?> ?> yapay arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr Yeni Nesil Kocaeli Haber Medyası Sun, 16 Mar 2025 13:20:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://kocaelibasin.com.tr/wp-content/uploads/2024/10/cropped-favicon1-32x32.png yapay arşivleri - Kocaeli Basın https://kocaelibasin.com.tr 32 32 İnegöllülerin Devlete Uçak Bağışı Yapay Zeka İle Gün Yüzüne Çıkarıldı https://kocaelibasin.com.tr/inegollulerin-devlete-ucak-bagisi-yapay-zeka-ile-gun-yuzune-cikarildi/ Sun, 16 Mar 2025 13:20:07 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/inegollulerin-devlete-ucak-bagisi-yapay-zeka-ile-gun-yuzune-cikarildi/ İnegöl Belediyesi, tarihi mirasını yaşatmak ve geçmişteki önemli olayları günümüze taşımak adına teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaya devam ediyor.

İnegöllülerin Devlete Uçak Bağışı Yapay Zeka İle Gün Yüzüne Çıkarıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İnegöl Belediyesi, tarihi mirasını yaşatmak ve geçmişteki önemli olayları günümüze taşımak adına teknolojiyi etkin bir şekilde kullanmaya devam ediyor.

İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban’ın teknoloji yatırımları kapsamında şehrin tarihi gün yüzüne çıkarılmaya devam ediliyor. İnegöl Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni video, İnegöllülerin 1927, 1932 ve 1934 yıllarında topladıkları paralarla Türkiye Cumhuriyeti’ne uçak bağışladığını gün yüzüne çıkarıyor.

İNEGÖL HALKININ FEDAKÂRLIĞI GÜN YÜZÜNE ÇIKARILDI

Bu bağışların, İnegöl halkının Cumhuriyet’e duyduğu sevgi ve desteği simgeliyor. İnegöllülerin, o dönemde devletimize olan katkılarını ve bu tarihi anı hatırlatmak adına yapılan bu video, İnegöl’ün tarihi zenginliğini ve halkının fedakârlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Belediye sosyal medya hesaplarından paylaşılan videoda, İnegöl’ün bu anlamlı katkılarının, İnegöl isminin gökyüzüne taşınmasına vesile olduğu vurgulanıyor.

GÖKYÜZÜNE İNEGÖL İSMİNİ BIRAKAN ECDADIMIZIN RUHU ŞAD OLSUN

Hazırlanan video Başkan Alper Taban ve İnegöl Belediyesi sosyal medya hesaplarında “Gökyüzüne İnegöl ismini bırakan tüm ecdadımızın ruhu şad olsun,” şeklinde yaptığı paylaşımda bu önemli tarihi anın, İnegöl halkının vatanseverliğini ve milli bilinçle hareket ettiğini ortaya koyduğunu belirtti.

YAPAY ZEKA İLE GEÇMİŞ TARİH GELECEKLE BULUŞTURULUYOR

Bu video, geçmişi anlamanın ve tarihimize sahip çıkmanın önemini bir kez daha hatırlatırken, yapay zeka teknolojisiyle hazırlanan içeriklerin de tarihsel bilincin artırılmasına katkı sunduğu bir örnek olarak dikkat çekiyor. İnegöl Belediyesi’nin bu tür projeleri, hem İnegöl halkına hem de Türkiye genelinde geçmişle bağ kurmak isteyen herkese ilham verirken yapay zeka ile şehrin önemli bilgilerinin yer aldığı videoların devamı geleceği iletildi.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İnegöllülerin Devlete Uçak Bağışı Yapay Zeka İle Gün Yüzüne Çıkarıldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
UiPath, İngiltere Merkezli Yapay Zekâ Şirketi Peak’i Satın Aldı https://kocaelibasin.com.tr/uipath-ingiltere-merkezli-yapay-zeka-sirketi-peaki-satin-aldi/ Fri, 14 Mar 2025 19:44:20 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/uipath-ingiltere-merkezli-yapay-zeka-sirketi-peaki-satin-aldi/ UiPath, İngiltere Merkezli Yapay Zekâ Şirketi Peak’i Satın Aldı   Lider agentic otomasyon ve yapay zekâ yazılım şirketi UiPath, Inc.

UiPath, İngiltere Merkezli Yapay Zekâ Şirketi Peak’i Satın Aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
UiPath, İngiltere Merkezli Yapay Zekâ Şirketi Peak’i Satın Aldı

 

Lider agentic otomasyon ve yapay zekâ yazılım şirketi UiPath, Inc. (NYSE: PATH), agentic otomasyon platformunu, sektörel uzmanlığa sahip yapay zekâ destekli çözümlerle güçlendirmek için İngiltere merkezli yapay zekâ şirketi Peak’i satın aldığını duyurdu. Peak AI platformu, farklı sektörlerdeki işletmelerin ürün envanterini ve fiyatlandırmasını optimize ederek, büyük ölçekli teknoloji ekiplerine ihtiyaç duymadan hızlı ve somut sonuçlar elde etmelerini sağlıyor.

 

UiPath Kurucusu ve CEO’su Daniel Dines, satın almayla ilgili olarak şunları söyledi: “Peak’i bünyemize katarak, dikey yapay zekâ çözümleri stratejimizi daha da güçlendirme misyonumuzu hızlandırıyoruz. UiPath platformu ile entegre edildiğinde, Peak’in sektörel ihtiyaçlara özel geliştirilmiş yapay zeka uygulamaları, iş süreçlerini optimize eden çözümler sunma kabiliyetimizi artıracak ve müşterilerimize benzersiz bir değer sağlayacak.”

 

Peak, işletmelerin yapay zekâ iş akışları oluşturmasına, verileri işlemesine ve kritik iş süreçlerini optimize etmek için kullanılan tahminler üretmesine olanak tanıyor. Bu süreçleri API’ler veya entegre web uygulamaları aracılığıyla destekleyen platform, aynı zamanda stok planlaması ve ürün fiyatlandırma optimizasyonu gibi karmaşık karar alma süreçlerini kolaylaştıran yeni nesil yapay zekâ tabanlı karar destek uygulamaları sunuyor.

 

UiPath çatısı altına katılmasıyla birlikte Peak’in çözümleri küresel ölçekte büyüyerek yeni sektörlere ulaşma imkânı bulacak ve müşterilere sürdürülebilir büyüme ve inovasyon fırsatları sunacak. Öte yandan, Peak’in perakende ve üretim gibi sektörlerde yapay zekâ benimsenmesini hızlandırmaya odaklanması, UiPath’in pazardaki büyümesini destekleyecek ve büyük dil modelleri (LLM) ile güçlendirilmiş, sektörel odaklı yeni nesil yapay zekâ destekli uygulamalar geliştirmesini hızlandıracak.

 

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Peak CEO’su ve Kurucu Ortağı Richard Potter, “UiPath ile güçlerimizi birleştirmek, Peak’in bu aşamadaki yolculuğu için mükemmel bir adım. Otomasyon ve agentic yapay zekâ birleşirken, kurumsal dünyada yepyeni bir olasılıklar çağına giriyoruz. UiPath’in küresel erişimi, derin kurumsal uzmanlığı ve yapay zekâ inovasyonuna olan bağlılığı, vizyonumuzu hızlandırmamızı sağlayacak ve ölçeklenebilir, uzmanlaşmış kararlar alan yapay zekâları işletmelerin hizmetine sunacağız. Bugüne kadar inşa ettiklerimizle büyük gurur duyuyoruz ve artık UiPath’in bir parçası olarak müşterilerimize daha fazla değer sunmayı, yapay zekânın kurumsal dünyada yarattığı sınırları zorlamayı dört gözle bekliyoruz” dedi.

