?>
?>
Buca Belediyesi’nin iş arayanlar ile işverenleri bir araya getirdiği Etkin İstihdam Ofisleri, daha kaliteli hizmet verebilmek amacıyla Buca Çarşı ve Gediz Ek Hizmet Binası olmak üzere iki ayrı noktada hizmet vermeye başladı. Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, bir yılda bin 113 kişinin iş sahibi olmasına aracılık ettiklerini söyledi.
İşsizlikle mücadele konusunda çalışmalarını sürdüren Buca Belediyesi, Buca Çarşı ve Gediz Ek Hizmet Binası’nda kurduğu Etkin İstihdam Ofisleri aracılığıyla işveren ile iş arayanları buluşturmaya devam ediyor. İş birliği yaptığı firma sayısını her geçen gün artıran Buca Belediyesi Etkin İstihdam Ofisleri, firmaların iş ilanlarını Buca Belediyesi’nin sosyal medya hesapları üzerinden yayımlıyor. İş görüşmeleri haricinde, oluşturulan öz geçmiş havuzuna bilgilerini bırakmak isteyenler, Buca Çarşı ve Gediz Ek Hizmet Binası’nda bulunan Etkin İstihdam Ofisleri’ne başvuruda bulunabiliyor. Buca Belediyesi, istihdam ofislerinin verimli çalışmaları ile son bir yıllık hizmet süresi içerisinde 154 iş görüşmesi yapılmasını sağlayarak bin 113 kişinin iş sahibi olmasını sağladı.
“ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYDUK”
Vatandaşların yaşam kalitesini artırmak ve her bireyin eşit fırsatlara sahip olduğu bir Buca yaratmak için canla başla çalıştıklarını ifade eden Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, “Bugün işsizlik Türkiye’nin en büyük sosyo ekonomik sorunlarından biridir. Bu konuda ülkemizde etkin bir politikanın oluşturulamadığını, bu nedenle her geçen gün işsizlik rakamlarının arttığına şahit oluyoruz. Buca Belediyesi olarak ilçemizdeki işsizlik sorunu için elimizi taşın altına koyduk. Etkin İstihdam Ofisleri ile ilçemizde oldukça verimli çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bir yıl içerisinde bin 113 Bucalının iş sahibi olmasına aracılık ettik. Vatandaşlarımızın sorunlarını göz ardı etmeden, 7’den 70’e herkesin refah ve huzur içerisinde yaşayabileceği bir Buca hedefi ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Buca’nın Etkin İstihdam Ofisleri, iki ayrı noktada hizmet veriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Kuşadası’ndan Buharkent’e kadar Aydın’ın tüm ilçelerinde gerçekleştirilen çalışmalar devam ediyor.
Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, kentin dört bir yanında çalışmalarını sürdürüyor. Bakım, peyzaj, trimör, budama ve düzenleme çalışmaları Aydınlı vatandaşlardan tam not alıyor.
Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmalar ile Aydın’ı rengârenk çiçekler ile süslüyor. Kent genelinde dikimi gerçekleştirilen tüm çiçekler Büyükşehir Belediyesi’nin fidanlıklarında kadınlar tarafından yetiştiriliyor. Kadınların emeği ile üretilen rengârenk çiçekler, yine kadınlar tarafından kentin dört bir yanına dikiliyor. Büyükşehir Belediyesi’nin kadın personellerinin emekleri ile yetiştirilen çiçeklerin renk ahengi görenleri hayran bırakıyor.
Başkan Çerçioğlu: Kadınlarımızın güç birliği ile çok güzelsin Aydın
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kadınlar ile güç birliği içerisinde Aydın için çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Başkan Çerçioğlu, “Cumhuriyet kenti Aydınımıza değer katan çalışmalarımıza devam ediyoruz. Aydınımızın güzelliğine güzellik katmak için kadınlarımız ile el ele vererek hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yaparak, kadınlarımızın ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde özgürce ve daha fazla yer alabilmelerini sağlayacak hizmetler üreterek kentimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Kentimize ve hemşehrilerimize hizmetlerimizi ulaştırmak için gecelerini gündüzlerine katan Büyükşehir Belediyemizin tüm kadın personellerinin 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. Kadınlarımızın güç birliği ile çok güzelsin Aydın” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Çerçioğlu Kadınlar Ile El Ele Veriyor, Aydın Rengarenk Çiçekler İle Süsleniyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Protokol kapsamında, EGİAD ve EİB üyelerine yönelik sektörel analizler, pazarlama stratejileri ve uluslararası iş geliştirme konularında eğitimler düzenlenerek genç iş insanlarının yurtdışı pazarlara açılımı desteklenecek.
EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı: “İhracat, Rekabet Gücünü Artırır”
Toplantının açılış konuşmasını yapan EGİAD Başkanı Kaan Özhelvacı, ihracatın önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “İhracat yapan firmalar, yeni pazarlara erişim sağlayarak sürekli gelişmekte ve rekabet gücünü artırmaktadır. Daha fazla ihracat, daha fazla döviz girdisi ve ekonomik istikrar anlamına gelir. EGİAD olarak, üyelerimizin uluslararası ticarette daha etkin rol almalarını sağlamak için yurt içi ve yurt dışında doğru bağlantıları kurmalarına destek oluyoruz. Bugün imzalayacağımız protokol ile bu hedefimize bir adım daha yaklaşıyoruz.” Ege Bölgesi’nin ihracattaki rolünün güçlenmesi için genç iş insanlarının daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirten Özhelvacı, “Genç iş insanlarımız için altını çizmek istediğim bir diğer husus, İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin ihracatçı kimliğine sahip çıkmamızdır. Şehrimiz ve bölgemiz, yüzlerce yıldır ihracatçı kimliğiyle öne çıkmaktadır. İhracat ile ilgili en önemli verilerden birisi olan ihracatın ithalatı karşılama oranına baktığımızda şehrimiz İzmir, yıllardır bu konuda artı veren, dolayısı ile üreten ve hatta tükettiğinden fazla üreten, dolayısı ile üretken ve ihracatçı bir şehirdir. Bunun sağlanmasında elbette İzmir iş dünyasının emeği büyüktür. Biz de genç iş insanları olarak, büyüklerimizden bize miras kalan şehrimizin bu önemli niteliğini korumalı ve bunun için gerekli adımları atmalıyız. Gençlerimizin ticaret dünyasında daha güçlü hale gelmesi için EİB ile başlattığımız bu iş birliği büyük önem taşıyor. EGİAD olarak girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu her alanda yanlarında olacağız.” dedi.
EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi: “Gençler, İhracatın Geleceğini Şekillendirecek”
EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi ise konuşmasında EGİAD ile başlatılan bu iş birliğini çok önemsediklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bugün imzalayacağımız protokol, genç ihracatçılarımızın uluslararası pazarlarda daha güçlü hale gelmesini sağlamak ve onlara yeni fırsatlar sunmak için hayata geçiriliyor. EGİAD ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği ile Genç İhracatçılar Konseyimizin çalışmalarına da yeni bir ivme kazandıracağız. Gençlerimiz güçlerini birleştirecek. Dünyadaki tüm ülkeler ihracata dayalı büyüme modeli ortaya koyuyor. 2030-2050 döneminde Türkiye hızla yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olacak. Ekonomik gücümüzü artırmadan bu sürece girersek, ciddi zorluklarla karşılaşabiliriz. Son yıllarda büyümeyi asıl destekleyen unsur ihracat olmuştu ve bu durum ekonomimiz açısından oldukça olumluydu. Çünkü en sağlıklı ve sürdürülebilir büyümenin üretim ve ihracatla gerçekleştiğine inanıyoruz. 2024’ün son çeyreğinde net ihracatın büyümeye katkısının beklenenden daha sınırlı kaldığını gözlemliyoruz. Bu durum, küresel talepteki dalgalanmalara ve rekabet gücümüzdeki bazı zorluklara işaret etmekte. Sanayicilerimiz yatırım konusunda oldukça istekli olsalar da dış talepteki daralma ve rekabetçilikteki sıkıntılar ihracatımızı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bu gelişmeleri doğru analiz etmek önemlidir. 