?>
?>
Manisa Büyükşehir Belediyesi, altyapı hizmetlerini eksiksiz bir şekilde Manisalılara ulaştırmak için yoğun bir çalışma gerçekleştiriyor. Bu kapsamda, Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özgür Avşar, Salihli İlçesi’ni ziyaret ederek ilçe genelinde yapılan yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.
MASKİ Genel Müdürlüğü, vatandaşlara kaliteli ve sorunsuz hizmet ulaştırmak adına çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Vatandaşların ihtiyaçlarına yönelik sürdürülen çalışmalar kapsamında MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Özgür Avşar, MASKİ daire başkanları, şube müdürleri ve yetkili personel eşliğinde Salihli İlçesi’ne ziyaret gerçekleştirdi. İlçede yapılan çalışmalar ve devam eden yatırımlar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Şantiye alanında da incelemede bulunan Avşar, 91 milyon TL yatırım bedeliyle 7 kilometrelik çelik içme suyu isale hattı ile 1000 ton ve 500 metreküplük içme suyu deposu yapım imalatlarının da tüm hızıyla devam ettiğini belirtti.
“SALİHLİ’NİN ALTYAPISININ SORUNSUZ OLMASINI İSTİYORUZ”
MASKİ Genel Müdürlüğü’nün 17 ilçede de titizlikle çalıştığına dikkat çeken Doç. Dr. Avşar, “Büyükşehir Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek’in öncülüğünde, Manisa’nın altyapı adına hiçbir sorun yaşamaması için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Altyapı sistemlerinin eksiksiz ve sorunsuz işlemesi, tüm ilçelerimizdeki çalışmalarımızın temel amacını oluşturuyor. Salihli İlçemiz her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. Bununla beraber de altyapının sağlamlaştırılması ve ihtiyaç olan yerlere yeni yatırımlar yapılması gerekiyor. Tüm çalışmalarımızı yakından takip ediyoruz. Belediyelerimiz ile de istişare halinde olarak ihtiyaç odaklı iş birliklerimiz ile sorunlara daha hızlı ulaşmaya çalışıyoruz. 7 kilometrelik çelik içme suyu isale hattı, içme suyu depoları yapım işleri de tüm hızıyla devam ediyor” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
MASKİ’den Salihli’deki Çalışmalara Yakın Takip yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Ukrayna barış sürecini değerlendiren Siyaset Bilimci Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, ABD’nin Çin’e karşı daha etkili bir politika yürütebilmesi için Rusya-Ukrayna barış antlaşmasının mümkün olan en kısa sürede yapılmasının önem arz ettiğini ifade ederek, “Riyad’da, Ukrayna’nın da iştirakiyle nihai barış antlaşmasının imzalanacağı düşünülmektedir. Barış karşıtı bir duruş sergileyen Avrupa’nın ise barış görüşmelerinde etkin bir aktör olamayacağı değerlendirilmektedir.” dedi.
Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, “Bu gelişmeler, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan Yeni Dünya Düzeninin çökmekte olduğu ve yeni bir ‘Dünya Düzeni’ kurulmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, Ukrayna barış sürecini değerlendirdi.
Ukrayna ile Rusya arasındaki barış görüşmelerinde neler oluyor?
Barış sürecinde yapılan toplantıları değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, Şubat ayındaki barış görüşmelerine Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin çağrılmamasının, o dönemde ABD Başkanı Trump ile Rusya Devlet Başkanı Putin arasında yapılacak barış antlaşmasının temel koşulları üzerinde önce kendi aralarında uzlaşma isteğinden kaynaklanmış olabileceğini belirtti. Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, ancak, Ukrayna ile Rusya arasındaki barış görüşmelerinde Zelenski’nin ya da Ukrayna heyetinin tamamen göz ardı edilmesinin rasyonel olmadığını ve uluslararası ilişkilerin temel mantığına aykırı olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan’da yapılan ilk görüşmelere Zelenski’nin davet edilmemesi…
Bazı Avrupa devletlerinin liderleri ve Türkiye Cumhurbaşkanı’nın, Ukrayna olmadan barış görüşmelerinin yürütülmesinin uygun olmadığı yönünde açıklamalarda bulunduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, “Suudi Arabistan’da yapılan ilk görüşmelere davet edilmemesinin ardında, ABD’nin görüşmeleri kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek, küresel politik amaçları doğrultusunda Rusya ile anlaşmak ve özellikle Çin’e karşı ileride izleyeceği politikalar açısından Rusya lideri Putin’in desteğini almak istemesi olabilir. Putin için dış politikada birinci öncelik, Ukrayna’da işgal ettiği toprakların, özellikle Kırım’ın, kendi egemenliğine geçmesi ve bunun uluslararası bir antlaşma ile kayıt altına alınmasıdır.” dedi.
