?> ?> uyarılar arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Thu, 30 Jan 2025 08:40:26 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png uyarılar arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Kemoterapi Tedavisi Gören Çocuklarda Hayati Uyarılar https://kocaelibasin.com.tr/kemoterapi-tedavisi-goren-cocuklarda-hayati-uyarilar/ Thu, 30 Jan 2025 08:40:25 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/kemoterapi-tedavisi-goren-cocuklarda-hayati-uyarilar/ Kanser tedavisi gören çocukların kan üretimi olumsuz etkilenmektedir.

Kemoterapi Tedavisi Gören Çocuklarda Hayati Uyarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kanser tedavisi gören çocukların kan üretimi olumsuz etkilenmektedir. Kemoterapi sonrasında kanda alyuvar (eritrosit), akyuvar (lökosit) ve pıhtılaşma pulcuklarının (trombositler) sayısı azalacaktır. 

Vücudumuzu mikroplara karşı koruyan akyuvar hücreleri azalınca bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroplar önemli enfeksiyonlara sebep olabilmektedir. Trombositler sayıca azaldığında ise kendiliğinden oluşan kanamalar (burun, dişeti kanaması, cilt kanaması ve morluklar, mide, bağırsak ve iç organ kanaması vb) açığa çıkacaktır. Çocuğumuzu bu durumlardan korumak için ebeveynlere önemli görevler düşmektedir.  Başlıcaları;

  • El ve vücut temizliğine çok dikkat edilmelidir. Eller her yemek öncesi, yemek sonrası, tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra mutlaka sıvı sabunla en az 20 saniye süreyle yıkanmalı ve ardından kâğıt havlu ile kurulanmalıdır. 
  • Yumuşak bir sabun kullanarak günlük banyo veya duş yapılmalı, özellikle koltukaltları ve kasıklar dikkatle temizlenmeli ve ardından nemli bölge kalmayacak şekilde vücut iyice kurulanmalıdır. Banyo yaptırılması mümkün değil ise günlük ılık sabunlu bezle silinerek vücut temizlenmelidir. 
  • Dişler, akyuvar ve trombosit sayısı uygunsa yumuşak bir diş fırçasıyla günde en az iki kez fırçalanmalı, hücre sayıları uygun değilse veya dişetlerinde kanama varsa her yemekten sonra temiz su ve antiseptik gargara solüsyonu veya bikarbonatlı su ile ağız iyice çalkalanmalıdır.
  • Tırnaklar, lökosit ve trombositler çok düşük olduğu dönemde kesilmeyebilir. Ancak mutlaka kesilecekse kesme işlemi düz olarak, çok derin olmadan, deriyi kesmeden yapılmalıdır. 
  • Taze çiçek ve her türlü saksı çiçeği mantar oluşum riskini arttırdığı için ortamda bulundurulmamalıdır. Yine temizlememe/dezenfekte edilme şansı olmayan tüylü, peluş veya kumaş oyuncaklar hasta odasında bulundurulmamalıdır.
    • Ev temizliği günlük yapılmalı, ortamda küf oluşturacak ıslak veya nemli yerler olmamalı, varsa klima bakımı ve temizliği aksatılmamalıdır. 
    • Akyuvar sayısı düşük dönemlerde hasta ziyaretleri kesinlikle kısıtlanmalı, kalabalık ortamlardan toplu taşımadan uzak durulmalı, zorunlu hallerde maske kullanılmalıdır. Yoğun kemoterapi dönemlerinde okula ara verilmeli, eğitime doktorunuzun izin verdiği dönemlerde evde veya hastanede devam edilmelidir. 
  • Hayvanlar bağışıklık sistemi bozuk kişileri riske sokabilecek hastalıklar taşıyabilirler. Mümkünse hayvanla fiziksel temasın olmaması en iyisidir. Özellikle hayvanın salyası veya dışkısıyla temastan kaçınılmalı, ısırıklardan veya tırmalamalardan korunmalıdır. Kuş, kertenkele, yılan, kaplumbağa, hamster veya başka bir kemirgen beslenmemelidir. 
  • Eğer yeni bir hayvan alınacaksa, bir yıldan büyük ve kısırlaştırılmış bir hayvan seçilmelidir. Evin dışında, bir çiftlik veya hayvanat bahçesinde hayvanlarla yakın temas edilmemelidir.
  • Trombositlerin düşük olduğu dönemlerde hareketli oyunlardan ve sportif faaliyetlerden, vücudu sıkan lastikli giyeceklerden kaçınılmalıdır. 
  • Nötropenik dönemde musluk suyu en az bir dakika süreyle kaynatılmadan veya filtreden geçirilmeden içilmemelidir. Şişe veya kutu içinde satılan meyve suları, soda, sıcak çay veya kahve ve pastörize edilmiş her türlü ürünün içilmesinde sakınca yoktur.