2024 yılı, rekabetçiliğimizi etkileyen bir yıl olmakla birlikte, Devletimizin destekleyici politikaları ve sanayicilerimizin güçlü çabaları ile bu zorlukların üstesinden gelinebileceğine inanıyoruz. Eğer bu engelleri aşabilirsek, önümüzdeki dönemde ihracat yine büyümenin itici gücü olmaya devam edecektir. Biz bu iş birliği ile Genç girişimcilerimizin küresel pazarlara açılmasını hızlandıracak, yenilikçi ve sürdürülebilir ihracat stratejileri geliştirmelerine destek olacağız. Bugünkü iş birliği, sadece bugünün değil, geleceğin ihracat vizyonunu da şekillendirecek. Gençlerin dinamizmi ve yenilikçi bakış açısı, ihracatın sürdürülebilir büyümesinde kritik bir rol oynayacak. Ege Bölgesinin 44 milyar dolar ihracatını 60 milyar dolara gençler taşıyacak, sürdürülebilirliği ve dijital dönüşümü gençler sağlayacak. Şu anki ekonomik ortamda ihracatçılarımızın karşılaştığı zorlukları biliyor ve onlarla birlikte bu süreci yönetiyoruz. İhracatçılarımızın devlet yardımları başta olmak her türlü süreçlerine büyük bir özveriyle destek veriyoruz. Genç iş insanlarımızın yenilikçi bakış açısı, ihracatın sürdürülebilir büyümesinde kritik bir rol oynayacak. 2030-2050 döneminde Türkiye’nin ekonomik olarak güçlenmesi için üretim ve ihracata dayalı bir model benimsemeliyiz.”
Ticaret Köprüsü Protokolü ile Küresel Pazarlara Açılım
Toplantının en önemli çıktısı, EGİAD ve EİB arasında imzalanan Ticaret Köprüsü Protokolü oldu. Bu protokol ile EGİAD üyeleri, uluslararası ticaret sahnesinde daha etkin roller üstlenerek yabancı heyetlerle doğrudan temas kurma fırsatı elde edecek. Böylece yeni pazarlara açılmaları teşvik edilirken, küresel ticaret ağlarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
İş birliği kapsamında, genç girişimcilerin ihracat süreçlerinde karşılaşabilecekleri finansal, lojistik ve bürokratik engellerin aşılmasına yönelik rehberlik hizmetleri sunulacak. Ayrıca, EGİAD ve EİB üyelerine özel olarak hazırlanmış sektörel analizler, pazarlama stratejileri ve uluslararası iş geliştirme alanlarında eğitim programları düzenlenecek. Bu eğitimler, katılımcılara küresel ticaret dinamiklerine uyum sağlama ve rekabet avantajı kazanma konularında önemli katkılar sunacak.
Ticaret Köprüsü Protokolü, sadece mevcut ticari bağları güçlendirmekle kalmayıp, aynı zamanda yeni iş birlikleri ve yatırım fırsatlarının önünü açarak Ege Bölgesi’nin uluslararası ticaretteki konumunu daha da ileriye taşımayı amaçlıyor.
Protokol Neler İçeriyor?
a) Genç iş insanlarının ihracat süreçlerine entegrasyonunu sağlamak üzere ortak çalışmalar yürütmek,
b) İhracat yapmayı hedefleyen genç iş insanları için bilgilendirme etkinlikleri ve eğitim programları düzenlemek,
c) Genç iş insanlarının uluslararası iş ağları ile ilişkilerini güçlendirmek ve yurtdışı iş bağlantılarını artırmak,
d) Genç iş insanlarının inovasyon ve teknoloji odaklı ihracat stratejilerini teşvik etmek.
e) Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde bulunan Genç İhracatçılar Konseyi (GİK) ile ortak faaliyetler yapmak.
f) Deneyimli ihracatçılar ile genç girişimcileri bir araya getiren mentörlük programları oluşturmak.
g) Avrupa Birliği, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından desteklenen fon, hibe ve teşvik programlarına ortak başvurular yapmak.
h) Uluslararası projeler kapsamında bölgesel kalkınma, sürdürülebilirlik, inovasyon ve girişimcilik ekosistemine yönelik projeler geliştirmek.
Yeşil Mutabakat ve Devlet Teşvikleri Ele Alındı
Toplantıda, EİB yetkilileri tarafından Yeşil Mutabakata Uyum Projesi (Responsible Desteği) ve diğer ihracata yönelik devlet teşvikleri hakkında detaylı bilgilendirmeler yapıldı. İhracatçılar için karbon ayak izini azaltmaya yönelik atılması gereken adımlar, sürdürülebilir üretim süreçleri ve uluslararası ticarette çevresel standartlara uyum gibi konular da ele alındı.
