?> ?> veren arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Thu, 10 Apr 2025 08:29:54 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png veren arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 Doğaltaşa hayat veren genç tasarımcılar ödüllerini aldı https://kocaelibasin.com.tr/dogaltasa-hayat-veren-genc-tasarimcilar-odullerini-aldi/ Thu, 10 Apr 2025 08:29:53 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/dogaltasa-hayat-veren-genc-tasarimcilar-odullerini-aldi/ Türk doğaltaşının vitrini Marble İzmir – 30.

Doğaltaşa hayat veren genç tasarımcılar ödüllerini aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk doğaltaşının vitrini Marble İzmir – 30. Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında bu yıl 7. kez düzenlenen Uluslararası Değişik Doğaltaş Tasarım Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu. Doğaltaşa tasarımla değer katan yarışmayla sektöre yeni yetenekler kazandırıldı.

İzmir fuarcılığının gururu Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı 30. kez kapılarını açtı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 9 – 12 Nisan 2025 tarihleri arasında Fuar İzmir’de düzenlenen Marble İzmir Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı kapsamında yapılan 7. Uluslararası Değişik Doğaltaş Tasarım Yarışması da ödül töreni ile sona erdi. Katma değeri yüksek ürünlerle Türk doğaltaşının piyasa değerini artırmayı hedefleyen ve bu yıl ‘mobilya’ temasıyla düzenlenen yarışmada, genç yetenekler doğaltaşlardan üretilen eşyalar tasarladı. Akademisyenlerden tasarımcılara ve sektör profesyonellerine kadar birçok önemli ismin yer aldığı jüri tarafından tasarımcı adaylarının doğaltaş kullanarak oluşturdukları 892 proje arasından 25 proje finale kalarak üretildi. Fuarın ilk gününde kazananlara ödülleri verildi. Birbirinden farklı tasarımla hayata geçirilen ve fuarda sergilenen eserler büyük ilgi gördü.

“Gençleri teşvik etmeliyiz”

Yarışma Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Selçuk Demirci, “Amacımız Türkiye’nin doğaltaşına değer katmak, ağırlıkça değil tasarımca ön plana çıkan projeler hayata geçirmek. Bunun için yaklaşık 40 üniversite gezisi yaptık. Şimdi meyvelerini de burada görüyoruz. İZFAŞ’ın tüm ekibine teşekkür ediyorum. Genç tasarımcıları ne kadar ön plana çıkarıp onlara destek olursak,   doğaltaşımız daha çok değer kazanacak ve satışı artacak” dedi.

İlk üçe girene para ödülü

Kazananlar, ödül töreninden 20 dakika önce belli oldu. Yarışan 25 tasarım ürün arasından “Birinci, İkinci ve Üçüncü” seçildi. Yarışmada birinci, FİDES projesiyle Nisa Nur Gülmez ve Zeynep Bakırcı oldu. Gülmez ve Bakırcı Nevşehir’in tarihi Kaymaklı bölgesinden ilham alarak,   Kaymaklı’nın özgün ve organik yapısını yansıtan bir form oluşturdu ve bu formu modern, işlevsel kent mobilyasına dönüştürdü.  Birinciler 150 bin liralık ödülü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan verdi. İkinci saat dilimlerinden ilham alarak, çeyrek, yarım ve tam saatlerin zamanı somutlaştırdığı 3 parçalık sehpadan oluşan Tempora projesiyle Sıla Çelik, 100 bin liralık ödülün sahibi oldu. Ödülü İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu verdi. Yarışmada üçüncülük ödülünü ise PD adını verdikleri çeşitli doğaltaşların katmanlarından oluşan komodin projesiyle Karolina Kubala ve Maria Jaworska aldı. 50 bin liralık ödülü, Tüm Mermer, Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek verdi.

Özel ödüller dağıtıldı 

Ege Maden İhracatçıları Birliği Yurt Dışı Fuar Katılım Ödülü’nü, Velo adlı projesiyle Doğa Çeşme aldı. Tatil Ödülü’nün birini Sonsuz adlı projesiyle Ayşenaz Yazıcı ve Gözde Gündoğdu aldı. Diğerini ise Marblok projesiyle Tuğçe Sevcan Gördün ve Muhammet Taha Yılmaz kazandı.  Üniversite Özel Ödülü’nü Gazi Üniversitesi aldı. Yarışmada firma özel ödülleri de dağıtıldı.

17 firma üretim süreci için destek verdi

Yurt dışı başvurularıyla uluslararası boyut kazanan yarışmaya, bu yıl Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin yanı sıra 12 ülkeden 66 üniversitenin 892 öğrencisi başvurdu. 25 proje; Alimoğlu Afyon, Alimoğlu İzmir Mermer&Granit, Başaranlar, Ebla Stone, Ege Anti Mermer, Çizgi Mermer, Golder, Goldmer, Gürmas Gürel, İz Granit, Kar Maden, Laodikya, Marble Shop, Mercan Tasarım, Megamer, Naçev ve Sirmersan firmaları tarafından üretildi.

 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Doğaltaşa hayat veren genç tasarımcılar ödüllerini aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Üreten kadınların ilham veren hikâyeleri konuşuldu https://kocaelibasin.com.tr/ureten-kadinlarin-ilham-veren-hikayeleri-konusuldu/ Sun, 09 Mar 2025 14:30:03 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ureten-kadinlarin-ilham-veren-hikayeleri-konusuldu/ İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde “Kadın İsterse” paneli düzenlendi.

Üreten kadınların ilham veren hikâyeleri konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde “Kadın İsterse” paneli düzenlendi. Panelde kendi yolunu açan ve üreten kadınların ilham veren hikâyeleri paylaşıldı.  

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınların emeğini, başarısını ve mücadelesini konuşmak için Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde “Kadın İsterse” paneli düzenlendi. Panelde kendi yolunu açan ve üreten kadınların ilham veren hikâyeleri konuşuldu. İzmir Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay’ın da katıldığı etkinlikte Maria’s Flowers Studio Kurucusu Maria Bulanalp, Pro-Makeup Artist ve Kalıcı Makyaj Uzmanı Eğitmeni İlknur Şahan, Chapters Kurucusu Günce Kazazoğlu ve Mariposa Kurucusu Ece Sarıoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte, kadınların karşılaştığı zorlukları aşma, kendi yollarını çizme hikayeleri ve toplumda bıraktıkları izlere odaklanıldı.
Öznur Tugay, panelde yaptığı konuşmada kadına yönelik ayrımcılığın, şiddetin, baskının bitmediği dünyamızda kadın mücadelesinin en önemli kısmının ekonomik özgürlük olduğunu belirterek “Kendi yolunu açmış farklı alanlardaki kadınların ilham dolu hikayelerini dinleyeceğiz. Her biri çok değerli isimler. Herkesin birbirini kolayca eleştirdiği şu dönemde sevgiyi büyütmeyi, güzellikleri, başarıları örnek göstermeyi çok kıymetli buluyoruz. İhtiyacımız olan tek şey, önce kendimize inanmak ve harekete geçmek. Bugün de bu salondan sadece bir kadın bile ‘ben de başarabilirim’ diye çıkarsa amacımıza ulaşmışız demektir” dedi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Üreten kadınların ilham veren hikâyeleri konuşuldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Nesillere şekil veren öğretmenlersiniz https://kocaelibasin.com.tr/nesillere-sekil-veren-ogretmenlersiniz/ Sun, 09 Mar 2025 11:34:28 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/nesillere-sekil-veren-ogretmenlersiniz/ Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.

Nesillere şekil veren öğretmenlersiniz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, Mutlu Kadın, Güçlü Aile Buluşması’nda kadınların önemine vurgu yaparak, “Kadın sadece birey değil, aynı zamanda nesilleri yetiştiren bir öğretmendir” dedi.

 

BÜYÜKAKIN’IN ANNESİ DE PROGRAMDAYDI

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Mutlu Kadın, Güçlü Aile Buluşması” sonrası, kadınlara özel aile iftarı gerçekleştirildi. Kocaeli Kongre Merkezi’ndeki iftara Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın eşi Prof.Dr.Figen Büyükakın ve annesi Semra Büyükakın ile katılım sağladı. Ayrıca; Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ve eşi Songül Aktaş, TV sunucusu-yazar İkbal Gürpınar ve AK Parti İl Genel Sekreteri Sema Arat da buluşmada yer aldı. Kadın kooperatifleri, kadın muhtarlar, kamu kuruluşları, Anne Şehir Merkezi üyeleri, farklı meslek gruplarından kadınlar ve STK’lardan oluşan büyük bir katılım birlik ve beraberlik içinde iftar sofralarında bir araya geldi.