 

Peak, UiPath’in agentic otomasyon platformunu daha da güçlendirecek

 

Günümüzde işletmeler, çeşitli iş süreçlerinde karmaşık hesaplamalar için sıkı gereksinimlere uyum sağlamak zorunda. Doğru analizler ve güvenilir tahminler, iş dünyası için kritik öneme sahip ve Peak’in çözümleri, UiPath müşterileri için geliştirilecek yeni Fiyatlandırma ve Stok Yönetimi Ajanlarının temelini oluşturacak. Ayrıca, Peak’in geniş kapsamlı Karar Zekâsı yetkinlikleri, UiPath agentic otomasyon platformunun iş akışlarını yönlendirme kapasitesine entegre edilecek ve müşteri verilerinin bağlamsal analizine dayalı otonom süreçlerin hayata geçirilmesini sağlayacak.

 

UiPath ve Peak müşterileri, birleşen teknolojiler sayesinde gelir artışı ve kârlılıklarını iyileştirme fırsatına sahip olacak. İki şirket, mevcut iş ortaklıkları kapsamında bu başarıyı şimdiden müşterilerine sunmaya başladı. Örneğin, UiPath ve Peak, dünyanın en büyük yapı malzemeleri üreticilerinden biri olan ve Birleşik Krallık merkezli Heidelberg Materials için teklif fiyatlandırma sürecini dönüştürdü. Bu çözüm, otomasyon ile yüzlerce veri noktasından bilgileri bir araya getiriyor, yapay zekâ kullanarak her müşteri için en uygun teklifi belirliyor ve satış ekiplerine rehberlik ediyor. Bu uçtan uca otomatikleştirilmiş süreç sayesinde, Heidelberg Materials satış ekibi çok daha verimli çalışıyor, teklif süreleri hızlanıyor ve dönüşüm oranları artıyor.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

UiPath, İngiltere Merkezli Yapay Zekâ Şirketi Peak’i Satın Aldı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Akbank’tan sorumlu yapay zeka manifestosu https://kocaelibasin.com.tr/akbanktan-sorumlu-yapay-zeka-manifestosu/ Fri, 14 Mar 2025 19:44:14 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/akbanktan-sorumlu-yapay-zeka-manifestosu/ Akbank'tan sorumlu yapay zeka manifestosu    Akbank, “Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu” ile bankacılık hizmetlerinde insan odaklı ve etik yapay zekâ kullanımına öncülük ediyor.

Akbank’tan sorumlu yapay zeka manifestosu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Akbank’tan sorumlu yapay zeka manifestosu 
 

Akbank, “Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu” ile bankacılık hizmetlerinde insan odaklı ve etik yapay zekâ kullanımına öncülük ediyor. ABD’de düzenlenen ve dünyanın en prestijli yapay zekâ konferansları arasında gösterilen HumanX’te açıklanan manifesto, toplumsal fayda ve sürdürülebilirlikten veri gizliliğine kadar uzanan altı temel ilkeyi vurguluyor, bu alandaki çalışmalar için kapsamlı bir çerçeve sunuyor. 

 

Türkiye bankacılık sektörünün dijital dönüşüm öncülerinden Akbank, Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu’nu duyurdu. Yenilikçi yapay zekâ uygulamalarıyla dikkat çeken Banka, ABD’de düzenlenen ve yapay zekâ dünyasının önde gelen uzmanlarını bir araya getiren HumanX Konferansı’nda açıkladığı

 

bu manifesto aracılığıyla teknolojiyi insan odaklı, etik ve sürdürülebilir bir çerçevede kullanma konusundaki kararlılığını paylaştı. Uluslararası ölçekte finans alanında öncü çerçeveler arasında yer alan Akbank Sorumlu Yapay Zekâ Manifestosu, konferans katılımcılarından tam not aldı.

 

Finans Uygulamalarında İnovasyonun Yeni Çerçevesi

Bankanın açıkladığı manifesto, toplumsal fayda ve sürdürülebilirlik, kapsayıcılık, şeffaflık, hesap verilebilirlik, dayanıklılık ve veri gizliliği olmak üzere altı temel ilkeye dayalı. Akbank, bu ilkeler çerçevesinde yapay zekâ teknolojilerini sadece verimlilik ve yenilik için değil, etik ve sorumlu bir yaklaşım geliştirerek uyguladığını vurguluyor. Banka, inovasyon ve dijitalleşmenin gücünü ekonomik, toplumsal ve çevresel fayda yaratmak için kullanarak geleceğin finans ekosisteminde örnek alınacak bir model sunuyor.

 

Verilerin korunması ve müşteri mahremiyetinin önceliklendirilmesi, yapay zekâ algoritmalarının kapsayıcı, şeffaf ve açıklanabilir olması, sürdürülebilir finansal çözümlerin geliştirilmesi, tüm modellerin operasyonel sağlamlık ve güvenlik esaslarına uygun şekilde uygulanması ve hesap verebilirlik mekanizmalarını içeren bu ilkelerle Akbank, müşterilerine güven veren ve sektörde yol gösterici olan çalışmalarını küresel standartlarda sürdürecek.

 

“Sorumlu Yapay Zekâ” için Uzun Vadeli Yol Haritası

Akbank, manifesto ile duyurduğu sorumlu yapay zekâ ilkelerini bir başlangıç noktası olarak konumluyor. Banka, hızla gelişen bu teknolojinin en iyi örneklerini sunmaya odaklanırken, sorumlu ve etik yaklaşımını da geliştirmeye ve derinleştirmeye devam edecek. Böylece müşterilerine sunduğu yenilikçi hizmetlerle birlikte yapay zekânın etik ve sorumlu kullanımını gözeten çalışmalarıyla bankacılığın geleceğini şekillendirmeyi sürdürecek.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Akbank’tan sorumlu yapay zeka manifestosu yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
İhsan Taş: Sinemada yapay zeka çağı başlıyor! https://kocaelibasin.com.tr/ihsan-tas-sinemada-yapay-zeka-cagi-basliyor/ Thu, 13 Mar 2025 15:00:07 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/ihsan-tas-sinemada-yapay-zeka-cagi-basliyor/ Bugüne kadar yaptığı başarılı çalışmalarla isminden sıkça söz ettiren ödüllü yapımcı ve yönetmen İhsan Taş, yapay zekâ ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İhsan Taş: Sinemada yapay zeka çağı başlıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Bugüne kadar yaptığı başarılı çalışmalarla isminden sıkça söz ettiren ödüllü yapımcı ve yönetmen İhsan Taş, yapay zekâ ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Gerek zengin oyuncu kadrosu, gerekse de görkemli galasıyla, 2024 yılının en çok ses getiren yapımlarından biri olan ve oyuncu kadrosunda; Halil Ergün, Erkan Petekkaya, Cem Kılıç, Seda Tosun, Turgay Tanülkü, Aliye Uzunatağan, Ali İpin, Elif Kaya ve Hüseyin Elmalıpınar başta olmak üzere bir çok başarılı isimlerin yer aldığı son filmi “Dedemin Gözyaşları” ile gişede fırtına gibi eserek, milyon dolarlık Hollywood filmlerini dahi geride bırakıp, gişenin zirvesine yerleşmiş ve sinemaseverlerden de tam not almıştı.

