?>
?>
Şehri imar eden projelerin yanı sıra gönülleri ısıtan uygulamalarıyla dikkat çeken İnegöl Belediyesi, Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ile ihtiyaç sahibi vatandaşlara umut olmaya devam ediyor. Düzenli gıda yardımları, ısınma yardımları, eğitim ve kırtasiye yardımları, medikal ürün yardımları, sıcak yemek ve giyim yardımları gibi pek çok farklı yardım kalemi bulunan İnegöl Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, 65 yaş üzeri ihtiyaç sahiplerine ise özel ilgi gösteriyor.
YAŞLILARIN ALIŞVERİŞLERİ YAPILIP TESLİM EDİLİYOR
İnegöl Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğüne başvuruda bulunan ihtiyaç sahibi vatandaşlara düzenli gıda yardımı için doğrudan gıda temini yapılmıyor. Ailelerin alışverişlerini kendi yapmaları ve özellikle çocukların bu süreci doğal şekilde yaşamaları adına marketlerde kullanabilecekleri gıda kartlarına her ay düzenli şekilde limitleri yükleniyor. Ancak 65 yaş üzeri olan, alışverişlerini kendi yapamayan ve çevresinde yardımcı olabilecek kimsesi olmayan yaşlıların bu noktada mağduriyetini gidermek adına market alışverişleri ihtiyaçları sorularak İnegöl Belediyesi personelleri tarafından yapılıp kapılarına kadar teslim ediliyor.
“YAPTIĞINIZ HAYIRLAR YARDIMLARA DÖNÜŞÜYOR”
İnegöl Belediyesi’nin Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Alper Taban, ihtiyaç sahibi vatandaşların her an Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ve Umuteli Derneği güvencesi altında olduğunu söyledi. Bu yardımların hayırseverlerin katkılarıyla yapıldığını da vurgulayan Başkan Taban, “Hayırseverlerimizin yaptıkları hayırlar, ekiplerimizin çalışmalarıyla bu yardımlara dönüşüyor. Pek çok farklı alanda yardımlarımız mevcut. Bunlar arasında düzenli gıda yardımlarında da özellikle alışverişini de yapamayacak durumda olan, 65 yaş üzeri vatandaşlarımıza aynı zamanda alışveriş desteği de sağlamış oluyoruz. İhtiyaçları, talepleri neyse ekiplerimiz ziyaret edip öğrenerek market alışverişlerini yapıp kapılarına kadar teslim ediyorlar. Bu vesileyle hem hayırlarını Umuteli Derneğimize ileterek bu yardımlara vesile olan hayırseverlerimize hem de ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza kendi aileleri gibi yardımcı olan personellerimize teşekkür ediyorum” dedi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İnegöl Belediyesi’nden Gönül Yapan Hizmet yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Aliağa Belediye Meclisi Nisan Ayı Toplantısı Yapıldı
2024 Yılı Faaliyet Raporu 6 Nisan Pazar Günü Görüşülecek
Aliağa Belediye Meclisi Nisan Ayı Olağan Toplantısı, Belediye Başkanı Serkan Acar yönetiminde gerçekleştirildi. Belediye Meclis Salonu’ndaki oturum 4 Mart 2025 tarihli meclis tutanağının okunup onaylanması ve Denetim Komisyonu Raporu’nun meclisin bilgisine sunulmasıyla başladı.
Denetim komisyonu raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, denetim komisyonu raporuna hiçbir şekilde müdahalelerinin olmadığı gibi raporun bağımsız bir denetçi tarafından da denetlendiğini söyledi. Alınan ekmekten tutun da tüm harcamaların denetim komisyonu raporunda yer aldığını belirten Başkan Serkan Acar, doğrudan temin, personel giderleri ve sürdürülebilir bütçe hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Başkan Serkan Acar, yasal doğrudan temin limitinin bütçenin yüzde 10’unu aşmaması gerektiğini, Aliağa Belediyesi’nde ise bu oranın yüzde 4 civarlarında kaldığını ve bunun örneği olmayan bir başarı olduğunu söyledi.
Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, “Yasal Limitin Altında Kalmayı Başaran Başka Bir Belediyeyi Örnek Veremezsiniz”
Belediyeleri en çok zorlayan kalemlerden birinin personel giderleri olduğunun altını çizen Başkan Serkan Acar, “Personel giderlerinde bütçenin yüzde 30’u yasal limit olarak kabul ediliyor. Yapılan son zamlardan sonra personel giderlerimizde artış oldu. Geçen sene bütçenin yüzde 16’sı seviyelerindeydik. Bu sene ise bu oranı yüzde 22 seviyelerinde tuttuk. Büyükşehir dahil, İzmir’de yasal limitin altında kalmayı başaran başka bir belediyeyi örnek veremezsiniz. Maaşları düzenli ödeyen bir belediyemiz var” ifadelerini kullandı.