 

BÜYÜKAKIN’DAN KADINLARA ANLAMLI MESAJ

İftar programında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın, kadınların toplumsal hayattaki önemine vurgu yaparak, aile yapısının korunması gerektiğini belirtti. Başkan Büyükakın, “Kadın ve erkek, omuz omuza vererek toplumu güçlü kılmalı. 8 Mart, aslında kutlanacak bir gün değil; hak mücadelesinin simgesidir” ifadelerini kullandı.

 

EN ÖNEMLİ KALE ANNELERİMİZ

Büyükakın şunları söyledi: “Kadın hakları ve özgürlüğü konularında birçok farklı görüş ve fikir akımları ortaya çıkıyor. Ancak bazen bu söylemlerin ardında aile yapısını zayıflatmaya yönelik tehlikeli fikirlerin olduğunu görüyoruz. Özellikle gençlerimiz, sosyal medya ve çeşitli mecralar üzerinden bu akımlara maruz kalıyor. Bu noktada en önemli kale, annelerdir. Çünkü bizleri yetiştiren, bize değerlerimizi öğreten en güçlü figür annelerimizdir. Ben de kendi hayatımda bunu fark ettim. Gençliğimde babamdan etkilendiğimi düşünüyordum, ancak ilerleyen yaşlarımda asıl şekillendirici gücün annem olduğunu fark ettim.

 

KADIN, BİR ÖĞRETMENDİR

Kadın sadece bir birey değil, aynı zamanda nesilleri yetiştiren bir öğretmendir. Çocuklarına iyiyi, doğruyu, paylaşmayı, helali ve haramı öğreten yine annedir. Toplum olarak güçlü kalabilmemiz için, kadınlarımızın bilinçli ve güçlü olması gerekiyor. Erkeklerin de bu bilinci kavrayarak kadınlarla birlikte, omuz omuza yol alması şarttır.

 

8 MART KUTLAMA GÜNÜ DEĞİL

8 Mart Dünya Kadınlar Günü hakkında da birkaç kelam etmek istiyorum. 8 Mart, aslında bir kutlama günü değildir. 8 Mart, hakları için mücadele eden, bir fabrikada çıkan yangında hayatını kaybeden kadın işçilerin anısına ortaya çıkmış bir gündür. Bu yüzden ‘kadınlar gününüz kutlu olsun’ gibi bir temenni yerine, kadın haklarının geliştirilmesi ve kadınların toplumda hak ettiği yeri bulması için çalışmamız gerektiğini hatırlamamız gerekiyor.”

 

ZULMÜ ASLA UNUTMAYIN, UNUTTURMAYIN

Konuşmasının devamında Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Büyükakın, “Filistin’deki anaların ve çocukların yaşadığı zulmü asla unutmayın, unutturmayın” diyerek duyarlılık çağrısında bulundu. Ayrıca, Ramazan ayı boyunca devam edecek olan ‘İyilik Kılavuzu’ hareketine destek verilmesi gerektiğini vurguladı.

 

İYİLİĞİN GÜCÜNÜ KÜÇÜMSEMEYİN

Başkan Büyükakın, iyiliğin yaygınlaşması için bireysel katkının önemine dikkat çekerek, “Kötülerle vakit kaybetmek yerine iyilik yapmaya devam edin. Küçük iyilikler, büyük değişimlerin başlangıcıdır. İyiliğin gücünü asla küçümsemeyin. Her birinizin yapacağı küçük bir iyilik bile bir dalga etkisi yaratabilir. Eğer burada bulunan herkes bir iyilik yaparsa ve bir başkasını da buna teşvik ederse, kısa sürede büyük bir değişim yaratabiliriz. Kocaeli’nde kadınlarımızın bu bilinçle hareket ettiğini görmek beni çok mutlu ediyor” ifadelerini kullandı. İftar programı, duaların okunması ve Ramazan ayının manevi atmosferi içinde geçen keyifli sohbetlerle son buldu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Nesillere şekil veren öğretmenlersiniz yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“İlhan veren adımlar buluşması” 3 yaşında https://kocaelibasin.com.tr/ilhan-veren-adimlar-bulusmasi-3-yasinda/ Fri, 07 Mar 2025 18:50:33 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ilhan-veren-adimlar-bulusmasi-3-yasinda/ "İlhan veren adımlar  buluşması" 3 yaşında  DR.

“İlhan veren adımlar buluşması” 3 yaşında yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
“İlhan veren adımlar  buluşması” 3 yaşında 

DR. DİLEK KAYA İMAMOĞLU’NDAN ‘8 MART’ UYARILARI:

 BİR HAFTA BOYUNCA SESİNİZİ ÇIKARIP, SONRA LÂL OLUYORSANIZ; BİR ANLAMI YOK

KADIN HAKLARI MÜCADELESİ KİMSENİN VİCDAN AKLAMA ARACI, İMAJ YARATMA MALZEMESİ DEĞİLDİR, OLAMAZ

EKREM İMAMOĞLU: KADINLARIN GÜCÜ TOPLUMUN GÜCÜDÜR

GÜÇLÜ BİR BİÇİMDE KADIN HAKLARI SAVUNUCUSU OLARAK YOLUMA DEVAM EDECEĞİME, HEPİNİZİN HUZURUNDA SÖZ VERİYORUM

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen “İlham Veren Adımlar Buluşması” etkinliğinde, projenin fikir öncüsü akademisyen ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu ile TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu birer konuşma yaptı. 

“Hep birlikte yeni bir hayata, yeni bir umuda, yeni bir hikâye yazmaya ihtiyacımız var” diyen Dr. İmamoğlu, “Her yıl 8 Mart haftasında, her platformda kadınlara yönelik konuşmalar yapılıyor. Televizyonlarda kadınların gönlünü hoş edecek programlar, reklamlar dönüyor. Herkes bir haftalığına, adeta kadın haklarının en güçlü savunucusu kesiliyor. Bir hafta boyunca sesinizi çıkarıp, sonra lâl oluyorsanız; bir anlamı yok. Bir hafta boyunca kadın haklarına yönelik reklam filmleri yayınlayıp, yıl boyu kadın çalışanlarınızın hakkına giriyorsanız; bir anlamı yok. Kadına yönelik şiddete bir hafta lanet edip, sonrasında bu konuda hiçbir adım atmıyorsanız; bir anlamı yok. Kadın hakları mücadelesi kimsenin vicdan aklama aracı, imaj yaratma malzemesi değildir, olamaz” uyarılarında bulundu.

“Kadınların gücü, toplumun gücüdür” diyen Ekrem İmamoğlu da “Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’ sözü, gerçekten çok değerlidir. Bu manada, bu mübarek Ramazan ayında, bereket ve bolluk için dua ederken, soframızdaki bereketin artmasını, ailemizdeki huzurun artmasını, memleketimizdeki huzurun, kardeşliğin artmasını anlatırken, elbette ki bunun yolunun ve bu ülkede kadın erkek eşitliğinden geçtiğini asla unutmayarak, bugünkü görevlerimizde ve yarın var olacak görevlerimizde, güçlü bir biçimde kadın hakları savunucusu olarak yoluma devam edeceğime, hepinizin huzurunda söz veriyorum” ifadelerini kullandı.

ŞİŞLİ / İSTANBUL 

Akademisyen ve sivil toplum gönüllüsü Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’nun öncülüğünü yaptığı, toplumda cinsiyet eşitliğinin sağlanması konusunda farkındalığı artırmak amacıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen “İlham Veren Adımlar Buluşması”, CHP Genel Başkan Yardımcıları Zeliha Aksaz Şahbaz, Volkan Demir, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımlarıyla gerçekleştirildi. Harbiye’deki Cemal Reşit Rey Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, Dilek ve Ekrem İmamoğlu çifti birer konuşma yaptı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Dr. İmamoğlu, “Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları sadece ülkemizin meselesi değil.  Kadın hakları, ne yazık ki dünyanın her yerinde, çok büyük bir mücadele alanı olmaya hala devam ediyor” dedi.