İş dünyasının temsilcileri, devlet teşviklerinden nasıl yararlanabilecekleri konusunda yetkililere sorular yöneltti ve uygulamalar hakkında detaylı bilgi aldı.
Genç İş İnsanları İçin Yol Gösterici Bir Etkinlik
Toplantıya katılan EGİAD üyeleri ve genç girişimciler, ihracatın Türkiye ekonomisi için ne kadar önemli olduğuna dair değerli bilgiler edindiklerini belirtirken, özellikle devlet teşvikleri ve Yeşil Mutabakat gibi konuların kendileri için yol gösterici olduğunu ifade ettiler. Toplantı, EGİAD ve EİB iş birliğiyle yürütülen projelerin tanıtımı ve gelecek planlarının paylaşılması ile sona erdi. Katılımcılar, etkinliğin ihracatçılar için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, benzer organizasyonların iş dünyası için yol gösterici olduğunu kaydettiler.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ege İhracatına Gençler Yön Veriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Çevre dostu projelere imza atan Buca Belediyesi, okullardaki iklim değişikliği ve sıfır atık eğitimlerine devam ediyor. Eğitimler sonrasında “Her Güne Bir Atık” kampanyası çerçevesinde, öğrencilerin evlerinden getirdiği atık malzemeler toplanıyor. Böylece gelecek nesillerde çevre bilinci oluşturulurken ülke ekonomisine de katkı sağlanıyor. Son olarak Buca Organize Sanayi Bölgesi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Buca Belediyesi çevre mühendisleri tarafından gençlere aydınlatıcı bilgiler verildi..
“ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ”
Çevresel sürdürülebilirliğin bulunduğumuz çağda çok önemli bir kavram olduğunu ifade eden Buca Belediye Başkanı Mimar Görkem Duman, “Geleceğimizi korumak, doğaya ve yaşama sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğu. İklim krizi ve çevre kirliliği, artık görmezden gelemeyeceğimiz küresel sorunlar haline geldi. Biz de Buca Belediyesi olarak üzerimize düşeni yapıyor, çocuklarımızı ve gençlerimizi bilinçlendirerek farkındalık yaratıyoruz. Bugün attığımız her adım, yarın nasıl bir dünyada yaşayacağımızı belirleyecek. Bizler doğaya ne verirsek, doğa da bize onu geri verecek. Buca’da çevre dostu projelerimizle sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
RSV’nin özellikle bebeklerde, küçük çocuklarda ve yaşlı bireylerde ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan bir virüs olduğunu açıklayan Prof.Dr. Halil Kurt, 6 aydan küçük bebeklerde pnömoni ve bronşiolitin en sık görülen nedenlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, her yıl dünya genelinde yaklaşık 64 milyon kişiyi etkileyen bu virüsün, Türkiye’de solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle hastaneye yatışların önemli bir kısmını oluşturduğunu söyledi. Prof. Dr. Kurt, ebeveynleri bilinçli olmaya çağırdı.
RSV Aşıları ve Yeni Tedaviler Gündemde
Prof. Dr. Kurt, RSV ile mücadelede yeni gelişmelerin umut verici olduğunu belirterek,
“Son yıllarda geliştirilen maternal aşılama yöntemleri, bebekleri doğumdan hemen sonra koruma altına alabiliyor. Ayrıca, uzun etkili monoklonal antikor tedavileri ile risk altındaki çocukların ağır RSV enfeksiyonlarından korunması mümkün.” Şeklinde konuştu.
RSV’nin Etkileri ve Risk Grupları Neler?
RSV, özellikle prematüre bebekler, kronik hastalığı olan çocuklar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde daha ağır seyrediyor. Prof. Dr. Kurt, “Türkiye’de yapılan çalışmalar, RSV’nin çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 33’ünden sorumlu olduğunu gösteriyor. Bu durum, virüsün yaygınlığını ve etkisini ortaya koyuyor.” dedi. Prof. Dr. Halil Kurt, RSV’ye karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı : “RSV sezonu olan kış aylarında bebekleri kalabalık ortamlardan korumamız gerekmektedir. Özellikle risk grubundaki bebeklere yönelik aşılama ve antikor tedavilerini ihmal edilmemesi ve sağlıklı beslenme ve hijyen kurallarına dikkat ederek enfeksiyon riskini azaltılması lazım”
“RSV, sessiz bir düşman olarak bebeklerimizin sağlığını tehdit ediyor.” Diyen Prof. Kurt, yeni tedavi yöntemleri ve farkındalık sayesinde bu virüsün etkilerini azaltmak mümkün olduğunu vurgulayarak, tüm aileleri, bu konuda bilinçli olmaya ve önlem almaya davet etti.