Ödüllü yönetmen, gelecekte sinemada yapay zekânın önemine vurgu yaparak “Yapay zekâ sayesinde, sinema dünyasındaki değişim, verimlilik ve yaratıcılık katlanarak artacak. Bu teknoloji sayesinde senaryo geliştirmeden sahne tasarımına, özel efektlerden, post-prodüksiyon aşamasına kadar bir çok alanda sinema sektörü daha hızlı ve güçlü bir şekilde büyüyecek. Gelecekte, seyirciyle kurduğumuz duygusal bağ daha da güçlenip, anlamlı hale gelecek. Bu teknolojinin sanata katacağı yenilikler, sinema dünyasında yeni ufuklar açacak. Arnheim’ında dediği gibi; “Teknoloji ne kadar sinemanın içine girerse o kadar sanatsallaşır” Bunun da doğruluğunu günümüzde görmekteyiz.” diye konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İhsan Taş: Sinemada yapay zeka çağı başlıyor! yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı https://kocaelibasin.com.tr/gelecege-ilham-bulusmalarinin-konugu-doc-dr-sebnem-ozdemir-yapay-zeka-ve-toplumsal-cinsiyet-esitligi-iliskisini-anlatti/ Sat, 08 Mar 2025 08:49:56 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/gelecege-ilham-bulusmalarinin-konugu-doc-dr-sebnem-ozdemir-yapay-zeka-ve-toplumsal-cinsiyet-esitligi-iliskisini-anlatti/  “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç.

 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu
 Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı

 

Borusan Holding’in “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel bölümüne konuk olan Doç. Dr. Şebnem Özdemir, veriye dayalı yapay zekanın mevcut durumda kadınları yeterince temsil etmediğini ve bu durumun değişmesi için toplumsal bilinçlenmenin şart olduğunu vurguladı.

 

Borusan Holding’in iklim, insan ve inovasyon odak alanları doğrultusunda hayata geçirdiği “Geleceğe İlham Buluşmaları” video serisinin yeni bölümü yayınlandı. Sürdürülebilirliği farklı açılardan ele alan serinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel bölümüne, yapay zeka ve veri bilimi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Şebnem Özdemir konuk oldu. Özdemir, yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini derinlemesine inceleyerek, yapay zekanın mevcut veri setlerinin erkek egemen bir bakış açısıyla oluşturulması nedeniyle kadınlara karşı önyargılı olduğunu vurguladı. Ayrıca, kadınların yapay zeka ve veri bilimi alanlarında daha fazla yer almasının, bu önyargıları kırmak ve daha adil bir yapay zeka ekosistemi oluşturmak için kritik önem taşıdığını belirtti.

Kadınların üretken yapay zeka ile daha fazla etkileşime girmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, kadınların bu teknolojiyle ilişkisi ve geleceğine dair çarpıcı bir değerlendirme yaptı: “Belirli görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış, sınırlı bir alanda uzmanlaşmış yapay zeka türünü ifade eden yapay dar zeka şu an verileri erkek egemen bir insanlıktan aldığı için kadına karşı önyargılı. Eğer toplum kadına bakış açısını değiştirmezse, kız çocuklarının teknolojide daha fazla yer almasını sağlamazsa, kadınların bilişim alanlarında yer almasını desteklemezse, bilişim alanlarında öncü olacak kadınlara daha fazla yer açılmazsa veri temelli dediğimiz bu yapay dar zeka uzun bir süre daha kadını görmeyecek.” 

EKOIQ Genel Yayın Yönetmeni Barış Doğru’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşi boyunca Özdemir, yapay zeka, veri bilimi, yönetim bilişim sistemleri, karar verme ve matematiksel modelleme gibi alanlardaki uzmanlığı ve deneyimleri ile yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisi hakkında değerlendirmelerde bulundu. 

Borusan Holding, sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine alarak hem çevreye hem de topluma duyarlı bir yaklaşım benimsiyor. Bu kapsamda hayata geçirdiği “Geleceğe İlham Buluşmaları”nda, farklı alanlardan uzman isimler, sürdürülebilirlik konusundaki en güncel gelişmeleri ve geleceğe dair vizyonlarını paylaşıyor. Her ay gerçekleşen buluşmalarda toplumsal cinsiyet eşitliği, gençler ve iklim krizi, doğa ve insan ilişkisi, insan ve teknoloji, kültür ve sanat odağında sürdürülebilirlik gibi farklı konular ele alınırken, iş dünyası ve toplumun sürdürülebilir bir gelecek için birlikte hareket etmesinin önemi vurgulanıyor.

Geleceğe İlham Buluşmaları”nın yeni bölümü, Borusan Holding’in YouTube kanalından izlenebilir.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

 “Geleceğe İlham Buluşmaları”nın konuğu  Doç. Dr. Şebnem Özdemir yapay zeka ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilişkisini anlattı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zeka-ve-genetik-gelismeler-beyin-cerrahisinin-rotasini-belirliyor/ Sat, 22 Feb 2025 12:50:12 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zeka-ve-genetik-gelismeler-beyin-cerrahisinin-rotasini-belirliyor/ Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu, bu yıl ikincisini düzenlediği nöroşirürji kongresiyle ülkenin önde gelen bilim insanlarıyla öğrencileri bir araya getirdi.

Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu, bu yıl ikincisini düzenlediği nöroşirürji kongresiyle ülkenin önde gelen bilim insanlarıyla öğrencileri bir araya getirdi. Acıbadem Üniversitesi’nde düzenlenen ve 76 farklı fakülteden, 40 ilden yaklaşık 400 akademisyen, hekim ve öğrencinin katıldığı kongrede “minimal invazif cerrahiler, yapay zeka destekli ameliyatlar ve genetik tabanlı tedaviler” tartışıldı. Öğrencilere beyin cerrahisinin rotasını değiştirecek yeni gelişmeler aktarıldı. 

Acıbadem Üniversitesi, Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu’nun düzenlediği II. Ulusal Nöroşirürji Öğrenci  Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarının bir araya geldiği kongrenin koordinatörlüğünü Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir yaptı. Beyin ve sinir cerrahisi alanındaki son gelişmelerin ele alındığı “Nöroşirürjiye Bakış: Sahnenin Işıklarını Açmak” isimli kongrede özellikle “minimal invazif cerrahiler, yapay zeka destekli ameliyatlar ve genetik tabanlı tedaviler” masaya yatırıldı. Kongre Başkanı Kenan Kerem Özçınar, kongreye 76 farklı fakülteden, 40 ilden yaklaşık 400 akademisyen, hekim ve öğrenci katıldığını belirtirken Türk Nöroşirürji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ömer Hakan Emmez ise öğrencilere seslenerek “Yüksek teknoloji kullanımı, minimal invazif işlemler ve moleküler araştırmalar, nöroşirürjinin geleceğini şekillendirecek. Hep eğitim peşinde koşmalısınız” dedi.

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir kongrede yaptığı konuşmada iyi bir beyin cerrahı olmak için öncelikle mükemmeliyetçi olmak gerektiğine dikkat çekerek, “Tıp fakültesinin ikinci sınıfında beyin cerrahı olmaya karar verdim ve işimi hep çok sevdim. Mükemmeliyetçi olup mükemmeli hedeflemeliyiz. Hocalarınızdan daha iyi olabilirsiniz, hatta daha iyi olmak görevinizdir!” diyerek öğrencilere ilham verdi.

Nöroşirürjinin Geleceği: Robotik Cerrahi, Yapay Zeka ve Genetik Analizler 

Mikrocerrahi, beyin cerrahisinde devrim yaratan tekniklerden biri. Teknolojik gelişmelerin hem cerrah hem de hasta açısından büyük avantajlar sağladığını vurgulayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Aksoy “Optik sistemler, robotik cerrahi ve 3 boyutlu teknolojiler, cerrahi müdahaleleri kısa sürede çözülebilir hale getirdi. Yapay zeka, patoloji ve radyolojinin yerine geçebilecek potansiyele sahip artık” diyerek teknolojik gelişmelere dikkat çekti.

Beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde de önemli gelişmeler yaşandığını belirten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Özduman, “Beyin tümörlerini artık mikroskop altındaki görüntülerine göre değil, genetik özelliklerine göre tanımlayabiliyoruz. Tümöre tanı koyduğumuzda ise hastanın ne kadar, nasıl yaşayacağını bile söyleyebiliyoruz. Örneğin glioblastom hastaları, bir zamanlar en fazla 1 yıl yaşıyordu, ancak yeni tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde 8 yıldır hayatta olan hastalarımız var” diyerek genetik araştırmaların önemini vurguladı.