“Yatırım Yapan Bir Belediyeyiz”
Önemli olanın ekonomik anlamda sürdürülebilir bir bütçe oluşturmak olduğunu da sözlerine ekleyen Başkan Serkan Acar, “Bütçemizin yüzde 64’ü ile mal ve hizmet alımı yapıyoruz. Çünkü yatırım yapan bir belediyeyiz. Yatırımlar konusunda yol ve cadde yapımları da yer alıyor. Yeri geliyor büyükşehrin görev alanına giren yolları da yapıyoruz” dedi.
Encümen ve Komisyonlara Üye Seçimi Yapıldı
Başkan Serkan Acar’ın yaptığı bilgilendirmenin ardından başkanlıktan gelen önergelerin görüşülmesine geçildi. Önergeler kapsamında encümen üye seçimi yapıldı. Yapılan gizli oylamada Savaş Dağdeviren, Faik Babayiğit ve Neriman Arı encümen üyeliğine seçildi. Görev süresi dolan ve yeni kurulan komisyonlar şu isimlerden oluştu:
İmar Komisyonu: Erol Güngör, Barış Bıdık, Verda Arpacı, Orhan Şimşek, Erdal Önal
Plan ve Bütçe Komisyonu: Doğanşah Aydın, Murat Arcak, Gizem Çetinkaya Ülker, Türkan Fidan, Fatma Belgin Aygün,
Kentsel Dönüşüm ve Doğal Afetler Komisyonu: Mustafa Topçu, Fikri Deniz, Ali Özener, Uğur Tural, Mesut Yaşar Aybar
Çevre Sağlığı ve Esnaf Komisyonu: Yaren Öztürk, Nadire Ural, Ali Özener, Tanju Öge, Mesut Öztürk,
Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu: Gizem Çetinkaya Ülker, Müesser Eylül Işık, Verda Arpacı, Emine Bilgin, Serhat Erkal
Hukuk Komisyonu: Gizem Çetinkaya Ülker, Barış Bıdık, Murat Arcak, Sezgin Holat, Hilal Sadıkoğlu Akar
2024 Yılı Faaliyet Raporu 6 Nisan Pazar Günü Görüşülecek
Başkanlıktan Gelen Önergeler kapsamında yer alan; Aliağa Midilli Yolcu İskelesi’nin 10 yıl süre ile kiraya verilmesini içeren madde oy birliği ile Plan, Bütçe Komisyonuna havale edildi. Önergeler kapsamında meclise sunulan 2024 yılı faaliyet raporu ise 6 Nisan 2025 Pazar günü saat 18.00’de yapılacak olan ikinci birleşimde görüşülecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, “Yatırım Yapan Bir Belediyeyiz” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Türkiye’nin ilk kamu Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) olarak İZELMAN OSGB, iş kazalarını en aza indirmek için çeşitli risk gruplarında çalışanlara yönelik eğitimlerini sürdürüyor. Bu kapsamda ilk etapta Mesleki Eğitim Merkezi üzerinden 6. Sanayi Sitesi’nde staj yapan 100 öğrenciye iş sağlığı ve güvenliği ile kişisel koruyucu donanım eğitimleri verilmeye başlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İZELMAN AŞ Genel Müdür Vekili Yılmaz Mede ve Genel Müdür Yardımcısı Merve Doğan Gürsel, OSGB Müdürü Derya Şentürk ile 6. Sanayi Sitesi Başkanı Sami Özdaş, gençlerle bir araya geldi. İş güvenliği uzmanı Muhammed Karabulut tarafından verilen eğitimin ardından bin 300 öğrenciye çelik burunlu iş sağlığı güvenliği ayakkabısı hediye edildi. Proje kapsamında eğitim alacak öğrenciler, belirli periyodlarda iş sağlığı ve güvenliği ile kişisel koruyucu donanım hakkında bilgilendirilecek.
“Kişisel korunma ekipmanları çok önemli”
İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, iş kazalarından korunmada eğitimin önemine dikkat çekerek “Tıp fakültesindeyken acil servise iş kazası nedeniyle gelen çok hastamız olurdu. Bugün yaptığımız çalışma ile bu konuda önemli bir başlangıç yapıyoruz. Eğitimlerde size iş kazalarından nasıl korunacağınız anlatılacak. Kişisel korunma ekipmanının kullanımı da çok önemli. Koruyucu ekipman kullanmanız için size bir hediyemiz de olacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay da bu konulara çok önem veriyor. İnşallah daha iyi günlerde, daha iyi koşullarda, daha kazasız günlerde birlikte olacağız” dedi.