 

  • Yemek hazırlarken kullanılan yüzeyler, raflar, tezgâh üzerleri, buzdolabı, dondurucular, kesme tahtası, bıçak ve diğer tüm mutfak aletleri uygun şekilde temizlenmelidir. Yemekler mümkünse öğünlük pişirilmeli, artan kısım eğer sonraki öğüne saklanacak ise yemeğin soğuması beklenmeden, hızlı soğutulması mümkün olan küçük kaplarda buzdolabına kaldırılmalıdır. İki saatten fazla oda ısısında beklemiş yemekler atılmalıdır. Buzdolabından çıkarılan pişmiş yiyecekler ısıtılarak/kaynatılarak sunulmalıdır. Donmuş yiyecekler oda ısısında bekletilerek çözülmemeli, mikrodalga kullanılmalıdır. 
  • Çiğ veya az pişmiş beyaz/kırmızı et ve yumurta kesinlikle tüketilmemeli, konserve besinlerden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Pişirilmemiş kümes hayvanları, kırmızı et, balık ve diğer deniz ürünleri diğer yiyeceklerle temas ettirilmemeli, aynı yüzey üzerine konulmamalı, aynı kesme tahtası kullanılmamalıdır. 
    • Pişirilmeden yenen salatalık marul roka gibi yeşillikler ya da kabuğu soyulamayan (çilek vb) meyveler nötropenik dönemde tüketilmemelidir. Muz karpuz kavun gibi kabuğu soyulabilen meyve sebzeler ile sirkeli ya da limonlu su ile yıkanmış ve kabuğu hijyenik şartlarda kalın soyulmuş elma armut gibi meyvelerin tüketilmesinde sakınca yoktur.

 

Bu önlemler hastaya, hastalığa ve uygulanan tedavi rejimine göre kişisel farklılıklar gösterebileceğinden takip ve tedavi yapan hekiminizin/sağlık merkezinin önerilerine harfiyen uymanız sağlığınız açısından çok önemlidir. 

 

 

 

Prof. Dr. Zekai Avcı ‘’Genel olarak aşağıda belirtilen şikâyetleriniz varsa gecikmeden tedavi gördüğünüz sağlık kuruluşuna başvurmanızı şiddetle tavsiye ederim.’’ şeklinde önemli maddelere değindi.

 

  • Ateş, titreme
  • Ağız içi yaralar
  • Tedavinin verildiği damar yolu, santral ya da port iğne bölgesinde şişlik, ağrı, hassasiyet
  • Şiddetli öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı 
  • Ani gelişen kol veya bacaklarda uyuşma, çift görme, hareket-denge bozukluğu, bilinç bulanıklığı
  • Şiddetli karın ağrısı, kusma, ishal, dışkıda kanama veya dışkının renginin katran gibi siyah olması
  • Uzun süreli burun kanaması, dişeti kanaması
  • İdrarda kanama veya yanma
  • Ciltte toplu iğne başı büyüklüğünde kırmızı renkli döküntüler veya yaygın morluklar, döküntüler
  • 2 günden fazla süren kabızlık

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Kemoterapi Tedavisi Gören Çocuklarda Hayati Uyarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Meme kanseri farkındalık ayında uzmanından uyarılar https://kocaelibasin.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmanindan-uyarilar/ Mon, 14 Oct 2024 11:40:14 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/meme-kanseri-farkindalik-ayinda-uzmanindan-uyarilar/ Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında, meme sağlığı ve meme kanseri tarama yöntemleri konusunda bilgilendirmede bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Doç.