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop kullanımının giderek azaldığını ve moleküler analizlerle ilerlediklerine dikkat çekti: “Nöropatologlar olarak sadece hücrenin görüntüsü değil, hücrenin içinde olup biten tüm olaylar bizim ilgi alanımızda, bunları çok ileri teknolojilerle araştırabiliyoruz. Cerrahi ekiple ameliyatlara da giriyor, sadece tanı koymakla kalmıyor, yaptığımız genetik analizlerle aynı zamanda hastalığın nasıl seyredeceği ve hangi tedavinin işe yarayıp yaramayacağıyla ilgili de bilgi veriyoruz. Yaklaşık 140 beyin tümörü tipi var. Kişiselleştirilmiş, hedefe yönelik tedavi ve teknolojiler sayesinde çok zorlandığımız, çok kötü seyreden beyin tümörleri bile artık kontrol altında tutulabilir hale gelmeye başladılar. Yeni nesil dizileme, metilasyon profillemesi ve çok yakında uluslararası bir proje ortaklığı ile başlayacağımız ‘nanopore sekanslama’ en önemli gelişmelerden. Nanopore teknoloji dakikalar içerisinde tümörün DNA’sını analiz ederek tümörün tiplendirmesine büyük katkı sağlıyor. Artık standart tanı ve tedavi yöntemleri geçmişte kaldı”… 

Genetik Araştırmalarla Kişiselleştirilmiş Tedavi Dönemi

Tedavinin daha etkin hale gelmesini sağlayarak hastaların yaşam süresini uzatan en önemli gelişmelerden biri de genetik analizler sonucu gerçekleştirilen kişiye özel tedaviler. Tümörlerin genetik sınıflandırmasının, hastaların sağkalım sürelerini ve tedavi başarısını belirleyen en kritik faktörlerden biri olduğunu söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi, Moleküler Biyoloji Uzmanı Doç. Dr. Timuçin Avşar, genetik analizler sayesinde artık daha doğru, daha hassas bir tümör sınıflandırması yapıldığına dikkat çekti. Doç. Dr. Timuçin Avşar, “Genetik alanındaki gelişmelerin beyin cerrahisi alanında katkıları çok büyük. Çığır açan teknolojiler arasında ise DNA’yı hızlıca analiz eden yeni nesil dizileme (NGS), kanda çok erken evrede tümör hücrelerini tespit eden likid biyopsi, tek hücre dizilemesi, DNA cerrahisi (Genome editing) gibi yöntemler yer alıyor. Artık pek çok farklı genetik belirteçle sınıflandırılabilen farklı glial tümörler ve hedefli tedavi seçeneklerimiz var. FDA onaylı, IDH mutasyonuna özel ilaçlar ise, tedavisi en zor olan glioblastoma tedavisinde umut verici” dedi.  

Sanat Beyni Olumlu Etkiliyor 

Sanatın beyin sağlığını nasıl etkilediğiyle ilgili bir sunum yapan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Selman Demirci, “Sanat stres ve kaygıyı azaltır. Müzik ve dans, özellikle Parkinson ve demans hastaları için iyileştirici etkiler sağlayabilir. Resim ve heykel psikolojik rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde yardımcı olabilir. Sanat terapisi gibi uygulamaların, gelecekte beyin hastalıklarının tedavisinde daha fazla yerini alacağı öngörülüyor” dedi. 

Acıbadem Sağlık Grubu’dan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Özgen ise çağımızın önemli bir hastalığı olan “beyin çürümesi”nden söz etti. Teknolojinin insanları tembelleştirdiğini ve insanların IQ’sunun maalesef giderek düştüğünü belirten Prof. Dr. Serdar Özgen, “Odaklanma sorunu, anksiyete ve kronik yorgunluk en sık görülen sıkıntılardan. Stres ve kötü beslenme alışkanlıkları da beyimizi olumsuz etkiliyor” dedi. 

Nöro-Mühendislik Alanında Çığır Açacak Gelişmeler

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, önümüzdeki dönemde çığır açacak bilim dallarından, özellikle nöro-mühendislikten söz etti. Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, “Mühendislik alanındaki gelişimeler, özellikle de yapay zeka ve akıllı makineler, sağlık teknolojilerinde devrim yaratacak. Beyne benzeyen yeni bilgi işlem aygıtları geliştirilecek. Hibrit nöro-elektronik devreler ile ileride insan-bilgisayar etkileşimi gelişecek. Beyin cerrahları, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve fonksiyonel manyetik rezonans gibi teknolojileri kullanarak ameliyatları daha güvenli ve hassas bir şekilde gerçekleştiriyor. Gerçek zamanlı nöromonitörizasyon, beyin haritalama, nöronavigasyon, ultrason gibi teknolojilerin beyin cerrahisi alanında geniş bir kullanım alanı var. Önümüzdeki 50 yıl içerisinde, inovasyon ve medikal teknoloji uygulamalarının büyük bir kısmı nörobilim ile ilişkili olacak” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zeka-ve-genetik-gelismeler-beyin-cerrahisinin-rotasini-belirliyor-2/ Sat, 22 Feb 2025 12:41:28 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zeka-ve-genetik-gelismeler-beyin-cerrahisinin-rotasini-belirliyor-2/ Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu, bu yıl ikincisini düzenlediği nöroşirürji kongresiyle ülkenin önde gelen bilim insanlarıyla öğrencileri bir araya getirdi.

Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu, bu yıl ikincisini düzenlediği nöroşirürji kongresiyle ülkenin önde gelen bilim insanlarıyla öğrencileri bir araya getirdi. Acıbadem Üniversitesi’nde düzenlenen ve 76 farklı fakülteden, 40 ilden yaklaşık 400 akademisyen, hekim ve öğrencinin katıldığı kongrede “minimal invazif cerrahiler, yapay zeka destekli ameliyatlar ve genetik tabanlı tedaviler” tartışıldı. Öğrencilere beyin cerrahisinin rotasını değiştirecek yeni gelişmeler aktarıldı. 

Acıbadem Üniversitesi, Türk Nöroşirürji Derneği çatısı altında Genç Nöroşirürjiyenler Kurulu mentörlüğündeki Nöroşirürji Öğrenci Çalışma Grubu’nun düzenlediği II. Ulusal Nöroşirürji Öğrenci  Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarının bir araya geldiği kongrenin koordinatörlüğünü Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir yaptı. Beyin ve sinir cerrahisi alanındaki son gelişmelerin ele alındığı “Nöroşirürjiye Bakış: Sahnenin Işıklarını Açmak” isimli kongrede özellikle “minimal invazif cerrahiler, yapay zeka destekli ameliyatlar ve genetik tabanlı tedaviler” masaya yatırıldı. Kongre Başkanı Kenan Kerem Özçınar, kongreye 76 farklı fakülteden, 40 ilden yaklaşık 400 akademisyen, hekim ve öğrenci katıldığını belirtirken Türk Nöroşirürji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ömer Hakan Emmez ise öğrencilere seslenerek “Yüksek teknoloji kullanımı, minimal invazif işlemler ve moleküler araştırmalar, nöroşirürjinin geleceğini şekillendirecek. Hep eğitim peşinde koşmalısınız” dedi.

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmettin Pamir kongrede yaptığı konuşmada iyi bir beyin cerrahı olmak için öncelikle mükemmeliyetçi olmak gerektiğine dikkat çekerek, “Tıp fakültesinin ikinci sınıfında beyin cerrahı olmaya karar verdim ve işimi hep çok sevdim. Mükemmeliyetçi olup mükemmeli hedeflemeliyiz. Hocalarınızdan daha iyi olabilirsiniz, hatta daha iyi olmak görevinizdir!” diyerek öğrencilere ilham verdi.