Trump’ın Zelenski’yi diktatör olarak nitelendirmesi
Daha sonra Trump’ın Zelenski’yi diktatör olarak nitelendirmesinin arkasında da Zelenski üzerinde politik ve psikolojik baskı uygulayarak, Ukrayna’nın değerli madenleri üzerinde ABD’nin hak sahibi olacağı bir antlaşma yapmak için Zelenski’yi zorlamak olabileceğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, şöyle devam etti:
“Zelenski’nin bunu kabul ettiği yönünde medyada çıkan haberler bunu teyit etmiştir. Bunun Rusya- Ukrayna Savaşı öncesinde planlanmış ve tasarlanmış ancak kamuoyuna açıklanmamış bir strateji olması da muhtemeldir. Zelenski’nin bir aktör olduğu unutulmamalıdır ve Ukrayna devlet başkanı olurken seçim kampanyalarının Ukrayna halkını yönlendirmek için kurgulanmış olduğu göz ardı edilmemelidir. Zelenski en başından itibaren ABD’nin çıkarları doğrultusunda politikalar takip etmiş olabilir. ABD’nin küresel seviyedeki politikaları ve ABD silah sanayinin desteklenmesinin gerekliliği dikkate alındığında, yüzbinlerce Ukraynalı askerin bu savaşta ölmesi ve milyonlarca sivil Ukraynalı halkın Avrupa ülkelerine göç etmesi ABD tarafından önemsenmemiş olabilir. Bu yaklaşımın dünyanın diğer bölgeleri için de geçmişte olduğu gibi gelecekte takip edileceği unutulmamalıdır.”
Diğer yandan, ABD tarafından yapılan Ukrayna’nın NATO üyesi olamayacağı yönündeki açıklamalar, Zelenski’nin ‘Ukrayna NATO üyesi olursa görevimi bırakırım’ söylemini tamamen etkisiz kılmıştır. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmasının temel nedenlerinden birisinin, Avrupa’nın Ukrayna’yı NATO’ya almak istemesi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, bu ihtimalin Rusya-Ukrayna arasında kalıcı bir barışı engelleyebileceğini ifade etmiştir.
Rusya Ukrayna savaşında barış yakında görülüyor mu?
Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, ABD’nin Çin’e karşı daha etkili bir politika yürütebilmesi için Rusya- Ukrayna barış antlaşmasının mümkün olan en kısa sürede yapılması önem arz ettiğini ifade ederek, “Bazı AB üyesi ülkelerinin liderleri aksi yönde bazı açıklamalar yapsa da Rusya ve Ukrayna halklarının da barıştan yana olacağı dikkate alındığında, yakın gelecekte barış antlaşmasının imzalanacağı değerlendirilmektedir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi ‘Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz.’” şeklinde konuştu.
Riyad’da devam eden görüşmeler ne getirecek?
Ukrayna ve Rusya ile savaşı sona erdirmek için Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da yapılan toplantıyı da değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, şunları kaydetti:
“ABD’de Trump ve Zelenski arasında yaşanan gerilim sonrası Zelenski’nin ABD ile değerli madenlere ilişkin anlaşmayı imzalamadan ABD’den ayrılması ve müteakiben İngiltere’deki Ukrayna’yla dayanışma toplantısında Avrupalı liderlerin Zelenski’ye destek vermesi, uluslararası kamuoyunda yanlış bir algıya neden olmuştur. Ancak, hemen akabinde Zelenski’nin Trump’tan özür dilemeye ve değerli madenlerle ilgili anlaşmayı imzalamayı hazır olduğunu açıklaması, Avrupalı devletlerin Ukrayna’ya yeterli ölçüde destek veremeyeceğini ortaya koymuştur. ABD’nin silah desteği olmadan Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savaşı devam ettirebilmesi mümkün görülmemektedir. AB’nin önümüzdeki dört yıl içinde, üye devletlerin savunma ve güvenlik harcamalarını arttırmalarıyla silahlanma için 800 milyar euro ayıracağını açıklaması, aslında Avrupa’nın bugün itibarıyla Ukrayna’ya yeterli silah ve mühimmat desteği sağlayacak kapasitesi olmadığını göstermektedir.”
