?>
?>
Antalya Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı kurucusu İsmail Baha Süralsan vefatının 27. yıl dönümünde “İsmail Baha Süralsan Türk Müziği Ödül Töreni” ve dualarla anıldı. İsmail Baha Sürelsan için ilk tören kabri başında düzenlendi. Uncalı Mezarlığı’nda gerçekleştirilen anma törenine Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Okan Yavuz, İsmail Baha Sürelsan Konservatuarı sanatçıları, öğrencileri, yakınları, eski talebeleri ve sevenleri katıldı. İsmail Baha Süralsan dualar okunarak anıldı.
ESERLERİ VE HATIRALARI PAYLAŞILDI
Anma etkinlikleri daha sonra Atatürk Kültür Merkezi’ndeki gerçekleştirilen törenle devam etti. Etkinliklerinde ilk olarak Şef Umut Murat Aytekin yönetiminde İsmail Baha Sürelsan Konservatuvarı Türk Sanat Müziği İcrâ Heyeti, Sürelsan’ın ünlü bestelerinin yer aldığı dinleti sundu. Etkinlikte İsmail Baha Süralsan’ın sevenleri anı ve hatıralarını paylaştı.
İSMAİL BAHA SÜRELSAN ADINA İLK ÖDÜL TÖRENİ
Bu yıl ünlü bestekar ve Devlet Sanatçısı İsmail Baha Süralsan adına ilki düzenlenen ‘Türk Müziği Ödül Töreni”nde yaşam boyu onur ödülü ve genç kuşak başarı ödülü verildi. Prof. Dr. Murat Salim Tokaç, Reha Sağbaş, Elif Güreşçi, Münip Utandı ve Özgün Gürbüz’ün yer aldığı seçici kurulun değerlendirmeleri sonucu ödüller sahiplerini buldu. Türk Müziği Ödülleri’nde, ‘Genç Kuşak Başarı Ödülü’ TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı İbrahim Suat Erbay’a, ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’ ise Türk Müziğinin yaşayan ustalarından Prof. Erol Deran’a takdim edildi. Törenin sonunda ise Türk sanat müziğinin sevilen yorumcusu Bekir Ünlüataer, dinleyicilere özel unutulmaz bir konser verdi.
MİRASI GELECEK NESİLLERE TAŞINIYOR
Ödül töreninde kısa bir konuşma yapan Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Okan Yavuz, Antalya Büyükşehir Belediyesi konservatuvarının kurucusu İsmail Baha Süralsan’ın sanatını gelecek nesillere taşımaya çalıştıklarını belirterek, “Bir ekolü, kültür taşıyıcısını ve bir öncüyü bir kez daha hep birlikte rahmet ve minnetle anıyoruz. İsmail Baha Süralsan’ın mirasını, sanat anlayışını ve disiplinini genç kuşaklara aktararak, konservatuvarı sanat ocağı olması misyonuyla sürdürüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhitin Böcek’in sanata ve sanatçıya verdiği destekten gücümüzü alarak İsmail Baha Sürelsan adına onun kıymetli mirasını yaşatmak ve daha da görünür kılmak adına bu yıl ilk kez İsmail Baha Sürelsan Türk Müziği Ödüllerini hayata geçirmenin gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İsmail Baha Sürelsan vefatının 27. yıl dönümünde anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Osmangazi Belediyesi, Köy Enstitüleri’nin kurucusu ve Cumhuriyet Dönemi’nin seçkin eğitim, kültür ve siyaset adamlarından biri olan eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel’in ölümünün 64. yıldönümünde anma programı düzenledi. Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Bursa Şubesi, Hasan Âli Yücel Anadolu Lisesi öğrencileri ve Hasan Âli Yücel Mandolin Orkestrası işbirliğinde düzenlenen anma programı, Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleşti. Düzenlenen etkinlikte sahneye çıkan Hasan Âli Yücel Anadolu Lisesi öğrencileri, emekli öğretim görevlisi Hatice Çağlar Özteke moderatörlüğünde gerçekleştirdikleri söyleşide, Hasan Âli Yücel’in hayatına, araştırmalarına ve yaptığı çalışmalara dair bilgileri katılımcılar ile paylaştı. Söyleşinin ardından sahne alan Hasan Âli Yücel Mandolin Orkestrası, Şef Serpil Ilgaz Uğur yönetiminde unutulmaz bir konser verdi. Konserde Hasan Âli Yücel’in bestelediği şarkılar da seslendirildi.