“Kazasız ve mutlu çalışmanız için”
6. Sanayi Sitesi Başkanı Sami Özdaş ise “İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın önderliğinde iş sağlığı güvenliği programı yapıldı. Kazasız ve daha mutlu çalışmanız için sizlere eğitim veriliyor” ifadelerini kullandı.
Çelik burunlu ayakkabı için teşekkür
Oto elektrik alanında staj yapan Mehmet Yaman, “İş güvenliği, sağlığımız için önemli. Başımıza bir şey gelse sağlığımız gidiyor. Çalışırken ayağımıza malzeme düşebilir. Bu yüzden çelik burunlu ayakkabı giymek de önemli” sözlerine yer verdi. Sanayi sitesi stajyerlerinden Ceril Kaymaz “İş sağlığı ve güvenliği önemli ve eğitim almamız gerekiyor. Koruyucu ekipmanları kullanmamız gerekiyor. Çelik burunlu ayakkabı daha sağlam. Ayağımıza bir şey düştüğünde bizi korur. Ayakkabı hediyesi için teşekkür ederiz” derken, Ramazan İshak Yıldız da “Çelik burunlu ayakkabı yoksa ayağımıza parça düştüğünde yaralanabiliyoruz. O yüzden bu ayakkabıları giymek gerekiyor” yorumunda bulundu.
Proje devam edecek
Proje, 6. Sanayi Sitesi’nde daha önce gerçekleştirilen sosyal araştırma sonucunda tespit edilen kişisel koruyucu donanım kullanım bilinci ve iş güvenliği farkındalığı konusundaki eksiklikler sebebiyle başlatıldı. Kişisel koruyucu donanım kullanımının iş kazalarının önlenmesi ve bu kazalarda yaralanma ve ölüm oranları üzerindeki etkisi sebebiyle gençler ve çocuklar için ulaşılması daha güç olan iş güvenliği sınıfı ayakkabılar hediye edildi. Proje, meslek liselerinde ve Mesleki Eğitim Merkezlerinde devam edecek.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Sanayide staj yapan öğrencilere koruyucu ekipman desteği yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Disney yapımları yıl boyunca sinemaseverleri salonlara topladı. Ters Yüz 2, yaklaşık 2,5 milyon izleyiciye ulaşarak Türkiye’de 2024 yılının en çok izlenen yabancı filmi olurken aynı zamanda Türkiye tarihinin en çok izlenen yabancı animasyon filmi ünvanını kazandı. Öte yandan, Deadpool ve Wolverine ise yaklaşık 1,5 milyon izleyiciyle 2024 yılında Ters Yüz 2’den sonra en çok izlenen yabancı film olmayı başardı. Bu başarıyla Deadpool ve Wolverine tüm zamanların en çok izlenen süper kahraman filmleri arasına girdi.
Türkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahip olan Moana’nın yeni macerası Moana 2, 2024’ün en çok izlenen 3. yabancı animasyon filmi oldu. Moana 2, yaklaşık 1 milyon kişi tarafından sinemada izlenirken, 175 milyon TL’nin üzerinde bir gişe hasılatı elde etti. Bu başarıya katkı sağlayan filmler arasında, halen vizyonda olan Mufasa: Aslan Kral, 2024 yılında yaklaşık 110 bin seyirciyi sinema salonlarına çekti. Ayrıca, “Maymunlar Cehennemi: Yeni Krallık “417 bin, “Zavallılar” 213 bin ve “Alien: Romulus” 119 bin izleyiciye ulaşarak önemli bir başarı elde etti.
Disney, 2024’te de sinema endüstrisindeki gücünü ve başarısını bir kez daha gösterdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
The Walt Disney Studios, Türkiye’de Ve Dünyada 2024’ün En Çok Gişe Yapan Stüdyosu Oldu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
2000 yılından bu yana sektörde fark yaratan Mihri Aşk Gelinlik, yenilikçi çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Markanın, gelinlik mağazasında yer alan dev çekim platosu sektörde bir ilke imza atarken, aynı zamanda özel gelin kirpikleriyle de yeni bir trend başlattı. Bu ödül, Mihri Aşk’ın sektör standartlarını yükselten çalışmaları için önemli bir onay niteliği taşıyor.
Törende konuşan Meral Yakut, şunları söyledi:
“Bu anlamlı ödüle layık görülmek, benim ve ekibim için büyük bir onur. Gelinlik modası benim için sadece bir iş değil, tutkuyla bağlı olduğum bir sanat. Her bir gelinliğin, bir kadının en özel gününde hayat bulması beni çok mutlu ediyor. Bu ödül, tüm Mihri Aşk ailesinin emeğinin karşılığıdır. Aileme, ekibime ve bize güvenen müşterilerimize sonsuz teşekkür ediyorum.”