ABD’nin bütün çabası küresel ölçekte ekonomik çıkarlarını korumak
Sonuç olarak Riyad’da ABD ve Rusya heyetleri arasında sürmekte olan görüşmelerin, Rusya ve Ukrayna arasında kalıcı bir barış antlaşmasının esaslarını belirlemeye yönelik bir çaba olarak değerlendirilebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Fehmi Ağca, “Nihai aşamada ise, Ukrayna’nın da iştirakiyle nihai barış antlaşmasının imzalanacağı düşünülmektedir. Barış karşıtı bir duruş sergileyen Avrupa’nın ise barış görüşmelerinde etkin bir aktör olamayacağı değerlendirilmektedir. Rusya’nın çıkarları ve kazanımları doğrultusunda yapılacak kalıcı bir barış antlaşması, sınırların kuvvet kullanılarak değiştirilemeyeceğine dair BM Sözleşmesinde de yer alan uluslararası temel kuralın ihlali anlamına gelecektir. Bu gelişmeler, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan Yeni Dünya Düzeninin çökmekte olduğu ve yeni bir Dünya Düzeni kurulmasına ihtiyaç olduğunu göstermektedir. ABD’nin bütün çabasının küresel ölçekte ekonomik çıkarlarını korumak için hegemon ülke konumunu korumak olduğu söylenebilir. Bu çerçevede, Rusya ve Ukrayna arasında barışın temini suretiyle, ABD’nin Rusya ile uzlaşarak asıl rakibi olan Çin’in yükselişini önlemeye çalışacağı değerlendirilmektedir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ukrayna’da barış ne kadar yakın? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye Bedensel Engelliler Ampute futbol 1.Ligi’nde mücadele eden Bağcılar Belediyesi Ampute Futbol takımı, oynadığı 12 maçın 11’ini kazanarak maç fazlalığı ile grupta Lider durumda yer alıyor. Başarılı bir grafik çizen mavi beyazlı takım, Süper Lig yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bağcılar Belediyesi Ampute Futbol takımı, hafta sonu deplasmanda oynadığı maçta Antalya Büyükşehir Belediyespor’u 5-1 yenerek önemli bir galibiyet elde etti. Bağcılar Belediyesi Ampute Futbol takımı, bu başarısıyla Türkiye Bedensel Engelliler Ampute futbol 1.Ligi’nde maç fazlalığıyla liderliğini koruyor. Bugüne kadar oynadığı 12 maçın 11’ini kazanan mavi beyazlı takım, Süper Lig biletini almaya da çok yakın görünüyor. İlçemiz adına büyük bir gurur Başarılarından dolayı takımı tebrik eden Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, “Ampute Futbol Kulübümüzün yükselişi ilçemiz adına büyük bir gurur. Süper Lig’de mücadele eden tekerlekli sandalye basketbol takımımızdan sonra Ampute futbol takımımızın da Süper Lig yolunda ilerlemesi bizleri mutlu etmektedir. Başta Ampute Futbol takımımız olmak üzere diğer tüm engelli sporcularımıza bizlere yaşattıkları mutluluklardan dolayı teşekkür ediyor, kendilerine başarılar diliyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bağcılar Ampute Futbol Takımı, Süper Lige çok yakın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın ilçelerde devam eden çalışmaları Ramazan ayında da yakından takip ediyor. Geçen hafta İzmit’te incelemelerde bulunan Büyükakın, dün de Derince’deydi. Özellikle bitme aşamasına gelen yeni belediye binasından detaylı bilgi aldı.
BÜYÜKAKIN PROJELERİ GÖKÇE İLE GEZDİ
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç.Dr.Tahir Büyükakın dün Derince’deydi. Derince Belediye Başkanı Av.Sertif Gökçe ve AK Parti Derince İlçe Başkanı Mustafa Tırpan ile birlikte Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ilçede devam eden çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Büyükakın’a Genel Sekreter Yardımcısı Numan Balaban da eşlik etti.