Hasan Âli Yücel’i anma programına Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü, Bursa Büyükşehir Kent Konseyi Başkanı Ertuğrul Aksoy, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları yöneticileri ve Köy Enstitüleri mezunu olan Cahit Yiğit ve Cemal Poyraz katıldı.
“Bu kez biz gençlere değil gençler bize anlattı”
Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü, gecede yaptığı konuşmada, “Bugün aşılamayan eğitimi yükselten ve yücelten eski Milli Eğitim Bakanımız Hasan Âli Yücel’i anmak için program düzenledik. Osmangazi Belediyesi ve Hasan Ali Yücel Anadolu Lisesi’nin gönüllü öğrencileriyle beraber güzel bir etkinlik hazırladık. Hasan Âli Yücel, çok yönlü bir Milli Eğitim Bakanıydı. Felsefeci, düşünür, yazar ve birçok sanat dalının yolunu açmış bir isimdi. Bu ülkenin vatansever kişilerinden biriydi. Köy Enstitüleri’nin kuruluşunda çok önemli bir yer sahiptir. Hasan Âli Yücel’in bu özelliklerini anlattığımız bir düzenledik. Emekli öğretim görevlisi Hatice Çağlar Özteke ve Hasan Âli Yücel Anadolu Lisesi öğrencileri, beraber gerçekleştirdikleri sunum ile bizlere Hasan Âli Yücel’i anlattılar. Bu kez biz gençlere değil, gençler bize anlattı. Hasan Âli Yücel Mandolin Orkestrası da bizlere unutulmaz bir konser verdi” dedi.
“Hasan Âli Yücel yaptığı tüm çalışmalar ile bugüne iz bıraktı”
Emekli öğretim görevlisi Hatice Çağlar Özteke, “Hasan Âli Yücel’in ölüm yıl dönümü çerçevesinde öğrencilere, gençlere ve tüm katılımcılara, O’nun yaşam öyküsü çerçevesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün yolunda yılmadan nasıl ilerlediğini anlatmaya çalıştık. Yaptığı tüm çalışmalar bugüne iz bırakmış olan aydın, devlet adamı, filozof ve eğitim insanı olan Hasan Ali Yücel için bir sunum hazırladık. Hasan Âli Yücel Anadolu Lisesi, öğrencileri de bize katkıda bulundular. Onlarla birlikte güzel bir etkinliğe imza attık. Panel ve söyleşi havasında bir etkinlik gerçekleştirdik. Öğrenciler kendi araştırmalarını seyircilerle paylaştılar. Kurgulanmış bir panel havası vermeye çalıştık” şeklinde konuştu.
Etkinliğe katılanlar, anma programının ardından açılışı gerçekleştirilen Hasan Âli Yücel’i anlatan fotoğraf sergisini gezme imkanı buldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hasan Âli Yücel vefatının 64’üncü yılında anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“PAZAR OLSA DA 7’DEN 77’Yİ, ADAM OLACAK ÇOCUK’U İZLESEK”
Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, “40 yaşındayım. Biz sabah kalktığımızda Pazar günü olsa da 7’den 77’yi, Adam Olacak Çocuk’u izlesek diye büyüdük. Bizim neslin çizgi film dışında izlediği programların başında geliyordu. O bizim dönemimiz için bir şanstı, o döneme denk geldiğim için çok mutluyum, gururluyum.” dedi. Ölümünün ardından 26 yıl geçmesine rağmen, Barış Manço’yu anma konserinde CKM Büyük Salon’un en arka koltuğuna kadar dolu olduğunu vurgulayan Kösedağı, “Geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum, Lale Manço ile Doğukan Manço’ya çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Barış Manço iyi ki Kadıköylü bir sanatçımızdı.” dedi
Kadıköy’ün 20 yıldan fazladır Barış Abi’sini andığını söyleyen Barış Manço’nun eşi Lale Manço Ahıskalı, “Birçoğunuzla beraber yaşlandık, beraber çocuklarımızı büyüttük. Ayağınıza sağlık, sizlersiz olmazmış.” dedi.