DR. DİLEK KAYA İMAMOĞLU: “KADINLARIN YAŞADIKLARINI, BİZ KADINLAR ANLIYORUZ”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü, “Tüm dünya kadınları için hayatın her alanında eşit bir şekilde var olmak, hak ve özgürlüklerini elde etmek için verilen mücadelenin en güçlü simgelerinden biri” sözleriyle tanımlayan Dr. İmamoğlu, özetle şunları söyledi: 

 “8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü biz kadınlar, her yıl neden mi büyük bir coşkuyla kutluyoruz? Çünkü kadın haklarının önemini, hayatın her günü yaşadıklarımızla biz biliyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin sonuçlarına her gün biz katlanmak durumunda kalıyoruz. Evde, iş yerinde, sokakta, hayatın her alanında bizler eşitsizlikle karşı karşıya kalıyoruz. Eğitim sıralarından koparılan, erken yaşta evlendirilen, taciz edilen, şiddete uğrayan kız çocuklarının, kadınların haberlerini aldığımızda bizler kahroluyoruz. Çünkü o kadınların yaşadıklarını, en iyi şekilde, sadece ve sadece biz kadınlar anlıyoruz. O nedenle biz, her 8 Mart’ı coşkuyla ve bunun yanında da haklı bir öfkeyle kutlamaya devam edeceğiz. Newton’un etki-tepki yasası şöyle der: ‘Her etkiye karşılık eşit ve zıt yönde bir tepki vardır.’ Kadın hakları mücadelesi de işte böyle bir mücadeledir. Kadına yönelik baskı, şiddet, eşitsizlik arttıkça kadınların hak mücadelesi de artmaya devam edecektir. Her 8 Mart’ta kadınların sesi daha güçlü ve gür çıkacaktır.”

“KADIN HAKLARI MÜCADELESİ KİMSENİN VİCDAN AKLAMA ARACI DEĞİLDİR, OLAMAZ”

 “Her yıl 8 Mart haftasında, her platformda kadınlara yönelik konuşmalar yapılıyor. Televizyonlarda kadınların gönlünü hoş edecek programlar, reklamlar dönüyor. Herkes bir haftalığına, adeta kadın haklarının en güçlü savunucusu kesiliyor. Tüm bunların kadın haklarıyla ilgili farkındalık yaratmak adına çok değerli olduğunu bilmekle birlikte, şunu da söylemek isterim: Bir hafta boyunca sesinizi çıkarıp, sonra lâl oluyorsanız; bir anlamı yok. Bir hafta boyunca kadın haklarına yönelik reklam filmleri yayınlayıp, yıl boyu kadın çalışanlarınızın hakkına giriyorsanız; bir anlamı yok. Kadına yönelik şiddete bir hafta lanet edip, sonrasında bu konuda hiçbir adım atmıyorsanız; bir anlamı yok. Kadın hakları mücadelesi kimsenin vicdan aklama aracı, imaj yaratma malzemesi değildir, olamaz. Kadın hakları mücadelesi, sadece söylemde kalmamalı, kişinin hayattaki her eylemine her zaman yansımalıdır. Kadın hakları mücadelesi, toplumda topyekun bir zihniyet değişikliğini kabul edip, bu zihniyetle hareket etmek, bu zihniyet değişikliğini topluma yaymak için çalışmaktır.” 

“KADIN HAKLARI MESELESİ, İNSANLIK ONURU MESELESİDİR”

“Bu toplumsal yaygınlığı gerçekleştirmenin en etkili yolu, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik, güçlü bir kadın politikasının hayata geçirilmesiyle mümkündür. Kadın hakları meselesini, siyaset ve partiler üstü olarak ele alan, hayatın her alanında eşitsizlikleri ortadan kaldırmayı hedefleyen bir kadın politikası, katılımcı bir anlayışla hayata geçirilmelidir. Bir politika ekseninde, bir yol haritası belirlenmeli ve kamudan sivil toplum kuruluşlarına, medyadan akademiye tüm paydaşlar, bu ortak politika çerçevesinde harekete geçmelidir. Gelin, kadın hakları sorununu çözmek için güçlerimizi birleştirelim. Devlet, bu konuda öncü olsun. Hepimiz ortak akılla, ortak çabayla siyaseti bir yana bırakarak hareket edelim. Çünkü kadınların özgür ve eşit olmadığı bir dünyada, adaletten söz etmek; kadın haklarının çiğnendiği bir yerde, insan haklarının korunduğunu söylemek mümkün değildir. Kadın hakları meselesi, bir insan hakları, insanlık onuru meselesidir. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, demokrasi ve insan hakları için vazgeçilmez bir önkoşuldur. Herkes için adalet ve eşitlik önce toplumsal cinsiyet eşitliğinden geçer.”

“3 BİN ÜNİVERSİTELİ GENÇ KADINA BURS VERMENİN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ”

“İstanbul Vakfı ile birlikte, ‘Büyüt Hayallerini’ projesini, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sunmak amacıyla başlattık. Bu proje ile kız çocuklarının eğitimine katkı sağlayan bir dayanışma ağı olsun istedik. ‘İlham Veren Adımlar’ kitabıyla da başarılı kadınların hikayelerini ve mücadelelerini kitaplaştırdık. Bu kitapla kız çocuklarının hayallerini büyüttük. Kitaptan elde ettiğimiz gelirle kız öğrencilerin eğitimlerine katkı sunmaya çalıştık. Bugün geldiğimiz noktada 3 bin üniversiteli genç kadına burs desteği vermenin mutluluğunu yaşıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz atölyeler ve etkinliklerle bursiyerlerimizin yanı sıra çok daha fazla genç kadına eşitlik ve emek mücadelelerinde destek oluyoruz. Büyüt Hayallerini Kız Öğrenci Yurdu ile Büyüt Hayallerini Kreşi için de çalışmalarımız devam ediyor. Tüm bunları bağışçılarımızın katkıları olmadan gerçekleştiremezdik. İzninizle buradan tüm bağışçılarımıza yaptıkları çok değerli katkılar için teşekkür etmek istiyorum.” 

“BİZ, MÜCADELEYE ALIŞIĞIZ”

“Evet, kötü günlerden geçiyoruz. Tüm dünyada, özellikle yakın coğrafyamızda savaşlar ve çatışmalarla çevrilmiş durumdayız. Bu istikrarsızlık ortamından da ne yazık ki, yine en çok kadınlar, çocuklar, gençler etkileniyor. Dünya, daha keskin bir kutuplaşmaya doğru yol alıyor. Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, otoriterliğin öne çıktığı bir döneme girilmiş görünüyor. Ama tüm bunlara rağmen, bizler umutluyuz. Ne kadar kötü süreçlerden geçsek de insanlık adına, çocuklar, gençler, kadınlar adına mücadelemizi sürdürmeye kararlıyız. Bu mücadeleyi sürdürmeye kararlı ne kadar çok kişi olduğumuzu görmek, umudumuzu artıyor. Üstelik, bunu başaracak güce de sahibiz. Yeter ki kendimize ve birbirimize inanalım. Birlik olalım. Dayanışmaya güç katalım. Biz kadınlar, önümüze çıkarılan engelleri aşabilir, eşitsizliğin karşısında hep birlikte durabiliriz. Biz, mücadeleye alışığız. Çünkü bizim günlerimiz, hayatın en ufak detaylarında bile mücadele ederek geçiyor aslında. Kadınlar, bulundukları yerlere önlerine çıkarılan engelleri aşarak, cam tavanları kırarak geldiler. Sevgili kız çocukları, değerli genç kadınlar sizler de bu güce sahip olduğunuzu bilin. Kendinize güvenin. Sizin azminiz karşısında hiçbir güç, hiçbir engel duramaz. Tüm bu eşitsizlikleri hep birlikte beraber ortadan kaldıracağız. Birlikteyiz, hep beraberiz, güçlüyüz. Kadın olmayı çok seviyor, neler başarabileceğimizi de çok iyi biliyoruz. Şimdi hep birlikte yeni bir hayata, yeni bir umuda, yeni bir hikâye yazmaya ihtiyacımız var.”

EKREM İMAMOĞLU: “BUGÜN İBB’DE, HER KADEMEDE ÇOK GÜÇLÜ KADINLAR VAR”

Eşinin ardından mikrofona gelen İmamoğlu da konuşmasına, “Kadınların eşit koşullarda var olması ve toplumsal eşitlik için daha fazla adım atmak, açıkçası benim bu görev dönemimde en fazla mutluluk duyduğum hususların başında geliyor” sözleriyle başladı. İBB olarak, kadın mücadelesinin ön saflarında olmaları gerektiğinin altını çizen İmamoğlu, “Çünkü, kadınların eğitimde, iş hayatında, sosyal yaşamda eşit haklara sahip olmasının, yalnızca kadınlar için değil, toplumun bütünü için çok büyük kazanım olduğunu iyi biliyoruz. Bu anlayışla, kadınların iş hayatındaki temsiliyetini arttırmak için verdiğimiz mücadele, büyük bir dönüşüm sağlamıştır. Eskiden kadınlar, İBB’de yönetici olamıyordu ya da birçok meslekle ilgili kapısını dahi çalamıyordu. Otobüs şoförü olmak, itfaiyeci olmak, cankurtaran olmak, denizci olmak gibi hususlara kapıları kapalıydı. Bugün ise İBB’de, her kademede çok güçlü kadınlar var. Kadın yöneticiler var. Kadın emekçiler var. Farklı meslek dallarında, gelecek nesillere örnek olan nice kadın çalışanımız var” dedi. 

