?>
?>
Yağ yangınlarında asla su kullanılmamalı!
Uzmanlar, mutfak yangınlarının en yaygın nedenlerinden birinin, kızartma yağlarının aşırı ısınarak tutuşması olduğunu söylerken, Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel’deki yangının da mutfakta kızgın yağın tutuşmasının ardından alevlerin üzerine su atılmasıyla çıktığı biliniyor.
Ev yangınların genellikle elektrik arızaları, açık alev kullanımı, sigara ve ısıtma sistemleri gibi faktörlerden kaynaklandığını belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Mutfak yangınlarının en yaygın nedenlerinden biri, kızartma yağlarının aşırı ısınarak tutuşmasıdır. Özellikle ocakta unutulan veya yüksek sıcaklıklarda uzun süre ısıtılan yağlar, kendiliğinden alev alabilir.” dedi.
Mutfak yangınlarını önlemek için, yemek pişirme sırasında ocak başında olunması ve özellikle yağların aşırı ısınmasına izin verilmemesi gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Yağ yangınlarında asla su kullanılmamalı, bunun yerine yangın battaniyesi veya metal kapakla alevlerin havasız bırakılarak söndürülmesi sağlanmalıdır.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Ensari Özay, ev tipi yangınlara karşı alınacak önlemleri, can ve mal kayıplarının nasıl önüne geçilebileceğini anlattı.
Ev yangınları can ve mal kayıplarına yol açıyor!
Ev yangınlarının, can ve mal kayıplarına yol açabilen ciddi tehlikeler arasında yer aldığını kaydeden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şunları ifade etti:
“Bu tür yangınlar genellikle elektrik arızaları, açık alev kullanımı, sigara ve ısıtma sistemleri gibi faktörlerden kaynaklanıyor. Eski veya hasar görmüş elektrik tesisatları, aşırı yüklenen prizler ve kalitesiz kablolar, kısa devreye neden olarak yangın çıkmasına sebep olabilir. Ayrıca, elektrikli cihazların uzun süre prizde takılı kalması da aşırı ısınmaya yol açarak yangın riskini artırır. Ev içindeki açık alev kaynakları arasında mumlar, ocaklar, şömineler ve kibrit-çakmak gibi unsurlar yer alıyor. Özellikle mumlar veya açık ocak ateşleri, yanıcı maddelerle temas ettiğinde yangın çıkmasına neden oluyor. Sigara izmaritlerinin söndürülmeden bırakılması veya yatakta sigara içilmesi, mobilya ve yatak takımlarının tutuşmasına yol açar.”
Elektrikli ısıtıcılara dikkat!
Elektrikli ısıtıcıların perde, halı ve mobilya gibi yanıcı maddelere çok yakın konumlandırılmasının da yangın riski oluşturabileceğini dile getiren Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Ayrıca, baca temizliğinin düzenli olarak yapılmaması da bacada kurum birikimine ve dolayısıyla yangına sebep olabilir. Alkol bazlı temizleyiciler, boya, tiner ve diğer kimyasal maddeler uygun koşullarda muhafaza edilmediğinde yangın çıkma ihtimali artmaktadır. Bu tür maddeler, özellikle sıcak ortamlarda ya da ateş kaynağına yakın yerlerde bulundurulduğunda tehlike arz ediyor.” dedi.
Ev yangınları mutfakta çıkıyor
“Mutfak, ev içerisinde yangın riskinin en yüksek olduğu alanlardan biridir.” diyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şöyle devam etti:
“Yüksek ısı, açık alev kullanımı ve yanıcı maddelerin bir arada bulunması nedeniyle mutfakta çıkan yangınlar, hızlı bir şekilde yayılır. Ocağın, fırının veya davlumbazın düzenli olarak temizlenmemesi, yağ ve gıda kalıntılarının birikmesine yol açarak yangın riskini artırır. Özellikle bacalarda biriken yağ tortuları, alevle temas ettiğinde hızla yanabilir. Mutfak yangınlarının en yaygın nedenlerinden biri, kızartma yağlarının aşırı ısınarak tutuşmasıdır. Özellikle ocakta unutulan veya yüksek sıcaklıklarda uzun süre ısıtılan yağlar, kendiliğinden alev alabilir. Mutfak yangınlarını önlemek için, yemek pişirme sırasında ocak başında olunmalı ve özellikle yağların aşırı ısınmasına izin verilmemelidir. Yağ yangınlarında asla su kullanılmamalı, bunun yerine yangın battaniyesi veya metal kapakla alevlerin havasız bırakılarak söndürülmesi sağlanmalıdır. Ocak, fırın ve diğer gazlı pişirme cihazları açık alev kullanımı nedeniyle yangına yol açabilir. Ocağın açık unutulması, yemek pişirme sırasında alevin yanıcı maddelerle temas etmesi veya gaz kaçağı meydana gelmesi mutfak yangınlarına sebeplerindendir. Yanıcı malzemeler ocak ve fırından uzak tutulmalı, fırın, ocak ve davlumbaz düzenli olarak temizlenerek yağ birikimi önlenmelidir.”