Rabia Yakut tarafından 2000 yılında Adıyaman Kahta’da türban tasarımlarıyla başlayan Mihri Aşk Gelinlik, 2013 yılında İstanbul’a taşınarak büyüme sürecini hızlandırdı. Gelinlik ve saç-türban tasarımlarını tek çatı altında toplayan ilk marka olarak sektöre yeni bir soluk getirdi. Kısa sürede Türkiye genelinde tanınan marka, hem gelinlik hem de saç-türban modelleriyle büyük talep görerek bayilikler aracılığıyla genişlemeye başladı.
Bugün Mihri Aşk, sadece Adıyaman veya Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da adından söz ettiren bir marka haline geldi. Özgün haute couture tasarımlarıyla dikkat çeken Mihri Aşk, daha önce de “Yılın En Trend Gelinlikçisi” ve “Yılın En İyi Türban Tasarımcısı” gibi prestijli ödüllerin sahibi olmuştu.
Bu yeni ödül, Mihri Aşk’ın başarısının bir kez daha tescillenmesini sağladı ve markayı daha büyük hedeflere ulaşmak için motive etti.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Mihri Aşk Gelinlik, “Adıyaman’ın En İyi Çıkış Yapan Firması” Seçildi! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>İyilik yapmak beyin ve beden eczanesini harekete geçirdiğini söyleyen Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Biyokimyasal değişiklikler, kişinin daha huzurlu, sakin ve mutlu hissetmesini sağlar. Bu da psikolojik ve fiziksel sağlığı olumlu şekilde destekler. Tüm bunlardan yola çıkarak, iyilik iyileştiriyor diyebiliriz.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, iyiliğin insan yaşamındaki önemine değindi.
İnsanlar, bazen sevgi dolu ve nazik, bazen de zalim ve kötü olabilirler
Yazar Leo Buscaglia’nın “Bir dokunuşun, bir gülümsemenin, nazik bir sözün, içten bir dinlemenin, samimi bir iltifatın ya da yaşamı dönüştürme potansiyeline sahip en küçük bir özen göstermenin gücünü hafife alıyoruz” sözüne atıfta bulunan Prof. Dr. Tayfun Doğan, tarih boyunca insanların birbirlerine hem mutluluk hem de acı kaynağı olduğunu söyledi.
İnsanlar arasında bencil ve acımasız davrananlar olduğu gibi, başkalarına yardım eden ve fedakâr davrananlar da bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Tayfun Doğan, şöyle devam etti:
“Yapılan deneyler, 14-18 aylık bebeklerin, tanımadıkları birine yardım etmeye eğilimli olduklarını göstermektedir. Ayrıca, bebeklerin iyi ve kötü karakterleri ayırt edebildikleri ve iyi karakteri ödüllendirme eğiliminde oldukları da gözlemlenmiştir. Bu ve benzeri pek çok deney, doğuştan gelen bir ahlak ve adalet duygusuna sahip olduğumuza delil olarak gösterilmektedir. Bununla birlikte insanlar, bazen sevgi dolu ve nazik bazen de zalim ve kötü olabilirler. Psikologlar, insanların her iki potansiyeli de taşıdığını belirtmektedirler. Bu durum, içimizde hem iyilik hem de kötülük tohumlarını barındırdığımızı ve hangisini beslersek onun büyüdüğünü ortaya koymaktadır. Meşhur hikâyeyi bilirsiniz. Yaşlı Kızılderili, içimizde biri iyi biri kötü iki kurdun yaşadığını ve sürekli kavga ettiklerini söyleyince torunu sormuş: ‘Hangisi kazanacak?’ Yaşlı Kızılderi: ‘Hangisini beslersek o kazanacak’ demiş.”
İçinde iyilik barındıran insan davranışları neler?
Literatürde içinde iyilik barındıran insan davranışlarının prososyal davranışlar olarak nitelendirildiğini anlatan Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Prososyal davranışların bünyesinde, özgecilik gibi hiçbir karşılık beklemeksizin, yerine göre kendinden fedakarlığı da içeren davranışlar olduğu gibi cömertlik, merhamet, insaniyet, yardımseverlik, iyilikseverlik, yüce gönüllülük, nezaket, şefkat, sevgi, hürmet, özveri ve vefa gibi davranışlar da bulunmaktadır.” dedi.