“KADIN YÖNETİCİ SAYIMIZI YÜZDE 172 ORANINDA ARTIRDIĞIMIZI GURURLA İFADE EDİYORUM”

Hiç kadın çalışmayan alanlarda ve İBB genelinde sağladıkları istihdamla ilgili aktarımlarda bulunan İmamoğlu, “Bugün kadın yönetici sayımızın, 2019’da teslim aldığımızdan bugüne, yüzde 172 oranında artış gerçekleştirdiğini gururla ifade ediyorum. Daha önce hiç kadın yöneticinin olmadığı alanlarda, artık çok sayıda kadın yöneticilerimiz var” bilgilerini paylaştı. İBB tarihinin ilk kadın genel sekreter yardımcısı atamasını da kendilerinin yaptığını kaydeden İmamoğlu, “İBB şirketlerinde, iştiraklerimizde hiç kadın genel müdür yokken, bugün beş iştirakimizin başında genel müdür olarak çok kıymetli kadın yöneticilerimiz var. Kadınların iş hayatında güçlü bir şekilde var olmasını desteklerken, özellikle İBB Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü çatısı altında sunduğumuz sosyal hizmetlerle de yanlarında olmaya ve ihtiyaçlarına dönük bir biçimde, İstanbul’umuzun her semtinde güçlü faaliyetleri arttırmaya da devam ediyoruz” diye konuştu. Kadınların ihtiyaçlarına faaliyet alanlarımızı genişleteceklerini duyuran İmamoğlu, “Merkezlerde sağlık, eğitim, kariyer, hukuki danışmanlık, kültür, sanat, spor, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi birçok alanda sunduğumuz hizmetlerle, kadınların hayatın her alanında desteklenmesi, güçlendirilmesi, psikolojik açıdan sağlıklı bir kent yaşamı sürdürmesine yoğun bir biçimde katkı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. 

“111 YUVAMIZ İSTANBUL KREŞİYLE KADINLARIN YÜKÜNÜ HAFİFLETİYORUZ”

İBB’nin bu konudaki çalışmalarının kısa bir özetini sunan İmamoğlu, özetle şöyle konuştu: 

“Kadınların iş gücüne katılımı, dünya genelinde erkeklerin katılım oranının ne yazık ki oldukça gerisindedir. Kadınların iş hayatına daha aktif katılım sağlaması, ekonomik özgürlüklerini kazanmaları, bir dizi program ve bu alanda önemli adımlar gerektiriyor. İş hayatına kadınların katılımın önündeki en büyük engellerden birisi de ‘bakım emeğinin’ adaletsiz paylaşımıdır. Kadınlar, çocuk bakım yükünü tek başına omuzlamak zorunda kaldığında, ekonomik hayattan dışlanma riskiyle karşı karşıya kalır. İşte tam da bu noktada İBB olarak, tarihi bir atılım yaparak, çok güçlü yapılarla, 111 Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezi’yle, kadınların bu yükünü hafifletiyor, eşit toplum için önemli bir adım atıyoruz. Bu sene başı itibariyle, 17 binin üzerinde çocuğumuzun, İBB’nin Yuvamız İstanbul Çocuk Etkinlik Merkezleri’nin tedrisatından geçerek hayata adım atmalarını gururla takip ediyorum. Bu merkezde sadece çocuklara güvenli bir eğitim sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha fazla katılabilmesine olanak sağlıyor.”

 

“KREŞLER; KENTİMİZİN İNSANLARI, ÇOCUKLARI VE BEBEKLERİ ADINA EN MEGA PROJEMİZDİR”

“Bu kreşlerimizde bulunan çocuklarımızın, ilerleyen yıllarda, belki de belli bir yaş almış olduğumuz dönemde, gazeteyi açtığımızda ya da internetten takip ettiğimizde, dünyada en önemli bir buluşu bulan ya da dünyanın en güzel işlerinden birine imza atan, en faydalı atılımlardan, girişimlerinden birini hayata geçiren bir kişinin, bir insanımızın kariyerinde, en başlangıcında Yuvamız İstanbul’dan yola çıktığını görmek, herhalde beni dünyanın en mutlu insanı yapacaktır. Onun için kreşler, bizim, İstanbul Büyükşehir Belediyemizin, kentimizin insanları, çocukları ve bebekleri adına, en mega projemizdir. Bunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Çalışan anneler için güçlendirme alanı olan bu merkezler, iş hayatında kadınların fazla yer almasının sağlandığı gibi, toplumsal cinsiyet eşitliğini de destekleyen çok somut bir adım haline geliyor. Bu anlamda sayılarını arttırmaya da devam edeceğimizi, şu anda etkin bir biçimde sahada yapımları, imalatları devam eden onlarca kreşimiz olduğunu da gururla duyurmak istiyorum.”

“KADININ GÜCÜ, TOPLUMUN GÜCÜDÜR”

“Kadınların eğitimi, istihdamı ve eşit hakları yaşama katılması için attığımız her adımın, kesinlikle ülkemiz adına daha güçlü bir gelecek vaadinde bulunduğunu, ama aynı zamanda daha fazla kadına da umut olmak zorunda olduğumuzun da gerçeğini bize hatırlatıyor. İnanınız ki; kadının gücü, toplumun gücüdür. Cumhuriyetin ilk yıllarında, çok büyük yokluk içerisinde, yoğun emekle birlikte büyük atılımları yapan Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, bir yandan çağdaş bir gelecek için devrimlerini sıra sıra toplumun önüne dizerek, hayatımıza katarken; taşrada, köylerde, insanların kadınıyla, erkeğiyle, çoluğuyla, çocuğuyla, büyük bir emekle ortaya koydukları ve hala o tarihlerdeki büyüme oranlarına, bir an bile erişemediğimizi gördüğümüzde, meselenin özünde aslında baktığınızda, aile içerisindeki herkesin üretimde eşit bir biçimde bulunması, her bir şekliyle omuz omuza üretmeye, ekonomiye, sanayiye, yeni atılımlara katkı sunduğunu görmek hiç de zor olmasa gerek.”

“SANKİ ‘KADININ ÇALIŞMASINA GEREK YOK’ GİBİ BİR ALGIYA SÜRECİ TAŞIYARAK…”

“Bugün ise, Türkiye’nin ve dünyanın geldiği noktada, kentleşen toplumlarda, işte o gün eşit bir biçimde iş gücünde bulunan insanların yerine, ne yazık ki ‘evde oturan kadın, çalışan erkek’ şeklinde bir geleneğe bürünmesi, belki de yoksullaşmamızın, son dönemlerde özellikle kadına farklı misyonlar yükleyerek, sanki ‘kadının çalışmasına gerek yok’ gibi bir algıya süreci taşıyarak, evirerek, böylesi bir yoksulluğun, üretimde az bulunan, toplumun yarısı olan kadının büyük bir bölümünün istihdama ve üretime katılmaması sonucuna evrilen bir düzen içerisinde, belki de yoksulluk değerlerinin yukarıya tırmanmasındaki en önemli parametre, en önemli çözüme muhtaç sorun olduğunu da altını çizerek sizlere aktarmak isterim. Kadınların gücü, toplumun gücüdür. Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, ‘Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir’ sözü, gerçekten çok değerlidir. Bu manada bu mübarek Ramazan ayında, bereket ve bolluk için dua ederken, soframızdaki bereketin artmasını, ailemizdeki huzurun artmasını, memleketimizdeki huzurun, kardeşliğin artmasını anlatırken, elbette ki bunun yolunun ve bu ülkede kadın erkek eşitliğinden geçtiğini asla unutmayarak, bugünkü görevlerimizde ve yarın var olacak görevlerimizde, güçlü bir biçimde kadın hakları savunucusu olarak yoluma devam edeceğime, hepinizin huzurunda söz veriyor, şimdiden 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyorum.”

