?>
?>
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, toplumsal gelişime katkı sağlamak amacıyla kültür, sanat ve bilim alanındaki projelerini hayata geçiriyor. Projeler Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın dünyaca saygı gören entelektüel kimliği ve bilgisi ile hayat bulacak. Projeler, Muğla’nın kültürel, sanatsal ve bilimsel potansiyelini en iyi şekilde yansıtacak.
Prof. Dr. Ortaylı’nın Geniş Kitap Koleksiyonu Muğlalılar ile Buluşacak
Prof. Dr. İlber Ortaylı Kütüphanesi ve Kültür Müzesi Eski Halkbank Binası’nda yer alacak. Binanın birinci katında Prof. Dr. Ortaylı’nın geniş kitap koleksiyonu Muğlalılar ile buluşacak. Böylece kente kült bir eser kazandırılacak. Binanın ikinci katında ise Etkinlik ve Seminer Alanı yer alacak.
Kent Belleği Dinamik Bir Yapıya Dönüştürülecek
Hazırlanan projeler ile Büyükşehir Belediyesi Cengiz Bektaş Kent Belleği Müzesi kültürel ve sosyal faaliyetlerin merkezi haline gelecek ve kent belleği dinamik bir yapıya dönüştürülecek.
Mini Muğla Projesi ile Yerel Kültürel Değerler Tanıtılacak
Cengiz Bektaş Kent Belleği’nin yanında bulunan alana yapılması planlanan Mini Muğla Projesi, yerel kültürel değerlerin tanıtımı ve turizmin çeşitlendirilmesi açısından önem taşıyor. Bu proje ile vatandaşların Muğla’nın tarihi yerlerini bir alanda topluca görebilmesi ve çocuk park alanında birlikte keyifli zaman geçirmesi hedefleniyor.
İlber Ortaylı, “Bu Parkta İnsanların Cumhuriyet tarihini, yakın Türkiye tarihini öğreneceklerine inanıyorum”
Planlanan projelerle ilgili Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Muğla’nın istikbali nitelikli ve mütevazı insanların bu kentte yerleşmesidir. Muğla verimli bir nüfus almalıdır. Yapmayı planladığımız Mini Muğla Projesi’nin öğretici olmasını amaçlıyoruz. Ben insanların bu parkta Cumhuriyet tarihini, yakın Türkiye tarihini öğreneceklerine inanıyorum.” dedi.
Başkan Aras, “Kentimizi Değerlerini Koruyarak Geliştiriyoruz”
Hedeflerinin Muğla’yı en iyi şekilde tanıtmak olduğuna değinen Aras, “Muğla’mızda neler yapabileceğimizi İlber Hocamızın rehberliğinde, onun bize yol göstermesi ile tespit etmek istedik. Hedefimiz özellikle Muğla’mızın kadim tarihini yansıtmak ve bunu eğitim ve turizm ile birleştirmek. Kentimizin özellikle merkezinde atacağımız adımlar ile Muğla’nın genel olarak turizmdeki paydan bir parçada olsa alabilmesini sağlamak ve ekonomik bakımdan bazı katkıları kentimize taşıyabilmek bizim için önemli. Kentimizin dokusunu korumayı önemsiyoruz. Kentimizin dokusunu bozmadan kendi değerlerimizle geliştiriyoruz.” dedi.
Başkan Ahmet Aras, “İlber Hocamız Kendi Kütüphanesini Belediyemize Hediye Etti”
Belediye için İlber Ortaylı’nın çok kıymetli bir hediye verdiğini söyleyen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Satın aldığımız Halkbankası binamız ile ilgili yapacağımız projeler hakkında ilk günden beri İlber Hocamızla görüşüyoruz. Buranın fonksiyonu ne olur diye sorduğumuzda İlber Hocamız bize kendi kütüphanesini bağışlamayı taahhüt etti. Bizim için çok kıymetli bir hediye olacak. Binada Kültür Merkezi ve Kütüphane olacak. İsmi de İlber Ortaylı olacak. Hocamızı Muğla’mızın kalbinde temsil edecek bir kütüphane yapacağız. Burası aynı zamanda bir araştırma merkezi olarak da kullanılacak.
Başkan Aras, “Kent Belleği Bir İrfan Yuvası Olacak”
“İkinci adımımız Kent Belleği Müzemizi çok fonksiyonlu bir merkez haline getirmek. Muğla Planlama Ajansımızda Kent Belleği’nde yer alacak. Kent Belleği Müzemiz yolların kesiştiği bir yerde bulunuyor bu yüzden burayı çok önemsiyoruz. Kent Belleği Muğla’nın tarihini ve doğasını tanıtırken aynı zamanda eğitimlerle de bir irfan yuvası olacak.