Merhamet arttıkça mutluluk da artıyor…
Merhametin, insanların sıkıntılı zamanlarında onlara destek olmak, onların acılarını, dertlerini ve sıkıntılarını anlamak, hafifletmek ya da giderme çabası olarak tanımlanabildiğini kaydeden Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Merhametin eylem boyutu da söz konusudur. Merhamet sadece bir duygu değil, aynı zamanda eylem gerektiren bir davranış biçimidir. Bir kişinin yaşadığı sıkıntıyı anlamak, empati yapmak ve ona yardımcı olmak bu sürecin bir parçasıdır. Acıma ve merhamet ise aynı şey değildir. Acıma bazen kibir ve üstten bakış duygusu yaratabilecekken, merhamet ilgi ve saygı üzerine kuruludur. Merhamet eksikliği ise genellikle acımasız, duyarsız ve katı yürekli olmakla tanımlanır. Merhametsiz kişilerde bencillik ve kıskançlık gibi olumsuz duygular da yoğun bir şekilde görülebilir. Merhamet, toplumsal ilişkileri sağlıklı tutan ve bireylerin mutluluğunu artıran bir faktördür. Yaptığımız bir çalışmada mutluluk ile merhamet arasında pozitif yönde ilişkiler bulmuştuk. Yani, bireylerin merhamet düzeyleri arttıkça mutluluk düzeylerinin de arttığı sonucuna ulaşmıştık.” diye konuştu.
Merhametten maraz doğar mı?
“Merhametten maraz doğar” gibi sözlerin, iyilik yapmanın ya da merhametli olmanın her zaman iyi sonuçlar doğurmadığını, bazen sorunlara yol açabileceğini anlatmak için kullanıldığını da dile getiren Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Bu sözler, bazı insanların iyilik yaptıklarında zarara uğramış olmalarından kaynaklanabilir. Ancak, karşı tarafın kötü davranışını merhametli davranışa bağlamak doğru değildir. Merhametli olmak, doğru olanı yapmaktır; karşı tarafın kötülüğü kendi karakterinin bir sonucudur. Bazen insanlar, merhametli olmamayı ya da iyilik yapmamayı haklı göstermek için ‘merhametten maraz doğar’ gibi sözleri kullanırlar. Yani, merhamet göstermemenin sebeplerini açıklamak adına bu sözleri rasyonel bir gerekçe olarak sunarlar. Ancak, bu atasözünde, bilinen anlamının ötesinde, kuralları ihlal eden, suç işleyen ve toplumdan dışlanan kişilere merhamet gösterildiğinde, bunun sorunlara yol açabileceği anlatılmak isteniyor olabilir.” şeklinde konuştu.
İyiliği yapmak yetmez, zarafetle de yapmak gerekir!
Kimi zaman iyi olmanın saflık olarak görülebildiğini ama iyi olmanın her zaman anlamlı olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Toplumda pek çok olumsuzluk olsa da iyi insan olmayı seçmek ve iyilik yapmak, kendimize ve başkalarına olumlu katkılar sağlar. Mario Levi’nin belirttiği gibi, bunca kötülüğün olduğu bir dünyada iyilik yapmak ve iyi olmak isyan etmek gibidir ve bir enayilik değil, güçlü bir duruştur. Pek çok kötülük var olsa da etraf kötü insanlarla dolu olsa da iyi insan olmaktan vazgeçmemek gerektiğini düşünüyorum. Ancak iyilik yaparken, karşı tarafın onurunu korumak da oldukça önemlidir. Yaptığımız iyilik kişi üzerinde bir yük hissettirmemelidir. Yani sadece iyiliği yapmak yetmez, onu zarafetle de yapmak gerekir.” dedi.
İyilik, genetiği de etkiliyor…
Prof. Dr. Tayfun Doğan, iyilik yapmanın psikolojik ve fiziksel sağlığımız üzerindeki etkisine de değinerek, şöyle devam etti:
“İyilik yapmak sadece başkalarına değil, aynı zamanda iyilik yapan kişiye de mutluluk getiriyor. Yapılan araştırmalara göre, iyilik yapan insanlar, iyilik görenlerden daha mutlu oluyor. İyilik, kişinin içsel tatminini artırarak genel mutluluğunu pekiştiriyor. Sadece iyilik yapmak değil iyiliğe şahit olmak da aynı şekilde insanları mutlu edebilmektedir. Hatta geçmişte yaptığınız bir iyiliği hatırladığınızda bile sanki şu anda iyilik yapıyormuşsunuz gibi kendinizi iyi hissedersiniz ve mutlu olursunuz. İyilik yapmanın fiziksel sağlığa da olumlu etkileri var. Düzenli gönüllülük faaliyetlerinde bulunan kişilerin, yaşlılık dönemlerinde ölüm riski azalmaktadır. Ayrıca, başkalarına yardım etmek, kalp sağlığı üzerinde de olumlu etkiler yapmaktadır. Yapılan araştırmalar, iyilik yapmanın gen ifadesini bile olumlu yönde etkileyebileceğini ortaya koymuştur.”
