?>
?>
Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft ve İstanbul Başkonsolosu Thierry Hoppe, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ı makamında ziyaret etti. Görüşmede enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm konusunda iş birliği fırsatları konuşuldu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft ve Danimarka’nın İstanbul Başkonsolosu Thierry Hoppe’u makamında ağırladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ramazan Tezcan’ın da yer aldığı görüşmede özellikle Danimarka’nın yeşil enerji alanındaki deneyimi, İzmir’in bu konudaki potansiyeli ve öncü adımları ile iş birliği fırsatları konuşuldu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in genel yapısına ilişkin bilgi vererek kentte yürütülen yeşil dönüşüm, altyapı iyileştirmeleri ve Körfez’deki temizlik çalışmalarından bahsetti. Danimarka’nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft ise 1970’li yıllardaki petrol krizinin ardından yeşil dönüşüme büyük önem verdiklerini belirtti. Toft, ayrıca Danimarka’nın denizyolu taşımacılığı alanında ileri düzeyde bir altyapıya sahip olduğunu söyleyerek, İzmir gibi büyük liman kentlerinin iş birliği fırsatları açısından dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerji verimliliği ve yeşil dönüşümde İzmir-Danimarka iş birliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı Dr. Cemil Tugay, Muğla Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği tarafından Muğla Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen Enerji Verimliliği Çalıştayı’nda açılış konuşması yaptı. Doğal zenginliklerin tehdit altında olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Bugün hepimizin idrak etmesi gereken konu; adım adım dünyanın doğal dengesini bozan iklim sorunudur. Sağlıklı kentler için çalışıyoruz. Sağlıklı kent, sağlıklı bir doğal çevre ve sürdürülebilir yaşam şartlarına sahip olan kenttir ancak iklim krizi nedeniyle maalesef tehdit altında” dedi.
Çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Planlama Ajansı Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu ve İZENERJİ AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Saadet Çağlın da katıldı.
“İnsan sağlığı da bozuluyor”
Kuraklık, tarımda rekolte düşüklüğü gibi sorunlara değinen Başkan Tugay, sözlerine şöyle devam etti: “Gizli ve sinsi şekilde insanların sağlığı ile ilgili artan ciddi sorunlar var. İklim bozuldukça insan sağlığı da bozuluyor. Mücadele etmemiz gereken en önemli sorun iklim kriziyse, krizin kaynağı ve yapılacaklar konusunda karar alma yetkisine sahip kurumların planlarının, yol haritalarının olması gerekiyor” diye konuştu.
“Örnek ve önder olmak bizim sorunluluğumuz”
Yapılan toplantıların en önemli amacının yerel yönetimleri ortak akılda buluşturmak olduğunu kaydeden Başkan Tugay, Türkiye’nin karbon emisyonunu düşürme konusunda dünyaya örnek ve önder olabileceğini belirtti. Tugay, “Hele ki Atatürk gibi bir liderin kurduğu Cumhuriyet’in mirasçılarıysak bunu çok daha kolay benimsemeliyiz. Türkiye’nin bu konudaki özgüveninin artmasını yürekten diliyorum” dedi.
“Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı artırmamız gerektiği çok açık”
Toplam sera gazı emisyonlarında en büyük payın yüzde 70-71 oranında enerji kaynaklı emisyonlar olduğunu hatırlatan Başkan Tugay, “Türkiye’de üretilen enerji hala çok yüksek oranda fosil yakıtlara bağlı. Hepimizin enerji konusuna daha alıcı gözle bakması lazım. Yenilenebilir enerji yatırımlarımızı artırmamız gerektiği çok açık” diye belirtti.
“Enerjiyi verimli kullanmak da önemli”
Enerjiyi verimli kullanmanın önemine de değinen Başkan Tugay, “Gereksiz enerji tüketiminden kaçınmamız önemli. Günlük yaşamımızda bazı değişikler yapabiliriz. Kamu binalarında, konutlarda, sanayide, ulaşımda ve hayatın her yerinde enerji verimliliğine dair yapabileceğimiz şeyler var” dedi.
Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Meclis’te karar almak üzere olduklarını da belirterek “Binaların dış cephelerindeki dekoratif amaçlı aydınlatmaların, gece 00.00-02.00 arasında yüzde 30 gibi bir oranla kısılmasını, 02.00’den sonra da tamamen kapatılmasını şart koşacağız. Yeni binalar yapılırken de bu tür aydınlatmaların hepsini ruhsata bağlayacağız. İhtiyacımız yoksa, alanı o an için kimse kullanmıyorsa o ışıkları kapatmak dünyaya, şehrimize, ülkemize yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri” diye konuştu.
