzmanı uyardı! Ağız içindeki enfeksiyonlar diyabetin kontrolünü zorlaştırabilir! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>