BELEDİYE HİZMET BİNASI İLÇEYE ÇOK YAKIŞACAK
Başkan Büyükakın ilk olarak geçen dönem inşaatına başlanan ve artık bitme aşamasına gelen Derince Belediyesi yeni hizmet binası inşaatına gitti. Toplam 10 bin 800 m²’lik alanda 4 bodrum, 5 normal olmak üzere 9 kattan oluşan binada otopark, arşiv, teknik bölümler, ilçe belediyesi müdürlükleri, başkan ve başkan yardımcıları odaları ile 429 m²’lik meclis salonu yer alacak. Zemin ve 1.katta Komek sınıfları olması planlanıyor.
DENİZCİLER CADDESİ’NDE KAPSAMLI ALTYAPI ÇALIŞMASI
Başkan Büyükakın, buradan İSU tarafından Derince Denizciler Caddesi ile çevre cadde ve sokaklarda devam eden altyapı çalışmalarını inceledi. Bu kapsamda 4 bin 130 metre içme suyu, 3 bin 850 metre kanalizasyon, 300 metre yağmur suyu hattı yapılıyor. Ayrıca bin 870 metre içme suyu, bin 300 metre kanalizasyon hattı ve 65 metre yağmur suyu hattı bu çalışma kapsamında tamamlanacak. Bölgedeki Vural Sokak-Engin Caddesi arasındaki çalışmalar tamamlandı. Engin Caddesi-Bahar Caddesi arasındaki imalat ise devam ediyor. Kalan imalatların 2 ay içerisinde tamamlanması planlanıyor.
YENİ ZÜBEYDE HANIM KÜLTÜR MERKEZİ GELİYOR
Başkan Büyükakın, Derince’de yapılacak yeni çalışmalar hakkında da bilgi aldı. Derince Deniz Mahallesi’nde, eski Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nin bulunduğu alanda yeni bir kültür merkezi projesi de hayata geçiriliyor. Yaklaşık 3 dönüm alanda inşa edilecek proje kapsamında, çok amaçlı salon ve konferans salonu yer alacak. Bölgenin sosyo-kültürel hayatına büyük katkı sunması beklenen proje, ilçenin ihtiyaçlarına uygun biçimde şekillendiriliyor.
“DERİNCE’DE KONFORLU BİR YAŞAM SUNACAĞIZ”
Başkan Büyükakın, Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe ile birlikte bu projeler ve diğer çalışmalar hakkında teknik ekipten detaylı bilgiler aldı. Devam eden projeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Büyükakın, “Derincemiz için önemli yatırımları birer birer hayata geçiriyoruz. Denizciler Caddesi’nde altyapıyı tamamen yenilemenin ardından şimdi de üstyapıyı ilçe belediyemizle birlikte prestijli hale getirerek vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Mevcut Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nin yerine ise daha büyük ve donanımlı bir kültür merkezi kazandırarak ilçemizin önemli bir ihtiyacını daha gidermiş olacağız. Şehrimizin her köşesinde hizmeti hemşehrilerimize en iyi hizmeti sunmak için gece gündüz hep birlikte çalışıyoruz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
.Başkan Büyükakın’dan Derince’deki önemli yatırımlara yakın takip yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>YENİ EĞİTİMLER DOĞANÇAY’DA BAŞLADI
Bayraklı Belediyesi, “Güçlü Kadınlar, Güvenli Yarınlar” projesi kapsamında ücretsiz yakın savunma eğitimlerinin ilk etabını Çay Mahallesi Semt Merkezi’nde başlatmıştı. Yoğun ilgi nedeniyle eğitimler genişletilerek Doğançay Mahallesi Semt Merkezi’nde devam devam ediyor. Uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde, kadınlar yakın savunma tekniklerini öğrenerek olası tehlikelere karşı kendilerini koruma ve hayatta kalma becerilerini geliştirme imkânı buluyor. Eğitimlere katılmak isteyen kadınlar, Bayraklı Belediyesi semt merkezlerine veya Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne başvurarak kayıt yaptırabiliyor. Detaylı bilgi almak isteyenler, 477 20 00 numaralı telefonu arayarak dahili 3065 üzerinden yetkililere ulaşabiliyor. Gelen talepler doğrultusunda eğitimlerin diğer mahallelerde de devam edeceği belirtildi.