“Sağlıklı enerji üretimi için öncülük etmeliyiz”
Üye belediyeler olarak enerjinin sağlıklı yollardan üretimi için öncülük etmek gerektiğini kaydeden Başkan Tugay, “Kamuya ve topluma yönelik eğitim çalışması yapmamız lazım. İnsanların yenilenebilir enerjiyi daha fazla üretmeleri için enerji kooperatifleri kurmamız, teşvik etmemiz gerek. Belediyelerimiz arasında koordinasyonu sağlayacak Yeşil Dönüşüm Ofisleri kurabiliriz. Bugün pek çok yurttaşımızın pek çok konuda yaşadığı yoksulluğunun, enerji konusunda da yaşandığını hatırlamalıyız” dedi. Pek çok vatandaşın daha tasarruflu aydınlatma kullanmak için eski aydınlatmasını değiştirecek ekonomik gücü olmadığını belirten Başkan Tugay, belediyelerin bu konuda da vatandaşlara destek olabileceğini söyledi.
“Şehirlerin enerji master planları olmalı”
Enerji konusunda şehirlerin master planlarının olması gerektiğinin altını çizen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yaşayacağını bilen, bunun için önceden önlemini alan şehirler olmalıyız. Ülkemizi ve dünyayı su krizi, gıda krizi ve enerji krizi bekliyor. Bunlardan kaçınmak kısa vadede imkansız ama bir an önce karbon emisyonumuzu düşük seviyelere getirirsek ve mümkünse karbon nötr şehirler olursak 50 yıl sonra dünyada iklim krizinin olumsuz etkileri durur, dünya gerçekte sahip olduğu o cennet haline tekrar döner. Enerji en kolay yönetebileceğimiz konu. Merkezi hükümeti de bu konuda daha aktif olmaya davet ediyoruz. Hep beraber kendimize yol haritaları oluşturup bunları uygulamakta cesur olalım. Cesarete sahip olanlar, dünyanın kaderini değiştirecek. Sizleri cesur olmaya davet ediyorum.”
“Muğla’da büyük sanayi tesislerine, enerji santrallerinde ihtiyaç yok”
Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Aras da “Biz Ege’nin pırıl pırıl kentlerinin başkanları olarak biriz, beraberiz, hep birlikte kentlerimizin ve ülkemizin geleceği için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir kentin sağlıklı kent olarak ifade edilebilmesi için sakinlerine konforlu yaşam sunmasının yanı sıra afetlere dirençli ve sürdürülebilir olması da gerek. İklim kaynaklı afetlere hazırlıklı olmalıyız. Enerjinin nasıl üretildiği ve nasıl kullanıldığı önem taşıyor. Bölgemizde üç termik santral var ve bölgemizin doğal ve kültürel yaşamını, ekonomiyi, tarımı tehdit ediyor. Oysa Muğla’da daha büyük sanayi tesislerine, enerji santrallerinde ihtiyaç yok. Muğla’da temiz enerjiye ihtiyaç var. 2030 yılına kadar karbon emisyonunu yüzde 40 azaltacağımıza dair taahhüt verdik. Bu çalışmaları da sürdürüyoruz. Bu çok önemli bir hedef ama buna ulaşmak için hükümetin enerji politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerekir. 2030’a kadar termik santralleri gündemimizden çıkarmamız gerekiyor” dedi.
Bilgi ve deneyimler paylaşıldı
Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, Dünya Sağlık Örgütü tarafından başlatılan sağlıklı şehir kavramını yaymak, bu bilinci yerel yönetimlere ve topluma kazandırmak amacıyla üye belediyeleri ile birlikte hareket ederek bu amaç doğrultusunda çeşitli çalışmalar yürütüyor. Sürdürülebilir kalkınmanın ve çevresel sorumluluğun en önemli unsurlarından biri olan enerji verimliliği konusunun masaya yatırılması amacıyla yapılan Enerji Verimliliği Çalıştayı’nda da yerel yönetimlerin bu alandaki çalışmaları ele alındı, bilgi ve deneyim paylaşımı yapıldı.