BARIŞ MANÇO’YU SEVEN YENİ NESİLLER GELİYOR
Barış Manço’nun oğlu Doğukan Manço, “Anma etkinliğinden ziyade, bir aileyle beraber buluşmaya gelmiş gibi hissettik. Buradaki çok fazla yüzle tanışıyoruz. Hatta ergenliğini bildiğim kardeşim büyümüş, karnı burnunda gelmiş. Yeni Barış Manço severler getiriyorlar. İyi ki varsınız iyi ki geldiniz hoş geldiniz.” diye konuştu. Babası Barış Manço’nun 1991 model Honda Prelude arabasının restorasyon çalışmalarının tamamlandığını kaydeden Manço, yakında Müze Evi’nde sergilenmesine çok az kaldığını söyledi.
BARIŞ MANÇO EVİ ZİYARETÇİ AKININA UĞRADI
Kadıköy Belediyesi’nin Manço ailesi ile birlikte ve Halkbank’ın desteğiyle müze haline getirdiği Barış Manço’nun Moda’daki evi, her yıl olduğu gibi bu yıl da ziyaretçi akınına uğradı. 31 Ocak günü saat 24.00’e kadar ziyaretçilere açık olan evi, 31 Ocak-1 Şubat tarihlerinde yaklaşık 2 bin 500 kişi tarafından ücretsiz gezildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Anadolu rock müziğinin efsane isimlerinden Barış Manço vefatının 26’ncı yıl dönümünde Kadıköy’de anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, vefatının 102’nci yıl dönümünde Karşıyaka’daki anıt mezarı başında anıldı. Karşıyaka Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen anma törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay’ın yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Karşıyaka Belediye Başkanı B. Yıldız Ünsal, Narlıdere Belediye Başkanı Erman Uzun, Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar ve çok sayıda yurttaş katıldı.
“Zübeyde Anne güçlü bir örnek”
Anma töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Pek çok vesileyle bu anıt mezarın önünde bir büyük lidere ve onu yetiştiren anneye saygımızı tekrar tekrar dile getiriyoruz. Bu bizim vefamızdan, Cumhuriyete inancımızdan, Atatürk’e ve değerlerine bağlılığımızdan kaynaklanıyor. 14 Ocak 1923 günü İzmir’de hayata gözlerini yuman Zübeyde Anne, tam 102 yıl önce hayatını kaybettikten sonra, o gün maalesef yurt gezisinde olan, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmak için hazırlıklar yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, annesinin buraya defnedilmesini istedi. O dönemin yöneticileri büyük ve gösterişli bir anıt mezar yapmak istediler. Atatürk ‘hayır’ dedi. ‘Yamanlar’dan bir tane taş getirin, o taşı koyun, öyle bir mezar istiyorum’ dedi. Ölümünden günler sonra ziyaret edebildi Atatürk… Zübeyde Hanım evlatlarını zorluklarla yetiştirdi. Atatürk o zor günlerinde annesine duyduğu sevgi ve güçle mücadelesini yaptı. Kurtuluş Savaşı Zübeyde Hanım’ın manevi desteğiyle de kazanılmış bir savaştır. Gerek evladını yetiştirirken, gerekse bu vatanı kurtarma mücadelesini verirken bir annenin evladının yanında nasıl durması gerektiğinin güçlü bir örneğidir Zübeyde Anne. Atatürk’ün Zübeyde Anne’yi bu topraklara armağan etmesini İzmir’e verdiği bir onur olarak görürüz. Annesinin bize emanet edilmesindeki anlamın arkasında Atatürk’ün İzmir’e verdiği değer, İzmirlilere duyduğu inanç vardır. İzmirlilerin Cumhuriyete, kendi mirasına sahip çıkacağına dair duyduğu inanç vardır” ifadelerini kullandı.