Muğla’mızın merkezinde Cengiz Bektaş Kent Belleğimizin yanındaki alanda 13 ilçemizin en önemli özelliklerini taşıyan bir Mini Park yapacağız. 13 ilçemizi de tam Muğla’mızın kalbinde tanıtmış olacağız. Bundan sonraki çalışmalarımızda da İlber Hocamız bize rehberlik yapacak. Bu bizim için çok kıymetli. Sık sık hocamızla bir araya gelerek görüşmeler yapacağız.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Aras’ın Dünya Kenti Muğla Vizyonu İlber Ortaylı’nın Fikirleri ile Güçleniyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Şehir Tiyatroları, sömestr tatilinde çocukları tiyatroyla buluşturacak ilçe turnesiyle sanatı her yaştan vatandaşın ayağına götürmeye hazırlanıyor.
Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Başkan Ferdi Zeyrek’in, sosyal yaşamı sanatla harmanlayarak şehri bir kültür ve sanat merkezi haline getirme hedefi doğrultusunda, çalışmalarını sürdürüyor. Şehir Tiyatroları, 2024 yılının son çeyreğinde hem Adana’da hem de Berlin’de düzenlenen prestijli festivallerde sahne aldı. 9. Adana Şehir Tiyatroları Buluşması’nda William Shakespeare’in “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı oyunu 600 tiyatroseverin yoğun ilgisiyle karşılanırken Berlin Türk-Alman Tiyatro Festivali’nde sahnelenen “Biraz Daha Çikolata” adlı oyun da 300 izleyiciye unutulmaz anlar yaşattı. Bu başarılar, Manisa’yı sanatın evrensel diliyle buluşturma vizyonunun önemli adımları arasında yer aldı.
Sömestr Tatilinde İlçelerde Çocuklar Sanatla Buluşuyor
Manisa Şehir Tiyatroları, sanat herkes içindir anlayışıyla sosyal yaşamı sanatla bütünleştiren projelerine bir yenisini ekliyor. Sömestr tatilinde, çocuklar için hazırlanan “Bay Pati’nin Mutfağı” adlı oyun, Alaşehir, Akhisar, Gölmarmara, Kırkağaç, Köprübaşı, Salihli, Saruhanlı ve Selendi ilçelerinde sahnelenecek. 2025 yılında, hem yetişkin hem de çocuk oyunlarıyla yurt içi ve yurt dışı turnelerine devam edecek ekip, tiyatro sevgisini geniş kitlelere ulaştırmayı sürdürecek.
“Manisa’yı Bir Kültür ve Sanat Şehri Yapma Yolunda Kararlılıkla İlerliyoruz”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, sanatın bir şehri dönüştüren en güçlü araçlardan biri olduğunu vurgulayarak, “Manisa’yı bir kültür ve sanat kenti yapma hedefimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerlemeye devam ediyoruz. Şehir Tiyatrolarımızın Adana ve Berlin’deki başarıları, bu vizyonumuzun hem ulusal hem de evrensel ölçekte de değer gördüğünün bir göstergesi. Ancak bizim için en büyük mutluluk, sanatı halkımızın ayağına götürmek. Sömestr tatilinde gerçekleştireceğimiz ilçe turnesi ve 2025 yılına yönelik projelerimizle, sanatın her yaştan vatandaşımıza ulaşmasını sağlayacağız. Sanatın ışığını Manisa’nın her köşesine taşımaktan büyük gurur duyuyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak, sosyal yaşamı sanatla birleştirerek şehrin kültürel kimliğini zenginleştirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Manisa’nın Sanat Vizyonu Uluslararası Arenaya Taşındı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Uluslararası Görünürlükte Alınması Gereken Ciddi Mesafeler Var