GÜÇLÜ KADINLAR KONUŞTU

Konuşmaların ardından, Merve Yıldırım’ın moderatörlüğünde düzenlenen oturuma; İnsan İnovasyon Tasarımcısı Arzu Kaprol, Global Teknoloji lideri Ayşegül İldeniz, atlı zabıta Duygu Bakacak Dağdeviren, İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Itır Erhart ve Akbelen Ormanı için verdiği mücadeleyle tanınan İkizköy Muhtarı Nejla Işık katıldı. Dünyaca ünlü bilim insanı Canan Dağdeviren’in video mesajıyla katıldığı etkinlik, “Büyüt Hayallerini” şarkısının okunması ve toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

“İlhan veren adımlar buluşması” 3 yaşında yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Önceki günlerde kent lokantasının müjdesini veren Menderes Belediyesi, hizmetin verileceği yeri de belirledi. https://kocaelibasin.com.tr/onceki-gunlerde-kent-lokantasinin-mujdesini-veren-menderes-belediyesi-hizmetin-verilecegi-yeri-de-belirledi/ Wed, 29 Jan 2025 09:59:59 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/onceki-gunlerde-kent-lokantasinin-mujdesini-veren-menderes-belediyesi-hizmetin-verilecegi-yeri-de-belirledi/ Menderes Belediyesi, ekonomik olmasıyla vatandaşa büyük avantaj sağlayan kent lokantası hizmetinin yerini belirledi.

Önceki günlerde kent lokantasının müjdesini veren Menderes Belediyesi, hizmetin verileceği yeri de belirledi. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Menderes Belediyesi, ekonomik olmasıyla vatandaşa büyük avantaj sağlayan kent lokantası hizmetinin yerini belirledi. Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in daha önceden müjdesini vermiş olduğu hizmetin yerinin Ay Yıldız Park olacağı açıklandı. Yapılan incelemeler sonucunda parkın en uygun alan olduğu tespit edildi. Başkan Çiçek’in talimatı ile çalışmalara start veren ekipler hizmeti en kısa sürede Menderes halkına kazandırmayı hedefliyor.

Söz vermiştik, sözümüzü tuttuk

Kent lokantası hakkında konuşan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, “Günümüzün ekonomik koşullarında vatandaşlarımızın elini rahatlatacak bu hizmeti Menderes’e kazandırmak için göreve geldiğimizden itibaren çalışmalar gerçekleştirdik. Söz vermiştik ve bu sözü tuttuk. Ay Yıldız Park’ta çalışmalara başladık. Çalışmaların sonunda ilçemize en güzel yerlerden birinde en cep dostu hizmetlerden birini kazandıracağız. Vatandaşlarımıza şimdiden hayırlı olsun” dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Önceki günlerde kent lokantasının müjdesini veren Menderes Belediyesi, hizmetin verileceği yeri de belirledi. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Pepsico türkiye, “pepsico sen’sin” projesiyle ilham veren kadın çalışanlarının hikayelerini anlatıyor https://kocaelibasin.com.tr/pepsico-turkiye-pepsico-sensin-projesiyle-ilham-veren-kadin-calisanlarinin-hikayelerini-anlatiyor/ Mon, 27 Jan 2025 11:02:18 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/pepsico-turkiye-pepsico-sensin-projesiyle-ilham-veren-kadin-calisanlarinin-hikayelerini-anlatiyor/ PepsiCo Türkiye, pep+ stratejisi doğrultusunda sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulması için çalışırken, hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle yarattığı pozitif toplumsal etkiyi büyütmeye devam ediyor.

Pepsico türkiye, “pepsico sen’sin” projesiyle ilham veren kadın çalışanlarının hikayelerini anlatıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
PepsiCo Türkiye, pep+ stratejisi doğrultusunda sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulması için çalışırken, hayata geçirdiği sosyal sorumluluk projeleriyle yarattığı pozitif toplumsal etkiyi büyütmeye devam ediyor. Özellikle kadının iş hayatındaki yerinin ne kadar önemli olduğuna inanan, kadın istihdamına son derece önem veren ve bireysel farklılıkların iş dünyasına kattığı değerin bilinciyle daha adil bir gelecek inşa etmek için çalışan PepsiCo, çeşitliliği ve kapsayıcılığı destekleyen yepyeni projesi “PepsiCo Sen’sin”i hayata geçirdi.

 

PepsiCo Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi pep+ doğrultusunda bir yandan daha çevreci bir gıda sistemi için çalışırken, bir yandan da toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve çeşitliliği destekleyen projeleriyle toplumda pozitif değişim yaratmaya devam ediyor.

 

PepsiCo Türkiye bu kapsamda, PepsiCo’nun kadın çalışanlarının başarılarını, katkılarını ve hikayelerini görünür kılmak amacıyla global çapta yürüttüğü She is PepsiCo projesini, Türkiye’de daha kapsayıcı bir yaklaşımla “PepsiCo Sen’sin” ismiyle hayata geçirdi. Bu kampanya, kadın çalışanlarının kariyer yolculuklarını, ilham veren hikayelerini paylaşmayı ve daha fazla kadının iş gücüne katılımını teşvik etmeyi amaçlıyor.

 

“PepsiCo Sen’sin” projesi kapsamında, PepsiCo Türkiye’nin sahada çalışan kadınlarının ilham verici hikayeleri videolar aracılığıyla geniş kitlelerle buluşturuluyor. PepsiCo’nun farklı lokasyonlarında gerçekleştirilen çekimlerde, altı kadın çalışanı kendi kariyer yolculuklarını, PepsiCo’daki deneyimlerini ve bu süreçte karşılaştıkları zorlukların üstesinden nasıl geldiklerini samimi bir şekilde anlattı. Her bir hikâye, kadınların azmini, kararlılığını ve başarıya giden yoldaki deneyimlerini gözler önüne seriyor. Bu videolar sadece PepsiCo çalışanlarına değil, aynı zamanda Türkiye’nin dört bir yanında ilham arayan tüm kadınlara umut olmayı hedefliyor.

 

PepsiCo Strateji ve Transformasyon Kıdemli Direktörü Deniz Alkan: PepsiCo olarak, çeşitliliği içeren iş gücünü destekleyerek daha eşit ve sürdürülebilir bir çalışma kültürüne katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

 

PepsiCo Strateji ve Transformasyon Kıdemli Direktörü Deniz Alkan, “PepsiCo olarak, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı rehber edinen bir şirketiz. Bu kapsamda 17 sürdürülebilir kalkınma amacının birçoğuna yönelik çalışmalarımız bulunuyor. Özellikle nitelikli eğitimden toplumsal cinsiyet eşitliğine kadar uzanan alanlarda hem küresel olarak hem de Türkiye özelinde birçok çalışmamız var. Bu anlayışla PepsiCo global olarak pep+ stratejisi doğrultusunda çeşitliliği, eşitliği ve kapsayıcılığı geliştirerek daha iyi bir dünya inşa etmek için küresel amaçlar doğrultusunda bugüne kadar 71 ülkede toplumsal cinsiyet eşitliği girişimlerini hayata geçirdik. Çalışanlarımızın ve hizmet verdiğimiz toplumun gelişiminin, şirketimizin başarısı için temel faktör olduğuna inanıyoruz. Kim olduğumuza, nereden geldiğimize veya kimi sevdiğimize bakmaksızın herkesin eşit söz hakkına sahip olduğu, iş birliğini teşvik eden, kapsayıcı ve eşitlikçi bir çalışma ortamı yaratmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Çeşitli projelerimizle de bu vizyonumuzu somut adımlarla hayata geçiriyoruz. Geleceğin Bilim Kadınları Akademisi ve Milyon Kadına Mentor gibi programlarla genç kadınları bilim ve iş dünyasında destekliyor; KİPAP ile İstihdam projemizle üretim süreçlerinde kadın çalışanların sayısını artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca sahada kadın istihdamını teşvik edecek çalışmalar yürütüyor, düzenlediğimiz atölye ve webinarlarla farkındalık yaratıyoruz. Mentorluk ve sponsorluk programlarımızla kadınların liderlik rollerinde güçlenmesine destek veriyoruz. Bu anlayışla hayata geçirdiğimiz son projelerden biri de “PepsiCo Sen’sin” oldu” dedi.

PepsiCo İnsan Kaynakları Kıdemli Direktörü Özlem Ökten: PepsiCo Sen’sin” projesiyle sahadaki kadınların hikayeleri hepimize ilham veriyor.