“Hiçbir teşekkür haklarını ödeyemez”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve onu yetiştiren Zübeyde Hanım’a minnetlerinin hiçbir zaman bitmeyeceğini aktaran Başkan Dr. Cemil Tugay, “Zübeyde Hanım’a, onu yetiştiren büyük insana minnetimiz hiçbir zaman bitmeyecek. Eğer Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o mücadeleyi yapmasaydı, bugün Türkiye Cumhuriyeti olmadığı gibi, bu topraklarda nasıl bir devlet olacağı, nasıl bir yaşam sürüleceği, milletimizin bu topraklarda nasıl üzüntüler yaşayacağını hiçbirimiz tahmin bile edemeyiz. Çok şükür ki böyle bir kahraman geldi, o mücadeleyi yaptı, o savaş kazanıldı, arkasından hepimizin gurur duyduğu bağımsız Cumhuriyet kuruldu. O yüzden hiçbir teşekkür haklarının, hiçbir güzel söz bize yaptıklarının karşılığını ödeyemez” şeklinde konuştu.
“Emanetine sahip çıkmak için çok çalışacağız”
Atatürk’ün bıraktığı emaneti sonuna kadar koruyacaklarını söyleyen Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Ölümünün 102’nci yıl dönümünde Zübeyde Hanımı, onun değerli evladı hepimizin büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, mücadele arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum. Emaneti korumak için, görevimizi en iyi şekilde yerine getirmek için, çok çalışacağımızın sözünü Zübeyde Hanım’ın manevi huzurunda tekrar dile getirmek istiyorum. Herkesi bu mücadeleye kayıtsız şartsız katılmaya tekrar tekrar davet ediyorum. Türkiye’yi geriye götürmeye çalışanlara, bu ülkeyi birilerine peşkeş çekmeye çalışanlara karşı Cumhuriyetin, Atatürk’ün değerlerinin yanında olalım. Zübeyde Hanım’ın ve evladının manevi mirasının bekçisi olalım. Huzur içinde uyu Zübeyde anne” diye konuştu.
Ünsal: Atatürk’ün ve Zübeyde Hanım’ın kenti olmaktan gurur duyuyoruz
Karşıyaka Belediye Başkanı B. Yıldız Ünsal ise “Karşıyaka’yı asıl güzel yapan Cumhuriyete olan bağlılığı, demokrasiye olan tutkusu ve Atatürk’e olan sonsuz saygısıdır. Yetiştirdiği evlat sayesinde bir ülkenin kaderini değiştiren Zübeyde Hanım, Karşıyaka’nın ve İzmir’in onur kaynağıdır. 102 yıl önce bugün topraklarımızda sonsuzluğa uğurladığımız Zübeyde Hanım, kentimizin cennet köşesinde bizleri karşılamakta ve yüreğimizdeki vatan sevgisini her an canlı tutmaktadır. Zübeyde Hanım’ın son günlerinde kentimize kattığı değer, vefatının ardından Atatürk’ün isteğiyle sonsuz bir mirasa dönüşmüştür. O sadece bir anne değil, bir milletin kaderini değiştiren bir liderin yetişmesine vesile olan Anadolu’nun cefakar ve onurlu kadınlarını temsil eden bir simgedir. Onun azmi ve vatan sevgisi bağımsızlık mücadelemizin manevi temel taşlarından biridir. Biz Atatürk’ün ve Zübeyde Hanım’ın kenti Karşıyaka olmaktan gurur duyuyor ve hatıraları önünde saygı ile eğiliyoruz ” şeklinde konuştu.
Zübeyde Hanım’a sevgi seli
Zübeyde Hanım vefatının 102’nci yıl dönümünde, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayata gözlerini yumduğu saat dokuzu beş geçe saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile anıldı. Başkan Tugay ve protokol, Zübeyde Hanım’ın kabrine kırmızı karanfil bıraktı. Alana gelen çok sayıda İzmirli, yağışlı havaya rağmen Zübeyde Hanım’a saygı için alanda yerini aldı.
Anma programının ardında Başkan Tugay, Başkan Ünsal’ı makamında ziyaret etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Zübeyde Hanım vefatının 102. yıl dönümünde anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, 14 Ocak 1923 tarihinde vefat etmiştir. Ölümünün 102. Yılı için hazırlanan ilk program Ödemiş Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde bulunan büstünde gerçekleşti.