Mutfakta yangın söndürme tüpü ve battaniyesi bulundurulmalı
Mutfakta yangın söndürme tüpü ve yangın battaniyesi bulundurulması, duman ve gaz dedektörleri kurulup düzenli olarak test edilmesi gerektiğini anlatan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Elektrikli ocaklar, mikrodalga fırınlar, tost makineleri ve su ısıtıcıları gibi cihazlar, aşırı ısınma veya kısa devre nedeniyle yangın çıkarabilir. Hasar görmüş kablolar, arızalı prizler veya cihazların uzun süre fişe takılı bırakılması risk faktörlerindendir. Alüminyum folyo veya metal içeren kapların mikrodalga fırında kullanılması kıvılcım çıkmasına ve yangına yol açabilir. Ocak ve fırın kullanıldıktan sonra kapatıldığından emin olunmalı, gaz kokusu alındığında hemen havalandırma sağlanarak gaz tesisatı düzenli olarak kontrol edilmelidir. Elektrikli mutfak cihazları hasarlı kablolarla veya aşırı yüklenmiş prizlerle kullanılmamalı, metal içeren malzemeler mikrodalga fırına konulmamalıdır.” diye konuştu.
Elektrik tesisatları düzenli olarak kontrol edilmeli!
Ev yangınlarını önlemek için, elektrik tesisatlarının düzenli olarak kontrol edilmesi, eski ve hasarlı kablolar değiştirilerek aşırı yüklenmiş prizlerden kaçınılması gerektiğini de kaydeden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Açık alev kaynakları, özellikle mumlar ve ocaklar kullanılmadığında kapatılmalı ve yanıcı maddelerden uzak tutulmalıdır. Sigara izmaritleri tamamen söndürülmeli, yatakta sigara içmekten kaçınılmalıdır. Elektrikli ısıtıcılar ve şömineler yanıcı malzemelerden uzak konumlandırılmalı, bacalar düzenli olarak temizlenmelidir. Yanıcı kimyasallar serin ve havalandırılmış alanlarda muhafaza edilmeli, güneş ışığı veya ısı kaynaklarından uzak tutulmalıdır. Her evde yangın söndürme tüpü bulundurulmalı, duman dedektörleri ve yangın alarmları düzenli olarak kontrol edilerek erken uyarı sistemi oluşturulmalıdır.” şeklinde konuştu.
Ev yangınları genellikle dikkatsizlik nedeniyle meydana geliyor
Ev yangınlarının, genellikle dikkatsizlik ve önleyici tedbirlerin eksikliği nedeniyle meydana geldiğini de ifade eden Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Elektrik tesisatlarının düzenli bakımı yapılmalı, açık alev kullanımına dikkat edilmeli, sigara kullanımına ilişkin tedbirler alınmalı ve ısıtma sistemleri güvenli bir şekilde kullanılmalı, yangın söndürme cihazları bulundurulmalı, acil durum senaryolarına karşı hazırlıklı olunmalı ve bireylerin bu konuda bilinçlendirilerek toplumda güvenlik kültürü oluşturulmalıdır.” ifadesinde bulundu.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Ev yangınları en çok mutfakta çıkıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İzmir Büyükşehir Belediyesi, kış aylarında artan baca yangınları ile soba zehirlenmelerine karşı yurttaşları dikkatli olmaya çağırdı. İtfaiye raporlarına göre İzmir’de geçen yıl 305 baca kaynaklı yangın çıktı. Bu oran toplam yangınların yüzde 2.35’ini içeriyor. 2024’ün 9 aylık diliminde de 227 yangın çıktı. Bu da toplam yangınların yüzde 1.59’unu oluşturuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı Eğitim Şube Müdürlüğü, sık sık ölümlerle sonuçlanan bu tür olayların yaşanmaması için verdiği eğitimlerle yurttaşları bilgilendiriyor.