RSV aşılarının, 2024 itibarıyla FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onayını aldığını belirten Prof. Kurt, “ Ancak bu aşılar, henüz Türkiye’de yaygın olarak erişilebilir değildir. Yakın gelecekte, hem bebekler hem de yaşlılar için RSV aşılarının Türkiye’de de kullanıma sunulması beklenmektedir.” Dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Minik Nefeslerin Sessiz Düşmanı RSV Virüsü Alarm Veriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün “Yaşayan İznik Hazineleri” projesi kapsamında belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak uzun yıllar İznik’te öğretmenlik yapmış Erdoğan Solmaz’ın hayatı ele alındı. Çekimler Süleyman Paşa Medresesi’nde bulunan İznik Belediyesi’nin kurmuş olduğu Tarih Arşivi’nde gerçekleşti.
1937 yılında Bilecik’te dünyaya gelen Erdoğan Solmaz (88) ilk, orta ve lise öğrenimini de burada görür.Lise eğitiminde seçtiği resim bölümü Solmaz’ın hayatını değiştirir.Yatılı olarak başladığı lise hayatında yaptığı resimleri öğretmenlerine hediye eder.Türkiye’nin birçok kasaba ve vilayetinde öğretmenlik yapan Solmaz 1975 yılında İznik’e atanır. İznik’te yaptığı resimlerle 1976 yılında ilk sergisini açar.
“Renkler ruhum desenler yaşamım”
Uzun yıllarca Ayasofya Orhan Camii yanında resimlerini yaparak, yerli ve yabancı turistlere sergileyen Erdoğan Solmaz (88) tüm İznik halkının simgesi haline geldi. Renkler ruhum desenler yaşamım diyerek resim yaparken ruhsal tedavi bulduğunu, sıkıntılı zamanlarında eline aldığı fırçasıyla dinlendiğini dile getiren Solmaz 88 yaşında halen resim yapmaya devam ediyor. Bir çok hayat dersi ve asırlık tecrübelerin tamamı yayınlanan belgeselde izleyiciyle buluştu.
İznik’ten Geleceğe Miras Onlarca Yaşayan Hazine
İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği “Yaşayan İznik Hazineleri” belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75) altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55) ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel ise Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) gerçekleştirildi.
Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Asırlık Çınar Fırçasıyla Renklere Hayat Veriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Bakırköy Belediyesi, sağlıklı ve bilinçli nesiller yetiştirmek için yeni bir çalışma başlattı. Başlatılan çalışma ile, Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi bünyesinde hizmet veren doktorlar okulların talebi doğrultusunda öğrencilere eğitim veriyor. Diş hekimlerinin “ağız ve diş sağlığı”, diyetisyenin “sağlıklı beslenme” ve psikologların “akran zorbalığı” başlıkları ile verdiği eğitimler sayesinde çocukların sağlık konusunda bilinçlenmesi sağlanıyor. Geleceğin teminatı olan çocuklara her alanda destek veren Bakırköy Belediyesi, bilinçlendirme eğitimlerine ilçe genelindeki okullarda periyodik şekilde devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bakırköy Belediyesi Tıp Merkezi doktorları sağlıklı nesiller için eğitim veriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İstanbul Atlas Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Hale A. Kahyaoğlu Çakmakcı, karnenin nasıl değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Karne ödül-ceza sistemi içerisinde değerlendirilmemeli
Günümüzde karnenin daha alınmadan tahmin edilebildiğini belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, “Günümüzde aileler çocuklarıyla çok ilgili ve sürekli okulla iletişim halindeler. Dönem içinde alınan notlar değerlendirilip aileye sürekli geri bildirimler veriliyor. Dolayısıyla karnenin gelişi öngörülebiliyor. Dolayısıyla karnenin bir ödül-ceza sistemi içerisinde değerlendirmekten çıkarılıp, yaşamın akışında ve okul hayatı boyunca sık sık yaşanılacak bir süreç olarak görülmeye başlanması gerekmektedir” dedi.