Belediye Başkanı Mustafa Turan, Belediye Başkan Yardımcısı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Ödemiş Şube Başkanı Metin Kıral, Milli Eğitim Şube Müdürü Ahmet Turan Yüzük, CHP Ödemiş Kadın Kolları Başkanı Şeyda Tütüncü Gere, Zübeyde Hanım Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Murat Taşbaşı, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, belediye çalışanları ve vatandaşlar katıldı. Katılımcılar Zübeyde Hanım anıtına karanfil bıraktı.
Ali Rıza Efendi’nin ölümüyle Atamızı 12 yaşından itibaren tek başına yetiştiren Zübeyde Hanımı minnetle andığını ifade eden Belediye Başkanı Mustafa Turan yaptığı konuşmada; “Mustafa Kemal Atatürk, bir Türk anasının evladıdır. Atamızın yetişmesinde Zübeyde Hanımın rolü büyüktür. Zübeyde Hanım’ın fedakârlığı, sevgisi ve desteği, Atatürk’ün özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinde ona güç vermiştir. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet’in temellerinin atılmasında büyük payı olan bu değerli annemizi saygıyla anıyoruz. Onun, Türk milletine ve Atatürk’e kattığı miras, Türk toplumunun geleceği için büyük bir ilham kaynağı olmuştur. Zübeyde Hanımın ve Atatürk’ün gösterdiği büyük fedakârlık ve azim, bizlere de her zaman ışık tutmaya devam edecektir” dedi.
“Çocuk Gözüyle Zübeyde Hanım” Sergisi
Ödemiş Belediyesi ve Atatürkçü Düşünce Derneği Ödemiş Şubesi işbirliği ile hazırlanan program kapsamında Atatürk Anı Evi’nde sergi açılışı gerçekleşti. Program kapsamında Zübeyde Hanım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden Mustafa Almaz yazdığı Zübeyde Hanım’a Vefa”şiirini, Elif Korkmaz ise yazmış olduğu Zübeyde Hanım: Bir Anne, Bir İlham Kaynağı kompozisyonu okudu.
Belediye Başkan Yardımcısı ve Atatürkçü Düşünce Derneği Ödemiş Şube Başkanı Metin Kıral yaptığı konuşmada; “ Bizler, Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz bekçisi olarak son nefesimizi verene dek mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Cumhuriyetin kurucusu Ulu Önder’in annesi Zübeyde Hanım’ı saygıyla anıyoruz. Atatürk’ün hatırasına ve Cumhuriyetimize bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sahip çıkacağız. Bir evladın yetişmesinde annenin rolü çok büyüktür. Ulu Önder Atatürk’ümüzü yetiştiren anne de her türlü sıkıntıya göğüs gererek büyük bir gayret ve özveri içerisinde Atatürk’ümüzü yetiştirmiş ve daha sonra da onun büyük özelliklerini ortaya çıkartmasına sebep olmuştur. İlke ve devrimleriyle Türkiye’ye çağdaşlığın yolunu açan Atatürk’ü bize hediye eden, yüce Türk anası Zübeyde Hanım’ın aramızdan ayrılışının 102. yılında önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhu şad olsun” dedi.
Daha sonra Ödemiş Belediyesi Resim Kursu öğretmeni Mihriban Neva Sel’in öğrencileri tarafından hazırlanan “Çocuk Gözüyle Zübeyde Hanım” konulu sergi gezildi. Programa katkı sağlayan öğrencilere katılım belgesi ve Nutuk hediye edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Zübeyde Hanım, vefatının 102. yılında Ödemiş’te anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>4 Ocak 2025 Cumartesi günü düzenlenen törene, Ayla Algan’ın kızı Sevi Algan’ın yanı sıra sanatçının dostları, sevenleri ve öğrencileri katıldı.
Törende söz alan Sevi Algan: “Ben çok özlüyorum onu. Hem annem olarak, hem çalışma arkadaşım olarak, hem hocam olarak, hem meslektaşım olarak. Anne olmanın dışında çok fazla yer kaplıyordu hayatımızda. Her gün, her dakika anıyoruz onu.
Her şey için bir çözümü vardı, bir yolu vardı. Çok yaratıcıydı.” dedi.