İyilik yapmak beyin ve beden eczanemizi harekete geçiriyor
İyilik yapmanın beynimizde ve vücudumuzda pozitif değişikliklere yol açtığını da söyleyen Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Başkalarına yardım etme gibi davranışlar beyin kimyasallarını etkiler ve daha iyi bir ruh haline bürünmemize yardımcı olur. Özellikle oksitosin, serotonin ve dopamin gibi kimyasalların salınımı artar, stres hormonu kortizol ise azalır. Yani iyilik yapmak beyin ve beden eczanemizi harekete geçiriyor. Örneğin oksitosin hormonu, kalp hastalıklarından korunmaya yardımcı olabilecek anti-inflamatuar özelliklere sahiptir. Oksitosin, ayrıca huzur ve sakinlik duygusu yaratır, acıyı azaltır ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Bu biyokimyasal değişiklikler, kişinin daha huzurlu, sakin ve mutlu hissetmesini sağlar. Bu da psikolojik ve fiziksel sağlığı olumlu şekilde destekler. Tüm bunlardan yola çıkarak, iyilik iyileştiriyor diyebiliriz. Bugün pek çok terapist danışanlarına düzenli iyilik davranışlarında bulunmayı önermektedir.” şeklinde konuştu.
İyilik yapmak, özsaygıyı artırıyor
İyilik yapmanın insanın hayatına anlam katan bir eylem olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Başkalarına yardımcı olmak büyük bir manevi tatmin sağlar ve kişi anlamlı bir şey yaptığı duygusuyla dolar. Ayrıca iyilik yapmak, özsaygıyı artırır. Birey, başkalarına yardım ettiğinde içsel olarak kendisiyle kıvanç duyar. Erdemli davranışlar gösterdiğinde, kendine olan saygısı artar ve bu da mental sağlığını olumlu yönde etkiler.” dedi.
Nezaket sahibi ve yardımsever birisi olmak çekiciliği de artırıyor
Pozitif psikoloji alanında hedonik uyum adı verilen bir kavram bulunduğunu ve hedonik uyumun, başlangıçta mutlu eden şeylerin zamanla etkisini kaybetmesi durumu olduğunu anlatan Prof. Dr. Tayfun Doğan, “İhtiyaç sahiplerine yardım etmek, hedonik uyumla mücadele eder çünkü iyilik yaparak, sahip olduğumuz zenginliklerin farkına varırız. Bu da mevcut halimizi takdir etmemizi sağlar ve dolayısıyla mutluluğumuzu artırır. İyilik yapmak, sosyal bağları güçlendirir. Sosyal destek ağı kurar, daha sevilen ve güvenilen biri olmamıza yardımcı olur. Özgeci, merhametli, yardımsever insanlara karşı daha yakın hissetmemiz şaşırtıcı bir durum değildir. Araştırmalar, nezaket sahibi ve yardımsever birisi olmanın çekiciliği artırdığını göstermektedir.” diye konuştu.
İyilik toplumsal olarak da faydalar sağlıyor
İyiliğin bireysel olduğu kadar toplumsal anlamda da faydalar sağladığına vurgu yapan Prof. Dr. Tayfun Doğan, şöyle devam etti:
“İyiliğin ve nezaketin yaygın olduğu toplumlarda genel yaşam kalitesi ve mutluluk düzeyi de yüksek olmaktadır. Böylesi toplumlarda, insanlar kendilerini güvende hissetmekte, içinde yaşadıkları topluma ait hissetmekte ve onun gelişmesi için mücadele etmektedirler. İyiliğin hâkim olduğu toplumlarda bireyler sosyal ve duygusal desteği yoğun bir şekilde hissetmektedirler. Bu durum da yalnızlık ve izole olmuşluk duyguları yaşamalarının önüne geçebilmektedir. Toplum olarak tek bir organizma gibi bütün olarak hareket etmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu da ancak iyiliği artırmakla mümkün olabilir.”
İyiliği artırmak adına neler yapılabilir?