“Veri tabanı oluşturuluyor”
Çalıştay kapsamında İzmir Planlama Ajansı Başkanı ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu moderatörlüğünde “Belediyelerde Enerji Verimliliği” başlıklı panel düzenlendi. Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, kişisel karbon salımının hesaplanması amacıyla ekrana karekod yansıttı. Testi 150 kişi yaptı ve salonda bulunanların karbon ayak izi 8,9 kilogram çıktı. Velibeyoğlu, “İzmir’de 17 bin kişiyle yapılan çalışmada bireysel karbon ayak izi ölçüldü. Vatandaşların İzmir’de ortalama karbon ayak izi 8.4 kilogram olarak ölçüldü. Türkiye ortalaması tahmini olarak 6.5 kilogram. Kentler bazında ölçümler yok, daha çok tahminler var. Bu tür çalışmaların yaygınlaştırılması ve başka kentlere taşınması eminim bizim nerede durduğumuzu tespit etmek açısından son derece önemli. Sağlıklı Kentler Birliği tarafından üye belediyeler için bir veri tabanı oluşturuluyor. Sağlıklı bir çevre ve yaşam ortamı sunabilmek için üye belediyeler nasıl bir performans sergiliyor, bunu tespit etmek için çalışma başlattık. Bu kapsamda da danışma kurulu üyeleriyle, bilim insanları ile ortak bir gösterge çalışması yürütülüyor” dedi.
“Kurumsal yapılaşmaya gittik”
İZENERJİ AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili Saadet Çağlın da “Yerel Yönetimlerde Enerji Verimliliğine Bütünsel Yaklaşımlar” başlıklı sunum yaptı. Çağlın, “Bizlerin kamu kaynağını sorumlu, verimli ve yerinde kullanım zorunluluğumuz var. Gelecek nesillerin de doğal kaynaklarını garanti altına almak zorundayız. Başkanımız Cemil Tugay’ın öncelikle kurum içi kaynakların verimli kullanılması talimatıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi içinde kurumsal yapılaşmaya gittik. Su ve Enerji Yönetim Birimi kurduk ve çalışıyoruz” dedi.
“Azaltım ve uyum politikalarına yoğunlaşmamız gerekiyor”
Muğla Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanı Dr. Cihan Dündar da “İklim Değişikliği ve Kentsel Isı Adasının Şehirler Üzerindeki Etkileri” konulu sunum yaptı. Dündar, “Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin bütün dünya için senaryoları var. Dünyadaki sıcak noktalardan biri Doğu Akdeniz Havzası. Buraları iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgeler arasında. İzmir ve Muğla da bu bölgede yer alıyor” dedi. İklim kaynaklı afetlerde artış yaşandığına dikkat çeken Doğu, “İklim değişikliği gerçeği iklim krizi olarak dünyada kabul görmüş durumda. Artık iklim değişikliğinden kaçışımız yok. O nedenle azaltım ve uyum politikalarına yoğunlaşmamız gerekiyor” dedi. ECOBUILD-Sürdürülebilir Şehircilik ve Bina Uzmanı Murat Doğru, “Yeşil bina ve yeşil şehircilik ile ilgili normlarınız çok eski ama Türkiye’de yeni belediyecilik anlayışı ile birlikte yeniden gündeme geldi” dedi.
Yuvarlak masa çalışmaları
Çalıştayda ayrıca yuvarlak masa çalışmaları da yapıldı. Çalışma gruplarının konu başlıkları Sağlık Tesislerinde Enerji Verimliliği, Enerji Yoksulluğu, İklim Dostu ve Enerji Verimli Arazi Kullanım Planlaması, Yenilenebilir Enerjiye Adil Erişim, Enerji Pozitif Binalar ve Mahalleler, Enerji Verimliliği Program ve Politikaları, Dijital Enerji Yönetimi, Enerjide Yeniden Belediyeleştirme ve Yerelleştirme, Belediye Bina ve Altyapı Tesislerinde Enerji Verimliliği ve Sürdürülebilir Ulaşımda Enerji Verimliliği oldu.
Encümen toplantısı ve Başkan Aras’ın makamında ziyaret
Çalıştay nedeniyle Muğla’ya gelen Başkan Tugay, çalıştay öncesinde Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın makamını da ziyaret ederek anı defterini imzaladı. Başkan Aras Başkan Tugay’a Atatürk portresi hediye ederken, Başkan Tugay da Başkan Aras’a Saat Kulesi objesi takdim etti. Başkan Tugay, çalıştayın ardından encümen toplantısına da katıldı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Hem doğa dostu olan hem de ekonomiye katkı sağlayan santral üretilen enerji sayesinde Selçuklu Belediyesi, belediye tarafından vatandaşa hizmet verilen alanların da elektrik ihtiyacını sadece Bağrıkurt Mahallesi’nde üretilen elektrikle %70 oranında karşılayacak.