Ayla Algan’ın kabri başında toplanan ailesi, dostları ve sanatçı arkadaşları onunla yaşadıkları anılarını paylaştılar.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ayla Algan Vefatının Yıl Dönümünde Anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Başbakanı ve 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, vefatının 51’nci yıldönümünde Konak’ta doğduğu evde anıldı. Konak Belediyesi tarafından İsmet İnönü Anı Evi olarak kente kazandırılan evin önünde gerçekleştirilen anma törenine Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun yanı sıra İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Elvin Sönmez Güler, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Başdanışmanı ve Atatürk Araştırmacısı Yazar Ahmet Gürel, ADD Genel Başkan Yardımcısı Özgür Çınar, ADD İzmir Şubesi Yöneticileri, İzmir 68’liler Platformu Yöneticileri, CHP Konak İlçe Yöneticileri, Konak Belediye Meclisi Üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Başkan Mutlu: Mücadeleci ruhu bizlere rehberlik ediyor
İsmet İnönü’nün ülkenin zor zamanlarında, savaş yıllarında ve ardından gelen yenilikçi dönemdeki liderliğiyle tanınan bir isim olduğunun altını çizen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Buram buram tarih kokan, ülkenin kurucularından birinin doğduğu evi görmek kıymetli. Bu tarihi yapının korunmuş olması ve içinde bir müze olması çok önemli. Bugün, sadece bir tarihi şahsiyeti anmakla kalmıyor, aynı zamanda Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin şekillenmesinde büyük katkı sağlamış bir lideri saygıyla yad ediyoruz. O, Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün en yakın silah arkadaşı, Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinin önemli temsilcisiydi. Halkı her zaman ön planda tutmuş, toplumun refahı ve huzuru için sayısız önemli adım atmıştır. Onun izlediği yol, ülkemizin modernleşme sürecine ve demokratikleşme çabalarına yön verdi. İnönü’nün mücadeleci ruhu, kararlı duruşu ve milletine olan derin sevgisi, bugün hala bizlere rehberlik etmeye devam ediyor” dedi.
“Anısını yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğu”
Anısını yaşatmak için doğduğu evde gerçekleşen anma törenine katılan herkese teşekkür eden Başkan Mutlu, “Bugün burada, İsmet İnönü’nün mirasına sahip çıkıyor ve onu minnetle anıyoruz. Onun izinden giderek, bizler de toplumsal eşitlik, özgürlük ve demokrasi için çalışmayı sürdürüyoruz. İsmet İnönü’nün anısını yaşatmak, onun ideallerini genç kuşaklara aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sorumluluğun bilincinde olarak, her zaman daha aydınlık bir Türkiye için emek vermeye devam edeceğiz. İsmet İnönü’nün mirasına olan saygımızı bir kez daha ifade ediyor, ülkemizin her köşesindeki tüm Cumhuriyet değerleri savunucularına şükranlarımı sunuyorum. Ruhu şad, hatırası daim olsun” ifadelerini kullandı.
Güler: Örnek bir devlet adamıydı
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Elvin Sönmez Güler de, “İsmet İnönü bağımsızlık mücadelesiyle örülmüş bir hayatı, başarı ve demokrasiye adanmış bir devlet adamlığı ile taçlandırmış çok büyük bir lider. Cumhuriyetimizin kurucu kadroları içinde özellikle Lozan Antlaşması’nın mimarı olarak milletimizin bağımsızlığını dünyaya kabul ettirmiş sonrasında ise çok partili döneme geçiş sürecinde de ciddi öncülük etmiştir. Bu yönüyle sadece bir lider değil aynı zamanda Türk milletine yol gösteren önemli bir ışık kaynağı olmuştur. Çok zor zamanlarda dahi kararlılıkla çalışan örnek bir devlet adamıydı. Bugün bizlere düşen mirasına sahip çıkarak; onun barış, bağımsızlık ve demokrasi ilkelerini gelecek kuşaklara aktarmak olacaktır” şeklinde konuştu.