“Yangınları yüzde 50 oranında azaltmış oluruz”
Eğitim Şube Müdürlüğü’nde görevli İtfaiye Eğitim Amiri Bülent Yanaşık, 31 yıllık meslek hayatında gerekli önlemlerin alınmadığı için ölümle sonuçlanan birçok olayla karşılaştıklarını söyledi. Yurttaşların canının yanmaması için, bacalarını temizletmeleri ve ön hazırlık yapmaları gerektiğini vurgulayan Bülent Yanaşık, “Özellikle mevsimsel geçişlerde bacaların temizlenmesi gerekiyor. Baca menfezleri ile baca içlerinin temizlettirilmesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından yetki alan firmalar tarafından yapılması gerekiyor. Bunları uygun şekilde yaparsak yangınları yüzde 50 oranında azaltmış oluruz” dedi.
“Kovayı değiştirmeden üzerine ekleme yapmayın”
Yangınların çıkmasının en büyük nedenlerinden birinin de çocukların evde yalnız bırakılması olduğunu vurgulayan Yanaşık, “Yine soba etrafına kuruması için bırakılan kıyafetler de yangınların çıkmasındaki en büyük etkenlerden. Sobanın tutuşması için atılan hızlandırıcı benzin, tiner gibi maddeler de yangına neden oluyor. Vatandaşlarımız sobayı yaktıktan sonra, çevresinde bulunan ve yangına neden olabilecek materyalleri buradan uzaklaştırmalı. Yapılan en büyük yanlışlardan biri sobada odun ve kömür yandıktan sonra kovayı değiştirmeden üzerine yeniden ürün koymak. Bu da karbon monoksit zehirlenmelerine neden oluyor. Yanan bir malzemenin üzerine, yanmamış bir malzeme koyduğunuz zaman içeride zehirlenmenin olması kaçınılmaz” diye konuştu.
Evlerdeki sinsi tehlike “Uyuyan soba”
Evlerde “uyuyan soba” tehdidinin bulunduğuna dikkat çeken Bülent Yanaşık, “Sobalar yakıldığında sıcaklık arttığı zaman sobayı kapatıyoruz. Buna ‘uyuyan soba’ diyoruz. Tekrar açıldığında sobanın içerisindekilerin yanmadığı görülünce üzerine tiner, benzin dökülüyor. Bu da patlamaya neden olabiliyor. Hiçbir şekilde yanan sobayı açıp, herhangi bir malzemeyi dökmememiz gerekiyor. Kendi haline bırakmalıyız. Bu şekilde yanıp, sönmeli. Soba etrafında battaniye, pike tarzı yanıcı ürünler bulunmamalı. Bunların yaşanmaması için sobaların kurulduğu andan kaldırıldığı zamana kadar tüm bakımlarının yapılıp, önlemlerin alınması gerekiyor.
Bacaların temizlenmesi için bazı maddeler kullanılıyor” şeklinde konuştu.
“Ne kadar oksijen alırsa yanma o kadar fazla oluyor”
İtfaiye Dairesi Başkanlığı Merkez Bölge Gruplar Amiri Fuat Eroğlu da havaların soğuması ile birlikte baca yangınlarında artışların yaşandığını söyledi. Bu tür yangın ihbarlarına gittikleri zaman ilk önce iş yeri mi yok bina bacası mı olduğuna baktıklarını, müdahaleyi de buna göre yaptıklarını ifade eden Eroğlu, şunları söyledi: “Beton binalarda su ile söndürmeyi çok sağlıklı bulmuyoruz. Genellikle boğma yöntemi ve kuru kimyevi tozlarla yangına müdahale ediyoruz. Baca yangınlarının bina yangınına dönüşmemesi önceliğimiz. Baca yangınları doğru ve zamanında müdahale edilmediğinde, bina yangınlarına dönüşebiliyor. Bu da daha büyük sorunlara neden olabiliyor.”