500 watlık 7 bin 250 adet paneli bünyesinde bulundurarak Selçuklu’ya enerji anlamında değer katan ve yıllık toplamda 4 milyon 238 bin 388 kW gücünde elektrik üreten tesisle birlikte, Hizmet Binası ve Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’nde de kurulan güneş enerjisi santralleriyle yıllık toplam 4 milyon 635 bin 726 kW elektrik üretimi gerçekleşti. Yine yeşil bina statüsünde olan Yeni Nesil Şehir Kütüphanesi de 60 KW’lık kurulu güçle üretime katkı sağlıyor. Selçuklu Belediyesi tarafından yapımı süren Türkiye’nin ilk Yeşil Sertifikalı (LEED) Sporcu Yetiştirme Merkezi de hizmet vermeye başladığında kendi enerjisini üreterek hem doğaya hem de ekonomiye katkı sağlayacak. Ayrıca Meydan Mahallesi’nde yapılması planlanan GES projesi de üretime katıldığında Selçuklu Belediyesi elektrik üretiminin tamamından fazlasını karşılamış olacak.
Başkan Pekyatırmacı: “GES projelerimiz çevre ve enerji hassasiyetimizi ortaya koyuyoruz. ”
Enerjinin öneminin farkında olarak bu alanda özenle çalışma yürüttüklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı: Günümüzde enerjinin önemi oldukça büyük ve mevcut enerjiyi en verimli şekilde kullanmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bu konuda yaptığımız en önemli çalışmalardan bir tanesi de GES Projelerimiz. Belediye olarak bu konudaki misyonumuz enerjimizi üretmek ve tasarruf sağlamak ve aynı zamanda doğayı korumak. Belediye hizmet binamızın çatısında başlattığımız GES projesini bir üst kademeye taşıyarak Tropikal Kelebek Bahçemiz ile Yeni Nesil Şehir Kütüphanemizde sürdürdük. Bu projelerimizden şu an en kapsamlısı olan Bağrıkurt Güneş Enerjisi Santralleri ile 2024 yılında belediye tesislerimizin % 64 oranında enerji ihtiyacını karşıladık. Türkiye’de birçok ilke sahip örnek bir yatırımımız olan Sporcu Seçme ve Geliştirme Merkezimiz de bittiğinde GES özelliği ile kendi kendine yeten yeşil binalarımızdan bir tanesi olacak. GES projemiz kapsamında 2024 yılı için 2 milyon 280 bin 725 kg CO2 salınımını da engelledik. Bir sonraki projemiz olan Meydan Mahallesi’nde yapımını planladığımız GES projemizle de elektrik üretimini yüzde yüzün üzerine çıkararak bu alanda çok önemli bir başarıya daha imza atmış olacağız.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Selçuklu Belediyesi enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji alanında yaptığı büyük yatırımlarla elektrik üretimini sürdürüyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, enerji yönetiminin önemine vurgu yaparak, belediyelerin İSO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası gibi uluslararası standartlara ulaşması gerektiğini belirtti. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Bornova’nın sürdürülebilir kentleşmede öncü olacağını ifade ederek, iklim adaleti ve çevreci dönüşüm projelerine kararlılıkla devam edeceklerini söyledi.
Bornova Belediyesi’nin proje ortağı olan Yaşar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, meclis toplantısında yaptığı sunumda enerji verimliliğinin ve uluslararası standartların önemine dikkat çekti.
Prof. Dr. Hepbaşlı: “Enerji verimliliği güvenilir bir limandır”
Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, toplantıda yaptığı konuşmada enerji yönetiminin kritik bir konu olduğuna dikkat çekerek, “Enerji verimliliği çok önemli bir kaynak, güvenli bir limandır. Ancak bu konuda yöntemler açık olsa da uygulanmaları gerekiyor. Belediyelerin bu konuda adımlar atması, İSO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Sertifikası gibi uluslararası standartlara ulaşması gerekiyor. Enerji yönetilebilen bir giderdir, önemli olan bunu verimli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanabilmektir” diye konuştu.