Toplantının açış konuşmasında rektörlere seslenen YÖK Başkanı Prof.Dr. Erol Özvar, erişilebilir, kaliteli, üretken, araştırmacı, yenilikçi, dijitalleşmeyi, uluslararasılaşmayı, istihdamı destekleyen kurumların yükseköğretimin geleceğini şekillendireceğini kaydetti. Küresel ve bölgesel rekabet gücünün artırılabilmesi ve sürdürebilmesi için bu başlıkların kritik önem taşıdığını vurgulayan YÖK Başkanı Prof.Dr. Erol Özvar, “Yükseköğretimin sadece halihazırdaki durumunu değil yakın gelecekte alabileceği şekilleri bugünden ele almak büyük bir ehemmiyet arz etmektedir. Önümüzdeki yıllar, yükseköğretimde önemli fırsatların yanı sıra ciddi sınamaları da beraberinde getiren dönüştürücü bir sürecin habercisi olacaktır. Yükseköğretim Kurulumuzun eşgüdümü ve üniversitelerimizin dirayetli yaklaşımları sayesinde bugüne dek üniversite öğrencilerimizin öğrenim kalitesinden ödün vermeden, fakat yeni fırsatları da değerlendirerek bir denge bulmaya çalıştığımızı söyleyebilirim. Kapasite ile birlikte kalitenin de aynı ölçüde yükselmesine yönelik toplumda ortaya çıkan beklentinin karşılanması sadece YÖK ve YÖKAK değil bütün üniversite bileşenlerini yakından ilgilendirmektedir. Küresel ölçekte bilim ve teknoloji yarışı büyümüş, ülkeler arası rekabet artmıştır. Buna bağlı olarak küresel rekabette ön sıralara tırmanmak da zorlu bir yarış haline gelmiştir. Türk üniversitelerinin uluslararası akreditasyon standartlarını karşılamada ve küresel üniversite sıralamalarında üst sıralarda yer almada ciddi ve başarılı bir sınav verdiğini bugün uluslararası çevreler de takdir etmektedir. Bununla birlikte üniversiteler olarak mevcut durumla yetinmemiz mümkün değildir. Uluslararası görünürlük ve nispi rekabet üstünlüğü konusunda almamız gereken daha ciddi mesafeler bulunmaktadır. Bu durum, ülkemizin uluslararası öğrenci ve öğretim üyesi çekme kabiliyetini ve küresel akademik camiadaki genel itibarımızı etkilemektedir” dedi.
İstihdama Duyarlı Olmayan Programların Tasfiyesi Sürecek
Son yıllardaki hızlı teknolojik değişimin, otomasyon ve yapay zekaya dayalı yeni çözümlerin en fazla talep edilen kariyer programlarını şekillendirdiğini ifade eden YÖK Başkanı Prof.Dr. Erol Özvar, ülkemizin dijital beceri açığının kapatılmasında önemli rol oynayacak programların açıldığını aktardı. YÖK Başkanı Prof.Dr. Özvar, “Bu sene 17 yeni ön lisans ve lisans programı 20 üniversitemizde 70’i aşkın sayıda açıldı. Tam doluluk oranı ile bu yıl bu programlar hizmet vermeye başladı. Bu programların sayısını, kalite standartlarını düşürmeden önümüzdeki yıllarda artırmaya devam edeceğiz. İstihdama duyarlı programlar kapsamında sağlıkta ve tarımda dijital teknolojiler ile yeşil dönüşümle ilgili insan kaynağı ihtiyacını karşılamak için yeni programlar üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca kuantum teknolojisinin kullanımıyla büyüyen tehditlere çare olması için siber güvenlik alanında ihtiyaç duyulan insan kaynağını da artırmak istiyoruz. Diğer taraftan istihdama duyarlı olmayan programların tasfiyesini de sürdüreceğimizi sizlerle paylaşmak isterim. Son dönemde açtığımız siber güvenlik MYO’ları, dijital ve yapay zekâ tabanlı programlar, hazırladığımız ‘Yükseköğretimde Üretken Yapay Zekanın (ÜYZ) Kullanımına Dair Etik Rehber’ bu yönde attığımız adımlardan bazılarıdır” diye konuştu.