Akademik başarıyı etkileyen faktörler olabilir
Akademik başarının ve karnedeki notların çocuğun ya da gencin yaşı, ergenlik gibi yaş dönemleri ya da bazı yaşam olaylarından etkilenebildiğini belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, “Özellikle ergenlikteki gençlerin odağı yakın ilişkilere ve arkadaşlıklara kaydığı, ruhsal, fiziksel ve duygusal değişimler yaşadıkları bir dönem olduğu için notlarında bazen ciddi düşüşler görmek mümkün olabiliyor. Aile içi çatışmaların ve boşanmaların olduğu dönemlerde de akademik başarıda düşüşleri görmek mümkündür. Bu yüzden ders notları düşük olan çocukta ilk bakılacak husus, öncelikle bunun altında yatan sebepler olmalıdır. Özellikle çocukta herhangi bir ruhsal ya da psikolojik sorun olup olmadığına bakılması gerekir” dedi.
Zayıf notlar bazı sorunların işareti olabilir
Kahyaoğlu Çakmakcı, bazı çocukların çalıştığı halde başarılı olamamasının temelinde Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hareketlilik Bozukluğu, özgül öğrenme güçlüğü, düşük zeka düzeyi, kaygı bozuklukları ya da başka ruhsal sorunların bulunabileceğini söyledi.
Çocuğuma iyi bir model olabildim mi?
Ebeveynlerin de karneden bazı mesajlar alması gerektiğini söyleyen Kahyaoğlu Çakmakcı, çocuğun pek çok şeyde olduğu gibi eğitimin önemini de ailesinden öğreneceğini belirterek “Karneyi elinize aldığınızda ‘Bu dönem çocuğum ve ailem için neler yaptım?’ sorusunu kendinize sormayı unutmayın. ‘Çocuğuma iyi bir ebeveyn modeli olabildim mi? Kitap okumasını istedim ama ben de ona eşlik ettim’ diyebiliyorsanız ilk adımı atmışsınız demektir. Çocuğunuz başarılı olmadaki içsel motivasyonunu sizden ve sizin edindiğiniz alışkanlıklardan kazanacaktır. Çocuk eğitimin önemini aileden öğrenir. Sadece ‘Ders çalış’ hatırlatması öğrenme deneyimi olmadan etkili olmayacaktır. Gelen karne, siz ebeveynlere neler öğretti ve ebeveyn olarak neleri daha iyi ya da farklı yapabileceğinizi görmeniz için size fırsat verir. Her yeni dönem aileler için yeni başlangıçların kapısını açar” diye konuştu.
“Zorlukları birlikte aşacağız” mesajı verilmeli
Zayıf notlar bulunan karneyi değerlendirirken dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Kahyaoğlu Çakmakcı, “Zayıf karneyi gördüğünüzde muhtemelen bunu önceden tahmin etmiş ve muhtemel sebepleri de araştırmaya başlamışsınızdır. Sert tepkiler vererek var olan haklarını elinden almak, oda cezası vermek gibi yöntemler durumu sadece daha da kötüleştirir. Zayıf notlarını değerlendirmeden önce iyi gelen notlarının vurgusunu yapmak gerekir. Daha sonra var olan duruma üzülmek ve geçen zamanın yasını tutmak yerine eksik olduğu konuları belirleyip çalışarak, çaba harcayarak ve gayret ederek başaracağını söylemek, güzel günlerin geleceğini ve bunu birlikte başaracağınızın vurgusunu yapmak önemli. Bu zorlukların üstesinden birlikte geleceğinizi söyleyebilirsiniz” tavsiyesinde bulundu.
Başarılı olduğu alanlarda takdir edilmeli
Çocuğun notları değerlendirilirken çocuğun başarılı olduğu derslerin ve güçlü olduğu alanların da vurgulanmasının önemli olduğunu belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, çocuğun bu başarılarının da takdir edilmesi ve bunların çok önemli olduğunun altının çizilmesi gerektiğini söyledi.