Sunumu ilgiyle takip edilen Hepbaşlı ayrıca, üniversiteler, sanayi ve yerel yönetimlerin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, bütüncül bir yaklaşımın enerji politikalarında süreklilik sağlayacağını belirtti.
Başkan Eşki: “Bornova, sürdürülebilir kentleşmede öncü olacak”
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, iklim adaleti ve sürdürülebilir kentleşmenin Bornova Belediyesi için öncelikli olduğunu vurguladı.
Bornova’yı geleceğe hazırlamak için iklim krizine karşı somut adımlar attıklarını söyleyen Başkan Eşki, “Muhtarlarımızla yürüttüğümüz iklim adaleti projeleri, sürdürülebilir kentsel dönüşüm hamlelerimiz ve bu projeler sayesinde Bornova, Türkiye’de örnek bir kent olacak. Bilimin ışığında, enerji verimliliğini artıran, çevreyi koruyan ve doğayla uyumlu bir kent modeli inşa ediyoruz” dedi. Başkan Eşki, STORMLOG Projesi’nin hem yerel yönetimler hem de vatandaşlar için büyük fırsatlar sunduğunu belirterek, kentlerin iklim değişikliğine uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.
Bornova, “Yeşil Dönüşüm” için kararlı
STORMLOG Projesi, Bornova’nın iklim krizine uyum sağlaması ve yerel ekonomiyi bu değişime hazırlaması için hayata geçirildi. Enerji Kentleri Ağı ve Yaşar Üniversitesi ortaklığında yürütülen projede, Bornova’da;
Bu projeyle Bornova’nın yenilikçi uyum teknolojilerini uygulayan öncü kentlerden biri olması hedefleniyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bornova Belediye Meclisi’nde gündem: Enerji verimliliği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İstanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Arif Karabuğa, enerji verimliliği ile enerji tasarrufu arasındaki ilişki ve bu ilişkinin önemine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Enerji tasarrufu sadece ekonomik katkı sağlamıyor
Enerji tasarrufunun sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik ve kaynakların verimli kullanımı açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Karabuğa, “Küresel ısınma, doğal kaynakların tükenmesi ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi sorunlarla karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, enerji tasarrufu sağlamak, hem bireyler hem de işletmeler için kritik bir gereklilik haline gelmiştir” dedi.
Enerji verimliliği: Enerji tüketimi azaltılarak aynı performans sağlanıyor
Enerji tasarrufunun pek çok yönden avantaj sağladığını kaydeden Karabuğa, “Teknik olarak bakıldığında, enerji verimliliği, enerji tüketimini azaltarak aynı performansın elde edilmesini sağlar. Bu, enerji sistemlerinin optimize edilmesi, daha verimli cihazların kullanılması ve yenilikçi teknolojilerin devreye alınmasıyla mümkün olmaktadır. Enerji tasarrufu, hem elektrik ve ısınma giderlerini düşürür hem de sera gazı emisyonlarını azaltarak çevreye duyarlı bir yaşam tarzının benimsenmesine katkı sunar” dedi.
Doğal kaynaklar korunuyor, sürdürülebilir geleceğe yatırım yapılıyor
Enerji tasarrufunun aynı zamanda birincil enerji kaynaklarının daha etkin bir şekilde kullanılmasına olanak tanıdığını ve enerji bağımsızlığını artırarak dışa bağımlılığı azalttığını vurgulayan Karabuğa, “Sonuç olarak enerji tasarrufu hem çevresel etkileri azaltarak doğal kaynakların korunmasına yardımcı olur hem de ekonomik açıdan işletmelerin ve hanelerin daha sürdürülebilir bir geleceğe yatırım yapmalarını sağlar” diye konuştu.
Enerji verimliliği ve enerji tasarrufu birbirini tamamlıyor
Enerji verimliliği ve enerji tasarrufunun birbirini tamamlayan ancak farklı kavramlar olduğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Arif Karabuğa, “Enerji verimliliği, belirli bir iş veya hizmeti sağlamak için kullanılan enerji miktarının en aza indirilmesi sürecini ifade eder. Bu, enerji sistemlerinin, cihazlarının ve teknolojilerinin daha etkin bir şekilde çalışması anlamına gelir. Enerji verimliliği, kullanılan enerjinin daha iyi yönetilmesi ve daha az enerji ile daha fazla iş yapılabilmesi için yapılan iyileştirmeleri kapsar” dedi.