PepsiCo İnsan Kaynakları Kıdemli Direktörü Özlem Ökten, “PepsiCo Sen’sin’ projesi, özellikle sahada çalışan kadın arkadaşlarımızın emeklerini, başarılarını ve katkılarını daha görünür kılmayı amaçlayan global bir kampanyadır. Globalde ‘She is PepsiCo’ olarak bilinen bu kampanyayı, Türkiye’de daha kapsayıcı bir anlayışla ‘PepsiCo Sen’sin’ adıyla hayata geçirdik. Proje kapsamında, belirlediğimiz 6 kadın çalışma arkadaşımızla birlikte farklı lokasyonlarımızda çekimler gerçekleştirdik. Bu çekimlerde, hem kapsayıcı çalışma ortamımıza dair görüşlerini hem de kariyer yolculuklarında ilham veren hikayelerini paylaştıkları içerikler ve videolar hazırladık. Amacımız, sahadaki kadın çalışanlarımızın ilham verici hikayelerini hem şirket içinde hem de dışında paylaşarak, daha fazla kadının böylesine zengin ve destekleyici bir iş gücüne katılmasına ilham vermek” dedi.

PepsiCo Türkiye olarak, pep+ ajandalarının önemli bir parçası olarak, aslında tüm çalışanları için de sürdürülebilir ve pozitif bir çalışma ortamı sağlamak için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya odaklandıklarını söyleyen Ökten, bu kapsamda toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadınların iş hayatındaki rolünü destekleyerek, her kadının potansiyelini gerçekleştirebileceği bir dünya için çalıştıklarının altını çizdi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Pepsico türkiye, “pepsico sen’sin” projesiyle ilham veren kadın çalışanlarının hikayelerini anlatıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye deri sektöründe dış ticaret fazlası veren ülke konumundan, dış ticaret açığı veren ülke pozisyonuna düştü https://kocaelibasin.com.tr/turkiye-deri-sektorunde-dis-ticaret-fazlasi-veren-ulke-konumundan-dis-ticaret-acigi-veren-ulke-pozisyonuna-dustu/ Tue, 21 Jan 2025 15:00:01 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/turkiye-deri-sektorunde-dis-ticaret-fazlasi-veren-ulke-konumundan-dis-ticaret-acigi-veren-ulke-pozisyonuna-dustu/ Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatı son 3 yılda 530 milyon dolarlık düşüşle 2 milyar 56 milyon dolardan, 1 milyar 526 milyon dolara gerilerken, deri ve deri mamulleri ithalatı 1 milyar 810 milyon dolardan 2 milyar 420 milyon dolara yükseldi.

Türkiye deri sektöründe dış ticaret fazlası veren ülke konumundan, dış ticaret açığı veren ülke pozisyonuna düştü yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatı son 3 yılda 530 milyon dolarlık düşüşle 2 milyar 56 milyon dolardan, 1 milyar 526 milyon dolara gerilerken, deri ve deri mamulleri ithalatı 1 milyar 810 milyon dolardan 2 milyar 420 milyon dolara yükseldi.

Türkiye, deri ve deri mamulleri sektöründe 2022 yılında 245 milyon dolar dış ticaret fazlası veren ülke konumundayken, 2024 yılı sonunda 895 milyon dolar dış ticaret açığı verir pozisyona düştü.

Deri ve deri mamulleri sektörünün 7 yıl önceki ihracat rakamlarına gerilediğini dile getiren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, 2024 yılında Türkiye geneli ihracat rakamlarında ayakkabı, saraciye, mamul deri ve kürkler ve deri konfeksiyon alt sektörlerinin hepsinde kan kaybettiklerinin altını çizdi.

Ege İhracatçı Birlikleri’nde basın toplantısı düzenleyen Zandar, “Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatı 2023 yılında 1 milyar 858 milyon dolar iken, 2024 yılında yüzde 18’lik düşüşle 1 milyar 526 milyon dolara indi. Ayakkabı ihracatımız yüzde 22’lik kan kaybı yaşadı ve 1,1 milyar dolardan 877 milyon dolara düştü. Ayakkabı yan sanayinde ise Türkiye genelinde yüzde 38’lik, Ege Bölgesi’nde ise yüzde 44’lük bir ihracat kaybı yaşadı. Bu, sektörümüzün ekonomik baskılar ve uluslararası rekabet koşulları karşısında ne denli zorlandığını açıkça göstermektedir. Deri ve kürk konfeksiyondaki kaybımız yüzde 18 olurken ihracatımız 236 milyon dolardan 193 milyon dolara indi. Saraciye ürünleri ihracatımız 273 milyon dolardan 239 milyon dolara azalırken saraciye ürünleri ihracatımızdaki eksilme yüzde 12 şeklinde gerçekleşti. Mamul deri ve kürk ihracatımız yüzde 3 azalışla 221 milyon dolardan 214 milyon dolara geriledi. 2024 yılının son çeyreğinde istihdam rakamlarımız yüzde 25 düştü” diye konuştu.

2021 yılı Eylül ayında Türkiye’nin faiz indirim kararıyla başlayan sürecin sonunda Türkiye’de 2022 yılında enflasyon rakamlarının yüzde 65’e yükseldiğini, buna karşılık döviz kurlarındaki artışın yüzde 41,7’de kaldığını paylaşan Zandar şöyle devam etti: “2023 yılına gelindiğinde enflasyondaki artış yüzde 64,7 olurken, dolar kurundaki artış yüzde 57 oldu. 2024 yılında enflasyondaki yüzde 45 iken, dolar kuru yüzde 20 arttı. Son üç yılda enflasyon karşısında döviz kuru yüzde 48 eridi. Mevcut durumda rakiplerimize göre yüzde 50 civarında daha pahalı konumdayız. Bu da ihracat rakamlarımızda çok net kendisini gösteriyor. 1 Ocak 2022 yılından günümüze döviz kuru enflasyon kadar artmış olsaydı bugün dolar kurunun 52,3 TL olması gerekiyordu. Bu döviz kuru da bizim ihracat rakamlarımızı korumamızı sağlardı. Bu politika ihracatımızı düşürürken, ithalatımızı artırıyor. Başka ülkelerin işçilerinin istihdamına katkı sağlıyor.”

 

Ege Bölgesi’ndeki düşüş daha sınırlı kaldı

Deri ve deri mamulleri sektörünün Ege Bölgesi’ndeki düşüşünün 2024 yılında yüzde 9 ile daha sınırlı kaldığı bilgisini veren Başkan Zandar, “Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği üyelerimiz 2023 yılında 182 milyon dolar ihracat yapmışken, 2024 yılında 165 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırabildiler. Ayakkabı ihracatımız yüzde 15’lik kayıpla 112 milyon dolardan 95 milyon dolara indi. Deri ve kürk konfeksiyon ihracatımızda azalış yüzde 22 olurken ihracat rakamımız 27 milyon dolardan 21 milyon dolara indi. Türkiye genelinde 4 alt sektörümüzde de ihracat rakamları düşmüşken, Ege Bölgesi’nde mamul deri ve kürkler ihracatımız yüzde 15, Saraciye ürünleri ihracatımız yüzde 4 artma başarısı gösterdi” diye Ege Bölgesi ihracat rakamlarını özetledi.

 

Alınan tedbirleri doğru buluyoruz

Ayakkabı ithalatına 31 Aralık 2024 tarihinde getirilen yüzde 10 ilave gümrük vergisini desteklediklerini anlatan Zandar, bu artışın ayakkabı üreticileri için bir fırsat niteliği taşıdığını kaydetti. Hükümetin emek yoğun sektörlere yönelik istihdam odaklı teşviklerini de doğru adım olarak nitelendiren Zandar, “Bu destek sektörümüzün 2025 planları için büyük önem taşımaktadır.  Özellikle çalışan başına 2500 TL’lik destek, sektördeki iş gücü maliyetlerinin azaltılması ve üretimin artırılması amacıyla önemlidir. En büyük ihracat pazarlarımız olan Rusya-Ukrayna hattındaki politik belirsizliğin ortadan kaldırılmasını umuyor, küresel kriz ortamının hafiflemesinin hedef pazarlarımızdaki talep artışlarını tetikleyeceğini düşünerek 2025’i toparlanma yılı olarak görüyoruz” dedi.