Karne hediyesi, ödül odaklı çalışma biçimine sürükler
Karne hediyesinin çok bilindiği üzere çocuğu ödül odaklı bir çalışma biçimine sürüklediğine dikkat çeken Kahyaoğlu Çakmakcı, “Bu durum, her çok çalışıp iyi not aldığında bir ödül geleceği beklentisine sokar. Şimdi bu çocukların iş yaşantısını düşünün: Her çok iyi çalıştığında daha iyi maaş ödeneceği hayalini kurar. Hep daha fazlasını isterken var olan olanaklarını da kaçıracaktır” uyarısında bulundu.
Tatil önemli bir fırsat iyi değerlendirilmeli
Tatil döneminin tüm aile üyelerinin bir arada zaman geçireceği önemli bir fırsat olduğunu belirten Kahyaoğlu Çakmakcı, “Tatiller aile üyeleriyle vakit geçirmek için çok iyi bir fırsattır. Tatilleri çocuklara aile üyeleriyle vakit geçirme, birlikte görmediğiniz yerleri görme ve kendilerini geliştirme zamanı olarak tanıtabilirsiniz. Karnesi nasıl gelmiş olursa olsun çocuğun günlük rutini bozulmamalıdır ve yaşına uygun şekilde oyun oynamasına izin verilmelidir. Mahrum bırakmak yerine çocukla bolca vakit geçirilmelidir” dedi.
Dr. Öğretim Üyesi Hale A. Kahyaoğlu Çakmakcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Tatilde eğlenmeye ve birbirinizi daha çok sevmeye devam edebilirsiniz. Ebeveynler olarak çocuğunuzun zayıf yanlarını güçlendirmek için ne yapacağınızı düşünün, sonra çocukla güzel bir plan için hazırlıklara başlayın.”
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Çocuğunuzun karnesi size hangi mesajı veriyor? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından Alanya’da yeni bir hizmet hayata geçirildi. İlçede hasta yatağı desteği alan vatandaşlara şimdi de fizyoterapi desteği veriliyor. Alanya Hizmet Birimi’nde göreve başlayan fizyoterapist Fırat Budak, vatandaşlara evinde destek veriyor. Bu kapsamda Alanya Değirmendere Mahallesi’nde hasta yatağı temin edilen 76 yaşındaki Murat Karakuş’a fizyoterapi uygulandı.
AİLE DANIŞMANLIĞI MERKEZİMİZİ AÇACAĞIZ
Alanya’da hastalara fizyoterapi hizmetinin başlaması nedeniyle Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Üyesi Avukat Ulaş Özgen ve Alanya Hizmet Birimi Şube Müdürü Gazi Öten fizyoterapist desteği alan Murat Karakuş’u ziyaret etti. Meclis Üyesi Özgen, “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak vatandaşlarımızın her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Sosyal alanda bir çok hizmetimize ek olarak şimdi de hasta yatağı talebini yerine getirdiğimiz vatandaşlarımıza ücretsiz olarak fizyoterapi desteği vermeye başladık. Önümüzdeki günlerde Alanya’da Aile Danışmanlığı Merkezimizi açarak bu hizmetimizin kapsamını genişleteceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Alanya’da hastalara fizyoterapi desteği veriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı modern teknolojiye sahip ve ISO 22000:2018 Gıda Güvenliği ve Kalite Yönetim Sistemi kapsamında gerçekleşen tüm denetimlerden başarıyla geçen Menteşe, Marmaris, Milas ve Fethiye Mezbaha Tesisleri vatandaşlara kaliteli, güvenli ve standartlara uygun hizmet vermek için çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor.
Vatandaşlara gıda güvenliği, hijyen standartlarında en iyi hizmeti vermek için çalışan Büyükşehir Belediyesi mezbaha tesislerinde 2014 Mart ayından 04 Aralık 2024 tarihine kadar 253 bin 359 adet hayvan kesilerek 44 milyon 116 bin 927 kg kırmızı et elde edildi.