KADINLARIMIZIN YANINDAYIZ
Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Kadınların toplumsal yaşamda güçlü ve güvende hissetmeleri öncelikli hedefimiz. Bu projeyle kadınlarımıza hem fiziksel hem de zihinsel destek sunmayı amaçlıyoruz. Şiddetle mücadelede kadınlarımız yalnız değildir ve biz, her zaman onların yanında olmaya devam edeceğiz. Kadına yönelik her türlü şiddetin son bulduğu, eşit, güvenli ve dayanışma dolu bir geleceğe doğru ilerlerken, kadınlarımızın gücüne güç katmak için desteklerimizi sürdüreceğiz” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Bayraklılı kadınlar yakın savunma öğreniyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Saatte 27 adet kötü amaçlı yazılım saldırısı yaşandı ve bu saldırıların birçoğunu “Gen:Heur.Mint.Zard.24” türünde kötü amaçlı yazılımlar oluşturdu. Saatte 118 adet yaşanan ağ tabanlı saldırılar ise %2.340,66 artarak 1.037.769 seviyesine yükseldi. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, kötü amaçlı yazılım saldırıları önemli ölçüde azalsa da siber tehditlerin sona ermediğini, şirketlerin ve bireysel kullanıcıların güvenlik önlemlerini sürekli güncel tutmaları gerektiğini vurguladı.
Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel bir lider olan WatchGuard, 2024 yılında Türkiye’de meydana gelen siber saldırılara dair önemli verileri paylaştı. WatchGuard Tehdit Laboratuvarı’nın raporuna göre, 2024 yılında kötü amaçlı yazılım saldırıları bir önceki yıla kıyasla %99,97 azalarak 235,191’e geriledi. Ağ tabanlı saldırılar ise %2.340,66 artarak 1.037.769 seviyesine yükseldi. WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf Evmez, kötü amaçlı yazılım saldırılarındaki bu önemli azalmaya rağmen, şirketlerin ve bireysel kullanıcıların siber güvenlik önlemlerini ihmal etmemeleri gerektiğini vurguladı.
Günde 644 Adet Kötü Amaçlı Yazılım Saldırısı Gerçekleşiyor!
WatchGuard Tehdit Merkezi’ne UTM cihazı Firebox’lardan gelen verilerle hazırlanan rapora göre, 2024 yılında Türkiye’de her gün 644 ve her saat 27 adet kötü amaçlı yazılım saldırısı gerçekleşti. Saldırıların birçoğunun Gen:Heur.Mint.Zard.24 ve Truva.Linux.Genel.174445 kaynaklı kötü amaçlı yazılımlar olduğunu aktaran Yusuf Evmez’e göre, kötü amaçlı yazılım saldırıları geçtiğimiz yıla kıyasla %99,97 oranında güzel bir düşüş gösterse de, siber tehditlere karşı sürekli güncel kalmak ve güçlü savunma önlemleri almak büyük önem taşıyor.
2024’ün Mart Ayında Siber Saldırılar Rekor Kırdı
2024 yılının Mart ayında rekor sayıyla 42.669 adet kötü amaçlı yazılım saldırısı kaydedilirken, bu saldırıların %3’ünü sıfırıncı gün (zero-day) saldırıları oluşturdu. Geleneksel koruma yöntemlerinin, bilgi sistemlerine ve kritik verilere çok büyük zarar verebilen bu tür saldırılara karşı yeterli koruma sağlayamadığını belirten Yusuf Evmez, şirketlere gelişmiş güvenlik teknolojilerini benimsemelerini tavsiye ediyor.
Ağ Saldırıları %2.340,66 Arttı!
Günümüzde birçok kurum verilerini ağlara taşırken, bu durumu fırsat bilen ve verileri elde etmek isteyen siber saldırganlar ağlara sızarak güçlü saldırılar düzenliyor. WatchGuard Tehdit Merkezi’ne UTM cihazı Firebox’lardan gelen verilerle hazırlanan rapora göre, 2024 yılında Türkiye’de her gün 2.843, her saat 118 ve her dakika 2 adet kötü amaçlı yazılım saldırısı gerçekleşti. Ağ saldırılarının 2024 yılında %2.340,66 oranında artarak 1.037.769 seviyesine yükseldiğine, bu saldırıların büyük bir çoğunluğunun bilinmeyen ve daha önce karşılaşılmamış olduğuna, en çok karşılaşılan üçüncü ağ saldırısının ise ‘’WEB Directory Traversal -2.u’’ olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Yusuf Evmez, siber saldırganların hedeflerine ulaşabilmek için ağlardaki her zafiyet ve güvenlik boşluğundan faydalandığını vurguluyor.