Nöroşirürjinin Geleceği: Robotik Cerrahi, Yapay Zeka ve Genetik Analizler 

Mikrocerrahi, beyin cerrahisinde devrim yaratan tekniklerden biri. Teknolojik gelişmelerin hem cerrah hem de hasta açısından büyük avantajlar sağladığını vurgulayan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaya Aksoy “Optik sistemler, robotik cerrahi ve 3 boyutlu teknolojiler, cerrahi müdahaleleri kısa sürede çözülebilir hale getirdi. Yapay zeka, patoloji ve radyolojinin yerine geçebilecek potansiyele sahip artık” diyerek teknolojik gelişmelere dikkat çekti.

Beyin tümörlerinin tanı ve tedavisinde de önemli gelişmeler yaşandığını belirten Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Özduman, “Beyin tümörlerini artık mikroskop altındaki görüntülerine göre değil, genetik özelliklerine göre tanımlayabiliyoruz. Tümöre tanı koyduğumuzda ise hastanın ne kadar, nasıl yaşayacağını bile söyleyebiliyoruz. Örneğin glioblastom hastaları, bir zamanlar en fazla 1 yıl yaşıyordu, ancak yeni tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde 8 yıldır hayatta olan hastalarımız var” diyerek genetik araştırmaların önemini vurguladı.

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop kullanımının giderek azaldığını ve moleküler analizlerle ilerlediklerine dikkat çekti: “Nöropatologlar olarak sadece hücrenin görüntüsü değil, hücrenin içinde olup biten tüm olaylar bizim ilgi alanımızda, bunları çok ileri teknolojilerle araştırabiliyoruz. Cerrahi ekiple ameliyatlara da giriyor, sadece tanı koymakla kalmıyor, yaptığımız genetik analizlerle aynı zamanda hastalığın nasıl seyredeceği ve hangi tedavinin işe yarayıp yaramayacağıyla ilgili de bilgi veriyoruz. Yaklaşık 140 beyin tümörü tipi var. Kişiselleştirilmiş, hedefe yönelik tedavi ve teknolojiler sayesinde çok zorlandığımız, çok kötü seyreden beyin tümörleri bile artık kontrol altında tutulabilir hale gelmeye başladılar. Yeni nesil dizileme, metilasyon profillemesi ve çok yakında uluslararası bir proje ortaklığı ile başlayacağımız ‘nanopore sekanslama’ en önemli gelişmelerden. Nanopore teknoloji dakikalar içerisinde tümörün DNA’sını analiz ederek tümörün tiplendirmesine büyük katkı sağlıyor. Artık standart tanı ve tedavi yöntemleri geçmişte kaldı”… 

Genetik Araştırmalarla Kişiselleştirilmiş Tedavi Dönemi

Tedavinin daha etkin hale gelmesini sağlayarak hastaların yaşam süresini uzatan en önemli gelişmelerden biri de genetik analizler sonucu gerçekleştirilen kişiye özel tedaviler. Tümörlerin genetik sınıflandırmasının, hastaların sağkalım sürelerini ve tedavi başarısını belirleyen en kritik faktörlerden biri olduğunu söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi, Moleküler Biyoloji Uzmanı Doç. Dr. Timuçin Avşar, genetik analizler sayesinde artık daha doğru, daha hassas bir tümör sınıflandırması yapıldığına dikkat çekti. Doç. Dr. Timuçin Avşar, “Genetik alanındaki gelişmelerin beyin cerrahisi alanında katkıları çok büyük. Çığır açan teknolojiler arasında ise DNA’yı hızlıca analiz eden yeni nesil dizileme (NGS), kanda çok erken evrede tümör hücrelerini tespit eden likid biyopsi, tek hücre dizilemesi, DNA cerrahisi (Genome editing) gibi yöntemler yer alıyor. Artık pek çok farklı genetik belirteçle sınıflandırılabilen farklı glial tümörler ve hedefli tedavi seçeneklerimiz var. FDA onaylı, IDH mutasyonuna özel ilaçlar ise, tedavisi en zor olan glioblastoma tedavisinde umut verici” dedi.  

Sanat Beyni Olumlu Etkiliyor 

Sanatın beyin sağlığını nasıl etkilediğiyle ilgili bir sunum yapan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Selman Demirci, “Sanat stres ve kaygıyı azaltır. Müzik ve dans, özellikle Parkinson ve demans hastaları için iyileştirici etkiler sağlayabilir. Resim ve heykel psikolojik rahatsızlıkların tanı ve tedavisinde yardımcı olabilir. Sanat terapisi gibi uygulamaların, gelecekte beyin hastalıklarının tedavisinde daha fazla yerini alacağı öngörülüyor” dedi. 

Acıbadem Sağlık Grubu’dan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Özgen ise çağımızın önemli bir hastalığı olan “beyin çürümesi”nden söz etti. Teknolojinin insanları tembelleştirdiğini ve insanların IQ’sunun maalesef giderek düştüğünü belirten Prof. Dr. Serdar Özgen, “Odaklanma sorunu, anksiyete ve kronik yorgunluk en sık görülen sıkıntılardan. Stres ve kötü beslenme alışkanlıkları da beyimizi olumsuz etkiliyor” dedi. 

Nöro-Mühendislik Alanında Çığır Açacak Gelişmeler

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, önümüzdeki dönemde çığır açacak bilim dallarından, özellikle nöro-mühendislikten söz etti. Prof. Dr. İhsan Solaroğlu, “Mühendislik alanındaki gelişimeler, özellikle de yapay zeka ve akıllı makineler, sağlık teknolojilerinde devrim yaratacak. Beyne benzeyen yeni bilgi işlem aygıtları geliştirilecek. Hibrit nöro-elektronik devreler ile ileride insan-bilgisayar etkileşimi gelişecek. Beyin cerrahları, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve fonksiyonel manyetik rezonans gibi teknolojileri kullanarak ameliyatları daha güvenli ve hassas bir şekilde gerçekleştiriyor. Gerçek zamanlı nöromonitörizasyon, beyin haritalama, nöronavigasyon, ultrason gibi teknolojilerin beyin cerrahisi alanında geniş bir kullanım alanı var. Önümüzdeki 50 yıl içerisinde, inovasyon ve medikal teknoloji uygulamalarının büyük bir kısmı nörobilim ile ilişkili olacak” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yapay Zeka ve Genetik Gelişmeler Beyin Cerrahisinin Rotasını Belirliyor yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay zekada yeni dönemin kapıları aralanıyor: ‘Agentic AI’ın devreye girmesiyle iş dünyasında yeni bir dönüşüm dalgası yaşanacak” https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zekada-yeni-donemin-kapilari-aralaniyor-agentic-aiin-devreye-girmesiyle-is-dunyasinda-yeni-bir-donusum-dalgasi-yasanacak/ Sat, 08 Feb 2025 09:03:13 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zekada-yeni-donemin-kapilari-aralaniyor-agentic-aiin-devreye-girmesiyle-is-dunyasinda-yeni-bir-donusum-dalgasi-yasanacak/ Yapay zeka girişimci sayısının 400’e yaklaştığı, yerel ve küresel iş birliklerinin hız kazandığı 2024 yılında, yapay zeka teknolojilerinin iş dünyası ve toplumsal yaşam üzerindeki etkisi daha belirgin hale geldi.