Gürel: İzmir onu hep anacak
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Başdanışmanı ve Atatürk Araştırmacısı Yazar Ahmet Gürel ise, İsmet İnönü’nün hayatı hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “25 Aralık 1916 yılında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ile cephede bir arada oluyor. Beraber askerlik yaparken Atatürk, ‘Ben ordu komutanıyım, İsmet Albay çok başarılı olacağı inancını bana verdi’ diyor. Atatürk’ten aldığı ilk övgü budur. İsmet İnönü, iktisadi kalkınmanın, çok partili demokratik sistemin ve devrimlerin bekçisi ve kollayıcıdır. İzmir onu hep anacaktır çünkü burası dayısının evi. Burada böyle bir yer olduğunu insanlara duyuralım.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İsmet İnönü vefatının 51. yılında doğduğu evde anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Himmet Konur’un yaptığı panelde konuşmacı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Gökbulut, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamide Ulupınar, EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Nuriye İnci yer aldı.
Etkinlik, Hafız Eray Çakmak tarafından gerçekleştirilen Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Ardından, EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu, Arş. Gör. Yakup Selim Şenel yönetiminde tasavvuf müziği dinletisi gerçekleştirildi.
Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, “Öncelikle, herkese Rektörümüz Prof. Dr. Necdet Budak’ın selam ve saygılarını iletiyorum. Hz. Mevlana, söylenmesi gereken pek çok şeyi Mesnevi eserinde bizlere iletmiştir. Şeb-i Arus, her sene ülkemizin çeşitli noktalarında anılıyor ve bu vesile ile Hz. Mevlana’nın fikirleri, duyguları ve düşünceleri bizlere iletiliyor. Bizler de Ege Üniversitesi olarak bu etkinlikte Mevlana’yı anıyoruz. Panelin düzenlenmesinde emeği geçen tüm hocalarımıza ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.
“Bizi medeniyetin ön saflarına taşıyan kişi Mevlana’dır”
Panel moderatörü Prof. Dr. Himmet Konur, “Geriye dönüp baktığımızda biz insanlık tarihinde medeniyet yarışında hep ileride olduğumuzu görürüz. Bugün arzu ettiğimiz yerde değilsek de o yarıştan hiçbir zaman kopmadık, yine yarışa devam ediyoruz ve ön sıralarda yer alabilmek için de elimizden geldiğince çaba sarf ediyoruz. O günlerde bizi medeniyetin ön saflarına taşıyan en önemli şahsiyetlerden birisidir Mevlana. Dolayısıyla onun, bizim inşa edecek olduğumuz medeniyetin temellerinde önemli bir yeri vardır” diye konuştu.
Mevlana’nın hayatını çeşitli görüşlerinin felsefesiyle anlatan Prof. Dr. Süleyman Gökbulut, “Kendi hayat hikâyesini üç kelimeye sığdıran Mevlana, ‘Ömrümün özeti üç kelimeden fazla değil; hamdım, piştim, yandım’ demiştir. Bu üç kelime aslında onun hayat hikâyesini, tasavvufi olgunluğunu, manevi kemalini anlatmaya yetiyor.” dedi.
“Mevlana dinin dinamik özünü bize tanıtır”
Dr. Öğretim Üyesi Nuriye İnci, “Şüphesiz Mevlana gibi şahsiyetlerin mesajlarının çağları aşarak bugüne ulaşmasının nedeni; onların insan, kainat ve Allah arasındaki ilişkiyi özgür bir şekilde yorumlayabilmeleri ve söylediklerini insanların ortak hissiyatına dayandırmayı başarabilmeleridir. Diğer yandan Mevlana’nın, dini, sadece kalıplarıyla değil gerçekten dinamik özüyle de bizlere tanıtmış olması önemli bir yönüdür” diye söyledi.
Mevlevi geleneğinde önemli bir yeri olan ‘semâ’nın, içerisinde birçok manayı barındıran bir zikir olduğunu belirten Prof. Dr. Hamide Ulupınar, “Mevlana, devrinde belli bir icra planına bağlı olarak değil de daha çok doğaçlama tarzda semâlar yapılmıştır. Mevlana, ahenkli bir ses işittiğinde, güzel bir name duyduğunda veya dini toplantılarda semâ etmiştir yani zikretmeye başlamıştır. Sema, Mevleviliğe ait bir ibadet türü ve zikirdir” dedi.