Enerji tasarrufu, enerjinin daha az tüketilmesidir
Enerji tasarrufunun genel anlamda enerjinin daha az tüketilmesi olarak tanımlanabileceğini kaydeden Karabuğa, “Enerji tasarrufu, enerji verimliliği artırılarak ve bilinçli enerji kullanımıyla sağlanabilir. Örneğin enerji verimliliği yüksek cihazların kullanımı, ısınma ve aydınlatma sistemlerinin daha verimli hale getirilmesi, enerji tasarrufu sağlayan önlemler arasında yer alır. Bu iki kavram arasındaki ilişki, enerji verimliliği sayesinde daha az enerji harcanarak tasarruf sağlanmasıdır. Yani enerji verimliliği artırıldığında, doğal olarak enerji tasarrufu sağlanır. Ayrıca, enerji verimliliği yalnızca bireysel tüketiciler için değil, endüstriyel düzeyde de büyük tasarruflar sağlar. Enerji verimliliği yatırımları, uzun vadede enerji tüketimini azaltarak ekonomik ve çevresel faydalar sağlar” dedi.
Dr. Öğretim Üyesi Arif Karabuğa, sözlerini şöyle tamamladı: “Sonuç olarak enerji verimliliği ve enerji tasarrufu arasındaki ilişki, enerji tüketiminin daha etkili ve verimli bir şekilde yönetilmesiyle daha az enerji harcanarak çevresel ve ekonomik kazanımların elde edilmesidir. Bu süreç, sürdürülebilir bir geleceğin inşa edilmesine önemli katkılar sağlar.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Enerji verimliliği yatırımları, ekonomik ve çevresel faydalar sağlıyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Nilüfer Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü Enerji Bürosu, 06-10 Ocak tarihleri arasında kutlanan Enerji Verimliliği Haftası kapsamında düzenlediği etkinliklerle, çocuklara enerji tasarrufu ve çevre bilinci kazandırdı.
Enerji Bürosu çalışanları, Nilüfer Belediyesi Çamlıca Kreşi ve Gündüz Bakımevi, Burak Berk Kreşi ve Gündüz Bakımevi ile Fethiye Kadın ve Çocuk Akademisi’nde düzenledikleri etkinliklerde miniklere, enerjinin etkin kullanımı, israfın önlenmesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve çevrenin korunması konularında değerli bilgiler verdi. Eğitici videolar eşliğinde yapılan aktivitelerde enerji kaynaklarının verimli kullanımının önemi anlatıldı.
Etkinlik boyunca, “Kısa Mesafelerde Bisiklet Kullan”, “Kullanmadığın Işıkları Kapat”, “Buzdolabının Kapısını Açık Bırakma” ve “Yenilenebilir Enerjiyle Geleceği Yeşillendir” gibi mesajlarla tasarlanmış boyama kitaplarını boyayan çocuklar, enerji verimliliği konusunda farkındalık kazandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çocuklara enerji verimliliği bilinci aşılandı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ülkemizin Akdeniz kuşağında yer alması nedeniyle küresel iklim değişikliğinin etkilerini daha yoğun hissettiğimiz günümüzde, hızlı nüfus artışı ve sanayileşmenin de etkisiyle su varlıklarının korunması hayati bir önem taşıyor. Bu gerçekten yola çıkarak 2023 yılında, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından önemli bir girişim olarak başlatılan Su Verimliliği Seferberliği, Türkiye’deki su varlıklarının korunarak suyun verimli kullanılmasını ve bu konuda kamuoyunda farkındalık yaratmayı hedefliyor. Yıllık tatlı su kullanımının %77’sini tarımın, %23’ünü ise içme-kullanma ve endüstriyel amaçlı kullanımların oluşturduğu ülkemizde, su kayıplarını azaltmak ve verimliliği artırmak amacıyla çeşitli stratejiler geliştiriliyor.
Bu çerçevede, toplumsal ve bireysel farkındalığı artırmayı amaçlayan Su Kardeşliği Projesi’yle de okullarda eğitim çalışmaları devam ediyor. Yeni eğitim yılında yüz yüze etkinlik uygulamaları sınıflarda devam ederken dijital platformda ise tüm öğretmenlere açık olacak proje, su varlıklarının yaşam için önemi, su ekosistemleri, su verimliliği ve su ayak izi konuları hakkında çocukların farkındalık geliştirmesini hedefliyor.