Toplum olarak iyilik ve merhameti artırmaya ihtiyacımız olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tayfun Doğan, “Kötülüğü, nobranlığı, nezaketsizliği ve şiddete eğilimli olmayı havalı olmaktan çıkarmamız gerekiyor. Çocuklarımıza gerek aile içerisinde gerekse okullarda iyilik yapmayı öğretmemiz gerekiyor. Bunun da en iyi yolu örnek olmaktır. Çünkü çocuklar her şeyden çok model alma yoluyla öğrenmektedirler. Bu tür bir öğrenme de hayatın içinden, yaparak yaşayarak bir öğrenme olduğu için kalıcılığı daha yüksektir. Çocuklar iyilik davranışlarına şahit olmalı ve iyilik yaptıklarında takdir edilmelidirler. Tüm mesele iyiliği bir karakter ve alışkanlık haline getirmektir. Sosyal medya günümüzde hepimizin duygu ve davranışlarını etkilemede belki de en büyük paya sahiptir. Sosyal medyanın bu gücünden faydalanmalı ve iyilik hareketleri başlatmalıyız. Gördüğümüz nezaket ve iyilik olaylarının yaygınlaşması ve başkaları tarafından da görülmesi için bir şeyler yapmalıyız. Bunun iyiliğin gizli yapılması ilkesine zarar vereceğini düşünmüyorum. Tam tersine insanların umudunu artıracağına ve iyiliğin yaygınlaşmasına katkı sağlayacağına inanıyorum.” şeklinde sözlerine son verdi.
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
İyilik yapan, iyilik görenden daha mutlu oluyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türkiye’de girişimci kadınları ve kadın kooperatiflerini destekleyen ilk e-ticaret platformu Hepsiburada, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kooperatifler Yılı ilan edilen 2025 arefesinde hedeflerini açıkladı. Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı kapsamında bugüne kadar 280 kadın kooperatifini e-ticarete kazandıran şirket, Türkiye genelinde Hepsiburada üzerinden ticaret yapan kadın kooperatiflerinin sayısını 2025’te iki katına çıkarmayı hedefliyor. Türkiye’de 2024 yılı verilerine göre yaklaşık bin 100 kadın kooperatifi bulunuyor.
6 Şubat Kahramanmaraş Depremi’nin ardından bölgedeki kadın kooperatiflerinin e-ticarete kazandırılması için de özel bir dayanışma hareketi başlattıklarını vurgulayan Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Direktörü Cem Tanır şöyle konuştu:
“Bölgedeki 40’tan fazla kadın kooperatifine Hepsiburada’da mağaza açmakla kalmadık, farklı kooperatiflerin ürünlerinden ‘Kadının Emeği, Geleceğin Temeli’ adını verdiğimiz özel bir kutu yaparak hem kendi paydaşlarımıza hediye ettik hem de platformumuz üzerinden satışa çıkardık. O gün deprem bölgesinde başlattığımız seferberliği, tüm Türkiye’ye yaymayı hedefliyoruz. Birleşmiş Milletlerin Uluslararası Kooperatif Yılı ilan ettiği 2025’te Hepsiburada olarak kadın kooperatiflerini e-ticarete kazandırmaya hazırız.”
“Kadın kooperatifleri yereldeki toplumsal dönüşümün lokomotifi”
Kadın kooperatiflerini sadece sürdürülebilir yerel kalkınmanın değil, toplumsal dönüşümün de lokomotifi olarak gördüklerini belirten Tanır şunları ifade etti:
“Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı kapsamında bugüne kadar 56 binden fazla kadın girişimciyi özel desteklerle e-ticarete kazandırırken, diğer yandan kadın kooperatiflerinin özgün ihtiyaçlarına yönelik geliştirilmiş, ayrı bir destek paketi oluşturduk. Bugüne kadar 280 kadın kooperatifi, Hepsiburada’da binlerce ürün listeledi. Geleneksel üretimlerini katma değerli ürünlere dönüştürüp e-ticaret sayesinde Türkiye ve dünyaya sattılar. Bu satışlardan kazandıkları gelirle sadece ekonomik güç elde etmediler, faaliyet gösterdikleri bölgenin dönüşümüne de katkıda bulundular. Kadınların kadim bilgilerinin ekonomik değerini ve cinsiyetler arası eşitliği gösterdiler, çocuklar ve gençlerin ufuklarını açtılar.”
Kadın kooperatiflerine özel yüzde 1 komisyon ve ücretsiz kargo
Türkiye’nin Hepsiburada’sı, Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programı kapsamında kadın kooperatiflerine özel bir destek paketi sunuyor. Kadın kooperatiflerine hiçbir süre ya da ciro sınırı olmaksızın kendi ürettikleri ürünlerde sadece yüzde 1 komisyon uygulanıyor ve ücretsiz kargo desteği veriliyor. Kadın kooperatifleri ayrıca ücretsiz fotoğraf çekimi, ürünlerini ön plana çıkarmaları için hediye HepsiAd bakiyesi, ücretsiz entegrasyon, indirimli ön muhasebe desteği gibi pek çok avantajdan yararlanabiliyor. Girişimci Kadınlar Finansal Engelleri Aşıyor projesi kapsamında 8 büyük bankanın Hepsiburada’daki kadınlara özel sunduğu bankacılık ürünlerini de kullanabiliyor.