Yapay zekada yeni dönemin kapıları aralanıyor: ‘Agentic AI’ın devreye girmesiyle iş dünyasında yeni bir dönüşüm dalgası yaşanacak” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay zeka girişimci sayısının 400’e yaklaştığı, yerel ve küresel iş birliklerinin hız kazandığı 2024 yılında, yapay zeka teknolojilerinin iş dünyası ve toplumsal yaşam üzerindeki etkisi daha belirgin hale geldi. 2025 yılında da bu etkinin devam edeceğini belirten TRAI Kurucusu Halil Aksu; üretken yapay zeka, otonom sistemler, etik ve güvenlik odaklı yapay zeka çözümlerinin yanı sıra daha az maliyetle eğitilebilen küçük dil modellerinin de öne çıkacağına dikkat çekti.

 

2024 yılı yapay zekanın (YZ) küresel ve ulusal ölçekte dönüştürücü etkisinin en net şekilde hissedildiği bir sene olarak tarihe geçti. Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) ise öncü bir rol üstlenerek yapay zeka ekosistemini güçlendirdi ve rekorlarla dolu bir yılı geride bıraktı. Girişimci sayısı 400’e yaklaşırken, yerel ve uluslararası YZ iş birlikleri hız kazandı. Yüzlerce şirkete yapay zeka teknolojilerinin potansiyeli tanıtıldı ve Türkiye Yapay Zeka Zirvesi, rekor katılımla ülkenin en büyük yapay zeka etkinliği olarak öne çıktı. TRAI’nin on binlerce kişiye verdiği eğitimler sayesinde toplumda ve iş dünyasında yapay zeka farkındalığı önemli ölçüde artırıldı.

Yapay zekanın sektörler bazında kullanım alanları arttı

Yapay zeka, 2024 yılında şirketler için operasyonel mükemmeliyetten müşteri memnuniyetine, inovasyondan büyümeye kadar geniş bir değer yelpazesi sundu. Türkiye, uluslararası arenada yapay zeka teknolojilerindeki başarılarıyla daha fazla tanınır hale geldi; stratejik coğrafi konumu, genç nüfusu ve gelişen dijital altyapısıyla teknoloji liderlerinden biri olma yolunda ilerlemeye devam etti. Yapay zeka; perakende, üretim, enerji ve bankacılık sektörlerinde yaygınlaşıyor. Tavsiye sistemleri, kestirimci bakım ve risk yönetimi gibi uygulamalar öne çıkarken, veri eksikliği, çalışan yetkinlikleri ve teknoloji yatırımları çözüm bekleyen temel sorunlar arasında yer alıyor. 

 

“2025 ve devamında, yapay zeka teknolojilerinin iş süreçlerinde standart hale gelmesi bekleniyor ”

Yapay zekanın derinleşen etkisine yönelik 2025 ve devamındaki yıllara ilişkin öngörülerini paylaşan TRAI Kurucusu Halil Aksu, şu açıklamalara yer verdi: “2025 yılı ve sonrasında yapay zeka teknolojilerinin iş süreçlerinde standart hale gelmesi bekleniyor. Ayrıca, şirketlerin çalışanlarını YZ teknolojilerine uyumlu hale getirmek için yeniden beceri kazandırma programlarına yatırım yapması bekleniyor. Bu dönüşüm, şirketlerin rekabet gücünü artırırken aynı zamanda iş yapış biçimlerini köklü şekilde değiştirecek. Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla, çalışanların daha yaratıcı ve stratejik rollerde yer alması öngörülüyor.”   

 

“Yapay zeka, otonom sistemlerle iş dünyasında yeni bir çağ başlatacak”

‘Agentic AI’nin, iş dünyasında yeni bir dönüşüm dalgası yaratacağına vurgu yapan Halil Aksu, şu açıklamalarda bulundu: “Agentic AI olarak bilinen, otonom karar alma ve eylem yeteneği gelişmiş sistemlerin devreye girmesiyle, daha karmaşık iş süreçlerinin insan müdahalesi olmadan yönetilmesi mümkün hale gelecek. Üretken yapay zekâ ise bu süreçlere yaratıcı çözümler ve veri destekli içgörüler sunarak eşlik edecek. Ayrıca, “Edge AI” uygulamaları sayesinde yapay zeka karar mekanizmaları merkezi sistemlerden uç cihazlara kayacak. Bu değişim, daha hızlı yanıt süreleri ve veri güvenliği açısından büyük avantajlar sağlayacak. Aynı zamanda, güvenlik ve etik konuların önemi artacak; “Güvenli YZ” çözümleri, özellikle finans, sağlık ve kritik altyapılarda güvenilirliği artırmaya yönelik bir gereklilik haline gelecek. Teknoloji dünyası ise büyük dil modellerinin ötesine geçerek, daha az maliyetle eğitilebilen ve daha geniş sektörlere hizmet verebilen ‘Küçük Dil Modelleri’ üzerine yoğunlaşacak. Bu modeller, ekonomik yapısı nedeniyle daha fazla şirketin yapay zeka çözümlerine erişimini mümkün kılacak.”

 

“Yapay zeka, yalnızca bir teknoloji değil, geleceği şekillendiren bir güç

“Yapay zeka yatırımlarının faydaları daha eleştirel bir şekilde değerlendirilecek” açıklamasını yapan Halil Aksu, son olarak şu değerlendirmelere yer verdi: “Yapay zeka alanındaki aşırı beklenti (“AI Hype”) ve gerçekçi olmayan hedeflerin etkisiyle, şirketler yatırımlarının getirisini dikkatle analiz edecek. Bu süreç, sektörde daha sürdürülebilir ve sonuç odaklı yaklaşımların benimsenmesine zemin hazırlayabilir. TRAI olarak biz de bu dönüşümlere liderlik ederek Türkiye’nin yapay zeka potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yapay zeka, yalnızca bir teknoloji değil, geleceği şekillendiren bir güç olarak etik, güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılmalıdır. Bu sorumluluk, teknoloji geliştirenlerden toplumun tüm kesimlerine kadar hepimizin ortak paydasıdır.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yapay zekada yeni dönemin kapıları aralanıyor: ‘Agentic AI’ın devreye girmesiyle iş dünyasında yeni bir dönüşüm dalgası yaşanacak” yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Hastalıkların Tanısı İçin Yapay Zeka ile Yeni Dönem Başladı https://kocaelibasin.com.tr/hastaliklarin-tanisi-icin-yapay-zeka-ile-yeni-donem-basladi/ Fri, 07 Feb 2025 09:03:59 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/hastaliklarin-tanisi-icin-yapay-zeka-ile-yeni-donem-basladi/ Yapay zeka, günümüzde makinelerin insan benzeri görevleri gerçekleştirmesine, deneyiminden öğrenmesine, yeni girdilere uyum sağlamasına olanak sağlayan sistemleri tanımlamaktadır.

Hastalıkların Tanısı İçin Yapay Zeka ile Yeni Dönem Başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay zeka, günümüzde makinelerin insan benzeri görevleri gerçekleştirmesine, deneyiminden öğrenmesine, yeni girdilere uyum sağlamasına olanak sağlayan sistemleri tanımlamaktadır. Yapay zeka ile temelde insan yetkinliklerinin geliştirilmesi ve bunlara katkı sağlanması amaçlanırken, şirketler ise yapay zekayı sektöre de bağlı olarak, müşteri hizmetlerinden tedarik zinciri yönetimine kadar birçok alanlarda kullanmaktadır. Sağlık sektöründe ise yapay zeka; karmaşık tıbbi ve sağlık hizmetleri verilerinin analizinde, insan bilişini örnek almak için makine öğrenimi algoritmaları ve yazılımlarını tanımlamak için kullanılan kapsamlı bir terim olarak karşımıza çıkıyor.

Aiforia firmasına ait algoritmalar da kısaca klinik teşhiste yapay zeka destekli patoloji görüntü analiz yazılımı olarak tanımlanabilir. Türkiye’de CE-IVD onaylı bir patoloji algoritması ilk olarak Memorial Sağlık Grubu’nda kullanılmaya başlandı. Patolojideki YZ uygulamaları ve 2025 yılı itibariyle hastalara hizmet edecek algoritmalar hakkındaki detayları, Memorial Sağlık Grubu Patoloji kurucu hekimi ve koordinatörü Prof. Dr. İlknur Türkmen aktardı. 