Su Kardeşliği Projesi’nde çocuklara suyun tüm canlılar için önemi anlatılıyor
Proje, ilkokul 3. ve 4. sınıfa giden çocuklar için özel olarak tasarlanan eğitim materyalleri ile suyun yaşam için ne kadar değerli olduğunu eğlenceli ve interaktif bir şekilde anlatıyor.
Proje kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerde Dünyamızdaki su varlıkları, su döngüsü, su ekosistemleri ve buralarda yaşayan canlılar, su ayak izi, suyun kullanımı, su tasarrufu ve verimliliği konularına değiniliyor. Aynı zamanda çocuklar, evlerinde ve okullarında suyu korumak için gönüllü olma fırsatı da buluyor.
Proje için hazırlanan uygulama rehberi, eğitim sunumu, animasyon film ve çocuk kitabı gibi çeşitli materyaller, çocukların su varlıkları ile ilgili merakını artırmayı hedefliyor. Etkinliğe katılan her çocuğa öğrendiklerini aileleri ve arkadaşlarıyla paylaşmaları için bir mektup veriliyor; gönüllü olarak mektupta yer alan görevleri tamamlayanlar ise “Su Gönüllüsü” kimlik kartına sahip oluyor. 2024 yılının ilkbahar döneminde 183 sınıfta 5.000 çocuğa ulaşan proje, sonbaharda da 5.000 çocuk hedefiyle bir yılda toplam 10.000 çocuğa ulaşmayı amaçlıyor.
Yetkililerden Su Kardeşliği Projesi’ne tam destek
Su Verimliliği Seferberliği kapsamında yürütülen çalışmaların yaygınlaştırılması amacıyla Nisan ayında imzalanan protokole ilişkin olarak TOB, MEB ve TEMA Vakfı yetkilileri, projenin Türkiye’nin su varlıklarını koruma çabalarına sağladığı katkıyı vurguladılar.
TOB Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever, projenin ulusal su varlıklarının sürdürülebilir yönetimine katkıda bulunacağını belirterek “Küresel iklim değişikliğinin su varlıklarının üzerindeki etkileri giderek daha fazla hissediliyor. Bu noktada Su Kardeşliği Projesi, gelecek nesillerin su krizleriyle başa çıkabilmesi için önemli bir farkındalık oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak suyun verimli kullanılması adına her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.” dedi.
MEB Destek Hizmetleri Genel Müdürü Ömür Fatih Karakullukçu ise projenin eğitim ayağının önemine dikkat çekerek “Su Kardeşliği Projesi ile çocuklarımızı suyun tüm canlıların hayatındaki vazgeçilmez yeri konusunda bilinçlendiriyoruz. Okullarda gerçekleştirdiğimiz bu tür projeler ile sadece çocuklara değil, onların ailelerine de bu bilinci yaymayı hedefliyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı olarak çevre bilincini artıracak her projede olduğu gibi, bu projede de sorumluluğumuzun farkındayız ve çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.
TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, suyun bir kaynak değil, varlık olduğunu vurgulayarak “Su Kardeşliği Projesi ile suyun sadece içmek için değil, aynı zamanda yediğimiz, giydiğimiz, satın aldığımız her şeyin üretiminde de gerekli olduğunu ve en önemlisi gezegenimizdeki tüm canlıların yaşam kaynağı olduğunu anlatmayı amaçlıyoruz. Su Verimliliği Seferberliği kapsamında yürüttüğümüz bu proje ile su varlıkları ile ilgili çocuklara farkındalık kazandırarak suyun korunmasına önemli bir katkı sağlamayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Proje, eğitim materyalleriyle su farkındalığını destekliyor
Proje, Türkiye’nin su varlıklarını koruma ve sürdürülebilir kullanıma teşvik etme hedefleri doğrultusunda önemli bir adım atıyor. Ayrıca Su Kardeşliği Projesi, doğal varlıkların korunması konusunda farkındalık yaratmak için de önemli bir fırsat sunuyor. Proje kapsamında geliştirilen tüm eğitim materyallerine öğretmenler, Su TEMA web sitesinden kolaylıkla erişebiliyorlar.
Proje hakkında daha fazla bilgi ve güncellemeler için TEMA Vakfı’nın iletişim kanallarını ve sutema.org web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
TOB, MEB ve TEMA Vakfı’ndan Su Verimliliği Seferberliği İçin Önemli İş Birliği: Su Kardeşliği Projesi yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>