“Saldırganlar Şifre Spreyi Tekniğiyle Çok Sayıda Hesabı Hedef Alıyor”
WatchGuard Türkiye ve Yunanistan Kıdemli Satış Mühendisi Alper Onarangil konuyla ilgili “Mart 2024’te gözlemlenen siber saldırıların artışında, saldırganların “şifre spreyi”(Password Spraying) tekniğiyle çok sayıda hesabı hedef aldığını gördük. Bu yöntemde, sık kullanılan şifrelerle birden fazla hesaba otomatik olarak giriş denemesi yapılıyor. Özellikle Çin merkezli Storm-0940 gibi tehdit aktörleri, bu teknikle elde ettikleri bilgileri kullanarak hassas verilere ulaşıyor. Kurumların yetersiz şifre politikaları ve çok faktörlü kimlik doğrulama gibi temel güvenlik önlemlerinin eksikliği, bu saldırıların başarılı olmasında önemli bir rol oynuyor. Saldırganların geliştirdiği otomasyon araçları sayesinde saldırılar daha hızlı ve etkili hale geldi. Bu durum, kurumların siber güvenlik yatırımlarını artırması ve özellikle şifre yönetimi ile kimlik doğrulama süreçlerine odaklanması gerektiğini gösteriyor. Güvenlik ekiplerinin gelişmiş saldırı tespit ve müdahale(EDR) yeteneklerine sahip olması, bu tür tehditlere karşı daha güçlü bir savunma oluşturmak için kritik öneme sahiptir.” açıklamalarında bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’de 2024 Yılında 1,5 Milyona Yakın Siber Saldırı Gerçekleşti! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Prof. Dr. Serdar Ceylaner, bir çok kişinin akraba evliliği yapmadığını düşünerek genetik hastalıklar için bir risk taşımadığını düşündüğüne dikkat çekerek, “ Aynı köye yada yakın köyden yapılan evliliklerdeki genetik benzerlik bazen tahmin edemeyeceğiniz kadar yüksek olabilmektedir” dedi.
Aynı köyden evliliklere dikkat
Küçük kasabalarda veya köylerde yıllarca yaşayan toplumlarda aynı gen havuzundan gelen bireyler bulunduğunu ifade eden Prof. Ceylaner, aynı köyden evlilik yapan bireylerde özellikle genetik hastalıkların bir grubu olan otozomal resesif hastalıkların riski artırdığını belirtti. Prof Ceylaner şöyle devam etti : “ Biz tüm genleri çift doz taşırız. Birisini annemizden diğerini babamızdan alırız. Her ikisinden de mutasyon olan gen alınması durumunda hastalık ortaya çıkar. Bu sebeple normalde nadir görülen bu hastalıkların akraba evliliği yapan kişilerde riski artmaktadır. Aynı şekilde aynı köy veya yakın köyden evli kişilerde de risk artmaktadır.”
Resmi Verilerde Genetik Tehlike
Türkiye’de akraba evliliği oranlarına bakıldığında tespit edilen rakamlar ve otozomal resesif hastalıkların Türkiye’de tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunu vurgulayan Ceylaner, “Aile’nin hasta bir çocuğu olduğunda “eşinizle akrabalığınız var mı?” sorusu daha detaylandırılmalıdır. “Uzaktan da olsa akrabalığınız var mı?” “aynı köylü müsünüz?” hatta “eşinizle yakın köylü müsünüz?” diye sorulmalı ve “evet” cevabı alınırsa otozomal resesif bir hastalık olabileceği akılda tutulmalıdır.” Dedi
Evlenmeden Önce Genetik Danışmanlık Alınmalı
Akraba evliliği yapan çiftlerin veya aynı köy ile yakın köyden evlilik yapan çiftlerin sağlıklı çocuklarının olabileceği bilgisini veren Ceylaner, genetik hastalık riskinin bu ailelerde çok arttığı için bu ailelerin çocuk sahibi olmadan bir genetik merkezine başvururlarsa taşıdıkları önemli hastalıkları tespit edilebileceklerini ve gebeliklerinde bu hastalıkların olmasının önlenebileceğini söyledi. Ceylaner, “Neredeyse akraba evliliği yapan her üç aileden birisinde eşlerin her ikisi de önemli bir hastalık taşımaktadır. Bu ailelere gebelik öncesi bilgi verip gerekirse tüp bebek yöntemi uygulanarak preimplantasyon genetik tanı yapılabilmekte ve önceden saptanan riskli hastalığın çocuklarında çıkmaması sağlanabilmektedir.” Şeklinde konuştu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Aynı köyde veya yakın köyden yapılan evlilikler genetik hastalık riskini arttırıyor. yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) İzmir Başkonsolosu Ayşen Volkan İnanıroğlu’nu başkonsolosluk ofisinde ziyaret etti. Görüşmede KKTC ile İzmir arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi, KKTC’nin İzmir’de tanıtılması üzerine konuşuldu.