En Geniş Kapsamlı Paydaş Katılımını Sağlamayı Hedefliyoruz
Dijital yetkinlik ve büyük veri, uluslararası tanınırlık ve saygınlık, girişimcilik ve yenilik, performans ve kalite güvencesi, gibi konulara odaklanılarak bir yol haritası çıkarılmasına imkân sağlayacak toplantılara ilk kez KKTC üniversitelerinin dahil edildiğini ifade eden YÖK Başkanı Prof.Dr. Özvar, Türk yükseköğretim sisteminin uluslararası arenada rekabet gücünü artırmak için ortak akılla hareket edildiğini vurguladı. Prof. Dr. Özvar, “Türkiye’de yükseköğretimin önümüzdeki yıllarda karşı karşıya kalabileceği sınamaları başarıyla verebilmek ve üniversitelerimizin geleceğini güçlendirmek amacıyla, bütün taraflar olarak dijital yetkinlik ve büyük veri, uluslararası tanınırlık ve saygınlık, girişimcilik ve yenilik, performans ve kalite güvencesi, gibi konulara odaklanarak çeşitli önlemler almalıyız. İşte bu konularda üniversitelerimiz ile birlikte çalışmak ve bir yol haritası çıkarmak üzere bir araya geliyoruz. Yükseköğretim Kurulu olarak politikalarımıza ilişkin karar alma ve uygulama süreçlerinde mümkün olan en geniş kapsamlı paydaş katılımını sağlamayı hedefliyoruz. Belirlenen stratejik hedeflerin başarıyla hayata geçirilmesi için birlikte hareket etmenin hayati önemde olduğunu düşünüyoruz. Herkesin açık, samimi ve yapıcı bir ortamda Türk yükseköğretiminin hedef ve stratejilerine dair söz söylemesi, görüşlerini ortaya koyması bizlere yeni bakış açıları kazandıracak ve ortak aklın işletilmesine zemin hazırlayacaktır. Buradaki toplantıyı diğerlerinden farklı kılan KKTC’deki 13 üniversitenin de burada yer almasıdır. Bu üniversitelerin de bahsi geçen başlıklarda kendilerini geliştirmelerini ve her anlamda kalite standartlarını yükseltmelerini arzu ediyoruz. Bu anlayışla, Yükseköğretim Kurulu olarak sahip olduğumuz deneyim ve kapasiteyle kendilerine bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek vermeye devam edeceğiz” dedi.
Başarı, Hepimizin Ülkemize ve Milletimize Karşı Sorumluluğudur
Geleceğe ilişkin yol haritasının ana hatlarını oluşturacak başlıklara da değinen YÖK Başkanı Prof.Dr. Özvar, “Tüm paydaşlar olarak; dünyada rekabet gücü ve görünürlüğü yüksek, yeniliğe açık, kaliteli, istihdamı destekleyen, erişilebilir, kapsayıcı, dijitalleşmeyi ve uluslararasılaşmayı başarmış bir yükseköğretim sistemini hayata geçirmek hepimizin ülkemize ve milletimize karşı sorumluluğumuzdur. Bunları gerçekleştirmek için birlikte ve daha çok çalışmaya devam edeceğiz. Dördüncüsünü İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde gerçekleştirdiğimiz “2030’a Doğru Türkiye’de Yükseköğretim Toplantılarımızın” hayırlı olması temennimi ifade eder, bütün katılımcıları muhabbetle selamlarım” şeklinde konuştu.
Toplantı, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyesi Prof.Dr.Naci Gündoğan’ın “Yükseköğretim Kurulu Vizyonu ve Yapılan Çalışmalar” , Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı Prof.Dr. Ümit Kocabıçak’ın “Kalite Odaklı Süreç Yönetimi ve Liderlik”, Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Mustafa Verşan Kök’ün “Girişimci ve Yenilikçi Üniversite”, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Lütfiye Durak Ata’nın “Üniversitede Dijital Dönüşüm ve Veriye Dayalı Yönetim” , Gebze Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Elif Damla Arısan’ın “Üniversitenin Ulusal ve Uluslararası İtibarı ve Görünürlüğü” başlıklı sunumları ile devam etti.
YÖK üyeleri, 43 üniversiteden gelen rektör, rektör yardımcıları ile yapılan değerlendirmelerin ardından Rektör Prof. Dr. Saffet Köse İKÇÜ’yü teşrifleri sebebiyle YÖK Başkanı Prof.Dr. Özvar’a kurumsal hediye takdiminde bulundu. Toplantı, YÖK Başkanı Prof.Dr. Özvar’ın kapanıştaki değerlendirme konuşmasıyla son buldu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İKÇÜ’de “2030’a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Tarım ve gıda sektörünün insanlık, iklim değişikliği ve çiftçilerin ekonomik zorlukları gibi nedenlerle büyük bir sınavdan geçtiğini belirten Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, “Bu durum, tarımsal üretimde istikrarın sürdürülememesi ve gıda güvenliğinin sağlanamaması gibi kritik sorunları da beraberinde getirmektedir. Teknolojik gelişmeler ne kadar ilerlerse ilerlesin, tarım ve gıda insanlık için her zaman vazgeçilmez bir öncelik olmaya devam edecektir. Ancak sağlıklı gıdaya erişim ve gıdanın dengeli dağılımı, günümüzde çözülmesi gereken önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Ülkelerin bu sorunlara yönelik geliştirdiği politikalar, geleceğe dair yaklaşımların şekillenmesi ve edinilen deneyimlerin paylaşılması açısından büyük bir önem taşımaktadır” diye konuştu.