Üretici Serkan Özdemir: “Hijyenik Ortamda Kesim Yapılıyor”
Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne ait modern mezbaha tesislerini tercih eden Üretici Serkan Özdemir, “Muğla Büyükşehir Belediyesi mezbaha tesislerinden gayet memnunum. Hijyenik ortamda kesim yapılıyor ve hayvanımızı istediğimiz zaman getiriyoruz. Etimizde soğuk havada bekliyor istediğimiz zaman alıp gidebiliyoruz veya ekipler kendileri kapımıza kadar getiriyor. Ahmet Başkanımıza verdiği bu hizmet için teşekkür ederiz” dedi.
Üretici Onur Durmuş: “Hayvanlarımız Güvenli Bir Şekilde Burada Muhafaza Ediliyor”
Genç Üretici Onur Durmuş, “Muğlamızda böyle bir mezbaha olması bizleri gururlandırıyor. Gayet hijyenik bir ortamda etlerimiz kesiliyor ve istediğimiz zaman etimizi alabiliyoruz. Hayvanlarımızı akşamdan getiriyoruz güvenli bir şekilde burada muhafaza ediliyor. Fiyatları da daha uygun. Başkanımız Ahmet Aras’a bu hizmet için teşekkür ederiz” diye konuştu.
Veteriner Hekim Onur Güven: “Tesislerimizin Kalite Standartlarını Her Yıl Yaptığımız Modernizasyonlar İle Arttırıyoruz”
Vatandaşların hayvanlarını hijyenik şartlarda kestikten sonra 24 saat boyunca ücretsiz muhafaza ettiklerini kaydeden Muğla Büyükşehir Belediyesi Menteşe Mezbaha Tesisi Veteriner Hekimi Onur Güven, “Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak ISO 22000 kalite belgelerine sahip mezbaha tesislerimizde faaliyete başladığımız günden itibaren uluslararası hijyenik standartlarda 44 milyon 116 bin 927 kg kırmızı et ile hem ilimiz hem de ülkemiz gıda sektörüne büyük oranda katkı sağlamış bulunmaktayız.
Vatandaşlarımızın hayvanlarını uygun fiyatlı ve hijyenik şartlarda kestikten sonra 24 saat boyunca ücretsiz muhafaza edebiliyoruz. Gerekli mesleki yeterlilik belgesine sahip personelimiz ve halkımıza hizmet ettiğimiz modern mezbaha tesislerimizin kalite standartlarını her yıl yaptığımız modernizasyonlar ile arttırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Veteriner Hekim Onur Güven: “Vatandaşımızın Kapısına Soğuk Zincir Kırılmadan Götürüyoruz”
Kırmızı etin vatandaşın kapısına soğuk zincir kırılmadan soğuk hava araçları ile teslim edildiğini söyleyen Veteriner Hekim Onur Güven, “Atıkları bertaraf ederken kullandığımız çevreci yöntemler ve güneş enerji santralimiz sayesinde çevre dostu bir üretim tarzını benimsemekteyiz. ‘Çiftlikten sofraya sağlıklı ve güvenli gıda’ mottosuyla çıktığımız bu yolda kaliteli kırmızı etin vatandaşımızın kapısına soğuk zincir kırılmadan soğuk hava araçlarımız ile götürüyoruz. Ahmet Aras Başkanımızın da desteğiyle vatandaşlarımıza en iyi şekilde hizmet vermeye çalışıyoruz.” dedi.
Başkan Aras; “Modern tesislerimiz vatandaşlarımızın emrinde”
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras il genelinde gıda güvenliği ve kalite yönetim sistemi kapsamında gerçekleşen tüm denetimlerden başarıyla geçen mezbaha tesisleri ile vatandaşlara hizmet verdiklerini söyledi.
Başkan Aras; “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullarda ne yazık ki vatandaşlarımızın kırmızı et tüketimi azaldı. İl genelinde vatandaşlarımızın tüm bu olumsuzluklara rağmen sağlıklı koşullarda kesilen, kontrolleri yapılan, soğuk hava depolarında bekletilen kırmızı ete ulaşması için Büyükşehir Belediyesi olarak mezbahalarımız tam kapasite çalışıyor. Vatandaşlarımızın sofralarına kadar gelen etlerin hangi ortamlarda kesildiğini görmesi, Muğla’nın böyle tesislere sahip olduğunu bilmesi çok önemli. Modern tesislerde güvenli hizmet anlayışı ile hemşehrilerimize hizmet vermeye devam edeceğiz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Büyükşehir Modern Mezbahaları ile Güvenilir Hizmet Veriyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>