Tugay: Kıbrıs’ı çok seviyoruz
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Kıbrıs’ı çok sevdiklerini belirterek “Kalbimizden bir parça. En iyisini ve en güzelini istiyoruz Kıbrıs için. Bizim burada görevimiz; sizinle beraber insanlarımızın Kıbrıs ile ilgili bilgisini, farkındalığını geliştirmek ve o yönde bazı adımlar atmak. Beraber karşılıklı ilişkileri geliştirmek için çaba gösterelim. Örneğin Kıbrıs Günleri düzenleyebiliriz. 23 Nisan’da Kıbrıslı çocukları da burada görmek isteriz” dedi.
İnanıroğlu: Şeref duyarız
İzmir’de konsolosluk olarak yaptıkları tören ve etkinliklere verdikleri destek için Başkan Tugay’a teşekkür eden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İzmir Başkonsolosu Ayşen Volkan İnanıroğlu, “Biz de sizi ağırlamaktan şeref duyarız” dedi. İnanıroğlu, karşılıklı ilişkileri geliştirmek istediklerini de vurguladı.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir ve KKTC artık daha yakın olacak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, 23 Nisan’da makamında ağırladığı çocukların dileklerini gerçekleştirdi. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları için makamda koltuğu Başkan Mutlu’dan devralan müziğe yetenekli çocukların, konservatuvar hayalleri için eğitim desteğini Başkan Mutlu verdi. Tepecik’te yaşayan keman ve piyano alanlarında kendilerini geliştirerek konservatuvarı kazanmak isteyen Nurten Görmez, Mert Ali Suathan, Muzaffer Emre Gülgonca ve Harun Kerpitçi sezonun başlamasıyla birlikte Olten Filarmoni Orkestrası’nda müzik eğitimine başladı. Başkan Mutlu, akademik eğitimlerine başlayan çocukların çok başarılı olacaklarına yürekten inandığını, her zaman yanlarında olarak desteklemeye devam edeceklerini dile getirdi. Tepecik’in yetenekli çocuklarının hayallerine ulaşmalarında katkı koymaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Başkan Mutlu, adil ve eşit bir kent için Konak Belediyesi olarak Roman Kültür Merkezi, Roman dernekleriyle işbirliği protokolü, istihdamda kadın ve Roman önceliği gibi hizmet ve üretim hareketleriyle ayrımcılıktan uzak ve eşitlikçi ve bir çizgi çizdiklerini vurguladı.
“Roman çocuklarına ayrımcılık yaptırmazdım”
Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu, çocukların23 Nisan’da başlayıp akademik eğitime uzanan yolculuğunu şu sözlerle dile getirdi: “23 Nisan’da gelenek olduğu üzere biz de makam koltuğumuzu çocuklara devrettik ve onların isteklerine, hayallerine odaklandık. Biz o gün koltuğu bir değil, birçok çocuğumuza devrettik çünkü Konak’ın dört bir yanından çocuklarla bir aradaydık. Onlara, ‘Konak Belediye Başkanı olsan ne yapardın’ı sorduk. Daha çok park yapardım dediler, çevre ve sokak hayvanlarına karşı duyarlılıklarını dile getirdiler, bir sürü güzel ve insanca şey talep ettiler. Ama bir söz, bize doğru yolda olduğumuzu, ‘Adil Kent, Eşit Yurttaş’ demekte ne kadar doğru bir iş yaptığımızı gösterdi. Başkanlık koltuğuna geçen Mert, ‘Konak Belediye Başkanı olsam Roman çocuklarına ayrımcılık yaptırmazdım’ dedi. Her şey o sözle başladı, çünkü o söz, bizim de Konak Belediye Başkanlığı için yola çıkarken verdiğimiz sözdü; Adil Kent, Eşit Yurttaş.”