 

 Verimliliği artırmak için çalışacağız

Hazırgiyim ve tekstil sektörlerinde pek çok firmanın üretimlerini başta Mısır olmak üzere başka ülkelere kaydırdığını hatırlayan Zandar şöyle konuştu; “Üretimini başka ülkeye taşımayan tek sektörüz. Biz farklı yerlerde üretebilen bir sektör değiliz. Elimizdekileri götürebildiğimiz yere kadar gideceğiz, sonrasında ya sektör değiştieceğiz ya da başka yol arayacağız. Verimliliğimizi artırarak günümüzde hammadde hariç yüzde 62’ye ulaşan maliyetlerimizi önce yüzde 50-55’e, sonrasında yüzde 40’a çekerek ayakta kalmanın yollanırı arayacağız. Daha verimli ve sürdürülebilir üretime dayalı ihracat yaparak 2025 ve 2026’ya hazırlıklı gireceğiz.”

 

Gündoğdu: “Saraciye sektörü son sıradan ikinciliğe yükseldi”

Deri alt sektörlerinden saraciye sektörünün kg başı 14,7 dolarlık ihracat rakamıyla katma değeri yüksek bir ürün grubu olduğu bilgisini veren Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu, 2013 yılında deri ürünleri arasında en az ihracatı olan saraciye sektörünün 2024 yılı sonunda 239,5 milyon dolar ihracat hacmiyle ayakkabıdan sonra en fazla ihracat gerçekleştiren ikinci büyük deri ve deri mamulü grubu konumuna geldiğini kaydetti.

“Dünya genelinde ve Avrupa’da lüks çanta ve aksesuar markaları satın alımlarını Türkiye’ye yöneltti” diyen Gündoğdu, “Sektörde markalaşma ve vurt dışı tanıtım çalışmaları hız kazandı. Türkiye dünya genelindeki toplam 90 milyar $’lık ihracattan yalnızca 0,27 pay alıyor. Sektör desteklendiği takdirde yüzde 1 paya ulaşabilir” şeklinde konuştu.

 

İzmir deri organize sanayi bölgesi istiyor

Deri sektörünün İzmir’de gelişen sanayi ve ihracat potansiyelini korumak, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik konularında öncü rolünü devam ettirebilmesi için İzmir’de deri ve deri mamulleri sektörünün kümeleneceği bir organize sanayi bölgesi istediklerini aktaran Gündoğdu şöyle devam etti: “Türkiye’nin en büyük üçüncü ili olan İzmir’de deri sektörümüzün kümelenmesinin gerek istihdamın artırılması, gerek nitelikli ara eleman devamlılığı, gerekse sektörün sürdürülebilirlik ile ilgili altyapısının gelişmesine katkı sağlayacağı tartışmasızdır. Emek yoğun sektörlerde yan sanayinin gelişmesi için sektörün tüm unsurlarının bir arada hareket etmesi gerekmektedir. İzmir’in sürdürülebilirlik imajı çalışmalarına İzmir Ayakkabı, Saraciye, Deri Konfeksiyon, Deri Mamulleri Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulmasıyla farkındalık kazandırılacağı değerlendirilmektedir. Şehre görece yakın, personellerimizin rahatça ulaşım sağlayabileceği ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde yeni bir organize sanayi bölgesinin sektörlerimizin ihtiyaçlarına yanıt verebileceği tüm sektör paydaşlarımız tarafından olumlu karşılanmaktadır.”

 

Arıoğul: 3 yıldır fiyat artırdık artış 

Deri konfeksiyon ürünlerinde ortalama ihraç fiyatının 70 dolarları aştığını, katma değerli bir üretim yaptıklarını paylaşan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Arıoğul, son 3 senedir müşterilerine devamlı fiyat artışı yapmak zorunda kaldıklarını, günümüzde maliyetlerinin artmasına rağmen müşteriler kaçmasın diye fiyat yükseltmeden devam etmeye çalıştıklarını, 2025 yılının deri konfeksiyon sektörü için çok zor geçeceğini vurguladı.

 

Türk deri sektörü Garda’ya 92 firmayla katıldı

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, 11-14 Ocak 2025 tarihlerinde İtalya’da düzenlenen Expo Riva Schuh & Garda Bags Fuarı’na Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirdi. Türkiye milli katılım organizasyonuyla 32 firma fuara katılırken, Türkiye 92 firmayla fuara en yoğun katılım gösteren ülkelerden biri oldu.

Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, fuar sonrasında yaptıkları ve 29 ayakkabı, 2 saraciye firmasının katıldığı ankette firmaların, Amerika Birleşik Devletleri, Çekya ve İspanya’dan gelen ithalatçılarla verimli ikili görüşmeler yaptıklarıyla ilgili ankete geri bildirimleri olduğunu paylaştı.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Türkiye deri sektöründe dış ticaret fazlası veren ülke konumundan, dış ticaret açığı veren ülke pozisyonuna düştü yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
HONOR’dan sektöre yön veren katlanabilir teknoloji: Magic V3 https://kocaelibasin.com.tr/honordan-sektore-yon-veren-katlanabilir-teknoloji-magic-v3/ Mon, 23 Dec 2024 20:20:12 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/honordan-sektore-yon-veren-katlanabilir-teknoloji-magic-v3/ HONOR’un yeni modeli Magic V3 son derece estetik ve ince tasarımı, aynı zamanda teknolojiye yön veren yenilikçi özellikleriyle kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor.

HONOR’dan sektöre yön veren katlanabilir teknoloji: Magic V3 yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
HONOR’un yeni modeli Magic V3 son derece estetik ve ince tasarımı, aynı zamanda teknolojiye yön veren yenilikçi özellikleriyle kullanıcıların hayatını kolaylaştırıyor. Magic V3 sunduğu yüksek performansı ve gelişmiş yapay zeka yetenekleriyle günlük yaşam ve iş yaşamındaki planlamaları kolaylaştırıyor. 

 

 

Katlanabilir telefon teknolojisinde şimdiye kadar görülmemiş bir seviyeye ulaşan HONOR Magic V3, yalnızca 9.2 mm’lik ince yapısı ve 226 gramlık hafifliğiyle kullanıcılarının beğenilerini topluyor. TIME dergisinin 2024 yılı “En İyi İcatlar” listesine giren bu yenilikçi cihaz, katlanabilir telefon algısını tamamen değiştirmeye hazırlanıyor. İncelik ve zarafetle harmanlanan Magic V3, hem iş dünyasında hem de günlük yaşamda kullanıcıların vazgeçilmezi olacak özellikler sunuyor.

 

HONOR Magic V3, yenilikçi teknolojisi ve üstün performansıyla öne çıkıyor. 50MP ana kamera, 50MP ultra geniş açı kamera ve 20MP telefoto kamera kombinasyonu, kullanıcılara profesyonel seviyede fotoğraf çekim imkânı sunarken Snapdragon® 8 Gen 3 mobil platformu, üstün hız ve verimlilik sağlıyor. Ayrıca, 3840Hz PWM Karartma teknolojisiyle donatılan ekranı, göz konforunu artırarak uzun süreli kullanımlarda rahatlık sağlıyor.

 

Akıllı deneyimin yeni boyutu

 

HONOR Magic V3, kullanıcıların beklentilerinden fazlasını sunan ileri teknolojisiyle dikkat çekiyor. Parallel Space teknolojisi, iş ve kişisel hayatı birbirinden ayırarak cihaz kullanımını daha verimli hale getirirken, Studio Harcourt iş birliğiyle geliştirilen AI Portre Motoru, her kareyi bir sanat eserine dönüştürüyor. Bu teknoloji, profesyonel düzeyde fotoğrafçılığı cep telefonu kullanıcıları için erişilebilir hale getiriyor. Yüz yüze çeviri özelliği, farklı dillerdeki iletişim bariyerlerini ortadan kaldırırken, AI Eraser gibi araçlar istenmeyen detayları zahmetsizce temizleme imkânı sunuyor. Yapay zeka destekli alışveriş özellikleri, yalnızca fiyat karşılaştırma değil, aynı zamanda önerilen ürünleri analiz ederek kullanıcıların daha bilinçli seçimler yapmasına yardımcı oluyor. Magic V3, kullanıcılarına hem günlük yaşamda hem de profesyonel alanlarda fark yaratacak araçlar sağlıyor.

 

Dayanıklılık ve Güvenilirlikte Öncü

 

HONOR Magic V3, IPX8 suya dayanıklılık sertifikası ve NanoCrystal Shield teknolojisi sayesinde günlük hayattaki zorluklara karşı üstün koruma sunuyor. 500.000 kez katlanmaya dayanıklı Süper Çelik Menteşe yapısıyla uzun ömürlü bir kullanım deneyimi sağlıyor. Üçüncü nesil silikon-karbon bataryası ise hem hızlı şarj hem de uzun süreli performans sunarak kullanıcılarını yarı yolda bırakmıyor.

