?>
?>
Vücudumuzu mikroplara karşı koruyan akyuvar hücreleri azalınca bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroplar önemli enfeksiyonlara sebep olabilmektedir. Trombositler sayıca azaldığında ise kendiliğinden oluşan kanamalar (burun, dişeti kanaması, cilt kanaması ve morluklar, mide, bağırsak ve iç organ kanaması vb) açığa çıkacaktır. Çocuğumuzu bu durumlardan korumak için ebeveynlere önemli görevler düşmektedir. Başlıcaları;
Bu önlemler hastaya, hastalığa ve uygulanan tedavi rejimine göre kişisel farklılıklar gösterebileceğinden takip ve tedavi yapan hekiminizin/sağlık merkezinin önerilerine harfiyen uymanız sağlığınız açısından çok önemlidir.
Prof. Dr. Zekai Avcı ‘’Genel olarak aşağıda belirtilen şikâyetleriniz varsa gecikmeden tedavi gördüğünüz sağlık kuruluşuna başvurmanızı şiddetle tavsiye ederim.’’ şeklinde önemli maddelere değindi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kemoterapi Tedavisi Gören Çocuklarda Hayati Uyarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Meme kanseri taramasında mamografi neden önemli?
Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, mamografinin meme kanserinin erken tanısında altın standart olduğunu vurguladı ve ekledi: “40 yaş öncesinde meme dokusu yeterli görüntüyü vermediği için mamografiyi rutin tarama olarak önermiyoruz. Ancak, şüpheli lezyonlar durumunda doktor önerisiyle 40 yaş öncesinde de çekilebilmektedir. 40 yaşından itibaren ise rutin mamografi taramaları büyük önem taşır. Bu yöntem, meme kanserini erken evrede yakalamada en etkili araçlardan biridir.”
Meme ağrısına dikkat!
Meme ağrısının kadınlarda oldukça yaygın görüldüğünü ve şikayetlerin yüzde 70’ini oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, meme ağrısını iki gruba ayırdıklarını ifade etti: “Siklik, yani periyodik meme ağrısı ve periyodik olmayan (non-siklik) meme ağrısı olarak sınıflandırıyoruz. Genellikle hormonal değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan ağrılar periyodik olarak kendini gösterir. Ancak, tek taraflı, batma ve yanma hissi veren ağrılar, genellikle belli bir lezyona bağlı olabilir ve dikkatle incelenmesi gerekir.”
Meme kanseri riski taşıyan kadınlar kimlerdir?
Bazı kadınların meme kanseri riski açısından daha yüksek risk taşıdığını belirten Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, bu grupları şöyle sıraladı: “Hiç doğum yapmamış olanlar, ailesinde meme kanseri öyküsü bulunanlar, uzun süreli ve yoğun hormon tedavisi almış kişiler risk grubundadır. Ayrıca genetik olarak meme kanserine yatkınlığı tespit edilen birinci derece yakınları olan kadınlar da risk altındadır.”
Meme kistleri kansere dönüşür mü?
Meme kistlerinin kansere dönüşmediğini vurgulayan Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, bu durumun aslında kadınlar için bir avantaj olduğunu söyledi: “Meme kistleri, takip edilmesi gereken bir durumdur. Bu sayede meme sağlığını düzenli olarak kontrol ettiren hastalarımız, olası bir kanseri erken evrede yakalayabilir. Bu nedenle, meme kistlerinin takibi önemlidir ve erken tanı sayesinde hayat kurtarıcı olabilir.”
Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, meme kanseri tedavisinde gelişen tekniklerin memenin korunmasına yönelik olduğunu belirtti: “Eğer tümör büyük değilse ve uygun bir konumdaysa, meme koruyucu cerrahi ile memeyi koruyarak kanserden kurtulmak mümkündür. Bu yöntem, son yıllarda daha yaygın bir şekilde uygulanmakta ve kadınlar için büyük bir avantaj sağlamaktadır.”
Meme kanseri farkındalık ayı vesilesiyle Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, tüm kadınların düzenli kontrollerini yaptırmalarını ve meme sağlığını korumak adına bilinçli davranmalarını tavsiye etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Meme kanseri farkındalık ayında uzmanından uyarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>