“Üniversitemiz gıda ve tarım güvenliği konusunda öncü rol üstleniyor”
Söz konusu alanda üniversitelere de büyük sorumluluklar düştüğünü hatırlatan Prof. Dr. Budak, “Üniversitelerin tarım ve gıda alanında gerçekleştireceği araştırmalarda öncelikli konuların belirlenmesi ve bu konuların derinlemesine incelenmesi, sürdürülebilir çözümler üretme sürecinde kritik bir rol üstlenmektedir. Bu bilinçle, Ege Üniversitesi olarak tarım ve gıda sektöründeki bu kritik sorunlara çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmek amacıyla çalışmalarımıza yön veriyoruz. Üniversitemiz, sağlıklı gıdaya erişim, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım politikalarının hayata geçirilmesi konularında öncü bir rol üstlenmektedir. Araştırma-geliştirme faaliyetlerimizle, tarım ve gıda alanındaki yenilikçi çözümleri teşvik ederken, iklim değişikliğine uyum, çiftçilerin desteklenmesi ve tarımsal üretimde verimliliğin artırılmasına yönelik projeler geliştirmekteyiz” dedi.
Prof. Dr. Budak, “Ege Üniversitesi olarak akademik birikimimizi toplumun hizmetine sunarak, tarım ve gıda sektörünün sürdürülebilirliği için tüm paydaşlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu alandaki liderlik misyonumuzla, ülkemizin ve dünyanın geleceğine değer katmak için kararlıyız” diyerek sözlerini noktaladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Rektör Prof. Dr. Budak, Brüksel’de “Tarım Vizyonu (2023-2035)” toplantısına katıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Yenişehir Belediyesi, 2020 yılında kente kazandırdığı iki modern sanat galerisiyle Mersin’i, sanatın önemli buluşma noktalarından biri haline getirdi. Yenişehir Belediyesi Ahmet Yeşil Sanat Galerisi ve Yenişehir Belediyesi Sanat Galerisi, bugüne kadar ulusal ve uluslararası birçok önemli sergiye ev sahipliği yaparak sanatçılardan ve sanatseverlerden tam not aldı. Bu galerilerde düzenlenen sergiler, kentin kültürel zenginliğini artırırken, Mersinlilerin sanata daha kolay erişmesini sağlıyor.
Açılışı yapılan Minipaint-3 Ulusal Karma Resim Sergisi, Türkiye genelinden 95 sanatçının eserlerini bir araya getirerek resim sanatının farklı tekniklerini, tarzlarını ve temalarını izleyicilerle buluşturuyor. Sergide, her biri özenle seçilen 380 eser yer alıyor.
Yılın son sergisi olma özelliğini taşıyan Minipaint-3, 6 Ocak 2025 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Mersinli vatandaşlar bu sergiyi ücretsiz olarak gezme fırsatı bulacak. Yenişehir Belediyesi, her yaştan bireyin sanata erişimini sağlamak amacıyla yıl boyunca birçok sergi, atölye ve etkinlik düzenleyerek kentte kültür-sanatın nabzını tutmaya devam ediyor.
“Sanat kenti Yenişehir vizyonu güçleniyor”
Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, sanatın toplum üzerindeki birleştirici ve dönüştürücü gücüne dikkat çekerek, “Sanat galerilerimizle Mersin’in kültürel dokusunu zenginleştirmeye devam ediyoruz. Amacımız, daha fazla insanı sanatla buluşturmak ve sanatçılarımıza destek olmaktır. Minipaint-3 Sergisi, Türkiye’nin dört bir yanından sanatçıların eserlerini bir araya getirerek kentin kültür-sanat yaşamına bir soluk getiriyor. Tüm vatandaşlarımızı sergiyi ziyaret etmeye bekliyoruz.” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Başkan Abdullah Özyiğit “Sanat kenti Yenişehir vizyonu güçleniyor” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Mehmet Şakir Alpnar’ın Misyonu: Misafirleri Evinde Hissettirmek
Mehmet Şakir Alpnar, restoran işletmeciliğinde yalnızca lezzet sunmanın yeterli olmadığına inanıyor. Alpnar’ın yöneticilik felsefesinde, misafirlerin kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmesi esastır. “Her gelen misafirimizi en iyi şekilde ağırlamak, onların buradan unutulmaz anılarla ayrılmalarını sağlamak en büyük mutluluğumuz” diyen Alpnar, misafirperverlik anlayışıyla fark yaratıyor. Her bir masa, her bir detay, Alpnar’ın profesyonelliğini ve ince düşünceyle tasarlanmış dokunuşlarını yansıtıyor.