Meme kanseri farkındalık ayında uzmanından uyarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında, meme sağlığı ve meme kanseri tarama yöntemleri konusunda bilgilendirmede bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, özellikle 40 yaşından sonra mamografinin düzenli olarak yapılmasının önemine dikkat çekti.

Meme kanseri taramasında mamografi neden önemli?

Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, mamografinin meme kanserinin erken tanısında altın standart olduğunu vurguladı ve ekledi: “40 yaş öncesinde meme dokusu yeterli görüntüyü vermediği için mamografiyi rutin tarama olarak önermiyoruz. Ancak, şüpheli lezyonlar durumunda doktor önerisiyle 40 yaş öncesinde de çekilebilmektedir. 40 yaşından itibaren ise rutin mamografi taramaları büyük önem taşır. Bu yöntem, meme kanserini erken evrede yakalamada en etkili araçlardan biridir.”

Meme ağrısına dikkat!

Meme ağrısının kadınlarda oldukça yaygın görüldüğünü ve şikayetlerin yüzde 70’ini oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, meme ağrısını iki gruba ayırdıklarını ifade etti: “Siklik, yani periyodik meme ağrısı ve periyodik olmayan (non-siklik) meme ağrısı olarak sınıflandırıyoruz. Genellikle hormonal değişimlere bağlı olarak ortaya çıkan ağrılar periyodik olarak kendini gösterir. Ancak, tek taraflı, batma ve yanma hissi veren ağrılar, genellikle belli bir lezyona bağlı olabilir ve dikkatle incelenmesi gerekir.”

Meme kanseri riski taşıyan kadınlar kimlerdir?

Bazı kadınların meme kanseri riski açısından daha yüksek risk taşıdığını belirten Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, bu grupları şöyle sıraladı: “Hiç doğum yapmamış olanlar, ailesinde meme kanseri öyküsü bulunanlar, uzun süreli ve yoğun hormon tedavisi almış kişiler risk grubundadır. Ayrıca genetik olarak meme kanserine yatkınlığı tespit edilen birinci derece yakınları olan kadınlar da risk altındadır.”

Meme kistleri kansere dönüşür mü?

Meme kistlerinin kansere dönüşmediğini vurgulayan Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, bu durumun aslında kadınlar için bir avantaj olduğunu söyledi: “Meme kistleri, takip edilmesi gereken bir durumdur. Bu sayede meme sağlığını düzenli olarak kontrol ettiren hastalarımız, olası bir kanseri erken evrede yakalayabilir. Bu nedenle, meme kistlerinin takibi önemlidir ve erken tanı sayesinde hayat kurtarıcı olabilir.”

Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, meme kanseri tedavisinde gelişen tekniklerin memenin korunmasına yönelik olduğunu belirtti: “Eğer tümör büyük değilse ve uygun bir konumdaysa, meme koruyucu cerrahi ile memeyi koruyarak kanserden kurtulmak mümkündür. Bu yöntem, son yıllarda daha yaygın bir şekilde uygulanmakta ve kadınlar için büyük bir avantaj sağlamaktadır.”

Meme kanseri farkındalık ayı vesilesiyle Doç. Dr. Türkmen Sarıyıldız, tüm kadınların düzenli kontrollerini yaptırmalarını ve meme sağlığını korumak adına bilinçli davranmalarını tavsiye etti.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Meme kanseri farkındalık ayında uzmanından uyarılar yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>