“Yaptığımız kimi hatalar zehirlenmelere neden olabilir”
Eğitim Şube Müdürlüğü’nde eğitmen olarak görev yapan Ebru Kervankıran da doğalgaz kullanımına yönelik önemli bilgiler paylaştı. Verdikleri eğitimlerle yangın çıkmasını engelleyerek, yangın riskini azaltmayı hedeflediklerini anlatan Ebru Kervankıran, “
Havların soğuduğu bu günlerde özellikle baca yangınları ve karbon monoksit zehirlenmeleri ile sık sık karşılaşıyoruz. Doğalgaz da bu nedenle çok önemli. Yaptığımız kimi hatalar zehirlenmelere neden olabilir. Özellikle yağlı kanal dediğimiz aspiratör bacalarının düzenli olarak temizlenmesi gerekiyor. İşletmelerde bu tür bacalar daha fazla kullanıldığı için sık sık temizlenmeli. Kullanılan ocak türündeki gazın niteliğine göre algılama dedektörünün takılması gerekiyor” diye konuştu.
Doğalgaz zehirlenmelerine karşı yapılması gerekenler
Ebru Kervankıran, sensörlü selenoid valfe bağlı gaz algılama dedektörünün, gaz kaçağı olduğu anda gaz akışını keserek olası zehirlenme vakalarının önüne geçtiğini vurguladı. Kervankıran, “Doğalgazlı evlerin camlarında menfezler var. Bunları kış aylarında soğuktan ya da toz gelmesin diye çeşitli şekillerde kapatıyoruz. Aslında açık kalması gerekiyor. Atmosfere açılan hava olması lazım. Bir gaz kaçağı olduğunda, doğalgaz havadan hafif olduğu için yukarı doğru çıkar. Mutlaka camın üst kısmında, kombilerin olduğu alanlarda bu menfezleri açık bırakmak gerekiyor. Her gaz kaçağı olduğunda patlama meydana gelmez. Ama gaz kokusu alındığı zaman tedbirli olmakta fayda var. Bu nedenle evinize girdiğiniz zaman önce ortamı koklayın. Gaz kokusu var mı? Eğer gaz kokusu alıyorsanız, lambalara dokunmayın. Sigortaları kapatmayın. Gazı kaynağından kesip, ortamı havalandırın. Açıkta duran doğalgaz borularının üstü de kesinlikle kapatılmamalı” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İzmir İtfaiyesi’nden baca, soba yangınları ve zehirlenmelere karşı uyarı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Milli Mücadele’nin son günlerinde yaşanan İzmir ve Batı Anadolu yangınları, APİKAM’da 12 Kasım Salı günü bir söyleşi ile irdelenecek. Söyleşide, Yunan ordusunun 1922 Eylül’ünde Batı Anadolu’dan çekilirken uyguladığı “yakma ve imha politikası” ile Büyük İzmir Yangını, şehrin sahip olduğu itfaiye teşkilatı ve diğer altyapı sorunları çerçevesinde ele alınacak. Söyleşi, 18.30-20.00 saatleri arasında APİKAM Araştırma ve Toplantı Salonu’nda yapılacak. Moderatörlüğünü Doç. Dr. Gürhan Yellice’nin üstleneceği söyleşinin konukları, bu alandaki yayınları ve çalışmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Mevlüt Çelebi, Prof. Dr. Nejdet Bilgi ve Nejat Yentürk olacak.
Yanık Yurt sergisi açık olacak
Söyleşi öncesinde, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi sergi salonunda 12 Eylül’de ziyarete açılan “Yanık Yurt – Kurtuluş Savaşı’nda İzmir ve Batı Anadolu Yangınları” sergisi de gezilebilecek. Yanık Yurt sergisi, söyleşiye konu olan yangınlara ilişkin Nejat Yentürk koleksiyonu ve Albert Kahn Arşivi’nden derlenen fotoğraflar, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi koleksiyonlarından ilk kez gün ışığına çıkan görseller, Albert Kahn, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve British Pathé arşivlerinden videolar, Büyük İzmir Yangını sırasında kullanılan ve İzmir İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda muhafaza edilen tarihsel öneme sahip itfaiye araçları ile kapsamlı bir anlatı sunuyor.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Kent Söyleşileri “Kurtuluş Savaşı’nda İzmir ve Batı Anadolu Yangınları” ile devam ediyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>