 

Yapay zeka, uzman değerlendirmesine katkıda bulunuyor

 

Patolojik inceleme, başta kanser olmak üzere hemen tüm hastalıkların altın standart tanısı için gereklidir. Patolojik tanı mikroskop altında hücrelerin incelenmesi ile yapılmakta iken, son 20 yılda bu görüntülerin dijitalize edildiği dijital patoloji kavramı hayatımıza girmiştir. Dijitalizasyon, pek çok alanda süreçlere katkı sağladığı gibi, yapay zeka destekli görüntü analizi yazılımları ile tanı, tedavi süreçlerini yönlendirme ve YZ’nın hastalar için kullanımı için uygun ortamın oluşturulmasını sağlamaktadır. Bu tür yazılımlar, dijitalleştirilmiş patoloji örneklerini analiz etmek için derin öğrenme ve makine öğrenimi algoritmalarını kullanmakta ve patoloji uzmanlarının doku örneklerini daha hızlı ve arttırılmış doğrulukla incelemelerine yardımcı olmaktadır. Yapay zeka modelleri, hücre tespiti, sınıflandırma, sayım ve anormal dokuların belirlenmesi gibi çeşitli görevlerde destek sunabilmektedir. Bu tür yazılımlar, görüntü analizini otomatikleştirerek patologların iş yükünü hafifletmeye yardımcı olmasının ardından hata riskini de en aza indirmektedir. Ancak, bu tür yazılımlar tek başına tanı koymaktan öte patoloji uzmanının değerlendirmesini tamamlayıcı nitelikte kullanılmaktadır. 

 

Daha doğru ve daha kısa zamanda teşhis imkanı sağlıyor

 

Aiforia yazılımları, özellikle dijital patoloji ve yapay zeka tabanlı görüntü analizi alanında önemli yenilikler sunan yazılım desteği olarak günümüzde kullanıma sunuldu. Bu yazılım, çeşitli hastalıkların teşhisinde ve araştırılmasında yardımcı olabilmeyi amaçlamaktadır. Genel olarak şu alanlarda etkili olabilir:

 

  • Kanser Tanısı: Aiforia, özellikle meme, prostat, akciğer ve deri kanserleri gibi çeşitli kanser türlerinin tanısında patoloji uzmanlarına yardımcı olur. Yapay zeka, anormal hücresel yapıları ve potansiyel tümör odaklarını tespit eder.

 

  • Nörolojik Hastalıklar: Alzheimer hastalığı gibi çeşitli nörodejeneratif hastalıkların analizinde kullanılabilir. Beyin dokusundaki yapısal değişiklikleri incelemek için yararlı olabilir.

 

  • Böbrek Hastalıkları: Glomerülonefrit ve diğer böbrek rahatsızlıklarının teşhisinde doku analizi yapabilir.

 

  • Enfeksiyon Hastalıkları: Bakteriyel veya viral enfeksiyonların sonucu olan patolojik değişikliklerin incelenmesine yardımcı olabilir.

 

  • Karaciğer Hastalıklar: Karaciğer fibrozisi veya siroz gibi durumların tanısında etkili olabilir.

 

Patoloji alanında CE-IVD onaylı yazılım algoritması olan Aiforia algoritmalarının güçlü yanı, büyük miktarda veriyi hızlı ve tutarlı bir şekilde analiz ederek patoloji uzmanlarının daha doğru ve daha kısa zamanda teşhis koymasına yardımcı olmaktır. 

 

Yapay zekanın bir diğer avantajı; kullanım alanındaki çeşitlilik

 

Bu yazılım desteğinin güçlü yanı, büyük miktarda veriyi hızlı ve tutarlı bir şekilde analiz ederek patoloji uzmanlarının daha doğru ve zamanında teşhis koymasına yardımcı olmasıdır. Patoloji alanındaki dijitalizasyon, YZ yazılımlarının kullanımına olanak sağlamakta ve patoloji alanında oldukça önemli bir yenilik sunmaktadır. Bu teknoloji ve yazılımların kullanım alanları şunlardır:

 

  • Uzak Erişim ve Paylaşım Kolaylığı: Dijital olarak taranan görüntülere dünyanın herhangi bir yerinden erişilebilir ve bu görüntüler kolayca paylaşılabilir. Bu, uzaktan çalışma ve ikinci görüşlerin alınmasını kolaylaştırır. Ekspertiz sahibi patologların hastalar için çalışabilmesine imkan sağlar.

 

  • Hız ve Verimlilik: Yapay zeka algoritmaları, görsel verilerin analizini hızlandırabilir ve patoloji uzmanlarının tanı koyma süreçlerini hızlandırarak daha verimli çalışmalarına olanak tanır. Böylelikle tekrarlayan işlerle vakit kaybetmek yerine, hastalara daha komplike süreçlerde fayda sağlayabilirler.

 

  • Hassasiyet ve Doğruluk: Otomatik analiz ve yapay zeka destekli algoritmalar sayesinde, doku örneklerinin incelenmesinde insan hatalarını minimize eder ve daha doğru sonuçlar elde edilmesini sağlar.

 

  • Büyük Veri Analizi: Bu tür yazılımlar büyük ölçekli patoloji verilerini hızlı bir şekilde işleyebilir ve analiz edebilir. Bu da araştırmalar için geniş kapsamlı veri analizi imkanı sunar ve yeni ilaç geliştirmeleri için çok önemli bir vizyon ve ufuk sunmaktadır.

 

  • Öğrenme ve Gelişme: Yazılım, makine öğrenimi algoritmaları sayesinde zamanla gelişir ve daha karmaşık patolojik anormallikleri tanıyabilme kapasitesini artırır.

 

  • Araştırma ve Geliştirme: Akademik kurumlar ve ilaç şirketleri, Aiforia benzeri yazılımlar üzerinde yürütülen araştırmalar sayesinde yeni tedavi yöntemleri ve ilaçlar geliştirebilir.

 

Yukarıda özetlendiği üzere; dijital patoloji ve bu alanda kullanılan klinik karar destek yazılımları, tıpta dijital dönüşümün önemli bir parçası olup, klinisyenlere ve araştırmacılara önemli avantajlar sunmaktadır. Bu tür yazılımlar, tıbbi araştırmalar ve klinik uygulamalarda büyük bir potansiyele sahiptir. Kişiselleştirilmiş tedavilerini geleceği büyük veri analizinden geçmektedir.

 

Dört yıllık bir süreçte, tam dijital iş akışı ile ülkede öncü, globalde bilinir hale gelen Memorial Sağlık Grubu Patoloji Bölümü, dijital patolojinin ana hedeflerinden biri olan yapay zeka kullanımını da hastaların yararına rutin işleyişine almıştır. 2025 yılı itibariyle prostat, meme ve akciğer kanseri hastalarında yapay zeka algoritmaları kullanılacaktır. Portföyü genişletme çalışmaları devam etmektedir. 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Hastalıkların Tanısı İçin Yapay Zeka ile Yeni Dönem Başladı yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay zekâya ne kadar güvenebiliriz? https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zekaya-ne-kadar-guvenebiliriz/ Mon, 03 Feb 2025 08:50:19 +0000 https://kocaelibasin.com.tr/yapay-zekaya-ne-kadar-guvenebiliriz/ Yapay zekâ asistanınıza güvenmeden önce iki kez düşünmelisiniz zira veri tabanı zehirlenmesi asistanınızın çıktılarını önemli ölçüde hatta tehlikeli bir şekilde değiştirebilir.