Hidden Garden’ın Sunduğu Özel Lezzetler
Hidden Garden, geleneksel Türk mutfağını modern yorumlarla buluşturarak konuklarına unutulmaz tatlar sunuyor. Menüdeki her yemek, en taze ve kaliteli malzemelerle özenle hazırlanıyor. Özellikle Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden olan kebap çeşitleri, deniz mahsulleri ve özel mezeler, hem göz hem de damak zevkine hitap eden görkemli sunumlarla servis ediliyor. Osmanlı mutfağından esinlenerek oluşturulan bazı özel tarifler de menüde öne çıkıyor ve restorana özgü imza lezzetler olarak tanınıyor. Hidden Garden, şeflerin mutfak sanatına duyduğu tutkuyu yansıtan, her detayında kalitenin hissedildiği bir menü sunuyor.
Eşsiz Bir Atmosfer ve Tarihi Doku
Tarihi yarımadanın kalbinde yer alan Hidden Garden, konumuyla da büyülüyor. Restoranın kapısından adım atar atmaz, Sultanahmet’in tarihi atmosferiyle sarmalanmış bir mekana giriyorsunuz. Özenle seçilen doğal dekorlar, rahatlatıcı aydınlatmalar ve İstanbul’un tarihine saygı duruşunda bulunan detaylarla bezenmiş iç mekan, konukları adeta geçmişle bugün arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Burada sadece lezzetli bir yemek değil, aynı zamanda İstanbul’un tarihine ve ruhuna dokunan unutulmaz bir deneyim yaşanıyor.
İstanbul’a Gelen Turistlerin Uğrak Noktası
Hidden Garden, sadece yerli misafirler için değil, İstanbul’a gelen turistler için de vazgeçilmez bir durak haline geldi. Restoran, TripAdvisor ve sosyal medya platformlarında aldığı övgülerle dikkat çekiyor. İstanbul’a gelen birçok turist, tarihi ve kültürel zenginlikler içinde lezzet yolculuğuna çıkmak için bu restorana uğruyor. Her gün onlarca misafir, Hidden Garden’ın unutulmaz atmosferinde Türk mutfağının en güzel örnekleriyle buluşuyor. Ayrıca bu deneyim, misafir yorumlarında sıklıkla öne çıkan “İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerler” listelerinde kendisine yer buluyor.
Mehmet Şakir Alpnar’ın Gelecek Vizyonu
Mehmet Şakir Alpnar, Hidden Garden’ın vizyonunu uluslararası platformlara taşımayı hedefliyor. İstanbul’un tarihine ve kültürüne duyduğu derin bağlılıkla hareket eden Alpnar, Türk mutfağının eşsiz tatlarını ve restoranın benzersiz atmosferini tüm dünyaya tanıtma arzusunda. Hidden Garden’ı sadece bir restoran değil, kültürler arası bir köprü olarak gören Alpnar, gelecekte bu özel deneyimi global bir marka haline getirerek Türk misafirperverliğini dünyaya taşımayı amaçlıyor.
İstanbul’un Saklı Cenneti: Hidden Garden Restaurant
Hidden Garden, İstanbul’un yoğunluğundan kaçmak isteyenler için adeta bir vaha görevi görüyor. Alışılmışın dışında bir atmosfer ve tarihi doku içinde sunulan bu özel restoran, lezzet yolculuğunu benzersiz bir deneyime dönüştürüyor. İstanbul’da keyifli bir akşam geçirmek, unutulmaz anılar biriktirmek isteyenlerin mutlaka uğraması gereken Hidden Garden Restaurant, Mehmet Şakir Alpnar’ın önderliğinde misafirlerine her geçen gün daha fazla hitap eden bir destinasyon haline geliyor. İstanbul’un huzur arayan misafirleri için benzersiz bir kaçış noktası olan Hidden Garden hakkında daha fazla bilgiye ve menü detaylarına mshiddengarden.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İstanbul’un Saklı Cenneti: Hidden Garden Restaurant ve Mehmet Şakir Alpnar’ın Eşsiz Vizyonu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>