 

Prestijli Ödüllerle Taçlandırıldı / Ödüllendirilmiş İnovasyon

 

HONOR Magic V3, “IFA’nın En İyisi” ve “En İyi Katlanabilir Telefon” ödüllerini alarak sektördeki üstünlüğünü bir kez daha kanıtladı. TIME dergisinin “2024 Yılının En İyi İcatları” listesine giren bu yenilikçi cihaz, teknoloji dünyasında çığır açan özellikleriyle öne çıkıyor. Magic V3, yalnızca bir cihaz değil, kullanıcıların yaşamlarını kolaylaştıran bir teknoloji çözümü olarak konumlanıyor.

 

HONOR Avrasya Bölge Başkanı Jason Liu, “HONOR Magic V3, tasarım, teknoloji ve dayanıklılık alanlarında çığır açan bir ürün. Dünya çapında elde ettiği başarıyı Türkiye’deki kullanıcılarla buluşturmak bizi son derece heyecanlandırıyor” diyerek yeni modelin başarısını vurguladı.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

HONOR’dan sektöre yön veren katlanabilir teknoloji: Magic V3 yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Başkan Altay: “Mücadeleleriyle İlham Veren Engelli Kardeşlerimin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü Kutluyorum” https://kocaelibasin.com.tr/baskan-altay-mucadeleleriyle-ilham-veren-engelli-kardeslerimin-3-aralik-dunya-engelliler-gununu-kutluyorum/ Mon, 02 Dec 2024 13:05:25 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/baskan-altay-mucadeleleriyle-ilham-veren-engelli-kardeslerimin-3-aralik-dunya-engelliler-gununu-kutluyorum/ Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Başkan Altay: “Mücadeleleriyle İlham Veren Engelli Kardeşlerimin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü Kutluyorum” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Başkan Altay’ın mesajı şöyle: 

“Sevgi, merhamet ve kardeşlik şehri Konya’mızda toplumun tüm kesimlerini kapsayacak şekilde çalışıyoruz. Özellikle dezavantajlı kardeşlerimizin sosyal hayatta daha fazla alması önceliklerimiz arasında bulunuyor.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülkemiz her alanda olduğu gibi dezavantajlı kardeşlerimize sağlanan imkanlar olarak da adeta çağ atladı. Biz de Konya Büyükşehir Belediyesi olarak, başta Engelli Destek Merkezimiz (ENDEM) olmak üzere engelli kardeşlerimizin hayatını kolaylaştırmak ve onlara daha yaşanabilir bir şehir sunmak adına birçok projeyi hayata geçirdik, geçirmeye devam ediyoruz.

Fiziksel erişilebilirliği artıran düzenlemelerden istihdam ve eğitim olanaklarının geliştirilmesine kadar her alanda dezavantajlı kardeşlerimizin yanındayız. Engelsiz Şehir vizyonumuz doğrultusunda; toplu ulaşım araçlarımızı, sosyal tesislerimizi, parklarımızı ve tüm kamusal alanları erişilebilir hale getirmek için titizlikle çalışıyoruz. Yine dezavantajlı kardeşlerimize ev ziyaretlerinde bulunuyor, desteğe ihtiyaç duyanlara; kişisel bakım, ev temizliği, evde fizik tedavi, ambulans, hasta nakil, çevre bakım ve onarım gibi hizmetler sunuyoruz. Medikal malzeme desteği verdiğimiz ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin akülü araçlarının akü değişimini, tamirini, bakımını ve onarımını yapıyoruz. Engelsiz Konya Mobil uygulamamız sayesinde 14 binin üzerinde engelli vatandaşımız, ulaşım bilgilerinden, kendilerine yönelik istihdam, eğitim ve etkinliklerden haberdar olabiliyor. Ayrıca, Özel Gençler Mehter Takımı ve Özel Gençler Bando Takımı başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz sosyal, kültürel ve spor projeleriyle de engelli bireylerimizin toplumla daha güçlü bağlar kurmasını sağlıyoruz.

Engellerin aşılmasında en önemli adım, zihindeki bariyerlerin yıkılmasıdır. Empati kurarak, dayanışmayı artırarak ve birlikte hareket ederek her bir bireyin hayata eşit bir şekilde katılımını sağlayabiliriz. Engelli bireylerimizin sahip oldukları yetenekleri ve potansiyelleri desteklemek, yalnızca onların değil, hepimizin hayatını zenginleştirecektir. Bizler, birlik ve dayanışma ruhuyla, hiçbir bireyi geride bırakmadan ortak bir geleceği hep birlikte inşa edebiliriz. 

3 Aralık Dünya Engelliler Günü vesilesiyle, toplumsal farkındalığı artırmak, dezavantajlı kardeşlerimizin yaşamlarını kolaylaştırmak ve hep birlikte daha kapsayıcı bir dünya inşa etmek adına bir kez daha düşünme ve adım atma fırsatı buluyoruz. 

Bu duygu ve düşüncelerle, mücadeleleriyle hepimize ilham veren, azim ve kararlılıklarıyla hayatın her alanında başarıyla var olan tüm engelli kardeşlerimizin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutluyor, her birine sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir yaşam diliyorum.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Başkan Altay: “Mücadeleleriyle İlham Veren Engelli Kardeşlerimin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü Kutluyorum” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Ağızdan nefes alıp veren çocuklarda sık görülüyor… https://kocaelibasin.com.tr/agizdan-nefes-alip-veren-cocuklarda-sik-goruluyor/ Fri, 22 Nov 2024 10:49:57 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/agizdan-nefes-alip-veren-cocuklarda-sik-goruluyor/ Alerjik nezle, astım gibi hastalıklar çocukların sadece solunum yollarını değil, ağız ve diş sağlığını da tehdit ediyor! Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt.

Ağızdan nefes alıp veren çocuklarda sık görülüyor… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Alerjik nezle, astım gibi hastalıklar çocukların sadece solunum yollarını değil, ağız ve diş sağlığını da tehdit ediyor! Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Dt. Nurgül Demir, özellikle alerjik bünyeli çocukların düzenli kullandıkları ilaçların ve solunum alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.

Süt dişlerinin ince ve hassas yapısına vurgu yapan Demir, “İnhaler formda kullanılan astım ilaçları gibi düzenli kullanılan bazı ilaçlar, ağız içi pH’ı değiştirerek diş minesinin zayıflamasına ve çürük riskinin artmasına neden oluyor. Çürük riski yüksek çocuklar için doğru tedbirler alınmazsa dişlerde kalıcı hasarlar görülebilir.” dedi. Her ilaç alımından sonra ağzın bol su ile çalkalanması gerektiğini de ifade eden Demir aynı zamanda bolca su içmenin de önemine dikkat çekerek “İlaç kullanımından hemen sonra diş fırçalanması, diş yüzeylerinde aşınmayı arttırabileceği için önerilmez; diş fırçalamak için 30-45 dk beklemek gerekir.” açıklamasında bulundu.

Ayrıca, ağızdan nefes alma alışkanlığının çene gelişimini etkileyebileceğini belirten Demir, ağız hijyeninin önemine işaret ediyor. Ağızdan nefes almanın tükürük miktarını azaltarak ağız kokusu, mantar enfeksiyonu ve diş eti hastalıklarına zemin hazırladığını belirten uzman, bu çocukların 3 ayda bir düzenli diş hekimi kontrolüne gitmesi gerektiğini söylüyor.

Dt. Nurgül Demir’den Alerjik Çocuklar İçin 5 Hayati Öneri:

1-Şekerli ilaçlar ve karbonhidrat içeren gıdalar yerine şekersiz ilaçlar ve sağlıklı bir diyet tercih edin.

2-İlaç alımı sonrası ağız bol su ile çalkalanmalı, hemen ardından diş fırçalanmamalıdır.

3-Flor içeren diş macunları ile dişler ebeveyn kontrolünde düzenli fırçalanmalı.

4-Çocuk doktoru ve diş hekiminizle iletişim halinde kalarak ilaç seçiminde asidik değerleri dikkate alın.

5-Çocuğunuzun diş hekimi kontrollerini asla aksatmayın, düzenli takip çürük riskini en aza indirebilir.

Çocuklarımızın diş sağlığı, gelecekteki gülüşlerinin anahtarıdır.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Ağızdan nefes alıp veren çocuklarda sık görülüyor… yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>