Hepsiburada, kadın kooperatiflerini e-ticarete kazandırmak için kadın kurumlarıyla da iş birliği yapıyor. Şirket, Kadın Dostu Markalar platformuyla birlikte 22 Ekim 2024, Salı günü kadın kooperatiflerine “E-ticarete Giriş” eğitimi verecek.
Hepsiburada’nın Kadın Kooperatiflerine Özel Destekleri
Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
Türkiye’nin Hepsiburada’sı, e-ticaret yapan kadın kooperatifi sayısını iki katına çıkaracak yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>Burdur Valisi Ali Arslantaş, 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen merkez üssü Kahramanmaraş olan ve 11 ili etkileyen deprem sonrasında, Burdur’dan deprem bölgesine giderek başta arama kurtarma, enkaz kaldırma çalışmaları olmak üzere, depremin yaralarını sarmak için görev yapan tüm personeli Başarı Belgesi ile ödüllendirdi.
Valilik makamında gerçekleşen törende, temsilen belgelerini takdim ettiği personelin şahsında, deprem bölgesinde görev alan tüm personele teşekkür ettiğini ifade eden Vali Arslantaş, göstermiş oldukları gayretli, özverili ve başarılı çalışmaları dolayısıyla hepsini ayrı ayrı tebrik ettiğini belirtti. – BURDUR
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / 3. Sayfa
Kahramanmaraş‘ta 3 kadın bir markette alışveriş yaparken saldırgan bir erkek tarafından darp edildi
Şüphelinin bir kadına tokat atmasından sonra diğer 2 kadının onu savunmasıyla devam eden darp olayı güvenlik kamerasına yansıdı
KAHRAMANMARAŞ – Kahramanmaraş’ta 3 kadın bir markette alışveriş yaparken saldırgan bir erkek tarafından darp edildi. Şüphelinin bir kadına tokat atmasından sonra diğer 2 kadının onu savunmasıyla devam eden darp olayı güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, merkez Dulkadiroğlu ilçesi Namık Kemal Mahallesinde bulunan bir markette meydana geldi. Mahalle marketinde alışveriş yapan kadınların olduğu yere gelen U.Ş. kenarda çocukla bekleyen N.F.G’nin kafasına tokatla vurdu. O sırada alış veriş yapan diğer kadınlar D.G. ve Z.K. erkeğe karşı çıktı. Şüpheli diğer kadınları da darp ederken çevredeki vatandaşların müdahalesi ile yakalanıp etkisiz hale getirildi.
Çevredeki vatandaşların kadınlara saldıran şüpheliye gösterdiği tepki ve yaşanan saldırı anları saniye saniye marketin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.
Polis, vatandaşların yakaladığı şüpheli U.Ş’yi gözaltına aldı. Şüphelinin kadınlarından birinin eski eşinin arkadaşı olduğu iddia edildi.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Metehan Nazlı – 3. Sayfa

MHP Siirt Milletvekili adayı Necdet Kayra
“MHP’YE VERİLEN OYLAR HDP’YE VERİLEN BİR GÜLDÜR”
“Kendi SKM’lerinde ‘MHP’ye verilen oylar HDP’ye verilen bir güldür’ şeklinde açıklamalar yaptığını biliyoruz” diyen Kayra, “Biz partimizin bize verdiği terbiyeyle partimizin bizi yürüttüğü yolda yürüyen insanlarız. Maalesef o milletvekili adayı, partisinin ilkesel duruşunun dışında konuşuyor ve bu konuşmayı açık açık da, haykıra haykıra da halkın önünde yapıyor. Kapalı odada yapılsa da kendi SKM’lerinde yaptıkları şeyi biliyoruz. Kendi SKM’lerinde ‘MHP’ye verilen oylar HDP’ye verilen bir güldür’ şeklinde açıklamalar yaptığını biliyoruz ama kapalı kapılar ardında. Biz de partili arkadaşlarımızla baş başa kaldığımız da özel konularımızı konuşuyoruz. Dışarı sızmayacak şekilde.
SKM’de yapılan o açıklamayı, o konuşmayı kabul edebiliriz bir nebze de ama halkın içinde Baykan’da, yer de söylüyorum size. Baykan’da seçmenlerin önünde, haykıra haykıra yüksek sesle, elini kolunu sallayarak ‘İttifak falan var diye geziyor MHP, her yere gidiyorlar, biz ittifakın üyesiyiz diyorlar. Öyle bir şey yok kardeşim. MHP’ye verilen her oy öteki partiye verilmiş sayılır.’ diyen bir partinin adayı varsa önce dönüp kendi partisinden üst yönetiminden ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan özür dilemesi gerekir” ifadelerini kullandı.
‘MHP’ye oy vermeyin’ çağrısı yapan AKP’li vekil ‘MHP’ye verilen oylar HDP’ye verilen güldür’ demiş yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>