Yapay zekâya ne kadar güvenebiliriz? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>
Yapay zekâ asistanınıza güvenmeden önce iki kez düşünmelisiniz zira veri tabanı zehirlenmesi asistanınızın çıktılarını önemli ölçüde hatta tehlikeli bir şekilde değiştirebilir.  Siber güvenlik şirketi ESET güvenlik, gizlilik ve güvenden ödün vermeden yapay zekânın potansiyelini nasıl ortaya çıkarabilirizi araştırdı, önerilerini paylaştı.

 

Sürekli ortaya çıkan sayısız güvenlik açığından da görebileceğimiz gibi modern teknoloji kusursuz olmaktan çok uzak. Tasarım açısından güvenli sistemler tasarlamak denenmiş ve doğrulanmış bir en iyi uygulama olsa da bunu yapmak kaynakları kullanıcı deneyimi (UX) tasarımı, performans optimizasyonu ve diğer çözümler ve hizmetlerle birlikte çalışabilirlik gibi diğer alanlardan uzaklaştırabilir. Bu nedenle, güvenlik genellikle arka planda kalır ve yalnızca asgari uyumluluk gerekliliklerini yerine getirir. Bu değiş tokuş özellikle hassas veriler söz konusu olduğunda endişe verici hale gelir çünkü bu tür veriler kritiklikleriyle orantılı korumalar gerektirir. Günümüzde, yetersiz güvenlik önlemlerinin riskleri, verilerin işlevselliklerinin temelini oluşturduğu yapay zekâ ve makine öğrenimi (AI/ML) sistemlerinde giderek daha belirgin hale gelmektedir. 

Veri zehirlenmesi nedir?

Yapay zekâ ve makine öğrenimi modelleri, denetimli ve denetimsiz öğrenme yoluyla sürekli olarak güncellenen temel eğitim veri kümeleri üzerine inşa edilir. Makine öğrenimi yapay zekânın gelişmesinde önemli rol oynar. Makine öğrenimi sayesinde gerçekleşen derin öğrenme, diğer etkenlerle birlikte yapay zekânın yeteneklerini ilerletmesini mümkün kılar. Veriler ne kadar çeşitli ve güvenilir olursa modelin çıktıları da o kadar doğru ve kullanışlı olacaktır. Bu nedenle, eğitim sırasında bu modellerin büyük miktarda veriye erişmesi gerekir. Öte yandan, doğrulanmamış veya iyi incelenmemiş veri kümeleri güvenilmez sonuçların ortaya çıkma olasılığını artırdığından veri yığınlarına güvenmek riskleri de beraberinde getirmektedir. Üretken yapay zekânın, özellikle de büyük dil modellerinin (LLM’ler) ve bunların yapay zekâ asistanları şeklindeki uzantılarının, modelleri kötü niyetli amaçlarla kurcalayan saldırılara karşı özellikle savunmasız olduğu bilinmektedir.  En sinsi tehditlerden biri, düşmanların modelin davranışını değiştirmeye çalıştığı ve yanlış, önyargılı ve hatta zararlı çıktılar üretmesine neden olduğu veri (veya veri tabanı) zehirlenmesidir. Bu tür tahrifatların sonuçları uygulamalar arasında dalgalanarak güveni sarsabilir ve hem insanlar hem de kuruluşlar için sistemik riskler doğurabilir.

Veri zehirlenmesi türleri

Veri zehirleme saldırılarının çeşitli türleri vardır, örneğin:

·       Veri enjeksiyonu: Saldırganlar, bir yapay zekâ modelinin davranışını değiştirmesini sağlamak için eğitim verilerine kötü amaçlı veri noktaları enjekte eder. Çevrimiçi kullanıcıların Tay Twitter botunu saldırgan tweetler atacak şekilde yavaşça değiştirmesi buna iyi bir örnektir.

·       İçeriden saldırılar: Normal içeriden tehditlerde olduğu gibi, çalışanlar erişimlerini kötüye kullanarak bir modelin eğitim setini değiştirebilir, davranışını değiştirmek için parça parça değiştirebilirler. İçeriden saldırılar özellikle sinsidir çünkü meşru erişimden faydalanırlar.

·       Tetikleyici enjeksiyonu: Bu saldırı, bir tetikleyici oluşturmak için yapay zekâ modelinin eğitim setine veri enjekte eder. Bu, saldırganların bir modelin güvenliğini aşmasına ve belirlenen tetikleyiciye göre durumlarda çıktısını manipüle etmesine olanak tanır. Bu saldırının tespit edilmesindeki zorluk, tetikleyicinin tespit edilmesinin zor olabilmesinin yanı sıra tetikleyici etkinleştirilene kadar tehdidin uykuda kalmasıdır.

·       Tedarik zinciri saldırısı: Bu saldırıların etkileri özellikle korkunç olabilir. Yapay zekâ modelleri genellikle üçüncü taraf bileşenleri kullandığından tedarik zinciri sürecinde ortaya çıkan güvenlik açıkları sonuçta modelin güvenliğini tehlikeye atabilir ve onu istismara açık hale getirebilir.

Yapay zekâ modelleri hem iş hem de tüketici sistemlerine derinlemesine gömüldükçe asistanlar veya verimlilik artırıcılar olarak hizmet verdikçe bu sistemleri hedef alan saldırılar önemli bir endişe kaynağı haline geliyor. Kurumsal yapay zekâ modelleri verileri üçüncü taraflarla paylaşmasa da çıktılarını iyileştirmek için şirket içi verileri silip süpürmeye devam ediyor. Bunu yapmak için hassas bilgi hazinesine erişmeleri gerekir, bu da onları yüksek değerli hedefler haline getirir. Genellikle hassas verilerle dolu olan kullanıcı komutlarını diğer taraflarla paylaşan tüketici modelleri için riskler daha da artmaktadır.

Makine öğrenimi ve yapay zekâ gelişimi nasıl güvence altına alınır?

ML/AI modelleri için önleyici stratejiler hem geliştiricilerin hem de kullanıcıların farkındalığını gerektirir. Temel stratejiler şunları içerir:

·       Sürekli kontroller ve denetimler: Kötü niyetli manipülasyon veya önyargılı verilerin onları tehlikeye atmasını önlemek için AI/ML modellerini besleyen veri kümelerinin bütünlüğünü sürekli olarak kontrol etmek ve doğrulamak önemlidir.

·       Güvenliğe odaklanın: Yapay zekâ geliştiricilerinin kendileri de saldırganların hedefinde olabilir, bu nedenle proaktif önleme, erken tespit ve sistemik güvenlik kontrolleri ile saldırı yüzeyini en aza indirmeye yönelik önleme öncelikli bir yaklaşım sağlayabilecek bir güvenlik kurulumuna sahip olmak, güvenli geliştirme için olmazsa olmazdır.

·       Çekişmeli eğitim: Daha önce de belirtildiği gibi, modeller genellikle öğrenmelerini yönlendirmek için profesyoneller tarafından denetlenir. Aynı yaklaşım, modellere kötü niyetli ve geçerli veri noktaları arasındaki farkı öğretmek için de kullanılabilir ve sonuçta zehirleme saldırılarının engellenmesine yardımcı olur.

·       Sıfır güven ve erişim yönetimi: Hem içeriden hem de dışarıdan gelen tehditlere karşı savunmak için bir modelin temel verilerine yetkisiz erişimi izleyebilen bir güvenlik çözümü kullanın. Bu şekilde şüpheli davranışlar daha kolay tespit edilebilir ve önlenebilir. Ek olarak, sıfır güven ile hiç kimseye varsayılan olarak güvenilmez ve erişim izni verilmeden önce birden fazla doğrulama yapılması gerekir.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yapay zekâya ne kadar güvenebiliriz? yazısı ilk önce Kocaeli Basın üzerinde ortaya çıktı.]]>