Panelin sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan tarafından Prof. Dr. Himmet Konur, Prof. Dr. Süleyman Gökbulut, Prof. Dr. Hamide Ulupınar, Dr. Öğr. Üyesi Nuriye İnci, Arş. Gör. Yakup Selim Şenel’e teşekkür belgesi takdim edildi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mevlana Celaleddin-i Rumi vefatının 751’inci Yılında Ege Üniversitesinde anıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Panelin moderatörlüğünü Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Himmet Konur üstlenecek. Panel kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Gökbulut “Üç kelimeye Sığan Bir Ömür: Mevlânâ’nın hayat Hikayesi”, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hamide Ulupınar, “Tasavvufi Sembolizm Açısından Mevlevi Sema Ayini”, EÜ Birgivi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nuriye İnci ise “Eles’ten Evet’e: Mevlana’nın İnsan ve Varlık Tasavvuru” başlıklı sunumlarını gerçekleştirecek.
Etkinlikte ayrıca EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Tasavvuf Müziği Topluluğu tarafından, Arş. Gör. Yakup Selim Şenel yönetiminde bir müzik dinletisi gerçekleştirilecek.
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, 1207-1273 yılları arasında yaşamış din alimi, tasavvufçu, ilahiyatçı ve şair Mevlânâ bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan ülkesinin Belh şehrinde dünyaya geldi. Hazreti Mevlânâ, babası Horasan’ın büyük alimlerinden olan Bahaeddin Veled, annesi Mümine Hatun, kız kardeşi Fatıma Hatun, ağabeyi Alaaddin Muhammed ile yaklaşan Moğol istilası ve dönemin siyasi olayları nedeniyle Belh’ten ayrılarak Konya’da son bulacak yolculuğuna başladı. Konya’ya gelene dek Mekke, Medine, Şam, Erzincan, Anadolu’nun muhtelif şehirleri ve son olarak da Karaman’da bir süre yaşayan Mevlânâ, 1240 yılından itibaren Konya’da halkı irşat etmeye, dini ilimleri öğretmeye başladı. Konya’da tanıştığı Şems-i Tebrizi adında bir derviş, onun hayatında büyük etki yarattı ve hayatının geri kalan bölümünü şiire, musikiye ve semaya ayırdı. Mevlana, ömrünün son 10-15 yıllık kısmında, kendisine büyük sevgiyle bağlı sırdaşı Çelebi Hüsamettin’in tavsiyesi üzerine en bilinen eseri Mesnevi’yi ortaya çıkardı. Yaşamını “Hamdım, piştim, yandım” sözleriyle özetleyen Mevlana, 17 Aralık 1273’te hayata gözlerini yumdu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mevlana Celaleddin-i Rumi vefatının 751’inci yılında Ege Üniversitesinde anılacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Osmangazi Belediyesi tarafından Şadırvanlı Han Buluşmaları adı altında her hafta Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde düzenlenen söyleşi programının bu haftaki konuğu, Prof. Dr. Alev Sinar Uğurlu oldu. Türk sosyolojisinin kurucusu ve Türk milliyetçiliğinin en önemli düşünürlerinden olan Ziya Gökalp’in vefatının 100’üncü yılı dolayısıyla düzenlenen programda, yakın dönemimizin en önemli karakterlerinden biri olan Ziya Gökalp, derinlemesine tanıtılmaya çalışıldı.
Ziya Gökalp’in milli birlik için aynı dil, aynı din ve aynı hars şemsiyesi altında toplaşmak gerektiği söylemleri üzerinde duran Prof. Dr. Alev Sinar Uğurlu, “Düşüncelerini halkla buluşturmanın bir aracı olarak şiiri ve yazıyı kullanan Gökalp; şiirlerini, milli kimlik bilincini uyandırmak ve Türk kültürünü yeniden canlandırmak amacıyla oluşturmuştur. Şiirlerinde sade ve anlaşılır bir dil kullanarak halkın geniş kesimlerine hitap etmiş, fikirlerini daha çok edebiyat aracılığıyla yaymıştır. Edebi eserleri, sadece birer sanat eseri olmanın ötesinde, toplumun kültürel dönüşümüne rehberlik eden araçlar olarak da işlev görmüştür” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ziya Gökalp vefatının 100. yılında yad edildi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>