Akademik destek
Olten Filarmoni Orkestrası Sanat Koordinatörü Akgün Çavuş da Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun kendilerine konuyla ilgili görüştüğünü ve destek vermekten mutlu olduklarını belirtti. Vakıf olarak en büyük hayallerinden bir tanesinin, çok sesli müziği yaymak, yaygınlaştırmak, farklı kitlelerle buluşturabilmek olduğunu dile getiren Çavuş, çocuklara akademik eğitim desteği sağladıklarını söyleyerek, “Onlar gerçekten çok yetenekli çocuklar. Onlar zaten bir miktar müzikle ve sanatla buluşmuşlar. Ancak bu babadan oğula geçmiş, çırak usta ilişkisi gibi olmuş. Biz burada biraz daha akademik olarak destek vereceğiz. Eğer olabiliyorsa konservatuvara yönlendirerek akademik hayata devam etmelerini sağlayacağız. Bizler gibi de önümüzdeki süreçlerde onların da devlet senfoni orkestralarında, operalarda, balelerde görev alabilecek; yurtdışında ülkemizi başarıyla temsil edecek sanatçılar haline getirebilmek en büyük hayalimiz” ifadelerini kullandı.
Hayalleri gerçek oluyor
Hayallerine adım adım yaklaşmanın heyecanı ve mutluluğu gözlerinden okunan 10 yaşındaki Nurten Görmez, düzenli ve iyi bir müzik eğitimi almanın hayatını nasıl değiştirdiğini şu sözlerle anlattı: “Biz 23 Nisan’da Nilüfer Başkanımızın yanına gittik, orada eğlendik, hayallerimiz söyledik, Nilüfer Başkanımıza teşekkür ediyoruz.Ben büyüyünce konservatuvarda keman hocası olmak istiyorum. Arkadaşlarımla bir müzik grubu kurma hayalimiz var. Biz konservatuvara girmek istiyoruz ve Nilüfer Başkanımız bunu gerçekleştiriyor. Çok teşekkür ediyoruz.”
Dünyanın en güzel kemanı
23 Nisan’daki kararlı tavrıyla herkese örnek olan 12 yaşındaki Mert Ali Suathan ise müzikle ve kemanla arasındaki bağı anlattı. Ninesinin yaşarken, ona dünyanın en güzel kemanını getireceğini söyleyerek kendisini müziğe teşvik ettiğini ifade eden Mert, derslerdeki azmiyle de dikkat çekti. Keman kutusunda ninesinin fotoğrafını taşımaya devam eden ve hayallerine ulaşmak için emin adımlarla yürüyen Mert, şöyle konuştu: “Biz 23 Nisan’da Nilüfer Başkanımıza gittik, bize hayallerimizi sordu. Bizi buraya getirdiği için çok heyecanlıyız. Nilüfer Başkan’a buradan selamlar. Seviyoruz Nilüfer Başkan’ı. Nenem ölmeden önce, kemanla uğraşırsan, sana dünyanın en güzel kemanını getiririm, demişti. Ben sonra Oğuz (Yeter) ağabeye gittim, öğrenmek istiyorsan ben sana öğretirim, al gel kemanını dedi. Solfeji, notaları öğretti bana. Başkan bizim başarılı olduğumuzu görünce bizi buradaki hocalara yönlendirdi, biz de devam ettik. Hayallerim müzisyen olmak ve Avrupa’ya çıkmak.”
Piyano eğitimi alıyor
Olten Filarmoni’de piyano eğitimi alan 12 yaşındaki Muzaffer Emre Gülgonca ise enstrümanla tanışma hikayesini ve hayallerini şu ifadelerle aktardı: “Ağabeyim çalmaya başlamıştı önce. Ben de onu gördüm ve çok heveslendim. Bana da öğretmesini istedim. Mahallede ders almaya başladım ve piyanoyu çok sevdim. Burası bence çok güzel ve buraya devam etmek istiyorum. Hayallerim müzisyen olmak, işe gitmek ve aileme bakmak.”
Yaşı küçük olsa da hayalleri büyük
Grubun en küçük müzisyeni 7 yaşındaki Harun Kerpitçi de “Ben şarkıcı olmak istiyorum. Nilüfer Başkan da bizim hayallerimizi gerçekleştirdi. Ona çok teşekkür ediyoruz. Burada şan dersi alıyorum ve keman çalıyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Konaklı çocuklar ayrımcılıktan uzak hayallerine yakın yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>